PİRHA – Usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle görevden alınan AKD Antep Şube Başkanı Yılmaz Demirdelen ve yönetim kurulu üyeleri, 22 Şubat’ta mahkemede yargılanacak. AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevi kurumlarına karşı “böl, parçala, yönet projesi” yürütüldüğünü belirterek “Asimilasyon projesine geçit vermemek için gelin canlar bir olalım” çağrısını yaptı.
Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antep Şubesi Başkanı Yılmaz Demirdelen ve yönetim kurulu üyeleri, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile görüştükten sonra AKD Genel Merkezi’ne karşı tutum sergilemişti. Bu tutum sonrasında AKD Genel Merkezi, Yılmaz Demirdelen’i 8 Ocak’ta görevden almıştı.
Gelişmeler üzerine AKD Antep Şubesi’ne geçici yönetim atanırken, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yılmaz Demirdelen’in, görevden almaya dair yaptığı itiraza yönelik “İhtiyati tedbir” kararı vermişti.
DURUŞMA 22 ŞUBAT’TA
AKD, mahkeme ara kararında öngörülen ihtiyati tedbir kararına karşılık hukuki itirazını da mahkemeye sunmuştu. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 22 Şubat’ta ihtiyati tedbir kararına yönelik yapılan itiraz talebini saat 11:15’te görülecek duruşmada karara bağlayacak.
DURUŞMAYA KATILIM ÇAĞRISI!
Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, yönetim kurulu olarak duruşmada olacaklarını belirterek, destek çağrısında bulundu.
AKD Genel Başkanı Yılmaz, çağrısında şu ifadelere yer verdi:
“22.02.2024 Perşembe saat 11:00’de Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülecek AKD Genel Merkezi ile görevden alınan Gaziantep Şube Başkanı Yılmaz Demirdelen arasındaki duruşmaya tüm Alevi yurttaşlarımızı bekliyoruz. Alevi toplumu ve kurumlarına karşı yürütülen böl, parçala, yönet projesine hız kesmeden devam eden asimilasyon projesine geçit vermemek için gelin canlar bir olalım.”
AKD ANTEP ŞUBESİ’NDE NELER YAŞANMIŞTI?
Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile ilişki kuran AKD Antep şube yöneticileri, sonraki aşamada genel merkeze karşı tutum sergilemiş ve şube tabelasını da indirmişlerdi. Cemevi içerisindeki eşyaları boşalttığı iddia edilen Demirdelen başkanlığındaki yönetimin, şubeye ait olan otomobillerin de usulsüz şekilde satışını yaptığı ifade ediliyor.
Görevden alınan Yılmaz Demirdelen yönetiminin, AKD Genel Merkezi’nin haberi olmadan bağımsız bir dernek kurduğu da aktarılan bilgiler arasında yer alıyor. AKD Genel Merkez Denetim Kurulu’nun, yaşananlar üzerine şubeye gittiği, ancak mali veriler, banka hesapları, makbuzlar, harcama belgeleri gibi evrakların kendilerine ibraz edilmediği de açıklanmıştı. Ayrıca kurumun kasasındaki 42 bin TL ile 30 bin Doların akıbeti hakkında da bilgi bulunmuyor.
PİRHA- Dolar kuru rekor bir artış göstererek 23,66 Türk Lirası oldu. Buna bağlı olarak artacak olan alım gücü yurttaşı kaygılandırıyor. Mikrofon uzattığımız yurttaşlar, ülkenin giderek yoksullaştığından şikayet ederek, bu durumun daha da kötüye gideceğini düşünüyor.
Mersinli yurttaşlara dolar kurundaki artışın vatandaşın cebine nasıl yansıyacağını sorduk.
PİRHA mikrofonuna konuşan esnaftan öğretmene, öğrenciden emekliye hemen herkes bu artışı endişe verici buluyor. Gidişatın kötü olduğu konusunda hem fikir olan Mersinliler, dolar kurundaki artışın devam edeceği ve bu paralelde ülkenin daha da yoksullaşacağı görüşündeler.
PİRHA – Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Bakan Vedat Bilgin’in“Cumhuriyet tarihinin en yüksek asgari ücret tablosu” paylaşımına karşılık “AKP iktidarı alım gücünü görmezden geliyor, hesaba katmıyor. Çünkü ancak enflasyonu yok sayarsa ortaya pembe bir tablo çıkıyor” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in, sosyal medya hesabından “Cumhuriyet tarihinin en yüksek asgari ücreti” adı altında yayınladığı tabloya CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi’den yanıt geldi.
“21 YILDA ASGARİ ÜCRET ERİDİ”
Vatandaşın alım gücünün düştüğünü ve Türk lirasının dolar karşısında ne kadar eridiğini hesaplayan İlgezdi, şunları söyledi:
“Alım gücünün ne kadar düştüğünü ortaya koyan şöyle bir örnek verebiliriz. 2002 yılında 184 liralık asgari ücretle 5 çeyrek altın alınabiliyorken, ‘Cumhuriyet tarihinin en yüksek asgari ücreti’ diye övündükleri 8.500 lira ile bugün 4 çeyrek altın alınabiliyor. Et fiyatlarına baktığımızda da durumun değişmediğini görmekteyiz. Sofralarda et yemeği görmek neredeyse imkânsız hale geldi. 2002 yılında 1 kilo eti 7 liraya alabiliyorken, 2022 yılında en ucuz eti 199 liraya alabiliyoruz. Kısaca 2002’den 2022’lere uzanan bir başarısızlık hikayesi…”
“ASGARİ ÜCRETİMİZ SON 10 YILDA 4 DOLAR ARTMIŞ”
Gamze Akkuş İlgezdi, 2023 ile 2013 yılını karşılaştırdı ve Türk lirasının nasıl değer kaybettiğini şöyle özetledi:
“2013 yılında asgari ücret 803 liraydı yani 451 dolardı. 2023 yılında ise asgari ücret 8.500 lira olacak yani şimdiki kura göre karşılığı 455 dolar. İlk zamlı maaşların alınacağı şubat ayında kurun ne olacağı ise belli değil. Yani asgari ücretimiz son 10 yılda 4 dolar artmış. Böyle bir tablo ile karşı karşıyayız fakat AKP iktidarı alım gücünü, enflasyonu görmezden geliyor, hesaba katmıyor. Çünkü ancak enflasyonu yok sayarsa ortaya pembe bir tablo çıkıyor. Ama gelinen noktada halkın cebinden eksilen eksilene…
AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında asgari ücret 184 lira, yani 126 dolara tekabül ediyordu. Bakan Vedat Bilgin’in ‘Cumhuriyet tarihinin en yüksek asgari ücret zammı’ diye övündüğü 8 bin 500 lira ise bugün 455 dolara tekabül ediyor. Üstelik çalışanlar bu zammı 1 Şubat’tan itibaren almaya başlayacaklar. Bu tablo, sayın bakanın dediği gibi Cumhuriyet tarihinin en yüksek asgari ücret tablosu değil dolar karşısında Türk lirasının nasıl eridiğinin tablosudur.”
Dolar/TL 20 Aralık’tan sonra ilk kez dün 17.15 seviyesini gördükten sonra yükselişine devam ediyor. Dolar güne 17,2005 seviyesinden başlarken, Euro ise 18.5980 TL’yi gördü.
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faiz yükseltmeme konusundaki ısrarını sürdürmesi ve son yaptığı konuşmada kullandığı, ”Bu iktidar faizi artırmayacaktır, tam aksine biz faizi düşürmeye devam edeceğiz’‘ ifadelerinin ardından döviz kurları 2022 yılının rekorlarını kırıyor.
TL dün dolar karşısında yüzde 2, Nisan sonundan beri yüzde 13.6, yılbaşından beri yüzde 23.3 değer kaybetti. Bugün dolar/TL Aralık 2021’deki kur krizinden beri ilk kez 17.2045′e yükselerek güne başladı.
Dolar/TL saat 09.01’de 17.1990/17.2005 seviyesinde işlem gördü.
Euro ise 18.5980 lirayı görerek yılın yeni rekorunu kırdı. Euro, İstanbul serbest piyasada şu dakikalarda 18.56 seviyesinden işlem görüyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, Türkiye ekonomisi mart ayında 5,55 milyar dolar cari açık verdi.
Merkez Bankası (TCMB), mart ayına ilişkin ödemeler dengesi istatistiklerini açıkladı. Buna göre mart ayında cari açık geçen yılın aynı ayına göre 2 milyar 229 milyon dolar artarak (yüzde 67) 5 milyar 554 milyon dolara ulaştı. Bunun sonucunda 12 aylık cari açık 24.2 milyar dolara yükseldi.
TCMB değerlendirmesine göre, bu gelişmede, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının 3,36 milyar dolar artarak 6,34 milyar dolara yükselmesi etkili oldu.
Geçen yılın mart ayında 314 milyon dolarlık açık oluşan altın ve enerji hariç cari işlemler hesabında, bu yılın aynı döneminde 2 milyar 480 milyon dolar fazla verildi. Bu dönemde, hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 1 milyar 472 milyon dolar artarak 2 milyar 329 milyon dolara yükseldi.
Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, martta geçen yılın aynı dönemine göre 708 milyon dolar artışla 1 milyar 450 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde, birincil gelir dengesinden kaynaklanan net çıkışlar 174 milyon dolar artarak 1 milyar 397 milyon dolar oldu. Geçen yılın mart ayında 27 milyon dolar giriş kaydeden ikincil gelir dengesi kaleminde ise 2022’nin aynı ayında 144 milyon dolar çıkış yaşandı.
Öte yandan, şubat ayına ilişkin cari işlemler açığı 5 milyar 154 milyon dolardan 5 milyar 441 milyon dolara revize edildi.
PİRHA-4.5 aylıkken SMA teşhisi konulan Berat Çelik’in yurt dışındaki gen tedavisi için 1 milyon 877 bin dolara ihtiyacı var. Valilik izinli destek kampanyası ise henüz yüzde dokuz buçuk seviyesinde. Döviz kurlarının olumsuz etkisine de değinen anne Gülşen Çelik, “‘Spinoza ilacının kriterlerini kaldırdık’, dediler. Ama ben dün bütün gün hastanedeydim ve kriterler ile uğraşıyordum. Sözde kaldırıldı yani. Beşinci dozu almak için uğraşıyoruz hala” dedi.
Spinal müsküler atrofi (SMA) teşhisi dört buçuk aylıkken konulan Berat Çelik bebek şu an 10 aylık. Yurt dışındaki gen tedavisi için 11 Kasım 2021 günü başlatılan valilik izinli destek kampanyası ise hala yüzde 9 buçuk seviyesinde. Berat’ın tedavisi için ailenin 1 milyon 877 bin dolara ihtiyacı var.
SMA ilaç giderlerine ilişkin 8 Şubat günü Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ “SMA hastalarının ilaçlarını SGK karşılayacak” başlıklı haberler ile duyurulmuştu. Fakat yapılan düzenleme SMA’lı çocukların tamamen tedavileri edilmeleri için henüz yeterli değil. Uygulamanın, Türkiye’de bulunan Spinoza isimli ilacın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanması için aranan kriterleri düzenlediği belirtilmişti. Fakat değişiklik SMA hastalarının gen tedavisi için yurt dışında uygulanan Zolgensma isimli ilacı kapsamıyor.
“BEŞİNCİ DOZU ALMAK İÇİN HALA UĞRAŞIYORUZ”
Berat’ın annesi Gülşen Çelik, Spinoza ilacına başladıklarında yan etki gösterdiğini aktarırken; Berat’ın dört ay boyunca yoğun bakımda kaldığını söyledi. Yoğun bakım sürecinde ayrıca Covid-19’a yakalandığını da kaydeden Çelik, “Berat şu an 10 aylık. Kampanyamız ise hala yüzde 9.5 seviyesinde. 1 milyon 877 bin dolara ihtiyacımız var. Döviz kurlarının durumu olumsuz etkiliyor tabi. 1 TL, 10 TL fark etmeden herkesin yardımını bekliyoruz” dedi.
Bakanlığın düzenlemesine ilişkin olarak ise Çelik şunları söyledi:
“‘Spinoza ilacının kriterlerini kaldırdık’, dediler. Ama ben dün bütün gün hastanedeydim ve kriterler ile uğraşıyordum. Sözde kaldırıldı yani. Beşinci dozu almak için uğraşıyoruz hala.”
PİRHA- CHP’li Erdoğan Toprak, iktidarın “ekonomik kurtuluş savaşı” söylemini eleştirerek“Simit-çay hesabıyla gelip halkı çeyrek simide muhtaç ettiler” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, süregiden ekonomik kriz hakkında açıklama yaptı. Toprak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın defalarca ‘ekonomik kurtuluş savaşı’ ilan ettiğini belirterek hiçbir iktidar döneminde ülkenin böylesine art arda ekonomik krizlere sürüklenmediğini söyledi.
“SİMİT-ÇAY HESABINI ARTTIK UNUTTULAR”
Milletvekili Erdoğan Toprak, “AK Parti, simit-çay hesabıyla, yoksulluğu, işsizliği, yolsuzluğu bitireceği vaadiyle 2002’de iktidara geldikten 20 yıl sonra halkı simitçi tezgâhında yarım-çeyrek simide muhtaç hale getirdi” dedi. Toprak, yaptığı yazılı açıklama ile AKP iktidarının faiz politikalarına işaret ederek şunları ifade etti:
“Milleti faize ezdirmeyeceklerini söyleyenler 20 yıldır bu ülkenin bütçesinde en büyük payı faize-faizcilere tahsis ettiler. Yalancının mumu yatsıya kadar yandığı için 240 milyarı faize ayırarak aynısını 2022 bütçesinde de yapmaya mecbur kaldılar. İktidar, ülkeyi borca batırıp faize ezdirdiği yetmezmiş gibi, ülkenin varını yoğunu satıp, yolları, köprüleri, hastaneleri, havaalanlarını dolara bağlayarak katmerli şekilde dövize ezdiriyor. Çiftçi, sanayici, ihracatçı, imalatçı, saat başı değişen kurlarla eziliyor, kan ağlıyor.
Bugüne kadar hiçbir cumhurbaşkanının diploması bu ülkede tartışılmadı ama ülke ekonomisini enkaza çeviren ekonomist Cumhurbaşkanı hâlâ ekonomi diplomasını halktan saklıyor, kimseye göstermiyor. Üste çıkmak için de hesap-kitap bilmediğini, yanlış yaptığını, ülkeyi felakete sürüklediğini söyleyenleri ‘mandacılıkla’ itham ediyor. Asıl mandacı bu ülkenin en değerli varlıklarını Katar Emirine, BAE Şeyhine birkaç milyar dolar için altın tepsiyle sunanlardır. Asıl mandacı, Trump’ın bir telefon talimatıyla bağımsız yargıyı yok sayıp bertaraf eden, ‘akıllı ol, ekonomini çökertirim’ tehditlerine ses çıkaramayanlardır. Asıl mandacı, Rus uçağını düşürüp ‘emri ben verdim gerekirse yine yaparız’ dedikten üç ay sonra, Putin’e özür mektubu yazanlardır.
Asgari ücret pazarlığı başlarken, saatlik ücretin 1 doların altına inmesiyle, en ucuz emeğin Türkiye’de olmasıyla övünüp, Bangladeş, Çin, Hindistan karşısında ‘rekabet avantajı’ yakalandığını savunmak mandacılık değil mi? Ekonomik Kurtuluş Savaşı hangi işgal gücüne karşı verilecek? Cumhurbaşkanı açıklasın, düşmanı göstersin hep birlikte karşı çıkıp mücadele edelim. Halka taneyle sebze, gramla et almayı, 6 ay soğan-ekmek yemeyi tavsiye eden iktidar vekilleri, ekonomik kurtuluş savaşı-dış güçler yalanını yineleyen AK Parti Lideri, diğer yandan ‘itibardan tasarruf olmaz’ deyip saraylarda Lale Devri yaşayarak halktan ne kadar koptuklarını, simit-çay hesabını artık unuttuklarını sergiliyor. Halk her şeyi hafıza defterine yazıp, asıl kendisi mandacı bu zihniyetle sandıkta hesaplaşacağı güne hazırlanıyor.”
PİRHA- Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizi yaşanırken Ankaralıların, ekmeğe gelen zamlar karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. “Halkın bir tek ekmeği vardı, onun fiyatını da 4 liraya çıkartmak kabullenilecek bir durum değil” diyen yurttaşlar erken seçimi işaret etti.
Fırıncılar Odası, artan döviz kurunun ardından ekmeğe 4 liraya kadar zam yapılabileceğine işaret etti ancak, yurttaşlar “Maalesef ekmeği de elimizden aldılar” diyerek tepki gösterdi.
“HALKIN ZATEN BİR TEK EKMEĞİ VARDI”
Marketlerde ortalama 2,5 liraya satılmaya başlanan ekmek için vatandaşlar ne yorum yaptı; mikrofonumuzu sokağa çevirdik.
“Bir ekmeğimiz kaldı ona da zam geliyorsa yuh artık” diyen Ankaralı kadın yurttaş, ucuz ekmek almak adına her gün Bilkent’ten Kızılay’a Halk Ekmek büfesine gittiğini anlattı. “2800 lira maaşla ne kadar geçirebiliriz?” diye soran yurttaş, zamlar karşısında çaresiz kaldığını belirtti.
“ÜLKENİN ÇİVİSİNİ ÇIKARTTILAR”
Emekli bir diğer Ankaralı kadın yurttaş ise “Artık ülkenin çivisini çıkarttılar” diyerek erken seçimin şart olduğunu söyledi. Ekmeğe yapılan zamlara karşın “Türkiye’nin gözü aydın. Kimin suçu?” diye soran yurttaş, “Türkiye’de ekonomi diye bir şey kaldı mı? Biz emekliyiz ve açız. Biz artık yaşlı insanların ülkeyi yönetmesini istemiyoruz. Artık gençler bu ülkeyi yönetsin. Biz aile olarak günde 5-6 ekmek alıyoruz. Biz garibanların yiyeceği tek şey ekmektir. Ekmek de bulamazsak ne yiyeceğiz? Maalesef ekmeği de elimizden aldılar” yorumunu yaptı.
“ZİL TAKIP OYNAYACAĞIZ”
Zamlar karşısında halkın akıl sağlığının da bozulduğunu ifade eden bir yurttaş “Zil takıp oynayacağız” diyerek iktidara tepki gösterdi.
“Asgari ücretin herhalde yüzde 20’si ekmeğe gidecek” diyen yurttaş “Öğlen yemeği olarak sadece simit yiyorum” diyerek tepkisini dile getirdi.
Asgari ücretle çalıştığını belirten bir diğer yurttaş ise “Zaten az yemek yiyorduk şimdi hiç yiyemeyeceğiz. Çalışma şartlarımız zaten ağır. Aldığımız maaşı da komple ev kirası ve faturalara veriyoruz. Zaten bir lüksümüz yok. Yediğimiz makarna ve emekti, şimdi hiç ekmek yiyemeyeceğiz. İki öğün yiyorduk şimdi bir öğüne düşüreceğiz. Zaten artık iş yerleri de yemek vermiyor” ifadelerini kullandı.
PİRHA- Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) asgari ücret taleplerini açıkladı. Türkiye toplumunun “artık asgari ücretliler toplumu” haline geldiğini ifade eden DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Gerek yoksulluk sınırı gerek gıda fiyatları artışı gerekse ekonomik büyüme dikkate alındığında 2022 yılında asgari ücret net 5200 lira olmalıdır” dedi.
DİSK Genişletilmiş Başkanlar Kurulu, gelecek dönem mücadele programı ve örgütlenme çalışmalarını değerlendirmek üzere Ankara’da toplandı. Toplantı öncesinde, DİSK’in 2022 asgari ücretine dair görüş, öneri ve talepleri de açıklandı.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Yönetim Kurulu üyelerinin de katıldığı basın toplantısında “Asgari ücret net 5200” dövizleri taşındı.
“TEMEL MESELE PAHALILIK VE GEÇİM DERDİ OLDU”
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, bu yılki asgari ücret tartışmalarının diğer yıllara kıyasla daha erken gündem olduğunu belirterek nedenlerini şu sözlerle açıkladı:
“Daha Kasım ayı gelmeden kamuoyu, iktidar, muhalefet, asgari ücreti konuşmaya başladı. Bunun iki tane nedeni var. Birincisi; gerçekten bugün Türkiye’de işçi sınıfı açısından yaşanan ekonomik kriz ve pandeminin etkisi ile daha da ağırlaşan tablo ile birlikte geçim derdi temel mesele haline geldi.
İkincisi; artık Türkiye’de biz asgari ücreti konuşurken aslında sembolik bir ücreti değil, ortalama ücretleri konuşuyoruz. O nedenle DİSK olarak temel taleplerimizi biraz daha erken paylaşıyoruz. Bugün Türkiye’nin temel meselesi pahalılık ve geçim derdi oldu. Panzehiri ise ücretlerin arttırılmasıdır. Asgari ücretin insanca yaşayacak bir düzeye çıkartılması güçlü bir toplumsal talep haline gelmiştir. Ve insanca yaşama olanaklı kılan bir asgari ücret artışı mümkündür.”
“ASGARİ ÜCRET 15 YILIN EN DÜŞÜK DÜZEYİNE GERİLEDİ”
Arzu Çerkezoğlu, mevcut asgari ücret düzeyinin açlık sınırının altında olduğuna vurgu yaparak sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:
“Dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması anlamına gelen açlık sınırı bugün 3.000 lirayı geçti. 4 kişilik bir ailenin asgari geçimi için gerekli olan yoksulluk sınırı ise 10.000 liranın üzerinde. Yaşanan kur artışları sonrasında hepimizin yoksullaştığı bir süreci yaşıyoruz. Ve asgari ücret 15 yılın en düşük düzeyine geriledi.
Avrupa ülkeleri ile kıyasladığımızda asgari ücret ile çalışanların oranı açısından baktığımızda Türkiye ne yazık ki açık ara 1. sıradadır. Türkiye asgari ücretle çalışan oranının en yüksek olduğu ülkelerden bir tanesidir. Yani Türkiye toplumu artık asgari ücretliler toplumu haline geldi. Bugün ‘asgari ücret’ dediğimizde sınırlı bir işçi kesiminin değil, milyonların meselesini, deyim yerindeyse memleket meselesini konuşuyoruz.”
“ASGARİ ÜCRET NET 5200 OLMALI”
Arzu Çerkezoğlu, DİSK’in 2022 yılı asgari ücretine ilişkin taleplerini ise şu şekilde sıraladı:
“Asgari ücret sadece işçinin kendisinin değil ailesinin de geçim şartları dikkate alınarak adil bir biçimde hesaplanmalıdır.
Asgari ücret baskılanmış ve güdümlü enflasyon rakamlarına göre değil, geçim şartlarına, ekonomik büyümeye göre hesaplanmalıdır.
Asgari ücret net ödenmelidir. Asgari ücret üzerindeki bütün vergi ve kesinti yükü kaldırılmalıdır.
En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyinde olmalıdır.
Bütün ücretlere bin liralık iyileştirme yapılmalıdır.
Gerek yoksulluk sınırı gerek gıda fiyatları artışı gerekse ekonomik büyüme dikkate alındığında 2022 yılında asgari ücret net 5200 lira olmalıdır.”
PİRHA-Dolar kurunda yaşanan artışın ardından bu geceden itibaren geçerli olmak üzere benzine 52 kuruş, motorine de 50 kuruşluk zammın yapılacağı belirtildi. LPG’de ise pazartesi gününden itibaren 52 kuruşluk zam beklentisi var.
Dolar/TL kurunda yaşanan artış sonrası benzin ve motorin fiyatlarına zam geliyor. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu’nun (PPK), politika faizini 100 baz puan indirerek, yüzde 15’e düşürmesiyle döviz kurları rekor kırmaya devam etti. Kurlardaki yükselişin ardından benzin, LPG ve motorine bu geceden itibaren geçerli olmak üzere yeni zam geleceği belirtildi.
Aktarılan bilgilere göre uluslararası fiyatlarda sert bir düşüşün yaşanmaması halinde benzin fiyatlarına 52 kuruş, motorin fiyatlarına ise 50 kuruş zam gelmesi bekleniyor. LPG’de ise zam beklentisinin 52 kuruş olduğu, fakat yapılacak zammın pazartesi gününden itibaren uygulamaya geçebileceği ifade edildi.
Merkez Bankası yüzde 18 olan politika faizini yüzde 16’ya düşürmesinin ardından dolar ve euro yükseldi.
TCMB’nin Eylül ayının ilk günlerinde gerçekleşen yatırımcı toplantısında çekirdek enflasyona yönleneceğini ve faiz indirimlerinin yakın olduğu yönündeki sinyalleri ile TL’de başlayan değer kaybı faiz kararıyla devam etti.
Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirimlerine bu hafta da devam etmesiyle birlikte dolar/TL 9.47 TL, euro ise 11.01 TL’ye fırladı.
PİRHA-HDP’li Garo Paylan, “AKP için artık deniz bitmiştir” diyerek ekonomide gelinen durumu PİRHA’ya yorumladı. HDP olarak kayıp 128 milyar Doların takipçisi olduklarını söyleyen Paylan, “Şu anda iflas ile yüz yüze olan esnaf, ay sonunu getiremeyen emekli, borç altındaki çiftçiler, AKP iktidarının mutlaka sonunu getirecektir” dedi.
Halkların Demokratik Partisi Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan ülke ekonomisi hakkında analizlerini paylaştı. Paylan, ülke gündemine oturan “Kayıp 128 milyar Dolar” konusunun önemine vurgu yaparak “Kasalar boşaltıldı” ifadesini kullandı.
Garo Paylan, “128 milyar Doların Türkiye ekonomisi için ne anlam ifade ettiği sorusuna” şu yanıtı verdi:
“128 milyar Dolar Türkiye halklarının kasası olan Merkez Bankası’nın kasasında duruyordu ve şu an o para buharlaşmış durumda. Bir iş yeri için kasasında bulunan para ne anlama geliyorsa 128 milyar Dolar da Türkiye için bu anlama geliyor. Kasa boşaltılmış durumda ve bu kasanın nasıl boşaltıldığını hiçbirimiz bilmiyoruz. Biz, milletin vekilleri olarak 128 milyar Doların hazineden nasıl hortumlandığını öğrenmek istiyoruz. 128 milyar Doların şu anda yok olmuş olması Türkiye ekonomisini çok daha kırılgan hale getirmiştir. Ekonomik krizlerle daha yüz yüze bırakmıştır. Bunun sonucunda da Türkiye halkları yoksullaşmaya devam etmektedir.”
“128 MİLYAR DOLAR YANDAŞLARIN EVİNDE”
Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin “128 milyar dolar Türk halkının evinde ve banka hesaplarında” sözlerine de yanıt verdi. “128 milyar Doların hangi evlerde ve hangi kasalarda olduğunu merak ediyoruz” diyen Paylan, şöyle devam etti:
“Elbette sonuç olarak birileri bu parayı aldı. Ama biz bu 128 milyar doların yandaşların evinde, kasasında olduğunu biliyoruz. Oysa bu para satılacaksa bile şeffaf bir şekilde; kamuya açık bir ihale şeklinde yapılmalıydı. Ama siz kapalı kapılar ardında, bilinmeyen kişilere Dolarları sattığınızda biz ‘128 milyar Doları kime sattınız? Kimi zenginleştiriniz? deme hakkına sahibiz. Çünkü bu Dolar 6.50 ortalama kur ile satıldı. Şu anda Dolar 8.15 ve ortada olan farka baktığınızda 211 milyar TL kamu zararından bahsediyoruz. 211 milyar TL ile pandemide sıkıntı yaşayan bütün vatandaşlarımızın sorununu çözebilirdik ama bu 128 milyar Doların karşılığı olan zararı yani 211 milyar TL belli yandaşları zenginleştirmek için kullanıldı. Biz de bunun hesabını soracağız.”
“İŞSİZ VE BORÇLU KESİM, AKP’NİN SONUNU GETİRECEK”
Garo Paylan, muhalefet olarak 128 milyar Doların peşini asla bırakmayacaklarını söyleyerek AKP’nin iktidarı kaybetmesine yol açacak yanlış ekonomi politikalarını şu sözlerle anlattı:
“Yalnızca 10 milyon işsiz değil, şu anda iflasla yüz yüze olan esnaf, ay sonunu getiremeyen emekli, borç altındaki çiftçiler, AKP iktidarının sonunu mutlaka getirecektir. Bize muhalefet olarak düşen görev; bu umutsuz vatandaşlarımıza umut olmaktır. Biz HDP olarak hem demokrasi krizini hem de ekonomik krizi çözecek bir program için çok ciddi çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın huzuru ve refahı ile ilgili sorunları ‘biz çözeceğiz’ diyoruz.
AKP 20 yıllık iktidarında Türkiye’nin bütün kaynaklarını talan etti. Ekolojik kaynaklarını talan etti, Merkez Bankası kasasını tüketti, kamunun neredeyse bütün kaynaklarını sattı ve büyük bir borç krizi yarattı. AKP için artık deniz bitmiş durumda. Satabilecek herhangi bir şey de kalmadı ve kimse Türkiye’ye artık güvenmiyor. Yabancı sermaye de kaçıyor. Bu anlamda Türkiye halklarının artık AKP’den beklentisi kalmadı. Türkiye’ye güven verecek bir demokrasi ve ekonomi programına ihtiyaç var. Biz de bunun HDP ile olacağını düşünüyoruz. AKP’nin dönemi artık kapanmıştır. Artık yeniyi konuşma zamanıdır.”
“PANDEMİ SÜRECİNDE ZENGİN DAHA ÇOK ZENGİNLEŞTİ”
HDP’li Garo Paylan, pandemi sürecinde ekonomiye can verecek temel stratejileri hakkında da konuştu. “Pandemi döneminde AKP, halkın yüzde birini zenginleştirdi” diyen Paylan güvencesiz kapanma kararını eleştirdi. HDP olarak “Hem ekmeği büyüteceğiz hem de adaletle paylaşacağız” diyen Paylan’ın ilgili açıklaması şöyle:
“Şu anda baktığımızda toplumun % 1’i öncesine kıyasla çok daha zengindir. Servetlerine servet katmış durumdadır. Oysa halkın büyük kesimi; işçiler, esnaflar, çiftçiler, emekliler çok daha fazla borçludur. Temel stratejimiz %100’e çalışan bir ekonomik düzen yaratmaktır. Yani % 1’i değil, %100’ü güvence altına alan bir ekonomik düzen yaratmaktır. Pandemideki 3. dalgaya baktığımızda kapatma tedbirleri aldılar ama yalnızca o % 1’i güvence altına aldılar. Zenginlere evde oturuyorlar ama bakıyorsunuz ki yoksullar toplu taşıma araçları ile işe gitmek, hastalığı kapıp ailesine getirmek ile yüz yüze kalıyor. Aynı günde 50 TL’ye ücretsiz izine çıkartılıyorlar. Bu da herhangi bir vatandaşın ekonomik güvenceye alınmadığı anlamına geliyor. Temel stratejimiz; tüm vatandaşlarımızı ekonomik güvence altına almak olacak. Yurttaşlarımıza ya iş bulacağız ya da onların temel ihtiyaçlarını güvence altına alacağız. Onların elektriğini, suyunu, doğalgazını, internetini ücretsiz hale getireceğiz. Vatandaşlarımızın gıda güvencesini sağlayacağız ama aynı zamanda ekonomik aktiviteyi de arttıracağız.”
“HALKTA BÜYÜK BİR ÖFKE BİRİKİMİ VAR”
Garo Paylan, son olarak iktidarın, toplum için bir ekonomik kaygı beslemediğine işaret ederek, “İktidarın sürdürdüğü ekonomik model sadece %1’in ekonomisidir. Elbette onlar zenginleştirdikleri %1 için kaygılanıyor olabilirler ama o saray halkın büyük çoğunluğundan kopmuş durumdadır. İşçi, esnaf, çiftçi, emekli perişan durumdadır. Onlar varsınlar %1 için kaygılansınlar. Ekonomik anlamda güvence altına alınmayan halkta büyük bir öfke birikimi var” ifadelerini kullandı.
Ekonomideki görev değişiklikleri ve faizlerin 475 baz puan arttırılmasıyla 7,51’e gerileyen dolar, yeniden 8 lira seviyesini geçti.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun 19 Kasım’da yapılan toplantısında, faizin yüzde 10,25’ten yüzde 15’e çekilmesinin etkisi kısa sürdü. Ekonomik krizin yanı sıra iç politikadaki çalkantılı süreçle birlikte döviz kurları yeniden hızlı bir yükselişe geçti.
Geçen haftayı 7,63 seviyesinden kapatan dolar, bu sabah erken işlemlerde 8,02 liradan işlem gördü. Euro 9,53, sterlin ise 10,69 liradan el değiştiriyor.
Gram altının satış fiyatı 464, çeyrek altının 762 lira.
Merkez Bankası’nın faiz kararı sonrasında yükselişe geçen dolar 28 Ekim’e de rekorla başladı. Dün 8,20 TL’yi gören dolar, piyasaların açılmasıyla birlikte 8,21’i gördü.
Yurt içinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tatili öncesi piyasalarda yarım gün işlem yapılacak. Yarım günlük mesaide gözler enflasyon raporu ve öncesinde ekonomik güven endeksinde olacak. Veriler öncesinde dolar/TL ve avro/TL dünkü tarihi zirvelerin hemen altında başlangıç yaptı. Piyasaların açılmasının hemen ardından ise dolar rekor seviyesini bir adım yukarı taşıdı.
Saat 09.30 itibariyle dolar 8,2129 TL’den el değiştiriyor.
Avro ise dün imza attığı tarihi zirvesi 9,7169’un biraz altında, 9,6779 TL’den işlem görüyor.
YURT İÇİ PİYASALARDA GÜNDEM: ENFLASYON
TCMB Başkanı Murat Uysal’ın sunumuyla açıklanacak olan raporda yıl sonu enflasyonu için son tahminler yer alacak. Temmuz ayında yayımlanan son raporda enflasyonun 2020 yılı sonunda yüzde 8,9, 2021 yılı sonunda ise yüzde 6,2 olarak gerçekleşeceği öngörülmüştü. Sunum sonrası Uysal’ın son toplantıda gösterge faizin değişmemesi ile ilgili sorulara vereceği yanıtlar piyasalar tarafından yakından izlenecek. “Enflasyon Raporu” sunumu saat 10.30’da başlayacak. Merkez Bankası, 22 Ekim tarihli Para Politikası Kurulu(PPK) toplantı özetini de bugün saat 14.00’te yayımlayacak.
Günün tek önemli verisi TÜİK tarafından açıklanacak olan ekonomik güven endeksi olacak. Tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen ekonomik güven endeksi geçen ay 88,5 puan olarak açıklanmıştı.
PİRHA-Türk Lirası’nın dolar karşısındaki değer kaybı devam ediyor. Haftanın ilk işlem gününde dolar kuru 7,83’ü, euro 9,10’u, pound ise ilk kez 10 seviyesini aştı.
Merkez Bankası (MB) uzun bir aradan sonra faiz arttırımına gitti ve politika faizini 8.25’ten 10.25’e çıkardı. Merkez Bankası’nın kararı sonrası döviz kurunda düşüş gözlense de Dolar ve Euro, TL karşısında yeniden değer kazanmaya başladı.
Doların küresel piyasalarda güçlenmesi ve jeopolitik gelişmelerle yükselen dövizler yeni güne de yüksek düzeylerde başladı. Dolar en düşük 7,7776 lira ve en yüksek 7.8331 lirayı gördükten sonra, 7,81-7,82 lira aralığında hareket ediyor. 9,14 lirayı gören euro ise 9,12’nin üzerinde işlem görüyor. Dün tarihi yükselişini yaparak 10 liranın üzerine çıkan sterlin ise 10,05 lira dolayında hareket ediyor.
Dün yaşanan hızlı yükselişlerle dikkat çeken döviz kurlarında bugün de hafif yukarı yönlü seyir dikkat çekiyor. Piyasaların gözü bugün Bakan Berat Albayrak tarafından açıklanacak olan Yeni Ekonomik Program’ın piyasaları nasıl etkileyeceği merak ediliyor.
Dolar kuru, sabah saatlerinde 7,40 seviyesini aşarak yeni tarihi zirvesine yükseldi.
Türk Lirasında (TL) değer kaybı Merkez Bankası’nın (TCMB) Perşembe günü açıklayacağı faiz kararı öncesinde sürüyor. Dolar TL karşısında 7,40’ı aşarak rekor kırarken, euro da 8,80 ile zirvesini güncelledi.
Dün 7,39’un üzerine çıkarak rekor kıran dolar, bu sabah 7,40’ın üzerine çıktı. TL, yılbaşından bu yana ABD Doları karşısında yüzde 20 değer yitirmiş durumda. (HABER MERKEZİ)
PİRHA – Altın yeni haftayı yüzde 2’lik değer artışıyla açtı. Gram altın 328 liraya yükseldi. Dolar 6,14 seviyesinden el değiştiriyor. İktisatçı Mustafa Sözmez bu yükselişin Koronavirüsü ile bağlantılı olduğunu belirterek, Türkiye’de bir iyileşmenin söz konusu olmadığına işaret etti. Sönmez, Koronavirüs vakasının büyümesi halinde artışın devam edeceğine işaret etti.
Dolar/TL, haftanın ilk işlem günün yükselişle başlamasının ardından 6,14’den alıcı buluyor. Geçen hafta en düşük 6,03, en yüksek 6,12 seviyelerini gören dolar/TL, cuma gününü önceki kapanışa göre yüzde 0,3 artışla 6,11’den tamamladı.
Dolar/TL, yeni güne yükselişle başlamasının ardından saat 10.0 itibarıyla önceki kapanışın yaklaşık yüzde 0,44 üzerinde 6,14’den alıcı buluyor. Aynı dakikalarda Euro önceki kapanışa göre yüzde 0,43 değer kazancıyla 6,64’den, sterlin 7,97’den satılıyor.
Altın fiyatları da yeni haftayı hareketli açtı. Gram altın 328 TL, Cumhuriyet altını 2166 TL, Ons altın 1665 dolardan satılıyor.
Suriye’ye ilişkin gelişmeler gündemin odağındaki yerini korurken, koronavirüsü salgını da küresel piyasalar üzerinde etkisini sürdürüyor. Dünya’da giderek artan Dolar ve Altın fiyatlarını değerlendiren İktisatçı Mustafa Sönmez, bu artışın içeride ve dışarıda olanlarla ilgisi olduğunu belirterek özellikle Koronavirüsü’nün etkisinin olduğunu söyledi.
“ENDEK GÜÇLÜ OLANA YÖNELİR”
Sönmez, dolar ve altın yükselişinin içeri ve dışarıyla bir ilgisinin olduğunu belirterek, “Dünya’da dolar ve altında yükselişi görüyoruz. Bunun korona vakasıyla ilgisi var. Böylesi zamanlarda güçlü olan ne varsa endeks oraya yönelir. O nedenle dolar ve altındaki yükseliş koronayla yakın ilgisi var” dedi.
Türkiye’nin de bu süreçten ciddi bir şekilde etkilendiğini belirten Sönmez, “Yani birçok iç nedenlerin yanı sıra içeride de çok ciddi şeyler var. Yani dünyada dolar yükselirken burada Merkez Bankası dolara baskı yapıyor. Ondan sonra faizler düşürülüyor. Haliyle birikim sahipleri dolara yönelme eğilimlerini sürdürüyorlar” dedi. Sözmez, bir iyileşmenin söz konusu olmadığınına dikkat çekerek, zorlama faiz indirimleriyle dövizin canlandırılmaya çalışıldığını belirtti.
“TEHLİKE BÜYÜRSE ARTIŞ DEVAM EDER”
Türkiye’de Libya meselesinin de ekonomiyi etkilediğine işaret eden Mustafa Sönmez, “Dünya’da korona meselesinin nereye varacağını beklemek lazım. Burada tehlike büyürse veya yaygınlaşırsa eğilim dünyada devam eder” dedi. (HABER MERKEZİ)
ABD ve Çin arasında ticaret ve kur savaşlarının baskısı altında kalan küresel piyasalar Çin’in adımları ile nispeten sakinlerken, dolar/TL kuru bu sabah 5.50’nin altına gerileyerek nisan başından bu yana en düşük seviyelere indi.
Lira değerlenen gelişmekte olan ülke para birimleri arasında öne çıkmaya devam ederken, analistler ABD ile ilişkilere yönelik endişelerin azalması ve sunduğu yüksek faizin liradaki pozitif performansta etkili olduğunu belirtiyor.
Hafta başında Çin-ABD gerilimi endişeleriyle 5.6190’a kadar yükselen, dün saat 17.45’te 5.5265/5.5285 seviyesinde olan dolar/TL bu sabah 5.4860’a kadar geriledikten sonra saat 09.10’da 5.4915/5.4970 seviyesinde bulunuyor.
Aynı saatte sepet bazında lira 5.8217/5.8282, avro/TL 6.1325/6.1575 seviyesinde işlem görüyor.
PİRHA – Dolar kurundaki yükseliş akaryakıt fiyatlarını etkilemeye devam ediyor. Bu geceden itibaren benzinin litre fiyatına 15 kuruş zam yapılacak.
Dolar kurunun 5,45 kuruş seyrinde olmasıyla birlikte benzinin ton fiyatı da uluslararası piyasalarda 600 dolara yaklaştı. Ekonomik gelişmeler, benzinde 15 kuruşluk zammı da beraberinde getirdi.
Benzindeki fiyat artışının bu gece pompa fiyatlarına yansıtılması bekleniyor. Zam sonrasında İstanbul’da benzinin litresi 6.55 – 6.60 TL arasına çıkacak.
Gece yarısı dolar ve avroda sert yükselişler yaşandı. Doların yükselmesinde Japon yenindeki hareketliliğin etkili olduğu belirtildi. TÜİK ise 2018 yılı Aralık ayı enflasyon rakamlarını açıkladı.
Gün içerisinde açıklanacak enflasyon verileri öncesi döviz kurunda ani artış yaşandı.
2019’un ilk işlem gününe 5,30 seviyesinde başlayan dolar gece yarısından sonra sert yükselişle 5,70’i gördü. Güne 6,09 seviyesinden başlayan avro/TL ise 6,43’e kadar yükseldi.
Dolar, sabah saatleri itibariyle 5.45 seviyesinin üzerinde seyrediyor.
ENFLASYON RAKAMLARI DA AÇIKLANDI
Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yılı Aralık ayı enflasyon rakamlarını açıkladı.
Kasım ayında yüzde 1,44 düşüş yaşayan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), düşüş eğilimini sürdürerek aralık ayında yüzde 0,40 oranında geriledi.
TÜFE’nin aralık ayında yüzde 7,14’ten fazla düşmemesi nedeniyle memur, sözleşmeli ve memur emeklilerine enflasyon farkı ödenecek.
MEMURA EK ZAM HAKKI
Memurlara toplu sözleşme gereği bu yılın ocak ayında yüzde 4 zam verilecek.
Devlet memurları, sözleşmeliler, geçici personel ve memur emeklileri, zamlı maaşlarını ve enflasyon farkını 15 Ocak’ta alacak.
2018’nin ilk 6 ayında enflasyon yüzde 9,17 olmuş, bu nedenle söz konusu dönem için belirlenen yüzde 4 toplu sözleşme zammına ek olarak yüzde 5,17 enflasyon farkı memur maaşlarına yansıtılmıştı.
Öte yandan SSK ve Bağ-Kur emeklileri de maaşlarını geçen yılın son 6 aylık enflasyonu oranında zamlı alacak.
DOLAR GECE NEDEN YÜKSELDİ?
Dünya gazetesinin haberine göre Apple’ın Çin ekonomisindeki yavaşlamaya işaret ederek ciro beklentisini düşürmesi sonucu yatırımcıların daha az riskli varlıklara yönelmesi, tatil dolayısıyla işlem hacminin düşük olduğu döviz piyasalarında aniden dip seviyelerin görülmesine neden oldu.
Japon yeni, “güvenli liman” talebiyle birkaç saniye içinde başlıca para birimleri karşısında yükseldi. Uzmanlara göre Japon parasındaki hareket, Japonya’nın dört gündür tatilde olmasından kaynaklı düşük likidite ortamındaki algoritmik işlemlerle şiddetlendi.
Apple’ın açıklamasının ardından, yen dolar karşısında yüzde 1.4 yükselerek 107.38’e ulaştı. Dolar endeksi ise yüzde 0.32 düşüşle 96.51’e geriledi.
Stratejist Orkun Gödek, dolar/TL’de 5.70 üzerine sert harekete ilişkin Twitter’dan paylaştığı mesajında, “Herkesin birbirine sorduğu ‘gece TL’de ne olmuş yahu?’ sorusunun yanıtı Japon yeninde. Sydney saatiyle 9.30’da yen AUD’ye karşı yüzde 8, liraya karşı yüzde 10 primleniyor. Hareket 7 dakika sürüyor. Bizde algoritmik işlemlere eleştiri yapmak cennetten yasak meyveyi almak gibi karşılanıyor ancak dünyada bu işin ucu kaçtığında kimse işlemlere ya izin vermeyecek ya da sınırlama getirecek. Olan biten bu” değerlendirmesini yaptı.