Etiket: dünya basını

  • İran Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurdu!

    İran Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurdu!

    PİRHA- Ortadoğu’da son günlerde yaşanan gelişmeler dünya basınının da gündeminde. Reuters, The Guardian, Associated Press (AP) ve diğer uluslararası yayın organları, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattığını duyurması, Lübnan’da ateşkes ihlalleri ve ABD-İran görüşmelerine ilişkin gelişmeleri manşetlerine taşıdı.

    Reuters, İran’ın ortak askeri komutanlığı Hatem el-Enbiya Karargâhı’nın açıklamasına dayanarak Hürmüz Boğazı’nın yeniden gemi trafiğine kapatıldığını yazdı. Haberde, İran’ın ABD ve İsrail’i ateşkes anlaşmasını ihlal etmekle suçladığı ve boğazın kapatılmasının “ilk adım” olarak nitelendirildiği aktarıldı.

    Reuters ayrıca, İran’ın yeni saldırılar olması halinde daha ileri adımlar atabileceği yönündeki açıklamalarına da yer verdi.

    “ATEŞKES KIRILGANLIĞINI KORUYOR”

    İngiliz gazetesi The Guardian, İsrail ile Hizbullah arasında sağlanan ateşkesin ciddi bir sınavdan geçtiğini yazdı. Gazete, Lübnan’ın güneyine yönelik İsrail saldırılarında can kayıplarının yaşandığını, tarafların karşılıklı olarak birbirlerini ateşkesi ihlal etmekle suçladığını belirtti.

    Guardian’a göre bölgedeki son gelişmeler, ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik girişimlerin geleceğini de belirsiz hale getiriyor.

    “HÜRMÜZ KRİZİ KÜRESEL PİYASALARI ETKİLEYEBİLİR”

    Associated Press, Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası gündemin merkezine yerleştiğini vurguladı. AP, dünya petrol taşımacılığının önemli bölümünün bu boğazdan geçtiğini hatırlatarak, olası uzun süreli bir kapanmanın enerji piyasalarında yeni dalgalanmalara yol açabileceğine dikkat çekti.

    Reuters’ın bir diğer haberinde ise ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in önümüzdeki günlerde İsviçre’ye gitmesinin beklendiği belirtildi. Haberde, Washington ile Tahran arasında yürütülen temasların ateşkesin korunması açısından kritik olduğu ifade edildi.

    Vance’in ateşkesin korunacağına inandığını söylediğini aktaran Reuters, tarafların diplomasi kanalını açık tutmaya çalıştığını yazdı.

    Uluslararası medya kuruluşları, İran’ın Hürmüz Boğazı hamlesi, İsrail-Lübnan hattındaki gerilim ve ABD-İran görüşmelerinin geleceğinin önümüzdeki günlerde bölgedeki gelişmelerin yönünü belirleyeceği değerlendirmesinde bulunuyor.

    Kısacası dünya basınına göre Ortadoğu’da diplomasi masası henüz dağılmış değil; ancak sahadaki gelişmeler ateşkeslerin son derece kırılgan olduğunu gösteriyor.

    HABER MERKEZİ

  • ABD-İran anlaşması yakın, Hürmüz’de tansiyon yüksek!

    ABD-İran anlaşması yakın, Hürmüz’de tansiyon yüksek!

    PİRHA- Bugün dünya basınında Ortadoğu gündeminin merkezinde ABD ile İran arasında savaşı bitirmeye dönük anlaşma arayışı, Hürmüz Boğazı’nda düşürülen İran İHA’ları, İsrail’in Lübnan ve Gazze politikası ile G7’ye yapılan Filistin çağrısı yer aldı.

    Dünya basını bugün Ortadoğu’yu, savaş ile diplomasi arasında sıkışmış bir bölge olarak gördü. Reuters, AP, The Guardian, Al Jazeera ve Haaretz’in bugünkü haberlerinde en çok ABD-İran anlaşmasının “yakın ama imzalanmamış” olması, Hürmüz Boğazı’ndaki askeri hareketlilik ve İsrail’in anlaşma sürecinin dışında kalmasına rağmen Lübnan, Gazze ve Suriye’de geri adım atmayacağına dair mesajları öne çıktı.

    REUTERS: ANLAŞMA YAKIN, HÜRMÜZ’DE ASKERİ GERİLİM SÜRÜYOR

    Reuters, bugünkü haberinde ABD ile İran arasında savaşı bitirmeye dönük anlaşmanın yakın olduğunu ancak aynı saatlerde Hürmüz Boğazı çevresinde yeni askeri hareketlilik yaşandığını yazdı. Haberde, ABD güçlerinin İran’a ait saldırı İHA’larını düşürdüğü, buna rağmen tarafların bir mutabakat metni üzerinde ilerlediği belirtildi.

    Reuters’a göre taslak anlaşma; Hürmüz Boğazı’nın yeniden ticari geçişlere açılmasını, İran limanlarına yönelik ABD deniz ablukasının kaldırılmasını ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasını içeriyor. Ancak İran’ın nükleer programı konusunda taraflar arasında hala ciddi farklar bulunuyor. Reuters ayrıca İsrail’in müzakerelere taraf olmadığını ve anlaşmanın özellikle Lübnan boyutuna karşı çıktığını aktardı.

    AP: PAKİSTAN BAŞBAKANI ‘NİHAİ METİN ÜZERİNDE UZLAŞILDI’ DEDİ”

    Associated Press, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in açıklamasını öne çıkardı. AP’nin haberine göre Şerif, ABD ve İran’ın savaşı bitirmeyi amaçlayan anlaşma metninde uzlaştığını söyledi. Pakistan’ın yanı sıra Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır ve Katar’ın da arabuluculuk sürecinde rol aldığı aktarıldı.

    AP, anlaşmanın ilk aşamada tüm cephelerde savaşın sona erdiğinin ilan edilmesini, ardından İran’ın nükleer programına ilişkin 60 günlük bir müzakere sürecini kapsayabileceğini yazdı. Haberde İsrail’in bu sürecin dışında olduğu ve mevcut askeri pozisyonlarından çekilmeye yanaşmadığı da vurgulandı.

    THE GUARDİAN: DİPLOMASİ İLERLİYOR AMA SAHADA SAVAŞ RİSKİ BİTMEDİ

    The Guardian, bugünkü canlı haber akışında ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemileri hedef alan İran İHA’larını düşürdüğünü duyurduğunu aktardı. Gazete aynı zamanda ABD Başkanı Donald Trump ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin anlaşmanın yakın olduğuna dair mesajlar verdiğini ancak tarafların nükleer program, Hürmüz’ün kontrolü ve bölgesel güvenlik başlıklarında farklı açıklamalar yaptığını yazdı.

    The Guardian’a göre olası geçici anlaşma; Hürmüz’ün İran yönetiminde yeniden açılmasını, milyarlarca dolarlık dondurulmuş varlığın serbest bırakılmasını ve nükleer başlıkta 60 günlük yeni bir pazarlık dönemini içeriyor. Gazete ayrıca İsrail’in bu sürece mesafeli durduğunu, Lübnan’dan çekilme talebini reddettiğini ve sahadaki çatışma riskinin sürdüğünü belirtti.

    FİLİSTİNLİ VE İSRAİLLİ SİVİL TOPLUMDAN G7’YE GAZZE ÇAĞRISI

    The Guardian’ın bugün öne çıkardığı bir diğer haber Gazze’ye ilişkindi. Habere göre Paris’te bir araya gelen yaklaşık 150 Filistinli ve İsrailli sivil toplum temsilcisi, G7 liderlerine Gazze için acil adım atma çağrısı yaptı.

    Katılımcılar; kalıcı ve denetlenebilir ateşkes, insani yardım erişimi, Gazze’nin yeniden inşası, yerleşimci şiddetinin durdurulması ve iki devletli çözümün yeniden canlandırılması gerektiğini vurguladı. Gazete, sivil toplum temsilcilerinin “barış için fırsat penceresinin daraldığı” uyarısını öne çıkardı.

    AL JAZEERA: ANLAŞMA YAKIN AMA HENÜZ İMZALANMADI

    Al Jazeera, bugünkü canlı yayınında ABD ile İran arasında savaşın bitirilmesine dönük anlaşmanın “ulaşılabilir” göründüğünü ancak henüz imzalanmadığını duyurdu. Yayın, özellikle Pakistan Başbakanı’nın “nihai metin” açıklamasını, Hürmüz’deki gerilimi ve İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını aynı dosya içinde ele aldı.

    Al Jazeera’nın aktarımında dikkat çeken bir diğer başlık, İngiltere’de Filistin yanlısı Palestine Action üyelerine yönelik “terör” suçlamalarıyla verilen hapis cezaları oldu. Böylece kanal, Ortadoğu savaşının yalnızca bölgede değil, Avrupa’daki protesto ve dayanışma hareketleri üzerinden de gündem yarattığını öne çıkardı.

    HAARETZ: İSRAİL, İRAN’A KARŞI BAĞIMSIZ HAREKET EDEBİLİR MESAJI VERDİ

    İsrail merkezli Haaretz, bugünkü haberinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nda gemilere yönelik İHA saldırıları düzenlediğini, bu İHA’ların ABD güçleri tarafından düşürüldüğünü aktardı. Gazete ayrıca İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın, ABD-İran anlaşması olsa bile İsrail’in İran’ın nükleer kapasitesine karşı bağımsız hareket edebileceği mesajını verdiğini yazdı.

    Haaretz’in öne çıkardığı başlıklardan biri de İsrail’in Lübnan, Gazze ve Suriye’den çekilme niyetinde olmadığı yönündeki açıklamalar oldu. Bu nedenle İsrail basınında bugünkü ana çerçeve, ABD-İran diplomasisinin İsrail’in bölgesel askeri politikasını sınırlayıp sınırlamayacağı sorusu etrafında şekillendi.

    HABER MERKEZİ

  • Ortadoğu’da gerilim tırmanıyor: İran-ABD hattında kritik gelişmeler!

    Ortadoğu’da gerilim tırmanıyor: İran-ABD hattında kritik gelişmeler!

    PİRHA- Dünya basını bugün Ortadoğu’daki gelişmeleri ağırlıklı olarak ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırılar, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim ve savaşın bölgesel sonuçları üzerinden gördü. Reuters, AP, The Guardian ve Al Jazeera, bölgede çatışmaların daha geniş bir savaşa dönüşme riskine dikkat çekti.

    REUTERS: KARŞILIKLI SALDIRILAR ATEŞKESİ ZORLUYOR

    Reuters, ABD ve İran’ın ikinci gün de karşılıklı saldırılar düzenlediğini yazdı. Haberde, ABD’nin İran’daki askeri ve hava savunma tesislerini hedef aldığı, İran’ın ise Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün’deki ABD hedeflerine yönelik saldırılar gerçekleştirdiği aktarıldı.

    Ajans, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin küresel enerji piyasalarında endişe yarattığını belirtirken, çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüşme riskinin arttığını vurguladı.

    AP: KÖRFEZ’DE SAVAŞIN YAYILMA ENDİŞESİ

    Associated Press, ABD’nin İran’a yönelik yeni hava saldırıları düzenlediğini, İran’ın ise Körfez’deki ABD hedeflerine karşılık verdiğini duyurdu.

    AP’nin haberinde, taraflar arasındaki çatışmanın artık yalnızca iki ülkeyi değil, Körfez bölgesindeki ülkeleri de doğrudan etkilediği belirtildi. Ajans ayrıca enerji güvenliği ve petrol fiyatlarına ilişkin kaygıların uluslararası kamuoyunda öne çıktığını yazdı.

    THE GUARDİAN: DİPLOMASİ ÇIKMAZDA

    The Guardian, ABD ve İran arasındaki gerilimin diplomatik çözüm umutlarını zayıflattığını belirtti. Gazete, taraflar arasında yürütülen görüşmelerin yaptırımlar, nükleer program ve bölgesel güvenlik başlıklarında tıkandığını aktardı.

    Haberde, son askeri hamlelerin ardından bölgede yeni bir diplomatik krizin kapısının aralandığı değerlendirmesine yer verildi.

    AL JAZEERA: HÜRMÜZ BOĞAZI DÜNYA GÜNDEMİNDE

    Al Jazeera ise İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden verdiği mesajları ve ABD saldırılarına karşı yürüttüğü askeri operasyonları manşetine taşıdı.

    Kanal, Hürmüz Boğazı’nın dünya enerji ticareti açısından kritik öneme sahip olduğunu hatırlatarak, bölgede yaşanacak olası bir tırmanmanın yalnızca Ortadoğu’yu değil küresel ekonomiyi de etkileyeceğini vurguladı.

    Bugün uluslararası basının ortak değerlendirmesi, İran ile ABD arasındaki gerilimin yeni bir aşamaya geçtiği yönünde oldu. Reuters ve AP askeri gelişmelere odaklanırken, The Guardian diplomatik çıkmaza dikkat çekti. Al Jazeera ise Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlik risklerini öne çıkardı. Dünya basınına göre Ortadoğu’da önümüzdeki günlerin seyrini belirleyecek başlık, İran-ABD hattındaki gelişmeler olacak.

    HABER MERKEZİ

  • Ortadoğu’da gerilim tırmanıyor: Dünya medyasının gündeminde savaş riski var!

    Ortadoğu’da gerilim tırmanıyor: Dünya medyasının gündeminde savaş riski var!

    PİRHA- ABD’ye ait Apache helikopterinin Hürmüz Boğazı yakınlarında düşmesinin ardından yaşanan gelişmeler, İran’ın misilleme saldırıları ve İsrail’in Lübnan’ın Sur kentine yönelik operasyonları dünya medyasının ana gündemi oldu. Reuters, The Guardian, Haaretz ve uluslararası yayın kuruluşları bölgede yeni bir çatışma dalgası ihtimaline dikkat çekti.

    Ortadoğu’da son günlerde yeniden yükselen askeri gerilim,  dünya basınının ilk sıralarında yer aldı. Özellikle ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan karşılıklı saldırılar ve İsrail’in Lübnan’daki operasyonları, uluslararası medya kuruluşlarının manşetlerini belirledi.

    REUTERS: EN BÜYÜK TIRMANIŞLARDAN BİRİ

    Uluslararası haber ajansı Reuters, gün boyunca İran’ın ABD hedeflerine yönelik misilleme saldırılarını öne çıkardı. Reuters’ın haberlerinde, İran Devrim Muhafızları’nın Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün’deki Amerikan askeri noktalarına füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlediği belirtildi.

    Ajans, saldırıların ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki İran hedeflerine yönelik operasyon emrinin ardından gerçekleştiğine dikkat çekti. Reuters, tarafların nisan ayında üzerinde uzlaştığı ateşkesten bu yana yaşanan en ciddi askeri tırmanışlardan biri olarak değerlendirdiği gelişmenin bölgesel dengeleri yeniden sarstığını yazdı. Petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş ve Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret güvenliği de Reuters’ın öne çıkardığı başlıklar arasında yer aldı.

    THE GUARDIAN: KIRILGAN ATEŞKES ÇÖKÜYOR

    İngiliz The Guardian gazetesi ise gelişmeleri “Ortadoğu krizi” başlığı altında canlı yayınlarla takip etti. Gazete, ABD’nin İran’ın hava savunma ve radar sistemlerine yönelik sınırlı saldırılar düzenlediğini, İran’ın da buna Körfez’deki Amerikan varlıklarını hedef alarak karşılık verdiğini aktardı.

    The Guardian’ın analizlerinde özellikle dikkat çeken nokta, tarafların tam kapsamlı bir savaştan kaçındığı yönündeki değerlendirmeler oldu. Buna rağmen gazete, nisan ayında sağlanan ateşkesin fiilen çökmeye başladığı ve her yeni saldırının bölgesel savaş ihtimalini artırdığı yorumlarına yer verdi.

    LÜBNAN’DA SUR KENTİ DÜNYA GÜNDEMİNDE

    Reuters başta olmak üzere çok sayıda uluslararası yayın kuruluşu, İsrail’in Lübnan’ın tarihi liman kenti Sur’a yönelik saldırılarını günün en önemli gelişmelerinden biri olarak gördü.

    Haberlere göre İsrail ordusunun saldırısında en az sekiz kişi yaşamını yitirdi. Saldırının ardından İsrail ordusu kent genelinde tahliye çağrısı yaptı. Uluslararası medya özellikle tahliye çağrısının saldırının ardından yapılmasını tartışma konusu haline getirdi.

    Sur kentinin tarihi ve kültürel önemi nedeniyle Avrupa basınında gelişme geniş yer bulurken, yardım kuruluşlarının bölgede yaşanan zorunlu göçlere ilişkin uyarıları da manşetlere taşındı.

    HAARETZ: GÜNEY LÜBNAN BOŞALTILIYOR

    İsrail basınının önde gelen gazetelerinden Haaretz ise İsrail ordusunun Sur kenti ile çevresindeki yerleşim alanları için yaptığı geniş kapsamlı tahliye emirlerini öne çıkardı.

    Gazete, yalnızca Sur kentinin değil çevredeki köy ve mülteci kamplarının da boşaltılmasının istendiğini aktarırken, İsrail ordusunun Hizbullah hedeflerine yönelik yeni operasyonlara hazırlandığı değerlendirmelerine yer verdi.

    GAZZE VE LÜBNAN İÇİN YENİ UYARILAR

    Uluslararası medya kuruluşlarının dikkat çektiği bir diğer konu ise Birleşmiş Milletler’in çağrıları oldu. Birleşmiş Milletler yetkilileri, Gazze, Lübnan ve İran ekseninde yaşanan gelişmelerin kontrol altına alınamaması halinde bölgesel bir savaş riskinin büyüyebileceği uyarısında bulundu.

    Birçok yayın kuruluşu, son haftalarda İran-İsrail geriliminin gölgesinde kalan Gazze’deki insani durumun da yeniden kötüleşmeye başladığını ve yardım kuruluşlarının alarm verdiğini aktardı.

    ORTAK VURGU: ORTADOĞU YENİDEN KIRILMA NOKTASINDA

    Bugün yayınların büyük bölümünde ortak vurgu, Ortadoğu’da son aylarda kurulan kırılgan dengelerin yeniden sarsıldığı yönünde oldu. Dünya basını, Hürmüz Boğazı’ndan Lübnan’a uzanan hatta yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgeyi değil enerji piyasalarını, uluslararası ticareti ve küresel güvenliği de doğrudan etkileyebileceği değerlendirmelerine geniş yer verdi.

    HABER MERKEZİ

  • Trump’tan rest ve Kudüs’te provokasyon!

    Trump’tan rest ve Kudüs’te provokasyon!

    PİRHA- Dünya basını Ortadoğu’daki kritik kırılmaları konuşuyor: Tahran-Abu Dabi gerilimi BRICS zirvesini kilitlerken, ABD Başkanı Trump “Ya anlaşma ya yok oluş” diyerek İran’a gözdağı verdi. Sahada ise İsrail’in Gazze’deki suikast girişimi ve Kudüs’teki tahliyeler tansiyonu zirveye tırmandırıyor.

    Küresel jeopolitik hatlar, hem diplomatik masalarda hem de sahada eşi benzeri görülmemiş bir hareketlilikle sarsılıyor. Yeni Delhi’deki BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı, İran savaşı ve bölgesel üsler konusundaki derin fikir ayrılıkları nedeniyle ortak bir bildiri yayınlayamadan krizle sonuçlanırken; BAE, Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakacak dev boru hattı projesi için düğmeye bastı.

    Diplomatik krizlerin gölgesinde ABD ve İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine yönelik doğrudan komando operasyonu planladığı iddiaları gündeme bomba gibi düşerken, Çin dönüşü uçakta konuşan ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’a “Ya anlaşma masasına oturur ya da yok edilir” sözleriyle rest çekti.

    Gerilim, Kudüs ve Gazze hattında da faturayı sivillere kesmeye devam ediyor; Kudüs’te Filistinliler “kutsal kitap parkı” projesi için evlerini kendi elleriyle yıkmaya zorlanırken, aşırı sağcı İsrailli grupların ırkçı sloganları ve Mescid-i Aksa önündeki provokasyonları bölgeyi adeta bir barut fıçısına çeviriyor.

    REUTERS: ORTAK BİLDİRİ ÇIKMADI, BAE İLE GERİLİM SU YÜZÜNE DÜŞTÜ

    Reuters’ın Yeni Delhi mahreçli bugünkü özel haberine göre; aralarında İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de (BAE) bulunduğu BRICS ülkelerinin dışişleri bakanları toplantısı, İran savaşı konusundaki derin fikir ayrılıkları nedeniyle ortak bir bildiri yayınlayamadan sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Delhi’de düzenlediği basın toplantısında isim vermeden BAE’yi kastederek, “Bir BRICS üyesi ortak bildirinin bazı kısımlarını engelledi. Biz o ülkeyi hedef almıyoruz, sadece topraklarındaki ABD askeri üslerini vuruyoruz açıklamasını yaptı. Ajans ayrıca, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ablukası tehdidine karşı BAE’nin, petrol ihraç kapasitesini iki katına çıkaracak ve boğazı tamamen devre dışı bırakacak yeni bir boru hattı inşaatını (Habşan-Füceyre projesinin genişletilmesi) 2027’ye kadar tamamlamak için düğmeye bastığını duyurdu.

    THE GUARDİAN: KUDÜS’TE KUTSAL KİTAP PARKI GERİLİMİ VE MİLLİYETÇİ YÜRÜYÜŞTE GAZZE MEZARLIKLAR SLOGANI

    Gazete, Kudüs Belediyesi’nin Al-Bustan mahallesinde yapmayı planladığı “İncil/Tevrat Temalı Park” projesi nedeniyle Filistinlilerin evlerini boşaltmaya zorlandığını aktardı. Haberde, belediyenin yüksek yıkım masraflarını ödememek için bazı Filistinli ailelerin kendi evlerini kendi elleriyle yıkmak zorunda kaldığı trajik detaylara yer verildi.

     Gazetenin Kudüs muhabirleri, dün gerçekleştirilen ve bugün yankıları süren “Kudüs Günü” yürüyüşünde aşırı sağcı İsrailli grupların Müslüman mahallelerinde “Araplara ölüm” ve “Gazze bir mezarlıktır” sloganları attığını, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Mescid-i Aksa önünde bayrak açarak gerilimi tırmandırdığını yazdı.

    THE NEW YORK TİMES: TRUMP, İRAN YA ANLAŞIR YA DA YOK OLUR

     NYT ve Jerusalem Post’un bugün manşetten verdiği istihbarat raporlarına göre; ABD ve İsrail, önümüzdeki hafta İran’a yönelik yeni hava saldırılarına başlayabilir. Masadaki en riskli planın ise, daha önceki saldırılarda vurulan ve enkaz altında kalan nükleer malzemeleri ele geçirmek veya imha etmek üzere İran topraklarına doğrudan komando indirmek olduğu belirtiliyor.

    Çin ziyareti dönüşü uçakta konuşan ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın net bir pozisyon almadığını ve karışık sinyaller verdiğini söyledi. Trump, “İran ya anlaşma masasına oturur ya da yok edilir.  Ancak uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl boyunca durduracak bir formüle açığız” diyerek rest çekti.

    SAHA GELİŞMELERİ: GAZZE VE LÜBNAN

    AFP ve NPR’ın bu sabah sahadan geçtiği haberlere göre, İsrail savaş uçakları dün gece Gazze Şehri’ndeki El-Rimal mahallesinde bir konutu ve bir aracı vurdu. İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Katz yaptıkları ortak açıklamada, saldırının Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugayları’nın lideri İzzeddin el-Haddad’ı hedef aldığını duyurdu. Haddad’ın ölüp ölmediği henüz netleşmezken, saldırıda en az 7 sivil hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı.

    Gazze Sağlık Bakanlığı, 7 Ekim 2023’ten bu yana toplam can kaybının 72.757’ye yükseldiğini, Ekim 2025’teki kırılgan ateşkesten bu yana geçen sürede ise ihlaller nedeniyle 870 kişinin öldüğünü raporladı.

    İsrail ordusu bu sabah erken saatlerde Güney Lübnan’daki 9 köy ve kasaba (Ensar, Babliye, Arzi, Siyad vb.) için acil tahliye emri yayınladı ve bu bölgelerin hava saldırısıyla vurulacağını duyurdu.

    Ancak Washington’dan gelen son dakika bilgisine göre, normalde bu pazar günü dolacak olan İsrail-Lübnan (Hizbullah) arasındaki ateşkes, ABD’nin arabuluculuğunda 45 gün daha uzatıldı. Müzakerelerin Haziran başında devam edeceği açıklandı.

    HABER MERKEZİ

  • İran ve Tayvan kıskacında kritik Trump-Şi buluşması!

    İran ve Tayvan kıskacında kritik Trump-Şi buluşması!

    PİRHA- İran savaşı, Tayvan düğümü ve yapay zeka yarışı gölgesinde Pekin’e giden Trump, beraberindeki teknoloji devleriyle Çin pazarında “sihirli dokunuşlar” arıyor.

    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, küresel istikrarı yeniden şekillendirecek iki günlük zirve için Pekin’de bir araya geldi. Kırmızı halı töreni, askeri geçitler ve görkemli karşılamalarla başlayan zirve, dünya basınında son yılların en kritik diplomatik hamlesi olarak tanımlanıyor.

    REUTERS: EN BÜYÜK ZİRVE VE CEO DİPLOMASİ HEYETİ

    Reuters’ın haberine göre, Trump görüşmenin açılışında Şi Cinping’e, “Sen harika bir lidersin, bazen insanların bunu söylemem hoşuna gitmiyor ama ben yine de söylüyorum. Bu şimdiye kadarki en büyük zirve olabilir” diyerek kişisel dostluk vurgusu yaptı.

    İş Dünyası Masada: Reuters, heyetteki Elon Musk (Tesla), Tim Cook (Apple) ve Jensen Huang (Nvidia) gibi isimlerin varlığına

    dikkat çekerek, Trump’ın “Çin’i bu dahi insanlara açın, sihirlerini yapsınlar” talebini öne çıkardı.

    THE GUARDİAN: TAYVAN VE İRAN GÖLGESİNDE KIRMIZI HALI

    The Guardian, görkemli karşılamanın ardındaki gerilimi “İran savaşı görüşmelerin üzerine uzun bir gölge düşürüyor” şeklinde yorumladı.

     Gazete, Şi Cinping’in Tayvan konusundaki sert uyarısını manşete taşıdı: “Tayvan meselesi yanlış yönetilirse, iki ulus çatışmaya girebilir.”

    Guardian analistleri, Trump’ın Orta Doğu’daki savaşı bitirmek için Çin’in desteğine ihtiyaç duyduğunu ve bu durumun ABD’nin Tayvan politikasında bir “esneme” yaratıp yaratmayacağının merak konusu olduğunu belirtti.

    THE TİMES: G2 DÜNYASI VE ÜÇÜNCÜ TARAFLARIN ENDİŞESİ

    The Times, zirveyi “Süper güçlerin yükselişi, Avrupa ve Japonya’nın endişesi” olarak nitelendirdi.

    Gazete, 2017’deki ziyarette Çin’in Trump’ı etkilemeye çalıştığını ancak bugün Şi Cinping’in masaya “tamamen eşit bir güç” olarak oturduğunu vurguladı. Habere göre, 2020’deki “Faz 1” anlaşmasının başarısızlığından ders alan Trump, bu kez taahhütlerin takibi için her iki ülkeden üst düzey yetkililerin yer alacağı ortak bir “Ticaret Kurulu kurulmasını önerdi.

    MASADAKİ ÜÇ BÜYÜK MADDE

    Hürmüz Boğazı: Devam eden İran savaşı nedeniyle kapanan enerji yollarının açılması için Çin’in Tahran üzerindeki nüfuzunu kullanması talep edildi.

    Yapay Zeka Güvenliği: İki liderin nükleer fırlatma kararlarında yapay zeka kullanımını kısıtlama konusunda bir çerçeve çizmeye yakın olduğu bildiriliyor.

    Ticari Satın Alımlar: Çin’in, ABD’deki Kasım ara seçimleri öncesinde Trump’ın elini rahatlatmak için tarım ürünleri ve Boeing uçakları için devasa satın alma taahhütleri vermesi bekleniyor.

    Bu zirve, sadece iki ülkenin ticaretini değil, Hürmüz Boğazı’ndaki enerji güvenliğinden teknolojik üstünlük yarışına kadar her şeyi belirleyecek gibi görünüyor.

    HABER MERKEZİ

  • Hürmüz’de düğüm çözülmedi, Pentagon’da tasfiye başladı!

    Hürmüz’de düğüm çözülmedi, Pentagon’da tasfiye başladı!

    PİRHA- ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik hava saldırılarını Pakistanlı arabulucuların ricasıyla süresiz olarak askıya aldığını duyurmasına rağmen Orta Doğu’da sular durulmuyor. Reuters’ın bugün geçtiği son dakika bilgilerine göre; Tahran yönetimi, ABD’nin saldırıları durdurmasını yeterli bulmayarak denizdeki baskısını artırdı.

    HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA “ABLUKA” SAVAŞI VE EL KOYMALAR

    Reuters, İran Devrim Muhafızları’nın (IRGC) stratejik Hürmüz Boğazı’nda kontrolü tamamen ele aldığını ve iki uluslararası yük gemisine (Panama bayraklı MSC Francesca ve Liberya bayraklı Epaminondas) el koyduğunu doğruladı. Bu hamle, savaşın başladığı Şubat ayından bu yana İran’ın ilk doğrudan gemi alıkoyma eylemi olarak kayıtlara geçti.

    İran Meclis Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, sosyal medya üzerinden yaptığı sert açıklamada, ABD deniz ablukasının kendisi için bir “savaş ilanı” olduğunu vurguladı. Kalibaf “Askeri saldırganlıkla başaramadığınızı zorbalıkla da başaramayacaksınız tam ateşkes ancak abluka kalkarsa mümkündür” diyerek Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam edeceğini duyurdu.

    PENTAGON’DA DEPREM: DONANMA SEKRETERİ KOVULDU

    Savaşın gidişatı sadece sahada değil, Washington’un idari koridorlarında da büyük bir krize yol açmış durumda. The Guardian, ABD Donanma Sekreteri John Phelan’ın dün aniden görevden alınmasının perde arkasını yazdı. Gazetenin Pentagon kaynaklarına dayandırdığı habere göre; Phelan, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile abluka stratejisi ve denizdeki operasyonların yönetimi konusunda girdiği şiddetli tartışmanın ardından “derhal” görevinden uzaklaştırıldı. Bu ayrılık ABD deniz gücünün Hürmüz Boğazı çevresinde en kritik günlerini yaşadığı bir dönemde yönetimdeki çatlağı derinleştiriyor.

    LÜBNAN’DA KANLI GÜN: GAZETECİ AMAL KHALİL HAYATINI KAYBETTİ

    Al Jazeera ve yerel Lübnan kaynakları, 16 Nisan’da ilan edilen 10 günlük sınırlı ateşkesin fiilen çöktüğünü bildirdi. Bugün İsrail hava saldırılarında hayatını kaybedenler arasında ünlü Lübnanlı gazeteci Amal Khalil’in de bulunması dünya basınında geniş yankı uyandırdı. Lübnan Başbakanı Nawaf Salam, gazetecilerin hedef alınmasını bir “savaş suçu” olarak nitelendirerek uluslararası toplumu acil müdahaleye çağırdı. İsrail ordusu ise Güney Lübnan’daki Radwan birliğine yönelik operasyonların devam ettiğini ve bir Hizbullah savaşçısının sağ ele geçirildiğini duyurdu.

    EKONOMİK YIKIM: PETROL 105 DOLARI AŞTI

    Küresel piyasalar, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutma kararlılığına sert bir tepki verdi. Bloomberg verilerine göre Brent petrolün varil fiyatı bugün 105 doların üzerine çıkarak son haftaların en yüksek seviyesine ulaştı. Bu durum özellikle Avrupa ekonomilerini doğrudan tehdit etmeye başlarken; United Airlines gibi dev havayolu şirketleri yakıt maliyetlerini gerekçe göstererek bilet fiyatlarına yüzde 20 oranında zam yaptıklarını açıkladı.

    KIBRIS VE AB

    Associated Press (AP), Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in bugün AB liderlerine yaptığı acil çağrıyı öne çıkardı. Hristodulidis, geçtiğimiz ay İngiliz hava üssü Akrotiri’ye düzenlenen dron saldırısını hatırlatarak AB’nin bir üye ülkeye saldırı durumunda nasıl tepki vereceğine dair somut bir “yol haritası”na ihtiyacı olduğunu söyledi. AB liderlerinin yarın bu amaçla acil bir “Akdeniz Paktı” zirvesi yapması bekleniyor.

    Bugün itibarıyla dünya basını, Trump’ın “saldırıları durdurma” kararını bir barış umudu olarak değil, ABD’nin kendi içindeki askeri-idari kriz ve ekonomik baskılar nedeniyle aldığı bir “mola” olarak değerlendiriyor. Tahran ise bu molayı denizde hakimiyet kurarak bir pazarlık gücüne dönüştürmeye çalışıyor.

    HABER MERKEZİ

  • Orta Doğu’da barut kokulu sessizlik: Ateşkes mi, savaş hazırlığı mı?

    Orta Doğu’da barut kokulu sessizlik: Ateşkes mi, savaş hazırlığı mı?

    PİRHA- Orta Doğu, modern tarihin en karmaşık 24 saatinden birini yaşıyor. ABD ve İran arasındaki 54 günlük savaşın ardından ilan edilen ateşkesin süresi bugün dolarken, uluslararası basının geçtiği bilgiler bölgenin barıştan çok yeni bir çatışma dalgasına hazırlandığını gösteriyor.

    DİPLOMASİDE KÖR DÜĞÜM: TRUMP ATEŞKESİ UZATTI

    Associated Press (AP) ve The Guardian’ın haberlerine göre; ABD Başkanı Trump, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in yoğun arabuluculuk çabaları üzerine İran ile olan ateşkesi “belirsiz bir süre” daha uzattığını duyurdu. Ancak bu uzatma barışçıl bir niyetten ziyade lojistik bir hamle olarak değerlendiriliyor:

    ABD yönetiminin bu süreyi mühimmat depolarını yenilemek için kullandığı bizzat Beyaz Saray kaynaklarınca doğrulanırken, Trump “İran’ın önüne konulan anlaşmayı kabul etmekten başka şansı olmadığını” belirtti.

    The Guardian: Pakistan’ın İslamabad şehrinde yapılması planlanan müzakereler, İran heyetinin katılımı konusundaki belirsizlik nedeniyle askıda.

    HÜRMÜZ BOĞAZI: KÜRESEL EKONOMİNİN KALBİNDE ABLUKA

    Al Jazeera ve Reuters’ın geçtiği bilgilere göre, askeri hareketlilik deniz ticaret yollarına kaymış durumda:

    Deniz Korsanlığı İddiası: İran, ABD’nin dün bir İran kargo gemisine el koymasını “deniz haydutluğu” olarak niteleyerek BM’yi göreve çağırdı.

    Limanlar Kapalı: ABD ablukası nedeniyle İran limanlarının doluluk oranının kritik seviyeye geldiği, buna misilleme olarak Tahran’ın Umman açıklarında bir konteyner gemisine saldırdığı bildiriliyor.

    Le Monde, Fransa ve İngiltere’nin Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret güvenliğini sağlamak için ortak bir deniz operasyonuna (Deniz Ticaret Yollarını Koruma Operasyonu) liderlik etmeye hazırlandığını duyurdu.

    İNSANİ BİLANÇO VE ENKAZIN BEDELİ

    Le Monde ve Al Jazeera, savaşın insani ve hukuki boyutunu ön plana çıkardı:

    BM ve AB tarafından yayınlanan ortak rapor, Gazze’nin yeniden inşası için önümüzdeki 10 yıl boyunca 71 milyar dolarlık devasa bir bütçeye ihtiyaç olduğunu ortaya koydu.

    Lübnan Afet Yönetim Birimi, son haftalardaki İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 2.454’e yükseldiğini açıkladı.

    İsrail parlamentosunun Filistinli tutuklular için “idam cezası” yasasını geçirmesi, Avrupa Konseyi ile Tel Aviv arasında diplomatik kriz çıkardı.

    SAVAŞIN MALİYETİ: GÜNLÜK 2 MİLYAR DOLAR

    Kanada merkezli Le Journal de Montréal gazetesi tarafından yayımlanan infografik çalışmaya göre, ABD’nin bölgedeki operasyonel askeri maliyeti günlük 2 milyar dolara ulaştı. 56 binden fazla ABD askerinin bölgede konuşlu olduğu belirtilirken bu ekonomik yükün küresel piyasalarda “savaş enflasyonunu” körüklediği vurgulanıyor.

    Dünya basınına göre bugün Orta Doğu’da durum, barış görüşmelerinden ziyade “stratejik bir nefes alma” evresinde. Pakistan’daki müzakere masası kurulamazsa, Hürmüz Boğazı’nda aktif bir çatışmanın başlaması an meselesi görülüyor.

    HABER MERKEZİ

  • Enerji savaşları yeniden: Boğazda baskın, piyasalar kırmızı!

    Enerji savaşları yeniden: Boğazda baskın, piyasalar kırmızı!

    PİRHA- Dünya basını, Orta Doğu’da aylar süren çatışmaların ardından sağlanan ateşkesin en ağır sınavını verdiğini bildiriyor. ABD’nin bir İran gemisine el koyması ve İsrail’in Lübnan sınırındaki yeni askeri planları ana gündem maddeleri.

    REUTERS: ENERJİ VE FİNANS PİYASALARINDA HÜRMÜZ ŞOKU

    Reuters, Hürmüz Boğazı’nda bir İran gemisine el konulmasıyla tırmanan gerilimin, küresel piyasaları kırmızıya boyadığını ve petrol fiyatlarını yeniden 100 dolar sınırına taşıdığını yazdı.

    Reuters, Asya piyasalarının haftaya sert bir düşüşle başladığını bildirdi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 6’dan fazla artarak 96.50 dolara ulaştı. Analistler, boğazdaki sevkiyatın tamamen durması halinde fiyatların 150 dolara kadar çıkabileceği uyarısında bulunuyor.

    Haberde, İslamabad’da yapılması planlanan barış görüşmelerinin tehlikeye girdiği belirtiliyor. İran tarafı, ABD’nin deniz operasyonunu bir “savaş nedeni” olarak gördüğünü ve müzakere masasına oturmayabileceğini ima etti.

    THE GUARDİAN: ATEŞKESİN SONU MU? İRAN MİSİLLEME SÖZÜ VERDİ”

    ABD Deniz Piyadeleri’nin bir kargo gemisini ele geçirmesi, Washington-Tahran hattındaki kırılgan dengeleri altüst etti; İngiltere’de hükümet enerji güvenliği için “acil durum” mesajı verdi.

    Guardian’ın canlı blog aktarımına göre, Umman Körfezi’nde durdurulan M/V Touska adlı gemi, ABD’nin deniz blokajını delmeye çalışmakla suçlanıyor. Geminin motor dairesine açılan “etkisiz hale getirme ateşi” sonrası ABD Marines birimi gemiye iniş yaptı.

    İngiltere Enerji Bakanı Ed Miliband bu sabah yaptığı açıklamada Orta Doğu’daki bu krizin fosil yakıtlara bağımlılığın ne kadar riskli olduğunu kanıtladığını belirterek, “temiz enerji güvenliği dönemine” geçişin hızlandırılacağını duyurdu.

    ASSOCİATED PRESS: LÜBNAN SINIRINDA YENİ TAMPON BÖLGE

    İsrail ordusunun yayımladığı “tampon bölge” haritası, ateşkes sürecinde olmasına rağmen sınır kasabalarının sistematik olarak yıkıldığı iddialarını beraberinde getirdi.

    İsrail ordusunun yayımladığı yeni harita, Lübnan sınırının 5 ila 10 km içlerine kadar uzanan bir “güvenlik kuşağı” oluşturulacağını gösteriyor.

    Yerel kaynaklara dayandırılan haberlerde, İsrail’in sınırdaki yerleşim yerlerini “Hizbulla altyapısı” olduğu gerekçesiyle iş makineleriyle yıktığı ve bölgeyi insansızlaştırdığı bildiriliyor. Lübnan hükümeti bu durumu ateşkesin ağır bir ihlali olarak BM’ye taşıdı.

    CENTCOM VE İRAN HATTI: KORSANLIK MI GÜVENLİK Mİ?

    ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) gemi operasyonuna dair görüntüleri paylaşırken; İran tarafı operasyonu “deniz haydutluğu” olarak tanımladı.

    Trump’ın Açıklaması: ABD Başkanı Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, “Gemi uyarılarımızı dinlemedi, motor dairesinde bir delik açtık ve şimdi Marines kontrolü sağladı. İçinde ne olduğuna bakıyoruz,” diyerek operasyonu doğruladı.

    İran’ın Yanıtı: İran devlet ajansları, ABD’nin ateşkesi resmen bozduğunu ve “yakın zamanda” askeri bir misilleme yapılacağını duyurdu. Tahran, geminin sadece ticari yük taşıdığını savunuyor.

    HABER MERKEZİ

  • Masada barış, denizde savaş!

    Masada barış, denizde savaş!

    PİRHA- Dünya bugün iki zıt gerçeklikle uyandı: Bir yanda İslamabad’daki otel odalarında kağıt üzerinde yürütülen “nükleer barış” müzakereleri, diğer yanda Hürmüz Boğazı’nın karanlık sularında mermi sesleriyle bozulan sessizlik. Sekizinci haftasına giren savaşta, çarşamba günü dolacak olan ateşkesin kaderi bu sabah yaşanan bu gelişmelerle bıçak sırtına geldi.

    “PAZARLIK MASASINDA 15 YILLIK UÇURUM”

    Reuters haber ajansı, sabahın erken saatlerinde Washington ve İslamabad kaynaklı geçtiği özel dosyasında nükleer pazarlığın teknik detaylarını ilk kez dünyaya ilan etti.

    Rakamlarla Pazarlık: Ajans, ABD delegasyonunun İran’ın nükleer kapasitesini tamamen dondurması için 20 yıllık bir takvim dayattığını, İran tarafının ise bu süreyi ancak 3 ila 5 yıla çekebileceğini söylediğini bildirdi.

    Galibaf’ın İtirafı: İran’ın üst düzey müzakerecisi Muhammed Bakır Galibaf, devlet medyasına verdiği demeçte, “İlerleme var ama aramızda hala büyük bir mesafe bulunuyor. Müzakereler artık bir veya iki kritik maddeye kadar inmiş olabilir” diyerek, 1979 devriminden bu yana yapılan bu en üst düzey görüşmelerin ciddiyetini vurguladı.

    Ekonomik Çıkmaz: Reuters, sevkiyat hattının tekrar kapanmasıyla birlikte dünya genelinde 20.000 denizci ve yüzlerce geminin Basra Körfezi’nde mahsur kaldığını, petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın piyasaları kilitlediğini aktardı.

    “MERMİ SESLERİ VE DİJİTAL KAOS”

    The Guardian, Londra saatiyle 06:29’da geçtiği haberinde, diplomatik umutların denizde nasıl fiziksel bir çatışmaya dönüştüğünü manşetine taşıdı.

    Uyarı Yapılmadan Ateş Açıldı: Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Merkezi (UKMTO) Umman açıklarında seyreden bir tankere İran Devrim Muhafızları’na (IRGC) ait iki hücum botu tarafından telsiz uyarısı dahi yapılmadan ateş açıldığını bildirdi. Guardian, Hint bayraklı bir petrol tankerinin de benzer bir saldırıya maruz kaldığını teyit etti.

    Yönetilemeyen X Diplomasisi: Gazete, Donald Trump’ın müzakereler sürerken attığı çelişkili tweetleri mercek altına aldı. Trump’ın bir yandan görüşmeleri övüp diğer yandan İran’ı “şantajcı” olarak nitelendirmesinin, diplomatik süreci “yönetilemez bir kaosa” sürüklediği analizine yer verildi.

    “TAHRAN’IN STRATEJİK RESTİ: TAM ABLUKA ALTINDA GEÇİŞ YOK”

    Katar merkezli Al Jazeera, İran’ın askeri kanadından gelen resmi açıklamaları öne çıkararak sahadaki yeni yönetim biçimini duyurdu:

    Hatemü’l-Enbiya Devreye Girdi: İran Müşterek Askeri Komutanlığı, boğazın yönetiminin artık tamamen “ordu denetimine” geçtiğini bildirdi.

    Antalya Diplomasisi: Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, Antalya’daki diplomasi forumu sırasında basına yaptığı açıklamada; “ABD bizim limanlarımızı kuşatma altında tutarken, bizim Hürmüz’den güvenli geçiş sağlamamızı bekleyemez” diyerek rest çekti.

    “TRUMP’IN SİYASİ KUMARI”

    New York Times, Beyaz Saray ve Trump’ın golf kulubündeki hareketliliği takip etti.

    Beyaz Saray’da ulusal güvenlik danışmanlarının toplandığını bildiren gazete,  Kasım ayındaki ara seçimler öncesi Trump’ın “yüksek benzin fiyatları ve düşük onay oranları” nedeniyle barışa mecbur olduğunu ancak “zayıf görünmeme” pahasına ateşi körüklediğini yazdı.

    New York Times, 8 haftalık ağır hava saldırılarına rağmen İran’ın stratejik füze ve donanma gücünün büyük kısmının hala operasyonel olduğunu belirten gizli bir raporu manşetine taşıdı.

    “LÜBNAN’DA ATEŞKES KAĞIT ÜZERİNDE KALDI”

    İsrail’in Haaretz gazetesi, IDF’in (İsrail Savunma Kuvvetleri) doğruladığı haberi manşete taşıdı:

    Cephe Kayıpları: Güney Lübnan’daki çatışmalarda bir İsrail askerinin öldüğü ve dokuz askerin yaralandığı resmen açıklandı. Bu durum, nükleer müzakerelerin gölgesinde bölgesel çatışmanın şiddetini koruduğunu gösterdi.

    Dünya basını şu iki ana tespitte birleşiyor:

    Diplomatik Umut: Reuters ve resmi ajanslar, nükleer takvimde 20 yıl – 5 yıl pazarlığının son aşamaya geldiğini teyit ediyor.

    Sıcak Gerçeklik: The Guardian ve Al Jazeera, boğazda ateş açıldığını ve İran donanmasının rotasını “tam kontrol” statüsüne çevirdiğini bildirerek çarşamba günkü ateşkes sonu için büyük bir endişe yayıyor.

    HABER MERKEZİ

  • Dünya Basını: Sahada ateşkes, masada büyük uzlaşı!

    Dünya Basını: Sahada ateşkes, masada büyük uzlaşı!

    PİRHA- Dünya medyası bugün iki ana aksa kilitlenmiş durumda: Lübnan’da yürürlüğe giren 10 günlük “deneme” ateşkesi ve ABD ile İran arasında Pakistan’ın kalbi İslamabad’da imzalanması beklenen tarihi barış mutabakatı.

    “PİYASALAR BARIŞI ONAYLADI, İSLAMABAD’DA İMZA HAZIRLIĞI”

    Reuters, haberini sahadaki ekonomik veriler ve Pakistan’daki üst düzey diplomatik kaynaklarla teyit ederek şu ayrıntıları geçti:

    Reuters, petrol fiyatlarının barış umuduyla dramatik bir düşüş yaşadığını bildirdi. Brent petrolün varil fiyatı 98.17 dolara, ABD ham petrolü (WTI) ise 93.47 dolara geriledi. Bu veri, piyasaların savaştan çıkış senaryosunu “gerçek” kabul ettiğinin en somut kanıtı olarak sunuldu.

    İslamabad Zirvesi ve Trump: Ajans, Pakistanlı üst düzey bir kaynağa dayandırarak; ABD Başkanı Trump’ın hafta sonu İslamabad’a uçabileceğini ve burada İran ile bir Mutabakat Zaptı (MOU) imzalanacağını bildirdi. Bu zaptın ardından 60 gün içinde kapsamlı bir barış anlaşmasının hedeflendiği teyit edildi.

    Haberde, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir’in Çarşamba’dan beri Tahran’da olduğu ve “çetrefilli” konularda (nükleer ve bölgesel vekalet savaşları) büyük bir atılım gerçekleştirdiği belirtildi.

    LÜBNAN’DA GÖÇ TERSİNE DÖNDÜ, HİZBULLAH TETİKTE”

    The Guardian, Lübnan sınırındaki insani ve askeri tabloyu en ince ayrıntısına kadar mercek altına aldı:

    Sivillerin Dönüşü: Gazete, Beyrut’un güney banliyölerinden (Dahieh) ve sığınaklardan çıkan binlerce sivilin, ateşkesin resmen başladığı sabah 06:00 itibarıyla güneydeki köylerine dönmek için konvoylar oluşturduğunu bildirdi.

    Ateşkes İhlalleri: Guardian, Lübnan ordusunun sabahın ilk saatlerinde İsrail’in bazı köyleri topçu ateşiyle taciz ettiğine dair raporlarını da teyitli bilgi olarak paylaştı. Bu durum, barışın ne kadar “pamuk ipliğine bağlı” olduğunu kanıtlıyor.

    Hizbullah’ın Şartı: Gazete, üst düzey Hizbullah yetkilisi Bilal Lakkiss’in “Silah bırakma talebini ancak kapsamlı bir ulusal güvenlik vizyonu çerçevesinde tartışırız” şeklindeki sert uyarısını manşetine taşıdı.

    “NÜKLEER DOSYADA 20 YILLIK UZLAŞI SIZINTISI”

    The New York Times, Washington’daki Beyaz Saray ve Pentagon koridorlarından sızan “Büyük Pazarlık” detaylarını yazdı:

    20 Yıl Şartı: Gazete, İran’ın nükleer silah sahibi olmama taahhüdünü 20 yıla çıkarmayı kabul ettiğini, ABD’nin ise buna karşılık İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını ülke dışına (muhtemelen Rusya veya Umman) çıkarmasına onay verdiğini iddia etti.

    The New York Times, Trump’ın “Savaş bitmeli” çıkışını, ABD’de yaklaşan ara seçimler öncesi bütçeyi zorlayan askeri harcamaları durdurma ve seçmene “Zafer Getiren Başkan” imajı verme çabası olarak değerlendirdi.

    “GAZZE ATEŞKESİN DIŞINDA MI KALDI?”

    Katar merkezli Al Jazeera, bölgesel tepkileri ve “çifte standart” eleştirilerini odağına aldı:

    Bölgesel Huzursuzluk: Kanal, Lübnan sınırında sessizlik hakimken Gazze ve Batı Şeria’da askeri operasyonların tam gaz devam ettiğini bildirdi. Bu durumun Ürdün, Mısır ve Türkiye gibi bölgesel aktörler nezdinde “eksik barış” olarak yorumlandığını vurguladı.

    Hürmüz Boğazı: Al Jazeera, Hürmüz Boğazı’nın hala fiilen kapalı olduğunu ancak İslamabad’daki imza sonrası 48 saat içinde gemi trafiğine kontrollü izin verilmesinin beklendiğini teyit etti.

    “AVRUPA KENDİ GÜVENLİĞİ İÇİN PARİS’TE TOPLANIYOR”

    Fransız Le Monde, bugün Paris ve Londra başkanlığında gerçekleşecek 40 ülkelik dev zirveyi yazdı:

    Navigasyon Özgürlüğü: Avrupa ülkeleri, ABD’nin tek taraflı deniz ablukasından rahatsızlık duyuyor. Le Monde, İngiltere ve Fransa’nın, ticaret yollarının güvenliğini sağlamak için ortak bir “Avrupa Deniz Gücü” (EMASoH 2.0) kurmayı planladığını ve bu sabahki toplantıda bunun deklare edileceğini bildirdi.

    Dünya basınının ortak paydası, “Sahada ateşkes başladı ama gerçek savaş, İslamabad’daki imza masasında veriliyor.” Eğer hafta sonu Trump ve İranlı yetkililer el sıkışırsa, 21. yüzyılın en büyük jeopolitik değişimi gerçekleşmiş olacak. Ancak sınır hattındaki taciz ateşleri, bu süreci sabote etmek isteyen aktörlerin hala aktif olduğunu hatırlatıyor.

    HABER MERKEZİ

  • Orta Doğu’da karar günü: Küresel manşetlerde diplomasi ve abluka kıskacı!

    Orta Doğu’da karar günü: Küresel manşetlerde diplomasi ve abluka kıskacı!

    PİRHA- Küresel piyasalar Lübnan’dan gelecek bir ateşkes haberini beklerken, ABD’nin İran limanlarına yönelik başlattığı deniz ablukası 2026’nın en büyük jeopolitik krizi olarak dünya basınında ilk sırada yer alıyor.

    “LÜBNAN’DA ATEŞKES BEKLENTİSİ PİYASALARI HAREKETLENDİRDİ”

    Reuters, bugün yayımladığı analizde diplomatik kaynaklara dayandırarak, Lübnan ile İsrail arasında bir haftalık “deneme ateşkese” dair anlaşmanın masada olduğunu duyurdu.

    Haberde, İsrail Güvenlik Kabinesi’nin dün gece geç saatlere kadar bu konuyu tartıştığı ve Hizbullah’ın Litani Nehri’nin kuzeyine çekilme şartını “prensipte” kabul ettiği belirtildi.

    Ekonomik Etki: Reuters, bu haberin ardından ham petrol fiyatlarının varil başına 98 dolara kadar gerilediğini ve küresel borsalarda “rahatlama rallisi” başladığını teyit etti.

    “TRUMP: SAVAŞ NEREDEYSE BİTTİ, ANCAK ABLUKA SÜRÜYOR”

    The Guardian, ABD Başkanı Donald Trump’ın son 24 saat içinde yaptığı açıklamaları ve Basra Körfezi’ndeki son durumu manşetine taşıdı.

    Başkanlık Mesajı: Gazete, Trump’ın “Savaşın sonuna geldik, İran ile masaya oturmaya yakınız” şeklindeki iyimser açıklamasına yer verirken, sahadaki durumun bu kadar toz pembe olmadığını vurguladı.

    Deniz Operasyonu: Guardian’ın teyit ettiği bilgilere göre, ABD Deniz Kuvvetleri (CENTCOM), son 48 saat içinde İran limanlarından ayrılmaya çalışan 9 tanker ve yük gemisine müdahale ederek limanlara geri dönmeye zorladı.

    “İNSANİ YARDIMLAR SİYASAL PAZARLIKLARA REHİN EDİLDİ”

    Katar merkezli Al Jazeera, bölgedeki ateşkes görüşmelerinin insani yardım koridorları üzerinden yürütüldüğünü bildirdi.

    Gazze ve Batı Şeria: Kanal, yardımların geçişi karşılığında bazı stratejik bölgelerin boşaltılması şartının halk nezdinde büyük bir öfkeye yol açtığını ve Ürdün ile Mısır’daki protestoların yayıldığını manşetine taşıdı.

    “PARİS’TEN WASHİNGTON’A ‘TEK TARAFLILIK’ ELEŞTİRİSİ”

    Fransız Le Monde, Avrupa Birliği’nin ABD’nin bölgedeki tek taraflı deniz ablukasından duyduğu rahatsızlığı yazdı.

    Diplomatik Kriz: Gazete, Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın, “Müttefiklerimize danışılmadan alınan kararlar Akdeniz’deki enerji güvenliğini tehlikeye atıyor” şeklindeki sert uyarısını öne çıkararak, NATO müttefikleri arasındaki görüş ayrılığının derinleştiğine dikkat çekti.

    “KUZEY SINIRINDA SESSİZLİK ARAYIŞI: HALK EVLERİNE DÖNEBİLECEK Mİ? 

    İsrail’in önde gelen yayınlarından Haaretz, Lübnan sınırındaki tahliyelerin son bulması için askeri yönetimin sivil hükümet üzerindeki baskısının arttığını yazdı. Gazete, ordunun “Hizbullah’ın lojistik hatlarının kesildiğini ve diplomasi için alan açıldığını” savunduğunu bildirdi.

    Bugün uluslararası basın, Orta Doğu için iki farklı senaryonun eşiğinde olduğumuzda birleşiyor. Ya ABD’nin ağır ekonomik baskısı Tahran’ı ve müttefiklerini masaya getirecek ya da sürdürülen bu “liman mühürleme” stratejisi bölgeyi geri dönüşü olmayan bir patlamaya sürükleyecek. Gözler, bu gece yarısı Lübnan için yapılması beklenen resmi açıklamada.

    HABER MERKEZİ

  • Ortadoğu’da “Abluka kıskacı” ve İslamabad hattında kritik 48 saat!

    Ortadoğu’da “Abluka kıskacı” ve İslamabad hattında kritik 48 saat!

    PİRHA- Ortadoğu, 28 Şubat’ta başlayan ve küresel dengeleri sarsan savaşın en kritik dönemeçlerinden birine girdi. Bugün dünya basını, ABD’nin İran’a yönelik başlattığı deniz ablukasının ekonomik sonuçları ile Pakistan’da gerçekleşmesi beklenen barış görüşmelerinin gölgesinde kalan diplomatik umutları manşetlerine taşıyor.

    WASHİNGTON-TAHRAN HATTINDA DİPLOMATİK KUMAR: İSLAMABAD’DA İKİNCİ PERDE

    The Guardian ve Reuters, ABD Başkanı Donald Trump’ın Pakistan Ordu Komutanı Mareşal Asım Munir’i “muazzam” olarak nitelendirmesini ve müzakerelerin 48 saat içinde başlayabileceği yönündeki sinyallerini manşetlerine çekti. Pakistan basınının geçtiği bilgilere göre, İslamabad yönetimi 22 Nisan’da sona erecek olan ateşkes dolmadan tarafları masaya oturtmak için zamana karşı yarışıyor.

    Vance’in Şartı: Hafta sonu masayı terk eden Başkan Yardımcısı JD Vance, nükleer silahlardan vazgeçilmesine dair “kesin taahhüt” görmeden kalıcı barışın zor olduğunu yineliyor.

    İran’ın Direnci: İranlı yetkililer ise sahada kaybetmediklerini, masada da “maksimalist” taleplere teslim olmayacaklarını vurguluyor.

    DENİZLERDE EKONOMİK GİYOTİN: CENTCOM İRAN’I DÜNYADAN KOPARDI

    The Wall Street Journal ve Al Jazeera’nın geniş yer ayırdığı haberlere göre, ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM) ablukanın ilk 36 saatinde İran’ın deniz ticaretini tamamen felç etti.

    Yüzde 90 Kayıp: Amiral Brad Cooper, İran ekonomisinin can damarı olan deniz ticaretinin durdurulduğunu açıkladı. Bu durum, özellikle Çinli alıcıların ve bölgedeki petrol trafiğinin tamamen yön değiştirmesine neden oldu.

    Rich Starry Krizi: Çin sahipliğindeki bir tankerin ablukayı delmeye çalıştıktan sonra geri dönmek zorunda kalması, Washington’un “tarafsızlık gözetmeksizin uygulama” kararlılığının bir kanıtı olarak görülüyor.

    İSRAİL-LÜBNAN ARASINDA TARİHİ TEMAS: WASHİNGTON ZİRVESİ

    Uluslararası basında (özellikle CBC News ve Al Jazeera), İsrail ve Lübnan hükümetleri arasında Washington’da gerçekleştirilen doğrudan görüşmeler “tarihi bir fırsat” olarak nitelendiriliyor.

    Hizbullah devre dışı mı? İsrail tarafı Beyrut’un “Hizbullah işgalinden kurtulma” arzusunu dile getirdiğini iddia ederken, Hizbullah bu görüşmeleri tanımayacağını ilan etti.

    Lübnan’ın Yıkımı: Görüşmelerde Lübnan’ın yeniden inşası için ekonomik yardım paketleri konuşulsa da, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını “ateşkes dışı” sayması barış umutlarını kırılganlaştırıyor.

    KÜRESEL PİYASALARDA ATEŞKES MOLASI

    Ekonomi basını (Bloomberg ve Financial Times), petrol fiyatlarındaki dalgalanmaya odaklanmış durumda. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasıyla 100 doların üzerine fırlayan ham petrol, İslamabad’da ikinci tur görüşme beklentisiyle 95 dolara geriledi. Ancak IMF ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), savaşın uzaması durumunda küresel bir resesyonun kaçınılmaz olduğu uyarısını sürdürüyor.

    ULUSLARARASI TEPKİ: BARIŞ GÜCÜ ÖFKESİ

    İngiltere, Kanada ve Japonya’nın aralarında bulunduğu 10 ülke, Lübnan’daki BM barış güçlerine yönelik saldırıları sert bir dille kınadı. BM Genel Sekreteri Guterres, serbest seyrüsefer hakkının uluslararası hukukun garantisi altında olduğunu hatırlatarak tarafları itidale çağırdı.

    Dünya basınına göre bugün, bir yandan “mutlak abluka” ile İran’ın diz çöktürülmeye çalışıldığı, diğer yandan “muazzam bir anlaşma” umuduyla diplomatik kapıların aralandığı paradoksal bir gün olarak kayıtlara geçiyor. Önümüzdeki 48 saat, Ortadoğu’nun on yıllarını belirleyecek.

    HABER MERKEZİ

  • Hürmüz’de abluka kıskacı: Petrol piyasaları “pazarlık” ve “savaş” arasında!

    Hürmüz’de abluka kıskacı: Petrol piyasaları “pazarlık” ve “savaş” arasında!

    PİRHA- ABD’nin İran limanlarına yönelik başlattığı deniz ablukasıyla Orta Doğu’da gerilim doruk noktasına ulaştı. Donald Trump’ın “İran anlaşmak istiyor” açıklamalarıyla petrol fiyatları 100 doların altına gerilese de, Hizbullah’ın Lübnan-İsrail görüşmelerini reddetmesi ve Hürmüz’deki ilk abluka ihlali barış umutlarını gölgeliyor.

    ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın yedinci haftasında, çatışmanın seyri stratejik bir ekonomik dayanıklılık testine dönüştü. ABD ordusu, dün itibarıyla İran limanlarına yönelik kapsamlı bir deniz ablukası başlattığını duyururken, diplomatik hatlarda tarihin en sert polemikleri ve en kritik müzakereleri eş zamanlı olarak yürütülüyor.

    PİYASALARDA TRUMP İYİMSERLİĞİ, DENİZDE İLK İHLAL

    Reuters’in haberine göre ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ablukanın İran kıyılarına giren veya çıkan tüm gemilere tavizsiz uygulanacağını açıkladı. Bu sert ilana rağmen, Başkan Donald Trump’ın Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında kullandığı ifadeler piyasaları şaşırttı. Trump, “Karşı taraf bizi aradı, çok kötü bir şekilde anlaşma yapmak istiyorlar” diyerek bir diyalog kapısının açık olduğunu ima etti. Bu açıklama, küresel piyasalarda bir rahatlama yaratarak ham petrol fiyatlarını 100 doların altına çekti.

    Ancak The Guardian’ın canlı blog verileri, sahadaki gerilimin sürdüğünü kanıtlıyor. ABD tarafından yaptırım uygulanan Çin sahipliğindeki “Rich Starry” adlı tanker bugün Hürmüz Boğazı’ndan geçerek ABD ablukasını fiilen test eden ilk gemi oldu. Çinli mürettebat taşıyan geminin bu hamlesi, Washington’ın “ateş açma” tehdidine karşı Pekin destekli bir meydan okuma olarak yorumlanıyor.

    HİZBULLAH DİPLOMASİ KAPISINI KAPATTI: İLGİLENMİYORUZ

    Müzakere masasındaki en büyük darbe ise Lübnan cephesinden geldi. Associated Press (AP)’ye Beyrut’ta özel bir röportaj veren Hizbullah’ın üst düzey siyasi yetkilisi Wafiq Safa, Washington’da on yıllar sonra ilk kez yapılması planlanan doğrudan Lübnan-İsrail büyükelçilik görüşmelerine dair çok sert açıklamalarda bulundu.

    Safa, Lübnan hükümetinin İsrail ile bir ateşkes zemini aramasını “meşruiyet dışı” olarak nitelendirerek şu ifadeleri kullandı:

    “Lübnan ile İsrail düşmanı arasında yapılacak bu müzakerelerin sonuçlarıyla hiç ilgilenmiyoruz ve bu sonuçlar bizi hiçbir şekilde bağlamıyor. Çıkacak hiçbir anlaşmaya uymayacağız.”

    Bu açıklama, bölgedeki savaşın Lübnan ayağında merkezi hükümet ile Hizbullah arasındaki uçurumu derinleştirirken, Washington’daki barış çabalarının sahada karşılık bulmama ihtimalini artırdı.

    VATİKAN İLE BEYAZ SARAY ARASINDA “AHLAK” SAVAŞI

    Diplomasi trafiği sadece siyasi aktörlerle sınırlı kalmadı. Reuters muhabiri Joshua McElwee’nin geçtiği habere göre, aslen Şikagolu olan Papa Leo, Cezayir yolundaki uçuşunda Trump’ın kendisine yönelik “korkunç ve zayıf” saldırılarına yanıt verdi. Papa, İncil’deki “Ne mutlu barışı sağlayanlara” mesajının bazı politikacılarca istismar edildiğini belirterek, “Savaşa karşı sesimi yükseltmeye devam edeceğim çünkü masumlar ölüyor” dedi. Trump ise kendi kurduğu ve sahip olduğu sosyal medya hesabı olan Truth Social üzerinden Papa’yı dış politikada “felaket” olmakla suçlayarak polemiği tırmandırdı.

    Bugün  uluslararası basında öne çıkan diğer kritik analizler ise şöyle:

    The Guardian, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin, Avrupa’yı (Fransa ve Almanya) bir kaldıraç olarak kullanarak Trump üzerinde baskı kurmaya çalıştığını ancak Trump’ın İsrail ile olan eşgüdümlü tavrının bu diplomatik atağı kısıtladığını yazdı.

    New York Times’in özel haberine göre, İran’ın uranyum zenginleştirmeyi 5 yıl askıya alma teklifine karşılık ABD’nin 20 yıl ısrarı, Pakistan’daki barış görüşmelerinin kilitlenmesine neden oldu.

    Bölgede ilan edilen iki haftalık ateşkesin sonuna sadece 7 gün kala bir yandan askeri ablukalar diğer yandan “anlaşma santimetrelerle ölçülüyor” diyen diplomatik açıklamalar en kritik haftaya girdiğimizi gösteriyor.

    HABER MERKEZİ

  • Körfez’de savaş tamtamları: ABD,İran limanlarını ablukaya alıyor!

    Körfez’de savaş tamtamları: ABD,İran limanlarını ablukaya alıyor!

    PİRHA- İslamabad’daki barış görüşmelerinin çökmesiyle Orta Doğu’da gerilim zirve yaptı. Trump yönetimi İran’a yönelik deniz ablukası başlattığını duyururken, küresel piyasalar sarsıldı ve petrol 100 doları aştı.

    MÜZAKERELERİN ÇÖKÜŞÜ VE EKONOMİK ŞOK

    Hafta sonu İslamabad’da düzenlenen ve on yılı aşkın süredir ABD ile İran arasındaki ilk doğrudan temas olan tarihi görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması, bölgeyi topyekûn bir savaşın eşiğine getirdi. Reuters’ın aktardığına göre, iki haftalık hassas ateşkes, tarafların anlaşmaya varamaması üzerine yerini askeri yaptırımlara bıraktı.

    Abluka Kararı: ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bugün Basra Körfezi ve Umman Körfezi’ndeki tüm İran limanlarına giren-çıkan gemilere yönelik bir deniz ablukası başlatılacağını duyurdu.

    Trump’ın Resti: Başkan Donald Trump, İran’a geçiş ücreti ödeyen her geminin durdurulacağını belirterek, “Bize veya barışçıl gemilere ateş açan her İranlı cehenneme sürülecektir!” dedi. Ayrıca ABD Donanması’nın Hürmüz Boğazı’ndaki İran mayınlarını imha etmeye başlayacağını açıkladı.

    Ekonomik Sarsıntı: Abluka ilanıyla ham petrol fiyatları yüzde 7’den fazla artarak varil başına 100 doları aştı. Dolar yükselirken, ABD vadeli işlemleri sert düştü. Trump, yüksek akaryakıt fiyatlarının ara seçimlere kadar sürebileceğini itiraf etti.

    Tıkanma Noktaları: Bir ABD yetkilisi, İran’ın uranyum zenginleştirmeyi durdurma ve Hamas, Hizbullah gibi yapılara desteği kesme taleplerini reddettiğini belirtti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi ise ABD’yi “maksimalist” tutumla suçladı.

    ASKERİ TEHDİTLER VE SİYASİ BÖLÜNME

    Ablukanın askeri yansımaları ve Washington’daki siyasi yankılarını manşetine taşıyan The Guardian, krizin derinleşen boyutlarını gözler önüne serdi.

    İran’ın “Ölümcül Girdap” Uyarısı: İran Devrim Muhafızları, boğaz üzerindeki tam kontrollerini vurgulayarak, düşmanların herhangi bir yanlış adımda “ölümcül bir girdaba” hapsolacağını bildirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Şahram İrani, Trump’ın tehditlerini “gülünç” olarak nitelendirdi.

    Cumhuriyetçilerin Baskısı: Eski BM Elçisi Nikki Haley, bu durumu bir “sinir savaşı” olarak tanımlayarak Trump’a “işi bitirme” çağrısı yaptı. Haley, özel kuvvetlerin İran’ın nükleer stoklarına el koymak için hızlı bir operasyon düzenlemesi gerektiğini savundu.

    Demokratların Felaket Uyarısı: Senato İstihbarat Komitesi Başkanı Mark Warner, Haley’nin önerisine şiddetle karşı çıktı. Warner, uranyum stoklarını ele geçirme girişiminin 10.000 asker gerektireceğini ve İran’ın kendi tesislerini bombalayarak Amerikan askerlerini tuzağa düşürebileceği konusunda uyardı.

    Altyapı Tehditleri: Haberde ayrıca Trump’ın, Tahran geri adım atmazsa sadece limanları değil; su arıtma tesislerini, elektrik santrallerini ve köprüleri de bombalama tehdidini yinelediği vurgulandı.

    HABER MERKEZİ

  • İslamabad’da kritik gece: ABD-İran barış görüşmeleri çöktü!

    İslamabad’da kritik gece: ABD-İran barış görüşmeleri çöktü!

    PİRHA- Pakistan’ın başkentinde gerçekleştirilen 21 saatlik maraton müzakerelerden anlaşma çıkmadı. ABD heyeti nükleer taahhüt eksikliğini gerekçe göstererek masadan kalkarken, The Guardian İsrail’in Güney Lübnan’da “topyekûn yıkım” stratejisi uyguladığını bildirdi.

    Pakistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen ve haftalardır süren savaşı sona erdirmesi umulan ABD-İran barış görüşmeleri, tarafların temel konularda uzlaşamaması üzerine başarısızlıkla sonuçlandı. 12 Nisan 2026 itibarıyla İslamabad’dan ayrılan ABD heyeti, İran’ın nükleer programı konusundaki tavrını “kırmızı çizgi” olarak tanımlarken; Lübnan sınırında İsrail ordusunun sivil yerleşimleri haritadan sildiği haberleri bölgedeki insani krizin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

    MÜZAKERELER NEDEN BAŞARISIZ OLDU? 

    Reuters tarafından aktarılan bilgilere göre, 21 saat süren yoğun diplomatik trafik, tarafların birbirini suçlamasıyla sona erdi. Pakistanlı kaynaklar, görüşmeler boyunca her iki tarafın da “ruh halinin dalgalı” olduğunu belirtirken, ana anlaşmazlık noktaları şunlar oldu:

    Nükleer Taahhüt: ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’ın nükleer silah elde etmeyeceğine dair net ve hızlı bir taahhüt vermediğini belirterek, “ABD’ye anlaşma olmadan dönüyoruz” açıklamasını yaptı.

    Hürmüz Boğazı ve Tazminat: İran tarafı, Lübnan’da kalıcı ateşkes ve savaş tazminatının yanı sıra Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusunda ısrar etti. İran medyası (Tasnim), ABD’nin “aşırı taleplerini” suçlarken, bazı teknik konularda ilerleme sağlandığını ancak stratejik noktalarda düğümün çözülemediğini duyurdu.

    Görüşmelerin ardından Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, 28 Şubat’tan bu yana devam eden çatışmaları durdurmak adına tarafların mevcut ateşkese sadık kalmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.

    “HER ŞEY YOK OLDU: LÜBNAN’DA KÖYLER SİLİNİYOR”

    Diplomatik kanallar tıkanırken, sahadaki yıkımın boyutları derinleşiyor. The Guardian tarafından incelenen uydu görüntüleri ve videolar, İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki Taybeh, Naqoura ve Deir Seryan köylerinde toplu patlatmalar gerçekleştirdiğini ortaya koydu.

    Haberde öne çıkan detaylar şöyle:

    Yaşam Alanı Yıkımı: Hak örgütleri, Gazze’de uygulanan taktiğin Lübnan’da da devreye sokulduğunu ve tüm bölgelerin yaşanamaz hale getirildiğini belirtiyor.

    İnsani Bilanço: Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, son saldırılarla birlikte ölü sayısı 2.000’i aşarken, yaralı sayısı 6.300’ün üzerine çıktı.

    TRUMP MİAMİ’DE GÖZLER BEYAZ SARAY’DA

    Barış görüşmelerinin tıkandığı saatlerde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Miami’de bir UFC (Dövüş Sanatları) etkinliğine katılması dikkat çekti. Associated Press (AP) ve The Guardian’ın aktardığına göre, Vance İslamabad’da başarısızlığı ilan ederken Trump, Miami’deki Kaseya Center’da bulunuyordu. Beyaz Saray yetkilileri, İran ile yaşanan savaşın bundan sonraki gidişatı ve olası askeri adımlar için doğrudan Başkan Trump’ın işaret edileceğini belirtti.

    HABER MERKEZİ

  • ABD-İran barış görüşmeleri öncesi kriz derinleşiyor: Lübnan ve yaptırımlar şartı masayı zorluyor!

    ABD-İran barış görüşmeleri öncesi kriz derinleşiyor: Lübnan ve yaptırımlar şartı masayı zorluyor!

    PİRHA- Altı haftadır süren savaşın ardından yapılması planlanan görüşmeler, Lübnan’daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı krizi ve yaptırımlar nedeniyle belirsizlik altında. Taraflar masaya oturmadan önce şartlarını sertleştiriyor.

    Reuters ve The Guardian’ın haberlerine göre, ABD ile İran arasında Pakistan’ın başkenti Islamabad’da yapılması planlanan kritik barış görüşmeleri öncesinde ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Tahran yönetimi, Lübnan’da ateşkes ve yaptırımlar konusunda somut adım atılmadan müzakerelere başlamayacağını duyururken, Washington ise İran’ı “oyalama” girişimlerine karşı sert şekilde uyardı.

    GÖRÜŞMELER ÖNCESİ KRİTİK TRAFİK

    Reuters’ın aktardığına göre, ABD ve İran heyetleri bugün İslamabad’da bir araya gelerek altı haftadır devam eden savaşı sona erdirmeyi amaçlıyor. ABD heyetine JD Vance liderlik ederken, heyette Steve Witkoff ve Jared Kushner da yer alıyor. ABD heyeti Paris’te yakıt ikmali yaptıktan sonra Pakistan’a hareket etti.

    İran tarafı ise Meclis Başkanı Mohammad Baqer Qalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi liderliğinde dün İslamabad’a ulaştı. İran heyetinin yaklaşık 70 kişiden oluştuğu ve teknik uzmanları da içerdiği belirtilirken, ABD tarafında yaklaşık 100 kişilik bir ön ekibin şehirde olduğu ifade ediliyor.

    Pakistanlı yetkililer her iki tarafla da ayrı ayrı ön görüşmeler yapıldığını ve taraflar arasında mesajların iletildiğini açıkladı. Şehirde olağanüstü güvenlik önlemleri alınırken, binlerce güvenlik görevlisi konuşlandırıldı ve geniş çaplı bir güvenlik çemberi oluşturuldu.

    İRAN’DAN ŞARTLI MÜZAKERE MESAJI

    İran tarafı, görüşmelere başlamadan önce iki temel şartın yerine getirilmesini talep ediyor: Lübnan’da ateşkes ve İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması.

    Qalibaf, bu iki konunun daha önce ABD ile mutabakata varıldığını savunarak, “Bu iki mesele çözülmeden müzakereler başlamayacak” mesajını verdi. Tahran yönetimi ayrıca yaptırımların kaldırılmasını, savaş zararları için tazminat ödenmesini ve Hürmüz Boğazı üzerinde daha fazla kontrol hakkı tanınmasını talep ediyor.

    İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki uygulamaları, küresel enerji arzında ciddi aksamalara yol açarken, petrol ve doğalgaz sevkiyatında büyük belirsizlikler oluştu. İran gemilerinin geçişine izin verilirken diğer ülkelere ait tankerlerin kısıtlandığı belirtiliyor.

    TRUMP’TAN SERT MESAJ: “İRAN’IN KOZU YOK”

    ABD Başkanı Donald Trump, müzakereler öncesinde yaptığı açıklamalarla tansiyonu yükseltti. Trump, İran’ın “hiçbir kozu olmadığını” savunarak, ülkenin yalnızca uluslararası su yollarını kullanarak kısa vadeli baskı kurabildiğini söyledi.

    Ayrıca ABD’nin yeniden silahlandığını ve anlaşma sağlanamaması halinde askeri operasyonlara hazır olduğunu belirten Trump, “Eğer bir anlaşma olmazsa, bu silahları çok etkili şekilde kullanacağız” ifadelerini kullandı.

    Trump’ın açıklamaları, diplomatik sürecin kırılganlığını gözler önüne sererken, savaşın yeniden alevlenebileceği ihtimalini güçlendirdi.

    VANCE’TAN UYARI: “BİZİ OYALAMAYA KALKMASINLAR”

    The Guardian’ın haberine göre, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’a yönelik doğrudan bir uyarıda bulundu. Vance, görüşmelerin olumlu geçmesini beklediğini ancak İran’ın oyalama taktikleri kullanması durumunda ABD’nin buna karşılık vereceğini söyledi.

    “Eğer bizi oyalamaya kalkarlarsa, müzakere ekibinin buna pek sıcak bakmayacağını görecekler” diyen Vance, buna rağmen iyi niyetli müzakerelere açık olduklarını vurguladı.

    Vance ayrıca bu görüşmelerin yalnızca iki ülke için değil, küresel ekonomi açısından da belirleyici olacağını ifade etti.

    LÜBNAN ANLAŞMAZLIĞI: EN KRİTİK BAŞLIK

    Taraflar arasındaki en büyük anlaşmazlık noktalarından biri Lübnan’daki çatışmalar. İran ve Pakistanlı arabulucular, 7 Nisan’da varılan ateşkesin Lübnan’ı da kapsadığını savunurken, ABD ve İsrail bunun dışında olduğunu belirtiyor.

    İsrail’in Hizbullah’a yönelik saldırıları sürerken, Mart ayından bu yana yaklaşık 2.000 kişinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Ateşkes ilanından sonra bile saldırıların devam ettiği ve yüzlerce sivilin öldüğü bildirildi.

    Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, güneydeki Nabatiye kentinde bir hükümet binasına düzenlenen saldırıda 13 güvenlik görevlisinin öldüğünü açıkladı. Hizbullah ise buna karşılık olarak İsrail’in kuzeyine roket saldırıları düzenledi.

    Öte yandan Lübnan ve İsrail’in Salı günü Washington’da bir araya gelerek ateşkes ve müzakere sürecini görüşmesi bekleniyor.

    SAVAŞIN BİLANÇOSU VE BELİRSİZ GELECEK

    Beş haftadan uzun süren çatışmaların ardından ABD Başkanı Trump zafer ilan etmiş olsa da, savaşın başlangıcındaki hedeflerin büyük ölçüde gerçekleşmediği görülüyor.

    İran’ın askeri kapasitesi tamamen ortadan kaldırılamazken, ülke hala bölgedeki hedeflere saldırabilecek füze ve insansız hava araçlarına sahip. Ayrıca nükleer program kapsamında yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun da korunduğu belirtiliyor.

    İran’ın dini lideri Ali Khamenei’nin savaş sırasında hayatını kaybetmesine rağmen, ülkedeki yönetim yapısında bir değişiklik yaşanmadı.

    GÖRÜŞMELERİN GÜNDEMİ

    İslamabad’daki görüşmelerde şu başlıkların öne çıkması bekleniyor:

    Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası geçişe açılması

    İran’ın nükleer ve füze programı

    Ekonomik yaptırımların kaldırılması

    Savaş tazminatları

    İran’daki ABD vatandaşlarının serbest bırakılması

    Tüm bu gelişmeler ışığında, İslamabad’da yapılması planlanan görüşmelerin kaderi belirsizliğini koruyor. Tarafların sertleşen söylemleri, diplomatik çözüm ihtimalini zayıflatırken; sürecin başarısız olması halinde çatışmaların yeniden şiddetlenebileceği ve bunun küresel ekonomi üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

    HABER MERKEZİ

  • Ateşkes kırılgan, petrol krizi derinleşiyor: Hürmüz boğazı hala açılmadı!

    Ateşkes kırılgan, petrol krizi derinleşiyor: Hürmüz boğazı hala açılmadı!

    PİRHA- Reuters ve The Guardian kaynaklı haberlere göre ABD-İran ateşkesi sahada zorlanırken, Hürmüz Boğazı’ndaki fiili tıkanma küresel enerji akışını sekteye uğrattı. Petrol fiyatları 100 dolar sınırına dayanırken, taraflar birbirini ihlalle suçluyor.

    ABD ile İran arasında varılan iki haftalık ateşkes, Pakistan’da yapılacak görüşmeler öncesinde ciddi bir sınavdan geçiyor. Reuters’ın aktardığına göre Washington, Tahran’ı petrol geçişini engellemekle suçlarken; İran ise İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını ateşkes ihlali olarak gösteriyor. Sahadaki askeri hareketlilik ve diplomatik gerilim, ateşkesin kalıcılığına dair soru işaretlerini büyütüyor.

    HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ DERİNLEŞİYOR

    The Guardian’ın haberine göre, Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC) CEO’su Sultan Al Jaber, Hürmüz Boğazı’nın hala “açık olmadığını” açıkladı. İran’ın geçişleri “izin ve koşullara” bağladığını belirten Al Jaber, bu durumun küresel ticaret ve enerji güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğunu vurguladı.

    Şubat ayı sonunda başlayan çatışmaların ardından İran’ın fiilen kapattığı boğazdan, normalde dünya petrol ve gaz akışının yaklaşık beşte biri sağlanıyordu. Ancak ateşkese rağmen geçişlerin hala sınırlı olması, küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor.

    PETROL FİYATLARI 100 DOLARA DAYANDI

    Enerji akışındaki daralma, fiyatlara da doğrudan yansıdı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4’ten fazla artarak 99 doların üzerine çıkarken, ABD ham petrolü 102 doları aştı. Uzmanlar, boğazdaki belirsizlik sürdükçe fiyatların yükselmeye devam edebileceği uyarısında bulunuyor.

    Aynı süreçte Avrupa ve Asya borsalarında düşüşler yaşanırken, piyasalarda yüksek oynaklık dikkat çekiyor.

    ATEŞKES İHLALİ TARTIŞMASI

    Donald Trump, İran’ın anlaşmaya uymadığını belirterek petrol geçişinin sağlanmamasını sert sözlerle eleştirdi. Buna karşılık İran yönetimi, ateşkesin Lübnan’ı da kapsadığını savunarak İsrail’in saldırılarını ihlal olarak nitelendirdi.

    İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sürerken, Hizbullah ile karşılıklı çatışmalar da devam ediyor. Bu durum ateşkesin sahada uygulanabilirliğini zayıflatıyor.

    GÖZLER PAKİSTAN’DAKİ GÖRÜŞMELERDE

    Taraflar, Pakistan’ın arabuluculuğunda Cumartesi günü ilk kez doğrudan görüşmelere başlayacak. ABD heyetine JD Vance’in, İran heyetine ise Meclis Başkanı Mohammad Baqer Qalibaf’ın başkanlık etmesi bekleniyor.

    İran’ın sunduğu 10 maddelik plan; yaptırımların kaldırılması, nükleer programın tanınması ve bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesini içeriyor. Ancak sahadaki gelişmeler, müzakerelerin zorlu geçeceğine işaret ediyor.

    KÜRESEL EKONOMİDE DALGALANMA

    Finansal İstikrar Kurulu Başkanı Andrew Bailey, Ortadoğu’daki savaşın küresel piyasalar için “büyük bir şok” yarattığını belirtti. Artan belirsizlik, enerji fiyatları üzerinden dünya ekonomisini doğrudan etkiliyor.

    Uzmanlara göre taraflar arasındaki gerilim sürse de, karşılıklı yıkım riski nedeniyle ateşkesin tamamen çökmesi kısa vadede düşük ihtimal olarak değerlendiriliyor.

    ABD-İran ateşkesi kağıt üzerinde sürse de, Hürmüz Boğazı’ndaki fiili durum ve bölgesel çatışmalar, krizin henüz kontrol altına alınamadığını gösteriyor. Enerji akışındaki daralma ve artan jeopolitik riskler, küresel ekonomide yeni bir dalgalanma döneminin habercisi olabilir.

    HABER MERKEZİ

  • İsrail “tampon bölgeler” stratejisiyle uzun süreli savaşa hazırlanıyor!

    İsrail “tampon bölgeler” stratejisiyle uzun süreli savaşa hazırlanıyor!

    PİRHA- Reuters’a konuşan İsrailli yetkililer, ABD ile İran arasında ateşkes görüşmeleri sürerken İsrail’in Gazze, Lübnan ve Suriye’de kontrol alanını genişleterek “kalıcı çatışma” yaklaşımına yöneldiğini söyledi.

    Reuters’ın haberine göre, ABD ile İran arasında ateşkesi kalıcı hale getirme çabaları sürerken, İsrail sahada farklı bir strateji izliyor. Ajansa konuşan altı İsrailli askeri ve savunma yetkilisi, Gazze, Lübnan ve Suriye’de oluşturulan “tampon bölgelerin” 7 Ekim 2023 sonrası şekillenen yeni güvenlik doktrininin parçası olduğunu ve İsrail’in kendisini uzun süreli bir çatışmaya göre konumlandırdığını belirtti.

    Reuters’a konuşan yetkililer, İsrail’in artık Hamas, Hizbullah ve İran destekli diğer grupları tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığı değerlendirmesiyle hareket ettiğini aktardı. Bu çerçevede geliştirilen yeni stratejinin, bu aktörleri yok etmek yerine zayıflatma, caydırma ve dağınık hale getirme üzerine kurulu olduğu ifade edildi.

    Haberde, ABD ile İran’ın çatışmaları durdurmaya yönelik görüşmeler yürüttüğü ve tarafların geçici bir ateşkes üzerinde uzlaştığı belirtilirken, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını durdurmayı kabul etmesine rağmen Hizbullah’a karşı operasyonlarını sürdürmekte kararlı olduğu vurgulandı.

    İsrail’in Lübnan’ın güneyinde Litani Nehri’ne kadar uzanan bir “tampon bölge” oluşturmayı hedeflediği, bu kapsamda yüz binlerce sivilin bölgeden ayrılmak zorunda kaldığı ve bazı yerleşim alanlarının yıkıldığı aktarıldı. İsrailli bir askeri yetkili, sınır hattından 5 ila 10 kilometre derinlikte bir alanın “temizlenmesinin” amaçlandığını söyledi.

    Öte yandan, bazı İsrailli yetkililerin sınır ötesi yerleşimlerin büyük bölümünün silahlı gruplarla bağlantılı olduğunu savunduğu, bu nedenle söz konusu bölgelerin askeri hedef olarak değerlendirildiği ifade edildi. Ancak haberde görüşlerine yer verilen hukuk uzmanları, sivil yerleşimlerin toplu biçimde yıkılmasının uluslararası hukuka aykırı olabileceğine dikkat çekti.

    Reuters’a göre İsrail halihazırda Gazze Şeridi’nin yarısından fazlasında kontrolünü sürdürürken, Batı Şeria ve Suriye’deki Golan Tepeleri’nde de varlık gösteriyor. Lübnan’da planlanan tampon bölgeyle birlikte bu kontrol alanlarının daha da genişleyebileceği değerlendiriliyor.

    Haberde ayrıca, İsrail iç kamuoyunda uzun vadeli barış anlaşmalarına yönelik güvensizliğin arttığına işaret edildi. Yapılan anketlere göre İsraillilerin önemli bir bölümü kalıcı barışın mümkün olmadığı görüşünde ve mevcut ateşkeslerin kısa sürede bozulacağını düşünüyor.

    Uzmanlar, İsrail’in aynı anda Gazze, Lübnan, Suriye ve Batı Şeria’da askeri varlık sürdürmesinin ordu üzerinde ciddi bir yük oluşturabileceğini belirtirken, bazı analistler uzun vadede sınır ötesi kalıcı konuşlanmalar yerine daha hareketli savunma stratejilerinin tercih edilebileceğini ifade ediyor.

    HABER MERKEZİ

  • ABD–İran hattında nefes arası: Ateşkes var, risk sürüyor!

    ABD–İran hattında nefes arası: Ateşkes var, risk sürüyor!

    PİRHA- Donald Trump, İran ile iki haftalık ateşkesi kabul etti; İran ise Hürmüz boğazından güvenli geçişe izin verebileceğini açıkladı.

    Reuters’a göre anlaşma, Trump’ın İran’a verdiği ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını talep eden ültimatomun dolmasına iki saatten az kala sağlandı. Trump daha önce İran’ın bu talebi yerine getirmemesi halinde ülkenin sivil altyapısına yönelik “yıkıcı” saldırılar düzenleneceğini söylemişti.

    Haberde, İranlı yetkililerin anlaşmayı diplomatik bir geri adım olarak değil, ABD baskısına karşı kazanım olarak sunduğu vurgulandı. Ayrıca bazı Körfez ülkelerinin ateşkese rağmen İran kaynaklı olduğu iddia edilen füze ve İHA saldırıları bildirdiği aktarıldı. Bu da sahadaki durumun hala kırılgan olduğunu gösteriyor.

    ATEŞKES PETROL PİYASALARINDA SERT DALGALANMA YARATTI FİYATLAR DÜŞSE DE BELİRSİZLİK SÜRÜYOR

    Reuters analizine göre, ateşkes haberiyle birlikte petrol fiyatlarında hızlı bir geri çekilme yaşandı. Ancak analistler, Hürmüz Boğazı üzerindeki risk tamamen ortadan kalkmadığı için piyasalarda “ne tam kriz ne tam normalleşme” durumu oluştuğunu belirtiyor.

    Enerji şirketleri ve yatırımcıların, ateşkesin kalıcı olup olmayacağı konusunda temkinli davrandığı bu nedenle oynaklığın devam edebileceği ifade edildi.

    İSRAİL ATEŞKESİ DESTEKLEDİĞİNİ AÇIKLADI ANCAK LÜBNAN’DAKİ OPERASYONLARIN ANLAŞMA DIŞINDA OLDUĞUNU DUYURDU

    Reuters haberde, Benjamin Netanyahu yönetiminin ateşkesi stratejik olarak desteklediği ancak kendi güvenlik önceliklerinden vazgeçmeyeceğini vurguladığı belirtildi.

    İsrail’in özellikle Lübnan’daki İran bağlantılı unsurlara yönelik operasyonlarını sürdürme kararı, ateşkesin bölgesel ölçekte sınırlı ve parçalı bir anlaşma olduğuna işaret ediyor.

    ATEŞKES KÜRESEL PİYASALARA KISA SÜRELİ RAHATLAMA SAĞLADI

    Reuters’a göre, anlaşma sonrası borsalarda yükseliş görülürken yatırımcılar “en kötü senaryonun şimdilik ertelendiği” görüşünde birleşti.

    Ancak ekonomistler, iki haftalık sürenin çok kısa olduğunu ve bu sürenin sonunda gerilimin yeniden tırmanması halinde piyasaların tekrar sert tepki verebileceğini belirtiyor.

    THE WASHİNGTON POST

    Washington post, Trump’ın İran Hürmüz Boğazı’nı açarsa saldırıları iki hafta durdurmayı kabul ettiğini yazdı. Ayrıca Trump’ın İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açması karşılığında planlanan saldırıları askıya aldığını, diplomatik süreçte arabulucuların rol oynadığını belirtti.

    Gazete, anlaşmanın perde arkasında yoğun diplomasi trafiği olduğunu ve bölgesel aktörlerin devreye girdiğini yazdı. ABD tarafının temel talebinin, küresel enerji arzı açısından kritik olan boğazın kesintisiz şekilde açık kalması olduğu ifade edildi.

    Haberde ayrıca, Trump yönetimi içinde bile bu sert ültimatom politikasına yönelik görüş ayrılıkları olduğu, bazı yetkililerin doğrudan askeri çatışmanın kontrol edilemez sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunduğu aktarıldı.

    THE GUARDİAN

    The Guardian, Trump’ın savaş eşiğine gelinen son tarihin ardından ateşkes ilan ettiğini yazdı. Trump’ın savaş tehditi içeren son tarihine dakikalar kala gelen ateşkes kararının, ABD siyasinde sert eleştirilere yol açtığını yazdı.

    The Guardian, bu süreci “savaşın eşiğinde yürütülen riskli diplomasi” olarak nitelendirdi. Haberde, Trump’ın önce sert tehditler savurup ardından geri adım atmasının hem müttefikler hem de iç politikada güven tartışması yarattığı belirtildi.

    ABD’de bazı siyasetçilerin bu yaklaşımı “tehlikeli bir kumar” olarak değerlendirdiği, özellikle sivillere yönelik saldırı tehdidinin uluslararası hukuk açısından yoğun eleştiri aldığı vurgulandı.

    ATEŞKES İLAN EDİLMESİNE RAĞMEN ORTADOĞU GENELİNDE ASKERİ HAREKETLİLİK VE ALARM DURUMU SÜRÜYOR

    Thi Guardian canlı gelişmeler sayfasında ateşkesin sahaya tam olarak yansımadığına dikkat çekti. Özellikle İsrail’in Lübnan hattındaki operasyonlarının devam ettiği ve bunun anlaşmanın kapsamı dışında tutulduğu belirtildi.

    Ayrıca Körfez’de bazı ülkelerde hava savunma sistemlerinin devrede olduğu, bölge genelinde yüksek alarm seviyesinin sürdüğü bilgisi paylaşıldı.

    AXİOS

    Axios ABD ve İran’ın kısa süreli bir ateşkes üzerinde uzlaştığını, anlaşmanın uygulanmasının belirsizlik içerdiğini yazdı.

    Axios, anlaşmanın hızlı ve yoğun müzakereler sonucunda ortaya çıktığını ve tarafların aslında temel konulardan hala uzak olduğunu yazdı.

    Haberde, ateşkesin kalıcı bir çözümden ziyade taraflara zaman kazandıran geçici bir adım olduğu, özellikle askeri hareketliliğin tamamen durmadığına dikkat çekildi.

    GENEL TABLO

    Dünya basını bugün gelişmeleri daha derin bir çerçevede şu şekilde ele aldı:

    Son dakika diplomasisi: Savaş ihtimali çok yüksekken geri adım gelmesi

    Algı savaşı: ABD “müzakere”, İran “zafer” diyor

    Sahada gerçeklik: Ateşkes var ama saldırılar ve operasyonlar tamamen bitmiş değil

    Bölgesel ayrışma: İsrail gibi aktörler anlaşmayı kısmen uyguluyor

    Ekonomik etkiler: Petrol ve piyasalar anlık rahatladı ama belirsizlik hakim.

    HABER MERKEZİ