Etiket: doğu perinçek

  • Perinçek: Deniz Gezmişler, Mahir Çayanlar benim emrimdeki insanlardı

    Perinçek: Deniz Gezmişler, Mahir Çayanlar benim emrimdeki insanlardı

    PİRHA-Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, partisindeki 108 istifayı değerlendirirken “Ben 1968 hareketinin lideriyim. Herhangi biri değilim. Deniz Gezmişler, Mahir Çayanlar benim emrinde olan insanlardı” dedi.

    Partisinde yaşanan peş peşe istifalar hakkında konuşan Doğu Perinçek, 1968 kuşağının önder devrimcilerinden Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan’ı yine hedef alarak, “Ben 1968 gençlik hareketinin lideriyim. Deniz Gezmişler, Mahir Çayanlar benim emrimdeki kişilerdir” iddiasında bulundu.

    “BEN 68 HAREKETİNİN LİDERİYİM”

    1968 kuşağı öncüsü olduğunu iddia eden Perinçek, Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan’ın emrinde olduğunu söyledi. Perinçek, “Bunların 10 tanesi açıklama yaptı ‘Partimize ölene kadar bağlıyız’ diye… Mehmet Bedri Gültekin denen şahısla ben 20 senedir uğraşıyorum. Dersim meselesi üzerine falan gitmeyin diyen, 10 yıldır uğraşıyorum… Vatan Partisi’nin çok değişik özelliği vardır. Bu tür eğilimleri ikna etmeye, eğitmeye çalışır. Burada da partinin bir irade beyanı söz konusu. Benim karşıma sahte solu getirmeyin. Ben 1968 gençlik hareketinin lideriyim. Herhangi biri değilim. Deniz Gezmişler, Mahir Çayanlar benim emrinde olan insanlardı. Ben o hareketin lideriyim. Bizim ayrılığımız nerden çıkmıştır? Silahlı mücadele 71 yılında girişimleri başlayınca… O genç arkadaşlar silahlı mücadeleye sürülünce onların karşısına ben çıktım. Gene çıkarım. Bu sola kasıttır. 1971 banka soygunları, çocuk kaçırmak… Ben onların karşısındayım. Onların hiçbir gücü yoktur. Sonunda gidip PKK’ya sığınmışlardır. Vatan Partisi’nin dışında 1970’den kalan hiçbir güç yoktur” diye konuştu.

    DAHA ÖNCE DE KULLANMIŞTI

    Periçek daha önce de Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan hakkında, 40 Journos kanalının “Kısmen İktidar” adıyla yaptığı belgeselde kullandığı, “Genç çocuklar dolduruşa geldi. Denizler, Mahirler falan dolduruşa geldi. ‘Silahlı mücadeleyi hemen başlatacağız’ falan. Hem teorik birikimim var, biraz da yaşça Deniz’den, Mahir’den falan büyüğüm. Hepsinin kulağını çektim yani” ifadeleri ile gündem olmuştu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Bülbül: Alevi toplumu, Hızır paşalara karşı Sivas davasının takipçisi olmalıdır

    Bülbül: Alevi toplumu, Hızır paşalara karşı Sivas davasının takipçisi olmalıdır

    PİRHA-HDP Milletvekili Kemal Bülbül, 20 Ocak’ta devam edecek olan Sivas Katliamı davasına ilişkin konuştu. “Koçgiri yarım kalmış bir Madımak, Madımak ise tamamlanmış bir Koçgiridir” diyen Bülbül, “Madımak sanığını affedip davanın zaman aşımı sonrasında ‘hayırlı olsun’ demek Hızır paşalıktır” yorumunu yaptı.

    Üç firari sanık Eren Ceylan, Murat Sonkur ve Murat Karataş üzerinden süren Sivas Katliamı davasının 23. duruşması 20 Ocak’ta, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam edecek.

    Duruşma öncesi davanın neden önemli olduğuna dair konuşan HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, “Bu dava, devletin, cumhurbaşkanının taraf olduğunu açıkça gösteren bir davadır” diyerek yapılan katliamı da “Soykırım operasyonu olarak” yorumladı.

    HDP’li Bülbül, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, sağlık sorunları sebebiyle Ahmet Turan Kılıç’ı tahliye ettiği kararı hatırlatarak “Cumhurbaşkanı, ‘Zaman aşımı kararı Türkiye’ye hayırlı uğurlu olsun’ dememiş miydi? Sivas katilini affetmemiş miydi? Hem de sanığın yaşlılığını, hastalığını gerekçe göstererek… Oysa hastalıktan hapishanede ölen birçok tutuklu ve hükümlü var” İfadelerini kullandı.

    “MADIMAK’TA SANATIMIZ, EDEBİYATIMIZ, NEFESLERİMİZ KATLEDİLDİ”

    Kemal Bülbül, “Madımak’la ilgili yapılan sürecin hiçbir aşamasını hukuk deviremez” diyerek, Alevi toplumunun, davanın takipçisi olması gerektiğine şu sözlerle vurgu yaptı:

    “Madımak Katliamı, Alevi tarihinin tamamı ile ilgili bir katliamdır. Koçgiri yarım kalmış bir Madımak, Madımak ise tamamlanmış bir Koçgiridir. Madımak’ta Pir Sultan 33 kere tekrar idam edilmiştir. Daha önce bir tane bir sultanımız vardı şimdi 34 tane Pir Sultanımız var ama Hızır Paşalar da var. Madımak katliamı davasının zamanaşımına götürülmesine ‘Hayırlı uğurlu olsun’ demek Hızır paşalıktır. Madımak Katliamı suçlusunu affetmek Hızır paşalıktır. O nedenle Alevi toplumu, her aşamada bu davanın takipçisi ve avukatı pozisyonunda olmalıdır.

    Madımak Katliamı’nda sanat, edebiyat, şiir, karikatür, nefeslerimiz, sazımız, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu şahsında âşıklık geleneğimiz, Hasret Gültekin şahsında bağlamamız; yani orada sadece insan katledilmedi. Bir soykırım operasyonu yapıldı.

    “DOĞU PERİNCEK YARGILANMALIDIR”

    Kemal Bülbül, Doğu Perinçek’in dava kapsamında dinlenilmesi taleplerine de değinerek Perinçek bu dosyanın sanığıdır” dedi.

    Kemal Bülbül’ün aktarımları şöyle:

    “Doğu Perinçek, bu dosyanın sanıklarındandır. Dinlenmesi falan değil, sanık niteliğinde yargılanması lazım. Maraş Katliamı’nda da Doğu Perinçek geleneğinin zemin hazırlaması söz konusuydu. Bu nedenle Doğu Perinçek, zaten bu tür davaların insanıdır, yargılanmalıdır. Türkiye’de şu ana kadar derin devletle alakalı, Alevilere, Kürt halkına diğer farklı halklara yapılan saldırı ve katliamların sanığıdır Perinçek. Kendisi de bunu ifade etmektedir. Bugün Kürt halkına dönük söylemlerinde de bu bariz bir şekilde ortaya çıkıyor. Doğu Perinçek ırkçılığı örgütlüyor. O halde sanıktır.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Karababa: Perinçek ve Karamollaoğlu Sivas Katliamı Davasında yargılansın-VİDEO

    Karababa: Perinçek ve Karamollaoğlu Sivas Katliamı Davasında yargılansın-VİDEO

    PİRHA-Sivas Katliamında yaşamını yitiren Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa, 20 Ocak’ta görülecek duruşmaya katılım çağrısı yaparak “Devlet bizi bu davanın arkasını bırakalım diye yormaya çalışıyor. 21 terörist, Almanya’ya iltica etmiş durumda. İçi boşaltılmaya çalışmış bir durumla karşı karşıyayız” dedi.

    Üç sanık üzerinden ilerleyen Madımak Davasının bir sonraki duruşması 20 Ocak 2021’de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları, bir kez daha davaya sahip çıkma çağrısı yaptı. Madımak Oteli’nde yakılarak can veren Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa, devletin, davayı unutturup zamanaşımına uğratmayı amaçladığını söyledi.

    “KATLİAMI YAPANLAR HALEN TERÖR LİSTESİNDE YOK”

    Hüseyin Karababa, katliam faillerinin Türkiye’de halen ‘terör listesinde’ aranmadığına vurgu yaparak şunları söyledi:

    “28 yıldır devam eden bir süreç bu. Devlet bizi, bu davanın arkasını bırakalım diye yormaya çalışıyor. Dava zaman aşımına uğratılmaya çalışılıyor.

    Şu an İçişleri Bakanı herkesi terörist ilan ediyor. Fakat Sivas Katliamına neden olan sanıklar, Türkiye Cumhuriyeti’nde ‘terör listesi’nde aranmıyorlar. Biz bu konuda İçişleri Bakanlığı ile ilgili gerekli girişimleri yaptık. CHP’li milletvekili üzerinden ‘Bunlar neden terör listesinde değiller?’ diye Meclise soru önergesi de verdirdik.

    Garip bir durum, önemli bir husus var. 28 yıldan beri Yargıtay’ın ‘terör eylemidir’ diye onadığı bir davadan arananlar, terör listesinde yoklar. Bu düşündürücü bir durum.”

    “21 SANIK ALMANYA’YA İLTİCA ETTİ”

    Hüseyin Karababa, Sivas Katliamında yaşamını yitiren Carina Thuijs’la ilgili durumu da değerlendirerek Hollanda hükümetinin tavrını eleştirdi. Karababa, katliamı yapanların Hollanda’ya da gidip geldiklerini ifade ederek şunları aktardı:

    “Koca devletin bir vatandaşı burada yakılarak öldürülmüş. Ama vatandaşına sahip çıkmayan bir devlet var. Benim kardeşimde birlikte öldürülen Hollanda vatandaşı, sahipsiz bir insan var.

    20 Ocak’taki duruşma bizim için çok önemli. Hollanda Büyükelçiliği ile direk telefonda görüşüp, ‘Gelip vatandaşınıza sahip çıkın. Vatandaşınızın haklarını savunmak zorundasınız’ dedim.

    Ayrıca davayla ilgili Hollanda Parlamentosu Sosyalist Milletvekili Sadet Karabulut, Dışişleri bakanının cevaplaması için parlamentoya soru önergesi verdi. İlkinde Dışişleri bakanı yalan söyledi. Ben de Sadet Karabulut’a belgeleri gönderdim. Bunun üzerine ikinci soru önergesini verdi. Bu arada Almanya’dan bir parlamenter daha bu konuda soru önergesi verdi. Çünkü bu arananlarla birlikte 21 tane terörist, Almanya’ya iltica etmiş durumdalar. Almanya’da ikamet ediyorlar. Ellerini kollarını sallayarak Hollanda’ya giriş çıkış yapıyorlar. Böylesine laçkalaştırılmış, içi boşaltılmaya çalışmış bir durumla karşı karşıyayız.

    Şu an rüzgârın bizden yana estiğini görüyorum. İyi bir direnç sergileyerek davanın arkasını bırakmadık. 20 Ocak’ta görülecek davaya tüm duyarlı insanların mahkemede olmalarını rica ediyorum. Bundan sonraki süreç ne getirip götürecek, çok önemli.

    Doğu Perinçek ve Ahmet Nesin’in mahkemede dinlenmesi için Sivas Cumhuriyet Savcılığı’na dilekçe verdik. Temel Karamollaoğlu ile ilgili de bir açılım yapacağız. Karamollaoğlu, sanık sandalyesinde yargılanması gereken bir isim. Kendisi şu anda Türkiye’nin en beyaz adamı durumunda. Bu gündem üzerinden mahkemeye müdahil olacağız.

    Tüm demokratik kurum ve kuruluşları, arkadaşları, insanları vicdani olan herkesi buraya davet ederiz. Çünkü bizim yürüttüğümüz bir vicdan hareketidir. Vicdanı olan insanları da buraya çağırmak durumdayız. Tüm dostların 20 Ocak’ta 1. Ağır Ceza Mahkemesinde 3 teröristle ilgili yürüyen davaya katılmalarını rica ediyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı, Perinçek’in dinlenmesi talebini reddetti

    Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı, Perinçek’in dinlenmesi talebini reddetti

    PİRHA- Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı, Sivas Katliamı Davası’nda Vatan Partisi’nin Genel Başkanı Doğu Perinçek’in dinlenmesi talebini, ‘soruşturmaya yer olmadığına’ karar vererek reddetti. Avukat Coşkun Özgür Piroğlu, savcılığın kararına itiraz ettiklerini söyledi. 

    Sivas Katliamı’nda ölen Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa’nın avukatı Coşkun Özgür Piroğlu, 8 Haziran’da üç firari sanıkla ilgili görülen davada Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in ve onu suçlayan Aziz Nesin’in oğlu Ahmet Nesin’in dinlenmesi talebinde bulunmuştu.

    Zaman aşımına uğrayan Sivas Katliamı Davası’nda dosyası ayrılan üç firari sanığın yargılandığı dava, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürüyor.

    3 firari sanık Eren Ceylan, Murat Songur ve Murat Karataş’ın yargılandığı davada katliamda ölen Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa’nın avukatı Coşkun Özgür Piroğlu, 8 Haziran’da Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in ve onu suçlayan Aziz Nesin’in oğlu Ahmet Nesin’in dinlenmesi talebinde bulunmuştu.

    Ankara Adliyesi’nde yapılan başvuruda Avukat Piroğlu, Aziz Nesin’in oğlu Ahmet Nesin’in geçen yıl yazdığı bir köşe yazısı ve açıklamalarındaki iddiaların değerlendirilmesini istemişti.

    Ahmet Nesin, Artı Gerçek’te 3 Temmuz 2019’da yayınlanan yazısında bazı tanıklıklarını paylaşarak Sivas Katliamı’nın fitilini ateşleyen Salman Rüşdi’nin Şeytan Ayetleri’nin babası tarafından değil Doğu Perinçek’in ekibi tarafından Aydınlık Gazetesi’nde yayımlandığını söylemişti. Nesin, “Aziz Nesin TGRT’ye Aydınlık Gazetesi’nde yayınlanan Şeytan Ayetleri’ni kendisinin yayınlamadığı ve haberi olmadığını söylediğinde Perinçek yeni bir kınama yazısıyla katliam planını büyük olasılıkla aynı anda kaleme alıyordu” demişti.

    Avukat Piroğlu, Ahmet Nesin’in söz konusu yazı ve sosyal medya paylaşımlarını sunduğu başvuruda, “Doğu Perinçek’in Sivas Katliamı’nın sorumlularından biri olduğu konusunda müvekkilim Hüseyin Karababa’nın şüpheleri vardır. Bu konu aydınlatılmalıdır. Doğu Perinçek’in Sivas Katliamı’nın sorumluları arasında olup olmadığı ortaya çıkarılmalıdır. Doğu Perinçek şu anda Vatan Partisi’nin Genel Başkanıdır. Bu konuda Ahmet Nesin ve Doğu Perinçek’in ifadesi alınmalıdır” ifadelerini kullanmıştı.

    Ancak Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in dinlenmesi talebini, ‘soruşturmaya yer olmadığına’ karar vererek reddetti.

    Avukat Özgür Piroğlu, savcılığın kararına itiraz ettiklerini açıkladı.

    Dilekçede şunlar kaydedildi:

    “2 Temmuz 1993 tarihinde gerçekleşen Sivas Madımak Katliamı Cumhuriyet tarihinin en acımasız terör katliamlarından biridir. Yargıtay bu katliamın anayasal düzeni yıkmaya yönelik olarak gerçekleştirilmiş olduğunu tespit ederek, sanıkların bir bölümünü anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs etme suçundan cezalandırmıştır. Yargıtay bu kararı kesinleştirmiştir. Bunun üzerine hiçbir Cumhuriyet Savcısı, Yargıtay’ın terör eylemi olarak tanımladığı bu katliam için olaylar kelimesini kullanma hakkına sahip değildir. Soruşturmaya yer olmadığına ilişkin savcılık kararında Sivas Madımak Katliamı için Madımak olayları denilmiştir. Cumhuriyet savcıları terör eylemleri ile ilgili olarak yapacakları tanımlamalara dikkat etmelidirler ve teröristlerin, terör eylemlerini meşrulaştırmaya yönelik tanımlamalardan uzak durmalıdırlar.”

    “MEÇHUL ŞAHISLARA DEĞİL DOĞU PERİNÇEK’E YÖNELİK YAPTIM BAŞVURUYU”

    Savcılık kararının ihbar edilen kısmında meçhul şahıslar diye yazıldığına dikkat çekilen dilekçede, “Ben bu başvuruyu meçhul şahıslara yönelik olarak değil, Doğu Perinçek‘e yönelik olarak yaptım” dedi. Piroğlu, “Ahmet Nesin’in Doğu Perinçek hakkındaki iddiaları doğrudan Sivas Katliamı ile ilgilidir. Cumhuriyet Savcısı’nın soruşturma açma gereği bile duymadan, Ahmet Nesin’i bile ifadeye çağırmadan dosyayı kapatması hukuka aykırıdır” dedi.

    Öte yandan Avukat Coşkun Özgür Piroğlu, 30 Haziran’da ise Sivas Valisi Salih Ayhan hakkında, katliama “Sivas olayları”, katledilenler için de ‘vefat edenler’ demesi üzerine Sivas Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Av. Piroğlu, Vali Ayhan’ın söz konusu açıklamalarıyla teröristlere destek verdiğini kaydetmişti.

    PİRHA/ ANKARA

     

  • Kenanoğlu: Doğu Perinçek Sivas Katliamı davasında ifade vermelidir – VİDEO

    Kenanoğlu: Doğu Perinçek Sivas Katliamı davasında ifade vermelidir – VİDEO

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Meclis Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, 2 Temmuz Sivas Katliamında Aziz Nesin’in “Şeytan Ayetleri” kitabını yayımlayarak sözde provokasyon yapıldığını iddia edenler şunu bilmelidir diyerek, Şeytan Ayetleri kitabının Aziz Nesin tarafından değil, Doğu Perinçek’in Aydınlık dergisinde yayımlandığı, dolayısıyla Sivas Katliamı davasında ifade vermesi gerektiğini belirtti.

    Haberin Videosu

    Halkların Demokratik Partisi(HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Meclis genel kurulunda yaptığı konuşmada, Sivas Davası’nda Doğu Perinçek’in dinlenmesi gerektiğini söyledi.

    Kenanoğlu’nun Meclis’te yaptığı konuşma şöyle:

    “2 Temmuz 1993 Madımak Katliamı’nda bir gerekçe sunuldu yani o zaman ki yaygın genel medya şöyle bir gerekçe sundu, dedi ki: “Bu Madımak katliamı, Aziz Nesin’in provokasyonuyla olmuştur.” Neydi o provokasyon yani iddia ettikleri provokasyon neydi? Aziz Nesin’in Salman Rüşdi’nin yayınladığı Şeytan Ayetleri kitabını yayınlamasıydı, bunu iddia ediyorlardı.

    Şimdi, peki, gerçek böyle miydi? Geçen gün Aziz Nesin’in oğlu bunu anlatıyor ve şu anda, 2 Temmuz Sivas Madımak katliamında vefat edenlerin ailelerinin avukatları da mahkemeye dilekçe verdi Doğu Perinçek’in dinlenmesi için. Neden? Çünkü o gün yani 2 Temmuz 1993’te, o tarihlerde Salman Rüşdi’nün kitabını, Şeytan Ayetleri kitabını yayınlayan Aziz Nesin değildi, Doğu Perinçek’ti, Aydınlık Dergisi’ydi.

    Bu anlamıyla daha biz o tarihten Doğu Perinçek’in kimlere ve nelere hizmet ettiğini biliyoruz. Bugün Doğu Perinçek’in peşinden koşanlar, onun arkasından “HDP kapatılsın” yaygarası kopartanlar da çok geç kalmadan onun kim olduğunu öğrenecekler. Hepinize geçmiş olsun.” (HABER MERKEZİ)

  • ‘HDP’yi bir market, HDP’ye oy verenleri de müşteri sanıyorlar’- VİDEO

    ‘HDP’yi bir market, HDP’ye oy verenleri de müşteri sanıyorlar’- VİDEO

    PİRHA – HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada, ‘HDP kapatılmalı’ çağrılarına sert tepki gösterdi. Kenanoğlu, bu söylemlerden HDP’nin daha da güçlendiğini belirterek, “HDP’yi bir market HDP’ye oy verenler de müşteri zannediyorlar. Yani HDP kapatılırsa oradaki müşteriler bize koşar zannediyorlar” diye konuştu. 

    Halkların Demokratik Partisi(HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, ‘HDP Kapatılsın’ çağrılarına Meclis’ten sert tepki gösterdi. Son zamanlarda HDP üzerinde bir kapatma furyasının tartışıldığına dikkat çeken Kenanoğlu, bu yaygarayı iktidarın dışarıdan desteklediği yandaşı Doğu Perinçek’in yaptığını söyledi.

    “DOĞU PERİNÇEK İKTİDARIN YANDAŞI, YAYGARA KOPARIYOR”

    “Doğu Perinçek kim?” diye soran Kenanoğlu, Sosyalistlerin Doğu Perinçek’i kim olduğunu iyi öğrendiklerini ve onu dışladıklarının altını çizerek, “Şimdi kendisini iktidarın yanında konumlandırmış her gün televizyonlarda yaygara kopartıyor” dedi.

    Kenanoğlu, vekil seçildiği İstanbul 3. Bölgeden aldığı oy kadar, Doğu Perinçek’in Türkiye genelinden oy almadığına dikkat çekerek, “Bu kadar, bütün gücü bu kadar. Şimdi Perinçek gibiler, bu organizasyonun ekibine katılanlar bununla birlikte hareket edenler hani mahallelerde kötü esnaflar vardır kıskançtır, fesattır, çekemezdir, komşusunun yanındaki dükkanın kapanmasını ister, sırf kapatılmasını ister ki oradaki müşterilerin kendisine koşacağını düşünür. Bunlar zannediyorlar ki HDP bir market, HDP’ye oy verenler de müşteri. Yani HDP kapatılırsa oradaki müşteriler bize koşar zannediyorlar. Hala aklınız başınıza gelmedi mi?” diye konuştu.

    “HDP MECLİSTE 3. BÜYÜK PARTİ”

    Kapatılan her partiden sonra bu siyasetin güçlenerek çıktığını kaydeden Kenanoğlu, HDP’nin Meclis’te 3. Büyük parti olduğuna dikkat çekti. Kenanoğlu, “HDP’yi kapatarak sıranızı yükselteceğini düşünüyorsanız boşuna hayal kuruyorsunuz ya da birilerinin dışarıdan gazel okuyarak buralarda oturacağını düşünüyorsanız hayal kuruyorsunuz. Onların yaptıkları ile HDP, HDP siyaseti sadece güçlenir çünkü halk bunu çok iyi görüyor. Siz ne kadar yalan söylerseniz söyleyin bunun karşılığını sandıkta alıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ ANKARA

  • Sivas Katliamı davasında Doğu Perinçek’in dinlenmesi istendi

    Sivas Katliamı davasında Doğu Perinçek’in dinlenmesi istendi

    PİRHA – Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa’nın avukatı Coşkun Özgür Piroğlu, üç firari sanığın yargılandığı davada Ahmet Nesin ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in dinlenmesini istedi.

    2 Temmuz 1993 yılında yapılan ve zaman aşımına uğrayan Sivas Katliamı davasında dosyası ayrılan üç firari sanık Eren Ceylan, Murat Songur ve Murat Karataş’ın yargılandığı dava, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürüyor. Almanya’da olan firari üç sanık hala Türkiye’ye iade edilmedi.

    Sivas Katliam davasında 3 firari sanığın yargılandığı davada, katliamda hayatını kaybeden Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa’nın avukatı Coşkun Özgür Piroğlu, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulundu.

    Ankara Adliyesi’nde yapılan başvuruda Avukat Piroğlu, Aziz Nesin’in oğlu Ahmet Nesin’in geçen yıl yazdığı bir köşe yazısı ve açıklamalarındaki iddiaların değerlendirilmesini istedi.

    Ahmet Nesin, Artı Gerçek’te 3 Temmuz 2019’da yayınlanan yazısında, bazı tanıklıklarını paylaşarak Sivas Katliamı’nın fitilini ateşleyen Salman Rüştü’nün Şeytan Aletleri’nin babası tarafından değil, Doğu Perinçek’in ekibi tarafından Aydınlık Gazetesi’nde yayımlandığını söylemişti.

    Ahmet Nesin, “Aziz Nesin TRT’ye Aydınlık Gazetesi’nde yayınlanan Şeytan Aletleri’ni kendisinin yayınlamadığı ve haberi olmadığını söylediğinde Perinçek yeni bir kınama yazısıyla katliam planını büyük olasılıkla aynı anda kaleme alıyordu” demişti.

    “DOĞU PERİNÇEK’İN İFADESİ ALINMALIDIR”

    Avukat Piroğlu, Ahmet Nesin’in söz konusu yazı ve sosyal medya paylaşımlarını sunduğu başvuruda, “Doğu Perinçek’in Sivas Katliamı’nın sorumlularından biri olduğu konusunda müvekkilim Hüseyin Karababa’nın şüpheleri vardır. Bu konu aydınlatılmalıdır. Doğu Perinçek’in Sivas Katliamı’nın sorumluları arasında olup olmadığı ortaya çıkarılmalıdır. Doğu Perinçek şu anda Vatan Partisi’nin Genel Başkanıdır. Bu konuda Ahmet Nesin ve Doğu Perinçek’in ifadesi alınmalıdır” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Yazar Aziz Tunç hakkında yakalama kararı

    Yazar Aziz Tunç hakkında yakalama kararı

    Doğu Perinçek, Alevi yazar Aziz Tunç hakkında, yazdığı bir yazıda kendisine hakaret ettiği iddiası ile suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunun ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Tunç hakkında yakalama kararı çıkarttı.

    Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek,  2015 yılında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kahramanmaraş Milletvekili adayı olan Alevi Yazar Aziz Tunç hakkında suç duyurusunda bulundu.  Alevinet.com sitesinde yayınlanan bir yazısında kendisine hakaret edildiğini iddia eden Perinçek, Tunç hakkında suç duyurusunda bulunmasının ardından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Tunç hakkında yakalama kararı çıkarttı.

    24 Ekim 2017 tarihli “Aydınlık paçavrası, Alevi katliamlarına ortam hazırlamaktadır” başlıklı yazısında Alevilere dönük saldırıları kaleme alan Tunç’un, henüz iddianameye ulaşamadığı belirtilirken, Vatan Partisi’nin resmi internet sitesinden iddianamenin duyurusu yapıldı.

    2 senedir yurt dışında sürgün hayatı yaşayan Aziz Tunç’un yurt dışında olmasından kaynaklı henüz gözaltına alınmadığı öğrenildi.

    Öte yandan daha önce de Tunç’un İstanbul’da bulunan evi Afrin paylaşımları gerekçesiyle basılarak gözatına alınmak istenmişti.

  • DEDEF: Seyit Rıza Dersim’in tartışılmaz değeridir

    DEDEF: Seyit Rıza Dersim’in tartışılmaz değeridir

    PİRHA- Vatan Partisi’nin Seyit Rıza heykelinin kaldırılması için yaptığı başvuruya dair açıklamaya yapan DEDEF, “Seyit Rıza’nın heykeli ve anısının sorgulanmasını değil, Dersim 37/38 için hakikatleri araştırma komisyonun kurulmasını bekliyoruz” dedi.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Vatan Partisi’nin Seyit Rıza’nın Dersim’deki heykel ve sembollerinin kaldırılması için valilik ve belediyeye başvuruya ilişkin açıklama yaptı.

    Dersim Katliamı üzerinden 82 yıl geçmesinde rağmen  saldırı ve asimilasyon politikalarının devam ettiği belirtilen açıklamada, Doğu Perinçek’in Dersim düşmanlığını üzerinden demokrasiye ve Türkiye halklarına karşı başlatılan provakatif girişimlerin boşa çıkarılacağı kaydedildi.

    Açıklamada, insanlığa karşı işlenen bu suç karşısında asıl suçluların pervasızlığı ve saldırganlığına karşı tüm demokratik kamuoyunun tavrı alması çağrısında bulunuldu.

    Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “İNKARCI ZİHNİYET HAKİKATLE YÜZLEŞMEYE KAÇINIYOR”

    Dersim soykırımı üzerinden 82 yıl geçmesine rağmen tekçi, inkarcı zihniyet geçmişle ve hakikatle yüzleşmekten hala kaçınıyor. Kürtleri ve Alevileri katliamlar kıskacında tutarak, asimilasyon politikalarını doludizgin sürdürüyor.
    Dersim, güncelde de bu sorunları en ağır biçimde yaşamaktadır. Fiziki soykırımla yetinmeyen inkarcı zihniyet, kültürel soykırımla sonuç almaya çalışıyor. Dili, tarihsel belleği, kendine özgü kadim kültürel kimliği, itikadı yaşamı ve doğa ile kurduğu ilişki ciddi bir kırıma uğramış, kendi anakarası üzerinde kadim varlığını geleceğe taşıyıp taşıyamama sorunuyla karşı karşıya kalmıştır.

    Buna karşın Dersim halkı yıllardır hakikat mücadelesinden vazgeçmemiş, devletin hakikatlerle yüzleşmesi için davasını kararlılıkla sürdürmeye devam etmiştir ve edecektir.Dersim soykırımı, altında yaşadığımız gökyüzü ve üzerinde yaşadığımız toprak kadar hakikattir. Resmi ideoljinin ürettiği isyan hakikati çökmüştür, yalan ve kurgu olduğu fazlasıyla açığa çıkmıştır.

    Dersim’de on binlerce masum insanımız, nehir kenarlarında, mağaralarda, samanlıklara doldurularak katledildiler.
    Munzur ve Harçik aylarca insan cesetleri taşıdı. Dersimde bir nesil annesiz babasız büyüdü. Biz Dersimliler olarak ilan ediyoruz ki Dersim’in şahsında İnsanlığa karşı işlenmiş bu suçları örtme çabası, işlenen cinayetlere ortak olmaktır.

    “SEYİT RIZA DERSİM’İN TARTIŞILMAZ DEĞERİDİR”

    Seyit Rıza Dersimin tartışılmaz değeridir. Uşené Seydi, Fındık Ağa Dersim’in kimliği ve haklarıyla var olma hakkının bedel ödemiş temsilcileri ve saygın insanlarıdır. Hayatının bir döneminde sola bulaştırıldıktan sonra faşizmin kurucu babalarından biri olarak ortaya çıkan Mussolini örneğinin Türkiye versiyonu Doğu Perinçekgiller bu gerçeği değiştirmez. Onların, Dersim düşmanlığını körükleyerek demokrasiye ve Türkiye halklarına karşı bu provakatif girişimleri boşa çıkarılacaktır. Ortaya çıkan yeni belgelerin tartışılmasını engellemeye yönelik gündem saptırma ataklarına karşı Dersimlilerin hakları ve değerleri adına mücadeleleri büyüyerek sürecektir.

    “SOYKIRIMCI ZİHNİYET CANLILIĞINI KORUYOR”

    Almanya’dan zehirli gaz alımları ve Çağlayangil’in itirafıyla Biz Dersimlilere karşı zehirli gaz kullanımı arasındaki paralelliğin tartışılmasını engelleme telaşına düşenler gündem saptırma çabaları sonuçsuz kalacaktır.
    Seyit Rızamızı astırmak ve onbinlercemizi zehirleyerek, süngülüyerek, kafa keserek, uçurumlara atarak katledenler, şimdi de Seyit Rıza’nın artık Dersimin sembolü haline gelen heykelini imhaya yönelerek soykırımcı zihniyetlerinin canlılığını ortaya koyuyorlar. Ama şunu bir kez daha bilmeliler ki, Seyit Rızanın heykeline bu saldırı, Dersimlilerin haklı taleplerini ortadan kaldırmayı başaramayacaktır.

    İnsanlığa karşı işlenen bu suç karşısında, asıl suçluların bu pervasızlığa ve saldırganlığına karşı tüm demokratik kamuoyunu çağrımıza ortak olmaya ve tavır almaya çağırıyoruz. Dersim halkı Seyit Rıza’nın heykeli ve anısının sorgulanmasını değil, Dersim37/38 için hakikatleri araştırma komisyonun kurulmasını ve gerçeklerin açığa çıkmasını bekliyor.Dersim’de fiziki soykırımla yetinmeyen inkarcı zihniyet, kültürel soykırımla sonuç almaya çalışıyor. Seyit Rıza Dersimin tartışılmaz değeridir. Uşené Seydi, Fındık Ağa Dersim’in kimliği ve haklarıyla var olma hakkının bedel ödemiş temsilcileri ve saygın insanlarıdır.

    Mussolini örneğinin Türkiye versiyonu Doğu Perinçekgillerin,  Dersim düşmanlığını körükleyerek demokrasiye ve Türkiye halklarına karşı bu provokatif girişimleri boşa çıkarılacaktır.

    DEDEF son olarak taleplerini şöyle sıraladı:

    *Dersim ismi iade edilsin.

    *Arşivler açılsın hesap verilsin.

    *Dersim halkından özür dilensin.

    *Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listesi açıklansın.

    *Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın.

    *Dillerimize ve Kızılbaş Alevi inancımıza özgürlük tanınsın.

    *Munzur’daki Baraj, HES, madencilik ve her türlü doğayı talan projeleri iptal edilsin

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • EMEP Dersim: VP’nin söylediklerinin Dersim halkı nazarında bir kıymeti yoktur

    EMEP Dersim: VP’nin söylediklerinin Dersim halkı nazarında bir kıymeti yoktur

    PİRHA- EMEP Dersim İl Örgütü, Vatan Partisi’nin Seyid Rıza’nın heykeli ve isminin sokaklardan kaldırılması için başvuruda bulunmasına tepki göstererek, ” Ne Perinçek’in ne de partisi Vatan Partisinin söylediklerinin Dersim halkı nazarında bir kıymeti vardır”  ifadelerini kullandı. 

    Vatan Partisi, Tunceli Valiliği ve belediyeye il sınırları içinde bulunan bütün cadde, sokak, meydan ve diğer tabelalardan Seyit Rıza isim ve sembollerinin kaldırılması için başvuruda bulunmuştu.

    Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, Vatan Partisi’nin tekçiliği esas politikaları ile halkın değerlerine saldırması ve varlık göstermeye çalışmasının nafile olduğunu kaydetti.

    Açıklama şu ifadelere yer verildi:

    “SÖYLENENLERİN DERSİM HALKINDA BİR KIYMETİ YOK”

    Kraldan daha çok kralcı olan Vatan Partisi, Kürde ait olan her şeyin düşmanıdır! Geçtiğimiz günlerde bir TV kanalına katılan Vatan Partisi genel başkanı Doğu Perinçek, Seyit Rıza’yı hedef alan açıklamalarda bulundu. Bu açıklamanın ardından da Vatan Partisi, 5 Kasım 1937’de idam edilen Dersim liderlerinden Seyit Rıza’nın, 2010 yılında Kışla Meydanı’na dikilen heykeli başta olmak üzere kent sınırları içinde bulunan bütün cadde, sokak, meydan ve diğer tabelalardan isim ve sembollerinin kaldırılması için Valiliğe ve Dersim Belediyesi’ne başvuruda bulundu. Bu kısa hatırlatmanın ardından sonda söyleyeceğimizi baştan söyleyelim: Ne Perinçek’in ne de partisi Vatan Partisinin söylediklerinin Dersim halkı nazarında bir kıymeti vardır!

    “HALKIN DEĞERLERİNE SALDIRMAK NAFİLEDİR”

    Vatan Partisi tekçiliği kendisine esas almış ve bunun üzerinden siyaset yapan, bir ulusu yok sayan bir anlayışın partisidir. Vatan Partisi, halkımızın değerlerine saldırarak varlık göstermeye çalışmaktadır, ancak nafiledir! Tekçi anlayışın pirim yaptığı, Kürde düşmanlık yapılarak yürütülen siyasetin payandası olan bu anlayışa karşı mücadelemizi ısrarla sürdürmekten vazgeçmeyecek, Kürt ve Türk, her milliyetten işçilerin birlikte mücadelesini sağlamak için verdiğimiz uğraştan geri adım atmayacağız! Bu anlayışın Nazizmden beridir tanığıyız! Kraldan daha çok kralcı olan, Kürde düşmanlığını Kürt halkının bütün kurumlarına saldırarak gösteren Vatan Partisi kısa bir dönem önce de HDP’nin kapatılması gerektiğini ısrarla savunuyordu ve savunmaya devam ediyor. Vatan Partisi, Kürde ait olan her şeyin düşmanıdır!

    Sonuç olarak, Kürt sorunuyla doğrudan ilişkili olan bu açıklama ve yapılan başvuruyu bir talihsizlik olarak değerlendirmiyoruz. Suret-i haktan görünüp siyasi faaliyet yürüten bu ikiyüzlü siyasete karşı, her milliyetten; işçinin, emekçinin, kadının, gencin bu düşmanca siyasete karşı birlikte mücadele etmesi için elimizden geleni yapacağız!

    PİRHA/DERSİM

     

  • Vatan Partisi’ne tepki: Seyit Rıza bizim hafızamızdır-VİDEO

    Vatan Partisi’ne tepki: Seyit Rıza bizim hafızamızdır-VİDEO

    PİRHA – Vatan Partisi’nin 1937’de idam edilen Seyit Rıza’nın heykeli ve isminin kaldırılması başvurusuna HDP Dersim İl Eş Başkanları tepki gösterdi. İl Eş Başkanları Nurşat Yeşil ve İbrahim Kasun, “Seyit Rıza geleneği bizim geleceğimizdir. O nedenle Vatan Partisi’nin Amed’de Şeyh Said’e, Dersim’de Seyit Rıza’ya karşı tutumunu kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandılar. 

    Vatan Partisi, Tunceli Valiliği ve belediyeye il sınırları içinde bulunan bütün cadde, sokak, meydan ve diğer tabelalardan Seyit Rıza isim ve sembollerinin kaldırılması için başvurdu.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Halkların Demokratik Partisi Dersim İl Eş Başkanları Nurşat yeşil ve İbrahim Kasun, Vatan Partisi’nin başvurusuna tepki gösterdiler.

    “SEYİT RIZA DERSİM HALKININ HAFIZASIDIR”

    Nurşat Yeşil, “Seyit Rıza Dersim halkının hafızasıdır. Geçmişin gelecekle bağını kurmak anlamında Seyit Rıza bizim için çok önemli. Dersim 38, bir katliamdır. Devlet de bazı dönemlerde yetkililer ağzından derinlemesine olmasa da söylemler oldu. Seyit Rıza geleneği bizim geleceğimizdir. O nedenle Vatan Partisi’nin Amed’de Şeyh Said’e, Dersim’de Seyit Rıza’ya karşı tutumunu kabul etmiyoruz” dedi.

    Dersim’de siyasi partiler, kurumlar olarak geçmişi savunacaklarını belirten Yeşil, şöyle devam etti:

    “Seyit Rıza’yla birlikte katledilen insanların değerlerimiz olduğu bugüne kadar söyledik, söylemeye de devam edeceğiz. Bu halk burada oldukça Seyit Rıza heykeli oradan kalkmayacak. Seyit Rıza’nın şahsında katledilen insanların Dersim’e kattıklarını unutmayacağız.

    Bu konuda tepkimizi sürdüreceğiz, konunun takipçisi olacağız.”

    “DERSİM HALKI OLARAK KABUL ETMİYORUZ”

    İl Eş Başkanı İbrahim Kasun ise, “Vatan Partisi’nin konu Kürtler ve Aleviler oldukça faşist karakterini geri plana atmadığını görüyoruz. MHP’den bile daha milliyetçi karaktere bürünmektedir” dedi.

    Seyit Rıza heykelinin yapıldığı süreçte Belediye Başkan Yardımcısı olduğunu belirten Kasun, heykelin halk tarafından memnuniyetle karşılanıp yoğun bir kitleyle açılış gerçekleştiğini ifade etti.

    Kasun, “Vatan Partisi’nin yapmış olduğu müracaat Dersim Soykırımı’nın günümüzdeki devamıdır. Seyit Rıza’nın heykelinin kaldırılmasıyla ilgili girişimler 38 Katliamı’nın politikasının sürdürülmesi ve pirimizin ikinci defa idamıdır. Biz Dersim halkı olarak bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. buna izin vermeyeceğiz” diyerek tepkisini dile getirdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Vatan Partisi’nden istifa eden il başkanı: Oyum HDP’ye

    Vatan Partisi’nden istifa eden il başkanı: Oyum HDP’ye

    Vatan Partisi’nde, Genel Başkan Doğu Perinçek’in, Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde HDP’nin kapatılması ile ilgili çalışma yapacağına yönelik açıklaması, bölge teşkilatlarında kırılmaya neden oldu. Diyarbakır ve Batman il ve ilçe yönetimleri ile Mardin’in Kızıltepe ilçesinde, Vatan Partisi yönetimlerinin eş zamanlı olarak basın açıklaması yapıp istifa edecekleri bildirildi.

    Vatan Partisi’nde, Genel Başkan Doğu Perinçek’in, Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde HDP’nin
    kapatılması ile ilgili çalışma yapacağına yönelik açıklaması, bölge teşkilatlarında kırılmaya neden oldu. Diyarbakır ve Batman il ve ilçe yönetimleri ile Mardin’in Kızıltepe ilçesinde, Vatan Partisi yönetimlerinin eş zamanlı olarak basın açıklaması yayıp istifa edecekleri bildirildi.

    İstifa edecekler arasında bulunan Vatan Partisi Diyarbakır İl Başkanı Selahattin Gönül, yaptığı açıklamada, Doğu Perinçek’in, Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde ilk iş olarak HDP’yi kapatmayı vaat etmesi ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Muharrem İnce’nin, HDP’nin Cumhurbaşkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaretinden sonra, Doğu Perinçek’in bu ikiliye dönük açıklamalarından rahatsızlık duyduklarını söyledi.

    Bu nedenle, Diyarbakır ve Batman’da il ve ilçe teşkilatları ile Mardin’in Kızıltepe ilçe yönetiminin partilerle birlikte topluca istifa edeceğini kaydeden Gönül, istifa etmeleri ile ilgili olarak kendisiyle Genel Merkez yöneticilerinden Mehmet Bedri Gültekin’in bir görüşme yaptığını belirterek “Kendisine de söyledik. Biz Doğu Perinçek’in Cumhurbaşkanlığı adaylığı için kapı kapı gezip imza topladık. Ama bunun karşılığı olarak bu yaptığı açıklamaların doğru olmadığını belirttik. Gültekin de bu yöndeki açıklamaların nedenini anlayamadıklarını söyledi. Keşke bizi partide teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcısı ya da partinin genel serketeri arasa ve Doğu Perinçek’e duygularımızı anlatsaydı. Biz defalarca uyardık. Bu yönde açıklamaların doğru olmadığını söyledik. Hatta geçenlerde Ankara’da 90 kişiyle birlikte bölgenin, Diyarbakır’ın sorunları ile ilgili kapsamlı bir toplantı da yaptık. Orada da bu tür açıklamaların yapılmaması gerektiğini anlattık. Biz kavga değil barış istiyoruz dedik. Kaos istemiyoruz dedik. PKK’yi savunmuyoruz dedik. Ama 6 milyon oy almış bir parti ile ilgili böyle açıklama yapamazsınız. Sizin yüzde 1 bile oyunuz yok. Nasıl böyle dersin bu parti ile ilgili. Bu insanların hepsi mi PKK’li” dedi.

    Perinçek’in açıklamasının kabul edilir olmadığını ifade eden Gönül, oyunu HDP’ye vereceğini söyleyerek “Vicdanım şimdi rahat” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Eğitimci Aysel Demir Kılavuz: Tansu Çiller zihniyeti asla kadınları temsil edemez-VİDEO

    Eğitimci Aysel Demir Kılavuz: Tansu Çiller zihniyeti asla kadınları temsil edemez-VİDEO

    PİRHA- Eğitimci-Aktivist Aysel Demir Kılavuz, eski Başbakan Tansu Çiller’in CHP’nin kadın çalıştayına çağrılmasına ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Dersim Katliamı’na ilişkin sözlerine tepki gösterdi. Demir Kılavuz, “Türkiye karanlığa giderken, tam da aydınlık yüzlere ihtiyaç varken, Tansu Çiller gibi karanlık bir ismin oraya getirilmesini asla doğru bulmuyorum” dedi.

    Haberin Videosu

    Eğitimci-Aktivist Aysel Demir Kılavuz PİRHA’ya yaptığı açıklama ile, CHP’nin Kadın Hakları günü etkinliğine eski Başbakan Tansu Çiller’i çağırmasına ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Dersim Katliamı’nı meşru gören sözlerine tepki gösterdi.

    “KARANLIK BİR İSMİN ORAYA GETİRİLMESİNİ DOĞRU BULMUYORUM”

    “Aysel Demir Kılavuz, Tansu Çiller’den CHP’nin çok çektiğini CHP’li kadınlar çok iyi biliyor” diyerek şunları ifade etti:

    “ Tansu Çiller’in başbakanlık yaptığı dönemde bazı kadınlar rahatlayacaklarını sandı ancak bugünkü gibi kadınlar çok baskı gördü. 5 kadın bir araya gelemediğimiz günler yaşadık. CHP’nin böyle bir zihniyete sahip birini çağırması kadınlara haksızlıktır. Çünkü Çiller kadın figürü değildir. Tansu Çiller ve onun gibi olanların zihniyeti asla kadınları temsil edemez. Türkiye karanlığa giderken, tam da aydınlık yüzlere ihtiyaç varken, Tansu Çiller gibi karanlık bir ismin oraya getirilmesini asla doğru bulmuyorum.”

    “ALEVİLER İÇİNDE ONA İNANLARA SESLENİYORUM; SİZ BU SÖYLEMLERİ NASIL KABUL EDİYORSUNUZ?”

    Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in “Eğer Seyit Rıza aşiret düzeni devam etseydi hala feodal düzen, kadınların saçlarından sürüklenmesi devam edecekti” sözlerine de tepki gösteren Aysel Demir Kılavuz şunları belirtti:

    “Doğu Perinçek’in bu sözleri hiç şaşırtıcı değil. Çünkü Doğu Perinçek, devrimcileri ihbar etmiş bir kişiliktir. Soruyorum; Dersim’de kadınlar, çocuklar 3-6 ay mağaralarda kaldılar, sürüklendiler, satıldılar, katledildiler, uçurumlardan atlayıp intihar ettiler. Tüm bunları kim yaptı? Oradaki halk mı yaptı, yoksa devlet mi yaptı? Kadınlar Dersim’de 38 öncesi özgürdü. Çeşitli bahaneler ile binlerce kadın, yerinden yurdundan edildi, kız çocukları da subaylara teslim edildi. Alevi örgütleri içinde ona inanlara sesleniyorum; siz bu söylemleri nasıl kabul ediyorsunuz?”

    Diren KESER/MERSİN

  • Öztürk ve Tan’dan Perinçek’e tepki: Kürtlere ve Alevilere olan öfkeleri üzerinden varolmak istiyor

    Öztürk ve Tan’dan Perinçek’e tepki: Kürtlere ve Alevilere olan öfkeleri üzerinden varolmak istiyor

    PİRHA-Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in, Dersim Katliamı’nı meşrulaştıran açıklamalar yapmasına tepki gösteren Şair-Yazar Fadıl Öztürk, Perinçek de, Kürtlere olan öfkeleri üzerinden var olmak isteyenlerden biridir” dedi. Yazar Abbas Tan da Perinçek’in siyasette her türlü oyunlar oynamasına rağmen başarılı olamamasını Alevilere bağladığını çok iyi bilmekteyiz dedi.

    Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in, Seyit Rıza’nın ve arkadaşlarının idam edilmesini, Dersim Katliamı’nı savunup, “bütün devrimlerde aşırılıklar oldu” diyerek meşrulaştırmasına tepkiler sürüyor.

    Perinçek’in açıklamalarını PİRHA’ya değerlendiren Dersimli Şair -Yazar Fadıl Öztürk, “Perinçek’in Dersim soykırımı üzerinden yaptığı açıklamalar ondan beklenen ve bir anlamda kendini tekrar eden açıklamalardan öteye gitmeyen içerik taşımaktadır” dedi.

    “Perinçek de, Tayyip Erdoğan’la ittifak içine girmiş ordunun ensesine basılmış eski komutanları gibi Kürtlere olan öfkeleri üzerinden var olmak isteyenlerden biridir” diyen Öztürk, “Erdoğan’ı iktidarını sürdürmek için girdiği ittifaklar üzerinden cevaplamak normal görünse de, Perinçek’i muhatap almak, onu Dersim meselesini yeniden dolaşıma sokarak var etmeye hizmet eder düşüncesindeyim” ifadelerini kullandı.

    “DERSİM’İN TAHRİBATA UĞRATILMIŞ SORUNLARI VAR”

    Şair-Yazar Fadıl Öztürk, Dersim’in çözülmemiş, hep gözardı edilmiş, üstü kapatılarak ertelenmiş ve ertelendikçe soldan sağa varıncaya kadar bir çok siyasal yapılarca tahribata uğratılmış sorunları olduğunu vurgulayarak, şunları ekledi:

    “Perinçek’in bakış açısını devletin red ve inkar bakış açısı içinde görmek ve ona göre cevap vermek lazım ama kendisi devlet katında, siyaseten sorunu çözen bir mevkide olmadığı için onu kenara itmek ve sorunun birinci derece sorumlularıyla muhatap olmak, eleştirmek, hak aramak gerekiyor, diyorum.”

    “PERİNÇEK BİR KEZ DAHA KİNİNİ KUSTU”

    Yazar Abbas Tan da, Doğu Perinçek’in Aleviler hakkında birçok kez açıklama yaptığına dikkat çekerek “Yaptığı her açıklamada içindeki kini kusan Perinçek, bir kez daha kinini kusmuştur. Siyasette her türlü oyunlar oynamasına rağmen başarılı olamamasını Alevilere bağladığını çok iyi bilmekteyiz. Aleviler Doğu Perinçek ve partisini tasvip etmediği için her fırsatta Alevilere saldırmayı marifet sanmaktadır. Dersim ve Aleviler hakkında gerçekleri bilmiş olmasına rağmen, gerçekleri saptırarak gündemde kalmak istemesi son derece gülünç ve basitliktir” dedi.

    “SİYASİ AHLAKSIZLIK BU”

    Perinçek’in Dersim Katliamı için “o bölgede eşkıyaların olduğunu” söylemesi ile siyasi ahlaksızlığını bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Tan “Dersim’de Perinçek’in dediği gibi değil, mücadele ruhu hakimdi. Binlerce yıldır Alevilere yapılan baskı, zulüm ve katliamların en büyük örneği 1925 ve 1938’de Dersim’de yaşanmıştır. Seyit Rıza’nın idamdan önce söylediği Perinçek’in kulaklarında çınlamış ki, ona geçmişte devrimcileri ihbar etmesinin altında ne kadar ezildiyse, bu söylemlerinin de altında ezilecektir” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Ferhat Tunç: Dersim halkına yapılan kıyımı savunmak insanlıktan çıkmaktır

    Ferhat Tunç: Dersim halkına yapılan kıyımı savunmak insanlıktan çıkmaktır

    PİRHA- Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in, Dersim Katliamını ile Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam edilmesini, “Bütün devrimlerde aşırılıklar oldu” diyerek meşrulaştırmasına tepki geldi. Sanatçı Ferhat Tunç, “Doğu Perinçek, Dersim’i duyunca cinnet geçiriyor” diyerek Seyit Rıza ve arkadaşlarını andı. Tunç, “Bir tarihsel kin veya düşmanlık hesabı içinde değiliz. İsteğimiz, tarihsel bir yüzleşme ve hakkaniyetin ortaya çıkmasıdır” dedi.

    Seyit Rıza ve arkadaşları idam edilişlerinin 80. yılında bir çok merkezde anılırken, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Dersim Katliamı’nı savunan bir açıklama yaptı. Aydınlık gazetesindeki açıklamasında “Cumhuriyet Dersim isyanını bastırmasaydı orası feodal eşkıya yatağı olarak devam ederdi. 1930’ların kentine bakalım, eğer Seyit Rıza aşiret düzeni devam etseydi hala feodal düzen, kadınların saçlarından sürüklenmesi devam edecekti” diyerek, Dersim Katliamı’nı savundu.

    Perinçek’in açıklamasına tepki göstererek sanatçı Ferhat Tunç sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İdam edilişinin 80. yıl dönümünde, Seyit Rıza ve arkadaşlarını, birçok sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti yöneticisinin katılımıyla, Seyit Rıza Meydanı’nda düzenlediğimiz törende ağıtlarımızla andık. Anma komitesi adına yaptığım konuşmada, 1937 yılında Elazığ’da kurulan göstermelik bir mahkemede Seyit Rıza ile birlikte altı Dersim büyüğünün idam cezasına çarptırılması ve hemen ardından idam edilmelerinin, Dersim’de yaşanan vahşetin başlangıcı olduğunu belirtmiştik. Bu idamların ardından Dersim’de deyim yerindeyse tam bir vahşet yaşandı; yediden yetmişe kadın, çocuk, genç, yaşlı ayırt edilmeksizin, resmi olan sonuçlara göre, 14 bin, yerel kaynaklara göre ise 50 bin insanımız katledilmiştir.”

    “ALEVİ KÜLTÜRÜNDE KADIN HİÇBİR ZAMAN AŞAĞILANMAMIŞTIR”

    Bundan birkaç yıl önce Tayyip Erdoğan’ın, Dersim’de yaşananın bir katliam olduğunu, Seyit Rıza ve arkadaşlarının hukuksuzca idam edildiklerini beyan ettiğini hatırlatan Tunç, devletin birinci ağızdan itiraf ettiği söyledi.

    Tunç sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İhsan Sabri Çağlayangil’in anlatımları, Necip Fazıl Kısakürek’in yazdıklarının yanı sıra gerek sözlü,  gerekse de sayısız yazılı eserde, Dersim kıyımı belgelenmiş ve son olarak da bunun bir katliam olduğu Başbakan’ın ağzından itiraf edilmiştir. Bütün bunlar Doğu Perinçek’e yetmemiş olacak ki, günümüzde hala katliam çağrıları yapmaktadır. Perinçek’in Dersim’le ilgili iddialarının tamamı mesnetsiz; yalan ve iftiradan ibarettir. Ey Perinçek, Alevi inancında kadının yeri bellidir! Dersim’de aşiretler kavgası olmuştur ama senin kirli ağzından çıkan o sözle, tarihin hiçbir döneminde bu kültürde kadın aşağılanmamıştır. Onlar hep aşiretler arasında barış elçiliği görevini üstlenmiş ve cemaatlerde son sözün sahibi olmuşlardır. Senin bunu anlamanı beklemiyoruz. Sen ırkçılığı bize medeniyetmiş gibi sunmaya çalışıyorsun. Irkçı ve faşizan söyleminin aksine, Dersim’de farklı dil ve inançlarla bu kadim toplum, barış içinde bir arada yaşıyordu. Senin kana susamış beynin bunu kabul etmeyebilir ama yine de biz, hatırlatmış olalım: Atatürk’ün yanından ayırmadığı Diyap Ağa’nın kız kardeşi yaklaşık 30 yıl mensubu olduğu Feratan aşiretini yönetmiştir. Üstelik bu kadın, senin bahsettiğin o ‘feodalleri’ yönetiyordu ve o feodaller de kadını baş tacı yapmışlardı.”

    “KIYIMI SAVUNMAK İNSANLIKTAN ÇIKMAKTIR”

    Son olarak, Perinçek’in siyaset sahnesine çıktığından beri yaşamın karanlık ve şaibelerle dolu olduğuna dikkat çekek Tunç “Dersim halkına yapılan kıyımı savunmak, insanlıktan çıkmak demektir. Zaruri gördüğümüz bu açıklamayı, seni ciddiye aldığımızdan değil; halkımıza ve değerlerimize saygının gereğidir. Seyit Rıza ve arkadaşlarını anarken, bir tarihsel kin veya düşmanlık hesabı içinde değiliz. İsteğimiz, tarihsel bir yüzleşme ve hakkaniyetin ortaya çıkmasıdır” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Perinçek’e Dersim tepkisi: Katliamı savunmak zalimlerin işidir, insanlık ayıbıdır!

    Perinçek’e Dersim tepkisi: Katliamı savunmak zalimlerin işidir, insanlık ayıbıdır!

    PİRHA- Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in, Seyit Rıza’nın ve arkadaşlarının idam edilmesini, Dersim Katliamı’nı,  “bütün devrimlerde aşırılıklar oldu” diyerek meşrulaştırması tepkiyle karşılandı. PİRHA’ya konuşan Prof. Dr. Ahmet Özer, Yazar Yusuf Baranbey, AKD Genel Merkez Yöneticisi Ali Özveren, Perinçek’in itibarını yitirmiş bir figür olduğunu ve tarihi çarpıtan bir açıklama yaptığını belirttiler ve “katliamı savunmak zalimlerin işidir, insanların değil” dediler.

    PİRHA’ya konuşan Prof. Dr. Ahmet Özer, Doğu Perinçek’in bu söylemini dikkate almak mümkün değil dedi. Özer bunun nedenini de şöyle açıkladı:

    “İki nedenden dolayı dikkate alınmamalı. Birincisi, tarihi çarpıtan bir açıklama, ikincisi de; tarihi boyunca söylemlerinde zikzaklar çizen ve itibarını yitirmiş bir figür. Dersimde bir isyan yoktur, direniş vardır. Seyit Rıza ve arkadaşları, kendilerini korumak için direnmiştir. Şeyh Sait ve Ağrı İsyanı sonrası çıban olarak görülen Dersim’e ve insanına yapılmış bir katliamdır. Dersim’i ve Dersimlileri incitmek yerine Dersim’den ve Dersimlilerden özür dilenmelidir. Bu özür de yüzleşmeyle olur. Yüzleşme ise hukuk çerçevesinde gerçekleşmelidir. Demokrasi ancak böyle sağlanır.”

    “DERSİM KATLİAMI TANRININ YERYÜZÜNDEKİ CEHENNEMİ”

    Yazar Yusuf Baranbey de, Doğu Perinçek’in bu söylemiyle kendisini şaşırtmadığını belirterek şunları belirtti:

    “Sistemi ve onun politikalarını savunacağı kesindir. Soykırım olarak tanınması gereken bir katliamı savunmak Perinçek’e yakışır. Dersim’de korkunç bir katliam yaşandı. Yaşanan katliamı Tanrının yeryüzündeki cehennemi olarak görüyorum. Katliamı savunmak insanlık ayıbıdır. Katliamı savunmak zalimlerin işidir, insanların değil. Bu söylem açık bir şekilde faşizmi savunmaktır.”

    “KATLİAMI SAVUNMAK İNSANLIĞA SIĞMAZ”

    AKD GYK üyesi Ali Özveren ise, Perinçek’in kendisine yakışanı söylediğini ifade ederek şunları kaydetti:

    “Hükümete yaranmak için elinden geleni yapıyor. 15 Kasım 1937’de kendi hukukunu bile ayaklar altına almış, Seyit Rıza’nın yaşını küçültüp, oğlunun yaşını büyütüp idam etmiş bir anlayışın savunuculuğunu yapmak insanlığa sığmaz. 80 yıl üzerinden geçmiş ve hala Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerini saklamanın mantığını Perinçek’in ifade etmesi gerekiyor. “Katliam olmasaydı kadınlar saçlarından tutulup yerlerde sürüklenecekti” diyor. Peki hamile kadınların süngülerle öldürülmesini, kadınlara tecavüz edilmesini, yakılmasını ve binlerce insanın mezar yerinin tespit edilememesini nasıl anlatacak?”

    Diren KESER/MERSİN

  • Perinçek bu kez Dersim Katliamı’nı savundu

    Perinçek bu kez Dersim Katliamı’nı savundu

    Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Seyit Rıza’nın ve arkadaşlarının idam edilmesini, Dersim Katliamı’nı bütün devrimlerde aşırılıklar oldu” diyerek meşrulaştırdı. Perinçek, “Eğer Seyit Rıza aşiret düzeni devam etseydi hala feodal düzen, kadınların saçlarından sürüklenmesi devam edecekti” dedi.  

    Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Dersim Katliamı ve Seyit Rıza’nın ölüm yıl dönümüne ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Aydınlık’ta yer alan habere göre, Perinçek, Cumhuriyet’in ilanından 14 yıl sonra yaşanan, on binlerce kişinin öldürülmesi, on binlercesinin başka yerlere sürülmesi ile sonuçlanan askeri operasyonu “bütün devrimlerde aşırılıklar oldu” diye meşrulaştırarak savundu.

    Dersim Katliamı’nı savunan Perinçek Alevi toplumunun doğal yaşamını ve kültürünü de aşağılayarak, “Bu tür bastırma hareketlerinde bazı abartmalar olabilir. İstiklal Savaşında da, Fransız Devrimi, bütün devrimlerde aşırılıklar oldu. Bastırma hareketleri. Yerimizi doğru koyalım. Cumhuriyet Dersim isyanını bastırmasaydı orası feodal eşkıya yatağı olarak devam ederdi. 1930’ların kentine bakalım, eğer Seyit Rıza aşiret düzeni devam etseydi hala feodal düzen, kadınların saçlarından sürüklenmesi devam edecekti” dedi.

    CHP’nin Seyit Rıza anmasını eleştiren Perinçek, “CHP Genel Başkanı ‘Ben Dersimli Kemal’im derse CHP Tunceli il Başkanı da 1938’e cinnet der, Genel Başkan Dersimli Kemal’im derse Tunceli’deki yansıması Seyit Rıza’nın kahramanlığı anlamına gelir. O heykeli kaldıracağız, PKK’nın diktiği bir heykel. PKK’nın kahramanları. CHP sadece Seyit Rıza’yı anmıyor. PKK bir haftadır onu anan törenler yapıyor. Bunlar cumhuriyete kurşun sıkmış, halka Atatürk’e karşı ayaklanmalar. Kimse Seyit Rıza’ya sahip çıkarak cumhuriyete sahip çıkamaz. ‘Dersimli Kemalim’ demek ‘Ben cumhuriyete karşıyım’ demek” ifadelerini kullandı.

    Doğu Perinçek şöyle devam etti:

    “Gazetelerde resimler çıkıyor Munzur Çayı’nda plajlara giriliyor kadınlı erkekli, bir bu geldiğimiz noktaya bakın bir de 1930’ların kentine bakalım, eğer Seyit Rıza aşiret düzeni devam etseydi hala feodal düzen, kadınların saçlarından sürüklenmesi devam edecekti.

    Tunceli diyerek iktidar olunur Dersim diyerek değil. Mecliste bir tek Onur Öymen sesini çıkardı. Burada susarsanız başka ne zaman konuşacaksınız?

    Bu tür bastırma hareketlerinde bazı abartma olabilir. İstiklal Savaşında da, Fransız Devrimi, bütün devrimlerde aşırılıklar oldu. Bastırma hareketleri. Yerimizi doğru koyalım.

    Cumhuriyet Dersim isyanını bastırmasaydı orası feodal eşkıya yatağı olarak devam ederdi. İsmet Paşa’nın da Doğu raporu var. Atatürk beğenmedi. Celal Bayar’ı gönderdi. O daha radikal ve cumhuriyetçi bir rapordur. 12, 13 tane böyle raporlar var. Burada bir eşkıyalık, aşiret düzeni var. Dökülen kan var. Cumhuriyet ona son verdi. Aşiretler arasında kavgalar var. Neredeyse meydan savaşı var. Aşiretler arasında kadınlara el koyma olayları var, cumhuriyet bunlara son vermiştir.

    Türk solunda Atatürk düşmanlığı bize dışarıdan geldi. İbrahim Kaypakkaya bizi Kemalist olmakla suçladı. Kemalizm düşmanı bir cereyan oldu, Komintern belgelerini okudum, onlara dayanarak Kemalist Devrim kitabını yazdım. Atilla ilhan bu kitaptan alıntılar yapardı.”

    (HABER MERKEZİ)