Etiket: dinsel eğitim

  • Gerici-tekçi müfredata karşı eğitimciler, veliler alanlara çıktı: Derhal geri çekin!-VİDEO

    Gerici-tekçi müfredata karşı eğitimciler, veliler alanlara çıktı: Derhal geri çekin!-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurumları, veli dernekleri, eğitimciler, sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin içinde yer aldığı “Müfredatı Geri Çekin Platformu”, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adlı yeni müfredatın geri çekilmesi için birçok kentte oturma eylemi düzenleyerek açıklama yaptı. 

    ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adıyla Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) tüm itirazlara rağmen onayladığı müfredat gelecek yıl 1-5 ve 9. sınıflarda uygulamaya konulacak. AKP’nin eğitimde bugüne kadar uyguladığı gerici ve piyasacı uygulamaların programı olacak müfredata yönelik tepkiler sürerken AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan İstanbul Ataşehir’deki Ahmet Keleşoğlu Fen Lisesinde müfredatı tanıtmıştı. İktidar bu toplantılarda müfredat güzellemeleri yaparken Alevi örgütleri, sendikalar, eğitimciler, siyasi partiler, veli dernekleri ve meslek odaları da, “Laik, bilimsel, demokratik olmayan ve ana dilinde eğitime karşı olan bu müfredatı reddediyoruz!” diyerek alanlara çıktı.

    “Müfredatı Geri Çekin Platformu” olarak bir araya gelen kurum ve kuruluşlar, boykot ve eylem kararı kapsamında ülkenin bir çok kentinde basın açıklaması gerçekleştirerek oturma eylemi yaptı.

    Öte yandan platformda yer alan kurumlar okulların kapandığı 14 Haziran gününde de yeni müfredatın anayasa ve laikliğe aykırı olduğu gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığı hakkında suç duyurusunda bulunacak.

    ANKARA: MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA YÜRÜNDÜ

    Müfredatı Geri Çek Platformu, Ankara’da TBMM Milli Egemenlik Parkı’nda bir araya gelerek Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önüne yürüdü.

    “Laik ve bilim karşıtı müfredatı reddediyoruz! Geri çekin” yazılı pankartın açıldığı eylemde “İmamlar camiye, öğretmenler okula”, “Gerici müfredat istemiyoruz”, “Mücadele dersini öğretmenler veriyor”, “Laik, bilimsel, ana dilde eğitim” sloganları atıldı.

    “ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKIYORUZ”

    Veli Der Ankara Şube Başkanı Hülya Daran Deveci, birlikte mücadeleye davet ederek, “26 Nisan’dan beri bu gerici, tarikatçı müfredatı reddettik. Bu müfredatı reddediyoruz. Çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyor, müfredatı reddediyoruz. Oku öncesi eğitimden üniversitelere kadar bilimsellikten uzak dinsel ögelere göre şekillenmektedir. Bütün eğitim kurumları iktidarın mezhepçi, tarikatci eliyle bilimsel eğitimden uzaklaşmıştır. Müfredat dinselleştirme uygulamalarının sonuncusu ve en tehlikelisi olarak karşımızdadır. Devlet eğitimi dini esaslara göre değil laik ve bilimsel ögelere göre düzenlemelidir. Bugün ülke genelinde çocuklarımızı okullara göndermiyor, yeni müfredatı protesto ediyoruz. Uyarılarımızın dikkate alınmaması durumunda gelecek dönemde daha geniş eylemler yapılacağını bildiriyoruz” dedi.

    “BU MÜFREDAT ÇAĞ DIŞIDIR”

    Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ise “AKP döneminde 4 ayrı program değişikliği yapıldı. Eğitimi her geçen gün bilimsel olmaktan, laik ve demokratik olmaktan uzak kaldılar. Bu müfredat jet hızıyla gündeme geldi ve hızla olaydan geçti. Bakan umarım bu kadar kurumun eleştirisini duyabilir. Sayın Bakan bu müfredatı değiştirme gerekçeniz neydi? Müfredat için araştırma yaptınız mı? 10 yıl hazırlık yapılıyor dediniz, kiminle yaptınız? Bunu ısrarla bizden saklıyorsunuz. Tarikatlarla bu müfredatı yaptığınızı biliyoruz. Neden pilot uygulaması yapılmadı? Kendinizi kandırmayın sayın Bakan. Bu müfredat çağ dışıdır sayın Bakan. Din odaklı bir müfredat yaptığınız için karşıyız. Örgün eğitimin içinde Diyanet İşleri gelip ders veriyor bu yüzden karşıyız sayın Bakan. Liyakati kaldırdınız sayın Bakan. Çocuklarımızı yıllardır yok sayıyorsunuz. Bu müfredatın eleştirilmesini istemediler. Bilimsel olmayan eleştiriden kaçar. O yüzden jet hızıyla geçirdiler müfredatı. İdeolojik olarak hazırladığınız müfredata karşı çıkıştı bilimselliğin ışığında ideolojik olacaktır. Eğitimi siyasetinizin ve ticaretinizin malzemesi haline getirdiniz. Kendi bildiğiniz için, farklı kimlikleri, farklı inançları yok sayarak bu müfredatı yaptığınız için size karşılar. Bakan gelin birlikte laik, bilimsel, kapsayıcı bi müfredat yapalım. Bu eylem sadece bir uyarıdır, bu platform yazın ve okulların açıldığı dönemde bir çok eylem önüne koyacak ve elinden geleni yapacaktır. Bu müfredatı geri çekin diyoruz” diye konuştu.

    ANTALYA

    Antalya’da da gerici müfredata karşı alanlara çıkıldı. Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk kurumlar adına yaptığı açıklamada, “Bu iktidar giderayak çocuklarımızın ve gençlerimizin ruh sağlığıyla oynuyor. Kendi cinsiyetçi, tekçi, ötekileştirici anlayışlarını körpecik beyinlere vermek; çağıyla uyuşmayan, teknoloji ve bilimden uzak, medeni insanlık dünyasından çıkacak bir geleceğin peşine düşmüş durumdalar. Biz kabul etmiyoruz siz de etmeyin. Kendi çocuklarını Amerika’da, Avrupa’da en iyi koşullarda okutmak isteyenler bize Orta Çağı gösteriyorlar. Eğitim müfredatı olmaktan çok uzak olan ve tek adam rejiminin yaratmaya çalıştığı dini esaslara dayalı toplum modelini temel alan, laiklik ve bilim karşıtı yeni müfredatı reddediyoruz. Eğitim ve bilim emekçileri başta olmak üzere, öğrencilerimiz, velilerimiz ve tüm kamuoyu ile birlikte bilime ve laik eğitime açıkça meydan okumak anlamına gelen müfredat değişikliklerine karşı birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz.  Tüm siyasi partileri, demokratik ve sivil toplum örgütlerini bu gerici-ırkçı iktidarın ihtiyacı doğrultusunda yapılmak istenen müfredat ve ders programlarına karşı çıkmaya çağırıyoruz” dedi.

    İSTANBUL

    İstanbul Müfredatı Geri Çekin Platformu, Kadıköy Rıhtım’da “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”ne ilişkin kitlesel açıklama yaptı. “Laik, bilimsel, demokratik eğitim karşıtı müfredatı reddediyoruz!” pankartının taşındığı açıklamada “Laik, Parasız, bilimsel, demokratik eğitim, Birleşe birleşe kazanacağız, Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganları atıldı.

    Ortak basın açıklaması öncesinde söz alan Demokratik Alevi Dernekleri(DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Türkiye, sistem olarak tamamen bir kayyımlar sistemiyle yönetilir hale geldi. Evet belediyelere kayyım atanıyor, yeni maarif modeliyle geleceğimize de kayyım atandı. Bu çocuklarımızın geleceğine kayyımdır. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile Alevilerin geleceğine kayyım atandı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile kadınların özgür, eş yaşam ve geleceğine, İstanbul Sözleşmesi’ne kayyım atandı. Uluslararası maden şirketleriyle doğamıza, zenginliklerimize kayyım atandı. Şimdi bu programla çocuklarımızın zihnine, aklına, beynine kayyım atanıyor. Bugüne kadar alanlarda çok mücadele ettik ama bu çok önemli değerli canlar! Asla teslim olmayacağız, öyle güzel mücadeleler öreceğiz ki şaşacaksınız! Ve biz çocuklarımızın geleceğini bu gerici müfredata asla teslim etmeyeceğiz! Bu da bir Alevi sözü olsun!” diye konuştu.

    İstanbul Müfredatı Geri Çekin Platformu adına ortak metni Eğitim Sen 2 Nolu Şube Başkanı Bengi Şahin okudu.

    “DİNİ ESASLARA DAYALI, LAİKLİK VE BİLİM KARŞITI YENİ MÜFREDATI REDDEDİYORUZ!”

    Ortak basın metninde MEB’in ÇEDES ve benzeri projeler üzerinden eğitim sistemi içine faaliyet alanı açtığı Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yanı sıra iktidarla iç içe olan dini vakıf ve cemaatler tarafından okullar, yurtlar, kurslar vb. kurumların tıpkı bir örümcek ağı gibi çepeçevre kuşatılmış durumda olduğuna, yeni müfredat değişikliklerinin eğitim kurumları başta olmak üzere, eğitim sisteminde yaşanan dinselleşme kuşatmasının en son ve en tehlikeli aşamasını oluşturduğuna dikkat çekilerek “Eğitim müfredatı olmaktan çok uzak olan ve tek adam rejiminin yaratmaya çalıştığı dini esaslara dayalı toplum modelini temel alan, laiklik ve bilim karşıtı yeni müfredatı reddediyoruz” vurgusu yapıldı.

    İZMİR: YÜZLERCE KİŞİYLE OTURMA EYLEMİ

    İzmir Müfredata Hayır Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen kitle Konak YKM önünden sloganlarla yürüyerek Eski Sümerbank önünde basın açıklaması yaptı. Yürüyüşte sık sık AKP elini çocuklardan çek”, “Laik bilimsel anadilde eğitim”, “Irkçı gerici müfredata hayır” ve “Sermayeye değil eğitime bütçe” sloganları atıldı.

    5 dakikalık oturma eyleminden sonra açıklamayı okuyan Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Zeliha Danyeli MEB’in müfredat değişiklikleri ile asıl hedefi düşünmeyen, sorgulamayan, eleştirmeyen, itiraz etmeyen itaatkâr nesiller yetiştirmek olduğunu söyledi. Danyeli, tek adam rejiminin siyasal ve ideolojik hedeflerinin eğitim müfredatına yerleştirildiğini belirterek, Bireycilikle, milliyetçilikle, dini-milli değerler ve rekabet ile yoğrulmuş, bilimsel, sanatsal, estetik yönden zayıf, büyük ölçüde dini kural ve referanslara dayanan bir dilin kullanıldığı bir eğitim müfredatının çocuklarımıza/öğrencilerimize verebileceği hiçbir şey yoktur. İzmir Müfredata Hayır Platformu olarak eğitim müfredatı olmaktan çok uzak olan ve tek adam rejiminin yaratmaya çalıştığı dini esaslara dayalı toplum modelini temel alan, laiklik ve bilim karşıtı yeni müfredatı reddediyoruz. Eğitim ve bilim emekçileri başta olmak üzere, öğrencilerimiz, velilerimiz ve tüm kamuoyu ile birlikte bilime ve laik eğitime açıkça meydan okumak anlamına gelen müfredat değişikliklerine karşı birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    Açıklama sloganlarla sona erdi.

    DERSİM

    Müfredatı Geri Çekin Platformu, Dersim’de Sanat Sokağı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasını Eğitim Sen Dersim Şube Sekreteri İlhan Öner, okudu. Açıklamada, “Gerici müfredat değil; laik, bilimsel ve anadilinde eğitim istiyoruz” pankartı açıldı.

    Diyanet İşleri Başkanlığı, dini vakıf ve cemaatler tarafından okulların kuşatıldığını söyleyen Öner, “Yeni müfredat değişiklikleri eğitim kurumları başta olmak üzere, eğitim sisteminde yaşanan dinselleşme kuşatmasının en son ve en tehlikeli aşamasını oluşturmaktadır. MEB’in öncelikli hedefi eğitimin bilimsel esaslara dayanmasından çok, iktidarın siyasal ideolojisinin eğitim müfredatı ve ders kitapları üzerinden açık ve gizli olarak öğrencilere aktarılmasıdır. Müfredat taslağı başlığının “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” olarak belirlenmiş olması bu nedenle tesadüf değildir. Yeni eğitim müfredatı, farklı yaş gruplarındaki çocuk ve gençlerin gerçek ihtiyaçlarından çok, iktidarın siyasal çizgisine paralel şekilde hazırlanmıştır” diye konuştu.

    ADIYAMAN

    ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adıyla Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) onayladığı yeni eğitim sistemi Adıyaman’da biraraya gelen sivil toplum örgütleri, ve inanç grupları tarafından tepkiyle karşılandı.

    Adıyaman Demokrasi Parkı’nda açıklama yapan eğitim sen ve sivil toplum örgütü, ‘Müfredatı reddediyoruz, geri çekin’ pankartını açtı.

    Basın açıklamasını okuyan Adıyaman Eğitim Sen Şube Başkanı Zeynel Polat, “Eğitim Sen olarak eğitim müfredatı olmaktan çok uzak olan laiklik ve bilim karşıtı yeni müfredatı reddediyoruz. Eğitim ve bilim emekçileri başta olmak üzere, öğrencilerimiz, velilerimiz ve tüm kamuoyu ile birlikte bilime, laik, demokratik ve anadilinde eğitime açıkça meydan okumak anlamına gelen müfredat değişikliklerine karşı birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz” diye belirtti.

     

    PİRHA/ANKARA-İSTANBUL-İZMİR-DERSİM-ANTALYA

  • Hacıbektaş’ta eğitim panelinde, dinselleşmeye karşı ortak mücadele çağrısı- VİDEO

    Hacıbektaş’ta eğitim panelinde, dinselleşmeye karşı ortak mücadele çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Hacıbektaş ilçesinde Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi’nde ‘Gerici Eğitim Politikalarına Karşı Laik ve Bilimsel Eğitim’ konulu panel gerçekleştirildi. Panelde okullara imam atanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ve Eğitim-Sen Eğitim ve Yükseköğretim Sekreteri  Sinan Muşlu, kapsamlı bir mücadelenin gerekliliğine vurgu yaptılar.

    60. Ulusal 34. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında ‘Gerici Eğitim Politikalarına Karşı Laik ve Bilimsel Eğitim’ paneli yapıldı. Alevi kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz‘ın yönettiği panelde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ve Eğitim-Sen Eğitim ve Yükseköğretim Sekreteri Sinan Muşlu konuşmacı olarak yer aldı.

    CUMA ERÇE: OKULLARA İMAM ATANMASI SADECE ALEVİLERİN SORUNU DEĞİL

    Okullara imam atanmasını kapsayan ÇEDES projesi gibi çok sayıda projelerin yürütüldüğüne dikkat çeken Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, “Okullarda kuran kursu açmaya, mescit yapmaya başladılar. Karma eğitimi ortadan kaldırarak, karma eğitimi ortadan kaldırmaya çalışacaklar. Yaşamın tümden dinle gericilikle yönetilmesi anlamında ciddi bir çalışma var” diye konuştu.

    ÇEDES projesine sadece Alevilerin karşı çıkmaması gerektiğini ifade eden Erçe, topyekün bir mücadelenin şart olduğunu belirterek şu sözleri kullandı:

    “Bugüne kadar özellikle zorunlu din dersleri, eğitimde gericileşme konusunu Aleviler hep gündemlerinde tuttular ama bunlar sadece Alevilerin meselesi değil. Bugüne kadar kapsamlı bir mücadele yapılamadı. Bu ülke karanlığa doğruluyor ise hepimiz boğulacağız. O yüzden hep birlikte mücadele etmekten başka çaremiz yok.”

    SİNAN MUŞLU: EĞİTİM İKTİDARLARDAN ÖZERK BİR YAPIDA OLMALI

    Eğitim-Sen Eğitim ve Yükseköğretim Sekreteri Sinan Muşlu da, muhafazakar bir toplum yaratmaya dair kapsamlı bir kuşatma olduğunu, bunun da eğitim yoluyla yaygınlaştırılmaya çalışıldığını ifade etti.

    Türkiye’de her iktidarın kendi politikalarına göre eğitimi şekillendirdiğini söyleyen Muşlu, “Eğitim alanı iktidarlardan özerk bir yapıda olmalıdır. Her iktidar kendi eğitim politikalarını dayatıyor. ÇEDES de dayatmalara bir örnek. Değerler eğitimi denilerek zararsız bir forma sokmaya çalışıyorlar. ÇEDES’in değerler eğitimine baktığımız zaman inanç, dua, ibadetler, peygamber sevgisi gibi başlıkların olduğunu görüyoruz. Oysa ki bunlar uluslararası evrensel değerler içinde yer almıyor” dedi.

    Muşlu, tüm bu saldırılara karşı mücadele vurgusu yaparak, konuyla ilgili 16 Eylül’de İzmir’de Alevi kurumlarının öncülüğünde yapılacak olan mitinge çağrı yaptı.

    Panel, soru cevap kısmından sonra sona erdi.

    PİRHA/ HACIBEKTAŞ

  • Eğitim Sen’den, laikliği savunma çağrısı: Öğrencileri cemaat yönetir gibi yönetmek istiyorlar

    Eğitim Sen’den, laikliği savunma çağrısı: Öğrencileri cemaat yönetir gibi yönetmek istiyorlar

    PİRHA- Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün görev ve yetkilerinin genişletilmesine ilişkin açıklama yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, “MEB’in temel Anayasal görevi ve sorumluluğu, her inanç grubuna eşit mesafede olmak ve eşit yurttaşlık ilkesinin yaşam bulması için mücadele etmektir” dedi.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), eğitimi dinselleştirme çabalarının son süreçte arttığını belirterek, konuya ilişkin genel merkez binalarında basın açıklaması yaptı.

    Açıklamaya, sendikanın üye ve yöneticileri de katılırken basın metnini Eğitim Sen Genel Başkanı Nejla Kurul okudu.

    Eğitimin dinselleştirilmesini hızlandırmak için Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile genişletildiğini belirten Kurul, eşit yurttaşlık ilkesinin yaşam bulması ve demokrasi için toplumun tüm kesimlerini laikliği savunmaya çağırdı.

    “TÜM ÖĞRENCİLERİ ADETA BİR CEMAAT YÖNETİR GİBİ YÖNETMEK VE YETİŞTİRMEK İSTİYORLAR”

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın hukuk, adalet ve demokrasiyi kendisine rehber edinmesi gerekirken dini ve cemaatleri referans aldığını kaydeden Kurul, “Okullarımızda yaşanan yığınla soruna çözüm üretmek yerine ‘dinselleştirme pratiklerine’ hız vermektedir.  Oysa gerçek apaçık. Çoğulculuğu değil, kamu yararını değil, küçük bir azınlığın tahakkümünü kendilerine ilke edinen, yurttaşların haklarını değil, güçlü olanı meşru gören yönetim aklı iktidardadır. Dolayısıyla daha dün harem selamlık sınıf uygulamasıyla gündeme gelen okul müdürü Haydar Akın iktidarın kanatları altına alınmışken, İstanbul Sancaktepe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün velilere broşür göndererek, çocuklarına abdest aldırmaları telkininde bulunabilmesi gelinen durumu gözler önüne sermektedir. Çünkü MEB ve yöneticilerinin temel arzusu, tüm öğrencileri adeta bir cemaat yönetir gibi yönetmek ve yetiştirmektir” ifadelerini kullandı.

    “MEB’İN TEMEL ANAYASAL GÖREVİ VE SORUMLULUĞU DIŞINA ÇIKIYOR”

    Dün yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne değinen Kurul, sözlerine şöyle devam etti:

    “Genel Müdürlük ‘Din ve ahlak eğitimi ve öğretimini güçlendirecek politika ve stratejilerin geliştirilmesi için çalışmalar yapmak’ ve ‘Görev alanına giren konularda üniversiteler, ilgili kurum ve kuruluşlar ile iş birliği yapmak’ işlevlerini de yerine getirecektir. Bu cümlelerin anlamı, eleştirdiğimiz din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri ve seçmeli dini derslerle yetinmeyen Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün, Diyanet İşleri Başkanlığı ile dinci vakıf ve derneklerle iş birliğinin yeni yol ve yöntemlerini geliştireceğidir. Ramazan’da ‘Halk eğitimi merkezlerinde Kur’an okuma kursları başladı’ ilanıyla din eğitimi alanında 7 ve 12 yaşın üstündeki tüm yurttaşlara yönelik 18 saat ile 135 saat arasında değişen sürelerde 45 ayrı kurs açılıyor. MEB’in temel Anayasal görevi ve sorumluluğu, herhangi bir dinsel inancı olmayanlar da dahil olmak üzere her inanç grubuna eşit mesafede olmak ve eşit yurttaşlık ilkesinin yaşam bulması için mücadele etmektir.”

    “DİNDAR NESİL YARATMAYI AMAÇLIYORLAR”

    Tüm öğretmen ve velilerin bu tür uygulamalara itiraz etmesi gerektiği çağrısında bulunan Kurul, “Siyasi iktidar, devletin tüm imkanlarını kullanarak haklarımızı değil kendi siyasi çıkarlarını korumak istemekte, yürüttüğü toplum mühendisliğinin meyvelerini almayı hedeflemektedir. Bu yüzden tüm gücünü seferber ederek, çocuklarımızın hak ettiği geleceği değil, dindar nesilleri yaratmayı amaçlamaktadır. Çocuklarımız da, MEB ve yöneticilerinin böyle bir toplum yaratma hedefi içerisinde kaybolup gitmektedir” dedi.

    “İZLENEN DİNSELLEŞTİRME POLİTİKALARINA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİYİZ”

    Çocukların başta eğitim hakkı olmak üzere tüm hakları için, onların emekleri ve geleceği için, eşit yurttaşlık ilkesinin yaşam bulması ve demokrasinin yeniden filizlenebilmesi için toplumun tüm kesimlerini, laikliği savunmaya çağıran Kurul, son olarak, “Siyasi iktidarın, MEB’in ve tüm kamu yöneticilerinin evrensel hukuku yok sayarak, yurttaşlık haklarımızı çiğneyerek, izlediği dinselleştirme politikalarına karşı tüm örgütlü gücümüzle kararlılıkla mücadele edeceğimizin bilinmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’li Öztunç: AKP iktidarı bilimsel eğitime darbe vuruyor -VİDEO

    CHP’li Öztunç: AKP iktidarı bilimsel eğitime darbe vuruyor -VİDEO

    PİRHA- Türkiye’nin eğitim sistemini eleştiren CHP Maraş Milletvekili Ali Öztunç, AKP iktidarının bilimsel eğitime darbe vurduğunu söyledi.

    HABERİN VİDEOSU

    AKP döneminde birçok alanda olduğu gibi eğitimde de ciddi bir gerileme yaşandı. AKP’nin eğitim reformu projesinin, “Dinselleştirme” ve “Özelleştirme” üzerine kurduğu, Milli Eğitim Bakanlığı, dinin okullardaki etkisini artırmaya odaklanan sistem ve müfredat değişiklikleri getirdi.

    Türkiye’de eğitim sisteminin kötüye gittiğine dikkat çeken CHP Maraş Milletvekili Ali Öztunç, AKP’nin eğitim politikalarını eleştirdi.

    Milli Eğitim Bakanlığı’na atanan her yeni bakanın kendine göre bir eğitim sistemi kurguladığını kaydeden Öztunç, “Oysa eğitim sistemi tektir, bir sistem olur ve o devam eder. Dünyanın her tarafında budur. Avrupa’ya baktığımız zaman bir sistem var, bakan geldiği zaman değişmez ki. Bakan o sistemin çalışmasını sağlar. Daha sağlıklı yürümesini sağlar” dedi.

    AKP’nin bilimsel eğitime darbe vurduğunu belirten Öztunç, “Çünkü insanlar okumasın çok fazla düşünmesin istiyorlar. Düşünmedikçe, okumadıkça ‘bize oy verirler’ diye bakıyorlar çünkü biat kültürünü istiyorlar. Geçtiğimiz günlerde iki genç arkadaşla karşılaştım ikisi de imam hatipli. Biri kapalı diğeri açık. Çok entelektüel gördüm, okuyorlar. Yani istediği kadar AKP onlara okumamayı göstersin, istediği kadar onlara bilimi öğretmemeye çalışsın ama gençler okuyorlar” ifadelerini kullandı.

    AKP iktidarının her defasında İslam dinini kullandığını belirten Öztunç, İslam’ın ilk şartının okumak olduğunu hatırlattı.

    “EĞİTİM SİSTEMİ TEK OLMALIDIR”

    Eğitim sisteminin tek olduğunun altını çizen Öztunç, “Eğitim sistemi çağdaş, bilimsel olmalı. Türkiye’de sayısız üniversite var ne oluyor üniversite bitiren hiçbir şey olamıyor. Çünkü eğitimini iyi alamıyor ki. Tıp fakültesini bitirip enjeksiyon yapmayı bilmeyen var. Böyle eğitim olmaz” dedi.

    Öte yandan CHP’nin eğitim politikasına yönelik ciddi çalışmalarının olduğunu belirten CHP’li Ali Öztunç, “Eğitimi bilimsel, çağdaş, laik seviyesine getireceğiz” dedi.

    PİRHA/İZMİR