Etiket: DİSK Emekli-Sen

  • DİSK Emekli-Sen Dersim Şubesi: Ekonomik krizin faturasını krizi yaratanlara ödeteceğiz-VİDEO

    DİSK Emekli-Sen Dersim Şubesi: Ekonomik krizin faturasını krizi yaratanlara ödeteceğiz-VİDEO

    PİRHA-DİSK Emekli-Sen Dersim Şubesi, emekli maaşlarına yapılan zammı protesto ederek basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Bir ülke düşünün ki emekliler yılı ilan edilen 2024 yılında emekliler karnını doyuracak ekmeğe, sırtına takacak cekete, evini ısıtacak doğalgazı bir kenara bırakın kafasını sokacak dört duvara muhtaç bırakıldı” denildi.

    DİSK Emekli-Sen Dersim Şubesi, Yeraltı Çarşısı üstünde TÜİK’in açıkladığı verileri ve maaşlarına yapılan zamları protesto ederek basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Yusuf Topçu okudu.

    “SARAYIN FATURASI BİR KEZ DAHA ASGARİ ÜCRETLİLERE AİLELERİNE KESİLDİ”

    Emekçilerin yaşam gerçekliğini yansıtmayan resmi enflasyon oranının çok daha altında bir zam yapıldığını belirten Yusuf Topçu, “İşçi sınıfının temsil edilmediği bir toplantıda, karnı toklar ile sırtı peklerin baş başa karar verdikleri asgari ücret, milyonları sefalete mahkûm etti. Asgari ücrete yapılan yüzde 30 zam ile birlikte ülke nüfusunun yarısı en geç iki ay sonra açlık sınırının altında yaşam mücadelesi vermeye başlayacak. Sarayın faturası bir kez daha asgari ücretlilere ve ailelerine kesildi. Diğer yandan emekçinin sesi olmaktan son derece uzak bir sendika ve hükümetin el ele verdiği toplu sözleşme gereğince, memur ve memur emeklilerinin 2025 yılının ilk altı ayı için alacağı zam oranı yüzde 11,54 iken ekmeğe gelen zam oranı yüzde 25 oldu. Memurların ve memur emeklilerinin 100 liralık alışveriş sepetlerinin fiyatı 180 liraya çıkarken, gelirleri 100 liradan 133 liraya çıktı. Emeklilerin yaşamı ucuz; ekmeğinse pahalı olduğu bu ülkede, sarayın faturası alışveriş torbalarımızdan aşırılanlarla ödendi” diye belirtti.

    “EMEKLİLER KAFASINI SOKACAK DÖRT DUVARA MUHTAÇ BIRAKILDI”

    Emeklilere yapılan zamma tepki gösteren Topçu, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı duyurdu en düşük emekli aylığı 1.969 lira artırılarak 14 bin 469 liraya tamamlanacak. Bir dakika düşünün değerli arkadaşlar bu ülkede en düşük emekli aylığı asgari ücretin 7 bin 500 lira altında. Bu ülkede en düşük emekli aylığı yoksulluk sınırının beş kat aşağısında. Bir ülke düşünün ki değerli arkadaşlar; emekliler yılı ilan edilen 2024 yılında emekliler karnını doyuracak ekmeğe, sırtına takacak cekete, evini ısıtacak doğalgazı bir kenara bırakın kafasını sokacak dört duvara muhtaç bırakıldı. Emekliler yılında emeklilerin hali içler acısıyken, cumhurbaşkanı 2025 yılını aile yılı ilan ettiklerini duyurdu. Hükümet geçtiğimiz yıl emeklilerin canına kast etmişken bu yıl da çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğine göz dikmiştir. Ne canımızdan, ne çocuklarımızdan ne de torunlarımızdan vazgeçeceğiz” dedi.

    “EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ASGARİ ÜCRET DÜZEYİNDE BELİRLENMELİDİR”

    Emeklilerin hakları alana kadar mücadele edeceklerini vurgulayan Topçu, şunları ifade etti:

    “Bugün emeklilerin çok büyük bölümü asgari ücretin ve açlık sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedir. Emeklileri bir ülkede belirlenen en düşük ücret tutarından daha düşük aylıklara mahkum etmek, kimsenin haddine değildir. Bir kez daha söylüyoruz en düşük emekli maaşı asgari ücret düzeyinde belirlenmelidir. Bu ülkenin yurttaşlarının kaderi, ne uluslararası sermaye çevrelerinin ne de sarayın iki dudağı arasına terk edilemez. Bu ülkenin yurttaşları için açlık, yoksulluk sefalet kader değildir. Vakit işçisi, emekçisi, emeklisi, kadını ve erkeği, genci ve yaşlısı ile el ele omuz omuza ayağa kalkma vaktidir. Ekonomik krizin faturasını krizi yaratanlara ödeteceğiz. Emeğin, demokrasinin, eşitliğin ülkesini inşa edeceğiz. Emeğimizin, alın terimizin karşılığına alıncaya dek direnecek 2025 yılını bu iktidarın gidiş yılı ilan edeceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Emekliler, hakları için 10 Aralık’ta Ankara’da miting yapacak-VİDEO

    Emekliler, hakları için 10 Aralık’ta Ankara’da miting yapacak-VİDEO

    PİRHA-Tüm Emeklilerin Sendikası, emekli zamları ve 5000 TL ikramiyedeki adaletsizliğe karşı basın açıklaması yaptı. Açıklamada,”Temmuz ayında emeklilere yaşatılan maaş faciasına karşı, isyanımızı sönümlendirmek için tebessüm ede ede, ‘bugün-yarın maaşlarınızda iyileştirme yapacağız’ diye oyaladılar” denilerek 10 Aralık’ta Ankara’da büyük emekli mitingi yapılacağı duyuruldu.

    Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Merkezi’nden Sakarya Meydanı’na önlükleriyle yürüyen emekliler meydanda basın açıklaması yaptı. Tüm Emeklilerin Sendikası Ankara Şubeleri açıklamada emeklilerin yaşadığı sıkıntıları dile getirirken, Tüm Emeklilerin Sendikası, DİSK-EMEKLİ SEN ve Emekliler Dayanışma Sendikası ile birlikte emeklilerin içinde bulunduğu ağır koşulları ve taleplerini kamuoyuyla paylaşmak amacıyla 10 Aralık’ta Ankara Anıtpark’ta büyük emekli mitingi yapacaklarını duyurdu.

    Açıklama metnini Tüm Emeklilerin Sendikası Çankaya Şube Başkanı Ayşe Akgül okudu.

    “TEMMUZ AYINDA ÇOĞU EMEKLİNİN MAAŞINA HİÇ ARTIŞ YAPILMADI”

    Tüm Emeklilerin Sendikası Çankaya Şube Başkanı Ayşe Akgül, iktidarın yine yan çizdiğini belirterek, “Temmuz ayında çoğu emeklinin maaşında hiç artış yapılmadı. Geri kalan emeklilerin maaşına da yeterli artış yapılmayarak, emeklilere temmuz sendromu yaşatıldı. Temmuz ayında emeklilere yaşatılan maaş faciasına karşı, isyanımızı sönümlendirmek için tebessüm ede ede, ‘bugün-yarın maaşlarınızda iyileştirme yapacağız’ diye oyaladılar.

    Tebessümlerinin sahte olduğunun farkındaydık ve demokratik haklarımızı kullanarak alanlarda itirazlarımızı yaptık. İtirazlarımızın toplum nezdinde güçlü karşılık bulması, iktidarı adım attırmak zorunda bıraktı. Yani emeklilere kayıtsız kalamadılar. Ekim ayında bir defaya mahsus olmak üzere emeklilere 5000 lira vereceklerini söylediler. Onu da bir kesim emekliye kasım ayında verdiler.

    Oysa tek bir defa verilen 5000 liranın emeklilerin sorunlarına çare olmadığını biliyorduk. Yapılması gerekenin, en azından her emekli maaşına tıpkı memurlarda olduğu gibi 8077 liralık ilave ödeneğin yansıtılması gerektiğini iktidara söyledik. Ne yazıktır ki; talebimizin karşılanması bir tarafa, meğer iktidar emeklilerin bir bölümünden 5000 lirayı nasıl kısarım diye çalışma yapmış” dedi.

    “KREDİLER BİRİLERİNE PEŞKEŞ ÇEKİLİRKEN, ÜÇ KURUŞLUK YARDIM EMEKLİYE ÇOK GÖRÜLÜYOR”

    Geçinemedikleri için çalışanlara kasım ayında ödenen 5000 TL’nin verilmediğini hatırlatan Akgül, “Gerekçe, çalışıyor olmaları. Sormadan edemiyoruz: Geçinemedikleri için bu yaşlarda muhannete muhtaç olmamak için, bütün zorluklara rağmen çalışmaktan, evine alın teri ile kazanılmış ekmek götürmekten daha onurlu ne vardır ki.
    Arkadaşlarımız çalışmayıp hırsızlık, dolandırıcılık mı yapsalardı. Elbette hiç bir emekli alnının teri olmayan ekmeğe el uzatmaz. Açız ama bu kadar da onurluyuz. Bu insani duruş iktidarca cezalandırılmıştır.

    Çiftçi kayıt sistemine kayıtlı olan ,yani köyünde tarlasında geçinemediği için bir kaç dönüm ekip biçen ,veya hiç üretim yapamayan ancak ÇKS’e kaydı olan emekli arkadaşlarımıza da 5000 lira verilmedi. Üretimden bahseden iktidar, üretenleri cezalandırıyor.

    Özel bankalar gibi yerlerde emekli olan ,sandık emeklilerine de 5000 lira verilmedi. Sanki onlar bu devlete vergi ödememişler gibi üvey evlat muamelesi görüyorlar. Bu arkadaşlarımıza bayram ikramiyeleri de ödenmiyor.

    Son olarak da, ekmek parası için küçük işletmeler açmış veya bir dönem bu tür işletmeleri olmuş, ticaret odasında kaydı olan veya çeşitli nedenlerle, çoğu da borçlu olduğu için kaydını sildirmemiş veya sildirememiş olan emekli arkadaşlarımıza da 5000 lira verilmemiştir. Anlaşılır gibi değil. Bir taraftan devlet bankalarından hiçbir teminat olmadan veya hiç ödenmeyecek milyarlarca liralık krediler birilerine peşkeş çekilirken, 3 kuruşluk yardım derin yoksulluk yaşayan emeklilere çok görülüyor” diye ekledi.

    “BU HAKSIZLIĞI DERHAL GİDERİN”

    Tüm Emeklilerin Sendikası Çankaya Şube Başkanı Ayşe Akgül, iktidara seslenerek haksızlıkların giderilmesini istedi.

    Akgül, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bunların tamamı haksızlıktır. Aylarca emeklilerin durumunu düzelteceğiz diye yaptığınızı söylediğiniz çalışma; meğer emekliler arasında ayrımcılık yapmanın, bir kısım emeklilerin paralarını kesmenin formülleri üretmekten öte bir şey değilmiş. Acil olarak bu haksızlığın, ayrımcılığın giderilmesi gerekir. Derhal mağduriyet yaşayan bu emekli arkadaşlarımızın hesaplarına 5’er bin lirayı yatırın. Zaten bütün emekli topluluğunu derin yoksulluğa, daha doğrusu ölüm sınırında yaşama mahkum ettiniz. Şimdi de dağa fare doğurtturuyorsunuz. Çizdikçe yan çiziyorsunuz. Olmaz böyle şey. İktidara sesleniyoruz: Bu haksızlığı derhal giderin. Milletvekillerinin tamamına sesleniyoruz. İlk işiniz bu ayrımcılığı ortadan kaldıracak yasa teklifini derhal TBMM’ye sunmak olmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Narlıdere Demokrasi Platformu: Demokratik ve barışçıl çözüm için sorumluluk alınmalı- VİDEO

    Narlıdere Demokrasi Platformu: Demokratik ve barışçıl çözüm için sorumluluk alınmalı- VİDEO

    PİRHA- Narlıdere Demokrasi Platformu, İsrail’in Filistin’e yönelik soykırım politikalarını kınayarak, ulus-devlet esaslı yaklaşımların sorunları derinleştirdiğini ve halklar arasındaki düşmanlığı arttırdığını belirtti. 

    İzmir Narlıdere Demokrasi Platformu, İsrail’in Gazze’ye dönük saldırılarını protesto etmek amacıyla Semt Polikliniği önünde açıklama yaptı. ‘Tüm Dünyadaki Savaşlara Hayır, Barış Hemen Şimdi’ pankartının açıldığı açıklamada ‘Savaşa hayır barış hemen şimdi’, ‘Birleşe birleşe kazanacağız’, ‘Yaşasın halkların kardeşliği’ sloganları atıldı.

    Açıklamaya Narlıdere Demokrasi Platformu üyelerinin yanı sıra Narlıdere Cemevi yöneticileri ve Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan katıldı. Açıklamayı okuyan Disk Emekli Sen temsilcisi Firdevs Kutluk , İsrail’in Gazze’de ‘soykırım’ uyguladığını söyledi. İsrail’in hastaneleri, camileri, kiliseleri, okulları hedef aldığına dikkati çeken Kutluk, İsrail’in savaş suçu işlediğini vurguladı.

    İSRAİL VE HAMAS’A SAVAŞ SUÇU ELEŞTİRİSİ

    İsrail’in açıkça savaş suçu işlediğini belirten Kutluk, aynı zamanda HAMAS’ın sivillere yönelik saldırılarının da bu savaş suçuna ortak olduğu eleştirisinde bulunarak, “Bu yapılanlar açıkça bir savaş ve insanlık suçudur. Bu saldırılar ahlaki ve insani değerlerden yoksunluğu, barbarlığı temsil etmektedir. Bu suçu işleyenler insanlığın vicdanında mahkûm edilmiş, lanetlenmişlerdir. Aynı şekilde HAMAS’ın İsrailli sivillere saldırıları ve sivil insanların cenazelerinin teşhir edilmesinin de savaş suçu olduğunu hatırlatmak isteriz” dedi.

    “ULUS-DEVLETLİ YAKLAŞIMLAR SORUNU DERİNLEŞTİRİYOR”

    Kutluk, Ortadoğu’daki temel iki mesele olan Filistin ve Kürt meselesi çözülmeden Ortadoğu’daki sorunların çözülemeyeceğinin acı bir biçimde tecrübe edildiğini ifade ederek, “Ulus-devlet esaslı yaklaşımların sorunları derinleştirdiğini, halklar arasındaki düşmanlığı arttırdığını her çatışmada bir kez daha görüyoruz. Ortadoğu’da milliyetçi ve dini bölünmelerin bitmeyen acılara kapı araladığına inanıyoruz. Halkların binlerce yıldır bir arada ve barışçıl yaşama deneyimine sahip olduğu bu coğrafyada huzuru tekrar tesis etmenin en doğru yolu demokratik ve barışçıl çözümü esas almaktır. Bizler Ortadoğu’da şiddetin, ölümün ve tekçi-iktidarcı anlayışların değil; halkların bir arada barış içinde yaşamalarından yanayız” diye belirtti.

    BARIŞIN TESİSİ İÇİN SORUMLULUK ÇAĞRISI

    ‘Adil bir barışın kaybedeni olmaz’ şiarıyla bölgede etkili tüm aktörleri, barışın tesisi için sorumluluk almaya çağıran Kutluk, “ Bizler emek ve demokrasi örgütleri olarak; ölümü değil yaşamı, savaşı değil barışı, tekçiliğe karşı çoğulculuğu, karanlığa karşı aydınlığı savunduk ve savunmaya devam edeceğiz .Çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakmak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bir kez daha İsrail’in soykırım politikalarını, Gazze şeridinde hastanelere yönelik tüm saldırılarını kınıyoruz. Dünyada var olan tüm savaşların bir an önce durdurulmasını ve barışın derhal hayata geçirilmesini savunuyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Emekli Sen: Yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşamaktayız

    Emekli Sen: Yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşamaktayız

    PİRHA – Emekliler Haftası nedeniyle DİSK/Emekli Sen, Ulus Heykel’de yaptığı basın açıklamasında, emeklilerin yoksuluk ve açlık sınırının altında yaşadıklarına dikkat çekildi. 

    Emekliler Haftası nedeniyle DİSK/Emekli Sen, Ulus Heykel’de basın açıklaması yaptı. Açıklamayı, MYK adına Emekli Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz okudu.

    “İŞÇİYE, EMEKÇİYE, EMEKLİYE DEĞİL SERMAYEYE BÜTÇE”

    Yavuz, 30 Haziran Emekliler Günü’nü küresel salgın ve kriz ortamında, belirsizlik ve güvensizlik sarmalında geçirdiklerini belirterek, “Bu sene Emekliler Haftası’nı, iktidarın popülist tavrının bir ürünü olan “zam” vaatlerinden; yandaş medyanın “emeklilere müjde” haberlerinden çok uzakta; küresel bir salgın karşısında bizleri evlerimize kapatan, açlık ve yoksullukla baş,başa bırakan, insan hakkı gaspına varan, “işçiye, emekçiye, emekliye değil sermayeye bütçe” tavrının benimsendiği aşikar olan politika ve uygulamalarla geçiriyoruz” denildi.

    YOKSULLUK VE HATTA AÇLIK SINIRININ ALTINDA YAŞAMAKTAYIZ”

    Emeklilerin örgütlü mücadelesinin önemine vurgu yapan Yavuz, Türkiye’de 13 milyon emeklinin 6 milyonu emeklilik sonrası ikinci bir işte çalışmak zorunda kaldığını, çok büyük bir bölümünün ise yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşadığına dikkat çekti.

    Emekli maaşlarına yapılan zamlara da değinilen açıklamanın devamında şunlar belirtildi:

    “Emekli aylıklarına yapılan Temmuz zammının Emekliler Haftası’na denk gelmesi ve bu zammın gerçek fiyat artışlarıyla, enflasyonla, ekonomik krizle uzaktan yakından ilgisi olmadığı trajikomik bir gerçekliktir. Emeklilerin, dünü bugüne taşıyanların aklıyla alay edercesine yüzde beş – beş buçuk oranlarında yapılan zammı bizlere lütuf gibi sunanlara bir çift lafımız var: Bizler emekliyiz; iktidarların politikalarından, ekonomik krizlerden, salgın hastalıklardan en çok etkilenenleriz. Emekliyiz; yıllarca alınteriyle çalışmış işçileriz, emekçileriz. Emekliyiz; bu ülkenin 13 milyonu biziz. Emekliyiz; emeğin dokuduğu her ilmeğin değerini bilen, o ilmeği dokumuş olan, o ilmeği dokuyan, o ilmeği dokuyacak olan insanın yaşamı için mücadele edenleriz. Evet, bizler emekliyiz; demokrasi ve sınıf mücadelesinden emekli olmayanlarız! İnsanca bir yaşam için mücadele ederek Emekliler Haftası’nı hak ettiğimiz şekilde, bu alemin bizim olduğu günlerde kutlayacağız.”                         PİRHA/ANKARA

     

     

  • ‘Doğal yaşam alanlarının tahribatına karşı kitlesel olarak karşı çıkılmalı’- VİDEO

    ‘Doğal yaşam alanlarının tahribatına karşı kitlesel olarak karşı çıkılmalı’- VİDEO

    PİRHA – DİSK’e bağlı Emekliler Sendikasının bir önceki dönem genel başkanı Veli Beysülen, koronavirüs salgın sürecini değerlendirdi. Beysülen, “Kapitalist sistemin ya da insanların doğa üzerinde yaptıkları tahribatın, doğal kaynaklarını kendi çıkarları için hoyratça kullanmaları, canlı yaşamın her alanına girecek kaynaklarını tahrip etmeleri sonucu ortaya çıkmış bir salgındır” dedi. 

    Dünyanın ve Türkiye’nin şu anda koronavirüs salgınıyla karşı karşıya olduğunu belirten DİSK’e bağlı Emekliler Sendikasının bir önceki dönem genel başkanı Veli Beysülen, salgının neden ortaya çıktığını değerlendirdi.

    Beysülen, şunları ifade etti.

    “Aslında deyim yerindeyse yıllardır geliyorum diyen bir salgın niye derseniz kapitalist sistemin ya da insanların doğa üzerinde yaptıkları tahribatın, doğal kaynaklarını kendi çıkarları hoyratça kullanmaları, canlı yaşamın her alanına girecek kaynaklarını tahrip etmeleri sonucu ortaya çıkmış bir salgındır. Bu nedenle önümüzdeki süreçte yapılacak bilimsel değerlendirmelerin mutlak suretle nedenlerini daha açık ortaya koyacaktır. Ancak görünen o ki bu sistemin doğaya saldırısı ya da doğa tahribatı devam ettiği sürece, önümüzdeki süreçte başka salgınlarla karşı karşıya kalmak kaçınılmazdır. Daha ağırlarını belki de dünyayı sonuna götüren salgınların olabileceği de yine bilim çevrelerinin yaptığı açıklamalardan anlaşılıyor. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte, uzun yıllardır çevre mücadelesi veren aktivistelerin desteklenmesine ya da doğal tahribatına karşı kitlesel olarak karşı çıkılmasına ihtiyaç var. Bu yapılmadığı takdirde kaçınılmaz olarak bu tür salgınlar yaşayacağınız yaşamaya devam edeceğiz.”

    Türkiye’de salgına karşı 65 yaş üstü ve 20 yaş altı olanlar için sokağa çıkma yasağı getirildiğini hatırlatan Veli Beysülen, büyük çoğunluğu sağlığını korumak için evde kaldığını belirtti.

    “EVDE ZAMAN BOŞ GEÇMİYOR BOL BOL KİTAP OKUYORUM”

    Beysülen, salgın sürecinde evde nasıl zaman geçirdiğini ise şöyle anlattı:

    “2 ayı aşkın bir süredir evdeyim. 65 yaşın üzeri olmadığım içim zaman zaman mahalledeki parkta yürüyüşler yapıyorum. Evde ise genelde kitap okuyorum, yazı yazıyorum, yine uzun yıllar genel başkanlığını yaptığım DİSK’e bağlı Tüm Emekli Sen’in sınıf tarihini yazıyorum. Yani evde vaktim boş geçirmiyorum. Ama şunu da itiraf etmem gerekiyor ki biz bu süreçte evimizi tanımış olduk, evde kalmanın ne olduğunu görmüş olduk. Belki uzun yıllardır koşuşturmacalar nedeniyle kendimize ayıramadığımız zamanı ayırma şansımız oldu, kendimize zaman ayırma fırsatı bulduk.

    Bu anlamda da iyi olduğunu düşünüyorum. Ancak bunun süreklileşmesini doğru olmadığını düşünüyorum. Çünkü gördüğüm kadarıyla sistem bu salgını insanları evde eve hapsederek fırsata çevirmeye çalışıyor, insanları birbirinden uzaklaştırmaya, koparmaya çalışıyorlar. Bu nedenle ben baştan beri kullanılan sosyal mesafe deyiminin yanlış olduğunu, bunun bilinçli olarak kullanıldığını düşünüyorum. Çünkü olması gereken sosyal mesafe değil, fiziki mesafedir. Virüs dokunmayla, temasla bulaştığına göre ya da aynı ortamda bulunmakla bulaştığına göre olması gereken, insanların birbirlerine uzak olmaları aralarında fiziki mesafe olmasıdır sosyal bir mesafe değildir.”

    Salgın sürecinde gerek dünyada gerek Türkiye’de alınan kararların yetersiz olduğunun altını çizen Beysülen, özellikle Amerika, İngiltere gibi kapitalist sistemin uygulandığı, paranın insan hayatından önce tutulduğu ülkelerde, ‘ölen ölür kalan sağlar bizimdir’ anlayışının hakim olduğunu söyledi.

    Beysülen, önümüzdeki süreçte dünya çapında sosyal devlet olgusunun öne çıkartılmasının önemine vurgu yaptı.

    Koronavirüs salgını sürecinde Türkiye’de alınan önlemlerin yetersiz olduğunu söyleyen Veli Beysülen, Cumhurbaşkanının ‘Ekonomik istikrar kalkanı’ programını hatırlatarak sermayeye kaynak aktarmaya yönelik olduğunu belirterek, “Bu ülkede asgari ücretle çalışan milyonlarca işçinin, milyarlarca emeklinin, kamu çalışanı ve asgari ücret düzeyinde ücret alan çalışanların korunmasına yönelik tedbirlerin olmadığını gördük” dedi.

    “AÇIKLANAN ÖLÜM SAYISI MUAMMA”

    Veli Beysülen, bu süreçte yaşanan olumsuzlukları şöyle sıraladı:

    -Hem bilim çevrelerinin ve devleti yönetenlerin yaptığı açıklamalarda belirtildiği gibi hijyen ve beslenme açısından mutlak suretle harcamaları artmıştır. Bu harcamaları karşılayacak şekilde bu insanların desteklenmesi gerekiyordu, bu yapılmadı.

    -Yine cumhurbaşkanımız zaman zaman üretim devam etmelidir,  açıklamasından da anlaşılacağı gibi üretim devam etsin anlayışı ile milyonlarca işçi iş yerlerinde birbirlerine virüs bulaştırma riski ile karşı karşıya çalışıyorlar.

    -65 üstü ile 20 yaş altının evde kalmalarının çok anlamlı olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bu çalışan insanlar eve geldiklerinde virüsü evde kalanlara bulaştırma riski de var. Yine 20 yaş ve altı çocuk ve gençlerin evde kalmalarına yönelik getirilen kısıtlamanın hemen ardından bu kısıtlamanın esnetilmesi, 18 ve 20 yaş arasında çalışanların çalışmaya göndermeleri kabul edilebilecek bir durum değildir.

    -Bu süreçten sadece sağlık bakanının akşamdan, akşama açıklama yapması ya da Cumhurbaşkanlığı zaman,  zaman ulusa sesleniş açıklaması yapması yeterli değildir.

    -Bilim çevrelerinin, Meslek örgütlerinin, TTB’nin bu konuda yaptığı açıklamalarının kısıtlanması, engellenmesi doğru bir yaklaşım değil, Türkiye’nin neresinde ne kadar bul aşı var,  ölüm sayısı gerçekten açıklanan rakam mı hepsi muamma.

    “NORMALLEŞME ADIMLARI ERKEN ATILDI”

    Normalleşme adımlarının erken alındığına dikkat çeken Veli Beysülen, “Bu açıklamaların ardından AVM’lerin açılması burada çalışan insanların ve oraya alışverişe gidecek on binlerce insanın virüs bulaşma riski ile karşı karşıya olmaları durumu var. Normalleşme henüz erken, bu anlamda da tedbirler alınması gerekir diye düşünüyorum” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • ‘Her ay emeklilere 1000 lira destek ödemesi yapılmalı’-VİDEO

    ‘Her ay emeklilere 1000 lira destek ödemesi yapılmalı’-VİDEO

    PİRHA- DİSK/Emekli Sen Akdeniz Bölge Baş Temsilcisi Veli Ersoy, “Koronavirüs salgını atlatılıncaya kadar tüm 65 yaş üstü emeklilere her ay 1000 lira destek ödemesi, sağlık emekçilerine her ay bir ek maaş ödenmesi gerektiğini belirtti. 

    DİSK/Emekli-Sen Akdeniz Bölge Baş Temsilcisi Veli Ersoy gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Ersoy, “İktidar hala Martın ilk haftasından beri sokağa çıkma yasağı koyduğu 65 yaş emeklilerimize maske ve kolonya dağıtımını bile örgütleyememiştir. Küçük esnaf ve çiftçilerimiz adeta unutulmuş, emeklilikte yaşa takılanlar ve işsizlerimiz açlığa ve sefalete mahkum edilmiştir” dedi.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “İKTİDAR VİRÜS YERİNE MUHALEFETLE MÜCADELE ETMEKTEDİR

    “Birlik ve beraberliği tesis ederek korona virüsü ile mücadele etmesi gereken hükumet onlarla mücadele etmeyip muhalefetin belediyeleri ile muhalefet partileri ile mücadele ediyor. Muhalefet belediyelerinin halka yaptığı hizmeti, yardımı engellemekle meşguller.

    Bir gece aniden mecliste mafyaya, kadın ve çocuklara tecavüz edenlere af çıkarıyorlar, bunları haber yapan gazetecileri de ceza evine atıyorlar.

    Vatandaşlarımız bu virus belasından nasıl kurtulacağını hesabını yaparken bunlar kanal İstanbul’un ihalesini yapmakla meşgul oluyorlar.

    “EMEKÇİLERİN SU, ELEKTRİK, DOĞALGAZ BORÇLARI ÖDENMELİ”

    Geldiğimiz bu noktada biz Emekli-Sen olarak sizi son kez uyarıyoruz ve diyoruz ki kriz atlatılıncaya kadar her ay emeklilere 1000 lira destek ödemesi yapmalısınız. İşsizlere, emeklilikte yaşa takılanlara ayda bir asgari ücret tutarında maaş ödemesi yapmalısınız. Esnaflarımıza ve çiftçilerimizin sorunlarını çözüp, kredi dahil tüm borçlarının silmelisiniz ve onların yeniden üretim yapmasının yolu bir an önce açılmalıdır.

    “SAĞLIK EMEKÇİLERİNE HER AY BİR EK MAAŞ VERİLMELİDİR

    Tüm çalışanlarımıza iş güvencesi sağlanmalı, işten atılan kardeşlerimiz derhal işe geri alınmalıdır. 7/24 kahramanca hizmet veren sağlık emekçilerimize her ay birer maaş ikramiye vererek ödüllendirilmelidir.

    Kriz süresince tüm halkın elektrik, su, doğal gaz, ev kiraları ve iletişim giderleri devlet tarafından ödenmelidir.

    “KAYNAK, GEÇMEDİĞİMİZ KÖPRÜLER, MUAYENE OLMADIĞIMIZ SEHİR HASTANELERİDİR

    Eğer kaynak yok diyorsanız geçmediğimiz köprülerden, tünellerden ve muayene olmadığımız şehir hastanelerinden kestiğiniz kesintilerden aldığınız paralar bize 3 ay değil, 6 ay yeter.

    8-10 yıldır karşılıksız baktığınız Suriyeliler 3 ay kendi vatandaşımıza bakamıyor musunuz?

    “DÜNYAYI UMUT EDENLER DEĞİL, MÜCADELE EDENLER DEĞİŞTİRECEKTİR

    Biz Disk Emekli-Sen olarak bu işin takipçisiyiz. Biz DİSK/ Emekli-Sen olarak emeklilerimizin ve emek güçlerini hakları için sonuna kadar mücadele edeceğiz ve bunda da çok kararlıyız. DİSK/Emekli- Sen olarak diyoruz ki, dünya umut edenlerle değil, bizim gibi mücadele edenlerle değişecektir.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Emekli-Sen Temsilcisi Ersoy: 65 Yaş üstü emeklilerin korona testi yapılmalı-VİDEO

    Emekli-Sen Temsilcisi Ersoy: 65 Yaş üstü emeklilerin korona testi yapılmalı-VİDEO

    PİRHA – DİSK/Emekli Sen Akdeniz Bölge Baş Temsilcisi Veli Ersoy, koronavirüs salgını atlatılıncaya kadar tüm 65 yaş üstü emeklilere derhal koronavirüs testi yapılması çağrısı yaptı. Ersoy, “Salgın süresince toplumun tüm ihtiyaçları karşılanmalıdır” dedi. 

    Bütün dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını Türkiye’de de hızla yayılıyor. DİSK/Emekli-Sen Akdeniz Bölge Baş Temsilcisi Veli Ersoy gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Veli Ersoy, koronavirüs ile mücadele etmek için insanlarla tokalaşılmaması, öpüşülmemesi ve en az 1 metre mesafede durulması gerektiğini kaydeden Ersoy, maske takılarak ellerin sık sık sabunla yıkanmasını önerdi.

    65 yaş üstü emeklilere getirilen sokağa çıkma yasağının sanki virüsün sorumlusunun 65 yaş üstü emeklilermiş gibi bir algı yarattığına dikkat çeken Veli Ersoy, bu algının derhal giderilmesi gerektiğini belirtti.

    İktidarın 65 yaş üstü emeklilere kolonya, eldiven ve maske dağıtılacağını ancak şu ana kadar DİSK/ Emekli- Sen üyelerine böyle bir hizmetin verilmediğine değinen Ersoy, Sağlık Bakanlığı’nın acilen eksiği gidermesini istedi.

    “65 YAŞ ÜSTÜ EMEKLİLER KORUMASIZ DURUMDA”

    İktidara seslenen DİSK/Emekli Sen Akdeniz Bölge Baş Temsilcisi Veli Ersoy, koronavirüs krizi atlatılıncaya kadar tüm 65 yaş üstü emeklilere derhal koronavirüs testinin yapılması gerektiğini belirterek, “En büyük risk grubu olarak görülen emeklilerimiz şu an en korumasız durumdadır. Emeklilerimizin bu salgından korumak için acilen koruyucu ekipmanların bir an önce emeklilerimize ulaştırılması gerekmektedir” dedi.

    Ersoy, bu süreçte çalışan emekçilerin ise salgın süresince ücretsiz izinli sayılması ve iş güvencesinin sağlanmasını istedi.

    “SALGIN SÜRESİNCE TOPLUMUN İHTİYAÇLARI KARŞILANMALI”

    Emeklilikte yaşa takılanlara kişi başına en az 3.000 TL destek verilmesi gerektiğini kaydeden Ersoy, konuşmasına şöyle devam etti:

    “İşsizlerimizin, esnaflarımızın ve çiftçilerimizin sorunları derhal giderilmelidir. Salgın süresince hane başına en az 3.000.TL ödeme yapılmalıdır. Emeklilerimize verilen 1000 liralık bayram ikramiyesini 20 gün öne çekilince sanki emeklerimize bağış yapılıyormuş gibi bir algı yaratıldı, bu 1000 TL zaten emeklimizin hakkı.

    Emeklilerimize derhal 2.000 TL destek ödemesi yapılmalıdır. Salgın süresince toplumun tüm ihtiyaçları karşılanmalıdır. Elektrik, doğalgaz,  su ve ev kiraları devlet tarafından ödenmelidir. Kaynak yok diyorsanız geçmediğimiz köprü ve tünellerden, yatmadığımız hastanelerden yaptığınız kesintiler işte size kaynak. 6 Yıldır 4.5 milyon Suriyeliye baktınız, üç ayda bizim vatandaşlarımıza bakınız. Muhalefet belediyelerinin halka yaptığı yardımlarla değil, bir an önce koranavirüsü nasıl yok ederiz, onunla uğraşın, onunla ilgilenin.”   

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Disk Emekli Sen: Zamlar, asgari ücretlilerin yaşam hakkına saldırıdır

    Disk Emekli Sen: Zamlar, asgari ücretlilerin yaşam hakkına saldırıdır

    PİRHADİSK’e bağlı Emekli-Sen, emekli ücretlerine yapılan zamlara ilişkin yaptığı açıklamada “Zamlar, asgari ücretlilerin yaşam hakkına açıkça saldırıdır’’ dedi. 

    DİSK Emeki-Sen Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon verilerine ve asgari ücrete yapılan zamlara ilişkin Emekli-Sen Genel Merkez binasında basın toplantısın düzenledi.

    ‘’TUİK YİNE BİZİ ŞAŞIRTMADI’’

    Sendika adına basın metnini okuyan Çankaya Şube Başkan Metin Çalışkan, TÜİK’in Temmuz-Aralık enflasyonunu %6,5 olarak açıkladığını ve bu oran emeklilerin ücretlerine zam olarak yansıdığını vurgulayarak şunları ifade etti:

    “TÜİK’in açıklamasıyla memur ve memur emeklilerine gelen ücret zammı % 4, enflasyon farkıyla ise % 5 .49; SSK ve BAĞ KUR emeklilerine ise % 6 .49 olacak. Tabii, inanırsanız! Çok değil, geçtiğimiz haftalarda, asgari ücrete yapılan ve asgari ücretlilerin yaşam hakkına açıkça saldırı olan zammın tartışması sürerken TÜİK bizi yine şaşırtmadı! Ülkede dört kişilik bir aile için açlık sınırı 2 bin 162 lira 70 kuruş ve yoksulluk sınırı 7 bin 444 lira 62 kuruşken asgari ücretlilere yapılan zam ve bugün TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarıyla beraber emeklilere yapılacak zam oranları ortadadır.
    Birileri, işçi sınıfının, kıt kanaat geçinerek patronlara, hükümete boyun eğmesini istemektedir! Söylemiştik ve tekrar ediyoruz: Biz bir an olsun yılgınlığa düşmeyeceğiz! Her kriz ortamında ilk iş patronlara teşvikler ve vergi indirimleri gibi yollarla arka çıkanlar; şimdi de emeklilere 100 küsur liralık zamları bir müjde olarak sunma gayret ediyorlar, ama çarşı-pazar alışverişinde her şey gün yüzüne çıkıyor. İşçi sınıfına tam boy saldırıyı sürdürüyorlar; susup köşemize sinmemizi, sınıf mücadelesinden de emekli olmamızı bekliyorlar. Yok öyle yağma! Biz sınıf mücadelesinden emekli olmayacağımızı tekrar tekrar haykırıyoruz! Haykırmaya devam edeceğiz!”

    ’YILGINLIĞA KAPILMAYACAĞIZ’’

    Çalışkan, “Bugün gelinen noktada, hükümetin emeklilere yaptığı zam göstermiştir ki toplu sözleşmeli sendikal hak talebimiz çok yerinde, haklı ve meşru bir taleptir!” diyerek şunları söyledi:

    “İlan ediyoruz; biz hem asgari ücretli işçilere yapılan zulmün hem de bize reva görülen bu insanlık dışı zamların karşısında yılgınlığa kapılmayacağız. DİSK Emekli-Sen örgütlenmeye ve işçi sınıfı mücadelesini sürdürmeye devam edecektir! Taleplerimizden bir adım geri atmadan daha güçlü ve örgütlü bir şekilde mücadelemizin bayrağını yükselteceğiz! İnsan onuruna yaraşır bir ücret mücadelemizi kazanacağız; insan onuruna yaraşır bir yaşamı kendi nasırlı ellerimizle öreceğiz!”

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

     

  • TÜM EMEKLİ-SEN: Enflasyon tavan yaparken, emekli ve emekçi taban yaptı

    TÜM EMEKLİ-SEN: Enflasyon tavan yaparken, emekli ve emekçi taban yaptı

    PİRHA-DİSK’e bağlı Tüm Emekli-Sen Ülkemizde son dönemlerde ekonomik anlamda yaşanan sıkıntılarla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada: “Türkiye tekrar yüksek enflasyonlu bir sürece girdi. Zira açıklanan yıllık artış oranı son 15 yıllık dönemin en yüksek tüketici fiyatları artışıdır” denildi.

    DİSK’e bağlı Tüm Emekli-Sen son dönemlerde ülkedeki ekonomik gidişatın kötüye gitmesi ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Ağustos 2018 tüketici fiyatları artışı TEFE/TÜFE aylık yüzde 2,3 yıllık 17,94 olarak gerçekleşti. Böylece Türkiye tekrar yüksek enflasyonlu bir sürece girdi. Zira açıklanan yıllık artış oranı son 15 yıllık dönemin en yüksek tüketici fiyatları artışıdır. Daha kötüsü yurt içi üretici fiyatları artışının TÜFE yüzde 32,13 olarak gerçekleşmiş olmasıdır.Bu yüksek oranlı artışın piyasa etkileri ortaya çıktıkça, TÜFE artış oranları hızla artmaya devam edecektir. Daha açıkçası ortaya çıkan TEFE TÜFE farkı tüketici fiyatlarına yansıdıkça enflasyon önümüzdeki aylarda artmaya devam edecektir. Öte yandan Elektriğe, doğal gaza yapılan zamların, çarşı pazardaki hızlı fiyat artışının henüz istatistiklere yansımadığı da dikkate alınacak olursa tüketici fiyatlarında önümüzdeki aylarda önemli artışlar yaşanacaktır. Enflasyondaki hızlı artış büyük çoğunluğu 4 kişilik bir ailenin sadece mutfak giderinin karşılığı olan açlık sınırı altında maaş alan, 12 milyon 300 bin emekli başta olmak üzere, toplumun emekçi kesimlerin gelirlerinin reel olarak erimesine yol açacaktır. Bu nedenle, meclis derhal toplanarak duruma el koymalı ve emekliler ile asgari ücretliler başta olmak üzere, tüm ücretleri revize edecek kanuni düzenlemeleri hayata geçirmelidir” denildi.

    HABER MERKEZİ

  • DİSK Emekli-Sen: Bu saldırı kullanılacak yöntemlerin provasıdır

    DİSK Emekli-Sen: Bu saldırı kullanılacak yöntemlerin provasıdır

    PİRHA – Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta etkinliğine yapılan polis müdahalesini kınayan DİSK Emekli-Sen “İnsanın zorla kaybedilmesi de kayıp çocuğunu arayan anneye saldırılması da insanlık suçudur” dedi. 

    700 haftadır gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri’nin bugün ki eylemine polis sert müdahale etti. Müdahalenin ardından yaşananları kınayan açıklamalar da gelmeye başladı. Polisin müdahale etmesine tepki gösteren DİSK Emekli-Sen, gözaltında insan kaybetmenin de kayıplarını arayan annelere saldırılmasının da insanlık suçu olduğunu kaydetti.

    “MÜNFERİT BİR SALDIRI DEĞİLDİR”

    Yazılı olarak yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bu saldırı münferit bir saldırı değildir. Bu saldırı uzun süredir geliyorum diyen ve tek adam yönetiminde vücut bulan faşizmin sokağa yansımasıdır. Saldırıda çok sayıda Cumartesi annesinin şiddet kullanılarak gözaltına alınması yetmemiş gibi, insanların sığındıkları pasajın içine bile gaz bombalarının atılması, ölçüsüzlüğün ve gözü dönmüşlüğün ne derece ileriye vardırıldığının göstergesidir. Bu saldırı aynı zamanda, tek adam yönetiminin, derinleşmekte olan ekonomik krizin konuşulmaması için, gündemi değiştirmek ihtiyacı için yapılmış olup, yine krizin vuracağı emek cephesinden yükselebilecek tepkilere karşı kullanılacak yöntemlerin provası niteliğindedir. Amacı toplumu zapturapt altına alarak, topyekun susturmaktır.

    Buradan haykırıyoruz ne yaparsanız yapın, çocuklarını aramaktan başka bir amacı olmayan, dünyanın en barışçıl eylemlerinden biri olan ve 23 yıl, 700 haftadır devam eden Cumartesi Anneleri’nin eylemine saldırı ülkeyi yönetememenizin göstergesi olup, tarih bu saldırıyı kara bir leke olarak yazacak ve sizi affetmeyecektir. Bu saldırıyı şiddetle kınıyor ve Cumartesi Anneleri’nin sonuna kadar yanında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)