Etiket: dönem sözcüsü

  • Karakurt: Barış, bu ülkede yaşayan herkes için su ve ekmek kadar bir ihtiyaç!-VİDEO

    Karakurt: Barış, bu ülkede yaşayan herkes için su ve ekmek kadar bir ihtiyaç!-VİDEO

    PİRHA- Bu ülkede yaşayan herkesin huzura, barışa, kardeşliğe ihtiyacı olduğunu belirten TÜM BEL-SEN Şube Başkanı ve KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İlhan Karakurt, barışıın ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

    PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrı kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı. Tüm Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN) Şube başkanı KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İlhan Karakurt, Öcalan’ın yaptığı çağrıyı ve Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) yönelik gözaltı, tutuklamalar değerlendirdi.

    Son günlerde Türkiye’de yaşanan olayların fotoğrafına bakıldığında çok karışık bir tablonun olduğunu dile getiren Karakurt, “Bir taraftan ülkede barışın, huzurun acil olduğu açık ve Kürt hareketinin muhataplarıyla bir görüşme trafiği yapılıyor. Böylesi bir durumda hem HDK’ ye yapılan bu operasyon aslında sistemin içinde bulunduğu çelişkinin ve açmazın bir göstergesidir. Tabir yerindeyse ülkeyi dikensiz gül bahçesine dönüştürmek istiyor. Tabii bu işin doğasına aykırı bir durum” diye belirtti.

    İktidarın ikiyüzlü hareket ettiğini aktaran Karakurt, “Kayyımlar ve belediye başkanlarının tutuklanmaıs bunun en önemli göstergesi. Dolayısıyla Tüm Bel Sen olarak işkolunda örgütlü sendika olduğumuz için direk bizi ilgilendiriyor. Buradaki arkadaşlarımız çalışma koşulları değişti, işten atılanlar oldu, işçilerin sözleşmeleri feshedildi ve kadınlara mobbing uygulanıyor. Sadece belediye başkanları cezalandırılmıyor, ona oy veren halkta kentte cezalandırıyor” diye konuştu.

    “KAYYIM UYGULAMALARINA SON VERİLMELİ”

    Kayyımın bir orta çağ sistemi ve aynı zamanda bir darbe olduğunun özellikle altını çizen Karakurt, “Bir darbe hukukunun işletildiği de gayet açıktır. Bu kayyumlara karşı demokrasinin mücadelesini en temel bileşenlerinden bir tanesi tabii ki belediye iş kolunda emek üreten bizleriz. Bir an önce bu kayyum uygulamasına son verilmesini, gözaltına alınan, tutuklanan, görevden el çektirilen tüm belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesini istiyoruz” dedi.

    “ACIYA, GÖZYAŞINA DEĞİL BARIŞA VE KARDEŞLİĞE İHTİYACI VAR”

    Bu ülkede yaşayan herkesin huzura, barışa ve kardeşliğe ihtiyacı olduğunun altını çizen Karakurt, “Barış ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç. Türk halkı da Kürt halkı da bu topraklarda yaşayan herkeste artık barışa susamış. Bir an önce huzurun toplumsal eşitliğin ve kardeşliğin tesis edileceği bir sürecin canı gönülden istiyoruz. Ama bugün hükümetin attığı adımlara bakarsak hükümetine yine kendi bildiğini okuyor. Söz hükümetin değil, artık halkın olmalı. Kürdü, Türkü, Alevi’si, Sünni’si bu ülke topraklarının artık acıya, gözyaşına değil barışa ve kardeşliğe ihtiyacı var” ifadelerine yer verdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

     

  • KESK’ten Özak Tekstil işçilerine destek

    KESK’ten Özak Tekstil işçilerine destek

    PİRHA-Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Ankara Şubeler Platformu, Urfa’da sendikalaşma mücadelesi yürüttükleri için işten çıkarılan Özak Tekstil işçilerine destek verdi.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Ankara Şubeler Platformu, baskılara karşı iş bırakma eylemini sürdüren Özak işçilerine ilişkin Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması yaptı.

    KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Kara, AKP iktidarının yanlış ekonomi politikaların faturasını işçilere, emekçilere ve yoksul halka çıkarttığını belirterek, enflasyonist politikalara karşı halkın her geçen gün yoksullaştığını ve halkın yoksullaşmaya karşı itirazlarını yükselttiğini kaydetti.

    “İktidar yükselen itirazları bastırmak için her türlü aracı kullanıyor” diyen Kara, her türlü saldırıya rağmen işçi ve emekçilerin mücadele kararlılığının bastırılamadığına dikkat çekti. “Fabrikalardan, iş yerlerinden sendikalaşma haberi, direniş haberi gelmeye devam ediyor” diyen Kara, “Tam da bu günlerde biz işçilerin, emekçilerin en çok ihtiyaç duyacağı araç sınıf dayanışması olacaktır” şeklinde konuştu.

    “ZAFERE KADAR DİRENİŞİ SÜRDÜRME KARARI ALDILAR”

    Özak Tekstil işçilerinin mücadelelerinin kararlılıkla sürdüğünü söyleyen Kara, işçilerin taleplerinin kabul edilmesini istedi. Kara, ayrıca Urfa Valisi’nin işçilere dönük tutumunu eleştirerek, “Urfa Valiliği, 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde yaptığı insan haklarına saygı içerikli basın açıklamasında Özak Tekstil işçilerini hariç tuttu. Urfa Valiliği ya Özak Tekstil işçilerini insan olarak görmüyor ya da Vali Bey’e göre haklar sadece patronlar için var” dedi.

    (MA)

  • KESK’liler maaş bordrosunu yaktı: İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret istiyoruz -VİDEO

    KESK’liler maaş bordrosunu yaktı: İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret istiyoruz -VİDEO

    PİRHA- KESK Ankara Şubeler Platformu, memur maaşlarına Temmuz ayında yapılan zammın yükselen enflasyon karşısında şimdiden eridiğini belirterek eylem yaptı. Yapılan açıklamada, “Halkın yaşadığı gerçek enflasyon TÜİK rakamlarını katlayarak aşmış durumda. Halkın yaşadığı yoksullaşma gizlenemez boyutlara ulaşmıştır. İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret istiyoruz” dedi.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Ankara Şubeler Platformu, yaptığı basın açıklamasında TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranının doğru olmadığını belirterek yükselmeye devam eden enflasyon karşısında çalışan ve emekli memurların maaşlarına yapılan zammın yetersiz kaldığını dile getirdi.

    Eğitim Sen 5 Nolu Şubesi önünde yapılan eylemde sık sık “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Emekçiyiz haklıyız kazanacağız”, “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı.

    Basın açıklamasını KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İhsan Gülhan okudu.

    “ZENGİN TABAKA İLE DAR GELİRLİNİN YAŞADIĞI ENFLASYON FARKLI”

    TÜİK’e göre enflasyonun altı aylık yüzde 42,35, yıllık yüzde 78,62 arttığını hatırlatarak sözlerine başlayan Gülhan, resmi gıda enflasyonun yüzde 94’e, ulaştırma enflasyonun ise %123’e ulaştığını söyledi.

    Bağımsız iktisatçılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAGrup) verilerine göre ise enflasyonun 6 aylık yüzde 71,43, yıllık ise yüzde 175,55 arttığını ifade eden Gülhan, “TÜİK ve ENAGrup verileri arasındaki uçurum iktidarın yıllardır sürdürdüğü yaşanan gerçek enflasyonu perdeleme amacından kaynaklanmaktadır. Ancak halkın çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığı gerçek enflasyon TÜİK rakamlarını katlayarak, emekçilerin, işçilerin, emeklilerin, halkın yaşadığı yoksullaşma gizlenemez boyutlara ulaşmıştır. Zengin tabaka ile toplumun neredeyse yüzde %95’ini kapsayan dar gelirli kesimlerin yaşadığı enflasyon farklıdır. Bugün dar gelirli kesimler gelirlerinin en az %85’ini sadece üç kaleme;  gıda, kira ve ulaştırmaya harcamak zorunda kalmaktadır. Üstelik bu kalemlere yaptıkları harcamaları asgari düzeye indirmek zorunda kalan milyonlar ne yeterince beslenebilmekte, ne de barınma, ısınma gibi ihtiyaçlarını yeterince karşılayabilmektedir” diye konuştu.

    “MAAŞ ARTIŞLARI BİLE EKSİK VE HATALI HESAPLANIYOR”

    Dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 6 bin 400 TL’yi, yoksulluk sınırının 20 bin 500 TL’yi aştığını kaydeden Gülhan sözlerine şöyle devam etti:

    “Ortalama kamu emekçisi maaşı 6 bin 750 TL’de, ortalama kamu emekçisi emekli maaşı ise 4 bin 674 TL’de kalmıştır. Tüm bunlara rağmen resmi enflasyon yıllardır TÜİK vasıtası ile düşük gösterilerek milyonlarca kamu emekçisinin, işçinin, emeklinin ekmeğiyle oynanmakta, alın teri çalınmaktadır. Emeği ile geçinen tüm kesimler gibi kamu emekçilerinin ve emeklilerinin de ağır bir yoksulluk girdabına sürüklendiği koşullarda söz konusu artışı ‘memura, emekliye müjde’ diyerek allayıp pullayanları kınıyoruz. Resmi enflasyon farkı hesaplamasında bile hile yapılıyor! Maaşları gerçek enflasyonla buharlaşan kamu emekçilerinin ve emeklilerinin resmi enflasyona göre maaş artışı bile eksik ve hatalı hesaplanmaktadır.”

    TALEPLERİNİ SIRALADILAR

    Gülhan açıklamasında şu talepleri sıraladı:

    “İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret için:

    -Tüm kamu emekçilerine, emeklilere en az vergi, artışı kadar %86 enflasyon farkı ödenmelidir.

    -Mevcut durumdaki gelir vergisi tarifesinde, dilim tavan-tabanlarında veya vergi oranlarında ek bütçeye paralel artış yapılmalıdır. Aksi durumda maaş artışları cebimize girmeden gelir vergisine gidecektir.

    -İktidarın bütçeyi tek başına belirleyip ardından toplu sözleşme masasında ‘bütçe imkanlarımız el vermiyor’ diyerek bizleri hedeflenen çarpık enflasyon rakamlarına mahkum bırakma politikasına artık son verilmelidir.

    -Emekçilerin, sendikaların, halkın bütçeye katılma hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır.

    -2023 bütçesi hazırlıklarına başlanacak olan önümüzdeki Ekim ayında toplu sözleşme masası kurulmalıdır.

    -En düşük kamu emekçisinin geliri maaşında ve eş yardımı, çocuk yardımı, kira yardımı, ulaşım yardımı gibi sosyal ödemelerde yapılacak artışlarla yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmalıdır.”

    MAAŞ BORDROLARINI YAKTILAR

    Emekçiler, ‘Başta kamu emeklileri ve emeklileri olmak üzere maaşları, ücretleri resmi enflasyon çarkı ile ufalanarak yok edilen, yoksulluğa, sefalete itilen tüm kesimleri emeğimizin çalınmasına artık yeter demeye, insanca yaşamaya yetecek bir ücret ve güvenli bir gelecek için omuz omuza vermeye çağırıyoruz’ diyerek açıklama sonrasında maaş bordrolarını yaktılar.

    PİRHA/ANKARA