Etiket: dtk eş genel başkanı berdan öztürk

  • İzmir Newroz’u: Asrın hesaplaşması geldi; kaçacak yeriniz yok!-VİDEO

    İzmir Newroz’u: Asrın hesaplaşması geldi; kaçacak yeriniz yok!-VİDEO

    PİRHA- İzmir Newrozunda yaşanan depremlere dikkati çeken DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, depremin sebebinin iktidar ve kirli sistemi olduğunu belirterek, “Sorumlulardan hesap soracağız. Kaçacağınız bir yer yok. Sırtınızı dayayacağınız bir yer kalmadı. Depreme felaket diyorlar. Yalan söylüyorlar. Çürümüş sistemleri depremde ortaya çıktı” dedi.

    İzmir’de, “Her der Newroz, her dem azadî” ve “Newroz ateşiyle özgürlüğe” şiarıyla gerçekleştirilen Newroz kutlaması, Konak Gündoğdu Meydanı’nda binlerce kişinin katılımıyla başladı. Sabahın ilk saatlerinden itibaren alana  gelen yurttaşlar, “Biji Newroz”, “Jin jiyan azadi”, “Biji berxwedana zindana”, “Faşizme karşı omuz omuza” “Biji tekoşina gela” ve “Direne direne kazanacağız” slogan ve zılgıtları eşliğinde alana giriş yaptı. Her yıl Newroz’un başladığı saatlere kadar polis kontrol noktalarında bekletilen yurttaşlar, bu yıl üst aramasının ardından alana giriş yaptı.

    AKP iktidarına isyan ve öfkenin hakim olduğu Newroz’da sahneye çıkan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Eş Başkanları Berna Çelik ve Çınar Altan, Barış Anneleri, Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) temsilcisi Salih Tekin, Yeşil Sol Parti MYK üyesi Ahmet Asena, HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay sahneye çıkarak, Newroz’un önemine dair kısa konuşmalar yapıp, Newroza katılan halklara teşekkür etti.

    BAŞ: DİKTATÖRLÜĞÜN SONU GELDİ 

    Ardından konuşan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, 20 yıllık diktatörlüğün sonuna gelindiğini belirterek, “Bunun umudu ve inancıyla bu alandayız. Halklarımızı enkaz altında ve yoksullukla karşı karşıya bırakanlara karşı alandayız. Yılladır sevdiklerimizi esir aldılar. Bizi bir birimize düşürmeye çalışanlara buradan sesleniyoruz. İşte buradayız bir aradayız. Çok ağır bir depremi yaşadık. Biz halkın canıyla uğraşırken, onlar saraylarda izlediler. Bir tane bile çadır vermediler. Bir tas çorba getirmediler. Yoğun acı günlerimizde bizi yalnızlığa terk ettiler. Ama halklar bir birine el uzattı. Bir birimizin ellerini tutarak hayatta kaldık. Asrın felaketine karşı asrın dayanışmasını ördük” dedi.

    Asrın hesaplaşmasının zamanı geldiğine dikkati çeken Baş, “Bu sülale devrini bitireceğiz. İzmir eşitlik, özgürlük barış ve halkların kardeşliği diyor. Bu zafer işareti barış, özgürlüğün işareti. Kürt ve Türk halkların yan yana geldiğinin işareti. Deniz Gezmiş ile Deniz Poyraz’ı işareti. HDP’yi kapatmaya, susturmaya çalışıyorlar. Ey Tayyip Erdoğan; HDP asla yalnız kalmayacak. Kürt halkı asla yalnız kalmayacak. Kürt halkının iradesini kapatamazsınız. Ama biz sizin sömürünüzü kapatmaya geliyoruz” ifadelerini kullandı.

    KEMALBAY: BİRLEŞİK MÜCADELEYİ GÜÇLENDİRECEĞİZ”

    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, konuşmasına cezaevinde bulunan vekilleri ve eski eş başkanları selamlayarak başladı. Kemalbay, “Acımız çok büyük. Binlerce yurttaşlarımız adeta katledildi, katleden ise sarayda oturuyor. Acımız çok büyük ama öfkemiz de bir o kadar da büyük. Katledenleri asla affetmeyeceğiz. Asla unutmayacağız ve helalleşmeyeceğiz. Deprem bir kez daha gösterdi ki hayatlarımızın canlarımızın sarayda oturanlar için en ufak bir kıymeti yok. O haramileri tarihin çöplüğüne göndereceğiz” dedi.

    Kemalbay, yaşanan selin ardından Tarım Bakanı’nın “Yurttaşlarımızı kaybettik ama toprak da suya doydu” açıklamasını hatırlatırken, kitle hükümeti yuhaladı.

    TÜMÜKLÜ: İSYAN HARLANIYOR

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi (EMEP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü de şunları söyledi: “Bir yanımız Newroz’un ateşin ve isyanıyla harlanıyor. Newroz’un ruhu budur. Yüreğimiz her daraldığında ruhumuzu sıktıklarında Newroz ateşiyle ısınıyoruz. Rahşan Demirel, Zekiye Alkan’ın yaktığı ateşle ısınıyoruz. Özgürlük ve adalet için kendi gücümüze güveneceğiz. Kendi geleceğimizi inşa edeceğiz. Biji Newroz biji azadi.”

    ÖNDER: PAZARLIK YAPMAYAN BİR TEK BİZ VARIZ

    HDP önceki dönem Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise Deniz Poyraz şahsında mücadelede yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başladı. Kitlenin sık sık attığı slogana karşılık Önder, “Eminim ki Sayın Öcalan da bu görüntüleri izliyordur. Barış bu topraklarda kaldığı yerden devam edecek. Barışı ve eşitliği getireceğiz” dedi.

    Cezaevlerindeki siyasi tutuklulara da selam gönderen Önder, “Memlekette bu günlerde enflasyonu olan en çok iki şey var. Koltuk ve masa. Koltuk ve masadan geçilmiyor. Bu masalardan bir şey istemeyen, pazarlık yapmayan sadece biz varız. Biz o masalardan bir bardak çay istemeyiz. Alın kime ne lazımsa onun fazlalığını yapın. Sizin yaptığınız 19’uncu yüzyıl siyaseti çöp olmuştur. Siyasetleri gibi onlar da tarihin çöp sepetine gidecekler. Geriye insanlık, umut kalacak. Biz o zaman masa, koltuk, sandalye hesabı yapmadan bu memleketi bir yeryüzü bahçesine dönüştüreceğiz. O güne olan inancımla hepinizi selamlıyorum” sözleriyle konuşmasını bitirdi.

    ÖZTÜRK: KİMİN BİTİP BİTMEDİĞİNİ GÖRÜYORUZ

    Daha sonra Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk konuştu. Yaşanan depremlere dikkati çeken Öztürk, depremin sebebinin iktidar ve kirli sistemi olduğunu belirterek, “Sorumlulurdan hesap soracağız. Hesap verecekler. Kaçacağınız bir yer yok. Sırtınızı dayayacağınız bir yer kalmadı. Depreme ‘felaket’ diyorlar, yalan söylüyorlar, çürümüş sistemleri depremde ortaya çıktı. Akılları Kürt düşmanlığı üzerine çalışıyor. İktidar sadece 2 partiden oluşmuyor. Yüzyıllık sistem Kürtleri, Alevileri yok sayıyor. Yeni bir seçime giriyoruz. Bu seçim bizimle AKP-MHP arasında olan bir seçim değil, yüzyıllık bir sistem sorunudur. Erdoğan ve Bahçeli yüzyıllık bu inkar sisteminin zihniyetini taşıyorlar” ifadelerini kullandı.

    MUHALEFETE UYARI 

    Muhalefete de seslenen Öztürk, “Bizim derdimiz hükümetin değişmesi değil. ‘Bu sistemden kurtulup yeni koltuklara biz oturacağız’ demeyin, böyle bir şey olmayacak. Sonunuz Erdoğan ve Bahçeli’den daha kötü olur, aklınızı başınıza alın” dedi. Öcalan üzerindeki tecride dikkati çeken Öztürk, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Tecrit işkencedir, hukuk dışıdır. Muhalefet olarak buna sözünüz olmayacak mı? Bunu dile getirmezseniz, samimiyetinize inanamayız. İstanbul’daki demokrasi, Amed’te demokrasi değil mi? Kürt halkının iradesini nasıl yok sayıyorsunuz?” diye belirtti.

    İzmir Newrozu, Dengbêj Xalîde ve Koma Hevra’nın seslendirdiği şarkıların ardından sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • Yazar Haydar Işık, Dersim’de anıldı-VİDEO

    Yazar Haydar Işık, Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Hakk’a yürüyen Dersimli yazar Haydar Işık için anma programı düzenlendi.

    17 Aralık’ta Hakk’a yürüyen Haydar Işık’ı anma programına DTK Eş Genel Başkanı Berdan Öztürk, Haydar Işık’ın çocukları Yüksel Mutlu ve Murat Işık, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, HDP Dersim ve Bingöl İl Örgütü, Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    HDP PM üyesi Nesimi Aday’ın, Işık’ın biyografisini okuması ile anma başladı. Ardından, Işık’ın konuşmalarından oluşan sinevizyon gösterimi yapıldı.

    “HAYDAR IŞIK’IN MÜCADELESİNİ DEVAM ETTİRECEĞİZ”

    DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Haydar Işık ile tanışma imkânı bulduğu için mutlu hissettiğini söyleyerek “İnsan, Haydar Işık’ı dinlerken şunu fark ediyor; bir toplumu, toprağı, memleketi, inancı sevmek işte bu kadar içten olur. Kendi inancımız ve kültürümüzle yaşamak bizi biz yapar, başkasına benzemeye başladığımızda kendimiz olmaktan çıkarız. Bugün uğurladığımız Haydar Işık’ın derdi buydu. Haydar Işık’ın mücadelesini devam ettireceğiz” dedi.

    “KENDİ KİMLİĞİMİZİ UNUTMAMIZI İSTİYORLAR”

    DTK Eş Genel Başkanı Berdan Öztürk ise “Bizleri katlederek, sürgün ederek, cezaevlerinde tutsak ederek, kendi kültür ve dilimizden vazgeçmemiz için asimilasyon politikaları izliyorlar. Bizlerin kendi kimliğimizi unutmamızı istiyorlar. Bu yüzden bütün saldırılarını yüzyıllardır devam ettiriyorlar. Özellikle Dersim’de bu saldırılara karşı ciddi bir direniş gösterilmiştir. Hayatta kaç yıl yaşadığınızın değil; nasıl yaşadığınız, kendi halkınızın onurunu koruyabiliyorsanız, toprağınıza, dilinize sahip çıkabiliyorsanız önemli olan odur. Bu açıdan Haydar Işık’ta Kürt ve Kürdistan’ın evladı olarak bu tarihimize mazlum halkımıza dayatılan köle anlayışa karşı özgürlüğü savunan onurlu bir duruşun olması gerektiğini gösteren bir hocamızdır” dedi.

    “SON NEFESİNE KADAR DERSİM VE KÜRDİSTAN İÇİN MÜCADELE ETTİ”

    Işık’ın son nefesine kadar Dersim ve Kürt halkı için mücadele ettiğini ifade eden Işık’ın kızı Yüksel Mutlu ise, “Hasta olduğunda bile hep ‘Dersim’de ne var? Kürdistan’da ne oluyor?’ diye soruyordu. Doğamıza, toprağımıza, inancımıza, dilimize, etnik kökenimize sahip çıkmamız gerektiğini söylüyordu. Sadece konuşup yazıp evinde oturan bir insan değildi, hep çalışan birisiydi. Haydar Işık’ın 84 yıllık hayatı, mücadelesi boşuna değildi. Yaşamının son anına kadar Dersim için mücadele etti. Babamın vasiyeti annesinin yanına gömülmekti son zamanlarda ise mezarlara müdahale, ölüye saygısızlık, Aysel Tuğluk’un annesinin mezarından çıkarılması olayları nedeniyle ‘ben böyle bir toprağa gitmeyeceğim. Topraklarımız özgür olduğunda, barış ve huzur geldiği zaman beni annemin yanına götürün’ dedi.”

    Konuşmaların ardından anma etkinliği, Işık’ın sevdiği Kürtçe ezgilerin dinletisi ile sona erdi.

    PİRHA/DERSİM