Etiket: dortmund

  • DAKME’den 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü anması! -VİDEO

    DAKME’den 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü anması! -VİDEO

    PİRHA- Dortmund ve Çevresi Alevi Kültür Merkezi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında etkinlik düzenledi. Düzenlenen etkinlikte konuşmacılar kadına yönelik şiddetin türlerini ve toplumsal boyutunu ele aldılar. Etkinlik, DAKME Müzik Grubu’nun seslendirdiği ezgilerle sona erdi.

    Dortmund DAKME’de, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında kapsamlı etkinlik düzenlendi. Etkinlik, erkek şiddeti nedeniyle yaşamını yitiren kadınlar için gerçekleştirilen bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

    Programın açılışında divanda yer alan Saniye Solgun, kadına yönelik şiddetin türlerini ve şiddetin toplumsal boyutlarını ele alan bir konuşma yaptı.

    Ardından Dr.Saffet Taşgenç, şiddetin yalnızca fiziksel değil, psikolojik, ekonomik ve sosyal yönleriyle de kadınların hayatını kuşattığını vurguladı.

    Taşgenç konuşmasında, şiddete maruz kalan kadınların yaşadığı psikolojik travmaları yanında, fiziksel yönü, beden bütünlüğüne yönelik tehditleri ve şiddetin sağlık üzerindeki çok yönlü etkilerini bilimsel bir çerçevede değerlendirdi. Taşgenç, kadınların destek mekanizmalarına erişiminin önemine dikkat çekti.

    Etkinlik, DAKME Müzik Grubu’nun yorumladığı eserlerle devam etti.

    PİRHA/ALMANYA

  • ‘Arşivler açılsın, hakikat ortaya çıksın!’-VİDEO

    ‘Arşivler açılsın, hakikat ortaya çıksın!’-VİDEO

    PİRHA- Almanya Dortmund’da Seyit Rıza ve yol arkadaşları için anma düzenlendi. Anmada konuşan Yazar Hüseyin Yamaç, devlet arşivlerinin açılmasını istedi.

    Almanya’nın Dortmund kentinde faaliyet yürüten Dortmund Alevi Kültür Merkezi‘nde (DAMKE) Seyit Rıza ve yol arkadaşları ile Dersim Katliamında katledilenler anıldı.

    Axuçan Ocağı evlatlarından Pir Cela Cenan ve Didar Ana’nın çerağ uyandırdığı anmada sinevizyon gösteriminin yapıldı.

    Anmada konuşan Yazar Hüseyin Yamaç, devlet arşivleri 88 yıldır açmadığını belirterek, “Kimsenin arşivleri görmesini istemiyor. Yargılamadan bahsediliyor. Ama nasıl yargılandığına dair bir bilgi yok. İhsan Sabri Çağlayangil’in anlatımlarında bu gerçeklik ortaya çıkıyor. Seyit Rıza Buğday Meydanı’nda dik duruşuyla bir miras bırakmıştır” dedi.

    Konuşmaların ardından DAMKE Müzik Topluluğu’nun şarkılarıyla anma sona erdi.

    PİRHA/DORTMUND

  • Huri Kabayel ve Şahin Polat FEDA Eş Başkanları oldu-VİDEO

    Huri Kabayel ve Şahin Polat FEDA Eş Başkanları oldu-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu’nun (FEDA) 11. Olağanüstü Kongresi Almanya’nın Dortmund kentinde yapıldı, Huri Kabayel ve Şahin Polat FEDA Eş Başkanları oldu. 

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) 11. Kongresi’ni Almanya’nın Dortmund kentinde gerçekleştirdi. Dortmund ve Çevresi Alevi Kültür Merkezi’nde gerçekleşen kongre iki gün boyunca devam etti. Kongrenin ikinci günü çerağların uyandırılması ile başladı. Pir Hüseyin Elmas gulbang okuyarak çerağları uyandırdı.

    Ardından Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın bir çok kentinden kongreye katılan delegeler söz alarak düşüncelerini dile getirdi.
    Konuşmaların ardından 15 kişilik bir yönetim belirlendi. Huri Kabayel ve Şahin Polat FEDA Eş Başkanları olurken, yönetime şeçilenlerin isimleri ise şöyle:
    Zehra Hezer, Aziz Tunç, Özcan Ağdaş, Songül Morsümbül, Zarife Atik, Asuman Ergin, Sinan Kırmızıçiçek, Beritan Göksungur, Hasan Çağış, Zöhre Kurtulan, Cengiz Ünal, Hasan Aslan, Şahin Polat, Huri Kabayel.

    PİRHA/ALMANYA

    İLGİLİ HABERLER

    Demokratik Alevi Federasyonu’nun 2 gün sürecek Olağanüstü Kongresi başladı

     

  • ‘RA’ Belgesel Filmi Dortmund’da izleyecileriyle buluştu -VİDEO

    ‘RA’ Belgesel Filmi Dortmund’da izleyecileriyle buluştu -VİDEO

    PİRHA-Almanya’nın Dortmund şehrinde Dersim Alevi inancını anlatan RA (Yol) belgesel filminin gösterimi yapıldı.

    Dortmund Alevi Kültür Merkezi (DAKME), tarafından Almanya’nın Dortmund şehrinde RA filmi gösterim etkinliği düzenledi. Dersim’in kültürel ve inançsal yaşamını ele alan filme birçok kişi katıldı. Filmin gösterimi öncesinde türküleriyle konuklara müzik dinletisi veren Cemil Qoçgiri, duygusal anlar yaşattı.

    Yönetmenliğini Devrim Tekinoğlu, yapımcılığını Dersim Araştırmaları Merkezi, yapım koordinatörlüğünü Hüseyin Ayrılmaz ve müziklerini Cemil Koçgiri’nin yaptığı Ra/Yol isimli belgesel büyük ilgi gördü. Yapım koordinatörlüğünü yapan Hüseyin Ayrılmaz, belgesel hakkında bilgi verdi. Ayrılmaz, film tanıtımının ardından izleyicilerden gelen soruları cevapladı.

    “İNANÇ ÜZERİNDEKİ BASKIYI ELE ALMAK İSTEDİK”

    Dersim tarihi üzerindeki baskıların inanç yönünden eksik kaldığını ve buna yönelik bir çalışmanın yapılması gerektiğini söyleyen Ayrılmaz, “Biliyorsunuz ceberut bir devletle yüz yüzeyiz. Köylerimizin yakıldığı dönemlerde çok uğraştık, çok didindik ama o arada da kendi tarihimize yüzümüzü çevirdik. İlk defa 38 soykırımını gündeme getirmeye çalıştık. Yıllardır bu inanç üzerindeki baskıyı bir de inanç boyutuyla ele almaya çalışıp bir şeyler yapmaya karar verdik. Bu aslında bizim kültürel yaşamımızdır” değerlendirmesinde bulundu.

    “DERSİM’DEKİ CEMEVLERİ DEVLETİN DENETİMİNDE”

    Toplumda inanç yönüyle de böyle bir talebin olduğuna dikkat çeken Ayrılmaz, “Dersimdeki Cemevlerinin büyük bir bölümü devletin denetiminde. Orada bize ait bir şey yok. Dolayısıyla buna karşı bizi götürmek istedikleri noktaya gitmemiz ve itiraz sürecini başlatmamız gerekiyordu. Bunu da ancak toplumun kültürel hafızasından yola çıkarak yapabilirdik” şeklinde konuştu.

    “AVCILARIMIZIN YAZDIĞI TARİHLE YETİNMEMELİYİZ”

    Dersim bölgesi halkının çabuk değiştiğini ve çok çabuk unuttuğuna değinen Ayrılmaz, devamında şu noktaya dikkat çekti: “Dersimliler olarak çabuk değişiyoruz, çabuk unutuyoruz, önümüze konanı çabuk kabulleniyoruz. Bundan dolayı bir itiraz ve bu itirazı başlatırken de toplumun en çok yoğunlaştığı alana el atmamız gerekiyordu. Kendimizce böyle bir şey düşündük ve bu filmin çalışmalarına başladık. Biz aslında bir göç toplumuyuz. O yolda yürürken bir şeyleri hep unuttuk. O unutulanı günümüz gençliğine taşımak istedik. Köksüz değilsiniz, siz çok köklü bir kültüre sahipsiniz. Dolayısıyla sonradan önümüze konan ve avcılarımızın yazdığı tarihle yetinmemeliyiz, kendimiz olmalıyız” dedi.

    Ayrılmaz, tarihimizin başkaları tarafından yazıldığını bunun önüne geçmek için de gelecek nesillere aktarılması gerektiğinin önemini vurgulayarak, “Halkımız adına küçük bir adım attık ama bunun mutlaka arkası gelmeli. Biz bunları ne kadar kendi gençliğimize, çocuklarımıza anlatırsak, bize anlatılan avcı öykülerinden o kadar uzaklaşırız. Bizim tarihimizi ne yazık ki avcılarımız yazdı ve önümüze ne koydularsa o şekilde gitti” diye ifade etti.

    Film gösterimi, Ayrılmaz’a yöneltilen sorularla son buldu.

    PİRHA/DORTMUND

     

     

  • FEDA ara dönem konferansı devam ediyor-VİDEO

    FEDA ara dönem konferansı devam ediyor-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ara dönem konferansı Almanya’nın Dortmund şehrinde devam etti. Avrupa’nın değişik kentlerinden delegelerin ve dergah temsilcilerinin katıldığı konferansta FEDA örgütlenme sorunları ve dönemsel Alevi sorunu değerlendirildi.

    İlk gün federasyonun çalışmalarının ele alındığı toplantının ikinci gününde, sorunların çözümleri üzerine tartışmalar yürütüldü. Özellikle federasyonun sorunlara çözüm gücü olup olmadığı başlığı tartışmanın ana konusunu oluşturdu.

    “ALEVİLERİN SORUNLARINI ÇÖZECEK TEK KURUM FEDA”

    FEDA Yönetim Kurulu Üyesi ve Medya Sorumlusu Aziz Tunç, örgütsel sorunları ele alırken çözüm konusunda inançsızlığın etkili olduğunu söyledi. “İnanmadığımız bir sorunu çözmemiz mümkün değildir” diyen Tunç, bölgedeki savaşa da dikkat çekti. Tunç, “Alevi kurumlarımızın ortak imza ile yaptıkları açıklamada bir tek ‘Kürt’ kelimesi geçmedi” dedi. Bu konudaki tutumu eleştiren Tunç, Alevilerin sorunlarını çözecek tek kurumun FEDA olduğunu söyledi.

    “SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ KONUSUNDA ALEVİLERİN YOĞUNLAŞMASI GEREKİYOR”

    Sanatçı Zeynep Enhas, dil konusuna dikkat çekti. “Varlığın temel unsurlarından biri dilimizdir” diyen Enhas, bu konuda gerekli duyarlılığın olmadığını dile getirdi. Enhas, Aleviliğin derin, köklü bir geçmiş mirası olduğunu, bunu temsil edecek kadroların oluşması gerektiğini belirtti.

    Songül Çelik de, FEDA’nın kendi inancı, perspektifi ile sorunlara doğru yaklaştığını söyledi. Çelik, ana diline, toprağa ve inanca sahip çıkmanın önemine dikkat çekerek, bu konudaki sorunlara cevap olacak çalışmalara öncelik verilmesini istedi.

    HDP 26. Dönem Milletvekili Besime Konca ise, sorunların çözümü konusunda Alevilerin yoğunlaşması gerektiğini söyleyerek “Bir çok şeyi görmezden gelip, erteledik. Tarihi bir süreçten geçiyoruz. Toplumsal önderliklerin desteklenerek, sorunların çözümünü doğru tespit ederek, kendi gücümüze göre organize etmeliyiz. dedi.

    “ALEVİ KURUMLARI ERKANNAME YAZMAKTAN VAZGEÇMELİ”

    Freiburg Alevi Dergahı Eşbaşkanı Fatoş Göksungur ise yaptığı değerlendirmede “Dergahlardaki en büyük eksiklik, geçmiş çalışmaların geleceğe aktarılmaması” diye belirtti. Göksungur, mevcut yönetimlerin, yeteri desteği göremediğini de belirtti.

    Araştırmacı İmam Canpolat da yaptığı konuşmada sorunların iki kaynağı olduğunu söyleyerek, ilkinin “örgütsel eksiklik” diğerinin ise “devletin asimilasyon ve Alevileri yok etme siyaseti” olduğunu belirterek “Kürt Özgürlük Mücadelesi devletin Rey Haq inancını yok etme siyasetine karşı durdu.” dedi. Canpolat “Bugün her alanda temsilcilerimiz var. Televizyonlarımız, siyasette, mecliste temsilcilerimiz var. Bunlar doğru değerlendirilmeli. Ayrıca Alevi kurumları erkanname yazmaktan vazgeçmeli. Bu tarz iyi niyetli çalışmalar asimilasyona hizmet etmekte” eleştirisini yaptı.

    “REY HAQ ARAŞTIRMALARI DESTEKLENMELİ”

    Araştırmacı Erdoğan Yalgın, Rey Haq araştırmalarının desteklenmesinin acil bir sorun olduğuna dikkat çekti. Her alanda dayatılan asimilasyonun bu alanda zirve yaptığını söyleyerek, eğitim çalışmalarında üstüne düşen sorumluluğu almaya hazır olduğunu söyledi.

    Yazar Ali Köylüce de, “FEDA, bu süreçte devletin el attığı cemevlerini camileştirme projesine karşı Alevi hakikatini ve değerlerini sahiplenmeli ve yaşatacak bir kurumlaşmayı dayatmalıdır” dedi.

    Gazeteci Şükrü Yıldız ise, Alevi örgütlenme tarihinin doğru analiz edilerek, kayıt altına alınarak, özellikle KAB ve Zülfikar Dergisi ile başlayan, FEK, FEDA ve Semah Dergisi’nin mücadelesinin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini söyledi.

    PİRHA/ALMANYA

  • FEDA Eşbaşkanı Demir Çelik: Tarihi direniş hafızamızı ve belleğimizi canlı tutmak istiyoruz-VİDEO

    FEDA Eşbaşkanı Demir Çelik: Tarihi direniş hafızamızı ve belleğimizi canlı tutmak istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-FEDA bünyesinde çalışma yürüten Rıza Şehri Akademisi, 18-19 Ekim’de Dortmund’da sanatçılar konferansı düzenleyecek. Konferansa ilişkin CAN TV Ana Haber’de konuşan FEDA Eşbaşkanı Demir Çelik, “Sözlü edebiyatımız kültürel soykırım ile ortadan kaldırılmak isteniyor. Tarihi direniş hafızamızı ve belleğimizi canlı tutmak istiyoruz. Rıza Şehri Akademisi’ni bizi ocak merkezlerimizden ve pirlerimizden koparanlara inat her Alevinin sığınabileceği bir mekâna dönüştürmek istiyoruz” dedi.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) bünyesinde çalışma yürüten Rıza Şehri Akademisi, 18-19 Ekim’de Dortmund’da sanatçılar konferansı düzenleyecek.

    FEDA Eşbaşkanı Demir Çelik, CAN TV Ana Haber’de 18-19 Ekim’de düzenlenecek sanatçılar konferansına ilişkin konuştu.

    “SÖZLÜ EDEBİYATIMIZ KÜLTÜREL SOYKIRIMLA ORTADAN KALDIRILMAK İSTENİYOR”

    Dortmund’da eski bir okulu satın alarak akademiye dönüştürdüklerini söyleyen Demir Çelik, “Akademinin teknik ve fiziki altyapısını eğitime, konferansa, sempozyuma ve toplantılara hazırladık. Sanatçılarımız ve yazarlarımız ile birlikte olmak istiyoruz. Genelde Alevilerin özelde ise Kürt Alevilerinin önemli ozanları var, bu inancın ozanları deyişleri ve klamları ana dilde dile getiriyorlardı. Alevilerde, yazılı eserler çok yaygın değildi ama sözlü edebiyatta çok güçlülerdi. Sözlü edebiyatımız kültürel soykırım ile ortadan kaldırılmak isteniyor. Türkiye ve İran’ın Alevileri kültürel soykırıma uğratmasıyla birçok hakikatimiz elimizden alınarak başkalaştırılıyor. Tarihi direniş hafızamızı ve belleğimizi canlı tutmak istiyoruz. Bütün sanatçılarımızın torbasında ne varsa ortaklaşalım, hafızamızı kayıt altına alalım ve hafızamızı yarınlara taşıyalım. Oluşturacağımız hafızayı uluslararası Alevi literatürüne kavuşturmak istiyoruz. Rıza Şehri Akademisi’ni bizi ocak merkezlerimizden ve pirlerimizden koparanlara inat her Alevinin sığınabileceği bir mekâna dönüştürmek istiyoruz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL  

  • Rıza Şehri Akademisi Konferansı’nın sonuç bildirgesi yayımlandı

    Rıza Şehri Akademisi Konferansı’nın sonuç bildirgesi yayımlandı

    PİRHA-Kurulma aşamasında olan Rıza Şehri Akademisi Konferansı’nın sonuç bildirgesi yayımlandı. Buna göre konferansta, Alevi toplumunun güncelde karşı karşıya olduğu sorunlar ve ihtiyaçlara dair çok yönlü değerlendirmeler ve tespitler yapılmış olup, yapılacak akademi çalışması için yol gösterici öneriler geliştirildiği kaydedildi.

    Kurulma aşamasında olan Rıza Şehri Akademisi Konferansı, Alevi kanaat önderleri, konuyla ilgilenen akademisyenler ve araştırmacıların katılımıyla Nisan ayında Almanya’nın Dortmund şehrinde gerçekleştirildi. Konferansta, Alevilik çalışmalarında alternatif akademik alan yaratma ve akademik özerklik konuları ele alınıp tartışmaya açıldı. Konferans katılımcıları Alevilik tarihi, inancı ve güncel sorunları hakkında çok yönlü değerlendirmelerde bulundu.

    Konferansın önemli tartışma konularından biri de araştırma, inceleme çalışmaları oldu. Bu kapsamda, son yıllarda, Türkiye ve Avrupa’da Alevilik çalışmalarına ciddi bir yönelim olduğu ifade edildi. Konferansta, özellikle akademi dünyasında konuya ilgi duyan genç jenerasyon başta olmak üzere, geniş kesimlerin araştırma ve inceleme çalışmalarında öne çıkan eksik, yetersiz ve sorunlu yaklaşımları üzerinde duruldu, ihtiyaçlara cevap olacak çalışmaların yürütülmesine dair önemli tespitler yapıldı.

    Türkiye üniversiteleri ve araştırma merkezlerinde öteden beri Aleviliği, önemli oranda Türkçü zihniyete yedekleme çabalarının olduğu bilinmektedir. Son yüz yılda resmi ideoloji paralelinde Aleviliği, Türk etnik kimliğine sabitleyerek diğer halkların ve süreklerin hakikatini inkâr eden araştırma ve inceleme çalışmaları ve ortaya çıkan yaklaşım temel sorunlardan biri haline geldiğinin altı çizildi.

    Alevi inancı, “Yol bir, sürek bin bir“ söylemi ile ifade edildiği üzere farklı coğrafyalarda, farklı etnisitelere dayanan çoklu kimliksel, kültürel ve inançsal farklılıklara sahip bir inançtır. Akademi faaliyetleri bu çoğulculuğu gözeterek yürütüldüğü oranda, Yol’un tarihsel hakikatine uygun davranmış olacağı belirtildi.

    “ALEVİ HAFIZASI KIRIMA UĞRATILDI”

    Diğer yandan konferans katılımcıları, Aleviliğin içinde mayalandığı uzun erimli tarihsel gerçekliğin yok sayılarak İslam’a yedekleme uğraşısı içinde olunduğuna, bunda da epey yol alındığına dikkat çekildi. Bu temelde konferans katılımcılarının ekseriyetle üzerinde durduğu bir diğer konu ise, Rêya/Raa Heqî süreği oldu. Günümüzde ağır bir asimilasyon ve başkalaşım sorunuyla karşı karşıya kalan Rêya/Raa Heqî süreğine eğilmek, Rıza Şehri Akademisi’nin temel önceliği olması düşüncesi, konferans katılımcılarının ağırlıklı görüşü olarak öne çıktı.

    Açıklamada, “Rêya/ Raa Heqî itikadı bir Mezopotamya gerçekliğidir. Şekillendiği mekân ise Yukarı Mezopotamyadır. Mezopotamya’nın Kuzeyinde yer alan Tarihi Dersim coğrafyası; batıda Koçgiri bölgesini, doğuda Xınıs- Çat’ı, güneyde Antep Araban, Adıyaman, Malatya ve Elazığ’ı içine alan geniş bir alanı kapsamaktadır. Gerek tarihi Dersim alanında, gerekse daha geniş ölçekte Yukarı Mezopotamya’da yapılan arkeolojik kazıların Rêya Heqî inanç tarihinin kimi ipuçlarını verdiği dile getirilmiş, bu bağlamda akademinin, inancın uzun tarihi geçmişini, yapım ve yaratım faaliyetlerini açığa çıkarmak ve bu bilimsel bilgiyi inanç insanları ile buluşturmanın öncelikli görevi olması gerektiği ifade edildi” denildi.

    “ALEVİ TOPLUMUNUN KOLEKTİF HAFIZASI KIRIMA UĞRATILIYOR”

    Bildirgeye şöyle devam edildi:

    “Bu görevi iktidar ve çıkar kaygısıyla hareket eden devlet ve iktidarların yerine getirmediği ve getirmeyeceği gerçeğinden hareketle bağımsız ve objektif araştırma, inceleme yapan kurumlara ihtiyaç olduğu belirtildi. Bu anlamda Rıza Şehri Akademisi’nde uygulamalı araştırmalarla kültürel, sanatsal ve sosyal aydınlanmaya yol açması gerektiği ifade edildi. Genelde devletçi sistemin, özelde ulus devletin Kadim Alevi kimliğini, kültürünü asimilasyonla başkalaştırma, kendi tarihsel gerçekliğine yabancılaştırma çalışmalarına karşı hem yaşanan sorunlara çözüm yollarını aramak, hem de inancın tarihsel hakikatini sosyal bilimin ışığında açığa çıkarmanın bir gereklilik ve temel öncelik olduğu dile getirildi.

    Alevi toplumsallığının tarihini öğrenmek, uzun tarihi geçmişinden bugüne inancın bilinmeyen, karanlıkta kalan hakikatini bağımsız akademik çalışmalarla aydınlatmak ve açığa çıkarmak özerk akademik çalışmalarla mümkün olabileceğinde ortaklaşıldı. Konferans katılımcılarının dikkat çektiği başka bir önemli sorun ise hafıza olmuştur. Son yüzyılda devlet eliyle Alevi toplumunun kolektif hafızası kırıma uğratılırken, çok yönlü dayatmalarla ‘yeni hafıza‘ inşaa çalışmasına hız verildiği belirtilmiş, bu anlamda kadim kolektif hafızanın canlandırılmasının hayati önemde olduğu dile getirildi.

    “ALEVİ HAKİKATİNE UYGUN BİR LİTARETÜR ÇALIŞMASINA ACİL İHTİYAÇ VAR”

    Konferansta, Alevilerin kadim coğrafyalarından metropollere ve oradan da dünyanın çeşitli bölgelerine dağılmaları sonucu farklı ülkelerde oluşan Diaspora gerçeği göz önünde bulundurularak bu yeni döneme ilişkin yeni söylemlere ihtiyaç olduğu ifade edilmiş, Kürt-Alevi inancının uluslararası literatürünü oluşturma çalışmalarının önemli olacağı tespiti yapıldı. Bugüne kadar oluşan literatürün dışarıdan üretildiği, daha çok itibarsızlaştırma ve kriminalize etmeye dönük bir literatür olduğu dile getirilmiş, Alevi hakikatine uygun bir literatür çalışmasına acil ihtiyaç olduğu belirtilmiştir.

    ALEVİ TOPLUMUNUN GİTTİKÇE ALEVİ DİASPORA TOPLUMUNA DÖNÜŞMESİ

    Günümüzün önemli sorunlarından birinin de Alevi toplumunun gittikçe bir diaspora toplumuna dönüşmesi sorunu olduğu tespiti yapılmış. Avrupa çalışmalarında kimlik ve vatandaşlık ilişkisi, bu durumu gözeterek yürütülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Aleviler yaşadıkları ülkelerin vatandaşları olma çabası içinde olmaları sonucu kimliğin yeniden şekillendiği ifade edildi. Bu durumun giderek etnik kimliğinden, dilinden de uzaklaşmaya yol açtığı belirtilmiş, bu temelde anadilde eğitimin ve inanç itikadının anadilde yapılmasının gerekliliğinin altı çizildi.
    Dolayısıyla Aleviliğin uluslararasılaşması, küresel bir inanç ve kimliğe dönüşüyor olması gerçeğinin göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edilmiş, özerk akademik çalışmalarla bu sürece cevap olunmasının zorunluluğu dile getirildi.

    Sonuç olarak; konferansta, Alevi toplumunun güncelde karşı karşıya olduğu sorunlar ve ihtiyaçlara dair çok yönlü değerlendirmeler ve tespitler yapılmış olup, yapılacak akademi çalışması için yol gösterici öneriler geliştirildi. Bilginin üretilmesi, bilginin toplumsallaştırılması ve bunun süreklilik arz etmesi gerektiğinden hareketle benzeri kurumların kuruluş serüvenlerini incelemek, onların yapmış olduklarından dersler çıkararak Akademi’nin kurumsal kimliğine kavuşturulmasında oldukça önemli olacağı dile getirildi. Alevi toplumunun ihtiyaçlarına cevap verebilmesi, bilimsel saygınlığı olan bir kurum haline gelmesi için etkin çalışma yapmanın gerekliliği belirtildi. Bu temelde Rıza Şehri Akademisi olarak, bu konferansta açığa çıkan düşünce ve önerilerin önümüzdeki sürecin akademik misyona ve amacına uygun yürütülmesinde bize güç vereceğini, değerli kamuoyu ile paylaşmayı görev biliyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Aleviler Almanya’nın Dortmund kentinde Gaxanı kutladı-VİDEO

    Aleviler Almanya’nın Dortmund kentinde Gaxanı kutladı-VİDEO

    PİRHA- Dortmund Alevi Kültür Merkezi’nde Gaxan kutlandı.

    Alevilerde yeni yılı temsil eden geleneksel Gaxan bayramı, Almanya’nın Dortmund kentinde bulunan Dortmund Alevi Kültür Merkezi‘nde (DAMKE) kitlesel olarak coşkuyla kutladı.

    Çok sayıda kişinin katıldığı etkinlik Axuçan Ocağı’ndan Pir Cemal ve Didar Ana’nın çerağ uyandırması ve gülbangıyla başladı.

    Gaxan’ın temsili karakteri olan Kalo Gaxan ve Fadikê’nin davul zurna eşliğinde canlandırıldığı performans ile devam eden etkinlik halaylarla son buldu.

    PİRHA/ALMANYA

  • ‘Tüm Aleviler etnik ve yöresel kökene bakmaksızın birleşmeli’

    ‘Tüm Aleviler etnik ve yöresel kökene bakmaksızın birleşmeli’

    PİRHA-Dortmund ve çevresi Alevi Kültür Merkezinin (DAKME) düzenlediği panelde konuşan AABK Onursal Başkanı Turgut Öker, tüm Alevilerin etnik ve yöresel kökene bakmaksızın birleşme çağrısından bulundu.

     

    Demokratik Aleviler Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanları Ayfer Kılınç ve Demir Çelik, Menden AKM Başkanı Şevket Doğan ile Multikulturelles Forumun Müdürü Kenan Küçük, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker, Demokratik Aleviler Federasyonu‘na (FEDA) bağlı, Dortmund ve çevresi Alevi Kültür Merkezinin (DAKME) düzenlediği panele katıldı.

    “ALEVILERIN BIRLIĞI ŞART“

    Yoğun katılımın olduğu panelde konuşan Turgut Öker, tüm Alevilerin etnik ve yöresel kökene bakmaksızın birleşme çağrısından bulunarak, şunları ifade etti:

    Tek Aleviler değil artık tüm demokrasi güçlerinin yan yana gelmesi gerekiyor. Türkiye‘deki AKP-MHP bloğunun yönetemediğini herkes görüyor. Bizler 2015 ruhunu yeniden canlandırmamız lazım. Güçbirliği Platformu yeniden inşa edilmeli ve bunu pratik eylemlerle ispatlamalıyız. Eceliyle ölen bir tane önderimiz, ulumuz yok. Cemevlerimiz sadece inançsal çalışmalar yapmasını istemek haince bir yaklaşımdır. Siyasal İslam‘ın lokal-yerel saldırı pratiği yoktur. Geçmişte Fransa‘yı, Almanya‘yı, Belçika‘yı kana bulamadılar mı? Onlara karşı en geniş demokratik bir blokla karşı durmalıyız ve mücadele de Aleviler en önde olmalılar. Topluma alternatif bir yönetim sunmalıyız.”

    “KILIÇDAROĞLU YALNIZ BIRAKILMAMALI”

    Öker, Dersim’deki ocaklar sönerse Aleviliğin damarları kuruyacağının altını çizerek, sık sık ziyaret ettiği Dersim’deki olumsuz gelişmeleri özetledi.

    Son günlerde Cumhurbaşkanlığı adaylığı sık sık gündeme gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi oluşunu negatif ve ayrımcı bir yaklaşımla dile getirildiğine işaret eden Öker, ‘Kılıçdaroğlu üzerinden Aleviliğe yine bir saldırı, aşağılama var. İşte tam da burada tüm Alevi toplumunun Kılıçdaroğlu’na sahip çıkması gerekiyor. Bu süreçte Kılıçdaroğlu değil Alevilik, öğretimize saldırılıyor. Bu çağdışı Emevi inkar ve tekçi bakış açısı kabul edilemez” dedi.

    “ÇÖZÜM BİZİM ELİMİZDE”

    FEDA Eş Başkanı Demir Çelik de, panelde yaptığı konuşmada, “Çözüm bizim elimizde. Genel anlamda ve Aleviler arasında Kürt, Türk, Arap, Çepni, Tahtacı Alevisi diyerek biz ayrım yapmıyoruz, biz ortak yaşamı ve birlikte mücadeleyi savunuyoruz. Ortak yaşam tek hakikattir. Yaşamın kendisi siyasettir ve bunu her alanda hissediyorsunuz. Çözümün öznesi biziz ‘‘ derken diğer Eşbaşkan Ayfer Kılınç ise AABF ye bağlı Dortmund‘’lu ve diğer kardeş derneklerden aynı sıcaklığı, diyalog arayışını görmemelerinin kendilerini oldukça üzdüğünü ve bunun ortak çalışmalarının önünde bir engel teşkil ettiğini ve bir an evvel düzeltilmesini arzu ettiklerini vurguladı.

    Dortmund DAKME’de yoğun ilgi gören panel Akif Tekin tarafından Zazaca seslendirdiği eserlerle sona erdi.

    Mehmet TANLI/DORTMUND

     

  • Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, Dortmund’da ‘Alevi Kadın Konferansı’ yapacak-VİDEO

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, Dortmund’da ‘Alevi Kadın Konferansı’ yapacak-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, 16-17 Ekim tarihlerinde 16-17 Ekim 2021 tarihlerinde Almanya’nın Dortmund şehrinde 3. Demokratik Alevi Kadın Konferansı’nı yapacak. Konferansa katılım çağrısında bulunan Birlik, “Alevi inancı özünde kadim bir kadın ve doğa inancıdır. Ancak ne yazık ki zaman içerisinde erkek egemen toplumsal yapıların iktidarcı dayatmaları neticesinde asimilasyonla karşı karşıya kalmıştır. Bu müdahaleyi, Alevilik’te can olma, bir olma, diri olma felsefesine bir müdahale olarak değerlendirmekteyiz” dedi. 

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, yayınladığı bir açıklama ile 3. Demokratik Alevi Kadın Konferansını, “Ana Fatmalar’dan Zarifeler’e, Beseler’den Sakineler’in yolunu yürüyenler ve özgürlüğün yol sürenleri olarak; tarihimizle yüzleşiyor, inancımızla örgütleniyoruz” şiarıyla 16-17 Ekim 2021 tarihlerinde Almanya’nın Dortmund şehrinde gerçekleştireceklerini duyurdu.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Tarihsel olarak bakıldığında Alevi inancı özünde kadim bir kadın ve doğa inancıdır. Ancak ne yazık ki zaman içerisinde erkek egemen toplumsal yapıların iktidarcı dayatmaları neticesinde asimilasyonla karşı karşıya kalmıştır. Bu müdahaleyi, Alevilik’te can olma, bir olma, diri olma felsefesine bir müdahale olarak değerlendirmekteyiz.

    Aleviliğin felsefesinde insan nitelik olarak kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın farklı kategorilerde değerlendirilir ve her erkanda kadını ve erkeği eşit olarak görür ve “En El Hak” (tanrı bende, ben tanrıdayım) (veya ben Hak’ım, Hak Ben’im) inancına göre; insanlar kadın ya da erkek değil, tanrısallığın yansıtıldığı bireyler olarak değerlendirilir. Alevi inancında esas olan hakikati bilme, İnsan-ı Kamil olmadır.

    “KADINI YOK SAYAN ASİMİLASYONCU YAKLAŞIMIN KARŞISINDAYIZ”

    ‘Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde, hakkın yarattığı her şey yerli yerinde, bizim nazarımızda kadın erkek farkı yoktur, noksanlıkta eksiklikte senin görüşlerinde’ düsturu İnsan-ı Kamil olma, olgunluğunun ifadesi olduğu gibi kadın, erkek eşitsizliğini yok saymanın değil tam tersine var olan eşitsizlikleri gidermek için çaba harcamanın da düsturudur. İnancımızdaki dergâh-ocak-pir-mürşit-talip döngüsü, kadınların dışında kaldığı değil kadınların da bir parçası ve yürütücüsü olduğu bir döngüdür. Elif Ana, Zerban Ana, Kadıncık Ana ve bu güne kadar kadınların adları ile anılan ocaklar bunun açık göstergeleridirler.

    Alevi kadınlar, analar ve bu yolun hizmet edenleri bu gerçeğin farkındadır ve kadını yok sayan asimilasyoncu yaklaşıma karşı uzun süredir bir çabanın ve duruşun içindedirler. Bizler, Demokratik Alevi Kadınlar olarak bu yol ve erkanda yol yürüyor ve örgütlenme çabası gösteriyoruz. Aleviliği belirttiğimiz felsefe doğrultusunda bir takım faaliyetlerle hem yol yürüyenlerimizle hem de farklı adlar altında bir araya gelen diğer Alevi kadın canlarımızla tanıştırmak isteriz. Yapacağımız konferansımızla da bu çabanın bir parçası olmak ve bu duruşu güçlendirmek istiyoruz.”

    KONFERANSIN PROGRAMI AÇIKLANDI

    İki gün sürecek olan konferansın programı ise şöyle:

    16 Ekim günü birinci oturumda, “Alevi inancında ananın yeri ve önemi konusu ve buna bağlı olarak Alevi felsefesinde kadının yeri toplumsal yaşamın örülüşünde kadınların rolü. Yaşamda demokratik kültür, örgütlenme ve demokratik otorite olgularında kadının inşacı gücü” ele alınacak.

    İkinci oturumda da, “Alevi inancında, kadın ve doğa ilişkisi ve buna bağlı olarak Alevi kadınların yaşam anlayışına kapitalist modernitenin ve devletli sistemin etkisi, doğal toplum ve demokratik modernitenin özünün canlandırılması ve yaşatılmasında alevi kadınların rolü ne olmalı” konusu tartışılacak.

    Konferansın ilk gününün basına ve kamuoyuna açık olacağı belirtildi.

    Kadınlar hazırladıkları videolarla konferansa katılım çağrısında bulundular.

    PİRHA/ ALMANYA

  • FEDA 8. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi-VİDEO

    FEDA 8. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Federasyonu  (FEDA) 8. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi.

    Almanya’nın Dortmund kentinde gerçekleştirilen kongreye pandemi sürecinden dolayı sınırlı sayıda delege katıldı. Delegeler Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın diğer kentlerinden gelerek kongreye katılım gösterdi.

    Kongre Pir Rıza Yağmur’un okuduğu gulbang ile başladı, ardından çerağlar uyandırıldı.

    Demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşunun ardından divan seçimine gidildi.

    Divana Mustafa Gökpınar, Hüsniye Küçükkeleş, Günay Sırlan seçildi.

    2 yıllık çalışmanın ardından hazırlanan faaliyet raporunun okunmasının ardından , delegeler tarafından bir önceki kongreden bu yana yapılan çalışmalar, eksiklikler ve öneriler sunuldu.

    Avrupa’da Alevi inancının yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda yapılması gerekenler sıralandı. Ayrıca Dortmund’ta faaliyete geçecek Alevi Akademisi’ne yönelik te öneriler delegeler tarafından dile getirildi.

    Faaliyet raporunun onaylanması ardından yeni dönem için yürütme kurulu seçildi.

    Ardından eşbaşkanlık seçimine gidildi. FEDA 8. Olağan Kongresi’nde yeni eşbaşkanlar Demir Çelik ve Ayfer Kılınç oldu.