Etiket: Dulkadiroğlu

  • AKP iktidarı yol, su hizmeti verilmeyen köyün önce cemevine el attı!-VİDEO

    AKP iktidarı yol, su hizmeti verilmeyen köyün önce cemevine el attı!-VİDEO

    PİRHA – Zakir İbrahim Tumay, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın sinsi bir çalışma içerisinde olduğunu söyledi. Tümay, başkanlığın Maraş’ın Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Doğanlıkarahasan köyünde gereksiz işler yürüttüğünü belirterek, “Devlet yapacaksa önce yolumuzu yapsın, suyumuzu versin. Cemevinin şu anda sundurmaya (veranda) ihtiyacı yok” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın faaliyetleri toplum tarafından tepki görmeye devam ediyor.

    Özellikle bağımsız cemevlerine yönelen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, son olarak Maraş’ın Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Doğanlıkarahasan köyünde hakimiyet kurmak istedi. Söz konusu köye henüz düzgün bir ulaşım yolu yapılmayıp, sağlıklı su hizmeti götürülmezken, devlet eliyle cemevine gereksiz harcama yapılması tepkiye yola açtı.

    “DEVLET ÖNCE YOL YAPIP SUYUMUZU VERSİN”

    Köy sakinlerinden Zakir İbrahim Tumay, “Bizlerin sundurmaya ihtiyacı yok. Yollarımız bozuk, sularımız ise doğru düzgün akmazken AKP, cemevimize sundurma yapıyor” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Uzun yıllar boyunca Alevi örgütlerinde de görev alan İbrahim Tumay, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından köylerinde yürütülen faaliyetlere ilişkin şunları söyledi:

    “Köy muhtarına bir telefon geliyor ve cemevinin çatısını yapmak istediklerini belirtiyorlar. Ancak cemevimizin çatısı yapılmış durumdaydı zaten. Şimdi ise cemevinin park alanına sundurma yapıyorlar. Ancak mevcut sundurma zaten bize yetiyor. Daha önceden de buradaki köylere çok adi kaliteli masa sandalye dağıtmışlardı. Ancak buradaki köylerin hepsinde masa ve sandalye dolu. Sonrasında duyumlarımıza göre birçok köyün cemevine klima takmışlar. Ancak örgütlü olan Alevi kurum ve cemevlerine gelemiyorlar. Bağımsız cemevlerine gidiyorlar. Kimi köylüler ‘Biz de yıllardır vergi veriyoruz, azıcık bunların bize de faydası olsun’ gibisinden bahanelerle Cemevi Başkanlığı’ndan gelen talepleri kabul ediyor. Bir nevi rüşvet gibi bir durum. Devletten verilenleri kabul eden köylülere, “Bizim siyasi taleplerimiz var. Önce devlet bunları bir kabul etsin. Cemevlerinin Alevilerin ibadet yeri olduğuna dair öncelikle bir protokol yapılsın” dedim. Ancak adamlar kaçıp gitti. Halbuki bizlerin yolları bozuk, sularımız akmıyor. Devlet bir hizmet getirecekse önce bunları yapsın. Cemevimizi zaten kendimiz inşa ettik. Hatta depremde cemevimiz hasar gördü, onu da kendimiz tamir ettik. Ancak yapılan sinsi işlerden ne köylünün, ne de orada çalışan işçilerin haberi var.”

    PİRHA/MARAŞ

  •  Terolarlılar, köylerine AFAD kampından sonra okul da yapılmak istenince Vali ile görüştüler

     Terolarlılar, köylerine AFAD kampından sonra okul da yapılmak istenince Vali ile görüştüler

    PİRHA- Alevi köyü Terolar’da AFAD kampının ardından 3 katlı okul yapılmak istenmesi bölgenin kültürel yapısına dönük bir saldırı olabileceği endişe yarattı. Hızla itirazda bulunan köylüler, okulun köyün dışarısında yapılması konusunda Maraş Valisi ile görüştü. “AFAD kampında kalanların çocukları, köy okulunda eğitim alacak mı?”sorusuna ValiÖyle bir şey yok. Zaten kampın içerisinde okul var” cevabını verdi. 

    Maraş Pazarcık’a bağlı Terolar köyüne yapılan 27 bin kişilik AFAD kampının ardından aynı bölgeye bir de okul projesi tartışmalara sebep oldu.

    Terolar köyünde yapımı düşünülen okul sebebiyle yurttaşlar, Maraş Valisi’ne endişelerini aktardı. Yapılan görüşmeye Dulkadiroğlu İlçesi CHP Belediye Meclis Üyesi İbrahim Demircioğlu, Dulkadiroğlu CHP İlçe Başkanı Mehmet Çarman, Terolar köyü muhtarı Mahmut Elbudak ve Aza Hasan Enhas katıldı.

    Yapılan görüşmenin detaylarını PİRHA’ya anlatan İbrahim Demircioğlu, okul yapım fikrinin bir aydır konuşulduğunu söyledi. Demircioğlu, okul inşası için köylülerin, alternatif yerler gösterdiklerini ancak mevcut okul yerinin Milli Emlak’a ait olduğunu aktardı.

    “VALİ, MÜLTECİ ÇOCUKLAR TEROLAR’DA EĞİTİM GÖRMEYECEK, DEDİ”

    Demircioğlu, “Köylüler tarafından Teroların dışındaki mera alanı uygun görülmüş ancak oranın statüsünün değiştirilmesi mevzuatı işi zorlamış” diyerek şu bilgileri paylaştı:

    “Prosedüre uygun olup hazır yer olduğu için mevcut bölgeye okul yapmayı tercih etmişler.
    Yapılacak okulda çevre köylerden gelecek öğrenciler eğitim görecek. AFAD kampının içerisindeki çocukların eğitim alıp almayacağı sorusunu da valiye sorduk. ‘Öyle bir şey yok’ deyip kampın içerisinde okul olduğunu belirtti. Bize söylenen bu. Açıkçası valinin söyledikleri bana inandırıcı geldi. Çünkü mevcut kampın içerisine zaten büyük bir okul yapılmış durumda.

    “20 KÖYDEN ÖĞRENCİ GETİRİLECEK” İDDİASI

    Yaklaşık 20 köyden taşımalı sistemle buraya öğrenci getirileceği söylendi. Toplamda 12 derslik olacak. Fakat ortalama bir öğrenci sayısı konuşulmadı. Okulun ne zaman biteceği konusunda Vali beyin bilgisi de yoktu.

    Bizim itirazımız ise okulun köyün dışında yapılması konusu. Çünkü oraya taşımalı eğitim yapılacak ve haliyle trafik oluşacak. Bölgede yaşayan köylüler traktörle gelip geçecek. Ama köyün alt tarafındaki mera bölgesinde ulaşım çok daha kolay yapılabilecek.”

    KÖYLÜLER, OKUL YAPIMINA KARŞI DEĞİL!

    İbrahim Demircioğlu, köylülerin kesinlikle okul yapılmasına karşı olmadıklarını vurgulayarak “Sadece yer konusunda bir itiraz var. Ayrıca köylüler o eski okulu sosyal tesis olarak kullanıyorlar. O bina yaklaşık 25 yıldır okul olarak işlevsiz. Orayı köyün düğünlerinde, festivalde, eğlencelerde kullanıyorlardı. Kaymakamlık da muhtarın dilekçesine cevaben ‘eski bina yine okul olacak ama hafta sonları yine kullanabilirsiniz’ demiş” ifadelerini kullandı.

    Eren GÜVEN/PİRHA

    İGİLİ HABER:

    Alevi köyüne ‘mülteci’ kampından sonra 3 katlı okul yapılması endişe ve tepki yarattı

  • Çiğli köylüleri pandemi sürecinde zararlarının karşılanması için destek bekliyor-VİDEO

    Çiğli köylüleri pandemi sürecinde zararlarının karşılanması için destek bekliyor-VİDEO

    PİRHA – Maraş’ın Dulkadiroğlu İlçesine bağlı Çiğli Köyünde yurttaşlar kentlerin kalabalığından köye sığınarak kendilerini karantinaya aldılar. Bölgede kendi önlemleri ile yaşamı devam ettiren köylüler, koronavirüse karşı kendi kurallarını da uygulayarak korunuyorlar. Köyün temel geçim kaynağı çiftçilik ve hayvancılık ancak koronavirüs nedeniyle şu an köylüler evlerinden zaruri olmadıkça uzaklaşmıyorlar. Köylüler bu süreçte uğradıkları zararların karşılanması için devletten destek bekliyor. 

    Maraş’ın Dulkadiroğlu İlçesine bağlı Çiğli Köyü’nde PİRHA kameraları köylülerin tüm dünyayı esir alan koronavirüs salgını süresince nasıl geçindikleri, ne derece kendilerini koruduklarını ve köyün sosyal ilişkilerini görüntüledi.

    Köyün kendine has alınan karantina kuralları gereği köylüler zorunlu olmadıkça yan yana gelmekten kaçınıyorlar. Yaşlılar evlerinin bahçelerinden dışarı çıkmıyor, kronik rahatsızlığı olan köylüler de mümkün mertebe evlerinde tutuluyor. Yaşlı ve hasta köylülerin işleri diğer köylüler arasında ortak yapılarak işin tıkanması ve mağduriyet oluşması dayanışma ile aşılıyor.

    Köyün ana temel geçimi hayvancılık ve tarım üzerine kurulu olduğu için bu süreçte işçi çalıştırılamadı ve tarlalar boş kaldı, bahçeler sadece aileyi geçindirecek kadar ekildi.

    Köylüler yetkililere seslenerek, “Bu zor zamanlarda devlet, vatandaşın, köylünün elinden tutmalıdır, devlet bugün bize destek olmazsa bizler çok zarar edeceğiz, aç kalacağız. Milletin hepsi zorda, tarlalarımız boş kaldılar, bostanlarımız ekilmedi, hayvanlarımızı besleyemiyoruz, ne yapacağız bilmiyoruz” diyorlar.

    “DOLMUŞLAR 2 AYDIR ÇALIŞMIYOR; DEVLET SESİMİZİ DUYSUN”

    Köyde dolmuşçuluk yapan Veli Şahin, “Koronavirüs nedeniyle 2 aydır çalışmıyorum, dolmuşlar evin önünde yatıyorlar. Biri okul servisi diğeri köy taşıtı… Şimdi okullar tatil olduğu için birisi çalışmıyor diğeri de kısıtlamalar ve önlemlerden dolayı çalıştırılamıyor. Şimdi ne yapacağız bilmiyorum. Arabaların vergileri, borçları var, kredileri var. 2 aydır perişan bir haldeyiz. Köyde yaşıyoruz ama geçimimiz dolmuşların üzerine olduğu için daha çok perişan olduk, köyde diğer insanlar çiftçilikle hayvancılıkla geçim sürdürüyor. Ben de o olmadığı için daha çok mağdur oluyoruz. Lanet ediyoruz bu virüse şimdi dua ediyoruz daha kötü olmadan gitsin diye. Birilerinin bizlere destek olması lazım. Devlet sesimizi duysun ve mağduriyetimizi gidermek adına bir takım çalışmalar gerçekleştirsin” dedi.

    “DIŞARIDAN İŞÇİ GETİRİP ÇALIŞTIRMAK YASAK”

    Çiğli köylülerinin aldıkları önlemleri belirten Muhtar ise şunları söyledi.

    “Köylüler olarak kendi sağlığımızı korumak adına birlikte belli kararlar aldık, köyümüze giriş çıkış yasak değil ama köylülerimizden başkasının gelme durumuna müsaade etmiyoruz. Yurt dışından gelen giden de olmadığı için rahatız. Herkes kendi önlemlerini almış durumdadır. Dışarıdan işçi getirip çalıştırmak yasaklandı. Köye bizim köylülerimiz dışında birinin girmesine izin vermiyoruz şimdilik. Bir ay önce bir vefatımız oldu. Virüsten dolayı değildi ama üzücü bir olay eskiden öylesine bir cenazede büyük bir kalabalıkla Hakk’a uğurluyorduk. Cemevinde toplanma olayı olmadı. Bu bizim kültürümüze ters oldu. 40 kişiye yakın yurttaşımıza biner liralık destek sağladık. Şimdi köylülerimiz mutlular, rahatlar.”

    “HERKES BAHÇESİNE, BOSTANINA ODAKLANDI”

    Köyün yaşlılarından bir kadın da, “İnşallah bitecek bu hastalık, insanlar mağdur oldular hep yıpranıyorlar, zarar ediyorlar. İnşallah bitecek de insanlar rahat rahat gidip işine gücüne baksınlar. Bahçeler bostanlar tarlalar boş kaldı. Bu büyük bir zarardır. Bunun altından nasıl çıkacak bu garipler. Şimdi herkes kendi evinin önünde küçük bahçe bostan yapıp onunla ilgileniyor. O da kendilerini idare etmek içindir. Şimdi ne yapalım hastalıktır ama birileri de yardım etmeli köylü ne yapsın, nasıl korusun kendini” diye konuştu. 

    “İSTANBUL’DA ÖĞRENCİYDİM ORADA DURUM DAHA VAHİM, KÖYÜMÜZE GELDİK”

    İstanbul’da Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi olan Alican Ünlügedik ise İstanbul’da yaşadığını ancak koronavirüs salgınının başlamasından hemen sonra köyüne Çiğli’ye döndüğünü belirterek şöyle devam etti:

     “Durumlar İstanbul’da daha vahim. Daha tehlikeli bir seyirde olacağını düşündüğüm için nitekim de öyle oldu, buraya geldim. Şimdi sınavlara hazırlanıyorum, derslerimizi yapmaya çalışıyorum. Zaten köyden çıkamıyoruz, şehre gitmemiz yasak. O yüzden evde derslerle ve köy işlerine yardımcı olarak zamanımızı geçirmeye çalışıyoruz. Köyde karantinaya girmek biraz zor ama daha sağlıklı ve güvenilir olduğundan idare ediyoruz. Arkadaşlarımıza daha çok zaman geçiriyoruz. Ailemizle birlikte daha çok zaman geçirerek köy işlerini hızlı ve düzenli işlemesini sağlıyoruz” dedi.

    Çiğli Köyü sakinleri koronavirüs salgının hızlı bir şekilde geçmesini ve yeniden normal hayata dönmeyi istediklerini belirterek, herkese sağlık ve esenlikler dilediler.

    Mehmet KOCAMER / MARAŞ