Etiket: divriği kültür derneği

  • Divriği Kültür Derneği’nden Antalya’da dayanışma pikniği-VİDEO

    Divriği Kültür Derneği’nden Antalya’da dayanışma pikniği-VİDEO

    PİRHA-Antalya Divriği Kültür Derneği, Konyaaltı Sarısu alanında dayanışma pikniği gerçekleştirdi. Etkinlik sonrası PİRHA’ya konuşan Divriği Kültür Derneği Antalya Şube Başkanı İlyas Şimşek, “Divriği Kültür Derneği demokratik kitle örgütü bilinci ile uzun yıllardan beri hizmetlerine devam ediyor. Türkiye’nin laik demokratik yapısına hizmet etmek ve var olmak için bu konuda çaba sarf ediyor” dedi.

    Antalya Divriği Kültür Derneği, Konyaaltı Sarısu mevkiinde dayanışma pikniği gerçekleştirdi. Şenliğe demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar  Araştırmacı Yazar Ali Aksüt, İstanbul Divriği Arıkpaşa Derneği Başkanı ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Sanatçı Efe Güldaş, Naciye Çokbilir ve İbrahim Pala’nın söylediği deyişlerin ardından, Barak havaları ve Sivas yöresine ait türküler eşliğinde halaylar çekildi.

    “DİVRİĞİ DERNEĞİ ANTALYA’DA 90’LI YILLARDAN BERİ FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR”

    Divriği Kültür Derneği Antalya Şube Başkanı İlyas Şimşek derneğin kısa tarihçesi ve yürütülen faaliyetlerle ilgili PİRHA’ya bilgiler verdi. Divriği Kültür Derneği’nin Antalya’da 90’lı yıllardan beri faaliyetlerinin bulunduğunu ifade ederek, şunları belirtti:

    “Zaman zaman kültürel etkinliklerle bir araya geliyoruz. Pandemiden dolayı aksaklıklar oluştu, biz buna rağmen Divriği Kültür Derneğini faaliyetlerini Antalya’da yürütmeye çalışıyoruz. Bazen kahvaltılar, bazen ise organize yemekler yapıyoruz. Her yılın ilkbahar ve sonbaharında da insanlarımızın katılımı dahilinde de piknik ve Divriği pilavı yapıyoruz” dedi.

    “DİVRİĞİ KÜLTÜR DERNEĞİ DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTÜ BİLİNCİYLE HAREKET EDİYOR”

    Divriği Kültür Derneği’nin kurulduğu illerle ilgili bilgi de aktaran Şimşek, Türkiye genelinde ilk kurulduğu yer İstanbul sonra Ankara, İzmir ve Antalya’da devam ediyor” diye ekledi.

    Divriği Kültür Derneği’nin demokratik kitle örgütü olma bilinciyle hareket ettiğini belirten Şimşek, “Uzun yıllardan beri hizmetlerine devam ediyor. Türkiye’nin laik demokratik yapısına hizmet etmek ve var olmak için bu konuda çaba sarf ediyor” şeklinde ifade etti.

    DÜĞÜNDE, BAYRAMDA, CENAZELERDE ÖZEL VE ZOR GÜNLERDE BİR ARAYA GELİYORUZ” 

    Pandemi öncesinde derneğin yerini satın aldıklarını aktaran Divriği Kültür Derneği Antalya Şube Başkanı İlyas Şimşek, şunları kaydetti:

    “Zaman zaman derneğimizde kahvaltılar, piknikler ve yemekler yaparak bir araya gelmeye çalışıyoruz. Divriği kültürünü ülkenin güney batısı olan Akdeniz’de sürdürmeye çalışıyoruz. Düğünde, bayramda, cenazelerde, özel ve zor günlerde bir araya geliyoruz” dedi. Burada gönülleri birledik. Türkülerle deyişlerle Divriğili olmayan dostlarımızla birlikte biraya geldik. Her zaman olduğu gibi bizi yalnız bırakmadığı için Pir Haber Ajansı’na teşekkür ediyorum.”

    Etkinlik kapsamında sohbet edildi, türküler eşliğinde halaylar çekildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Divriği Kültür Derneği 70. kuruluş yılını İstanbul’da kutlayacak

    Divriği Kültür Derneği 70. kuruluş yılını İstanbul’da kutlayacak

    PİRHA-Divriği Kültür Derneği 70. kuruluş yıl dönümünü 7 Ocak Cumartesi günü Cemal Rey Konser Salonu’nda düzenlenecek etkinlik ile kutlayacağını duyurdu.

    1952 yılında kurulan Divriği Kültür Derneği, 70. kuruluş yıl dönümünü 7 Ocak Cumartesi günü İstanbul’daki Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda kutlayacak.
    Pınar Aydınlar, Nida Ateş, Erdal Güney, Ruhi Su Dostlar Korosu, Erdoğan Emir, Yol’a Düş, Murat Türkyılmaz ile Bahar Doğan’ın katılacağı ücretsiz etkinliğe çağrı yapan Divriği Kültür Derneği “Demokratik, laik ve hukuk devletinin yılmaz savunucusu ve kollayıcısı olan derneğimizi birlikte kurduk, birlikte daha yukarılara taşıyacağız. 70. yıl şenliğimizde tüm üye ve dostlarımızla omuz omuza olacağız” mesajını paylaştı.
    PİRHA/İSTANBUL
  • ‘5 üyemiz Sivas’ta katledildi; mahkeme müdahil olma isteğimizi hep reddetti’

    ‘5 üyemiz Sivas’ta katledildi; mahkeme müdahil olma isteğimizi hep reddetti’

    PİRHA- Divriği Kültür Derneği Başkanı Nurullah Ünsal, Sivas Katliam’ında 5 üyelerinin yaşamını yitirdiğini belirterek, davaya hep müdahil olmak istediklerini ancak  mahkemenin müdahillik taleplerini reddettiğini söyledi. Ünsal, “Biz yine de adalet sağlanana kadar müdahil dilekçesini veremeye devam edeceğiz” dedi.

    2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Madımak otelinin yakılmasıyla aralarında aydın, yazar, sanatçılar ve 2 otel çalışanının da bulunduğu 35 insan hayatını kaybetti. Zaman aşımına uğrayan Sivas Katliamı davasından dosyası ayrılan 3 firari sanıkla ilgili dava ise Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürüyor. Duruşma 19 Eylül’de görülecek.

    Sivas Katliam davasının 3 firari sanığı Eren Ceylan, Murat Songur ve Murat Karataş’ın yargılanması sürerken, Almanya’da olan sanıklar hala Türkiye’ye iade edilmedi.
    Sanıkların İçişleri Bakanlığının terör arananlar listesine alınması için  katliamda hayatını kaybeden Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa’nın avukatı Coşkun Özgür Piroğlu, İçişleri Bakanlığı’na Mayıs 2020’de başvuruda bulundu.

    Başvuru dilekçesinde “Sanıkların suçları 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar arasındadır. Sivas Katliamı, örgütlü olarak gerçekleşen bir terör katliamıdır. Bakanlığınızın terör arananlar listesinde bu 3 firari sanığın isminin olmadığını öğrendim” ifadelerine yer verildi.
    3 sanığın aranan teröristler listesine eklenmesi talep edilen dilekçede sanıkların katliam davasında yargılandıklarının bakanlığın internet sitesine konulması ve  yakalanmaları için para ödülü belirlenmesi istendi. Dilekçede ayrıca sanıklarla ilgili ayrıntılı bilgilerin Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaştırılması da talep edildi.

    Sivas Divriği Kültür Derneği Başkanı Nurullah Ünsal, Sivas Katliamı davasına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Ünsal, Madımak otelde katledilenlerden 5’inin derneklerinin üyesi olduğunu belirterek, şunları ifade etti:

    “1993 yılında Pir Şultan Abdal Banaz anma etkinliğinde Divriği Kültür Derneği olarak tertip komitesinde yer aldık. Katliamın üzerinden 27 yıl geçti. Sivas Katliamı davasının görüldüğü mahkemeye dernek olarak katılım göstererek dava sürecini takip ettik. 2019 yılında da dava dosyası için yeniden müdahil olmak için mahkemeye dilekçe verdik. Sivas Katliam davasının ilk mahkemesinde  tertip komitesinden Gülsün Karababa, Gülenden Akça, Handan Metin, Sait Metin ve Mehmet Atay olmak üzere 5 üyemizin olduğunu ve mağdur olduğumuzu beyan etmemize rağmen müdahilliğimiz mahkeme tarafından reddedildi. Biz yine de müdahil olma dilekçesini mahkemeye veremeye devam edeceğiz.”

    Sivas Madımak katillerinden birinin hastalık bahanesiyle affedildiğini, diğer katillerin de yurtdışında elini kolunu sallayarak dolaştığını vurgulayan Ünsal, “Sivas için adalet, herkes için adalet” demeye devam edeceklerini söyledi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • Katliamın 4. yılında sergi: 103 bir sayı değil bir dünya, umut, hayaller…-VİDEO

    Katliamın 4. yılında sergi: 103 bir sayı değil bir dünya, umut, hayaller…-VİDEO

    PİRHA-10 Ekim Ankara Katliamı’nda hayatını kaybedenler anısına, Taksim’de bulunan Divriği Kültür Derneği’nde fotoğraf sergisi açıldı. Katliamda yaralanan Ayşegül Duman, sergi için Tekirdağ’dan geldi. Duman, katliamın yaşandığı ilk günden beri yüzleştiğini belirterek “Eğer ayaktaysak şayet asıl sorumluların hesap verdiği günü görmek içindir” diyor.  

    Haberin Videosu

    10 Ekim 2015’te IŞİD çetelerinin Ankara’daki Barış Mitingi’ne yönelik yaptığı katliamın üzerinden 4 yıl geçti. 103 kişinin hayatını kaybettiği, binlerce insanın da yaralandığı katliamda hayatını kaybedenler anısına Divriği Kültür Derneği’nde fotoğraf sergisi açıldı. Sergide ayrıca katliamda hayatını kaybedenlerin yer aldığı bir kısa film de gösteriliyor.

    “AMACIMIZ BELLEK OLUŞTURMAK”

    Sergide, Ankara Katliamı öncesi, sonrası, katliamın yıl dönümünde yapılan anmalar ve mahkemelerin yer aldığı fotoğraflar bulunuyor. Geçtiğimiz gün açılan sergide Red Fotoğraf adına konuşan fotoğrafçı Özcan Yaman, amaçlarının bellek oluşturmak olduğunu ve katliamın hafızalardan silinmemesi gerektiğini vurguladı.

    “FAİLLER YARGILANANA KADAR BELLEKTE YER ALANLARI SERGİLEYECEĞİZ”

    Katliam sonrası yaşanan mahkeme süreçlerine değinen Yaman, geçmişten bugüne kadar Türkiye’de yaşanan katliamlarda suçluların hiçbir zaman yargılanmadığını kaydederek “Dersim’den bugüne yaşananların sorumluları cezalandırılmadı. Bizler, Ankara Katliamı da böyle olsun istemiyoruz. Katliamın planlayıcıları, suçluları, devlet görevlileri ve buna dahil olan kim varsa açıklansın ve cezalandırılsın istiyoruz” dedi. Yaman, failler bulunana kadar bellekte yer alanları sergileyeceklerini ve unutulmaması için mücadele edeceklerini söyledi.

    “BARIŞ DERKEN KENDİMİZİ KANLI BİR SAVAŞIN İÇİNDE BULDUK”

    Sergiye gelen ziyaretçilerden Ayşegül Duman, Ankara Katliamı’ndan yaralı kurtulanlardan. Katliamda aldığı yaradan dolayı koltuk değneği ile yürümek zorunda kalan Duman, 103 kişinin hayatını kaybetmesinin yanında kendi durumunun lafı bile edilmeyeceğini söylüyor. Yaşadıklarını anlatmaya hiçbir kelimenin yetmediğini kaydeden Duman, “Biz barış derken kendimizi bir savaşın içinde bulduk orada kanlı bir cehennem, kanlı bir savaş. Yer gök kırmızı kandı, simsiyah duman. O yanmış insan etinin kokusunu hala unutamam. İnsanlığa sığmayan her şey oradaydı ve biz onu yaşıyorduk” diyor.

    “YA HEP BERABER ÇIKSAYDIK YA HİÇ BİRİMİZ ÇIKAMASAYDIK”

    Saldırı olduktan sonra polisin yaralılara müdahalesini hatırlatan Duman, “Biz alanda yerdeyken polis bize müdahale etti. Neyimize müdahale ettiyse hala anlamış değiliz. Ben ısrarla yanımdaki insanlara ‘Beni bırakın ve kaçın’ dedim. Ama hiç kimse kıpırdayamadı yerinden” diyor. Üzerlerine biber gazı sıkıldığında sağlıkçıların müdahaleyi yarım bırakmak zorunda kaldıklarını ifade eden Duman, bu durumun kayıpların ve ağır yaralıların sayısını arttırdığını vurgulayarak şöyle devam ediyor:

    “103 sıradan bir sayı değil. Bir can, hayaller, umutlar, yaşam, aileler. 103 bir sayıdan ibaret değil, bir dünya o 103 sayısı bizim için. Keşke o yaralandığımız alandan ya hep beraber çıksaydık ya hiçbirimiz çıkamasaydık.”

    “SORUMLULARIN HESAP VERDİĞİ GÜNÜ GÖRMEK İÇİN AYAKTAYIZ”

    İlk günden beri sürekli yüzleştiğini belirten Duman, “Bu fotoğraflar bizim öfkemizi, hıncımızı ve isyanımızı biliyor. Acımız, öfkemiz, hıncımız o ilk andaki gibi sıcacık ve taze. Eğer ayaktaysak, var görünüyorsak şayet asıl sorumluların hesap verdiği günü görmek içindir ve biz hesap soracağız. Asıl sorumlular yargılanana kadar bu davanın takipçisi olacağız” diye ifade ediyor.

    “HERKESİ DAVAMIZIN TAKİPÇİSİ OLMAYA DAVET EDİYORUZ”

    Duma, Ankara Katliamı davası ile ilgili de şu bilgileri veriyor:

    “36 sanık hakkında yürüyen bir ağır ceza dosyası vardı. Bunlardan 19’una çeşitli cezalar verilerek dosya kapandı. 19 kişiden geriye kalan 16 firari sanık var. Nasıl firari oldukları da bilinmiyor. Firari adlandırılması bile bizim için trajikomik ve ciddi bir ironi. Bu firari sanıkların yargılandığı ikinci bir dosya Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. 21 Kasım’da ikinci dosyanın 3. oturumu görülecek. Herkesi davamızın takipçisi olmaya davet ediyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazeteciler çektikleri Cumartesi Anneleri’nin fotoğraflarını sergiledi

    Gazeteciler çektikleri Cumartesi Anneleri’nin fotoğraflarını sergiledi

    PİRHA- Cumartesi Anneleri’nin eylemini takip eden gazeteciler, çektikleri fotoğrafları, “Tanık fotoğrafçıların gözünde Cumartesi Anneleri” adlı sergide bir araya getirdi.

    “17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası” nedeniyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri’nin eylemini takip eden fotoğrafçılar “Tanık fotoğrafçıların gözünde Cumartesi Anneleri” adlı fotoğraf sergisi düzenlendi.

    Çok sayıda gazetecinin fotoğraflarıyla katıldığı sergi, Beyoğlu’nda bulunan Divriği Kültür Derneği’nde açıldı. Sergi, 31 Mayıs’a kadar sanatseverlere açık olacak.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • 3 Mayıs’ta ‘Geçmişten günümüze Alevilik’ paneli yapılacak

    3 Mayıs’ta ‘Geçmişten günümüze Alevilik’ paneli yapılacak

    PİRHA – Divriği Kültür Derneği Gençlik Kurulu’nun düzenlediği ‘Geçmişten günümüze Alevilik’ paneli 3 Mayıs’ta Divriği Kültür Derneği’nde yapılacak. 

    İstanbul Divriği Kültür Derneği Gençlik Kurulu, 3 Mayıs’da ‘Geçmişten günümüze Alevilik’ paneli düzenliyor. Moderatörlüğünü Gözde Demirelöz’ün yaptığı panelde İlahiyatçı- Yazar M.Cemil Kılıç, Alevi Aktivist Aydın Deniz, Yeni Bosna Cemevi Post Dedesi Veysel Kara, Cem Vakfı Gençlik Kolları Genel Başkanı C. Aşkın Topal konuşmacı olarak yer alacak.

    İstanbul İstiklal Caddesi Suriye Pasajı’nda bulunan Divriği Kültür Derneği’nde yapılacak panel, 3 Mayıs Cuma günü saat 19.00’da başlayacak. (HABER MERKEZİ)

     

  • Divriği Kültür Derneği 20 Ocak’ta 49. Olağan Genel Kurulu’nu yapacak

    Divriği Kültür Derneği 20 Ocak’ta 49. Olağan Genel Kurulu’nu yapacak

    PİRHA- Divriği Kültür Derneği “Acil demokrasi talebi” ile 49. Olağan Genel Kurulu’nu 20 Ocak Pazar günü Sarıyer Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde yapacak. 

    1952 yılında kurulan Divriği Kültür Derneği 49. Olağan Genel Kurulu’nu yapıyor. Genel Kurul 20 Ocak Pazar günü saat 12.00 ile 18.00 arasında Sarıyer Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde yapılacak.

    “Acil demokrasi talebi” ile yapılacak olan genel kurulda İstanbul SİS Gösteri Sanatları Dans Topluluğu dans gösterisi yapacak. (HABER MERKEZİ)

     

  • Divriğili kadınlardan maden tepkisi: Kendi kârları için bizi öldürecekler-VİDEO

    Divriğili kadınlardan maden tepkisi: Kendi kârları için bizi öldürecekler-VİDEO

    PİRHA- Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Mursal Köyü’nde yapımına başlanan altın madenine tepkiler sürüyor. Mursal’da altın madeni istemediklerini söyleyen kadınlar siyanürü Mursal halkına layık görmediklerini belirttiler. 

    Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Mursal Köyü’nde yapılmak istenen maden doğaya zarar vermeye başladı. Ağaçların kurumasına neden olan madene bir tepki de kadınlardan geldi.

    “MURSAL DEVLET POLİTİKASI OLARAK BİLİNÇLİ SEÇİLDİ”

    Madene karşı tepkilerini dile getirmek için İstanbul’dan Mursal’a gelen Divriği Kültür Derneği yöneticilerinden Cennet Şimşek, Mursal’ın özellikle seçildiğini kaydetti.

    Siyanürlü altının insan sağlığına, toprağa, suya zarar verdiğinin bilincinde olduklarını ifade eden Şimşek, “Benim bunu hissetmem için Divriği’de yaşamama gerek yok. İstanbul’da siyanürlü altını hissediyorum ben. Doğduğumuz yere doyamayanlardanız biz. Maalesef memleketimizi terk etmek zorunda kaldık. Bunun acısını İstanbul’da yaşıyoruz. Hakikaten yüreğim acıyor. O yüzden bir kez gelmem gerekirse, on kez gelmem gerekirse yine geleceğim. Hem memleketim için, hem memleketimde yaşayan insanlar için hem de devlet politikasına karşı olduğum için geliyorum ve gelmeye devam edeceğim” şeklinde konuştu.

    “KADINLARIN GÜCÜ MADENCİLERİ YENECEK”

    Genellikle Alevilerin yaşadığı bir bölge olan Divriği’de madenlerin bilinçli olarak yapıldığını söyleyen Şimşek, 1952-53 yıllarında il olması gereken Divriği’nin ilçe olarak bırakılıp göçe zorlandığını vurguladı. Kadınlar olarak sonuna kadar bu madene karşı direneceklerini ifade eden Şimşek, “Kesinlikle Mursal’da siyanürlü altına izin vermeyeceğiz. Gerekirse sondajların önüne bedenimizi koyacağız. Kadınların gücü madencileri yenecek.

    “SİYANÜRÜ MURSAL HALKINA LAYIK GÖRMÜYORUZ”

    Divriği Kültür Derneği’nden Menekşe Elmalı da kilometrelerce öteden İstanbul’dan madene karşı olduğunu haykırmak için gelenlerden. Mursal’ın haklı mücadelesinde destek vermek için geldiklerini söyleyen Elmalı, ölüm saçan siyanürü Mursal halkına layık görmediklerini dile getirdi. Madenin sadece içme suyu bakımından Divriği’nin büyük bir bölümünü karşılayan Mursal’ı değil tüm Divriği’yi etkileyeceğini vurgulayan Elmalı, “Divriği’nin bitimi demektir bu. Ağaçlar kuruyacak, hayvancılık bitecek, insanlar su içemeyecek. Nasıl bir hayat bekliyorsunuz ki burada ondan sonra. Nefesi kesmek, suyu kesmek hayatı kesmektir zaten” dedi. Elmalı,  genel olarak bölgenin insansızlaştırılma çabası içinde olunduğunu kaydetti.

    “ZENGİNLEŞEREK ÖLMEK İSTEMİYORUZ”

    Divriği Belediye Başkan Aday Adayı olan Adalet İnci de siyanürlü altına karşı olduğu için eyleme gelmiş. Madenin Mursal’ı etkilediği kadar Divriği’yi etkileyeceğini belirten İnci, “Zenginleşerek ölmek istemiyoruz. Havamızı, suyumuzu, nefesimizi kesecekler” dedi.

    “KENDİ KARLARI İÇİN BİZİ ÖLDÜRECEKLER”

    Kışları Ankara’da yazları ise Mursal’da yaşayan Münevver Çiftçi, temiz havası ve suyu için yazın köye gelerek sebze yetiştiriyor. Madenin köydeki hayvancılığı, doğayı ve suyu öldüreceğini söyleyen Çiftçi, altının buradan çıkarılıp başka yerde işleneceği, siyanürün burada kullanılmayacağı şeklinde söylentilerin olduğunu ve bunlara inanmadıklarını vurguladı. Yaşam alanı için endişeli olan Çiftçi, “Burası ölürse hayat ölecek. Ne yapacağız hiç bilmiyoruz. Kendi karları için bizi öldürecekler. Hayvancılıkla geçinen bir köy burası. Mursal’ın doğası çok güzel. Cennet gibidir Mursal. İnşallah çıkmaz defolur giderler” diye konuştu.

    Kışları Ankara’da yaşayan ancak yazları köyün havası, suyu için gelen Zeynep Kocaoğlu da maden yapıldığı taktirde eskisi gibi köye gelemeyeceklerini ifade etti. Kocaoğlu, herkese yazık olacağını ancak köyde yaşayanlara daha fazla yazık olacağını vurguladı.

    Yazın köye gelip bağla bahçeyle uğraşan Safiye Berk ise maden olduğu taktirde bağ bahçe ekemeyeceklerini belirtti. Berk, güçleri yetene kadar madene karşı çabalayacaklarını ekledi.

    Yine yazları köye gelen Fatma Aydoğan da madene karşı olduğunu belirtti. Madenin yapılmasının köyde hayvancılığı kısıtlayacağını ifade eden Aydoğan, madene karşı birlik olacaklarını söyledi.

    Suay ABAK/Hasari Serhat ÇELİK
    DİVRİĞİ/SİVAS

  • Divriğililer altın madenine karşı yürüdü: Siyanürlü altın istemiyoruz-VİDEO

    Divriğililer altın madenine karşı yürüdü: Siyanürlü altın istemiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Mursal Köyü’nde yöre halkının tüm tepkilerine rağmen altın arama sondaj çalışmaları protesto edildi. Divriği Kültür Derneği, Mursal’da bulunan altın madenine karşı düzenlediği yürüyüş ve basın açıklamasıyla madene olan tepkilerini bir daha haykırdı.

    Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Mursal Köyü’nde yöre halkının tüm tepkilerine rağmen 3 Eylül’de altın arama sondaj çalışmaları başlatıldı.

    Divriği Kültür Derneği, bugün Mursal’da bulunan altın madenine karşı düzenlediği yürüyüş ve basın açıklamasıyla madene olan tepkilerini bir kez daha haykırdı.

    Divriği Kültür Derneği’nin öncülük ettiği yürüyüşe ve basın açıklamasına birçok çevre ve yöre derneği, siyasi parti temsilcileri, Demokratik Alevi Derneği Eyüp Şubesi’nden Hüseyin Özcan ve Divriğililer destek verdi.

    “Toprağıma, suyuma, sağlığıma, Divriği’ye dokunma” pankartı açıldığı eylemde “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine”, “Divriği’nin üstü altından değerlidir”, “Diren Divriği”, “Doğa bize muhtaç değil biz doğaya muhtacız”, “Toprağıma, taşıma, yaşam hakkıma dokunma”, “Diren Mursal”, “Mursal’da dokunma”, “Ölümün gölgesinde özgür yaşanmaz”, “Divriği’de doğa ve tarih katliamına hayır”, “Toprağına, suyuna, memleketine sahip çık”, “Dost dost diye nicesine sarıldım benim sadık yarim kara topraktır”, “Doğa gençlere kuvvet, yaşlılara hikmet verir”, “Doğa insan olmadan da yaşar; ama insan doğa yok olduktan sonra yaşayamaz” yazılı dövizler taşındı.

    Sık sık “Siyanür kanserdir siyanüre hayır”, “Toprağıma, suyuma Divriği’ye dokunma”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Direnen direnen kazanacağız”, “Siyanür ölümdür yaşamı savun”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Siyanürlü altın istemiyoruz”, “Diren Divriği bu halk seninle”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganları atıldı.

    İlçe meydanından yürüyüşe başlayan Divriğililer çarşıdan geçerken alkışlar ve ıslıklarla karşılandı.

    İlçe merkezinden Divriği’nin girişindeki hastaneye kadar yürüyüş yapıldı. Hastane girişinde araçlarla Mursal köyüne giden Divriğililer burada pankart ve dövizlerini yeniden açarak sloganlarına devam ettiler. Mursal Köyü’nün girişinden Ozan Ali Kızıltuğ’un mezarına kadar sloganlar ve alkışlar eşliğinde yürüyen kitle basın açıklamasını burada gerçekleştirdi.

    BÖLGE DİVRİĞİ’NİN YAŞAM KAYNAĞI

    Burada tüm katılımcılar adına basın metnini Mursal Köyü’nü temsilen Aşur Eylen okudu.

    Divriği’nin binlerce yıllık geçmişe sahip bir medeniyetler mirası olduğuna vurgu yapan Eylen, Divriği’nin bağrındaki tüm demir cevherini ülkeye sunduğunu belirtti.

    Divriği’nin büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Eylen, madenin yapılmak istendiği bölgenin Divriği’nin su kaynağı olan bir bölge olduğunu, Divriği’nin içme ve tarımsal sulama suyunun bu bölgedeki barajdan sağlandığını ifade etti. Bölgede tarımsal üretim ve hayvancılığın yapıldığını söyleyen Eylen, “Divriği’nin yaşam kaynağıdır, can damarıdır. Bu faaliyet ilçemize ve bölgeye telafisi mümkün olmayan acılar yaşatacaktır. Bu acının tüm ülke tarafından hissedilmesini, feryadımızın duyulmasını istiyoruz. Çünkü Divriği’nin bu ülkenin her hanesinde sağladığı demir ile hakkı vardır” dedi.

    “BÖLGE İNSANSIZLAŞACAK”

    Bu altın madeninin durdurulmadığı taktirde Divriği İçme Suyu Projesi’nin çöpe gideceğini ifade eden Eylen, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Altının sondajlarla aranması sırasında sondaj kimyasallarının fay kırıklarından yer altı sularına karışması ile içme sularının kirlenme riski vardır. Ayrıca işletme sürecindeki delme ve patlatmalar ile ortaya çıkan toz ve gürültü Mursal dahil bölgedeki köyleri artık yaşanılamaz hale getirecek ve bölge insansızlaşacaktır. En önemlisi altının topraktan ayrıştırılması sırasında kullanılan siyanürün toprağa sızması, su kaynaklarına karışması ise telafisi mümkün olmayan zararlar verecektir.”

    “YAŞAMIMIZI SAVUNACAĞIZ”

    Divriğililer olarak siyanürle altın aramaya karşı olduklarını dile getiren Eylen, “Yaşamımızı, suyumuzu, toprağımızı savunacağız. Bir ton toprakta muhtemel bir gram altını bulmak için, vazgeçilmez yaşamsal bir değerlerimiz olan doğamızın, suyumuzun, sağlığımızın yok edilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

    SONDAJ YAPILAN BÖLGE HAVZAYA 200 METRE MESAFEDE

    Maden Tetkik Arama (MTA) ekiplerinin Temmuz ayının sonunda köye girme girişimlilerinin Divriğililer tarafından engellendiğini hatırlatan Eylen, MTA ekiplerinin 3 Eylül gece yarısı saat 04:00’te jandarma korumasında girdiklerini belirterek şöyle devam etti:

    “3 Eylül 2018 tarihinde Mursal Köyü Tüzel Kişiliği tarafından Divriği Sulh Hukuk Mahkemesi’ne bilirkişi vasıtası ile delil tespiti talebi yapılmıştır. Yine Mursal Köyü Tüzel Kişiliği tarafından 10 Eylül 2018 de Sivas İdari Mahkemesi’ne yürütmenin durdurulması istemi ile Sivas Valiliği aleyhine dava açılmıştır. 8 Ekim’de Harita Mühendisi’nin bilirkişi raporu, 15 Ekim’de de Çevre Mühendisi’nin bilirkişi gelmiştir. İçme ve Kullanma Suyu Havzalarının Korunması Yönetmeliği’ne göre maden arama ve sondaj noktasının 300 metreden az bir mesafede olması gerekirken bu rapora göre sondaj yapılan noktalardan biri havzaya 200 m mesafededir. Bu durum bile çalışmaların durması için yeterlidir.”

    “RANTÇI YAKLAŞIM ASLA KABUL EDİLEMEZ”

    “Eğer toprağın altındaki ekonomik değer üzerindekinden fazlaysa maden işletilebilir” şeklindeki kültürel değerden, doğadan uzak, rantçı yaklaşımın asla kabul edilemeyeceğine dikkat çeken Eylen, “Bizler yurttaş olarak toprağımıza, havamıza, suyumuza, sağlığımıza, yaşamımıza doğrudan saldırı olarak değerlendirdiğimiz bu girişimi reddediyoruz ve anayasadan, evrensel insan haklarından aldığımız meşru müdafaa hakkımızı sonuna kadar kullanacağız” şeklinde konuştu.

    “BU TOPRAKLARIN ÜZERİNDE YAŞADIK ALTINA DA GÖMÜLMEK İSTİYORUZ”

    Yabancı sermayeli maden şirketlerinin menfaatine olan ve toplumda telafisi mümkün olmayan yaralar açacak bu sömürge madenciliğine karşı olduklarını haykıran Eylen, buna karşı direneceklerini belirterek sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Bu direniş siyaset üstü, inanç üstü bir direniştir. Bu bir insanlık davasıdır, var olma davasıdır. Bu mücadelede tüm duyarlı kamuoyunu ve tüm Divriğilileri yanımızda görmek istiyoruz. Biz bu toprakların üzerinde yaşadık altına da gömülmek istiyoruz. Biz Divriği’yi geçmiş medeniyetlerden emanet aldık, geleceğe, çocuklarımıza, torunlarımıza emanetleri ile birlikte miras olarak bırakmak kararlılığındayız. Atalarımızın bize bıraktığı bu aziz hatıraya saygı gösterilmesini istiyoruz. Bizim madenimiz kirlenmemiş yüreklerimizde. Bu ses bizim, bu davet bizim, bu topraklar hepimizin.”

    “ÇOK YANLIŞ BİR PROJE”

    Eylen’in arkasından Divriği Belediye Başkanı Hakan Gök söz aldı. Gök, buradaki altın madeni sorununu sadece Mursal’ın sorunu olarak görmenin sorunu küçülttüğünü, bu sorunun Divriği’nin sorunu olduğunu kaydetti. Altın madeni projesinin Divriği’deki içme suyu sorununun üzerine sorun eklediğini söyleyen Gök, “Bu proje çok yanlış bir projedir” dedi. Gök, birlikte mücadele etmek gerektiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

    “ÇETİNKAYA’NIN HER TARAFINDAN ZEHİR AKIYOR”

    Çetinkaya Beldesi Eski Belediye Başkanı Gazi Şentürk de, Çetinkaya’da bulunan maden ocağından dolayı yaşadıkları sorunları anlattı.

    “Çetinkaya’nın her tarafından zehir akıyor. Bazı insanlar işe alınarak ödüllendirildi. Ama sularımız zehirlendi. Çetinkaya”an Fırat’a kadar balıklarımız ve geyiklerimiz ölüyor. Meyve ağaçları hep kurudu. Hastalıktan geçilmiyor. Hayvanlar telef oluyor” diyen Şentürk, daha önceden halka bunların olabileceğini anlattıklarını ancak halkın anlamadığını şimdi ise hayvanları telef olmaya başlayınca halkın da anlamaya başladığını kaydetti. Şentürk, herkese duyarlı olma çağrısında bulundu.

    PİRHA/SİVAS

     

     

  • Divriğililer, Mursal’da altın madenine karşı yürüyüş yapacak-VİDEO

    Divriğililer, Mursal’da altın madenine karşı yürüyüş yapacak-VİDEO

    PİRHA- Sivas Divriği’ne bağlı Mursal’da yapılmak istenen altın madeni aramalarına karşı Divriği Kültür Derneği öncülüğünde köy dernekleri 29 Ekim’de Mursal’da yürüyüş yapacak. Divriği Kültür Derneği Başkanı Cafer Yıldız, “Karadenizli kadınların direncini, diğer bölgelerde çevre katliamına karşı halkın gösterdiği direnci bizler de göstermek zorundayız” dedi. 

    Maden Tetkik Arama Müdürlüğü, İl Tarım Müdürlüğü’yle sözleşme imzalayarak Sivas’ın Divriği İlçesi’ne bağlı Mursal Köyü’ndeki 23 dekarlık mera alanında polimetal (çoklu metal) rezervi aramak için sondaj çalışması kararı başlattı.

    27 Temmuz günü alınan karar sonrası bölgeye giden Maden Tetkik Arama (MTA) görevlileri, köylülerin direnişiyle karşılaştı. Sondaj çalışması için gelen ekipleri köylerine sokmamak için günlerce nöbet tutan köylüler STK’ların desteğiyle yürütmenin durdurulması için Sivas İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Köylülerin karşı çıkmasına rağmen MTA ekipleri, 3 Eylül günü sabaha karşı jandarma ekipleriyle bölgeye giderek sondaj çalışmalarına başladı.

    Divriği Kültür Derneği üyeleri ile köy dernekleri çalışmaların başladığından bugüne çeşitli eylem ve etkinlikler gerçekleştirmişti. 29 Ekim’de de Divriği Mursal’da yürüyüş gerçekleştireceklerini söyleyen Divriği Kültür Derneği Başkanı Cafer Yıldız, “Karadenizli kadınların direncini, diğer bölgelerde çevre katliamına karşı halkın gösterdiği direnci bizler de göstermek zorundayız” ifadelerini kullandı.

    DİVRİĞİ’DEKİ MADEN SAHALARINDA 4 BİN YILLIK TARİH

    Yıldız, “Bu bizim bölgemiz için yeni bir durum. Ama yakın bölgemizde zaten halihazırda İliç Çöplerde, Kangal Bakırtepe’de altın madeni işletiliyor. Ve onların yan etkilerini de yerinde inceleyerek gördük. Bölgede yaşayan insanlarla konuştuk. Doğalarına, sularına, gıdalarına nasıl zarar verdiği öğrendik. Aynı sonuçta yüzleşmemek adına bizlerde bu altın madeninin çıkartılmasına karşıyız” dedi.

    Sadece bu sebepten dolayı da değil. Yıldız, 4 bin yıla yakın bir tarihi geçmişi olan Divriği’de altın madeni işletildiğinde bu mirası kaybetmekten korktuklarını söyledi.

    Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Asurlular, Bizanslılar, Memlüklüler gibi birçok medeniyet gelmiş, Divriği’de gelmiş konmuş gitmiş. Çeşitli saldırılara uğramış, yakılmış yeniden yapılmış. Ve Selçuklular oraya Divriği’ye çok değerli eserler bırakmışlardı. Gün yüzüne çıkmamış daha birçok değerimiz bu altın madeni aramalarında yok olabilir.”

    DİVRİĞİ’NİN İÇME VE SULAMA SUYU BU BÖLGEDEN SAĞLANIYOR

    Yıldız, ayrıca altın madeni aranmak istenilen yerin Divriği’nin hem sulama suyunu hem de içme suyunu karşılayan bir bölge olduğuna dikkat çekti.

    Yıldız, “Vadide aşağı yukarı 20’e yakın köy bu yaşam kaynağından besleniyor. Divriği’nin tamamının içme suyu buradan geliyor. Bu içme suyu projesi Cumhurbaşkanı’nın seçimlerden sonra açıkladığı 100 günlük eylem planı çerçevesinde Divriği’nin içme suyunu da devreye alacağız dediği projedir. Bu altın madeni işletmeye alındığında bu kaynak artık içme suyu değil kullanma suyu dahi üretemeyecek. Dolayısıyla kendi elleriyle yaptıkları bu projeyi çöpe atıyorlar.” ifadelerini kullandı.

    MADENE KARŞI EYLEMLER DÜZENLENDİ

    Yıldız, tüm bu nedenlerden dolayı Temmuz ayından bu yana maden aranması amacıyla sondaj çalışmalarına başlatılmasına tepki olarak yaptıkları eylem ve etkinliklerden bahsetti:

    “25 Temmuz’da MTA bölgeye girmek istediğinde Divriği halkının bir direnciyle karşılaştı. Avukat, yapmak istedikleri ile evrakların uyuşmadığını fark edince bir bekleme süreci oluştu.

    Bunun ardından 1 Ağustos’da Divriği’ye giderek burada çalışmamasına rağmen Bakırtepe’deki altın madenini harıl harıl çalıştığını gördük. Koskocaman bir siyanür havuzu bir maden çukuru gördük. Doğadan temizlenmesi de çok mümkün olmayan bir malzeme siyanür. Bundan ciddi anlamda endişe ediyoruz.

    Bunun gerçekleşmemesi için de 24 Ağustos’da Divriği’de miting, konser gerçekleştirdik. Bir basın bildirisi hazırladık. Kurban bayramıydı ve çok kalabalıktı.

    İnsanlar bayramdan sonra kentlere dönünce Divriği yalnızlaşınca hani derler ya, ‘Kurt dumanlı havayı sever.’ 3 Eylül gece yarısı saat 04.00’de jandarmalar, kolluk kuvvetleri eşliğinde sondaj ekipleri Mursal köyüne girdi. Ve orada adı konulmamış bir sıkıyönetim ilan edildi. Köy yolunda insanlara çevirme uygulandı. Aynı gün Mursal köyü tüzel kişiliği Divriği Sulh Ceza Mahkemesi’ne bilirkişi talep etti. Sondaj yapılan yer uygun mu diye alanında yetkin 4 bilirkişi görevlendirildi. 5 Eylül’de sahada inceleme yapan bilirkişilerin raporları gelmeden çalışmalar devam etti. Bunun üzerine biz çalışmaların devam etmesi üzerine 5 Eylül’de İstanbul’da bir basın açıklaması yaptık.”

    29 EKİM’DE MURSAL’DA YÜRÜYÜŞ

    Şu anki süreçte sondaj çalışmalarının hala devam ettiğini hatırlatan Yıldız, “Bu madenin ne Divriği’ye ne ülkemize hiçbir faydası olmadığı inancındayız. Aksi takdirde biz bundan gerçekten rahatsızlık duymayız. Çünkü Divriği aynı zamanda memleketin demir ihtiyacının yüzde 70’e yakın kısmını uzun yıllar boyunca karşılamış. Bağrındaki demiri sunmuştur bu ülkeye” ifadelerini kullandı.

    “Ama altın hiç kimseye lazım değil. Yeterli miktarda dünya yüzeyinde var. Bu sadece uluslararası sömürge madencilerinin Londra’daki güçlerini pekiştirmek için kullandıkları bir meta. Bizim yaşam alanımızı ortadan kaldırmak pahasına bu madencilik faaliyetinin yürütülmesine asla razı değiliz” diyen Yıldız, tüm bu nedenlerden dolayı köy dernekleri ve Divriği Kültür Derneği olarak 29 Ekim’de Mursal’da yürüyüş gerçekleştireceklerini söyledi.

    ÇEVRE KATLİAMINA KARŞI DUYARLILIK ÇAĞRISI

    Bu çerçevede Cumartesi günü İstanbul’dan hareket ederek Divriği’ye gideceklerini söyleyen Yıldız, Divriği’de yapılacak kısa bir yürüyüşün ardından Mursal’a gidecekler. Mursal’da altın madenine karşı açıklama yapacaklarını söyleyen Yıldız, “Bütün amacımız kamuoyunun dikkatini, ilgisini Mursal’a çevirmek. Bir farkındalık yaratmak. Divriği bizim feda edebileceğimiz bir yer değil.” dedi.

    Divriğililere de çağrıda bulunan Yıldız, “Biz geliyoruz. Bizi önemseyin. Memleketinizi önemseyin. Hep birlikte orada bir direnç oluşturalım. Yasal hakkımızı kullanalım. Karadenizli kadınların direncini diğer bölgelerde çevre katliamına karşı halkın gösterdiği direnci bizler de göstermek zorundayız.” ifadelerini kullandı.

    Divriği’de düzenlenecek yürüyüşe Cumartesi günü İstanbul’dan arabalar kaldırılacak.

    Gitmek isteyenler Divriği Kültür Derneği Genel Sekreteri Aslan Kılıç’ı (05413644607) arayarak otobüs rezervasyonlarını yaptırabilirler.

    Sevim KAHRAMAN/İSTANBUL

  • Divriği Kültür Derneği: Toprağıma, suyuma, sağlığıma, Mursal’a dokunma

    Divriği Kültür Derneği: Toprağıma, suyuma, sağlığıma, Mursal’a dokunma

    PİRHA – İstanbul’da Divriği Kültür Derneği, Sivas Kangal Mursal Köyü’nde altın madeni araması için başlayan çalışmaya karşı bir çok dernek ve STK’nın katılımı ile toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda bütünlüklü mücadele zemini oluşturulması kararı alındı. 

    İstanbul’da Divriği Kültür Derneği, Mursal Köyü’nde altın madeni arama çalışmalarına karşı geniş kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi.  Mursal Köyü’nde altın madeni aranması çalışmalarına ilişkin görüş alışverişinin yapıldığı toplantıda Metalurji Mühendisi Cemalettin Küçük, Maden Mühendisi Kemal Bulut, Ayrıca Kangal Dernekler Federasyonu Başkanı Hasan Aslan değerlendirmelerde bulundu.

    Divriği Kültür Derneği Başkanı Cafer Yıldız’ın süreç ile ilgili yapmış olduğu bilgilendirme konuşmasından sonra Maden Mühendisi Kemal Bulut madencilik ve özelde altın madenciliği ile ilgili teknik bilgileri paylaştı. Metalurji Mühendisi ve TMMOB yönetim kurulu üyesi Cemalettin Küçük, Türkiye’deki altın madenciliğinin deneyimlerini, sonuçlarını örneklerle anlatmıştır. Mücadele süreçlerine ilişkin örnekler vermiştir.

    Toplantıda yapılan değerlendirmeler sonucunda şu öneriler ortaya çıktı;

    •  Siyanür kullanılarak altın ayrıştırma insan sağlığında, doğada, yerüstü ve yeraltı sularında geri alınamaz tahribatlara neden olmaktadır. Bu nedenle Bu yöntemle altını çıkartmaya çalışmak insanlara karşı doğaya karşı suçtur.
    •  Altın madeni insanlık için zorunlu bir ihtiyaç değildir. Zorunlu olduğu kadarı yeryüzünde işlenmiş olarak mevcuttur. Altın maden işletmelerinin birkaç tane yabancı ve yerli sermayedarın çıkarlarına hizmet etmekten öte ülkemiz ekonomisine ve toplumsal refaha bir katkısı yoktur.
    • Şu an bölgede sahip olduğumuz, temiz içme suyu, zirai sulama suyu, yaşam alanlarımız, köylerimiz, soluduğumuz temiz hava, tarımsal ürünlerimiz, kültürümüz, anılarımız, birlikteliğimiz asla vazgeçemeyeceğimiz değerlerdir.
    • Bu değerlerimize yapılan saldırı karşısında değerlerimizi korumak için meşru müdafaa hakkımızı kullanmaktan imtina etmeyeceğiz. En hızlı şekilde hukuki mücadelemizi ve toplumsal mücadelemizi başlatacağız. Bu mücadele siyaset üstü, inanç üstü ve tüm Divriğililer’i kapsayan ortak bir mücadele olacaktır.
    • Divriğililer olarak bütünlüklü ortak bir mücadele zemini oluşturacağız. Ne kamu arazisinde ne özel mülkiyette hiçbir şekilde sondaj dahil olmak üzere çalışmaların başlamasına razı değiliz.
    •  Benzer mücadele içerisinde olan Kangal Bakırtepe, Hekimhan, Ulaş ve İliç ile de süreç içerisinde dayanışmayı örgütleyeceğiz. PİRHA – İSTANBUL
  • ‘Gericileşen Eğitim Kaybeden “GELECEK”‘konulu panel düzenleniyor

    ‘Gericileşen Eğitim Kaybeden “GELECEK”‘konulu panel düzenleniyor

    PİRHA – Divriği Kültür Derneği, ‘Gericileşen Eğitim Kaybeden “GELECEK” ‘konulu panel düzenliyor.  

    Divriği Kültür Derneği, 16 Aralık Cumartesi günü saat 15.00’de İstanbul Alibeyköy Güzeltepe’de bulunan Çamurlu Köy Derneği’nde ‘Gericileşen Eğitim Kaybeden “GELECEK”‘ konulu panel düzenliyor. Panele, Eğitim-Sen İstanbul 3 No’lu Şube Sekreteri Ayşe Panuş, Örgütlenme Sekreteri Meral Gülşen ve Veli- Der Başkan Yardımcısı Rıza Urtekin katılacak.

    Divriği Kültür Derneği, yaptığı paylaşımda, “Çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğinin karartılmasına izin vermeyelim. Laik, Demokratik, Bilimsel bir eğitim için panelimizde buluşalım” çağrısında bulundu.  (HABER MERKEZİ)

     

  • Divriği Kültür Derneği İstanbul’da Dostluk ve Dayanışma Gecesi düzenleyecek

    Divriği Kültür Derneği İstanbul’da Dostluk ve Dayanışma Gecesi düzenleyecek

    PİRHA – Divriği Kültür Derneği 25 Kasım Cumartesi günü İstanbul Çağlayan’da saat: 19.00’da ” Kadına yönelik şiddete son” başlıklı çağrısıyla Dostluk ve Dayanışma Gecesi düzenleyecek. 

    Divriği Kültür Derneği, İstanbul Salon Figaro Çağlayan’da “Kadına Yönelik Şiddete Son” başlıklı çağrısıyla Dostluk ve Dayanışma Gecesi düzenleyecek.

    25 Kasım’da yapılacak olan etkinlikte Mustafa Özarslan, Mercan Erzincan, Özlem Taner ve Divriği Kültür Derneği Halk Oyunları ekibi sahneye çıkacak.

  • Ankara’daki Alevi kurumlarının Sivas katliamına ilişkin basın açıklaması 1 Temmuz’da

    Ankara’daki Alevi kurumlarının Sivas katliamına ilişkin basın açıklaması 1 Temmuz’da

    PİRHA – AKA-DER, DAD, Divriği Kültür Derneği, Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu ve PSAKD 2 Temmuz Sivas katliamını kınamak için 1 Temmuz Cumartesi günü Ankara/Yüksel Caddesi’nde ortak bir basın açıklaması düzenleyecek. 

    AKA-DER, Demokratik Alevi Derneği, Divriği Kültür Derneği, Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 1 Temmuz Cumartesi günü Ankara/Yüksel Caddesi’nde ortak bir basın açıklaması düzenleyecek. Düzenlenecek basın açıklamasında başta 2 Temmuz Sivas katliamı olmak üzere bütün katliamlar kınanacak.

    Saat 16:00’da yapılacak olan basın açıklamasında 2 Temmuz gazisi olan Zerrin Taşpınar konuşmacı olarak katılacak. Konuşmaların ardından semah dönülecek.