Etiket: düğün

  • Dersim’de yapılan düğünde geçmişe gidildi!-VİDEO

    Dersim’de yapılan düğünde geçmişe gidildi!-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Ovacık ilçesinde yapılan düğünde gelenekler yaşatıldı. 

    Dersim’in Ovacık ilçesinde Uğur Yalvaç ve Berfin Özden’in düğününde günümüzde unutulmayla karşı karşıya kalmış düğün ritüelleri yapıldı.

    Gelin ve damat geleneksel kıyafetler giyerken, Derviş Cemal Ocağı evladı Firaz Yalvaç Kırmancki eski ritüellerde olan Hakk’ın Emri’ni kıydı.

    Daha sonra gelin eski geleneklerde olduğu gibi at üstünde köyden çıkartıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Davulcu Pilto, yıllara meydan okuyor -VİDEO

    Davulcu Pilto, yıllara meydan okuyor -VİDEO

    PİRHA- Dersim’de yıllara meydan okuyan Davulcu Pilto ve Zurnacı Fırat, ilk günün heyecanıyla düğünlere gittiklerini belirterek, toplumun da kendilerine değer vermesinin onur verici olduğunu söylüyor.

    Davul ve zurna birbirine yakışan iki enstrüman. Bir de davul- zurna iyi çalgıcıların elindeyse dinlemesi daha da başka bir keyif verir.

    Davul-zurna geleneğinin en yoğun yaşadığı yer şüphesiz Anadolu ve Mezopotamya’dır. Düğünlerde, bu geleneğin sürdürülmesinde başat rol oynamakta.

    Her ne kadar bir çok kentte davul-zurna ikinci plana itilsede Dersim davul-zurna’nın kaybolmadığı yerlerden biri.

    Davul-zurna geleneğini sürdürücülerinden Davulcu Pilto ( Hüseyin Ekrem ) ve Zurnacı Fırat Karaduman yıllara meydan okuyorlar.

    Davulcu Pilto dedesinin ismi ve nenesinin de sırtında ritim tutarak başladığı mesleğini 60 yılı aşkın bir zamandır sürdürüyor. Zurnacı Fırat’ta 33 yıldır Davulcu Pilto’ya eşlik ediyor.

    İlk günkü gibi heyecanla davulu sırtında taşıyan Davulcu Pilto, yaşına rağmen gençlere taş çıkartıyor.

    Zurnacı Fırat ise eski günleri aradıklarını belirtiyor. Geçmişte 3-4 gün düğünlere gittiklerini, çok yorulduklarını ancak zevk aldıklarını ifade ediyor. Bugün ise orkestra ve sanatçılarla beraber düğünlerde sahneye çıktıklarını bunun da hem ekonomik olarak hem de mesleklerini icra etmede sıkıntı oluşturduğunu vurguladı.

    Her şeye rağmen işlerini severek yaptıklarını toplumunda kendilerine destek verdiğinin altını çizen Davulcu Pilto ve Zurnacı Fırat, güçlerinin yettiğince bu geleneneği sürdüreceklerini dile getirdi.

    Diren KESER/DERSİM

  • Pandemiye ilişkin yeni yasaklar

    Pandemiye ilişkin yeni yasaklar

    İçişleri Bakanlığı, koronavirüs tedbirleri kapsamında valiliklere gönderdiği genelgeyle, düğün, kına gecesi, nişan gibi etkinliklere yasak getirdi.

    AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine “Covid-19 Tedbirleri” konulu ek genelge gönderdi.

    Genelge kapsamında;  tüm ülkede sokak/köy düğünü, sünnet düğünü, kına gecesi, nişan gibi etkinlikler 4 Eylül tarihinden itibaren yasaklandı.

    Düğünler nikah merasimi şeklinde yapılabilecek ve en fazla 1 saatte tamamlanacak. Nikahlarda oyun oynanması ve dans edilmesine, toplu yemek dahil olmak üzere her türlü yiyecek-içecek servisi/ikramı yapılmasına izin verilmeyecek

  • İstanbul’da düğünlere kısıtlama geldi

    İstanbul’da düğünlere kısıtlama geldi

    İstanbul Valiliği, koronavirüs salgını nedeniyle düğünlere kısıtlamalar getirildiğini açıkladı.

    İstanbul Valiliği, koronavirüs salgını nedeniyle düğünlerle ilgili yeni kararlar aldı. Açıklamada İçişleri Bakanlığı’nın 25 Ağustos tarihli genelgesi çerçevesinde, toplum sağlığını korumak için nişan, düğün ve nikah merasimlerine yönelik İl Hıfzıssıhha Kurulu’nca ilave tedbirler alındığı belirtildi.

    Açıklamaya göre alınan kararlar şöyle:

    •  Tüm kapalı alanlarda sünnet düğünü, kına gecesi, nişan ve benzeri etkinliklere müsaade edilmemesi,
    • Düğün ve nikâh salonlarında sandalye/koltuk düzeni toplam kapasitenin azami 1/3’ünü aşmayacak şekilde, fiziki mesafe koşullarına uygun şekilde oluşturulması,
    • Düğün ve nikâhlarda yemek verilmesi de dâhil olmak üzere, her türlü yiyecek-içecek servisi/ikram (paketli su servisi hariç) yapılmaması,
    • Düğünlerde oyun/dans gibi faaliyetlere müsaade edilmemesi,
    • Gelin ve damadın birinci ve ikinci derece yakını olmayan 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile 15 yaş altı çocukların nişan, düğün ve nikâh merasimlerine katılımına izin verilmemesi,
    • İçerisinde bulunduğumuz kontrollü sosyal hayat döneminin temel prensipleri olan temizlik, maske ve mesafe kurallarının yanı sıra, düğün ve nikâhlarda bu karar ve İçişleri Bakanlığı genelgeleri ile Sağlık Bakanlığı Covid-19 Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde yer alan tüm kural ve tedbirlere riayet edilmesinin sağlanması ve alınan önlemlerin denetlenmesi,
    • Yukarıda belirtilen düzenlemelerin 31.08.2020 Pazartesi günü saat 08.00’den itibaren geçerli olması kararlaştırılmıştır.

    Tedbirlere uymayanlarla Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 282’nci maddesi gereğince idari para cezası uygulanacak, aykırılığın durumuna göre konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin adli ve idari işlem başlatılacaktır.”

  • Dolar kurunun yükselmesi, davulcuları da olumsuz etkiledi

    Dolar kurunun yükselmesi, davulcuları da olumsuz etkiledi

    PİRHA- Mersinli davulcu Bayram Orhan, dolar artışından olumsuz etkilendiğini söyledi. Orhan, “Eskiden düğün ve nişanlarda havaya bir lira kağıt para atılırdı. Sonraları en küçük kağıt paranın 5 TL olmasından dolayı vatandaş çareyi bir dolarda buldu. Şimdi ise sahte dolar atıyorlar. Düğünlerde atılan dolarlar evimizin bütçesine önemli katkı sağlıyordu” dedi. 

    Dolar kurunun son zamanlarda aşırı yükselmesi, davulcuları da olumsuz etkiledi. Dolar artışının kendilerine etkisini davulcu PİRHA’ya anlattı.

    Mersin’de düğünlerde davul çalarak geçimini sağlayan Bayram Orhan, “Bu aylarda  düğün ve nişanların en  fazla olduğu aydır. Kışın fazla bu meslekten ekmek yiyemiyoruz. Umudumuz yazın. Yaz aylarında düğün çok ama dolar  yükselişi bizi vurdu. Eskiden düğün ve nişanlarda havaya bir lira kağıt para atılırdı. Sonraları en küçük kağıt paranın 5 TL olmasından dolayı vatandaş çareyi bir dolarda buldu. Şimdi ise sahte dolar atıyorlar. Düğünlerde atılan dolarlar evimizin bütçesine önemli katkı sağlıyordu. Ancak son zamanlarda doların yükselmesi yüzünden eskisi gibi dolar atılmıyor. Gelin ve damadın yakınları eskiden gelir bizlerden bir dolar  alırdı. Düğün ve nişanlarda gelen dolar bahşişi önemli gelir kaynağımız oluyordu. Şimdiyse bırakın dolar almayı, bit pazarından sahte dolar alıyorlar. Gelin ve damat oynadığında çoğu zaman sahte dolar atılıyor. Doları fotokopi yapıp gelin damada atıyorlar düğüne  gelen davetliler. Eski  günlerimizi arar  olduk” diye konuştu.

    PİRHA/MERSİN

     

  • Dersim ağıtları Nesimi Ataş’ın klarnetinde can buluyor-VİDEO

    Dersim ağıtları Nesimi Ataş’ın klarnetinde can buluyor-VİDEO

    PİRHA- Dersim ağıtlarına klarneti ile can veren Nesimi Ataş, “Dersim’de resmi ideoloji tarafından uygulanan baskı ve sıkıntıları klarnet ile dile getirdiğimizde insanlar etkileniyor. Düğünlere gittiğimizde ağıt çaldığımızda insanların yüzünde o hüznü görüyoruz” diyor.   

    Dersimli Nesimi Ataş, çocukluğundan bu yana hem kendi çabaları hem de babası ile düğünlere giderek klarnet çalmayı öğrenmiş.

    Geçimini düğün ve derneklerde klarnet çalarak sağlayan Ataş, halay parçalarının yanı sıra Dersim yöresine ait birçok ağıta da klarneti ile can veriyor. Birçok yörede düğünlerde davulunun yanı sıra zurna çalınırken Dersim’de Hozat, Çemişgezek ve Pertek ilçelerinde genel anlamda klarnet olarak bilinen gırnata çalınıyor. Nesim Ataş da Gırnatası ile insanları eğlendirmenin yanında Dersim ağıtlarına can vererek kültürünü ve inancını İstanbul’da yaşatmaya çalışıyor.

    Dersim ağıtlarına klarneti ile can veren inancını ve kültürünü İstanbul’da yaşatan Klarnetçi Nesimi Ataş Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) konuştu.

    17 yaşlarında klarnet çalmaya başlayan Dersim Hozat’lı 46 yaşındaki Ataş, “Çocukluk yıllarından beri hep düğünlere gider para toplar ve babama yardımcı olurdum. Ve müzikle hep iç içeydim. Çocukluktan beri tek hayalim klarnet çalmaktı. Bizim köydeki bir düğüne babamla gitmiştim. Orada klarneti çalmaya çalışırken babam bunu gördü ve gidip bana bir klarnet aldı. Bunun ardından kendi çabalarımla öğrenip çalmaya başladım” dedi.

    Ataş, “Klarnetin Dersim’deki tarihi 1950’lere dayanıyor. Daha önce sadece düğünlerde zurna ve davul çalınırdı. O dönemin en önemli davulcusu bizim orada Müslim diye bir abimizdi. Klarneti bizim Dersim yöresine ilk getiren de onun çocukları Hıdır ve Aziz Özger kardeşlerdir. Daha sonra Peyikli İbo’lar ile yaygınlaşıyor. Dersim Hozat bölgesine ilk klarneti bu isimler tanıtmıştır. Onlar da Elazığ’dan etkilenmiş ve öğrenmişlerdir” dedi.

    HOZAT, PERTEK VE ÇEMİŞGEZEK’TE GIRNATA

    Sadece Dersim’de değil Elazığ, Trakya ve Balkan ülkelerinde de klarnete gırnata denildiğini vurgulayan Ataş, “Kendimi bildim bileli bizim Hozat, Pertek, Çemişgezek yöresinde hiç zurna ile karşılaşmadık. Bizim bu yörede genelde düğünlerde klarnet çalınır. Çocukluk dönemlerimde Dersim’in her yöresinde klarnetin olduğunu düşünürdük. Ancak bu işi yapmaya başlamam ile birlikte Dersim’in her yerinde klarnet çalınmadığını gördüm” ifadelerini kullandı.

    DERSİM’İN DERTLERİNİ DE MUTLULUĞUNU DA YANSITIYOR

    Ataş, “Bizim için bağlama da çok önemlidir. Ancak klarnette aynı önem ve değere sahiptir. Klarnetin sesi daha duru, kulağa hoş geliyor ve insanı rahatsız eden bir tınısı yoktur. Özellikle bizim yörenin ağıtlarını dile getirmede çok önemli bir yeri var. Dersim halkının dertlerini müzik olarak dile getirdiği için yöre halkı benimsiyor. Bizim yöremizde genelde düğün ve eğlence alanlarında çalınır. Ancak Dersim ağıtlarını çalarken etkisi daha fazla olur” dedi.

    “TÜRKÜLERİ ÇALARKEN BASKI HİSSEDERDİK, HİSSEDİYORUZ”

    İstanbul’da da düğünlerde, derneklerde ve kafelerde klarnet çalan Ataş, sanatını icra ederken kendilerini özgür hissetmediklerini söyledi.

    Ataş sözlerine şöyle devam etti:

    “Kendimizi ve toplumu daha iyi ifade edeceğimiz türküler var. Ancak bazen o ağıtları, türküleri çalarken baskı hissettiğimizden dolayı çalamıyoruz. Memlekette bile Dersim yöresine ait türküler ağıtlar ve marşlar çaldığımızda gelip uyaranlar oluyordu. Babamlar Dersim’de 80’li yıllarda bir köy düğününe gidiyorlar. O dönemler o bölgede devrimci düşüncenin yoğun olduğu bir süreçti. Babamın deyimi ile ‘zırzır’ dönemiydi. Elektrik bile daha köylere yeni yeni gelmişti. Babamlar düğünde marş çalıyorlar ve köyü askerler basıyor. Daha sonra askerler babamları toplayıp götürüyorlar.”

    DERSİM AĞITLARI KLARNET İLE CAN BULUYOR

    Müziğin toplumun özgürlüğüne ve aydınlanmasına katkı sağladığını dile getiren Ataş, “Müzik aynı zamanda insanların ufkunu açıyor. Ve gelenek, göreneklerimizi öğrenmemizi sağlıyor. Dersim’de resmi ideoloji tarafından uygulanan baskı ve sıkıntılarını klarnet ile dile getirdiğimizde insanlar etkileniyor. Düğünlere gittiğimizde ağıt çaldığımızda insanların yüzünde o hüznü görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Nesimi Ataş’ın ismi gırnata ve Dersim ağıtları ile özdeşleşmiş. Söyleşinin ardından acının en yanık hali ile başlıyor gırnatasını söyletmeye.

    İsmet SEFER/Sevim KAHRAMAN

    İSTANBUL

     

  • Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş: Bize acılar yaşatanlar hala cezalandırılmadılar

    Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş: Bize acılar yaşatanlar hala cezalandırılmadılar

    Gezi eylemleri sırasında hayatını kaybeden Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, kızının düğününde yaptığı konuşmada,Geziden beri bir aile gibi olduk ve kendimize Gezi Aileleri diyoruz. Mehmet’in ölümünden sonra hemen eşimin kaybı beni daha derinden etkiledi.  Bizlere bu acıları yaşatanlar halen adalet önünde cezalandırılmadılar” dedi. 

    Gezi Parkı eylemleri sırasında hayatını kaybeden Mehmet Ayvalıtaş’ın kız kardeşi Gül Ayvalıtaş İstanbul Esenyurt’ta düzenlenen düğünle evlendi. Düğüne ‘Gezi Aileleri’ de davet edildi. Düğünde konuşan Baba Ali Ayvalıtaş, şunları dile getirdi:

    “Geziden beri bir aile gibi olduk ve kendimize Gezi Aileleri diyoruz. Mehmet’in ölümünden sonra hemen eşimin kaybı beni daha derinden etkiledi. Bugün hep şu duygu ile kızımı duvağı ile seyrederken keşke Mehmet de Fadime ana da olsaydı dedim ama kızımın ve ailemin bu mutlu gününde yoklar.

    Bizlere bu acıları yaşatanlar halen adalet önünde cezalandırılmadılar. Dram gibi sahne mahkemeler… Herkes üzerine düşen görevi sanki yapıyormuş gibi tiyatro oynanıyor. Biz biliyoruz bu sistem ceza vermeyecek ama inanıyorum Mehmet’in ve tüm Gezi şehitleri ve gazilerinin bir gün mutlaka hesabı sorulacaktır.

    Beni bu mutlu günümde yalnız bırakmayan dostlarım ve katılmayıp mesaj yollayan Kemal Kılıçdaroğlu’na teşekkür ederim. İnanın çok mutluyum.”

    “TÜM ACILARIMIZA RAĞMEN HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Gezi direnişi sırasında ayağından yaralanan Aydın Aydoğan da düğüne katılan arasındaydı. “Tüm acılarımıza rağmen ayakta ve hayata tutunmaya çalışıyoruz, inanmak istiyoruz adaletin tecelli edeceği günü bekliyoruz” diyen Aydoğan, “Mehmet’in kaybı  aileye büyük bir ızdırap yaşattı. Onları birazcık mutlu görmek biz gezi gazilerini de mutlu ediyor. Gelen gelemeyen tüm dostlara teşekkürler.” dedi.

    (HABER MERKEZİ)