PİRHA – Demokrasi için Birlik, Diyalog Grubu, Doğu Güneydoğu Dernekler Platformu, Yurttaş Girişimi ortak açıklama yaparak hükümetin Suriye politikasına tepki gösterdi.
Demokrasi için Birlik, Diyalog Grubu, Doğu Güneydoğu Dernekler Platformu, Yurttaş Girişimi, ‘Savaşa karşı ortak açıklama’ yayınladı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Suriye’de verdiğimiz onlarca can için yas tutan, canı yanan, öfke duyan yurttaşlar olarak soruyoruz: Neden komşularımızın topraklarını işgal etmek uğruna ölüyoruz? Neden bu ülke açlıkla, yoksullukla, işsizlikle boğuşurken kaynaklarımız savaşa, bombaya, ölüme harcanıyor? Neden barış içinde yaşamak varken, gençlerimizi geleceğimizi kaybediyoruz? Soruyoruz, ölenler kimin evladı, daha kaç can vereceğiz?
Bizi savaşa sokanlara, bu savaşa engel olmak için çaba göstermeyenlere soruyoruz: İdlib’de cihatçı çeteleri korumak neden milli çıkarımız oluyor? Bilin ki, milyonlarcamız bu soruyu soruyor ve her gün daha yüksek sesle sormaya devam edecek.
Verecek cevabınız var mı?”
PİRHA-Demokrasi İçin Birlik, Diyalog Grubu, Hak ve Adalet Platformu, Önce Demokrasi ve Yurttaş Girişimi “OHAL’siz, demokratik, temiz bir seçim” isteklerini düzenledikleri basın toplantısıyla duyurdu.
İstanbul’da Makine Mühendisleri Odası’nda düzenlenen toplantıya Nesrin Nas, Levent Tüzel, Nurten Eruğrul, Binnaz Toprak, Oya Baydar, Gençay Gürsoy, Ayşenur Arslan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı’nın da aralarında olduğu isimler katıldı.
Kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan Oya Baydar, sivil toplumun talebinin siyasi partilerin seçim ittifakına ilişkin düzenlemeyi içeren kanun teklifi yerine demokratik güç birliği olduğunu vurguladı.
ORTAK TALEP DEMOKRATİK GÜÇ BİRLİĞİ
Baydar’ın beş örgüt adına okuduğu açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Erdoğan AKP’si ve beka sorunu yaşayan MHP, her sağduyulu vatandaşın ve seçmenin adalet duygularını rencide edecek olağanüstü seçim düzenlemeleriyle yazı da gelse, tura da gelse, hatta dikine de gelse seçim meşruiyetini ve güvenliğini hiçe sayarak ne pahasına olursa olsun kazanmayı garantilemek istiyor. Diğer partiler için yüzde 10 barajı korunurken AKP’yle ittifak yapan, aslında iltihak eden partiler baraj engelinden kurtarılarak ittifakın milletvekili sayısı artırılıyor.
Bu düzenleme ile:
• Seçmen kayıtlarının “kaydırılması” ile seçmenin denetimi büyük ölçüde ortadan kalkacak.
• İktidarın atadığı valilerin isteği doğrultusunda seçmen bölgelerinin ve sandıklarının taşınmasını mümkün kılıyor.
• Kaymakamların listelediği memurların sandık kurulu başkanı olarak atanmasıyla, siyasi partilerin seçim denetimi yok ediliyor.
• “Seçmenin ihbarı” ile, seçim sandıklarına kolluk kuvvetleri baskısı ve müdahalesinin önü açılıyor.
• Mühürsüz zarflar geçerli sayılarak şaibe yasalaştırılıyor.
• Oy pusulalarında ittifak için sütun düzenlemesi yapılarak geçersiz olabilecek oyların geçerliliği sağlanıyor.
Siyasi partilerin demokratik bir yönetim biçimi oluşturmasının aracı olan seçimler, böylelikle adil bir şekilde yarıştığı sivil bir alan olmaktan çıkartılıyor, tek adam rejiminin kurgulandığı bir senaryoya dönüştürülüyor. Ülkemizin geleceği ve demokrasinin tesisi için bu oyunu bozmak, hak iradesinin eşit koşullarda özgürce tecellisi için çaba harcamak hepimizin ortak sorumluluğudur,
Otokrasiye ve diktatörlüğe karşı demokratik parlamenter sistemi ve özgür seçimleri savunan bütün partiler, bütün kesimler, hareketler ve kişiler demokrasi paydasında vakit geçirmeksizin birleşemezlerse; kendi bağımsız kimliklerini ve programlarını saklı tutarak, demokrasiyi savunmak için özveri ve cesaretle güç birliğine gidemezlerse ülkemizin üstüne çökmekte olan karabasanın sorumluluğuna ortak olmaktan kurtulamayacaklardır.
SEÇİM GÜVENLİĞİ VE OHAL’SİZ SEÇİM
Yurttaş Girişimi adına konuşan Nesrin Nas, seçim güvenliği ittifakı ve tüm siyasi partilerin ortak siyasi ahlak sözleşmesi imzalanmasının önemine değindi. Nas “Haziran ve 16 Nisan, muhalefetin ittifak kurmadan birlikte davranabildiği örneklerden. İktidar, muhalefeti bir araya gelemez hale getirmeye çalışıyor. Bunu bozacak olan muhalefettir” dedi.
Nas’ın ardından söz alan Hak ve Adalet Platformu’ndan Nurten Ertuğrul, ilkeler sözleşmesi etrafında herkesin işbirliği yapması gerektiğini belirtti.
Diyalog Grubu adına söz alan Binnaz Toprak ise OHAL’siz seçim, ittifak yasasının geri çekilmesi, seçimlere özgür ortamda gidilmesi ve sandığa giren ve çıkan sonuçların uyumlu olması taleplerini dile getirdi.
Demokrasi İçin Birlik adına söz alan Abdullah Levent Tüzel de güvenli bir seçim için ses yükseltmek gerektiğini söyleyerek, muhalefet için barajsız seçim isteğini yineledi.
“MUHALEFET PARTİLERİ BİR KEZ DAHA DÜŞÜNMELİ”
CHP Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı da seçim güvenliği konusunda tüm siyasi partilerle görüşmeye hazır olduklarını belirtti.
HDP Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman ise seçim ittifakı yasasının geri çekilmesi beklentisinde olmadıklarını belirterek muhalefet partilerinin demokratik ve asgari müştereklerde ne yapılabileceği hakkında bir kez daha düşünmeleri gerektiğini hatırlattı. (HABER MERKEZİ)
PİRHA – Demokrasi İçin Birlik, Diyalog Grubu, Hak ve Adalet Platformu, Önce Demokrasi ve Yurttaş Girişimi Platformu ve sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcilerinin katılımıyla “Temiz Bir Seçim İstiyoruz” konusuna ilişkin basın açıklaması gerçekleştirecek.
Demokrasi İçin Birlik, Diyalog Grubu, Hak ve Adalet Platformu, Önce Demokrasi ve Yurttaş Girişimi Platformu ve sivil toplum örgütleri seçim yasalarına ilişkin 5 Mart Pazartesi günü saat: 11.00’de İstanbul Makine Mühendisleri Odası’nda basın toplantısı düzenleyecek.
Siyasi parti temsilcilerinin katılacağı toplantı için yapılan çağrıda “Siyasi iktidarın dayatmacı seçim yasası ile ilgili değerlendirmemizi kamuoyu ile paylaşmak amacıyla düzenleyeceğimiz basın toplantısında sizleri de aramızda görmeyi arzu ediyoruz” ifadeleri yer aldı.
PİRHA – Savaşa Karşı Koordinasyon, Ortadoğu’da vekalet savaşlarının cehenneminde “ölme/öldürme” demenin tarihsel bir sorumluluk olduğu vurgulayarak, “Ölümü değil yaşamı savunuyoruz” dedi.
HABERİN VİDEOSU
Afrin’e yönelik başlatılan saldırıya karşı Savaşa Karşı Koordinasyon, İstanbul Makina Mühendisleri Odası’nda basın açıklaması düzenledi.
Basın açıklamasına, HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, HDP 25. Dönem Milletvekili Leven Tüzel, HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu, Barış Bloku Eş Sözcüsü Özgür Müftüoğlu, Anti Kapitalist İhsan Eliçık, Alevi Bektaşi Federasyonu MYK Üyesi Mustafa Can, Demokratik Alevi Derneği Eyüp Şube Eş Başkanları Nergiz Güzel ve İmam Balsever, 78 Girişimi, Kaldıraç, ESP, Halk Evleri, Partizan, Diyalog Grubu, Yazar Erdoğan Aydın ve çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı.
Afrin’e yönelik başlatılan saldırıya karşı siyasi partiler, bireyler, sivil inisiyatifler, sendikalar, Alevi örgütleri, ,kadın kurumları, gazeteciler ve yazarların katılımı ile neden ‘Savaşa Hayır’ dediklerini açıkladılar.
“SAVAŞ BİR BİLGİSAYAR OYUNU DEĞİLDİR”
Basın açıklamasını okuyan Demokrasi İçin Birlik Üyesi Nesteren Davutoğlu, Fransız bir yazarın “Tüm savaşlar iç savaştır, çünkü tüm insanlar kardeştir” sözünü hatırlatarak başladı.
Davutoğlu, seçim hesaplarının, başkanlık tahkiminin payandası yapılan Afrin’e yönelik savaşın sonuçlarını bilmediklerini ancak iyi olmayacağını söyledi.
Savaşın bir bilgisayar oyunu olmadığı vurgulanan açıklamada, “Savaş televizyonlarda ölümü kutsayanların iştahla harita üzerinde “şurdan gireriz buradan gireriz” diye anlattıkları bir oyun hiç değildir. Savaş gerçek, ürettiği düşmanlık da gerçek. Sessizlik yanıltmasın hiçbirimizi” denildi.
Barış istemenin, çocuklar ölmesin demenin cezalandırıldığı ve aslında istenilenin bir ölüm sessizliği olduğu belirtilen açıklamada, Ortadoğu’da vekalet savaşlarının cehenneminde “ölme/öldürme” demek tarihsel bir sorumluluk olduğu vurgulandı.
Halkları birbirine düşman kılmanın suç olduğu ifade edilen açıklamada, “İnsanlığın yarattığı değerlerin, barışı savunmayı görev kılıyor” denildi.
“BARIŞ İSTEYENLER SUÇLU İLAN EDİLİYOR”
Barış isteyenlerin “suçlu” ilan edildiği ve gözaltına alındığı hatta tutuklandığı hatırlatılarak, şunlar belirtildi:
“Ülkemizde ve bölgemizde savaş değil sulh ve sükûn istiyoruz. Savaş taraftarlığının gürültüsünde gerçeklerin örtülmesine rızamız yok. Ölümleri konuşamıyoruz, gazetecilik ölüyor, çocuklara yönelik cinsel istismarlarını tartışamıyoruz, işçilerin grevlerini duyamıyoruz. Ezidîlerin yaşadığı Afrin’de kim bilir neler yanıyor? Kadın erkek, yaşlı genç, çocuk hasta yüz binlerce insanın sesi de duyulmuyor. Tıpkı Yemen gibi, tıpkı Filistin gibi. Uluslar arası sözleşmelere göre savaş yanlısı açıklama yapmak suçtur. Savaşa karşı olmak ahlaki görevdir. Savaşa karşı olmak, İsraflardan biriyle düşman diğerleriyle dost olmak değildir; onlara sorunları müzakere He halledin demektir. Bizler, düşmanlıkların toplumları tükettiğini biliyoruz.Yeni bir yaşamı var etmenin toplumları güçlendirdiğine inanıyoruz. Barışı istemek bir haktır. Ölümü değil yaşamı savunuyoruz. ”
Açıklamanın ardından katılımcılar birer konuşma yaptı.
“SÜREKLİ ALDATILAN BİR HÜKÜMETLE KARŞI KARŞIYAYIZ”
İlk sözü alan EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Afrin’de yaşanan çatışmalara tanıklık ettiklerini söyledi.
Gürkün, “Bu bölgede bu çatışmacı, rekabetli politikaların ortağı olmak demek Ortadoğu coğrafyasındaki savaş yangınına benzin taşımak anlamına gelmektedir. AKP hükumeti de savaşçı politikalar kapsamında almış olduğu kararla başlatmış olduğu bu operasyon tamda bu politikalara kan taşımaktır. Bu savaş emperyalist karşıtı bir savaş değil tam tersine emperyalist politikaları güçlendiren bir karardır. Türkiye’nin bir beka sorunu yoktur. Türkiye’nin AKP’nin yanlış politikaları sorunu vardır. Nitekim sürekli aldatılan bir hükumetle karşı karşıyayız. En son dün Obama’nın da aldattığını öğrendik. Sürekli aldatan bir hükümletin siyasi iktidarın isabetli kararlar alacağını düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.
Gürkan, hükümette seslenerek, “Bu savaş kararlarından dönmeye çağrıda bulunuyoruz. Bu operasyonlara son verin” dedi.
“İKTİDAR PSİKOLOJİK BİR SAVAŞLA YÖNETMEYE ÇALIŞIYOR”
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüsü Naci Sönmez, insanlığın unutturulmaya çalışıldığı, vicdanların öldürülmeye çalışıldığı bir dönemde buluşmanın önemine dikkat çekti. Sözmez, bunun bir insanlık ve demokrasi mücadelesi olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Yaşam hakkının bir süredir ayaklar altına alındığı, yaşama hakkının tamamen siyasi iktidarın hedefi olduğu ve buna karşı ses vermenin noter vazifesi gören yargı eliyle, gözaltılarla, tutuklamalarla ve ölümle sonuçlanan bir bedel ödetilerek ağır dönemden geçiyoruz. Böylesi bir dönemde ses vermek, toplumu psikolojik bir algıyla yönetmeye çalışan iktidar karşısında biz buradayız, barış istemeye devam edeceğiz demenin çok kıymetli olduğu bir eşikteyiz. Bu bir insanlık ve demokrasi mücadelesidir.”
“SAVAŞ İNSANLIK SUÇUDUR, BU SUÇA ORTAK OLMAYIN”
HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, 100 yıl önce Ermenilere yapılanları hatırlatarak, “Gelin bu hatayı tekrar yapmayın” dedi.
Paylan, konuşmasını şöyle sürdürdü.
“Afrin’e olan savaş birçok şeyin ötesinde. Çünkü Efrin bütün bu yangının içinde kendi evini koruyabilen bu yangından uzak tutan ve her şeye rağmen çok kültürlü çok inançlı ve bir arada yaşama iradesini koruyabilen ender yerlerden birisiydi Suriye’de. Aslında bu saldırının amacı çok kültürlülüğü nasıl oluyor da koruyor noktasında bu çokluğu boğmaktır.
Türkiye’de bir akıl tutulması vardır. Oraya saldıran tekçiliktir, orada savunulansa çoğulculuktır. Bunu Türkiye halkları bilmelidir. Orada Araplar, Türkmenler, Ermeniler, Kürtler birlikte yaşamanın yolunu bulmuşlar, bunu bulamayan bizleriz. 100 yıl önce bu hatayı çok acı bir şekilde yaptık, bunun bedelini en acı şekilde Ermeni halkı sonra Anadolu halkları ödediler. Bu hatayı bir kez daha yapmamaya çağırıyoruz. Savaş insanlık suçudur. Savaşa hayır demeyi de suç haline getiriyorlar. Hep beraber bu savaşa hayır diyelim.”
“DİNİ SAVAŞA ALET OLMASIN”
Anti Kapitalist Müslüman yazar İhsan Eliaçık, “Biz de Müslümanız ve İslama inanıyoruz. Dinimizin savaşa alet olmasını istemiyoruz” diyerek yaşananlara tepki gösterdi. Eliaçık, ‘Savaşa hayır’ diyenlerin yanında olacaklarını vurguladı.
Diyalog Grubu’ndan Hüsnü Okçuoğlu, KESK, ESP, Yazar Erdoğan Aydın, Alevi Bektaşi Federasyonu MYK Üyesi Mustafa Can, Demokratik Alevi Derneği Eyüp Şube Eş Başkanı İmam Balsever, HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu, HDP Kadın Meclisi Gülsüm Ağaoğlu da birer konuşma yaparak, savaşa karşı durulması gerektiğine vurgu yaptılar. (HABER MERKEZİ)