Etiket: disk-genel-is-dersim

  • DİSK Genel İş Dersim: Artık yeter geçinmek istiyoruz!-VİDEO

    DİSK Genel İş Dersim: Artık yeter geçinmek istiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- DİSK/ Genel İş Dersim Temsilciliği, “Artık yeter geçinmek istiyoruz” başlığıyla yaptığı açıklamada Türk-İş, Hak-İş ve emek-demokrasi güçlerine geçim sorunlarını çözmek için üretimden gelen gücünü kullanma çağrısı yaptı.

    DİSK/ Genel İş Dersim Temsilciliği, “Artık yeter geçinmek istiyoruz” başlığıyla belediye garaj önünde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamada, “Ülkeyi yönetenler dövizden size ne diyorlar. Bizim aklımızla dalga geçmeyin! Biz Türk Lirası kazanıyoruz, ancak döviz kuru arttıkça iğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Türk Lirası değer kaybettikçe her gün daha da yoksullaşıyoruz. Ayrıcalıklı 3-5 müteahhit şirketiniz gibi döviz üzerinden geçiş garantili ihalelerle yaşamıyoruz. Döviz artıkça milyarlarımıza milyarlar katmıyoruz. Aksine Türk Lirası değer kaybettikçe, emeğimiz ucuzluyor, satın alma gücümüz azalıyor. Ülkeyi yönetenler Türk Lirasının değer kaybetmesi ile övünüp buna ‘kurtuluş savaşı’ diyorlar” denildi.

    “TÜM KAYIPLAR ASGARİ ÜCRET ARTIŞIYLA TELAFİ EDİLMELİ”

    Açıklamanın devamında Türk lirasını ucuzlatarak, işçi sınıfını yoksullaştırarak rekabet gücü kazanmaya, yabancı sermaye çekmeye çalıştığını kendi ağzıyla itiraf eden bir iktidar uyarılarak, şunlar kaydedildi:

    “TL’nin ve emeğin değersizleştirilmesi politikasından derhal vazgeçilmelidir. TL’nin değersizleşmesi nedeniyle yaşanan tüm kayıplar asgari ücret artışıyla telafi edilmeli, bu artışta işçiler büyümeden de pay almalıdır. Asgari ücretin ve tüm ücretlerin asgari ücret tutarı kadar bölümünde vergi ve kesintiler kaldırılarak tüm ücretlere 1000 lira iyileştirme yapılmalıdır. İşçi sınıfının yaşadığı gelir kaybını telafi etmesinin en önemli yolu, sendika ve grev hakkıdır. Bu hakların kullanımı önündeki tüm yasal ve fiili engelleri kaldırılmalıdır.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Asgari ücret insanca yaşanacak bir düzeyde olmalı-VİDEO

    ‘Asgari ücret insanca yaşanacak bir düzeyde olmalı-VİDEO

    PİRHA-Disk Genel-İş Dersim Şubesi asgari ücretin insanca yaşanacak bir düzeyde olması gerektiğini belirterek, “Türkiye giderek sermaye için bir ucuz ekmek cenneti haline gelmektedir” dedi.

    Disk Genel-İş Dersim Şubesi, asgari ücrete ilişkin sanat sokağında basın açıklaması yaptı.

    Açıklamayı okuyan Disk Genel İş Dersim Şube Başkanı Şükran Yılmaz, “Salgın döneminde çarklar dönerken işçiler sağlığını kaybediyor. Ama çarkları döndüren milyonlarca işçi yoksullaşırken, bir avuç sermaye karlarına kar katıyor. Asgari ücret gelir dağılımındaki bu eşitsizliği gidermenin en etkili aracıdır” dedi.

    “SALGIN DÖNEMİNDE ÇARKLAR DÖNERKEN İŞÇİLER SAĞLIĞINI KAYBEDİYOR”

    Her gün sağlığımızı kaybetme tehditti altındayız, enflasyon arttığında işsizliğinde arttığını söyleyen Yılmaz, şunları kaydetti:

    “İşçi sınıfı bir yandan Covid-19 salgınıyla bir yandan da ekonomik krizin ağır yüküyle mücadele ederken 2021 asgari ücret belirlenmiş olacak. Milyonlarca işçi kısa çalışma ödeneği ile günde 39 lira ile ücretsiz izin ödeneği ile yaşamaya çalışıyor. Bu yüzden salgın ve ekonomik krizin yarattığı yoksullaştırmaya karşı asgari ücretin insanca yaşanacak bir düzeye yükseltilmesi bu sene her zamankinden daha önemli. Salgın döneminde çarklar dönerken işçiler sağlığını kaybediyor. Ama çarkları döndüren milyonlarca işçi yoksullaşırken bir avuç sermaye karlarına kar katıyor. Asgari ücret gelir dağılımındaki bu eşitsizliği gidermenin en etkili aracıdır.”

    “İŞÇİ SINIFI GİDEREK DÜNYADA EMEĞİ VE YAŞAMI EN UCUZ İŞÇİLER HALİNE GELİYOR”

    Türkiye’nin giderek sermaye için bir ucuz ekmek cenneti haline geldiğini söyleyen Yılmaz, “Türkiye’deki asgari ücret Arnavutluk hariç Avrupa’daki en düşük asgari ücrettir. Asgari ücret erimeye devam ediyor. 2003 yılında asgari ücretin yıllık tutarı ile 25 altın alınabilirken, 2020’ de yıllık net asgari ücret ile sadece 10 cumhuriyet altını alınabiliyor. Asgari ücret 2016’da 430 dolar iken bugün 300 doların altına düştü. Türkiye işçi sınıfı giderek dünyada emeği ve yaşamı en ucuz işçiler haline geliyor” dedi.

    Bu adaletsizliklere karşı DİSK’in 2021 talepleri şunlardır:

    -Salgın döneminde asgari ücret brüt asgari ücret vergisiz ve kesintisiz net olarak ödenmelidir.

    -Bütçeden asgari ücrete nakit desteği sağlanmalıdır.

    -Asgari ücret tamamen vergi dışı bırakılmalıdır. Tüm ücretlerin asgari ücret kadar gelirinden vergi alınmamalıdır.

    -Salgın döneminde asgari ücret SGK işçi primleri devlet bütçesinden karşılanmalıdır.

    -2021 asgari ücreti Covid-19 salgınının getirdiği yeni yükler dikkate alınarak hesaplanmalıdır.

    -Asgari ücret hesabında sadece işçinin kendisi değil ailesi de esas alınmalıdır.

    -Asgari ücret tespitinde geçim koşulları ve milli gelir artışı dikkate alınmalıdır.

    -Asgari ücret bütün işçi ve memurlar için ortak saptanmalıdır.

    -Asgari ücret 2021 için net 3.800 TL olarak saptanmalıdır.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Disk Genel-İş Dersim Şubesi: Haklarımız için gereğini yapmak hepimizin boynunun borcudur

    Disk Genel-İş Dersim Şubesi: Haklarımız için gereğini yapmak hepimizin boynunun borcudur

    PİRHA-Disk Genel-İş Dersim Şubesi 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçilerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve emeklilik hakkını gasp etmeye yönelik torba yasa tasarısına karşı yaptığı açıklamada “Bu yasa teklifi bugün meclisten geri çekilmez ise üretimden gelen gücümüzü kullanarak meydanları doldurmaya kararlıyız. Tüm emek örgütlerini ve tüm dostlarımızı köleliğe karşı bu iradeye güç vermeye çağırıyoruz” denildi.

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen “İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” Meclis gündeminde. Şu ana kadar ilgili kanun teklifindeki ilk 19 madde muhalefet partilerinin tepkisine rağmen iktidar bloğu tarafından Meclis’ten geçirildi.

    Basın açıklamasını Disk Genel İş Dersim Şube Başkanı Şükran Yılmaz okudu.

    “TORBA YASA GERİ ÇEKİLSİN!”

    İşçi sınıfı başta olmak üzere halkımız işsizlik, hayat pahalılığı, pandeminin etkileriyle mücadele ettiğini söyleyen Şükran Yılmaz, “Bunun üzerine Ege bölgemizde büyük bir yıkım ve can kaybı yaratan deprem felaketi yaşanmışken işçilerin haklarına el uzan bir yasa teklifi karşımıza çıkarılmıştır. Bu yasa teklifine göre 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçiler için koşulsuz olarak belirli süreli sözleşme yapılabilecek. Belirli süreli sözleşme geçici işçiliktir. Belirli süreli sözleşme kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadan çalışmaktır. Belirli süreli sözleşme güvencesiz çalışmaktır” dedi.

    Yılmaz, “İktidara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sesleniyoruz: işçiler arasında yaşa göre ayrımcılık uygulamak adaletsizdir, Anayasa’ya aykırıdır. Genç işçilerin ve zaten EYT sorununun mağduru olan 50 yaş üstü işçilerin haklarına el uzatmaktan hemen vazgeçin. Ülkenin pandemi gibi, deprem gibi, hayat pahalılığı gibi, işsizlik gibi bu kadar ciddi sorunları varken TBMM’den beklenen işçilerin haklarını gasp edecek yasalar değil; işimizi, aşımızı, geçimimizi, sağlığımızı koruyacak tedbirler almasıdır. 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçilerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve emeklilik hakkını gasp etmeye yönelik torba yasa tasarısına onay verecek her vekil tarihe adını affedilmeyecek bir vicdansızlık ile yazdıracaktır. Milletvekillerine sesleniyoruz: Halka karşı sorumluluğunuzu unutmayın. Küçük bir azınlığın çıkarı için, işçilerin haklarını, geleceğini yakmayın” diye konuştu.

    “TÜM DOSTLARIMIZI KÖLELİĞE KARŞI BU İRADEYE GÜÇ VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Bugün Meclis’te görüşmelerine yeniden başlanacak olan bu kölelik yasaları geri çekilmesi gerektiğini söyleyen Yılmaz, şöyle devam etti:

    “DİSK’in Türk-İş’in ve Hak-İş’in ortak bir irade gösterdiği bu konuda, haklarımız ve çocuklarımız için gereğini yapmak hepimizin boynunun borcudur. Bu yasa teklifinin geri çekilmemesi halinde bugüne kadar ortaya koyduğumuz iradeyi daha da büyüteceğimize, üretimden gelen gücümüzü kullanmak da dahil olmak üzere demokratik direnme hakkımızı kullanacağımıza kimsenin şüphesi olmasın. Bir kez daha altını çiziyoruz: Bu yasa teklifi bugün meclisten geri çekilmez ise üretimden gelen gücümüzü kullanarak meydanları doldurmaya kararlıyız. Tüm emek örgütlerini ve tüm dostlarımızı köleliğe karşı bu iradeye güç vermeye çağırıyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • Disk Genel İş Dersim Şubesi: İrademizin sonuna kadar arkasındayız

    Disk Genel İş Dersim Şubesi: İrademizin sonuna kadar arkasındayız

    PİRHA- Disk Genel İş Dersim Şubesi belediye tabelasının ‘Dersim’ olarak değiştirilmesi kararının mahkeme tarafından durdurulması ve gelen tepkilere ilişkin yaptığı açıklamada, “Ezelden beri söylenegelen Dersim mi, Tunceli mi kararı bu halkın seçilmiş iradesinin kararıdır. Doğrusu da bizim yanlışı da bizimdir” dedi.

    Disk Genel İş Dersim Şubesi ‘Dersim’ ismine ilişkin gerek sosyal medyada gerekse siyasi partilerin milletvekillerinin ırkçı söylemlerine ilişkin Dersim Belediyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Basın açıklamasını Disk Genel İş Dersim Şube Başkanı Şükran Yılmaz okudu.

    “İRADEMİZİN SONUNA KADAR ARKASINDAYIZ”

    Son günlerde Dersim’e yönelik saldırı furyasının ardı arkasının kesilmediğini belirten Yılmaz, “Bizler bu kentin emekçileri ve sahipleri olarak adımızın ve irademizin sonuna kadar arkasındayız. Ezelden beri söylenegelen Dersim mi, Tunceli mi kararı bu halkın seçilmiş iradesinin kararıdır. Doğrusu da bizim yanlışı da bizimdir. Devlet Bahçeli bu hususa dair ‘İlgili karar yok hükmündedir, ayaklarımızın altındadır’ diyor. Biz de diyoruz ki ‘Dersim’e dair ancak sen ve senin söylemin ayaklarımızın altında olur. Tarihimiz geleceğimiz hakkında da yani ne olduğumuz ne olacağımız hakkında da söz sahibi değilsin. Yoksulluğu, işsizliği, hırsızlığı gündemlerimizi saptırarak saklayamazsın. Tarihimiz Dersim’dir, kalbimiz yarınımızda da Dersim olacaktır” şeklinde konuştu.

    “KADIN ÜYELERİMİZ BİZİM KIYMETLİMİZDİR”

    Bem-Bir-Sen sendikasının belediye binasının önüne gelerek Devrimci İşçi Sendikası olarak kendilerini hedef aldığını dile getiren Yılmaz şöyle devam etti:

    “Yapılan mağdur edebiyatında endekse verilen kadın üyelerimizin cezalandırıldığı iddia etmiştir. Bu kadın üyelerimizin neden endekse verildiğini bilmeyen bu zatlar kendilerince senaryo yazarak bir hikaye uydurmuşlardır. Bilmeliler ki ihtiyaç dahilinde eski yeni, kadın erkek her çalışan kendisine tayin edilen görevleri yapmakla yükümlüdür. Biz kimin nerede çalışacağına dair karar mercii değiliz. Ancak yöneten kim olursa olsun biz herkesin eşit iş ücret adaleti ile bir hukuk etrafında birleştirilmesini isteriz. Kadın üyelerimiz bizim kıymetlimizdir. Makbul itaat eden çalışma ve yaşam alanlarının dışında tutmak isteyen kadın zihniyete inat çalışan, üreten, eşit temsiliyet ve kadın odaklı yerel çalışma modellerini yüceltmeye devam edeceğiz. Onları çorbanıza sos edemezsiniz. Gelen yönetici kim olursa olsun herkesin sağlığına, psikolojisine, fizyolojisine uygun bir konumlandırma ile koordine edilmesini isteriz ve takip ederiz. Şirket çalışanı olduğu halde kurum amirlerinin üstü bir yetki ile donatılmışlar, günü geldiğinde sadece bankamatiğe uğrayanlar yani bankamatik işçileri ve bugün ise raporla kendini ölüme verenler 7 aydır gece gündüz çalışan temizlik işçilerimizi ezdiriyorlar. Biz emek sendikasıyız, haksız emeksiz bir tutumun savunmasında olmayız. Kaldı ki bahsi geçen raporlular, hastalar sendikamız üyesi değildir. Hukukunu bize ve emekçilerimize karşıtlık üzerinden kuranları kimse savunmamızı bekleyemez. Çalışma disiplini kurumsal baskı olarak açıklanamaz aksine son yıllarda yaşanageldiği gibi kurumsal erki, iktidar gücünü arkasına alan bireylerin kuruma ve çalışanlara kendini dayatma anlayışı söz konusudur.”

    “HUKUK BİR GÜN HEPİMİZE LAZIM OLACAK”

    “Emek mücadelesinde emekçileri yoksulluğa, işsizliğe, açlığa mahkum eden sistemin taşeronluğunu yapan sarı sendikaların yandaşlarının bize haktan, özgürlükten, eşitlikten bahsetmeleri abes bir durumdur” diyen Yılmaz, “Bu hükümetin 17 yıllık iktidarında bütün baskı ve zorlamalara karşı emek ve demokrasi mücadelesinin yanında değil tam karşısında yer aldılar. İki gün önce görevi başındayken derdest edilip gözaltına alınan sendikanız üyesi düşüncesi inancı ne olursa olsun yanında olacak mısınız yoksa bugüne kadar yaptığınız teröristsin deyip bir elinizle de sizde iteceksiniz.

    Ve  yine aynı görevi başında iken ellerinden encümen kararı alınıp atılan, telefonları toplatılan talimat ile tek sıra halinde gözaltına alınan sendikamız üye ve yöneticisi ve Tüm Bel Sen üyesi arkadaşlarımıza yapılan muameleyi şiddetle reddediyor ve son olmasını diliyoruz. Hukuk bir gün hepimize lazım olacaktır hiç kimse erkinden kaynaklı gücü hukuk devletinin demokratik teamüllerin üstünde olamaz. Hiç kimsenin iradesi halk iradesinin üstünde olamaz bir ilin en büyük mülkü amirine düşen bir işletmeyi değil halkın çıkarını ve iradesini hukukunu gözetmek ve kollamaktır” diye konuştu.

    “BELEDİYE ÖNÜNDEKİ ZIRHLI ARAÇLAR BASKI VE KAYGI KAYNAĞIDIR”

    Bem-Bir-Sen sarı sendika yöneticilerinin açıklama yaptıkları alanın bir baskı alanı olduğunu iddia ettiğini ifade eden Yılmaz, “Dersim belediyesinin önünde zorun gücünü temsil eden zırhlı araçları görmezden gelerek, tam da üç maymunun kendileri olduklarını ispatlamışlardır. Önlerindeki resmi görmeyerek hem kör olduklarını, hem de psikolojik güç hastalığına yakalandıklarını beyan etmişlerdir. Dersim bahsinden beri belediye önünde konumlandırılan zırhlı araçlar halkımız ve emekçilerimiz üzerinde bir baskı ve kaygı kaynağıdır. Yaşadığımız travmatik süreçlerin suretidir ve istemiyoruz. Bu toplumun ihtiyacı olan atanmışların değil seçilmişlerin yönetim temsiliyetidir” dedi.

    PİRHA/DERSİM