Etiket: dünya barış günü

  • GÜNCELLENDİ/Dersim’de 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yürüyüş yapıldı-VİDEO

    GÜNCELLENDİ/Dersim’de 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yürüyüş yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapıldı. Kitle yürüyüşte sık sık, ‘Savaşa hayır, barış hemen şimdi’ sloganını attı.

    Dersim’de 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Dersim Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde, Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapıldı. Kitle yürüyüşte sık sık, ‘Savaşa hayır, barış hemen şimdi’ sloganını attı.

    Yürüyüşün ardından Seyit Rıza Meydanı’nda açıklama yapıldı. Açıklamayı DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş okudu. Açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan ile Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı. Açıklamada, ‘Demokratik ve eşit bir yaşam için barışa ses ver’ pankartı açıldı.

    “TOPLUMSAL BARIŞ SAĞLANMADAN SAĞLIKLI GELECEK KURULAMAZ”

    1 Eylül Dünya Barış Günü’ne savaşların, yoksulluğun ve soykırımın gölgesinde girdiklerini belirten Özcan Ateş, “Ukrayna Rusya savaşı ve İsrail’in Gazze kıyımının sürdüğü bu günlerde barışa her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Barış sadece çatışmaların, şiddetin sona erdirilmesi için değil toplumun eşit özgür birlikteliği içinde gereklidir, toplumsal barış sağlanmadan sağlıklı gelecek kurulamaz. Yaşanılan karamsar tabloya rağmen değiştirmek ve eşit özgür barışçıl bir dünyayı yaratmak mücadele ile mümkün olacaktır. Savaşsız, sömürüsüz, demokratik ve eşit bir yaşamın inşa edildiği bir dünya bizim ellerinde, dayanışma ve mücadele ile kurulacaktır” dedi.

    “BARIŞI, DEMOKRASİ KÜLTÜRÜNDEN BAĞIMSIZ ELE ALMIYORUZ”

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Türkiye’de çok uzun zamandan beri coğrafyamızda barışın tesis edilmesi için uzun yıllardır topraklarımızda verilen bir mücadele var. Biz savaşın neler getirdiğini, kendi yaşadığımız coğrafyadan, 1938 katliamından biliyoruz. Bugün bütün halkların ve inançların artık kendi varlığını inşa edebileceği yeni bir süreç başladı. Artık hepimizin omuzlarında çok büyük bir sorumluluk var. Biz coğrafyamızda barışı sağlarken demokrasi kültüründen bağımsız ele almıyoruz. Bu ülkede ancak demokratik kültür inşa edilebilirse gerçek anlamda bir barış bu topraklarda tesis edilecek.”

    PİRHA/DERSİM

  • Diyarbakır’da Aleviler alanlara çıkarak barış istedi -VİDEO

    Diyarbakır’da Aleviler alanlara çıkarak barış istedi -VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi ve Cemevi 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Diyarbakır’da yapılan yürüyüşe destek verdi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi ve Cemevi 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Diyarbakır’da yapılan yürüyüşe destek verdi. ‘Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi Diyarbakır Şubesi’ pankartının arkasında yürüyen Cemevi grubu, Alevilerin barış talebine vurgu yapmış oldu.

     

  • Savaş rüzgarlarının estiği dünyada, Dersimliler ‘barış’ istedi -VİDEO

    Savaş rüzgarlarının estiği dünyada, Dersimliler ‘barış’ istedi -VİDEO

    PİRHA-  Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada barış talebini yineledi. Ortadoğu’da yaşanan çatışmalı sürece dikkat çekilen açıklamada savaş rüzgarlarının estiği dünyada Dersim halkı barış istedi. Dersim’deki Barış Günü etkinliğine Ovacık’ta yaşanan olaylar damgasını vurdu.

    Dersim Emek ve Barış Platformu, Dersim’deki kurumlarla birlikte 1 Eylül Dünya Barış Günü etkinliği düzenledi. Etkinlik için Sanat Sokağı’nda toplanan kitle, ‘Barış, halkların vicdanı, iradesi ve umududur. Barış hemen şimdi’ pankartının arkasında toplanarak Seyit Rıza Meydanı’na yürüdü ve burada platform adına hazırlanan basın açıklaması okundu ve ardından Dersim Milletvekili Ayten Kordu bir konuşma yaptı.

    OVACIK’TA YAŞANANLAR BARIŞ GÜNÜNE DAMGASINI VURDU

    Ovacık’ta özel harekat polislerinin bir kafeyi basıp zorla gözaltı yapmaları ve gözaltına karşı koyan halka karşı saldırması, şiddet kullanarak havaya ateş açması; Dersim’deki Dünya Barış Günü etkinliğine damgasını vurdu. Sık sık ‘Ovacık halkı yalnız değildir’ sloganlarının atıldığı etkinlikte bu konu konuşmacılar tarafından da dile getirildi.

    Seyit Rıza Meydanı’nda Dersim Emek ve Barış Platformu’nun hazırladığı bildiriyi platform adına İHD Dersim Şube Başkanı Gürbüz Solmaz okudu.

    Ortak basın açıklamasından önce, Ovacık’ta yaşananların münferit bir olay olarak kayda geçirileceğini çünkü cezasızlık politikasının devrede olduğunu belirten Solmaz, bu konunun takipçisi olacaklarını vurguladı.

    Barış Hakkı İnsan Hakkıdır!

    “DÜNYANIN BİRÇOK YERİNDE SAVAŞ VE ÇATIŞMALAR DEVAM EDİYOR”

    Barış gününü kutladığımız bugün Dünyanın birçok yerinde bölgesel ve yerel savaşlar ile çatışmaların devam ettiğinin altını çizen Solmaz, “İsrail-Filistin savaşı, Rusya’nın Ukrayna işgali ile devam eden savaş, Sudan, Myanmar, Burkina Faso, Mali, Libya’da süren savaşlar/çatışmalı ortam ve Suriye iç savaşı ile Rojava’ya yönelik İşgal Saldırıları binlerce sivil ölüme neden olmuştur. Birleşmiş Milletler raporlarında ağır silah kullanımının giderek arttığı, ayrım gözetmeyen orantısız saldırılar sonucunda sivil ölümlerinin beşte birinin kadın ölümleri olduğu belirtilmektedir” dedi.

    “EN TEMEL İNSAN HAKLARI SÜREKLİ İHLAL EDİLMİŞTİR”

    Savaş ve yıkımların neden olduğu zorunlu göçlerin, yaşadığımız çoklu krizler çağında temel haklara erişim sorunlarına ve ağır yaşam hakkı ihlallerine neden olduğunu belirten Solmaz, “Türkiye, Kürt meselesini aşırı güvenlikçi politikalarla çözme ısrarını 1990’lardaki köy boşaltma ve yakmaları yerine günümüzde güvenlik politikaları adı altında sınır duvarları, güvenlik barajları, kalekol ve karakol inşaatları, ekonomik ve ekolojik talanın savaş aracı olarak kullanılması ile devam ettirmektedir. 40 yıldır devam eden çatışmalı süreçte başta yaşam hakkı olmak üzere en temel insan hakları sürekli ve sistematik olarak ihlal edilmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

    “FARKLI ETNİK, DİNİ VE CİNSİYET GRUPLARI DIŞLANMIŞTIR”

    İHD Dersim Şube Başkanı Gürbüz Solmaz açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu tarihten bu yana geçen bir asırlık süre zarfında başta Kürtler olmak üzere toplumun tüm farklı etnik, dini ve cinsiyet gruplarını dışlayıcı politikalar izlemektedir. Bu politikalar sonucu ne yazık ki toplumsal barışını tesis edememiş bir ülke olmayı sürdürmektedir.

    Dersim Emek Ve Demokrasi Platformu olarak son yıllarda herkesin yaşamını doğrudan etkileyen çatışma ortamına karşı barışçıl çözümler üretmemize ve taleplerde bulunmamıza rağmen, siyasi iktidar çözümsüzlükteki tavrını devam ettirmektedir. Maalesef ki devletin sürekli öne sürdüğü çatışma, çözümsüzlük ve savaş ortamı toplum üzerindeki baskıyı da beraberinde getirmiştir. Örgütlenme özgürlüğü ve ifade özgürlüğü büyük baskı altındadır. İnsanlar sadece fikirlerini açıkladıkları için devletin yargı ve zor mekanizmalarıyla sindirilmeye çalışılmaktadır.

    “BARIŞ ANCAK HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLERLE SAĞLANABİLİR”

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak benimsediğimiz temel yaklaşım, barışın, insan hakları ve özgürlüklere dayalı oluşudur. İnsanlar arasındaki her türden eşitsizlik, hakların ve özgürlüklerin tanınmayışı, savaşların ve çatışmaların temel sebebidir. Bu nedenle platform olarak her şart altında coğrafyamızda ve dünyanın neresinde olursa olsun barışın, ha(l)klara ve özgürlüklere dayalı olarak sağlanabileceğini düşünmekteyiz.

    “TOPLUMSAL İLİŞKİLERDE HİYERARŞİ VE BİAT KÜLTÜRÜ DAYATILMAKTADIR”

    Türkiye’de yerleşik otoriter rejimin ayrımcı ve ötekileştirici dili, toplumsal ilişkilerde de hiyerarşi ve biat kültürü dayatmaktadır. Nefret söylemini beslemektedir, bu durumun da toplumun giderek daha da militarize olmasına, ırkçılık ve milliyetçiliğin yükselmesine yol açtığını görmekteyiz. İktidarın kullandığı bu dil, başta kadınlar, LGBTİ+lar, sığınmacılar, çocuklar ve hayvanlar olmak üzere ötekileştirilen gruplara, canlılara şiddet olarak geri dönmektedir. Ayrımcı uygulamalar ile şiddet politikalarının ürettiği sınırsız-sayısız ihlal gerçeğinin çözümü ve tek seçeneği barışa dayalı politikalardır.

    “NEFRET DİLİ SON BULMALIDIR”

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle bir kez daha barış isteğimizi yüksek sesle dile getiriyoruz. Topluma dayatılan tekçilik, ırkçılık, milliyetçilik, ötekileştirmenin ve nefret dilinin son bulması için iktidarı insan haklarına dayalı barışçıl politikaları uygulamaya ve Türkiye’nin toplumsal barışına engel teşkil eden tecrit politikasından vazgeçmeye çağırıyoruz. Platform olarak barışın tesis edileceği ana kadar mücadele etmeye devam edeceğimizi tüm kamuoyuna duyuruyoruz.”

    Ardından söz alan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu’da Ovacık’taki olayları ve Gülistan Doku’yu hatırlatarak barışın önemine vurgu yaptı.

    PİRHA/DERSİM

  • Adıyaman’da 1 Eylül açıklaması: Barışa engel olan tecrit politikasından vazgeçilmeli-VİDEO

    Adıyaman’da 1 Eylül açıklaması: Barışa engel olan tecrit politikasından vazgeçilmeli-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle basın açıklaması yaptı. Emek ve Demokrasi Platformu adına konuşma yapan Adıyaman İHD Şubesi Eş Başkanı Dilan Güler, “Maalesef ki devletin sürekli öne sürdüğü çatışma, çözümsüzlük ve savaş ortamı toplum üzerindeki baskıyı da beraberinde getirmiştir” dedi. 

    Adıyaman Demokrasi Parkı önünde bir araya gelen Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı.

    “Barış İnsan Hakkıdır, Barış İnsan Teminatıdır” pankartı açan kitle, ‘Barış Hemen Şimdi’, ‘Biji Aşiti’ dövizlerini taşıdı.

    Açıklama metnini okuyan Adıyaman İnsan Hakları Derneği Şubesi Eş Başkanı Dilan Güler, “Rojava’daki çatışmalı ortam binlerce sivil ölüme neden olmuştur. Birleşmiş Milletler raporlarında ağır silah kullanımının giderek arttığı, ayrım gözetmeyen orantısız saldırılar sonucunda sivil ölümlerinin beşte birinin ‘kadın ölümleri’ olduğu belirtilmektedir” şeklinde konuştu.

    “ROJAVADAKİ ÇATIŞMALI ORTAMDA BİNLERCE İNSAN YAŞAMINI YİTİRDİ”

    Dünya’daki savaşların giderek arttığını dile getiren Adıyaman İHD Şubesi Eş Başkanı Dilan Güler, “Barış gününü kutladığımız bugün Dünyanın birçok yerinde bölgesel ve yerel savaşlar ile çatışmalar devam etmektedir. İsrail-Filistin savaşı, Rusya’nın Ukrayna işgali ile devam eden savaş, Sudan, Myanmar, Burkina Faso, Mali, Libya’da süren savaşlar/çatışmalı ortam ve Suriye iç savaşı ile Rojava’daki çatışmalı ortam binlerce sivil ölüme neden olmuştur. Birleşmiş Milletler raporlarında ağır silah kullanımının giderek arttığı, ayrım gözetmeyen orantısız saldırılar sonucunda sivil ölümlerinin beşte birinin “kadın ölümleri” olduğu belirtilmektedir” açıklamasında bulundu.

    “AŞIRI GÜVENLİKÇİ POLİTİKALAR KUTUPLAŞMAYA NEDEN OLMUŞTUR”

    Kürt sorunun baskı politikaları nedeniyle çözülemediğinin altını çizen Güler, “Türkiye, Kürt meselesini aşırı güvenlikçi politikalarla çözme ısrarını 1990’lardaki köy boşaltma ve yakmaları yerine günümüzde güvenlik politikaları adı altında sınır duvarları, güvenlik barajları, kalekol ve karakol inşaatları, ekonomik ve ekolojik talanın savaş aracı olarak kullanılması ile devam ettirmektedir. 40 yıldır devam eden çatışmalı süreçte başta yaşam hakkı olmak üzere en temel insan hakları sürekli ve sistematik olarak ihlal edilmiştir. Devlet, toplumdan gelen temel hak ve özgürlüklerin tanınması talebine karşı aşırı güvenlikçi politikalarla cevap vererek meselenin çözümünden uzaklaşmış, bu durum Türkiye toplumunun kutuplaşmasına neden olmuştur” şeklinde konuştu.

    “672 SAYILI KHK İLE EMEKÇİLERE SAVAŞ AÇILMIŞTIR”

    Güler şöyle devam etti:

    “Kürt sivil siyasetçiler, insan hakları savunucuları, gazeteciler, sanatçılar birçok insan sadece devletten farklı düşündükleri için hapishanelerde tutulmakta veya iltica etmek zorunda kalmaktadır. Nitekim AKP iktidarı tüm dünya 1 Eylül vesilesiyle barıştan, demokrasiden, özgürlük ve eşitlikten yana söylem ve talepleri yükseldiği bir günde, 1 Eylül 2016 gecesinde, yayımladığı 672 sayılı KHK ile sorgusuz sualsiz şekilde 50 bin 875 kamu görevlisini ihraç ederek adeta kamu emekçilerine savaş açmıştır. Ve o günden bu yana ihraç, açığa alma, adli ve idari soruşturmalar, gözaltı ve tutuklamalar, demokratik hakların kullanımı karşısında yasaklama ve fili müdahaleler gibi her türlü zor ve baskı aracı aratarak devam etmiştir.

    “BARIŞIN TESİS EDİLECEĞİ ANA KADAR MÜCADALE EDECEĞİZ”

    Emek ve Demokrasi bileşenleri olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle bir kez daha barış isteğimizi yüksek sesle dile getiriyoruz. Topluma dayatılan tekçilik, ırkçılık, milliyetçilik, ötekileştirmenin ve nefret dilinin son bulması için iktidarı insan haklarına dayalı barışçıl politikaları uygulamaya ve Türkiye’nin toplumsal barışına engel teşkil eden tecrit politikasından vazgeçmeye çağırıyoruz. İnsan Hakları Savunucuları olarak barışın tesis edileceği ana kadar mücadele etmeye devam edeceğimizi tüm kamuoyuna duyuruyoruz.”

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Ankara’da 1 Eylül açıklaması: Barış içinde kardeşçe yaşayabildiğimiz bir ülke istiyoruz -VİDEO

    Ankara’da 1 Eylül açıklaması: Barış içinde kardeşçe yaşayabildiğimiz bir ülke istiyoruz -VİDEO

    PİRHA- Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle bir araya geldi. Yapılması planlanan yürüyüşü polis engelledi. Yapılan açıklamada, “Bizler, silahların sustuğu, komşularıyla barış ve dostluk içinde yaşayan bir ülke istiyoruz. Sınırları içinde yaşayan farklı inançların, kültürlerin, kimliklerin barış içinde kardeşçe yaşayabildiği bir ülke istiyoruz” denildi.

    video eklenecek…

    Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü sebebiyle bir araya geldi. Yüksel Caddesi’nden Sakarya Meydanı’na yürümek isteyen kitleye polis izin vermedi. Basın açıklamasını, Ankara Eğitim Sen 1 No’lu Şube Başkanı Mehmet Aydoğdu okudu.

    “DEMOKRATİK SİYASET ALANINDA ELİMİZDEN GELEN HER ŞEYİ YAPACAĞIZ”

    Bu toprakların barışa ihtiyacı olduğunu söyleyen Mehmet Aydoğdu, “Savaşlara ve şiddete karşı etkili bir barış talebinde bulunmak, emperyalizme karşı etkili tutum almaktan geçer” dedi.

    Aydoğdu,  AKP-MHP ittifakının ayakta durmasının koşulu; savaş, çatışma ve gerginlik yaratmaktır. Erdoğan-Bahçeli tahakkümünü derinleştirmek için toplumu kutuplaştırıyor. Bir tarafta faşizmi kurumsallaştırmak isteyenler var, bir tarafta ise bu sürece direnen demokrasi güçlerinin mücadelesi ve barış talebi var! İktidar, sadece Türkiye halklarının değil Ortadoğu halklarının da geleceğini tehdit eden politikalarıyla bölgesel ve küresel bir sorun haline gelmiştir.
    1 Eylül’de bir kez daha demokratik siyaset konusundaki kararlı duruşumuzu vurguluyoruz. Demokrasi ve barış mücadelemizi faşizme ve her türlü adaletsizliğe karşı kararlı bir şekilde sürdüreceğimizi belirtiyoruz. Barış mücadelesinin toplumsal karşılığının yaratılması, bu talebi ete kemiğe büründürecek imkân ve koşulların oluşturulması için demokratik siyaset alanında elimizden gelen her şeyi yapacağız” diye belirtti.

    “TOPLUMSAL KESİMLERİN GELECEĞİNİ CEHENNEME CEVİRMİŞ DURUMDALAR”

    İktidarın toplumsal barış talebine kulaklarını kapatmış ve bu toplumsal kesimlerin geleceğini cehenneme çevirmiş durumda olduğunu belirten Aydoğdu şunları kaydetti:

    “Ülkemizde, Kobane, Gezi, Madımak, Soma, Cumartesi Anneleri, Suruç, KHK’lılar, Akbelen, İliç, Şenyaşar ve Çakır Aileleri, Çorlu tren faciasında yakınlarını kaybeden aileler, 10 Ekim Aileleri, cinsel kimlik ve yönelimi farklı olanlar, toplumsal barış adına adalet arıyorlar!
    Kendilerini diğer insanlardan üstün tutan, yeryüzünü özel mülkiyetleri olarak gören, ahiretini kaybetmiş AKP-MHP iktidar bloğu, Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin, Yezidilerin, Süryanilerin, Sünnilerin, Romanların, Lazların, Rumların Ermenilerin, Pomakların, Çerkeslerin, emeklilerin, depremzedelerin, çocukların, doğanın, hayvanların, kadınların, gençlerin, işçilerin, öğrencilerin, işsizlerin, öğretmenlerin, engellilerin, yoksulların, çiftçilerin, yani cümle âlemin toplumsal barış talebine kulaklarını kapatmış ve bu toplumsal kesimlerin geleceğini cehenneme cevirmiş durumdalar!
    Bizler, silahların sustuğu, komşularıyla barış ve dostluk içinde yaşayan bir ülke istiyoruz. Sınırları içinde yaşayan farklı inançların, kültürlerin, kimliklerin barış içinde kardeşçe yaşayabildiği bir ülke istiyoruz.”

    “BARIŞ UMUDUNU BÜYÜTMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Mehmet Aydoğdu, Ankara Emek ve Demokrasi Güçlerinin barış için taleplerini sıraladı:

    -Türkiye’nin emperyalist savaş siyasetinin parçası olmasına son verilsin.
    – NATO’dan çıkılsın, askeri üsler kapatılsın.
    -Savaş maliyetleri halkın sırtına yüklenemez. Halkın kaynakları savaşa değil kamusal hizmetlere ayrılsın.
    -Kürt halkına yönelik savaş politikalarına son verilsin.
    – İsrail ile olan tüm ilişkiler kesilsin.
    -Ülkemizi Avrupa’nın göçmen deposu haline getiren politikalara ve göçmen düşmanlığına son verilsin.
    -Silahın ve şiddetin yarattığı korkuya karşı, barışın umuduna ihtiyacımız var. Eşitlikten, özgürlükten, adaletten yana tüm insanları, barış umudunu büyütmeye çağırıyoruz.

    “SUSMUYORUZ, KORKMUYORUZ, İTAAT ETMİYORUZ”

    Açıklama metni Kürkçe olarak da okunduktan sonra Ankara Kadın Platformu adına İlke Kumar Taşlıoğlu açıklama metnini okudu.

    Taşlıoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Dünya’da ve Türkiye’de bitmek bilmeyen kar hırsı ve baskıcı devlet politikaları her gün savaşı ve savaşın getirdiği yıkımı büyütmeye devam ediyor. Orta Doğu’dan Rusya, Ukrayna’ya, Filistin’e kadar derinleşmiş savaş bugün en çok kadınları ve çocukları öldürüyor. Öldürmekle kalmıyor yoksulluk ve açlıkla korkunç bir sefaletin içine halklar kendi elleriyle itiliyor. Savaşa bütçe ayıran ve savaşın çığırtkanlığını yapan devletin tek derdi daha fazla ölüm, daha fazla kar, daha fazla rant. Şavaşa hayır diyoruz. Barışı hemen şimdi istiyoruz.
    Güçsüzleştirdiği yerden kendine güç kazandığını sananlar bilsinler ki biz kadınlar daima özgürlüğü ve barışı yeşerteceğiz. Susmuyoruz, korkmuyoruz itaat etmiyoruz. Kaybolan çocukların, köleleştirilen kadınların hesabını soracak ve hepsi için özgür dünyayı yaratacağız. Güçlü ordu güçlü Türkiye diye slogan atanlara gücün tecavüz, taciz, kan dökmek, yok etmek gibi savaş suçları işleyerek elde edilemeyeceğini yine biz kadınlar öğreteceğiz. Kadınlar olarak biliyoruz ki gücümüzü kız kardeşliğimizden, verdiğimiz özgürlük ve eşitlik mücadelemizden alıyoruz.”

    “BARIŞ TALEBİ SİZİ BU KADAR KORKUTMASIN”

    DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü ise şunları söyledi:

    “Zindanlarda rehin tutulan tüm yoldaşlarımıza selam göndermek istiyorum. Barış mücadelesi halklarının kardeşliği için verilmiş en önemli mücadeledir. Savaş çığlıkları atanlara karşı barışın sesi her zaman daha yüksek olacaktır. Her tarafımızı barikatlar ile sarmışlar, barış talebi sizi bu kadar korkutmasın.”

    PİRHA/ANKARA

  • Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü

    Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü

    PİRHA- Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü. BM, 21 Eylül’ü Dünya Barış Günü ilan etse de Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı üyesi ülkeler barış içinde bir dünya mücadelesi görevini hatırlatmak amacıyla, Almanya’nın Polonya’yı işgal ederek 2. Dünya Savaşı’nı başlattığı tarih olan 1 Eylül’ü, ‘Dünya Barış Günü’ ilan edip kutladı.

    1 Eylül 1939’da, Nazilerin Polonya’yı işgali ile başlayan II. Dünya Savaşı’nda milyonlarca insan hayatını kaybetti.

    Nazilerin bu tarihte Polonya’yı işgal etmesiyle yeni bir dünya savaşı başladı. 30’dan fazla ülkeden gelen 100 milyondan fazla personelin doğrudan katıldığı bu savaş sonucunda 70 milyondan fazla insan hayatını kaybetti. İnsanlık tarihinin en kanlı savaşlarından biri olarak tarihe geçen bu savaşta, nükleer ve kimyasal silahlar ile birlikte atom bombası da kullanıldı.

    Altı yıl süren savaş sırasında milyonlarca insan hayatını kaybetti, sakat kaldı, açlık ve yoksulluk içerisinde yaşamak zorunda kalırken, bombalanan kentler haritadan silindi. İnsanlığa büyük acılar yaşatan bu savaşların bir daha yaşanmaması için Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 1981 yılında Eylül ayının üçüncü salı gününü “Dünya Barış Günü” olarak ilan etti. 2001 yılına gelindiğinde bu tarih, 21 Eylül olarak belirlendi.

    BM, 21 Eylül’ü Dünya Barış Günü ilan etse de Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı üyesi ülkeler barış içinde bir dünya mücadelesi görevini hatırlatmak amacıyla Almanya’nın Polonya’yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşı’nı başlattığı tarih olan 1 Eylül’ü “Dünya Barış Günü” olarak ilan edip kutladı.

    Üzerinden 85 yıl geçmiş olmasına rağmen, bugün de başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın bir çok yerinde savaşlar ve soykırıma varan saldırılar devam ediyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • İHD’den Dersim’de açıklama: Savaşların tek sebebi hak ve özgürlüklerin tanınmayışıdır-VİDEO

    İHD’den Dersim’de açıklama: Savaşların tek sebebi hak ve özgürlüklerin tanınmayışıdır-VİDEO

    PİRHA-1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla İHD Dersim Şubesi bir basın açıklaması yaptı. Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu’nun da katıldığı açıklamada, savaşların sebebinin hak ve özgürlüklerin tanınmayışı olduğu belirtilerek, barışın önemine vurgu yapıldı.

    1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla İHD Dersim Şubesi bir basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da katıldı.

    “BARIŞ İSTEĞİMİZİ YÜKSEK SESLE DİLE GETİRİYORUZ”

    Açıklamayı okuyan İHD Dersim yöneticilerinden Hüseyin Yaşar Sezgin, İnsan Hakları Derneği olarak benimsedikleri temel yaklaşımın, barışın, insan hakları ve özgürlüklere dayalı olduğunu belirterek, “İnsan Hakları Derneği olarak benimsediğimiz temel yaklaşım, barışın, insan hakları ve özgürlüklere dayalı oluşudur. İnsanlar arasındaki her türden eşitsizlikler, hakların ve özgürlüklerin tanınmayışı, savaşların ve çatışmaların temel sebebidir. Bu nedenle İHD olarak her şart altında ve dünyanın neresinde olursa olsun barışın, haklara ve özgürlüklere dayalı olarak sağlanabileceği düşüncesindeyiz” dedi.

    Dünyanın birçok yerinde bölgesel ve yerel savaşlar ile çatışmaların devam ettiğini belirten Sezgin, “Rusya’nın Ukrayna işgali ile devam eden savaş büyük acılar üretmeye, Libya ve Suriye iç savaşı yüzbinlerce insanın yerinden edilmesine, Türkiye’nin Kürt Meselesini aşırı güvenlikçi politikalarla çözme ısrarı her yıl yüzlerce insanın yaşamını yitirmesine neden olmaktadır. İnsan hakları savunucuları olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle bir kez daha barış isteğimizi yüksek sesle dile getiriyoruz. Topluma dayatılan tekçilik, ırkçılık, milliyetçilik, ötekileştirmenin ve nefret dilinin son bulması için iktidarı insan haklarına dayalı barışçıl politikaları uygulamaya ve Türkiye’nin toplumsal barışına uyguladığı tecrit politikasından vazgeçmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “DÜNYADA VE ORTADOĞU’DA SAVAŞLAR DEVAM EDİYOR” 

    Daha sonra konuşan Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, Dünya Barış Günü’nün ilan edilişinin 85. yılında tüm dünyada, özellikle Ortadoğu’da savaşların devam ettiğini belirterek, “Savaş ve çatışmalı ortamlar, bütün toplumsal kesimlerin zararına sonuçlara yol açıyor. Ama emperyalist ülkeler, sermaye ve silah tüccarlığı üzerinden, kutuplaştırıcı, düşmanlaştırıcı, halkları karşı karşıya getiren siyaset biçimlerine devam ediyorlar. Bugün Türkiye ve Kürdistan’da da savaş ortamı devam ediyor. Kürt Sorunu çözülmeden Türkiye’de demokratik bir ortamın oluşması mümkün değil” dedi.

    Barışın, mücadelesi en güçlü sürdürülecek bir içeriğe sahip olduğunu ifade eden Kordu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz Türkiye’de hakikatlerle yüzleşme gerçekleşmeden, toplumsal kesimlerin eşit ve demokratik bir yaşama erişebileceğine inanmıyoruz ve bunun mücadelesini de sürdürüyoruz. Savaş, kadınlar için taciz, tecavüz demek, toplumlar için göç, sefalet, ayrımcılığa uğramak ve eşitsiz yaşamak demektir.”

    PİRHA/DERSİM

  • Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü

    Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü

    PİRHA- BM, 21 Eylül’ü Dünya Barış Günü ilan etse de Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı üyesi ülkeler barış içinde bir dünya mücadelesi görevini hatırlatmak amacıyla, Almanya’nın Polonya’yı işgal ederek 2. Dünya Savaşı’nı başlattığı tarih olan 1 Eylül’ü, ‘Dünya Barış Günü’ ilan edip kutladı.

    Türkiye’de 1 Eylül tarihinde kutlanan Dünya Barış Günü’nün gerekçeleri, 2. Dünya Savaşı’nın başlangıç tarihi olan 1 Eylül 1939’a kadar uzanıyor.

    Nazilerin bu tarihte Polonya’yı işgal etmesiyle yeni bir dünya savaşı başladı. 30’dan fazla ülkeden gelen 100 milyondan fazla personelin doğrudan katıldığı bu savaş sonucunda 70 milyondan fazla insan hayatını kaybetti. İnsanlık tarihinin en kanlı savaşlarından biri olarak tarihe geçen bu savaşta, nükleer ve kimyasal silahlar ile birlikte atom bombası da kullanıldı.

    Altı yıl süren savaş sırasında milyonlarca insan hayatını kaybetti, sakat kaldı, açlık ve yoksulluk içerisinde yaşamak zorunda kalırken, bombalanan kentler haritadan silindi. İnsanlığa büyük acılar yaşatan bu savaşların bir daha yaşanmaması için Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 1981 yılında Eylül ayının üçüncü salı gününü “Dünya Barış Günü” olarak ilan etti. 2001 yılına gelindiğinde bu tarih, 21 Eylül olarak belirlendi.

    BM, 21 Eylül’ü Dünya Barış Günü ilan etse de Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı üyesi ülkeler barış içinde bir dünya mücadelesi görevini hatırlatmak amacıyla Almanya’nın Polonya’yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşı’nı başlattığı tarih olan 1 Eylül’ü “Dünya Barış Günü” olarak ilan edip kutladı.

    Dünyada ve Türkiye’de bugün pek çok yerde alanlara çıkılarak barış talepleri yükseltilecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ankara’da Gar önünde izin verilmeyen barış açıklaması KESK önünde yapıldı-VİDEO

    Ankara’da Gar önünde izin verilmeyen barış açıklaması KESK önünde yapıldı-VİDEO

    PİRHA- Ankara Emek ve demokrasi güçlerinin Gar önünde yapmak istediği açıklama polis tarafından engellendi. Polisin kitleye saldırması üzerine KESK Genel Merkezi önüne gidilerek burada açıklama yapıldı. Açıklamada, “Barış karşıtı politikalara karşı omuz omuzayız” denildi. 

    1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısı ile Ankara Emek ve demokrasi güçlerinin Gar önündeki Anıt meydanında yapacağı açıklamaya polis saldırdı. Bunun üzerine kitle KESK Genel Merkezi önünde bir araya gelerek bir basın açıklaması yaptı.

    “BARIŞ İÇİN MÜCADELE ETMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Bütün dünyayı ve özellikle de yaşadığımız coğrafyayı kasıp kavuran savaşlara, çatışmalara. zorunlu göç ve yerinden etmelere, gittikçe yükselen ırkçılığa, ekolojik yıkıma, hapishanelerdeki siyasi tutsaklara uygulanan baskı ve tecrite, içeride – dışarıda her türlü antidemokratik ve barış karşıtı politikalara karşı 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yine alanlarda, omuz omuzayız.
    Faşizmin yükselişe geçtiği, siyasi iktidarın politikalarının ayrımcılığı, nefret söylemini ve linç kültürünü her geçen gün daha fazla beslediği bir coğrafyada elbette barışı savunuyoruz, savunacağız. Çünkü barış, eşit ve özgür bir dünya için mücadele alanıdır. İnsanların etnik kimliğinden, ırkından, cinsiyetinden, cinsel yöneliminden, dilinden, dininden, mezhebinden, inancından, inançsızlığından dolayı ayrımcılığa uğramamasıdır barış. Doğanın rant uğruna talan edilmediği, tüm türlerin yaşam hakkının korunduğu bir yaşamdır barış. Kapitalizmiz talan politikalarına, faşizme karşı mücadele alanıdır banış. Eşit ve özgür bir yaşam isteyenlerin tutsak edilmedikleri bir dünyadır barış. Savaşa karşı barışı, ırkçılığa karşı eşitliği, ataerkiye karşı toplumsal cinsiyet eşitliğini savunuyoruz, savunacağız! Dünden bugüne talan düzenine biat etmedik, etmeyeceğiz! Onurlu bir barış için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz!”

    NE OLDU?

    Tandoğan Meydan’ında saat 17.00’de yapılacak eylemin başvurusu Valilik tarafından 1 Eylül’e birkaç gün kala reddedildi ve eylemin saat 15.00’te yapılması istendi. Mesai saatinde katılımın az olacağı sebebiyle Valiliğin teklifi kabul edilmedi.

    Emek ve demokrasi güçleri, yaşananlar üzerine Ankara Garı önüne çağrı yaptı. Ancak garın çevresi ve gara giden yollarda yaya geçişini kapatan polis, kitlenin toplanmasına izin vermedi. Eylem için gara gitmek isteyenleri opera binası önünde durduran çevik kuvvet ekipleri, geçişleri engelledi.

    PİRHA/ ANKARA

  • HDK’den savaşa, ırkçılığa karşı ortak mücadele çağrısı

    HDK’den savaşa, ırkçılığa karşı ortak mücadele çağrısı

    PİRHA- 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne ilişkin yazılı açıklama yapan HDK, savaşa, ırkçılığa ve faşizme karşı ortak mücadele ruhunu büyütme çağrısı yaptı. 

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Yürütme Kurulu, 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, savaşa, ırkçılığa ve faşizme karşı ortak mücadele ruhunu büyütme çağrısı yapıldı.
    Açıklamada, AKP-MHP iktidarının savaşı kışkırttığı belirtilerek, şunlar ifade edildi:

    “On yıllardır demokrasi ve özgürlük uğruna bedeller ödeyen Türkiye ve Kürdistan halkları, bugün de savaş, işgal, sömürü, rant ve talan siyasetinin kıskacı altında teslim alınmaya çalışılıyor. Yer yer örtülü yer yer açık bir şekilde seyreden bu iç savaş politikalarının temelinde, saray gladiosunun özel savaş anlayışı ve örgütlenmesi yatıyor. Aynı akıl, Kuzey ve Doğu Suriye’de ve Irak Kürt Bölgesinde Kürt halkının eşitlik ve özgürlük taleplerini bastırmak için işgal bölgeleri yaratmaktadır. Bu savaşa dayalı yayılmacı politika, Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs’ta, Ege’de, Libya’da, Karabağ’da, Afrika içlerinde, Sudan, Somali ve Yemen’de emperyal heveslerle sürdürülmektedir. Doğal olarak AKP-MHP iktidarının, ülke içinde ve dışında ısrar ettiği savaş politikaları, yaşanan ağır ekonomik krizin de temel nedenidir.”

    Açıklamada, faşizmin dayattığı savaş karanlığına karşı halkların barış aydınlığını var kılmak için ortak mücadelenin kaçınılmaz olduğu vurgulanarak, tüm halklara örgütlü mücadeleyi ortaklaştırma çağrısı yapıldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Diyarbakır’da 1 Eylül mitingine izin verilmedi, 4 Eylül’de kitlesel açıklama yapılacak

    Diyarbakır’da 1 Eylül mitingine izin verilmedi, 4 Eylül’de kitlesel açıklama yapılacak

    Diyarbakır’da 4 Eylül’de yapılması planlanan 1 Eylül Dünya Barış Günü mitingine izin verilmedi. Aynı gün saat 16.00’da AZC Plaza önünde “Barışı haykırma zamanıdır” denilerek kitlesel bir açıklama yapılacak. 

    Diyarbakır’da 1 Eylül Dünya Barış Günü için Amed Emek ve Demokrasi Platformu tarafından 4 Eylül Cumartesi günü İstasyon Meydanı’nda miting yapılması planlanmıştı. Ancak Valilik başvuruya hafta sonu kentte yapılacak etkinlikleri gerekçe göstererek izin izin vermedi. 31 Ağustos’ta tebliğ edilen kararla ilgili “İsterseniz yarın yapabilirsiniz” denildi.

    Teknik olarak bunun mümkün olmadığını belirten tertip komitesi, konuyla ilgili Eğitim Sen 1 No’lu Şubede açıklama yaptı.

    Salonda Kürtçenin Kurmanci ve Kirmançki lehçelerinde “Şimdi barışı haykırma zamanıdır” pankartı açıldı. Basın metnini tertip komitesinden Arin Zümrüt okudu.

    BARIŞ GÜNÜ’NÜN ANLAM VE ÖNEMİ GÖZARDI EDİLİYOR

    Çatışmalı günlerin yaşandığı bölgede Dünya Barış Günü’nü kutlamanın daha anlamlı olduğunu ifade eden Zümrüt, “Bu nedenle kent bileşenlerinin oluşturduğu Demokrasi Platformu olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutlamak için gerekli mercilere başvurduk. Ancak üzülerek görüyoruz ki bugünün anlam ve önemi hala bazı çevrelerce anlaşılmamakta ya da bilerek gözardı edilmektedir” dedi.

    BARIŞ MİTİNGİ NASIL BİR ZAFİYET OLUŞTURUYOR?

    “Mitingimiz kentte herhangi bir güvenlik açığı oluşturmayacak şekilde düzenlenebileceği halde iptal edilmiştir” diyen Zümrüt, iptal gerekçelerini ise şöyle aktardı:

    “Uluslararası Diyarbakır Zerzevan Gökyüzü Gözlem Etkinliği ve tabanda hiçbir karşılığı olmayan bir partinin düzenlediği kurultaya bağlı olarak kentte üst düzey devlet erkanının bulunması gerekçe gösterilmiştir.”

    Kararın 31 Ağustos’ta verilmesini de değerlendiren Zümrüt, “Biz böylesi bir kararın böylesi bir zamanda verilmesini mitingimizin önüne engel koymak için hazırlanan bir senaryo olarak kabul ediyoruz ve soruyoruz: Kentte üst düzey devlet erkânının bulunması ile barış mitinginin olması nasıl bir zafiyet oluşturuyor? Bürokratik gerekçeler bir mitinge müdahale etmek, iptal etmek için yeterli sebep midir” dedi.

    Kararın anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu dile getiren Zümrüt, “Eğer bir gösteri barışçıl ise müdahalenin bir gerekçesi olamaz” ifadesini kullandı.

    ACZ PLAZA ÖNÜNE ÇAĞRI  

    Emek ve Demokrasi Platformu ve kent bileşenleri olarak 4 Eylül günü barış çağrılarının olacağını aktaran Zümrüt, “Bu bizim demokratik yasal hakkımızdır. Bizler mitingin iptaline yönelik kararın doğru olmadığını, toplumun barışa olan özlem ve sesinin kısılmaması gerektiğini ifade etmek istiyoruz” dedi.

    Tertip komitesinden Mehmet Ceylan, da, “Her ne kadar miting yapmasak bile 4 Eylül günü saat 16:00’da AZC Plaza önünde ‘Barışı haykırma zamanıdır’ şiarıyla sesimizi bütün dünyaya duyuracağız. İstanbul’daki mitingimiz de iptal edildi. Biz halkımıza ayın 4’ü için çağrı yaptık. İçimizden ne geçiyorsa onları haykıracağız ve cumartesi günü yapacağımız açıklamaya bütün halkımız davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

    (Diyarbakır/EVRENSEL)

  • Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü

    Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü

    PİRHA- BM, 21 Eylül’ü Dünya Barış Günü ilan etse de Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı üyesi ülkeler barış içinde bir dünya mücadelesi görevini hatırlatmak amacıyla Almanya’nın Polonya’yı işgal ederek 2. Dünya Savaşı’nı başlattığı tarih olan 1 Eylül’ü “Dünya Barış Günü” olarak ilan edip kutladı. 

    Türkiye’de 1 Eylül tarihinde kutlanan Dünya Barış Günü’nün gerekçeleri, 2. Dünya Savaşı’nın başlangıç tarihi olan 1 Eylül 1939’a kadar uzanıyor. Nazilerin bu tarihte Polonya’yı işgal etmesiyle yeni bir dünya savaşı başladı. 30’dan fazla ülkeden gelen 100 milyondan fazla personelin doğrudan katıldığı bu savaş sonucunda 70 milyondan fazla insan hayatını kaybetti. İnsanlık tarihinin en kanlı savaşlarından biri olarak tarihe geçen bu savaşta, nükleer ve kimyasal silahlar ile birlikte atom bombası da kullanıldı.

    Altı yıl süren savaş sırasında milyonlarca insan hayatını kaybetti, sakat kaldı, açlık ve yoksulluk içerisinde yaşamak zorunda kalırken, bombalanan kentler haritadan silindi. İnsanlığa büyük acılar yaşatan bu savaşların bir daha yaşanmaması için Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 1981 yılında Eylül ayının üçüncü salı gününü “Dünya Barış Günü” olarak ilan etti. 2001 yılına gelindiğinde bu tarih, 21 Eylül olarak belirlendi.

    BM, 21 Eylül’ü Dünya Barış Günü ilan etse de Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı üyesi ülkeler barış içinde bir dünya mücadelesi görevini hatırlatmak amacıyla Almanya’nın Polonya’yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşı’nı başlattığı tarih olan 1 Eylül’ü “Dünya Barış Günü” olarak ilan edip kutladı.

    Dünyada ve Türkiye’de bugün pek çok yerde alanlara çıkılarak barış talepleri yükseltilecek.

    (HABER MERKEZİ) 

  • Çukurova 1 Eylül’de ‘yaşasın barış’ diyecek

    Çukurova 1 Eylül’de ‘yaşasın barış’ diyecek

    PİRHA-Çukurova’daki siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve meslek odaları da 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle etkinlikler düzenleyecek. Adana’da İstasyon Meydanı’nda miting, Mersin Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda, Hatay’ın İskenderun, Samandağ ve Antakya ilçelerinde basın açıklaması yapılacak. 

    Dünya ve özellikle de Ortadoğu coğrafyası savaşlar, çatışmalar, göç ve yerinden edilmeler, gittikçe yükselen ırkçılık ve ekolojik yıkımla karşı karşıya.

    Türkiye’nin bir çok kentinde yurttaşlar 1 Eylül’ü alanlarda karşılayacak.

    Çukurova’daki siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve meslek odaları da 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle etkinlikler düzenleyecek.

    Adana’da gerçekleşecek mitinge dair konuşan İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şube Başkanı Avukat Yakup Ataş, mitingin şiarının “Bölgede barış, ülkede demokrasi, hak ve özgürlükler için alanlara” olduğunu belirterek “1 Eylül Dünya Barış Günü yaklaşırken dünyada, bölgede ve ülkemizde karanlık bir tablo hakim. Dünya Barış Günü’nde savaşı, çatışmayı, bunun yarattığı yoksulluğu ve göçü konuşuyoruz. Emek ve demokrasi güçlerinin bütün barış çağrılarına karşın dünyanın yeniden paylaşımı peşindeki emperyalist güçler ve onların işbirlikçisi yerli gericiler kendi çıkarları uğruna milyonları yeni savaşlara sürüklemekten geri durmuyor” dedi.

    “BARIŞA HAVA KADAR, SU KADAR İHTİYACIMIZ VAR”

    “Barışa hava kadar, su kadar ihtiyacımız var” diyen Ataş, “Çatışmanın ve savaşın hüküm sürdüğü ülkelerde barışı savunmak İnsan hakları savunucularının birincil görevidir. Bu görev ve sorumluluk bilinciyle barıştan, kardeşlikten özgür ve eşitçe yaşamaktan yana olan tüm halkları 1 Eylül günü saat 17.30 da Adana da İstasyon(Uğur Mumcu) meydanına Barışı Haykırmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    “BU KARANLIKTAN HEP BİRLİKTE ÇIKACAĞIZ”

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Mersin Meclisi de, Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde yaptığı açıklamada, şunlara yer verildi:

    “İnsanlık tarihi binlerce yıldır sürdürdüğü yaşamının belki de en karanlık dönemini bugünlerde yaşıyor. Savaşa verilecek tek kuruşumuz, kurban edilecek tek canımız yoktur artık. Mezopotamya’nın kadim topraklarında, Ortadoğu’nun tarihi coğrafyasında ve tüm Dünyada artık yeni bir yaşamın inşa edilmesi kaçınılmazdır. Yeni Yaşam’ın geçtiği tek yol ise onurlu bir barıştır. Biliyoruz ki; hep birlikte olursak barışı getirebiliriz. İnanıyoruz ki; bu karanlıktan hep birlikte çıkacağız.

    Yüreği emekten, barıştan, demokrasiden yana atan herkesi çok ses, tek yürek olarak 1 Eylül’de dünyanın her yerinde sokakta olacak barış savunucularına selamlarımızı, sevgilerimizi, dayanışma duygularımızı iletmek, yüreklerimizi yüreklerinin yanlarına koymak, seslerine ses katmak için Emek ve Demokrasi Platformu’nun Mersin’de saat 18:00’de Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda düzenleyeceği basın açıklamasına barıştan ve özgürlükten yana olan herkesi davet ediyoruz.”

    YENİŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN ÖZEL KONSER VE SÖYLEŞİ

    Yenişehir Belediyesi, 1 Eylül Dünya Barış Gününe özel konser ve söyleşi düzenliyor. Usta sanatçı Ali Asker ve Turhan Alıcı’nın sahne alacağı; sendikacı, yazar Yaşar Seyman’ın konuşmacı olarak katılacağı etkinlik 1 Eylül Çarşamba günü saat 20.00’de Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenecek.

    Hatay genelinde ise 1 Eylül Dünya Barış Günü programları kapsamında, İskenderun eski bit pazarında saat 13.00’te, Antakya’da  Köprü başı saat 17.30, Samandağ  Abdullah Cömert alanı, saat 18.00’de açıklamalar yapılacak.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • 1 Eylül’de Diyarbakır’da barış mitingi düzenlenecek

    1 Eylül’de Diyarbakır’da barış mitingi düzenlenecek

    HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Mehmet Şerif Çamçı: 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla İstasyon Meydanı’nda miting düzenleyeceğiz.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır İl Örgütü, Kurban Bayramı dolayısıyla halkla bayramlaşma programı organize etti. HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Mehmet Şerif Çamçı, 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle miting düzenleyeceklerini açıkladı. 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla İstasyon Meydanı’nda düzenleyecekleri miting çalışmalarına başladıklarını aktaran Çamçı, “Barış tecrit edilemez” şiarıyla PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde süren tecridin kaldırılmasını talep edeceklerini söyledi. Barıştan artık söz edilmediğini, ısrarla savaş politikalarının yoğunlaştırıldığını dile getiren Çamçı, devam eden tecrit ile beraber kaybedilen her günün Türkiye halklarına kaybettirdiğini ifade etti. PİRHA – İSTANBUL

  • Ankara’da 1 Eylül Dünya Barış gününe ilişkin basın açıklaması yapıldı -VİDEO

    Ankara’da 1 Eylül Dünya Barış gününe ilişkin basın açıklaması yapıldı -VİDEO

    PİRHA – Dünya Barış Gününe ilişkin Anakara’da düzenlenen basın açıklamasında konuşan KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Devrim Kahraman Dünya Barış Gününe ülkeler arası sorunların çözümünde barış dilinin yerine şiddet ve savaş dilinin egemen olduğu bir süreçle girildiğini vurguladı.

    Haberin Videosu

    1 Eylül Dünya Barış Günü için Ankara/Kızılay Sakarya Caddesi’nde bir araya gelen DİSK Ankara Bölge Temsilciliği, Ankara Tabip Odası, TMMOB Ankara İl koordinasyon Kurulu, KESK Ankara Şubeler Platformu ve DKÖ ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Basın metnini  kurumlar adına  KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Devrim Kahraman okudu.

    “PAYLAŞIM VE İKTİDAR MÜCADELELERİ SAVAŞLARI SÜREKLİ KILIYOR”

    1 Eylül 1939 yılında Hitler’in Polonya’yı işgaliyle başlayan ve 60 milyon insanın yaşamına mal olan 2. Dünya Savaşının üzerinden 78 yıl geçtiğini belirten Kahraman, “O tarihten bu yana dünyanın birçok farklı bölgelerinde hala silahlar konuşuyor. Bütün insanlık ağır bedeller ödüyor, eşitliğe, özgürlüğe, demokrasiye dair temel kazanımlar her gün biraz daha gasp ediliyor. Sermayenin sömürü ve kar hırsı, hegemonik güçler arasındaki paylaşım ve iktidar mücadeleleri, savaşları süreğen hale getiriyor” şeklinde belirtti.

    “SAVAŞLARIN FATURASI KADINLARA, ÇOCUKLARA VE EMEKÇİLERE KESİLİYOR”

    Savaşların coğrafyası ve biçimi değişse de taraflardan birinin emperyalist güçlerin hep aynı kaldığını söyleyen Kahraman yaşanan savaşlara dur diyebilmenin ilk adımının emperyalizme dur diyebilmekten geçtiğini kaydetti.

    Konuşmasında Ortadoğu’da yaşanan savaşa dikkat çeken Kahraman, “Milyonlarca insan yaşadıkları topraklardan göç etmek zorunda kalıyor. Savaşın yarattığı şiddet ve düşmanlık, dünyanın her yerini savaş alanı, özellikle kadınlar ve çocuklar olmak üzere herkesi savaşın hedefi haline getiriyor” dedi. Dünya Barış gününe ülkeler arası sorunların çözümünde barış dilinin yerine şiddet ve savaş dilinin egemen olduğu bir süreçle girildiğini vurgulayan Kahraman, savaş dönemlerinin emekçiler, kadınlar ve çocuklar üzerinde yarattığı etkiye şu sözlerle dikkat çekti:

    “Böylesi dönemlerde emekçilerin çalışma koşulları, savaş kamplarındaki koşullara dönüşür. Kadınlara ve çocuklara yönelik taciz ve tecavüz gibi cinsel saldırılarda artışlar olur. Kadınların ve çocukların köle pazarlarında satılmaları, toplu katliamlar dünyanın gözü önünde gerçekleşir. Bu vahşet karşısında egemenlerin, emperyalistlerin tepkileri ‘timsah gözyaşı dökmekten’ öteye geçmez. Nerede olursa olsun barışa, kardeşliğe karşı atılan kurşunlara, bombalara ve saldırılara karşı durmak insani ve vicdani bir görevdir.”

    “TÜRKİYE’DE YAŞANAN SAVAŞ, BİRLİKTE YAŞAMA ARZUSUNA ZARAR VERİYOR”

    Dünya üzerinde süren savaşların en uzunlarından birinin 33 yıldır Türkiye’de yaşandığını belirten Kahraman, çatışmaların ülkeye yaşattığı acıların hiçbir kelimeyle tarif edilemeyecek kadar büyük ve derin olduğunu vurguladı. Çatışmalar sürdükçe yaşanan acıların daha da büyüdüğünü ve halkların birlikte yaşama arzusuna zarar verdiğini söyleyen Kahraman şunları belirtti:

    “Terör ve güvenlik” söylemine dayalı politikaların sorunu çözmediği gün gibi ortadadır. Sokağa çıkma yasakları, hukuka aykırı şekilde ilan edilen güvenlik bölgelerinin yaygınlaşması, doğal varlıklara, insanlığın tarihsel miraslarına dönük yıkım ve katliamlar, işkence vakaları, toplu gözaltı ve tutuklamalar devletin “rutin uygulamaları” haline getiriliyor. Muhalif basın yayın organlarına yönelik baskılar, kapatmalar, basın emekçilerine, seçilmiş Milletvekilleri ve Belediye Başkanlarına yönelik gözaltı ve tutuklamalar artarak devam ediyor. OHAL ilanıyla birlikte uygulanan OHAL rejimi toplumsal barışa büyük zararlar veriyor. Toplumsal barışı sağlayabilmek için çatışmalar derhal durdurularak, Kürt sorununda demokratik bir çözümün koşulları yaratılmalıdır.”

    BARIŞ UMUDUNU YÜKSELTME ÇAĞRISI

    Ülkedeki siyasi gelişmelerin barış için daha fazla mücadele edilmesini gerektirdiğini ifade eden Kahraman, eşitlik, özgürlük ve adaletten yana tüm insanları barış umudunu yükseltmeye çağırdı. Kahraman sözlerini Bertold Brechr’in şu sözleriyle bitirdi:

    “Bittiği gün en son savaş.
    Bir yanda yenilenler vardı gene, bir yanda yenenler vardı.
    Yenilenlerin yanında kırılıyordu halk açlıktan.
    Yenenlerin yanında halk açlıktan kırılıyordu.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

                       

  • DAD 1 Eylül Dünya Barış günü için mesaj yayınladı: Acı ve gözyaşı yer kürede hiç eksik olmadı

    DAD 1 Eylül Dünya Barış günü için mesaj yayınladı: Acı ve gözyaşı yer kürede hiç eksik olmadı

    PİRHA – 1 Eylül Dünya Barış Günü’yle ilgili Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yazılı bir açıklama yaptı. DAD yaptığı açıklamada “1 Eylül barışın küresel düzeyde haykırıldığı bir gün kabul edilse de, halklar ve inançlar üzerinde ki saldırılar o günden bugüne son bulmadı, acı ve gözyaşı yer kürede hiç eksik olmadı” ifadeleri kullanıldı.

    Özellikle son yıllarda Ortadoğu’da insanlık tarihinin en acımasız, en kanlı ve en kirli savaşına tanıklık etmekteyiz denilen açıklamada, “Binlerce yıldır bu coğrafyada yaşayan Kadim halklar, kültürler, inançlar, IŞİD barbar çeteleri tarafından yerle yeksan edilmekte ve ilerici insanlığın biriktirdiği tüm kültürel değerler, yok edilmekle yüz yüzedir. Kuşkusuz yaşanan vahşet insanlık açısından büyük bir trajedi olduğu gibi, aynı zamanda insanlık değerlerine yönelmiş bir kültürel kırımdan geçmektedir” vurgusu yapıldı.

    “SİSTEM KENDİ BEKAASI UĞRUNA BARIŞ GİRİŞİMLERİNİ GÖRMEZDEN GELDİ”

    Coğrafyamızda on yıllardır süregelen tek taraflı kirli savaşta şehirler yerle bir edilip, genç bedenler toprağa düşerken, analar ağlamaya devam etmektedir. Denilen açıklamada “Sistem kendi bekaasının devamı uğruna iyi niyet ve barış girişimlerini görmezden gelip günden güne daha azgın bir şekilde saldırganlığını sürdürmektedir” denildi.

    “HALKLARIN İRADESİ MAHKUM EDİLDİ”

    Son süreçte OHAL ve KHK ile adeta tek adam diktasıyla tüm kazanılmış haklar bir bir budanarak hak, hukuk ve adaletin yok sayıldığı, halkların iradesinin ise mahkum edildiğini belirten Demokratik Alevi Dernekleri’nin açıklaması şöyle devam etti:

    Başta Kürtler ve Aleviler olmak üzere Sarayı ve iktidarını onaylamayan kim varsa düşman kabul edilmektedir. Çıkardıkları keyfi yasalarla insanları cezaevlerine doldurup işkence ve baskıyla sindirmeye çalışırken, diğer taraftan emekçileri işinden aşından edip açlıkla terbiye etme yoluna gidilmektedir.

    Açıklamada 1 Eylül Dünya Barış gününe ilişkin şu taleplere yer verildi:

    -1 Eylül Dünya barış gününde yürütülen militarist savaş siyasetine karşı, biz Aleviler olarak barış ve çözüm talebimizi yineliyoruz.

    -Dil din ırk inanç ayrımı yapılmadan İnsanların güvende kardeşçe yaşamanın koşullar yaratılmalıdır.

    -Biz Alevilerin inanç yerleri doğadır. İnanç alanlarımız, doğamız ve ormanlarımız yok edilmemelidir.

    -Tüm operasyonlara rağmen Kürt halkının dinmeyen barış çığlığına kulak verilmelidir.

    -Bir Eylül vesilesiyle çatışma ve kaostan vazgeçilmelidir.

    -Tekçi gerici eğitim sistemi ile Cihat çağrıları gibi dayatılan eğitim sisteminden vaz geçip demokratik, bilimsel anadilde eğitim hakkı tanınmalıdır.

    DAD’ın 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne ilişkin açıklamasında son olarak Türkçe “1 Eylül dünya barış günü kutlu olsun!”, Kürtçe “Roja aştiyê û cîhanê pîroz be!” denildi.

    HABER MERKEZİ

  • Dünya Barış Günü’nün İstanbul’daki adresi belli oldu

    Dünya Barış Günü’nün İstanbul’daki adresi belli oldu

    İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu, ‘Barış, Özgürlük, Adalet, OHAL’e hayır, KHK’ler iptal edilsin’ sloganıyla 1 Eylül Barış Günü’nü Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda 10 Eylül’de düzenleyeceği mitingle kutlayacak.

    1 Eylül Dünya Barış Günü’nde İstanbul’da düzenlenecek mitingin adresi belli oldu. Halkların Demokratik Partisi (HDP), Emek Partisi (EMEP), Halkevleri ve çeşitli siyasi partiler ile sendika ve meslek örgütlerinin yer aldığı İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu tarafından düzenlenecek miting, 10 Eylül’de Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda olacak. Mitinge, koordinasyon bileşenlerinin yanı sıra çok sayıda sivil toplum örgütünün de katılması bekleniyor. “Barış, Özgürlük, Adalet, OHAL’e hayır, KHK’ler iptal edilsin” sloganıyla gerçekleştirilecek olan miting, saat 15.00’te başlayacak.