Etiket: DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı

  • İzmir’de on binlerin 1 Mayıs mesajı: İnsanca yaşam ve barış içerisinde bir ülke istiyoruz-VİDEO

    İzmir’de on binlerin 1 Mayıs mesajı: İnsanca yaşam ve barış içerisinde bir ülke istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- İzmir Gündoğdu Meydanı’nda on binlerce kişinin katıldığı 1 Mayıs mitinginde barış sloganları yükselirken, “İnsanca ve hakça yaşam sürdüğü bir düzen kurulana dek mücadelemizden taviz vermeyeceğiz” mesajı verildi.

    İzmir 1 Mayıs Tertip Komitesi tarafından organize edilen 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü Konak Gündoğdu Meydanı’nda yapılan miting ile kutlandı.

    Sendika, siyasi parti, ekoloji örgütleri ve sivil toplum örgütleri, Cumhuriyet Meydanı, Alsancak Liman, Konak ve Basmane Meydanı olmak üzere 3 kolda toplanarak Gündoğdu Meydanı’na yürüdü.

    Yürüyüş sırasında “Söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var”, “Kurtuluş sosyalist mücadelede”, “Sınıf mücadelesi olmadan çevrecilik, bahçeciliktir”, “Kutsal aileniz sizin olsun. Feminist isyan ve dayanışma bizim” ve “Sosyalizmde ısrar kadın emeğinin özgürlüğünde ısrardır” pankartları açılırken, sık sık “AKP’ye kul sermayeye köle olmayacağız”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Üreten biziz yöneten de biz olacağız”, “Her yer Taksim her yer direniş” ve “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları atıldı. Mitinge Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi milletvekilleri Burcugül Çubuk ve İbrahim Akın, CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yanı sıra on binlerce yurttaş katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan Türk-İş Ege Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak, “İnsan onurlarına yakışır çalışma koşulları ve sendikal haklar istiyoruz. Barış içinde büyüyen bir ülke istiyoruz. İşçilerin, işsizlerin, yoksulların, kadınların, gençlerin, öğrencilerin 1 Mayıs’ı kutlu olsun” ifadelerini kullandı.

    “AÇLIK SINIRININ ALTINDA YAŞAMAYA ZORLANIYORUZ”

    Tertip Komitesi adına konuşan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı ise 1 Mayıs’ın yüz yıllar boyunca süren mücadelelerin simgesi olduğunu vurguladı. Alın terinin değer gördüğü, emeğin sömürülmediği bir düzen inşa etmek için alanlarda olduklarını kaydeden Sarı, “Bugün ülkenin içinde bulunduğu durum gün gibi ortadadır. İşçiler ve memurlar, TÜİK’in yalancı verileri ve enflasyon sarmalı yüzünden açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadırlar. Milyonlarca emekçinin Toplu İş Sözleşmesi’yle almış olduğu zamlar dahi yalnızca birkaç ayda buharlaşmış durumda. Emekliler insanlık dışı yaşam koşullarıyla karşı karşıya bırakılmıştır. Köylüler girdi maliyetlerindeki fahiş yükseliş nedeniyle ürettikçe borç batağına sürüklenmiş, hayvancılık yok olma noktasına gelmiştir” dedi.

    “İNSANCA VE HAKÇA YAŞAM DÜZENİ”

    Tüm olumsuzluklara karşın emekçiler ve gençlerin zulme karşı direndiğini kaydeden Sarı, mücadelenin korkuttuğunu ve nihayetinde emekçilerin kazanacağını vurguladı. Ötekileştiren tüm kesimlerle birlikte kazanacaklarını kaydeden Sarı, “Biz fabrikaların bacasını tüttüren, kentleri güzelleştiren, insanları birbirine kavuşturan, doğumdan ölüme yaşamın her anında var olan, yani yaşamı ilmek ilmek işleyen işçileriz. Ve biz yaşasın emek, yaşasın eşitlik, yaşasın kardeşlik, yaşasın özgürlük diyerek ekmeğine dört elle sarılanlarız. Tüm yasaklamalara rağmen son bir yılda 123 işyerinde greve çıkanlarız. Kemalpaşa’da Lezita, Temel Conta, Gaziemir’de Digel Tekstil, Urfa’da tekstil, Çatalca’da Polonez, Çorum’da maden işçileriyiz. Biz, kentleri ellerinde yaşatan belediye işçileriyiz. Ve biz, emek sömürüsü üzerine şekillendirilen bu düzenin yerine, emeğin gerçek karşılığını bulduğunu, sendikal örgütlenmenin serbest bırakıldığı, tüm emekçilerin insanca ve hakça yaşam sürdüğü bir düzen kurulana dek mücadelemizden taviz vermeyeceğiz” diye belirtti.

    “BİRLİK OLMANIN ZAMANI”

    Sarı faşizme, oligarşiye, irticaya, emek sömürüsüne karşı bir olmanın, direnmenin zamanı olduğunu belirterek, “Şimdi dişlerimizi kenetleyerek, yumruğumuzu sıkarak, dizlerimize güç vererek; emeğimizi, demokrasiyi, barışı, adaleti, laik ve sosyal hukuk düzeni savunmak için buradayız, alanlardayız ve biz kazanacağız. Bu itibarla, emeğin simgesi tüm işçilerin; özgürlüğü, yaşamı ve hukukun üstünlüğünü savunan tüm hukukçuların; sağlıkta şiddete hayır, sağlıkta ticarileşmeye hayır diyen tüm sağlık emekçilerinin ve barış, kardeşlik, beraberlik, demokrasi, laiklik temelinde omuz omuza olduğumuz tüm kamu emekçilerinin ve emek mücadelesinden emekli olunmaz diyen tüm emeklilerimizin bayramı kutlu olsun” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından miting, İlkay Akkaya konseri ile sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • Binler Gündoğdu Meydan’ındaydı: Tayyip gidecek bu iş bitecek-VİDEO

    Binler Gündoğdu Meydan’ındaydı: Tayyip gidecek bu iş bitecek-VİDEO

    PİRHA- İzmir Gündoğdu Meydanı’nda binlerce kişinin katıldığı 1 Mayıs mitinginde “Tayyip gidecek bu iş bitecek” sloganı yükselirken, 1 Mayıs’ın yeni bir başlangıç olduğu mesajı verildi.

    1 Mayıs İzmir Tertip Komitesi, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı Gündoğdu Meydan’ında düzenlediği miting ile kutladı. Tertip komitesi tarafından belirlenen Limak, Borsa ve Basmane Meydan’ında toplanan siyasi parti, emek ve meslek örgütleri, kitlesel yürüyüş yaparak, Gündoğdu Meydanı’na geldi. “Kapitalist yıkıma, işsizliğe yoksulluğa karşı birleşelim, bijî yek gulan”, “Söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var”, “İşimiz, ekmeğimiz geleceğimiz için birleşelim”, “Bu böyle gitmez, sömürü devam etmez”, “Yaşasın iş, ekmek, özgürlük mücadelemiz” pankartları açıldı.

    ALEVİ KURUMLARI ALANDAYDI

    Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir Bileşenleri, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan’ın katılımıyla Gündoğdu’ya yürüdü. Alevi Bektaşi Federasyonu pankartının açıldığı yürüyüşte sık sık ‘Aleviler vardır Alevilik haktır’ sloganları atıldı.

    “TAYİP GİDECEK BU İŞ BİTECEK”

    Binlerce kişinin katıldığı yürüyüşlerde kitle sık sık “Tayip gidecek bu iş bitecek”, “Patates, soğan güle güle Erdoğan”, “İşte bir Mayıs işte alanlardayız, İşçilerin birliği sermayeyi yenecek”, “Yaşasın 1 Mayıs işte alanlardayız” ve “Bijî yek gulan” sloganları atıldı.

    Sanatçılar, erbane davul zurna eşliğinde alana giriş yaparken, kadın örgütleri, yok sayılan hakları ve kazanımlarını hedef alanlara karşı, “6284 sayılı yasan vazgeçmiyoruz, siyasi pazarlık konusu değiliz” ve “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” dövizleriyle alanda yerini aldı. Kitle Gündoğdu Meydan’ında halaylar eşliğinde büyük bir coşkuyla bayramı kutladı.

    “DÜZENİ DEĞİŞTİRMEYE ÇOK YAKINIZ”

    Sendika temsilcilerinin halkı selamladığı mitingde, “Hoşçakalın gidiyorsunuz” yazılı pankart dikkat çekti. Kitleyi selamlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 14 Mayıs seçimlerine işaret ederek, “On yıllardır emeğin gasp edildiği bir düzen içinde yaşadık, ilk defa bu düzeni değiştirmeye çok yakınız. Çok yakında hakkımızı gasp edenlerin elinden hepsini geri alacağız, halkımıza geri vereceğiz, çok az kaldı. Göreceksiniz, halktan yana, emekten yana bir iktidarı hep beraber kuracağız. Zorbalar tıpış tıpış gidecekler. Haklarımızı söke söke alacağız” ifadelerini kullandı.

    “1 MAYIS YENİ BİR BAŞLANGIÇ”

    1 Mayıs Tetip Komitesi adına ortak açıklamayı yapan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, bu yılki 1 Mayıs’ın yeni bir başlangıç olduğunu belirterek, İşçiden alıp patronlara verdiler; fakirden çalıp zenginin kasasını doldurdular, dar gelirliden alıp çetelere kaynak aktardılar; rant için kentleri ve doğayı betona boğdular; asırlık yardım kurumlarını bile depremde çadır satar hale getirdiler; doğal afetleri felakete çevirdiler: Sözün özü memleketi bir şirket gibi yönettiler ve sermayedarlara ülkeyi peşkeş çektiler” dedi.

    TUTUKLAMALARA TEPKİ 

    Aynı amacı güdenlerin seçime giderken en faşizan, en gerici ittifak çatısı altında birleştiğini söyleyen Sarı, “Ortak noktaları Kürt sorununda inkâr ve güvenlikçi politikaları, kadın karşıtlığı, gericilik, barışa karşıtlık, demokrasinin ortadan kaldırılışıdır. Bunların bize reva gördüğü Kayyum düzenidir, ihraçlardır, adaletsizliktir, tekçiliktir, militarizmdir, işkencedir, cezaevlerinde insanlık dışı uygulamalardır. Yargı eliyle siyasi gözaltı operasyonlardır” diye belirtti.

    TÜRKİYE EKONOMİSİNDE 20 YIL

    Türkiye ekonomisinin son 20 yılana dikkat çeken Sarı, şöyle devam etti:

    “Az gitti uz gitti, bir arpa boyu yol alamadı, üstelik masallar ve ninnilerle uyutulmaya çalışılan yoksul halkın, artık açlık sınırının çok altındaki alım gücüyle uyumaya bile mecali kalmadı. Mızrak çuvala sığmıyor, Türkiye toplumunun sabır taşı çatlayalı çok oldu. ‘Muhteşem yüzyıl’ımızı özetlemeye yeten tek şey, halkımızın kuru soğana bile muhtaç olmasıdır. Sadece başkanlık rejiminin sonrasında, pandemide, ekonomik krizde ve depremde karşı karşıya kaldığımız hakikat belli: İnsanca çalışmamız ve insanca yaşamamız bir yana, hayatta kalmamızı bile sağlamaktan çok uzak bir düzenle karşı karşıyayız.”

    “İKTİDARI GÖNDERECEĞİZ”

    DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, köhnemiş düzene karşı alanlarda olduklarını vurgulayarak, “İnsan hakları, barış ve sosyal adalet, örgütlenme özgürlüğü, sendikal haklar ve insan onuruna yaraşır koşullarda yaşayabilmek için azim ve kararlılıkla kavgamızı sürdüreceğiz. Bizi içine hapsetmeye çalıştıkları karanlığı yırtacağız. Şimdi, eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik, bilimsel bir ülke yönetimine hiç olmadığı kadar ihtiyacımız ve bunun gerçekleşmesi için bir seçeneğimiz var: o da bu iktidarı göndermek” diye konuştu

    Mitingte, sanatçı Suavi ezgilerini seslendirmek üzere sahneye çıktı.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

  • İzmir’de 10 Ekim anıtı açıldı: Gar katliamı siyasi bir cinayettir-VİDEO

    İzmir’de 10 Ekim anıtı açıldı: Gar katliamı siyasi bir cinayettir-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de, 10 Ekim Gar Katliamı’nda yaşamını yitirenler anısına yapılan, ’10 Ekim Anıtı’nın açılışı gerçekleşti. Açılışta yapılan açıklamada, AKP hükümetinin, iktidarını korumak için toplumu kaos ve şiddet sarmalına sürüklediği vurgulanarak, insanlığa karşı işlenen bu suçların faillerini gizleyenlerin katliamın ortağı olduğu belirtildi.

    İŞİD’in bombalı saldırısı sonucu 103 kişinin yaşamını yitirdiği 10 Ekim Ankara Katliamı’nın yıldönümünde, İzmir’de Alsancak Garı önünde yaşamını yitirenler anısına anıt açılışı yapıldı.

    İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri 10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde İŞİD saldırısı ile gerçekleştirilen saldırıda katledilenleri anmak ve katliam anısına Alsancak Garı önüne dikilen anıtın açılışını gerçekleştirdi. 10 Ekim Derneğinin “10 Ekim’i unutmayacağız, unutturmayacağız” pankartının açıldığı açıklamada sık sık “savaşa hayır barış hemen şimdi”, “faşizme karşı omuz omuza” ve “karanlığa teslim olmayacağız” “katil İŞİD işbirlikçi AKP” sloganları atıldı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Serpil Kemalbay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Kani Beko, İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Tunç Soyer ve çok sayıda kişi katıldı.

    10 Ekim’e hayatını kaybedenler anısına yapılan saygı duruşuyla başlayan etkinlik, katliam anıtına karanfil bırakma ile devam etti.

    TUNÇ SOYER: KATLEDİLENLERİN BARIŞ HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ

    10 Ekim Gar Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, Ankara Gar katliamı ile ülkedeki demokrasi ve barış sesinin susturulmaya çalışıldığını dile getirerek, “10 Ekim saldırısı bu sesi boğmak, susturmak istemiştir. Ülkemizi dipsiz bir kuyuya sürükleme girişimi ve insanlığa karşı bir vahşet girişimi olarak belleğimize kazınmıştır. Göreve geldiğimde 10 Ekim anıtı yapma sözü vermiştim. Çünkü biliyorum ki; hafıza ve vicdandan başka geleceğimizi kurtaracak başka bir şey yok. Bu anıt barış yolunda yaşamını yitiren kardeşlerimizin anısına duyduğumuz vefanın eseridir. Yitirdiğimiz canlarının anısına koşulsuz şartsız sahip çıkarak onların barış hayalini gerçekleştirmeyi görev biliyoruz. Savaşa karşı barışı, baskıya karşı özgürlüğü ve sömürüyü karşı emeği yılmadan ve korkmadan savunmaya devam edeceğiz. Yaşamını yitirenleri anıyor, hepimizi karşı işlenen bu insanlık suçunu lanetliyorum” diye konuştu.

    “10 EKİM KATLİAMI SİYASİ BİR CİNAYETTİR”

    Basın açıklamasını okuyan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı,  katliama ilişkin kamu görevlileri ve siyasetçilerinde yargılanması gerektiğini ifade ederek “Ceza dosyası kapsamında dosyaya katılanlar olarak bizlerin talepleri ile damla damla kazandırılan deliller ile artık hepimiz biliyoruz ki; bugün 6’ıncı yıl anmasını yaptığımız, devasa acılara karşılık gelen bu katliam önlenebilirdi. İki seçim arasında, 2015 yılının karanlık bir dönemine tekabül eden 10 Ekim Ankara Katliamı siyasi bir cinayettir. Yakın tarihimizin en karanlık döneminin aydınlığa kavuşması için siyasetçileri de ellerine vicdanlarına koymaya, gerçekleri açıklığa kavuşturmaya çağırıyoruz. Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesi yitirdiğimiz arkadaşlarımızın en büyük emanetidir. Bizler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu doğrultuda kararlı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

    “ADALET GELMEZ, ADALETİ BİZ GETİRECEĞİZ”

    Sarı’nın ardından konuşan 10 Ekim Aileleri Derneği üyesi ve HDP Suruç eski belediye eşbaşkanı Hatice Çevik, 6 yıldır hayatın yakınlarını kaybedenler için eskisi gibi olmadığını belirterek, “Bizi hayatta tutan tek bir şey var o da mücadele azmimizdir. Adalet gelmez biz adaleti getireceğiz. Türkiye’de adalet arayan o kadar çok kişi var ki; biz emek ve demokrasiyi isteyenler, hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız. Bütün inancımız ve çabamız bunun içindir. Yıllardır tiyatro sahnesi gibi bir katliam davası takip ediyoruz. Bu katliama yol verenler ortaya çıkmadığı sürece biz mücadelemize devam edeceğiz” diye belirtti.

    “BU ALANDA BARIŞ UMUDUNU YEŞERTİYORUZ”

    Eşini Ankara katliamında kaybeden Evrim Mak da umutlarını ve geleceklerini katlettiklerini ifade ederek, ” Katliamla birlikte bütün ülkeye korku salmaktı. Bugün de görüyoruz ki asla bunu başaramayacaklar. Umutlarımızı yağmaladılar bugün bu anıt sayesinde umudu ve barışı yeşertmek için bu alanda bulunuyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Açıklama sloganlar ve zılgıtlarla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir’de 10 Ekim anması-VİDEO

    İzmir’de 10 Ekim anması-VİDEO

    PİRHA- İzmir Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Ankara Katliamı’nın 4. yıldönümünde yaptığı açıklamada, “Suruç ve Ankara Garı’nda yaşanan katliamların siyasal sorumlularının kimler olduğu ivedilikle ortaya çıkartılmalıdır” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    İzmir’de Emek ve Demokrasi Cephesi ve 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleştirdiği anma etkinliğiyle Ankara Tren Garı Meydanı’nda 10 Ekim 2015’te katledilen 103 insanı andı.

    Hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının olduğu anmada, “Savaşa hayır barış hemen şimdi”, “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Onlara sözümüz barış olacak”, “Katillerden hesabı gençlik soracak”, “Katil IŞİD işbirlikçi AKP” sloganları atıldı. Anmada 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nden Mustafa Özdağ ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı söz alırken katledilen 103 kişinin adları anılarak 1 dakika saygı duruşunda bulunuldu.

    “FAİLLERİ SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI YAPAN AKP İKTİDARI”

    Hem dünyada hem de Ortadoğu’da daha fazla insanın ölmemesi, annelerin ağlamaması için yapılan mitingde DAİŞ eliyle 103 kişinin katledildiğini söyleyen Mustafa Özdağ, barış ve demokrasiyi savunan tüm insanlığa bomba atıldığını, arkasındaki güçlerin tek adam düzenini ikame eden, savaş kışkırtıcılığına soyunan AKP iktidarı olduğunu belirtti. Özdağ, katliamdan sonra ülkenin parlamenter rejimin ortadan kaldırılarak, emekçileri ve ezilenleri faşizme mecbur bırakan bir ekonomiye teslim edildiğini söyledi.

    “SORUMLULAR YARGILANMADI”

    Basın metnini okuyan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, geçen yıl karara bağlanan 10 Ekim Davası’nda 9 kişi hakkında 101 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası verildiği belirterek, dosyaları ayrılan 16 firari sanık hakkındaki davanın üçüncü duruşmasının da 21 Kasım’da görüleceği hatırlattı. Açıklamada, katliamda ihmali olan kamu görevlilerinin ve sorumlulukları bulunan siyasetçilerin de yargılanması taleplerinin reddedilerek, yapılan adli işlemlerin göstermelik kaldığı vurgulandı.

    “7 HAZİRAN VE 1 KASIM ARASI SORUŞTURULSUN”

    Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun “7 Haziran-1 Kasım seçimleri arası dönemdeki defterler açılırsa birçok siyasetçi insan içine çıkamaz” açıklaması hatırlatan Sarı, başta dönemin Başbakanı ve İçişleri Bakanı olmak üzere dönemin siyasileri hakkında gerekli adli işlemlerin başlatılması gerektiğe dikkat çekti. Sarı, “Yakın tarihimizin en karanlık döneminin aydınlığa kavuşması için Türkiye’nin barış umuduna darbe vuran, insanları sokağa çıkamaz hale getiren 7 Haziran ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasında yaşanan olayların arkasında hangi siyasetçilerin bulunduğu, Suruç ve Ankara Garı’nda yaşanan katliamların siyasal sorumluları kimler olduğu ivedilikle ortaya çıkartılmalıdır” ifadelerini kullandı.

    “SAVAŞA KARŞI OLMAK YEGANE POLİTİKADIR”

    İnsanlığa karşı işlenen suçların faillerini gizleyenlerin de suçun ortağı olduğunu dile getiren Sarı, 103 canın bıraktığı barış ve kardeşliğini savunmanın onlara ve halklara borçları olduğunu vurguladı. Sarı, şunları kaydeti:

    “Yakın tarihimizdeki katliamlar, siyasiler tarafından topluma empoze edilen ayrımcılık ve nefret söylemlerinin ürünüdür. Savaş söylemleri nedeniyle yitirdiğimiz canlarımızı andığımız bugün, halkların barış içinde yaşadığı bu kadim coğrafyaya reva görülen savaşın ve yıkımın bir örneği ile yine karşı karşıyayız. Halklarımıza ölüm, acı ve yoksulluktan başka bir şey getirmeyecek olan savaşa karşı durmak, barış politikalarını savunmak, bu ülkede bir daha 10 Ekimlerin yaşanmasını engelleyecek yegane politikadır. 103 canımızın, bizlere miras bıraktıkları barışı ve kardeşliği savunmak onlara ve halklarımıza borcumuzdur.”

    Açıklama alkışlar ve sloganlar eşliğinde son buldu.

    PİRHA/İZMİR