Etiket: düzce

  • Düzce’de 5.9 büyüklüğünde deprem: Çok sayıda ilde hissedildi

    Düzce’de 5.9 büyüklüğünde deprem: Çok sayıda ilde hissedildi

    Düzce’nin Gölyaka ilçesinde 5.9 büyüklüğünde, 6,81 KM derinliğinde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul, Ankara, Eskişehir, Bursa, Kocaeli, Bolu, Edirne gibi birçok ilde şiddetli hissedildi.

    Bu sabah Düzce’de 5.9 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşti.
    Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD), depremin büyüklüğünü 5.9 olarak tespit etti. Kandilli Rasathanesi’ne göre ise Düzce depreminin büyüklüğü 6.0.

    AFAD, depremin derinliğini 6,81 kilometre olarak açıklarken, deprem Düzce’nin yanısıra İstanbul, Sakarya, Ankara, Eskişehir, Çankırı, Bursa, Yalova, Kocaeli, Bolu ve Edirne’de hissedildi.

    Deprem nedeniyle Düzce’de yaşayan 68 yaşındaki Sevim Çengel’in kalp krizi sonucu öldüğü öğrenildi.

    Düzce’de köylerde bazı ev ve ahırlarda hasar oluşurken, 2008 yılında inşa edilen Düzce Adliyesi’nde de hasar meydana geldi. Zonguldak’ın Ereğli ilçesine bağlı Bölücek Mahallesi Pınar Sokak’ta bulunan iki katlı evde hasar meydana geldi. Hasar gören evde yaşayan 5 kişi jandarma konutuna alındı.

    Deprem nedeniyle Düzce’de elektrik ve su kesildi. Telefonlar kısa süreliğine kilitlenirken, haberleşmede de sıkıntılar yaşandı. Kimi binalarda çatlaklar oluştu, kimi binalardan arabaların üzerine beton parçaları düştü. Evlerin içinde mutfak ve salonlardaki eşyaların ve dolapların devrildiği belirtildi.

    Deprem nedeniyle Düzce, Sakarya ve Bolu’da eğitime bir gün ara verildi.

    SAĞLIK BAKANI KOCAB YARALI SAYISI 35

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Düzce depremine ilişkin “Gölyaka’daki depremde Düzce’de 1’i ağır 32, İstanbul’da 1, Bolu’da 1, Zonguldak’ta 1 kişi olmak üzere şu anki bilgilere göre yaralı sayısı 35’tir.” ifadesini kullandı. Sağlık kurumlarımızdaki yaralıların tedavileri devam ediyor.” bilgisini paylaştı.

    AFAD: 46 KİŞİ YARALANDI

    AFAD, Gölyaka’daki depremde Düzce’de 37, İstanbul’da 1, Zonguldak’ta 6, Sakarya’da 1 ve Bolu’da 1 olmak üzere 46 kişinin yaralandığını açıkladı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Düzce’de deprem

    Düzce’de deprem

    Düzce’de 5.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem İstanbul ve çevresinde de hissedildi. 

    Merkez üssü Düzce merkez olan 5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Saat 15:57’de de 4.3 büyüklüğünde bir artçı deprem kaydedildi.

    Kandilli Rasathanesi ilk depremin büyüklüğünü 5,3 olarak duyurdu. AFAD verilerine göre; saat 15.40’taki depremin derinliği 18.02 kilometre. Deprem, İstanbul ve çevresinde de hissedildi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Deprem sonrası bildirilen olumsuz bir durum yok” dedi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da bir olumsuz gelişme olmadığını söyledi. Düzce Valisi Atay da olumsuz bir ihbarın olmadığını açıkladı.

    ‘HAZIRLIKLI OLMAMIZ GEREKİYOR’

    Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Mutlaka İstanbul’un altında depremin olması gerekmiyor. Bursa’daki bir deprem de İstanbul’da da etkili olabilir. Kaçınılmaz bir gerçek karşısında hazırlıklı olmamız gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.

  • MS ve kalp rahatsızlığı olan tutuklu Aysun Şahin tahliye edilmiyor!-VİDEO

    MS ve kalp rahatsızlığı olan tutuklu Aysun Şahin tahliye edilmiyor!-VİDEO

    PİRHA-Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 360. hafta basın açıklamasında Düzce T Tipi Kapalı Hapishanesinde kalan hasta mahpus Aysun Şahin’in durumuna dikkat çekti. Yapılan açıklamada “Aysun Şahin, MS hastalığı için gün aşırı olması gereken iğneleri kendisi yapmak durumundadır. Kullandığı iğneden kaynaklı olarak kasları güçsüzleşiyor, hareket imkanı azalıyor ve tuvalete dahi bu zamanlarda ancak arkadaşlarının kollarında gidebiliyorifadeleri kullanıldı.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 360. hafta basın açıklamasında bir kez daha hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti. İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube binasında yapılan açıklamayı İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen okudu.

    Hapishanelerde 604’ü ağır olmak üzere en az 1605 hasta mahpusun olduğunu söyleyen Nuray Çevirmen, tutukluların, hapishanelerde “adeta yaşam savaşı” verdiğini ifade etti. Çevirmen, insiyatif olarak bu hafta Düzce T Tipi Kapalı Hapishanesinde kalan hasta mahpus Aysun Şahin’in durumuna dikkat çekmek istediklerini söyledi.

    “YAŞAMI BÜYÜK RİSK ALTINDA”

    Nuray Çevirmen, 44 yaşında olan Aysun Şahin’in 29 Kasım 2017’de tutuklanıp Düzce T Tipi Cezaevine gönderildiğini ve Multiple Skleroz (MS) hastası olduğunu ifade etti. Yapılan açıklamada Şahin’in doğuştan kalça çıkıklığı ve eklemlerinde şekil bozukluğu olduğu için de % 48 engelli raporu bulunduğuna işaret edildi. Dört yıldır MS başta olmak üzere eklem romatizması, kalpte ritim bozukluğu, kemik erimesi, boyun düzleşmesi gibi hastalıklarla cezaevinde tutulan Aysun Şahin’e dair şu açıklama yapıldı:

    “Aysun Şahin, hastaneye tekerlekli sandalye ile götürülmekte, görüşlere ise koğuş arkadaşlarının kolunda çıkabilmektedir. Kendi ihtiyaçlarını tek başına giderememekte ancak yanında olan arkadaşlarının yardımı ile yaşamını sürdürebilmektedir. Kendi başına kalkmak istediğinde ise duvarlara tutunarak hareket edebilmektedir.

    Aysun Şahin, MS hastalığı için gün aşırı olması gereken iğneleri kendisi yapmak durumundadır. Bu iğne nedeni ile grip bile olmaması gerekiyor ki ne yazık ki hapishane ortamında bu mümkün değildir ve yaşamı büyük bir risk altındadır. Kullandığı iğneden kaynaklı olarak kasları güçsüzleşiyor, hareket imkanı azalıyor ve tuvalete dahi bu zamanlarda ancak arkadaşlarının kollarında gidebiliyor.

    “İNFAZI ERTELENEREK TEDAVİSİ YAPILMALIDIR”

    Mücadele etmiş olduğu kronik hastalıklar nedeniyle sıkıntı, stres ve kötü koşullardan uzak kalması gerekmekte ayrıca bağışıklık sisteminin güçlenmesi içi için iyi beslenerek haftada 3 gün balık tüketmesi gerekmektedir. Ancak mevcut hapishane koşullarında bu imkanın sağlanamayacağı açıktır. Mevcut hapishane sisteminde hasta mahpusların durumlarının daha da ağırlaştığı, sağlıklarının bozulduğu, hastalıkların kronikleştiği ortadadır.

    Aysun Şahin’in MS hastalığından kaynaklı olan durumu %48 engellilik raporuna işlenmemiştir. Bu hastalık da dahil edildiğinde oranın %70’lere çıkacağını ifade etmektedir. İnfaz erteleme önünde yapmış olduğu başvurular iki kez reddedilmiştir. Tutuklandıktan 15 ay sonra ilk infaz erteleme başvurusunda bulunan Şahin’in talebi, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından ‘cezaevinde kalabilir’ denilerek reddedildi. İkinci talebi ise yine aynı gerekçelerle birkaç ay önce reddedilmiştir.

    Raporlanmış olan %48 engellilik durumu ve ağır seyreden MS hastalığı ve diğer hastalıkları nedeniyle artık hapishanede kalamayacak duruma gelmiş olan ve ancak arkadaşlarının yardımı ile yaşamını devam ettirebilen Aysun Şahin için etkili bir tetkik süreci yürütülmelidir. Hapishanede kalamayacak durumda olduğu gözle görülür halde olan mahpusun bir an önce infazının ertelenmesi için girişimlerde bulunulmalı ve daha sağlıklı ortamlarda tedavisi yapılmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • En kirli hava Düzce’de ölçüldü

    En kirli hava Düzce’de ölçüldü

    PİRHA-Sürekli İzleme Merkezi, Türkiye’nin en kalitesiz havasının Düzce’de ölçüldüğünü açıkladı. Havası en temiz şehrin ise Bursa olduğu duyuruldu.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hava Kalitesi İzleme Merkezi verilere göre havası en kirli il Düzce oldu.

    Temiz hava için 0 ila 50 arasında bulunması gereken endeks değeri Düzce’de 174’e kadar yükseldi. Düzce’yi 172 endeks değeri ile Ankara takip etti. En kalitesiz havaya sahip üçüncü şehir ise 171 endeks değeri ile Hakkari oldu.

    Havası en temiz şehir ise Bursa oldu. Aynı zamanda sanayi şehri olan Bursa’da hava kalite endeksi 10 olarak ölçüldü. Bursa’yı 11 endeks değeri ile Kastamonu ve Bitlis takip etti.

    İstanbul’daki hava kalitesi ise 96 ile ölçülerek “orta derecede” yer alırken, İzmir’in 111 endeks değeri ile havası “hassas” olarak görüldü.

    (HABER MERKEZİ)

  • KHK’li Mimar Alev Şahin 3 yıldır direniyor: Geri adım atmayacağım

    KHK’li Mimar Alev Şahin 3 yıldır direniyor: Geri adım atmayacağım

    PİRHA-Düzce’de 2011 yılında çalışmaya başladığı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ndeki görevinden 6 Ocak 2017 tarihinde Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen Mimar Alev Şahin, ‘İşimi, ekmeğimi geri istiyorum’ talebiyle kent merkezinde başlattığı oturma eylemini sürdürüyor. Düzce Valiliğinin eylemini yasaklamasının ardından 37 gün hapis cezası verilen Şahin, karara itiraz edeceğini çünkü hukuk dışı olduğunu vurguluyor. 

    Mimar Alev Şahin, KHK ile hiçbir gerekçe gösterilmeden Düzce’de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ndeki  6 Ocak 2017 yılında görevinden ihraç edildi.

    1999 yılındaki Gölcük ve Düzce depremlerinde çürük binaların enkazında ölen insanlardan etkilenerek mimar olduğunu belirten Alev Şahin, açıklamalarında meslek hayatı boyunca mimarlık bilgi ve birikimini deprem görmüş bir halkın çıkarından başka hiçbir şey düşünmeden halk için kullandığını söyledi. Alev Şahin, bu sürede denetimsizliğe göz yummadığı, beton ve agrega denetimlerinde firmalara idari para cezası düzenlediği için milletvekillerine şikayet edildiğini, kurumda baskı gördüğünü, mobbing uygulandığını ifade etti.

    “Ne katilim, ne hırsızım. İşimi geri istiyorum. İşimi, ekmeğimi geri istemek suç değildir. Asıl OHAL ile Anayasa’ya aykırı bir şekilde beni işimden, ekmeğimden etmek suçtur” diyen Mimar Şahin’e valilik emrine uymadığı gerekçesiyle 37 gün hapis cezası verildi. Şahin, “Anayasal hakkımı kullanıyorum” dedi.

    Valilik emrine uymadığı gerekçesiyle hakkında Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne dava açıldı. Davanın 4. duruşması görüldü.

    “VALİLİK YASAĞI YASAL DAYANAKTAN YOKSUN”

    İşine iade edilmek için 3 yıldır oturma eylemi yapan Mimar Alev Şahin, Düzce’de AKP önünde yaptığı eylemini ve yasaklanma sürecini PİRHA‘ya şöyle anlattı:

    “Birinci yılında hafta bir gün akp önünde eylem yapıyordum. İkinci gidişimin ardından valilik tarafından bu yasaklandı. Valilik yasakladı diye sokağa çıkmayacak değilim. Valiliğin keyfi yasaklarına karşı geri adım atmayacağım. Bu, Anayasal hakkın kısıtlanması, engellenmesi anlamı taşıyordu. AKP’nin önüne gidiyor olmam, rahatsız ediyordu onları. Yıldırmak istiyorlardı. Ben her alana çıktığımda gözaltına alındım. Bir gün nezarette tutulup ertesi gün savcılıktan serbest bırakıldım. Bu böyle iki kez devam etti. Ardından bunlardan bir para cezası geldi. Cezaları ödedim. Dava açılmaması için. Gözaltılar kesilmişti. Yasaklar devam etmesine rağmen gözaltına alınmadım. Ama sonra seçilmiş günlerin tarihlerini taşıyan ön ödeme emirleri geliyordu. Ödemedim. Hukuksuzluğa ön ödeme emirleri ile devam ediyorlardı. Yasal dayanaktan yoksun bir şekilde valiliğin yasak gerekçelerinin hiçbir somut dayanağı yok. Dolayısıyla eylemimi kapsayan Anayasal hakkım valilik yasak gerekçesiyle değerlendirilemezdi. AKP’nin önüne gitmemim öcü alınıyordu.”

    “KHK’YE KARŞI BİR KAMU EMEKÇİSİNİN DİRENİŞİNİ SERGİLEYECEĞİM”

    Eylemi nedeniyle kesilen para cezalarının ön ödeme emirlerini ödemediği için hakkında iki dava açıldığını ve bu davaların birleştirildiğini belirten Şahin, “Ardından 4. duruşmada valilik emrine uymadığım için 30 gün, sonra 7 gün daha, suça devam ettiğim gerekçe gösterilerek hapis cezam arttırıldı.

    Mahkemenin verdiği 37 günlük hapis cezasına itiraz edeceğini ifadede eden Mimar Şahin, “İktidarın KHK politikasına karşı bir kamu emekçisinin direnişini sergileyeceğiz” diyor.

    OHAL Komisyonu’na başvuran Şahin, hala başvurusuna bir yanıt verilmediğini belirterek, “Bu hapis kararına da itiraz edeceğiz, bozulacağını düşündüğümüz bir karar. Avukatlarım hukuk dışı bir karar olduğunu değerlendiriyorlar. Direnmeye devam edeceğim. Mücadelemden geri adım atmayacağım. Valilik yasakları halen devam ediyor. Eylem yapıldığında gözaltına alıp, para cezası kesip gönderiyorlar. Sokağa çıkmalarını istemiyorlar insanların” diye konuştu.

    PİRHA/DÜZCE

  • İş cinayetinde ölen KHK mağduru öğretmen için basın açıklaması yapıldı

    İş cinayetinde ölen KHK mağduru öğretmen için basın açıklaması yapıldı

    PİRHA-Adana’da Eğitim Sen, İHD Adana Şubeleri ve KHK Mağdurları, inşaatta düşerek yaşamını yitiren ihraç edilen öğretmen Kazım Kurnaz için basın açıklaması yaptı. Açıklamada Kurnaz’ın ölümün sorumlusunun hukuku işletmeyen siyasi iktidar olduğu belirtildi.

    Eğitim Sen, İHD Adana Şubeleri ve KHK Mağdurları, 1 Şubat günü Düzce’de çalıştığı inşaatın 4’üncü katından asansör boşluğuna düşerek yaşamını yitiren KHK mağduru ihraç öğretmen Kazım Kurnaz (35) için basın açıklaması yaptı.

    İnönü Parkı’nda bir araya gelen yurttaşlar “KHK zulmüne artık yeter Edi bese” yazılı pankartı açtı. Kitle adına  basın açıklamasını Eğim Sen Genel Mali Sekreteri Ahmet Karagöz okudu.

    “BU ÖLÜMÜN SORUMLUSU OHAL KOMİSYONUDUR”

    “Kazım Kurnaz öğretmenimizin ölümünü, sıradan bir iş kazası olarak tanımlamak veya “kader”, “fıtrat” olarak geçiştirmek insanlığın ve ahlaksızlığın dip noktasıdır” diyen Karagöz, “Bu ölümün sorumlusu; siyasal iktidardır.  Bu ölümün sorumlusu; hukuk tanımayan ve çalışmayan OHAL İnceleme Komisyonudur. Bu ölümün sorumlusu; ranta boyun eğip, mazlumu görmek istemeyen havuz medyasıdır” dedi.

     Karagöz sözlerini, “20 Temmuz 2016 tarihinde itibaren OHAL’in ilanı ile birlikte siyasal iktidar tarafından OHAL süresince Resmî Gazete’de yayımlanan KHK’lerle 135 bini aşkın kamu çalışanı ihraç edilmiştir. İhraç edilenler içerisinde; haklarında herhangi bir yargı kararı bulunmayan, hakkında isnat edilen herhangi bir suç yokken ve savunma hakkı dahi tanınmadan talimatlarla insanları; açlığa, sefalete, toplumsal linçe ve ölüme mahkûm etmek, vicdansızlıktır, zorbalıktır, hukuksuzluktur. KHK’ler sadece açlığa, sefalete mahkûm etmiyor, aynı zamanda öldürüyor” şeklinde sürdürdü.

    “YARGI AYAKLAR ALTINA ALINMIŞ YERLERDE SÜRÜNÜYOR”

    Yargının işlemediğini ve insanların öldüğünü belirten Karagöz, “Siyasi iktidarın görevi; KHK’lerle ihraç edilen kamu çalışanlarını adil ve hukuk kuralları içerisinde, etnik, inanç, siyasi ve sendikal kimliklerine bakmadan, yargılama sürecini hızlı hukuk kuralları içerisinde tamamlamaktır. Ancak siyasal iktidar, oyalayarak, zamana yayarak yaşanan ölümlere seyirci kalmayı ve mağduriyetlerin artmasını tercih etmektedir” dedi.

    “HUKUKSUZLUĞU İKTİDARDA KALMAK İÇİN TERCİH EDİYORSUNUZ”

    “Adana KHK mağdurları olarak diyoruz ki; “geç gelen adalet, adalet değildir.” Ve bu adaletsizliğin nedeni; siyasal iktidarın, iktidarda kalma hırsı ” vurgusunu yapan Karagöz, “Bizleri ihraç ettiğiniz yetmedi, eşlerimizin, çocuklarımızın iş bulma ve çalışma olanaklarını da ortadan kaldırdınız. Suçlu değiliz, suçun şahsiliği ilkesini hatırlatsak, nafile diyeceksiniz. Çünkü siz hukuksuzluğu, iktidarda kalmak için tercih ediyorsunuz.Adana KHK mağdurları olarak, tekrardan Kazım öğretmene rahmet ve ailesine, sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. OHAL İnceleme Komisyonu lağvedilsin. Kamu çalışanları görevlerine iade edilsin” diye konuştu.

    ADANA/PİRHA

  • ‘Hapishanede kalamaz’ raporuna rağmen 22 yıldır cezaevinde-VİDEO

    ‘Hapishanede kalamaz’ raporuna rağmen 22 yıldır cezaevinde-VİDEO

    PİRHA – Hapishanelerdeki hak ihlallerine ve hasta mahpusların sağlık durumuna dikkat çekmek amacıyla 358 haftadır sürdürülen F Oturması’nda ‘Hapishanede kalamaz raporuna rağmen 22 yıldır cezaevinde tutulan 82 yaşındaki Mehmet Emin Özkan serbest bırakılsın’ denildi.

    Hapishanelerdeki hak ihlallerine ve hasta mahpusların sağlık durumuna dikkat çekmek amacıyla 358 haftadır sürdürülen F Oturması’nda, Adli Tıp Kurumu’nun ‘hapishanede kalamaz’ raporuna rağmen 22 yıldır cezaevinde tutulan 82 yaşındaki hasta mahpus Mehmet Emin Özkan’ın serbest bırakılması talep edildi.

    Tedavi hakları gasp edilen tüm hasta mahpusların sesi olmak için düzenlenen F Oturması, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde gerçekleşti. Eylemde, “Hasta mahpus Mehmet Emin Özkan serbest bırakılsın” ve “Tedavi haktır engellenemez” pankartları açıldı.

    Basın açıklamasını İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonundan Hatice Onaran okudu. Hapishanelerdeki hak ihlalleri ile tecrit ve işkence boyutlarının her geçen gün arttığını, hasta mahpusların tedavi olma haklarının engellendiğini belirten Onaran, Düzce T Tipi Hapishanesinde yaşanan ihlallere dikkat çekti.

    “POLİTİK MAHPUSLAR İŞKENCEYE MARUZ BIRAKILIYOR”

    İHD’nin gönüllü avukatından alınan bilgiyi aktaran Onaran, Düzce T Tipi Hapishanesinde nefret ve ırkçı söylemlerle politik mahpusların işkenceye maruz bırakıldıklarını söyledi: Düzce T Tipi Hapishanesinin müdürü, ‘Ben Telafer Türküyüm, ceddimiz sizi tir tir titretti. Türk’ün gücünü göreceksiniz. Hukuk yok ben varım! Siz daha 12 Eylül’ü görmediniz’ diyerek mahpuslara meydan okumaktadır.”

    “AÇLIK GREVİNDEKİ MAHPUSLAR BASKI ALTINDA”

    Onaran, 8 Kasım’da başlayan ve tüm hapishanelerde yayılarak devam eden açlık grevi yapan mahpuslara baskının sürdüğünü anlattı. Şakran Kadın Hapishanesindeki mahpuslara bu güne kadar B1 vitamini verilmediğini söyleyen Onaran, “Açlık grevindeki mahpuslar hastaneye çift kelepçe takılarak götürülmektedirler. Su ve şeker düzenli verilmeyen mahpuslar baskı altında olduklarını söylemişlerdir. Kırıklar Hapishanesinde açlık grevi yapan mahpuslar diğer mahpuslardan ayrı tutularak ve halen çıplak arama baskısına maruz kalmaktadırlar.” dedi.

    BEŞ KALP KRİZİ, İKİ AMELİYAT

    Onaran, gözaltı sürecinde uğradığı işkence sebebiyle sağlık durumunda ciddi sorunlar yaşayan 82 yaşındaki hasta mahpus Mehmet Emin Özkan’ın durumunu paylaştı. 22 yıldır hapishanede olan Özkan’ın beş kez kalp krizi geçirdiğini, iki defa da kalp ameliyatı olduğunu belirten Onaran, “Bağırsak, tansiyon, zehirli guatr gibi çeşitli hastalıkları da bulunan Özkan haftada en az iki üç kez hastaneye gidip gelmektedir. Adli Tıp Kurumundan ‘hapishanede kalamaz’ raporu bulunan Özkan halen Diyarbakır D Tipi Hapishanesinde tutulmakta. Özkan’ın bir oğlu Bandırma, diğeri ise Gaziantep hapishanesinde olduğundan ailesi maddi manevi olarak zorlanmaktadır. Aynı hapishanede kalma talepleri ise kabul edilmemektedir.” dedi. Onaran, Özkan’ın ve diğer hasta mahpusların serbest bırakılmasını talep etti.

    Açıklamanın ardından “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganlarıyla eylem sona erdi.

    PİRHA /İSTANBUL

  • İnce: Kaybedeceklerini düşüyorlar, yoksa damadı vekil yapar mıydı?

    İnce: Kaybedeceklerini düşüyorlar, yoksa damadı vekil yapar mıydı?

    CHP’nin cumhurbaşkanı Muharrem İnce, seçim otobüsünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Düzce’deki mitingini tamamlayan Muharrem İnce, bir sonraki durağı olan Bolu’ya doğru hareket ederken, seçim otobüsünde çok çarpıcı açıklamalar yaptı. İşte o açıklamalardan satır başları…

    – Tayyip Erdoğan’a sorabildiğiniz soruları bana sorun… Ona soramıyorsanız bana da sormayın.

    – Damat (Berat Albayrak) milletvekili listesindeyse, kesinlikle kaybedeceklerini düşünüyorlar. Kalacaklarından emin olsalar, damadı milletvekili adayı yapar mıydı? Bakan yapabilmek için milletvekili listesine sokmazdı…

    – Şu an benim derdim, 24 Haziran’dan sonra enkaz devralacağım. Onu nasıl toparlarım diye çalışmaya başladım.

    – Farkımız şu olacak. Şu anda tek adam var ve çevresinde ehliyetsiz kişiler var. Yeni dönemde Türkiye’de güçlü lider ve liyakatlı bir ekip yer alacak.

    – Ben seçimi kazanayım, (Erdoğan) gitmesin de göreyim.

    – Cumhurbaşkanı olduğum an Suriye’ye büyükelçimizi göndereceğim.

    (Cumhuriyet)

  • KHK ile işten çıkarılan ve 177 gündür direnen Mimar Alev Şahin’e saldırı

    KHK ile işten çıkarılan ve 177 gündür direnen Mimar Alev Şahin’e saldırı

    İşini geri alabilmek için 178 gündür Düzce’de eylem yapan Alev Şahin, “Mücadelemden ve Nuriye Gülmen ve Semih Özakça demekten vazgeçmeyeceğim” dedi.

    Düzce’de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde görev yaparken KHK ile işten çıkarılan mimar Alev Şahin, oturma eyleminin 176. gününde konuşma yaparken saldırıya uğradı. Şahin, “Saldırganın kendi çevresindekiler uzaklaştırmamıza yardımcı olurken etrafta dolaşan polisin saldırgana hiçbir müdahalede bulunmadığını fark ettim. Etrafta olup beni dinleyen, sesime kulak veren halkın bana alkışlarıyla destek olduğunu görmek ise tarifsiz bir duyguydu. Başörtülü kadınlar, emekli amcalar, gençler konuşmamı bitirince ‘vazgeçmeyin’ diyerek desteklerini sürdürdü. Elbette iş, ekmek mücadelemden ve Nuriye, Semih demekten vazgeçmeyeceğim” diye konuştu.

    Saldırganın, konuşmasında geçen ‘devrimci’ kelimesinden rahatsız olduğunu söyleyen Şahin, “Karşımdaki kişi ‘ne ayaksınız’ diyerek eylemime ait dövizin asılı olduğu panoya elini uzatınca niyetinin provokasyon olduğunu anladım. Hemen bana destek olanlarla birlikte onu uzaklaştırmaya çalıştık. Sayıca ondan fazlaydık ve istesek ağır fiziki zararlar da verebilirdik ancak tüm saldırganlığına rağmen devrimci adalet terazimizden şaşmadık ve iterek uzaklaştırdık” ifadelerini kullandı.

    Eylem süresince sözlü sataşmaların olduğuna değinen Şahin şöyle devam etti: “Araçlarının içinden ya da bisikletle geçerken eylemime laf atıp gitmişlerdi. Önceki günkü saldırıda ise ilk kez biri bu kadar yaklaşmaya ve saldırmaya cesaret edebildi. Bu cesareti ona müdahale etmeyen polisten ve arkasına alıp güvendiği kaynaklardan olduğu çok açık. AKP’nin zulmüne de faşist saldırılara da teslim olmadım, olmayacağım. Bugün 177. günüm. Yine ilk günkü umut ve cesaretle direniş alanımda olacağım.”

  • İHD Hapishane Komisyonu: İnsanlık dışı koşullar öldürüyor

    İHD Hapishane Komisyonu: İnsanlık dışı koşullar öldürüyor

    PİRHA – İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi hapishane Komisyonu’nun hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için düzenlediği F oturmasının 289.’su gerçekleşti. İnsan hakkı savunucuları bu hafta Düzce T Tipi Hapishanesi’nde tutuklu olan Selami Keleş için adalet istedi.

    HABERİN VİDEOSU

    Galatasaray Meydanı’nda biraraya gelen insan hakkı savunucuları, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürüyor, ‘F Tipi Hapishaneler kapatılsın”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” pankartlarını açıp hasta tutukluların fotoğraflarını taşıdı.

    Basın metnini okuyan Emine Küçükbumin, F tipi hapishanelerinde uygulanan ağır tecridin, tüm tutuklu ve hükümlülerin sağlığını bozduğu ve sağlığa erişim hakkının çeşitli gerekçelerle ertelendiğini söyledi. Küçükbumin, düzenli tedavileri yapılmayan tutukluların şimdi de OHAL uygulamaları dayatılarak tedavilerinin engellendiğini kaydetti.

    Bu hafta Düzce T Tipi Hapishanesinde tutuklu olan Selami Keleş’in durumu hakkında bilgi veren Küçükbumin anne Güzel Keleş’in sözlerini aktardı. Oğlunun altı yıldır hapishanede olduğunu, bir yılı aşkın süredir hastalığına teşhis konulmadığını, oğlunun tutuklanmadan önce hiçbir sağlık sorunun olmadığını, tutuklandıktan sonra hastalandığını vurguladı.

    “OĞLUM SÜREKLİ KİLO KAYBEDİYOR VE KADERİNE TERK EDİLMİŞ”

    Küçükbumin, “Anne Keleş, oğlu Selami Keleş’in birkaç kez hapishanede kalp krizi geçirdiğini gün geçtikçe mum gibi eridiğini, birkaç kere hastaneye götürüldüğünü ve gerekli tedavinin yapılmadığını ifade ediyor. Anne Keleş oğlunun kendisini telefonla aradığında konuşmakta zorluk çektiğini, pek çok yere başvuru yapmasına rağmen olumlu sonuç alamadıklarını belirttikten sonra şunları söylemiştir: ‘Oğlum kaderine terk edildi, 6 ay önce yapılan tahlil sonucunun hala gelmemesinin insani bir açıklamasını olabilir mi? Oğlum uyuduğu zaman kimse onu kaldırmazsa uyanamıyor, arkadaşlarının desteği ile günlük ihtiyaçlarını karşılayabiliyor çünkü kendine bakabilecek durumda değildir. Oğlumun bilmediğimiz bir hastalığı var’” dedi.

    “HASTA MAHPUSLARIN YAŞADIKLARININ ÜSTÜ ÖRTÜLÜYOR”

    Anne Keleş’in oğlunun sürekli kilo kaybettiğini ve mecali olmadığı için konuşamadığını söyleyen Küçükbumin, Keleş’in kelimeleri birkaç kez tekrarlayarak konuştuğunu, sürekli bayıldığını ve kendinde olmadığının bilgisini paylaştı. Anne Keleş’in, oğlunun hastalığıyla ilgili teşhisin konularak bir an önce tedavisinin yapılmasını ve sağlığına kavuşmasını talep ettiğini belirten Küçükbumin  sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz insan hakları savunucuları olarak; devlet yetkililerine sesleniyoruz. Ağır hasta mahpuslara yaşattığınız bu insanlık trajedisinin üstünü kapatmaya çalışmayın. Ana akım medyayı susturarak hasta mahpusları ve hapishanelerde yaşanan gerçekleri yok saymayın. Bir kez daha haykırıyoruz; Bu ülkenin hapishanelerinde mahpuslara dayatılan insanlık dışı koşullar öldürüyor! İnsanlık dışı uygulamalara son verin!” (HABER MERKEZİ)