Etiket: Dursun Demirtaş

  • Dursun Demirtaş ve Nurşat Yeşil serbest bırakıldı

    Dursun Demirtaş ve Nurşat Yeşil serbest bırakıldı

    PİRHA-Dersim’de iki gün önce sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan HDP PM üyesi Nurşat Yeşil, DAD Genel Merkez yöneticilerinden Dursun Demirtaş, adli kontrol şartıyla sonra serbest bırakıldı.

    Dersim’de iki gün önce sabah saatlerinde birçok eve operasyon düzenlemiş ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi (PM) üyesi Nurşat Yeşil, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez yöneticilerinden Dursun Demirtaş, Selami Erdem, Laşer Mesut, Yıldız Gündüz ve ekolojist Meral Yıldız gözaltına alınmıştı.

    Emniyetteki ifade verme işlemleri tamamlanan Laşer Mesut, Meral Yıldız, Yıldız Gündüz, Ali Doğan ve Selami Erdem, dün adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

    Bugün de HDP PM üyesi Nurşat Yeşil ve DAD Genel Merkez yöneticilerinden Dursun Demirtaş adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de gözaltına alınanlardan 5’i serbest bırakıldı

    Dersim’de gözaltına alınanlardan 5’i serbest bırakıldı

    PİRHA-Dersim’de dün sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan Laşer Mesut, Meral Yıldız, Yıldız Gündüz ve Selami Erdem, Ali Doğan emniyetteki ifade işlemlerinden sonra serbest bırakıldı. 

    Dersim’de dün sabah saatlerinde birçok eve operasyon düzenlemiş ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi (PM) üyesi Nurşat Yeşil, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez yöneticilerinden Dursun Demirtaş, Selami Erdem, Laşer Mesut, Yıldız Gündüz ve ekolojist Meral Yıldız gözaltına alınmıştı.

    Emniyetteki ifade verme işlemleri tamamlanan Laşer Mesut, Meral Yıldız, Yıldız Gündüz, Ali Doğan ve Selami Erdem, adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken HDP PM üyesi Nurşat Yeşil ve Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez yöneticilerinden Dursun Demirtaş’ın yarın adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de HDP ve DAD’a yönelik gözaltı operasyonu

    Dersim’de HDP ve DAD’a yönelik gözaltı operasyonu

    PİRHA-Dersim’de sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında HDP PM üyesi Nurşat Yeşil ve Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez yöneticilerinden Dursun Demirtaş gözaltına alındı. 

    Dersim’de sabah saatlerinde birçok eve operasyon düzenlendi. Yapılan operasyonlarda Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi (PM) üyesi Nurşat Yeşil ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez yöneticilerinden Dursun Demirtaş, Selami Erdem, Laşer Mesut, gözaltına alındı.

    Ayrıca ekolojist Meral Yıldız’ın Dersim’deki evine de baskın düzenlendi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Emek Demokrasi Güçleri: Soykırımı unutturmayacağız-VİDEO

    Dersim Emek Demokrasi Güçleri: Soykırımı unutturmayacağız-VİDEO

    PİRHA – Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri, bir basın açıklaması yaparak, “Milyonlarla ifade edilen ermeni soykırımı bu toprakları ortak acısı olmaya devam ediyor. Dünyanın dört bir tarafına savrulan Ermeni halkının kayıplarını yâd ederken acıları acımız kayıpları kaybımızdır diyoruz” ifadelerini kullandı.  

    Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri, 1915 yılında yapılan Ermeni Soykırımı’na ilişkin İnsan Hakları Derneği Dersim Şube binasında basın açıklaması yaptı.

    Açıklamaya sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, kurum temsilcileri katıldı. Ortak açıklamayı okuyan Demokratik Alevi Dernekleri yöneticisi Dursun Demirtaş, “Bundan 104 yıl önce 24 Nisan 1915 yılında Anadolu coğrafyasında Ermeni halkına dönük başlatılan soykırım harekâtı insanlık tarihinin gördüğü en büyük felakatlerden biridir. Bu coğrafyanın kadim halklarından biri olan yıllardır bu topraklarda yaşam sürdüren Ermeni halkına yapılan bu zulüm insanlık adına utançların en büyüğünü yaşatmıştır” dedi.

    “ZULMÜ UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    “Ne yazık ki tarihi yine egemenler yazdığı için zulüm gören ve katledilen halklar suçlu ve ezilip yok edilmesi gereken kötüler olarak yazılmıştır. Komşumuz, kirvemiz, dostumuz ve ekmeğimizi, suyumuzu ve aşımızı paylaştığımız ermeni halkının uğradığı zulme kayıtsız kaldığımız da bir gerçeklik olarak ortada durmaktadır. Bir cumhuriyet müfettişinin 1925’li yıllarda devlete yazmış olduğu raporda geçen şu söz oldukça manidardır. “Zo diyenleri bitirdik ve hallettik. şimdi sıra lo diyenlerde.” Arkasından gelen de 1921 koçgiri ile başlayıp 1925 Şêx Seid, 1930 Ağrı ve en sonda 1937-1938 Dersim soykırımıyla aynı akıbeti yaşamıştır” diye konuşan Demirtaş, şöyle devam etti:

    “Bu gerçekten hareketle egemenlerin halklara dayattığı bu soykırım ve zulmü unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı bütün âlem bilmeli ve duymalıdır. 24 Nisan 1915 tarihinde başlayıp kadim Ermeni halkına yapılan bu zulüm ve katliam unutulmadı. Onların acısı bizim acımız, kaybı da bizim kaybımızdır. Bilinmelidir ki bu coğrafyada yaşayan Türk, Kürt, Ermeni, Süryani, Kerdani, Laz, Arap ve bütün halklar kardeş ve eşittir. Her toplum kendi inancı, kimliği, kültürü, tarihi ile eşit ve özgür bir şekilde ortak vatanda kardeşçe yaşayabilir ve yaşamalıdır da. Kadim Anadolu halkları hep birlikte, bu ülkede her rengin çiçek açtığı, her kokunun teneffüs ettiği bir cennet olarak görmeli; böyle yaşayacağımızı da öğrenmeliyiz. Bütün dünya bu katliamdan haberdardır.”

    Demirtaş, “Milyonlarla ifade edilen Ermeni soykırımı bu toprakların ortak acısı olmaya devam ediyor. Yakılan, kurşunlanan, sürgüne giderken yollarda açlık ve hastalıktan kırılan, dünyanın dört bir tarafına savrulan Ermeni halkının kayıplarını yâd ederken acıları acımız, kayıpları kaybımızdır, diyoruz. Unutmadık ve unutmayacağız! yaşasın halkların kardeşliği” diyerek sözlerini tamamladı.

    “YÜZLEŞME OLSAYDI DERSİM KATLİAMI YAŞANMAZDI”

    Açıklamada konuşan Ermeni yurttaş Enver Devletli ise “Yapılan soykırımdır. Dedem Dersimliler tarafından kurtarıldı. Ermeni Soykırımı’nda yaşananların aynısı bugün bu topraklarda sürüyor. Eğer o zaman hesaplaşılsaydı bugün aynıları yaşanmazdı” dedi.

    İnsan Hakları Derneği Elazığ Şubesi Eski Başkanı Cafer Demir, yaşanmış olanlar büyük bir acı ve soykırımdır. Ermeniler her zaman bir özerklik istemişler ancak bir ülke inşa etme çabaları olmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihiyle yüzleşmelidir. Eğer zamanında yüzleşilme olsaydı ne Dersim Katliamı yaşanırdı ne de şu an yaşananlar olacaktı” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’de Maraş anması: Bu katliamı unutmadık ve unutturmayacağız-VİDEO

    Dersim’de Maraş anması: Bu katliamı unutmadık ve unutturmayacağız-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de düzenlenen Maraş anmasında, “Maraş Katliamı 40 yıl geçmesine rağmen hala içimizde bir acı olarak devam etmektedir. Alevilere bu acıyı yaşatanları lanetliyoruz ve bu katliamı unutmadık ve unutturmayacağız” denildi. 

    Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şubesi, Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. Demokratik Alevi Dernekleri’nde yapılan açıklamaya İHD, HDP, sendika temsilcileri ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

    Mumlar yakılarak Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenler anısına dar duruşunda bulunuldu.

    Anmada konuşan Baba Mansur Ocağı Piri Nesimi Genlik, Alevilerin var oluştan bu yana katledildiğini belirtti.

    “KATLİAM GÜNLÜK BOYUTA İNDİRGENMİŞ DURUMDA”

    Derviş Cemal Ocağı Analarından Menşure Doğan ise, “Bizim davamız bir kan davası değil insanlık davasıdır. Bu insanlık davasında herkes bir arada olabilmeli. Maraş ile bitseydi Sivas yaşanmazdı. Kerbela’nın cevabı verilmiş olsaydı 38’deki katliam olmazdı. 38’in cevabı verilmiş olsaydı Maraş olmazdı. Katliam şekil boyut değiştirse bile devam ediyor. Dilimiz yok oluyor, inancımız yok oluyor. Katliam günlük boyuta indirgenmiş durumdadır” dedi.

    Ana Doğan, “Yaşayan ölüler gibi olmuşuz. Dirilmemiz lazım. Öleceksek onurumuzla ölmemiz gerek. Seyit Rıza da dik duruşuyla gitti dar ağacına” diyerek topluma çağrıda bulundu.

    Maraş Katliamı tanığı olan Latif Beyaztaş ise, yaşananları anlatarak yaşamını yitirenleri andı. PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya ise Alevi toplumun eşitlikçi, özgürlükçü ve boyun eğmeyen bir toplum olduğu için katliamlara uğradığını belirterek “Yüzlerce katliamdan geçmiş Aleviler, bu yaşam biçimlerini devam ettirdiyse yine mücadele ederek böyle yaşayacaktır” ifadelerini kullandı.

    “BASKI VE ZULÜM YAŞAMIMIZDA DEVAM EDİYOR”

    Basın metnini okuyan DAD Genel Merkez Eski Eş Genel Başkanı Dursun Demirtaş, “Alevi toplumu tarihin her döneminde baskıya, züllüme, katliama uğrayarak günümüze kadar gelmiştir. Maraş katliamı da bunlardan bir tanesidir. Katliam sistemli, örgütlü ve organize bir şekilde Alevi olan herkes hedef seçilmiştir. Kadın, erkek, çocuk, ihtiyar ayrımı yapılmadan herkesi katletmişlerdir. Bu katliam bir tesadüf veya bir istisna değildir. Bunun gibi sayılamayacak kadar bir çok örnek vardır. Nedeni ise tekçi, ırkçı, ne Haq zihniyettir. Kendi dışındaki farklılıklara düşman oluşudur. Bu günün de dünden farkı yoktur. Yine tekçi ırkçı zihniyet Alevi inanç ve kültürünü ve yaşamını yok saymakta, görmemezlikten gelerek baskı ve zulüm yaşamımızda devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

    “MARAŞ KATLİAMI’NI UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ”

    Demirtaş, “Toplumumuzun inanç mekanları , ziyaretleri kutsal bildiğimiz alanları yıllardır bombalanarak yerle bir edildi. Buradan soruyoruz bombalanan yerlerde kaç ziyaret, kaç kutsal mekan var biliyor musunuz? Ama bu halk ziyaretlerini ve kutsal mekanlarını bombalanan alanlardan biliyor. Toplumumuzun asırlardan beri kutsal mekan olarak kullandığı yerlerin üstüne kalekollar yapılarak bu alanlar yasak bölge yapıldı.  Yetkililerin yaptığı açıklamalardan böyle bir şey yok diyorlar. Bir örnek verilmesi gerekiyorsa Marçik’in karşı tarafında sinan tepesi üzerinde yapılan kalekol yeri asırlardan beri yöre halkının Xızır Nişangesi olarak ve Zel ana, Düzgün Baba nişangelerine karşı olup yöre halkınca kutsal sayılmaktadır. Burası kurban, lokma ve niyazların dağıtıldığı bir mekandır. Şimdi de bu mekanların üstüne kalekollar yapılmıştır” dedi.

    “Alevi inanç, kültür ve yaşamı önündeki engellerin kalkmasını beklerken aksine bu yok ediş çabası daha da yoğun şekilde devam etmektedir. Barajlarla, Maden ocakları ile onlarca kutsal mekan yok oldu. Bu da gösteriyor ki bu gün dünden farklı değildir. Bu gün hala alevi inanç ve kültürü üzerindeki asimilasyon, inkar ve göçertme politikaları devam etmektedir” diye konuşan Demirtaş, “Maraş katliamı kırk yıl geçmesine rağmen hala içimizde bir acı olarak devam etmektedir. Alevilere bu acıyı yaşatanları lanetliyoruz ve bu katliamı unutmadık ve unutturmayacağız” diyerek sözlerini tamamladı.

    Anma yaşamını yitirenler için yapılan lokmaların pay edilmesiyle sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • DAD, Genel Merkez Kongresi’nde Eş Başkanlığa Selda Güneş ve Musa Kulu seçildi-VİDEO

    DAD, Genel Merkez Kongresi’nde Eş Başkanlığa Selda Güneş ve Musa Kulu seçildi-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Genel Merkez Kongresi’ni gerçekleştirdi. Pirlerin çerağları yakması ve meydan duasıyla başlayan kongreye DAD şube yöneticileri ve üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Seçimde demokratik, toplumcu, özgürlükçü anlayışa oy verileceği belirtilen kongrede, yeni eş genel başkanlar Selda Güneş ve Musa Kulu oldu.

    Demokratik Alevi Dernekleri, genel merkez kongresini Dersim’de gerçekleştirdi.

    Ağuçan Ocağı piri Hasan Genç ve Derviş Cemal Ocağı piri Hayri Şanlı’nın çerağ yakması ve meydan duaları ve dar duruşu ile başlayan kongrede birlik, barış ve demokrasi mesajları verildi.

    Kongreye dernek şube yönetici ve üyeleri, Alevi ocak pirleri, HDP, DBP, DTK ve Demokratik İslam Kongresi temsilcileri, sendika temsilcileri katıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Pir Hasan Kılavuz’un kongreye yönelik gönderdiği mesajlar okundu.

    Kongrenin açılış konuşmasını yapan Pir Zeynel Kete, Rızkımızı adalet ile paylaşan bir adaletten geliyoruz” diyerek şunları kaydetti:

    “Reya Haq coğrafyası, Ana Fatma’nın mekanı Nemrudi zihniyetler tarafından talan edilmek isteniyor. Biz buna rıza göstermeyeceğiz. Kadın inancımızda var oluş kapısıdır. Kadın mürşid-i kamilullahtır. Yol kadınla başlar. Reya Haq mensubu farklı coğrafyalarda farklı isimlerle adlandırılmış fakat yol bir sürek binbir deriz.Hakikat ve özgürlük ırmağına derya diyoruz.”

    Kete, daha sonra gelen canlara aşkı niyazlarını sunarak konuşmasını noktaladı.

    “REYA HAQ COĞRAFYASINDA ZULÜM KATMERLEŞEREK DEVAM EDİYOR”

    DAD Genel Merkez Eşbaşkanı Dursun Demirtaş ise şunları belirtti:

    “Zorlu ve zulümatlı bir dönemde olduğumuzu görüyor ve yaşıyoruz. Yezit ve nemrudi bir zihniyet dünyayı ve bölgemizi zifiri karanlığa gömmüş, insan-insanlık, can-canlılık ne varsa yok etme eşiğine getirilmiştir.

    Başta Ortadoğu olmak üzere birçok coğrafyada ve Reya Haq Alevi coğrafyasında zulüm katmerleşerek devam ediyor. İktidara bulaşmayan ahlaki ve politik yaşayan tüm aşirlerin, Halkların, İnançların, Mezheplerin, Komların, Mazlumların, Mağdurların, rıskını gayretle kazanıp hakça pay etmek isteyenlerin, Ana kadını ganimet sayan zihniyetle karşı karşıyayız. Yaşanan bir üçüncü dünya savaşıdır. Rıza Şehri Afrin’i yakıp yıkanların Filistine döktükleri gözyaşları riyakar ve samimiyetten uzaktır. Cümle mazlum halklara Reya Haq Serçeşmesinden dayanışma duygularımızı ve Aşkı Niyazlarımızı sunuyoruz.”

    Yapılan konuşmaların ve okunan raporların ardından Selda Güneş ve Musa Kulu Eş Genel Başkanlığa seçildi. Yeni seçilen yönetim kurulu üyeleri, birlik, beraberlik ve mücadele çağrısı yaparak görevlerini can yoldaşı, yol yoldaşı olarak yerine getireceklerini belirttiler.

    DERSİM/PİRHA

  • Dersim’de ‘Tertele ve güncel siyasi gelişmeler’ konulu söyleşi gerçekleşti-VİDEO

    Dersim’de ‘Tertele ve güncel siyasi gelişmeler’ konulu söyleşi gerçekleşti-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de Demokratik Alevi Derneği Genel Merkezi’nde ‘Dersim Tertelesi ve güncel siyasi gelişmeler’ konulu söyleşi gerçekleşti. Söyleşide, tertelede yaşananlar ve tertelenin inanç, siyasi boyutuna değinildi.

    Dersim DAD Genel Merkezi’nde HDP 25.Dönem Milettevkilleri Ali Kenanoğlu, Çilem Küçükkeleş, HDP PM Üyesi Nesimi Aday’ın katılımıyla ‘Dersim Tertelesi ve güncel siyasi gelişmeler’ konulu panel gerçekleşti.

    “İLK DEFA BİR ŞEHİR İÇİN KANUN ÇIKARILDI”
    Panelde konuşmacı olan HDP PM Üyesi Nesimi Aday, Osmanlıdan Cumhuriyet dönemine kadar Dersim’de yaşanan katliam süreçleri hakkında bilgi verdi.
    Aday, “15 Kasım 1937’de idam edilen Seyit Rıza’ya değinen Aday, Seyit Rıza Dersim’in lideriydi onun için asıldı dedi. Dersim için bir kanun çıkarılıyor, ilk defa bir şehir için kanun çıkarılmıştır” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:
    “Dersim Alevi Kürt kimliğinden rahatsız olan devlet erkanı soykırım öngörmüşlerdi. Yavuz Sultan Selim Dersim’e girememiş, Türkleri katletmiştir. Soykırımın tasarlandığını görüyoruz. Soykırım kelimesinin ilk çıkışı Dersim’e tam uygundur. Çocuklar evlatlık verilmiş, insanlar sürgün edilmiş, insanlar katledilmiştir.
    Organize edilen soykırım 37’den başlayıp 38’e kadar sürdü. Mecliste belgeler var, hiçbirini alamadık. Ama önce elimizdeki belgeler soykırımı niteliyor. Mustafa Kemal’in imzaları vardır. Seyit Rıza asildiktan sonra Seyitli Köprüsünü açmıştır.” 
     “KATLİAM TARİHİNİ ERKEK ÜZERİNDEN TAŞIDIK”
    HDP 25.Dönem Milletvekili Çilem Küçükkeleş ise şunları kaydetti:
    “Kadınların 38’deki yerine değinen Küçükkeleş, hem erkek üzerinden taşıdık hem de devlet zihniyetiyle taşıdık. 2014 MGK kararlarıyla 1935 kararları arasında fark yoktur. Şu kadar insan ölecek, sürgüne gönderilecek, kentler yıkılacak deniyordu. Basın alt üst edilecek, o gün eşkıya var bugün de hendek bahane edilecek. Mesele eşkıya değildi, şimdi hendek olmaması gibi. Devletin var olan gücüyle topluma saldırması değil demokrat yollarla çözülmesi gerektiği kanısı vardır. Dersim’i anlatamıyorlardı biz de Cizreyi suru anlatamayacağız. Bu inancı bugünlere getiren Alevi kadınlardır. Dersim’in kayıp kızları işte toplanıp yok edildi. Alevi katliamların ortak noktası büyük nüfus kaybı, büyük bir asimilasyon, coğrafyadan uzaklaştırmak en büyük yöntemi barajlar HESler. Daha sıkı bir sıkıyönetim ile karşı karşıya Dersim. Dersim’e geri dönüş eğilimi vardı. Sistem dur dedi, bu coğrafyaya geri dönüp yaşamana izin vermem.”
    “KADINLARIN ELİNDEN İNŞAA OLMUŞ BİR DERSİM VARDIR”
    Biz Xızır’a inandığımız sürece en demokratik sistemler bile bize karşı çıkacaktır” diye konuşan Küçükkeleş, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Doğayla uyum içerisinde yaşayacağımızı kanla çözüm olmadığını bilen bir toplumuz. Bizde ceza sistemi yoktur. Vicdanına, toplumun düşüncesinde mahkum olmak en büyük cezadır. Bir toplum kadının üzerinden şekillenir.
    Kadın ayaktaysa birşey yürür. Katliamdan sonra erkeklerin yok olduğu bir coğrafyaya dönüştü. Dersim kadınlarının elinden inşaa olmuş bir Dersim vardır şimdi.
    Zarife bu topraklarda ne yaptı ne yaşadı onu bilmek gerekiyor. Alevi kadınları sistemin ahlak anlayışına karşı çıktığı için katledildiler. Ekin Van ve taybet anayı anlatacağız, anlatmaya devam edeceğiz.”
    “ALEVİLER, SİSTEM İÇİN DAĞITILMASI GEREKEN TOPLUM OLMUŞTUR”
    HDP 25.Dönem Milletvekili Ali Kenanoğlu, “Dersim’in güncel siyasi boyutunu ele alan Kenanoğlu, Dersim’de yaşananlar bilinmiyordu. Onur Öymen in sözünden kaynaklı tartışmaya açıldıktan sonra diğer bölgedeki Aleviler duydu. Batıda yaşayan Kürtler açısından da Kızılbaşlardı ondan soykırıma uğradılar bakış açısıydı” diye konuştu.
    Kenanoğlu şunları kaydetti:
    “Devletlerin makul vatandaş hattı vardır, bu çizgiye uymayanları katletme çabası vardır. Alevilik muhalif bir yapıdır. Merkezi İslam’a uymayan bir yapıdır. Aleviler sistemler için dağıtılması gereken bir toplumdur. Mezopotamya topraklarında en büyük isyanlar Alevilerin isyanlarıdır. Alevi önderler sadece cem yürüten insanlar değil aynı zamanda siyasi önderlerdir. Cumhuriyet sadece Türk kimliği değil Sünni İslam kimliğiyle buluşmuştur. İkisinden birisi olmazsa makbul kimlik yoktur. Buluşacağımız nokta din millet değildir. Ortak yaşam belgeleridir. HDP’de Seyit Rıza’nın torunları, Şeyh Sait’in torunları beraber siyaset yapıyoruz. Ortak yaşamda HDP-HDK çatısı altında başarıyoruz. Yıllarca bizi bunlar Şafi bunlar Kızılbaş diye ayırmışlardır. Buna karşı ortak mücadele yürütüyoruz.”
    DERSİM/PİRHA
  • DAD Eşbaşkanı Demirtaş: IŞİDvari canilerin örgütlenmesine meydan açılıyor

    DAD Eşbaşkanı Demirtaş: IŞİDvari canilerin örgütlenmesine meydan açılıyor

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez Eşbaşkanı Dursun Demirtaş, Malatya’nın Paşaköşkü Mahallesi’nde yaşayan Alevi yurttaşların evlerinin işaretlenmesiyle ilgili PİRHA’ya konuştu. Demirtaş, tarih boyunca Alevi toplumunun üzerinde baskılar olduğunu ifade ederek, buna karşı başta Aleviler olmak üzere tüm toplumun demokratik yollarla mücadele etmesi gerektiğini kaydetti. 

    Malatya’da Alevi yurttaşların evlerinin işaretlenmesiyle ilgili tepkisini dile getiren Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez Eşbaşkanı Dursun Demirtaş, tarih boyunca Alevi toplumunun üzerinde baskılar olduğunu ifade ederek, “Bunun önüne geçmenin tek şartı başta Aleviler olmak üzere demokrasiden, barıştan, kardeşlikten yana olan tüm toplumun bir arada bir ve beraber olmaları gerekir. Buna karşı demokratik yollarla mücadele etmesi gerekir.

    MALATYA VE ADIYAMAN TOPLULUKLAR BAHÇESİDİR

    İki sene önce ev işaretleme olaylarının Adıyaman’dan başladığını dile getiren Demirtaş, “şimdi de Malatya’da devam ediyor. Adıyaman ve Malatya’da Alevi evlerinin işaretlenmesinin nedeni, bu bölgenin Türk’ü, Kürt’ü, Alevi’si, Sünni’si, Ermeni’si ve Süryani’si ile bir topluluklar bahçesi olmasıdır. Adıyaman ve Malatya bölgelerinde halklar yeni bir çıkışa, aydınlanmaya, eşitliğe, kardeşliğe doğru evrilmeye çalışırken iktidardaki zihniyet bunun önüne geçmeye çalışıyor. Bunun yerine Alevileri bastırarak IŞİDvari birtakım canilerin örgütlenmesine meydan açmaya çalışıyor” dedi.

    ALEVİLER TARİH BOYUNCA ÖTEKİLEŞTİRİLMİŞTİR

    Demirtaş, tarih boyunca Selçuklular’dan, Osmanlı’lardan cumhuriyet dönemine kadar bu coğrafyada Alevi toplulukları üzerinde büyük baskılar olduğunu belirtti. Bu baskıların inkar etme, ötekileştirme diğer taraftan bazı iftiralara tabi tutulması kırımlara kadar varmıştır, diyen Demirtaş şunları dile getirdi:

    “Yakın zamanda Maraş’ta, Gazi’de, Çorum’da, Sivas’ta bu tür olaylar yapılmıştır. Neden yapılmıştır; Alevi toplulukları her bölgede inançları gereği insanların eşit, özgür bir şekilde beraber yaşamasını istiyorlar. Kimse kimseye baskı yapmadan, kimse kimsenin inancına, yaşam tarzına baskı yapmadan yaşama arzuları var. Bu da tarih gösteriyor ki buna tarih de dahil bu arzu egemen güçler tarafından daha doğrusu iktidarı elinde tutanlar tarafından kabul görmüyor. Bugünkü anlayışla demokrasi, özgürlük, eşitlik dediğimiz iş iktidarların işine gelmiyor. Çünkü halklar eşit yaşarsa sömürü ortadan kalkar. Bu nedenle Aleviler tarih boyunca ötekileştirilmiş, iftiralara uğramıştır, kırımlara, baskılara uğratılmıştır.”

    ALEVİLİK HAK VE HAKİKAT YOLUDUR

    Demirtaş, “Alevilerin evlerinin işaretlenmesi ve bunlara yol veren güç sahiplerinin bu baskılardan vazgeçmesi gerekir. Aksi halde toplumlarda yine birtakım kaoslar, şiddet, baskı, katliamlar olabilir. Bu da hiç kimsenin kabul etmediği olaydır” diyerek şunları kaydetti:

    “Bu haksız düşünceyi Demokratik Alevi Dernekleri olarak şiddetle kınıyoruz. Her zaman buna karşı mücadele edeceğiz. Çünkü inancımız var olduğundan itibaren, tarih ötesinden beri hiçbir güç bu inancı ortadan kaldıramamıştır. Çünkü Hak ve hakikat yoludur.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

     

  • Dersim’de milletvekili, sanatçı ve kurum temsilcilerinden Seyit Rıza’yı anma çağrısı

    Dersim’de milletvekili, sanatçı ve kurum temsilcilerinden Seyit Rıza’yı anma çağrısı

    PİRHA – İdam edilişlerinin 80. yılında Dersim Seyit Rıza Meydanı’nda Demokratik Alevi Derneği Genel Merkezi, Dersim Araştırmaları Merkezi, Pir Sultan Abdal Derneği Dersim Şubesi, Dersim Dernekleri Federasyonu ve Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu 15 Kasım’da anma gerçekleştirecek. Anma için Demokratik Alevi Derneği Genel Merkezi Eşbaşkanı Dursun Demirtaş, HDP Dersim Milletvekili Alican önlü, sanatçı Ferhat Tunç, Dersim Araştırmalar Merkezi’nden Selman Yeşilgöz ve Hüseyin Ayrılmaz, esnafa ve halka broşür dağıtarak çağrıda bulundu.   

    İdam edilişlerinin 80. yılında Seyit Rıza ve arkadaşları Dersim Seyit Rıza Meydanı’nda saat 16.00’da anılacak. Saat 1938’de de çerağ yakılacak. Anmaya katılım çağrısını Demokratik Alevi Derneği Genel Merkez Eşbaşkanı Dursun Demirtaş, HDP Dersim Milletvekili Alican önlü, Dersim Araştırmalar Merkezi’nden Selman Yeşilgöz ve Hüseyin Ayrılmaz esnafa ve halka broşür dağıtarak yaptı. Tek tek esnafı anmaya çağıran sanatçı, milletvekili ve kurum temsilcileri herkesi anmaya beklediklerini ifade ettiler.

    Seyit Rıza Meydanı’nda anma çağrısı yapan sanatçı Ferhat Tunç şunları söyledi:

    “Bundan 80 yıl önce Elazığ’da kurulan göstermelik bir mahkemede yargılandılar. Anlamadıkları bir dilde hazırlanan bir iddianame ile 7 kişi idama mahkum edildi. Diğer 70 insan da Türkiye’nin farklı cezaevlerinde aslında bir başka ölüme mahkum edilerek sürüldüler. 80 yıl geçti aradan, bu 80 yılda bu ülkede bir şey değişti dersek çok mümkün görünmüyor. Aynı zihniyet devam ediyor ve biz yarın saat 16.00’da bu meydanda Seyit Rıza ve arkadaşlarını anacağız. Onlara olan görevimizi yerine getireceğiz. Bugün bu çağrımız bütün Dersimlileredir. Yarın iznin de alınmış olduğunu belirterek bütün Dersimlileri saat 16.00’da seyitlerimizi anmak için bu meydanda bekliyoruz.

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • ‘Yetiştirilen dindar nesil icraatlarına başladı’

    ‘Yetiştirilen dindar nesil icraatlarına başladı’

    PİRHA – HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un hakka yürüyen annesinin cenazesine polis gözetiminde yapılan ırkçı saldırının ardından cenaze mezardan alınarak memleketi Dersim’de toprağa verildi. Konuya ilişkin konuşan HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, saldırıyı iktidar tarafından yetiştirilen dindar neslin yaptığını söyledi.

    HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un hakka yürüyen annesinin Hatun Altuğ (78) toprağa verilirken cenazesine polis gözetiminde toplanan ırkçı güruhun ellerinde sopalarla tekbir getirilip “Burası Kürt mezarlığı değil”, “Burası Alevi mezarlığı değil”, “Burası Ermeni toprağı değil” diye sloganlar atılarak bir buçuk saat boyunca mezarlığa taş, şişe atılması, hakaretler edilmesi ve “Buraya Kürt’ü, Alevi’yi, Ermeni’yi gömdürtmeyiz, Gömerseniz de çıkartır parçalarız” diye bağırmaları üzerine cenazeye daha sonra bir saldırı olmasın diye, Tuğluk’un ailesi cenazeyi defnettikleri mezardan alarak memleketi Dersim’de toprağa verdi. Dersim halkı yapılan bu insanlık dışı saldırının ne yerde nede gökte yeri yoktur diyerek tepki gösterdi.

    “BU AHLAKSIZLIK BİR KAÇ IRKÇININ İŞİ DEĞİL”

    Yaşananların bazı ırkçıların münferit saldırısı olarak değerlendiremeyeceklerini söyleyen Demokratik Alevi Derneği (DAD) Başkanı Dursun Demirtaş, gördüklerinin bunun organizasyonlu bir mesaj olduğunu belirtti. Demirtaş, bu ahlaksızlığın üstünün kapatılamayacağını dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü. “Toplum geleneğimizde bir söz bir söylem vardır. İnsanlığa, doğaya, topluma bir bütün olarak yaşamın tümüne aykırı yapılan bir duruma bir işe “Ayıptır, günahtır, zulümdür” derler. Ve eklerler “Bu yapılanın ne yerde ne de gökte yeri yoktur. Ne yer ne gök kabul etmez” derler. İşte bizde şimdi ne yerin ne de göğün kabul etmediği lanetlik bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bu zihniyeti lanetliyoruz asla kabul etmiyoruz.”

    “MİLLİ POLİTİKANIN EKTİĞİ TOHUMLAR YEŞERDİ”

    Ekilen kin ve nefret tohumlarının ırkçılık hastalığının ilerlemesine neden olduğunu söyleyen İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şube Başkanı Görbüz Solmaz, “Biz kavramının dışında kalan herkesi düşmanlaştıran, ötekileştiren, dışlayan, yok sayan, bir milli politikanın ektiği tohumlardır.” dedi. Irkçı güruhun cezasızlık politikasından cesaret aldığını belirten Solmaz, “Bu ülkede hangi suçun karşılığı verildi ki?” diye sordu.

    “SALDIRILARIN ZEMİNİ OLUŞTURULUYOR”

    HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, son dönemlerde Kürtlere “Terörist, işbirlikçi” denilerek ırkçı saldırıların zemini oluşturduğuna dikkat çekti. Önlü Hakkari’de sivil yurttaşın SİHA ile öldürülmesinden sonra ölenin cenaze namazı kılınmasın diye caminin kapısını kilitleyen, imam göndermeyen, tabut ve cenaze nakil aracı vermeyen devlet olma anlayışının tezahürü olduğunu söyledi.

    “OĞLU CEZAEVİNDE BIÇAKLANARAK KATLEDİLDİ”

    Hatun Tuğluk’un her dönemin mağduru olduğunu dile getiren Önlü, “Hatun ananın bir oğlu 1979 yılında Elazığ Cezaevinde bıçaklanarak katledildi. Aynı faşist zihniyet kızını hukuksuz bir şekilde rehin aldı. Hatun ana bu saray zihniyetinin yarattığı ırkçı guruh tarafından bizzat kendisi bu saldırılara maruz kaldı. Faşistler arasında söyle bir söylem vardı. “En iyi Kürt ölü Kürt’tür.” Bu zihniyet öyle bir pervasız hale gelmiş ki artık Kürdün ölüsüne bile saldıracak kadar insanlıktan çıkmışlar. Bu zihniyet yer üstünde Kürde hiçbir yaşam şansını tanımaz hale gelmiş. Dünyanın hiçbir yerinde Kürdün kazanımları kabul edilemez hale gelmiştir. Bu zihniyet öyle bir boyut aldı ki yer altında da Kürdü rahat bırakmıyor.” dedi.

    “SALDIRGANLAR YETİŞTİRİLEN DİNDAR NESİLDİR”

    Saldırıyı iktidar tarafından yetiştirilen dindar neslin yaptığını söyleyen Önlü, İŞİD için öfkeli çocuklar dediler bu barbarlar dünyanın başına bela oldu. İçerde dindar nesil yetiştireceğiz dediler bu dindar nesil Türkiye halklarının başına bela olacak. Irkçı gurup tarafından mezarlıkta atılan sloganlara değinen Önlü, “atılan sloganlardan görüyoruz ki bu zihniyetin içinde Ermeni katliamı, Dersim Katliamı, Zilan katliamı Cizre ve Sur var.”

    HABER MERKEZİ

  • ‘Dersimlilerin aklından ve yüreğinden Dersim’i silemezler’

    ‘Dersimlilerin aklından ve yüreğinden Dersim’i silemezler’

    PİRHA- Dersim Belediye binasına asılı olan ‘Dersim belediyesi’ tabelası yeni Valinin (aynı zamanda yeni Kayyım) gelmesiyle söküldü. Geçtiğimiz yıllar, Belediye Meclisi’nin aldığı bir kararla ‘Dersim Belediyesi’ tabelası asılmıştı. Şimdi ise Vali Tuncay Sonel  tabelayı tümden kaldırdı. Dersimliler tepkili. Konuya ilişkin, Babamansur Ocağı pirlerinden Nesimi Genlik, Araştırmacı Yazar Mesut Özcan, Demokratik Alevi Derneği Genel Başkanı Dursun Demirtaş  DEDEF Yönetim Kurulu Üyesi Ali Rıza Bilir ve Enver Devletli PİRHA’ya konuştular. 

     

    Adı inancıyla özdeşleşen başka bir kent var mı bilinmez, ancak Dersim denince akla Xızır’ın mekanı gelir. Harde Dewreş’tir yani. Yüz yıllardır Alevi Kızılbaş inancıyla eşitlenmiştir Dersim adı.

    Öte yandan Alevi- Kızılbaş inancının tarihidir ayrıca. Hz. Ali’nin, Hz. Hüseyin’in, Ehl-İ Beyt’in manevi mirası burada saklıdır.

    12 Pir ocağına sahiplik eden tek şehirdir üstelik.

    Ne var ki tüm bu inançsal özellikler Dersim ismiyle birlikte yaşayabiliyorlar.

    DERSİM YENİDEN TUNÇ-ELİ’NE DÖNÜYOR

    1935’te bu Dersim’i inançlarıyla, hayat tarzıyla, sosyal ilişkileriyle birlikte yok etmek için adı değiştirildi. Tunceli oldu. Tunceli ‘TUNÇ’ ve ‘EL’in birleşiminden oluşmuş, devletin amacını ifade etmektedir. Bir TUÇ- EL ile sizi ezeceğiz anlamındadır.

    Dersim Belediyesi’nin kapısında yazılı olan ‘Dersim Belediyesi’ tabelasının kayyım tarafından sökülmesi üzerine halkın düşünceleriydi bunlar. Dersimliler, Dersim’in toprağıyla, ziyaretleriyle birlikte isminin de kutsal olduğunu, tabelanın sökülmesinin kutsallarına karşı duyulan bir hazımsızlık anlamına geldiğini belirtiyor.

    Dersim’in ileri gelenlerinden Babamansur Piri Nesimi Genlik, Araştırmacı yazar Mesut Özcan ve Demokratik Alevi Dernekleri Genel Başkanı Dursun Demirtaş’la konuya ilişkin PİRHA’ya konuştular.

    “XIZIR DERSİM’LE BİRLİKTE ANILIR”

    Konuya ilişkin Babamansur Ocağı pirlerinden Nesimi Genlik, “Dersim Xızır’la birleşmiştir. Bu isimle anılınca hemen Xızır akla gelmektedir” diyerek isim değişikliğine tepki gösterdi. Genlik, Dersim halkına 1938’de yaşatılan katliamı anımsattığı için Tunceli isminin travmatik olduğuna da vurgu yaptı.

    “DERSİM BİZİM KUTSALIMIZDIR”

    “Bize inanç önderlerimizden, insan-ı kamillerimizden sayısız miras kaldı” diyen Pir Genlik, bunların sadece kutsal mekanlar ve ritüeller olmadığını, bu mekanlarla özdeşleşen isimlerin de bu mirasın içinde olduğuna vurgu yaptı. Pir Genlik Dersimlilerin aklından ve yüreğinden bu ismi silemeyeceklerini, Dersim isminin sonsuza kadar yaşayacağını da ifade etti.

    “İSMİ KALDIRANLAR BİR DÖNEM ÖZÜR DİLEMİŞLERDİ”

    Dersim’de yaşayan Araştırmacı Yazar Mesut Özcan ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı zamanında Dersim ismini kullandığını ‘1938’de yaşananlar katliamdır. Gerekirse ve literatürde varsa özür dilemek, ben devlet adına özür diliyorum’ şeklinde konuştuğunu ve Dersim isminin iade edileceğini söylediğini belirtti. Şimdi ise kayyum marifetiyle belediyenin kapısına asılan ‘Dersim’ ismi kaldırılıyor. Bu yaklaşım en hafif deyimiyle samimiyetsizliktir, tutarsızlıktır” dedi.

    “DERSİM’LE BİRLİKTE HAFIZAMIZ DA SİLİNMEK İSTENİYOR”

    Demokratik Alevi Derneği Genel Başkanı Dursun Demirtaş da, “Dersim ismi, Düzgün Babayı, Anafatma’yı, Munzur babayı ve 12 Pir ocağını içinde barındırmaktadır. Dersim isminin yasaklanması kutsal mekanların da hafızalarımızdan silinmesini amaçlamaktadır. Nasıl ki, Anafatma, Düzgün Baba, Munzur Baba bizden koparılamıyorsa, Dersim de bizim için kutsal bir isimdir, bizden koparamazlar” dedi.

    “DERSİM İSMİ BELEDİYE MECLİSİNİN KARARIYLA VERİLMİŞTİ”

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Rıza Bilir de, ‘Dersim Belediyesi’ tabelasının indirilmesine tepkili. Bilir “Bu tabelayı kaldırmak, halkın taleplerini hiçe saymak anlamına gelmektedir, halkın talebi üzerine, Belediye Meclisi’nin aldığı bir kararla ‘Dersim Belediyesi’ tabelası asılmıştır. Keyfi bir şekilde asılmadığı gibi, keyfi bir şekilde sökülmesi kanunlara da aykırıdır. Meclisin aldığı kararı meclis kararı almadan değiştirmek yasal değildir. Kayyım, belediyeler yasasına aykırı davranmıştır” dedi.

    “DERSİM ÇEŞİTLİLİĞİN ADIDIR”

    Enver Devletli ise “Dersim kucaklayıcı bir isimdir. Geçmişi, bugünü, burada yaşamış ve yaşamakta olan Ermenileri, Kürtleri, Türkleri, etnik toplulukları ifade eder. Dersim’i yeniden Tuncelileştirmek, bu zenginliği istememek anlamını taşır” dedi.

    Ahmet BAKIR/DERSİM

  • DAD Başkanı Demirtaş: Madımak Dersim’in, Sur ise Madımak’ın devamıdır-VİDEO

    DAD Başkanı Demirtaş: Madımak Dersim’in, Sur ise Madımak’ın devamıdır-VİDEO

    PİRHA- 33 can, 33 Aydın, Pirlerine niyaz etmeye gittikleri Sivas’ta Madımak otelinde diri diri katledilirken o isli duman hala genizleri yakmaya devam ediyor. “Bu planlı ve programlı bir katliamdır” diyen DAD Genel Başkanı Dursun Demirtaş, 2 Temmuz’a ilişkin duygularını ve bu kaotik süreçten nasıl çıkılacağına dair düşüncelerini PİRHA kameralarına anlattı.

    “Madımak, planlı ve programlı bir katliamdır. Hiç nedensiz 33 aydın ve sanatçı diri diri yakılmış, devlet ise buna yol vermiştir. Ve ne yazık ki bunu tüm Türkiye de seyretmiştir” diyen Demirtaş, bu katliamla yüzleşmedikçe daha büyük felaketlerin kapıda olduğunun da altını çizdi.

    “SOMA VE SUR MADIMAK’IN DEVAMIDIR”

    Dersim, Maraş ve Gazi katliamıyla yüzleşilmediğini, bu nedenle Madımak’ın çok kolay biçimde tutuşturulduğunu ifade eden Demirtaş, “Sur’da, Cizre’de canlı canlı insanların öldürülmesi ve Soma’daki madencilerin toprağa gömülmesi, bu rahatlıktan kaynaklanmaktadır” dedi.

    “ZULÜM SONSUZA KADAR DEVAM EDEMEZ”

    Demirtaş, “Ne var ki hiçbir zulmün üstü örtülememiştir, tarih bu tür katliamların lanetlendiği ve mahkum edildiği sayfalarla doludur” diyen Demirtaş, Alevilerin tarihinin de katliamlarla mücadele tarihi olduğunun altını çizdi.

    “ALEVİLERİN TARİHİ DİRENİŞ TARİHİDİR”

    “Aleviler her zaman zulme karşı direnmişlerdir. Aleviliğin en önemli özelliği de budur. Bu direnişimiz bundan sonrada devam edecektir. Yoksa bu kaotik ortamdan çıkış mümkün olmayacaktır” ifadelerini kullanan Demirtaş, iktidarların toplumu birbirine boğazlatmak ve böylece iktidarda kalmak gibi bir özelliklerinin olduğunu belirtti.

    Demirtaş son olarak topluma çağrıda da bulunarak, “Bu tehlikeli gidişi görmeliyiz ve bu geleneği reddederek kardeşliği tesis etmeliyiz, yoksa bu acıları asırlar boyu yaşamaya devam ederiz” dedi.

    Ahmet BAKIR/DERSİM

    VİDEO