Etiket: düzgün baba cemevi

  • Düzgün Baba Cemevinin 8. olağan genel kurulu yapıldı-VİDEO

    Düzgün Baba Cemevinin 8. olağan genel kurulu yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Düzgün Baba Cemevinin 8. olağan genel kurulu gerçekleştirildi. Tek listeyle gidilen seçimde Sinan Kırmızıçiçek tekrardan başkanlığa seçilen isim oldu. Genel kurulda konuşan Kırmızıçiçek, toplumun inancı, dili, kültürü ve yaşamı üzerindeki baskılara dikkat çekerek “Halkımız bu günlere büyük acılar çekerek, bedel ödeyerek geldi. Alevi toplumu olarak bugün ülkede ve dünyada elde edilen kazanımlar kimsenin lütfu değildir” dedi.

    Düzgün Baba Cemevi 8. olağan genel kurulunu yaptı. Genel Kurul Pir Kazım Açıktepe’nin çerağ uyandırması ve gülbeng vermesiyle başladı. Genel kurulda 106 delegeden 75 kişi hazır bulundu. Kurula çok sayıda ziyaretçi de katıldı.

    Divan başkanlığına Hıdır Yılmaz, divan üyeleri olarak da Zülfükar Sağlam ve Kader Kırmızıçiçek seçildi. Tek listeyle gidilen seçimde yeni dönemde tekrardan Sinan Kırmızıçiçek başkanlığında yola devam edilmesi kararı alındı.

    Genel kurulda dernek tüzük değişikliği de yapıldı. Yeni tüzükle birlikte derneğin adı Düzgün Baba İnanç ve Kültür Derneği, kısa adı ise Düzgün Baba Der oldu. Genel kurulun ardından lokmalar pay edildi.

    “ELDE EDİLEN KAZANIMLAR KİMSENİN LÜTFU DEĞİLDİR”

    Düzgün Baba’nın Alevi toplumu açısından önemine vurgu yapan Sinan Kırmızıçiçek, genel kurul konuşmasında şunları söyledi:

    “Toplumumuzun inancı, dili, kültürü ve yaşamı üzerindeki baskılar ortada. Halkımızın bu günlere büyük acılar çekerek, bedel ödeyerek geldiğini biliyoruz. Alevi toplumu olarak bugün ülkede ve dünyada elde edilen kazanımlar kimsenin lütfu değildir. Alevi toplumu, tırnaklarıyla kazıyarak, serden geçerek kendini var etmiş bu günlere gelmiştir. Gelinen aşamada inanç yerlerimize dönük hiçbir müdahaleyi kabul etmiyoruz. Bu halkın inancına saygı duyulmalı ve bunun gereği olarak başta Aleviler olmak üzere bütün farklı inançlar, kimlikler anayasal güvenceye alınmalı. Laik bir devlet olmanın gereği bütün inançlara eşit mesafede yaklaşılmalıdır. Bir asimilasyon kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı lağvedilmelidir. Alevi kurumlarının bugün her zamankinden daha çok dayanışmaya ihtiyacı var. Düzgün Baba Cemevi olarak bu kentte sosyal, kültürel, inanç ve toplumsal birçok etkinlik gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönem kadına, gençliğe yönelik çalışmalarımız olacak. Dil ve inanç alanında daha yoğun, özellikle inancın anadille yani Bawa Duzgin’ın dili olan Kırmançki yapılması yönünde çalışmalarımız olacak. Bu anlamda inanç alanında pir ve analarımızdan entellektüel canlarımızdan, akademisyen dostlarımızın birikimi ve katkılarını talep edeceğiz. Önümüzdeki süreçte önemli projelerimiz var. Hep beraber emek vereceğiz, çaba göstereceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Düzgün Baba Cemevi’nde, 12 kazan kurulup cem erkanı yürütüldü-VİDEO

    Düzgün Baba Cemevi’nde, 12 kazan kurulup cem erkanı yürütüldü-VİDEO

    PİRHA- Düzgün Baba Cemevi’nde, 12 yıl boyunca oruç tutup Muharrem hizmetini tamamlayan Güner Ayaz için 12 kazan kuruldu. Bu ritüelin unutulmamasını istediğini vurgulayan Ayaz; “Gördüğüm kadarıyla kültürümüz unutulmaya başlandı. Ben kültürümüzün unutulmaması için bir katkı sağlayacağım. Umarım herkes belki beni örnek alır ve bu yola sahip çıkar” dedi.

    Düzgün Baba Cemevi’nde, 12 yıl boyunca oruç tutup Muharrem hizmetini tamamlayan Güner Ayaz için 12 kazan kuruldu. Çerağlar uyandırılıp, gülbenkler verildikten sonra cem erkanı düzenlendi.

    Cem erkanına Pir Zeynel Batar, Pir Baki Aydın, Pir Kazım Açıktepe, Pir Cemal Can ve çok sayıda yurttaş katıldı. Cem erkanından sonra lokma ve aşure pay edildi.

    “BU RİTÜELİN UNUTULMAMASINI İSTİYORUM”

    12 sene oruç tuttuğunu belirten Güner Ayaz; “Bizim kültürümüzde 12 sene oruç tutan birisi olarak 12 kazan kaynatmak istedim. Bu ritüelin unutulmamasını istiyorum, bizim kültürümüz unutulmasın. Gördüğüm kadarıyla kültürümüz unutulmaya başladı inşallah ben kültürümüzün unutulmaması için bir katkı sağlarım. Belki beni örnek alırlar ve bu yola sahip çıkarlar” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Düzgün Baba Cemevi Xızır programını açıkladı

    Düzgün Baba Cemevi Xızır programını açıkladı

    PİRHA-Düzgün Baba Cemevi Xızır programını açıkladı. 4 Şubat’ta ki programda Çerağ uyandırma Gülbeng(dualar), deyiş ve semahlar, Xızır kautu, kurban ve lokmalar pay edilecek.

    Alevi toplumu için kutsal olan Hızır aylarının başlamasıyla birlikte birçok bölgede ve ilde Hızır cemi yapılıp Hızır lokması pay edilecek.

    Düzgün Baba Cemevi, Xızır ayı programını açıkladı. 4 Şubat’ta saat 11.00’de Düzgün Baba Cemevinde bir araya gelip Düzgün Baba’ya gidilerek. Çerağ uyandırma,Gülbeng(dualar), deyiş ve semahlar, Xızır Kautu, kurban ve lokmalar pay edilecek.

    Düzgün Baba Cemevi yaptığı açıklamada, “Xızır toplumumuzun inanç, itikat, kültür ve yaşamının en büyük değerlerinden biridir. İçinde bulunduğumuz ay Xızır ayıdır. Xızır Rea heq-Hakk yol Alevilikte özel bir yere sahiptir. Xızır Alevi inancının kalbi ve vicdanıdır. Xızıra en çok ihtiyaç duyduğumuz zor bir dönemden geçiyoruz. Xızır aklıyla el ele-el Hakk’a diyerek Hak ve hakikat adına bir araya gelelim. Yolumuz rızalık ve ikrarlık yoludur. Xızır inancımızın itikatımızın, kültürümüzün, yaşamımızın hakikatıdır. Xızır aklıyla dayanışma içerisinde olalım. Bu Xızır günlerinde bizde Harde dewreşte evliyalar diyarında yol evlatları olarak ana ve pirlerimizle Bawa Duzgının mekânında dara duracağız. Çerağlarımız, gülbanglar, deyiş ve semahımızla Xızır kautu, kurban ve lokmalarımızı pay edeceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • PSAKD eski Genel Sekreteri Karakaya: Düzgün Baba ve inanç mekanlarına yaklaşımı yazdı

    PSAKD eski Genel Sekreteri Karakaya: Düzgün Baba ve inanç mekanlarına yaklaşımı yazdı

    PİRHA – PSAKD 7. ve 8. Dönem Genel Sekreteri İbrahim Karakaya “Düzgün Baba ve inanç mekanlarımız” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Karakaya, Düzgün Baba merkezli yaşanan heykel tartışmasına ilişkin “Birlikte mücadele etmeye en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde kurumlarımız bir kavganın içine girdiler” ifadelerini kullandı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin 7. ve 8. Dönem Genel Sekreterliğini de yapan İbrahim Karakaya “Düzgün Baba ve inanç mekanlarımız” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Karakaya, Düzgün Baba merkezli yaşanan heykel tartışmasına ilişkin “Birlikte mücadele etmeye en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde kurumlarımız bir kavganın içine girdiler. Hiç hakları yokken Düzgün Baba’nın mekanı üzerinden tasarrufta bulundular, sözler söylediler.” ifadelerini kullandı.

    Dersim Katliamında yaşanan acıları anlatan Düzgün Baba ağıdından bir dörtlükle başlayan “Düzgün Baba ve inanç mekanlarımız” başlıklı yazıyı olduğu gibi veriyoruz.

    “Werva Qısleyde mekan gureto,
    Name Duzgıno, Duzgın Bawao,
    Henike efkâr keno cıra vınetto,
    Name Duzgıno, Duzgın Bawao,”

    Kerametinin ve sırrının açığa çıkması ile Hak ile Hak olan Düzgün Baba mekânı üzerinden yaşanan tartışmalar itikat sahibi herkesi derinden üzmektedir. Düzgün Baba mekânı denilince sadece zirvedeki mekanı akla gelmemelidir. O, Onun kerametine ve sırrına inanların (“Waiyire Hometa xuyo”), dağın, taşın, ağacın, hayvanın ve tüm börtü böceğinde koruyucusudur. Düzgün Baba’ya niyaz edip gitmek isteyenler aylar öncesinden hazırlığını yapar, adak olarak en güzel hayvan seçilir ve kurban edilinceye kadar sevgiyle bakılır. Ziyarete gidenler dağın eteklerine vardıklarında, atlılar atından iner, kimileri çoraplarını da çıkararak yalın ayak dualarla, dileklerle zirveye kadar çıkarlar. Gidenler, Düzgün Baba’ya sırlarını, dileklerini ve isteklerini en içten duygularla açıklar ve hemhal olurlar. Kurban kesilmeden öncede kurban sahipleri kurbanı öper ve helallik isterler. Kurbanlar ve niyazlar pay edilir, rüyalar görülür ve bir arınmışlık içerisinde huzurla evlere geri dönülürdü. Gidenler inançlıydı, Düzgün Baba’da kerametini esirgemiyordu.

    “CEMEVİ OLARAK YAPILAN MEKANLAR GEREKLİ MİYDİ?”

    Peki!.. Şimdi böyle miyiz? İnançla ve itikatla mı ziyaret ediyoruz? Selfiler, videolar, kurbanlıklarla verilen pozlar ve her şeyin seyirlik haline getirildiği ziyaretler inançla ne kadar bağdaşmaktadır? Kendine mekan olarak bir dağın saçağını seçen Düzgün Baba veya bin yıllardır O’na itikatle bağlı olan talipleri O’na farklı bir mekan yapamazlar mıydı? Her iki yönden de gelen ziyaretçileri Düzgün Baba’dan önce karşılayan, CEMEVİ olarak yapılan mekanlar gerekli miydi? Düzgün Baba rüyalarına girip böyle bir talepte mi bulundu? Bütün ziyaret mekanlarında yüzyıllardır hizmet yapan aileler vardır. Bu hizmeti Hak için yaparlar. O mekandaki kurumuş odunu bile yakmak için almazlar.

    “İNANÇ MEKANLARIMIZ SADECE BİNALAR DEĞİLDİR”

    Anadolu’nun bir çok yerinde inanç merkezlerimiz veya mekanlarımız tahrip edilmektedir. İnanç Mekanlarımız sadece binalar değildir. Dağlar, gözeler, göller, ağaçlar da inanç mekanlarımızdır. Bunlara karşı kurumlarımız ve yöre halkımız gerekli mücadeleleri yürütmeye çalışmaktadırlar. Dersimde de bir çok mekanımız bu tehlikelerle karşı karşıyadır. Munzur Baba bunun en açık örneğidir. Biz bu mekanlara yeteri kadar inançsal değeri vermiyoruz, koruyamıyoruz. İnanç yerlerimizin korunmasına yönelik bir projemiz ne yazık ki yoktur. Festivallerde gidip mangal yaktık, içki içtik, sergilerle panayıra çevirdik, kirlettik. Devlette kötü gidişatı düzeltmek adına, inanç mekanlarımızı işgal etmekte, ranta ve turizme kaynak olarak görmektedir.

    “KURUMLARIMIZ BİR KAVGANIN İÇİNE GİRDİLER”

    Bütün bu sorunlar içerisinde birlik olmaya ve birlikte mücadele etmeye en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde kurumlarımız bir kavganın içine girdiler. Hiç hakları yokken Düzgün Baba’nın mekanı üzerinden tasarrufta bulundular, sözler söylediler. Keramet ve sırrın sahibi  Düzgün Baba ile Pir Sultan Abdal aşkına ateşte semaha duran Pir Sultan Yoldaşlarını kurumları için araçsallaştırdılar ve karşı karşıya getirdiler.  Ne yazık ki herkes söylediği sözün esiri durumuna düştü, çözümsüzlükte direndi.

    “DÜZGÜN BABA MEKANINA HEYKEL YAPILMASI DOĞRU DEĞİLDİR”

    Konuyu birkaç açıdan ele almalıyız:

    Birincisi; inanç mekanlarımıza hiçbir kurum, kişi ve güç tarafından müdahale edilmesine, coğrafyasının bozulmasına asla izin verilemez. Binaların yapılması da dahildir. Her inanç mekanının duygusu, mistik özellikleri kendisine özgüdür, bir başka ekleme o duyguyu bozar. Dolayısıyla; Düzgün Baba mekanına hangi duygu ile yapılırsa yapılsın heykel yapılması doğru değildir. Bu heykelin Sivas Şehitlerimizden Hasret Gültekin’e ait olması, Sivas Şehitlerimizi anımsatması yapılanı doğru kılmaz.

    “İNANCIMIZDA ŞEKİLCİLİĞİN YERİ YOKTUR”

    Heykelin yapılmasını sağlayan Canımız Sinan SAMAT’ın bu konulardaki duyarlılığını bilen biri olarak niyetinin asla ve asla olumsuz olmadığını biliyorum. Aslında burada bu iyi niyetle yapılmak istenen davranış, Düzgün Baba’ya zarar vermiştir. Çünkü, inancımızda şekilciliğin yeri yoktur. Düzgün Baba ve diğer inanç mekanlarımızdaki eklenti yapıları kaldırmalıyız. Bu mekanlar, fidan dikilecek, anıt veya heykel dikilecek, bireylerin vicdanlarını rahatlatacakları veya gösteri yapacakları alanlar değildir. O günkü koşullarda bu heykelin yapılmasını isteyen, onay ve rızalık verenler yeteri kadar inançsal yönüyle konuyu algılamadıklarına inanmak istiyorum.

    “HEYKELİN KALDIRILMA YÖNTEMİ DOĞRU OLMAMIŞTIR”

    İkincisi; toplumumuzda herkes açısından önemli bir değeri olan Sivas Şehitlerimize ait olan bu anıt ve heykelin yerinden kaldırılmasının yöntem ve şeklide doğru olmamıştır. Bu çok hassas olan bir konu, kaldırılması da bu hassasiyet içerisinde, inanç önderlerimizin, Alevi Kurumlarımızın ve Sivas Şehit Ailelerinin davet edildiği bir toplantıda rızalıklar alınarak yola uygun olarak yapılmalıydı. Yönetim Kurulunun, bir önceki yönetim kurulunun yaptığı bu yanlışı düzeltme şekli özensiz ve de saygısızca olmuştur.

    “YETER GÜLTEKİN ÜZERİNDEN TAVIR BELİRLENMESİ DOĞRU OLMAMIŞTIR”

    Sivas Şehit Ailelerini yakından tanıyan biri olarak şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim: Onlar yitirdiği Canlarını anarken, mücadeleye ve kurumsal örgütlenmeye son derece önem verdiler. Kendisi de yangından kurtulan ve kardeşi Murat GÜNDÜZ’ü Pir Sultan’a yoldaş eyleyen Birsen GÜNDÜZ Canımız “Onlarla bizim sadece kan bağımız var, Onlar artık bizden daha çok sizin de kardeşleriniz” demişti. Sivas Davası bugün toplumsal bir dava haline gelmiş ise Ailelerimizin bu konudaki kararlılığı ve örgütlerimize olan bağlılığının eseridir. Heykel konusunun sadece Hasret Gültekin ve değerli Canımız Yeter Gültekin üzerinden konuşulması ve tavır belirlenmesi de doğru olmamıştır.

    “ÇÖZÜM ÜRETMEK YERİNE KUSURLAR YARIŞTIRILDI”

    Üçüncüsü; konunun basına yansıtılma biçimi ve sonrasında yaşanan tartışmalar ve çözümsüzlük tümden yanlış olmuştur. Sivas Şehitlerimiz ve Düzgün Baba kurumlar arasında ve kurum içi sorunlarda araçsallaştırıldı. Kusurlarımızı görmek ve yanlıştan nasıl döneceğimizi, bu iki hassas konuyu toplumumuzda bir kalp kırıklığı bırakmadan nasıl çözüm üretmeliyiz yerine kusurlar birbiriyle yarıştırıldı.

    “PSAKD’NİN KULLANDIĞI DİL VE YÖNTEM DOĞRU DEĞİLDİR”

    Konunun muhatabı olan kurumlarımızın açıklamaları, örgütsel birlikteliğe, Alevi Diline ve üslubuna uymamaktadır. Pir Sultan Abdal Genel Merkezinin açıklaması doğru olmamıştır. Olayı Madımak Yangınıyla ve yakanlarla eşdeğer görmek, kullanılan dil ve yöntem doğru değildir. Pir Sultan Abdal Örgütlenmesinin adabına ve sorunları çözme anlayışıyla da bağdaşmamaktadır.

    “SORUN RIZALIKLA ÇÖZÜLMELİDİR”

    Heykel sorununun nasıl çözülmesi gerektiği kararı Düzgün Baba Cemevi’nin, sadece Dersimdeki Ocakların inisiyatifinde olmamalıdır. Heykelin tekrar oraya veya bir başka alana dikilmesi konularındaki karşılıklı zıtlaşma doğru değildir. Hasret GÜLTEKİN ve Sivas Şehitlerimizi heykellerle anmıyoruz. Karar, Alevi Federasyonları, İnanç önderleri, Ocak zadeler ve Sivas Şehit Ailelerinin içinde olduğu bir toplantıda rızalıkla çözülmelidir. Alınacak karar yolumuza, birliğimize ve inancımıza hizmet etmeli, tüm tarafları bağlamalıdır.

    “BİRKAÇ YANLIŞ ALGIYI DÜZELTMEYE İHTİYAÇ VAR”

    Birkaç yanlış algıyı düzeltmeye de ihtiyaç vardır. Mesut Özcan Canımızın açıklamasında belirttiği Tunceli Cemevi’nin önündeki Pir Sultan Abdal Heykeli Pir Sultan Dernekleri tarafından yapılmamıştır. Heykel Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında kurulan sanat atölyelerinin bir çalışması olarak yapılmıştır. Festival kapsamında bu heykelin yapılması için masraflar Alevi İş insanlarımızdan Haydar Aygören, Sinan Samat ve Yusuf Demir tarafından karşılanmıştır. Açılışı tüm kurumların katılımı ile olmuştur. O dönem Cemevi başkanı Avrupa Alevi Örgütlenmesinden gelen Baba Mansur Ocağından Mahmut DEDE idi. Festival Kapsamında orada da programlar yapılmaktaydı.

    Diğer bir konu da, Sivas Katliamı nedeniyle yapılan yardım ve bağışlarla ilgili değerlendirmedir. Yapılan bağışların toplamı 141.593 Alman Markıdır. Bu para Almanya Federasyon başkanı Ali Rıza GÜLÇİÇEK, Sayman Gülizar CENGİZ, Genel Sekreter Turgut ÖKER ve Derviş TUR Dede tarafından makbuz karşılığı teslim edilmiştir. Pir Sultan Abdal Dergilerinde bunlar yayımlandı. Harcama kalemleri tüm kurumların denetimine sunuldu. Aileler Karşıyaka Mezarlığındaki Anıt Mezar, Dava masrafları dışında kalan parayı paylaşmak yerine Pir Sultan Abdal Genel Merkezinin olduğu daireyi satın aldılar, Salon kısmını yitirdiğimiz Canların özel eşyalarının olduğu bir müze haline getirdiler. Böyle bir konunun Düzgün Baba’daki sorunla dile getirilmesi hiç doğru olmamıştır.
    DÜZGÜN BABA YARDIMCIMIZ OLSUN!

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • Düzgün Baba Cemevi Yönetimi: Düzgün Baba hakikati dernekleri aşan bir hakikattir

    Düzgün Baba Cemevi Yönetimi: Düzgün Baba hakikati dernekleri aşan bir hakikattir

    PİRHA -Alevilerin en önemli inanç ve itikat merkezlerinden biri olan Düzgün Baba’ya dikilen ve daha sonra kaldırılan heykel tartışmasının merkezinde olan Düzgün Baba Cemevi konuya ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada “Düzgün Baba hakikati dernekleri aşan bir hakikattir. Kutsal mekanların nasıl kullanılacağı Derneklerin yönetim kurulu kararlarına, evetlerine, hayırlarına bırakılmaz” denildi.

    Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu adına “Basına ve kamuoyuna Yola talip olan cümle canlara. Düzgün babanın manevi huzurunda Haq aşkı Xızır gayreti ile yaşamı devam eden,’öl ikrar verme, öl ikrarından dönme’ diyen cümle canları Aşkı niyazla selamlıyoruz” ifadeleri ile başlayan açıklamada şunlar belirtildi.

     “ÇIKAN KARARA BAĞLILIK İKRARI VERİLDİ”

    25/07/2020 Tarihinde Pir Sultan Abdal Dernekleri Genel Merkezi adına; genel merkez yöneticileri, çeşitli illerden gelen şube başkanları, inanç kurulunda görev alan canlar kurumumuzu ziyaret ettiler. Hasret Gültekin canımızın heykeli ile ilgili yaşananlara yönelik bir kararlaşmanın sağlanması gerektiği, bunun için ilimizde bulunan demokratik kitle örgütleri, inanç kurumları, Kureyşan Ocağı evlatları ve talipleri başta olmak üzere, Reya Hak Alevi Ocak Pirleri, talip toplulukları, ve halkımız ile bir muhabbet edilmesi gerektiği söylenildi. Bundan dolayı kendileri de çağrıda bulunmuşlardı.
    Gelen canları mihman kabul ederek, inancımızın edep erkanı neyi gerektirdi ise o minvalde bir gayretin içine girdik. Meydan kurulması için, başta Kureyşan Ocağı pirleri olmak üzere, Rêya Heq Alevi Ocak Pirleri, kanaat önderleri, kurum temsilcileri, demokratik kitle örgütleri ile iletişime geçildi. Duzgın Bawa cem evinin bahçesinde kararlaştırılan saatte canlarla bir araya gelindi. Pir Sultan dernekleri Genel Merkezi adına gelen canların öncelikli istekleri “Bu meydanda çıkan karara herkesin mutlaka uyması gerektiği” ve “Her ne karar çıkarsa hepimiz açısından bağlayıcı ve tartışmasız kabulümüzdür” şeklindeydi. Ağuçan ocağı evlatlarından İnanç Dolu pirimizin Dar- Gulbangı ile muhabbete başlandı.

    “ÖL İKRAR VERME, ÖL İKRARINDAN DÖNME”

    “Muhabbet sonrasında başta kureşan pirleri ve talip topluluğu olmak üzere, diğer Ocak pirleri, katılımcı kurumların tamamı ve yöre halkı Heykelin Duzgın Bawa cem evi bahçesi dahil olmak üzere, Ziyaret bölgesine dikilmemesi konusunda ikrarlaştı” denilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi.

    Sıra varılan kararın yazılı bir deklarasyon ile kamuoyuna paylaşılmasına gelince, Pir Sultan Dernekleri adına katılım sağlayan canlar “Bir kaç dakika özel görüşmeleri gerektiğini” söyleyerek ayrıldılar. Geri geldiklerinde Genel Merkezleri ile yapmış oldukları görüşme sonucunda meydanda alınan karara uymayacaklarını, Hasret canımızın heykelinin mutlaka bu bahçeye dikilmesi gerektiğini, aksi takdirde Duzgın Bawa cem evinin bir odasında kalması gerektiğini söyleyip meydanı terk ettiler. Meydanı terk etmeleri, alınan karara rıza göstermemeleri orada bulunan canlar tarafından hoş karşılanmadı. “Öl ikrar verme, öl ikrarından dönme” hakikati hatırlatıldı.

    “DEKLERASYONDAN SONRA CÜMLE KURMA GEREĞİ GÖRMEDİK”

    Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamanın devamında şunlara yer verildi.

    Yukarıda özetlemeye çalıştığımız yaşanmışlıklar, başta Kureyşan Ocağı evlatları olmak üzere, meydanda bulunanlarla beraber bir deklarasyon ile kamuoyuna paylaşıldı.
    Duzgın Bawa cem evi olarak 31.07.2020 tarihinde yayınlanan deklerasyondan sonra söz söyleme, cümle kurmayı düşünmedik. Çünkü nihayi kararı başta Kureşan Ocak evlatları, talipleri, Rêya Heq Alevi ocakları, müsahip kurumlar, demokratik kitle örgütleri ve halkımız hak meydanında vermişti.

    “SORUMLULUK ÇAĞRISINDA BULUNUYORUZ”

    Bütün bu yaşananlardan sonra, Hak meydanında dize gelip boyun eğdik. Ancak ve ancak kutsallarımız darına durarak diz çökeriz diyoruz. Bütün bunlar yaşanırken sanki meydan kurulmamış, alınan kararlara rıza göstermemişiz gibi sosyal medya hesaplarında, kitle iletişim araçlarında Duzgın Bawa cem evi yönetimi olarak olumsuz söylemlerle karşı karşıya kaldık, edep erkana uymayan ithamlarla karşı karşıya kaldık. Yolun hakikatine uymayan söylemlere, ithamlarla karşı yola ikrar veren canlarımızın, kamuoyuna karşı bir sorumluluğunun gereği olarak bu açıklamaları yapmayı uygun gördük. Yoksa Hak meydanında ikrarlaşılmış karar verilmiştir. Biz yeni bir tartışma yaratmak için değil, kendi özümüzü de Duzgın Bawa’nın darına alarak sorumluluk çağrısında bulunuyoruz.
    Duzgın Bawa cem evi olarak diyoruz ki, Duzgın Bawa Hakikati Dernekleri aşan bir Hakikattir. Kutsal mekanların nasıl kullanılacağı Derneklerin yönetim kurulu kararlarına, evetlerine, hayırlarına bırakılmaz. Yola talip olanlar binlerce yıldır kutsalları ile ruhsal ve bedensel olarak ikrarlılar. Dernekçilik hattı üzerinden kutsallarımızın gereksiz bir şekilde tartıştırılması, sürekli gündemde tutulması kabulumuz değildir.

    “PİRLERİN HUZURUNDA DARA DURMAYA HAZIRIZ”

    Duzgın Bawa cem evi yönetimi olarak şunu bir daha söylüyoruz; Hasret Gültekin canımızın haykelinin belirlenen yere dikilmesine başından beri rıza göstermedik. Başta Kureyşan Ocağı evlatları, talipleri ve diğer Ocak evlatlarının da rıza göstermeyeceklerini belirttik. Buna rağmen heykel ilgili kişiler tarafından cem evi bahçesine getirildi. Yoğun manevî baskılar, yaptıkları gayretler dillendirildi. Bizler o kutsal mekânda mihmandar olarak tutup heykeli kaldırmak istemedik. İlgilenilmedi denilmesin diye Duzgın Bawa cem evi olarak Heykelin dikilmesine yönelik resmi bir kararımız olmamasına rağmen yardımcı olduk. Hasret canımızın maneviyatına, mücadelesine karşı olmadığımızı, ilgili canlarla bir sorunumuzun olmadığının nişanesi olarak çekilen fotoğraf karelerinde yer de aldık rızalık için kurumları gezdik, çağrıda bulunduk.

    Pirlerimizden öğrendiğimiz edep erkanın gereği olarak gösterdiğimiz gayret, heykelin dikilmesine rıza göstermişiz gibi gösterilmesi bizleri üzdü ve kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Biraz da bundan dolayı bu açıklamayı yapmaya mecbur bırakıldık. Eğer bir kusurumuz, eksiğimiz varsa budur, bu böyle biline. Bu gayretimiz kusur olarak görüldü ise, bizi itham edenlerle beraber pirlerin huzurunda, hak meydanında dara durmaya hazırız, her can pirini alıp gelsin, meydan kurulsun. Ama yaşanan sürecin her aşamasında halkın rıza göstermeyeceğini, heykelin buradan kaldırıldığında sorumluluk alamayacağımızı belirttik.

    “DAR MEYDANINDA ALINAN KARAR UYGULANMALIDIR”

    Açıklamada “25/07/2020 tarihinde hak meydanında alınan karar Duzgın Bawa cem evininde rıza gösterdiği nihai karardır. Hasret canımızın heykelinin alınan karar gereği Nazımiye ilçesi ya da Dersim merkezde uygun görülen yere dikilmesi kararı bir an önce uygulanmalıdır. Alınan kararın uygulanmayıp, Heykelin Duzgın Bawa cem evinde bekletilmesi bilinçli bir uygulamadır. Alevi camiasında tartışmalara devam edip, ayrışmalara yol açmak bizim kabulumuz değildir” denilerek şöyle sonuçlandırıldı.

    “DERNEKÇİLİK HATTI ÜZERİNDEN KUTSAL MEKANLARA İLİŞKİN KARARLAR ALINAMAZ”

    Özellikle son günlerde Dersim’e gelen çeşitli kurumları ziyaret eden, canlarla görüşen, bir çok canımızın hala bu tartışmaları devam ettirmesi, Duzgın Bawa cemevi yönetimini istifaya çağırması manidardır. Acaba Hasret canımızın heykelinin bekletilmesi “Belki Mevcut yönetim istifa ettirilir, yeni yönetime kararı uygulatırız” beklentisi midir? Bir daha diyoruz, Dernekçilik hattı üzerinden kutsal mekanlar ile ilgili kararlar alınamaz. Heykelin dikilmemesi kararı Duzgın Bawa cem evinin tek başına aldığı karar değildir. Pir Sultan Abdal Dernekleri Genel Merkezi yöneticileri ve bazı şube başkanları, inanç kurulunda bulunan canların içinde olduğu, Hak meydanında alınan karardır.
    Nehak zihniyetin birey, toplum ve doğamızı zulme uğrattığı, acıların, göz yaşlarının kutsal topraklara döküldüğü, anaların feryat figanının gök yüzüne ulaştığı bir dönemde, tartışmalara son vermek, yaşananları canlarla paylaşmak üzere bu bilgilendirmeyi yapmayı tarihi bir sorumluluk olarak kabul ediyoruz.
    Hak aynamız, Duzgın Bawa yardımcımız, Xızır kılavuzumuzdur…

    PİRHA-DERSİM

  • PSAKD Yol Erkan Kurulu üyeleri Hasan Doğan ve Efe Engin’den heykel açıklaması

    PSAKD Yol Erkan Kurulu üyeleri Hasan Doğan ve Efe Engin’den heykel açıklaması

    PİRHA- Dersim’de Düzgün Baba Cemevinde 25 Temmuz’da yapılan toplantıya katılan PSAKD Yol Erkan Kurulu üyeleri Hasan Doğan ve Efe Engin yazılı bir açıklama yaparak, Hasret Gültekin heykeli konusunda yapılan tartışmaların sonlandırılması gerektiğini belirterek, Alevi kurumlarını sorumluluğa davet ettiler.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Yol Erkan Kurulu üyeleri Cemal Abdal Ocağı’ndan Hasan Doğan ve Bawa Qureş Ocağı’ndan Efe Engin, Düzgün Baba Cemevi bahçesinden kaldırılan Hasret Gültekin heykeli ile ilgili yapılan tartışmalara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

    Dersim’de 25 Temmuz’da Düzgün Baba Cemevinde yapılan toplantıya katılan Hasan Doğan ve Efe Engin, oluşturulan bir heyetle incelemelerde bulunduklarını, önce mekanın Bawa Qureş Ocağı hizmet evlatları ile sonra Bawa Qureş ve Bawa Düzgün’ün Mürşiti Bawa Mansur Ocağı hizmet evlatları ile görüştüklerini belirterek, her iki Ocağın beyanının, anıtın ne konulmasında ne de kaldırılmasında rızalık alınmadığı hatta cemevi yapımında dahi rızalık alınmadığı şeklinde olduğunu kaydettiler.

    Tüm Alevi kurumlarının sorumluluğa davet edildiği açıklamanın tam metni şöyle:

    “Düzgün Baba Cemevinde iş insanı Sinan Samat’ın talebi, Yönetim Kurul kararı ile Sivas Madımak’ta serini verip sırlanan 33 can adına dikilen 33 fidan ve ailelerin rızalığı alınarak yapılan Hasret Gültekin anıtı, açılışa bir gün kala cemevi yönetimince yerinden sökülüp bir odada bekletilmeye alınmıştır. İş insanı Sinan Samat ve Madımak’ta serini verenlerin ailelerinin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yönetim Kurulu’na yetki vermesi nedeniyle Düzgün Baba Cemevi ile bir görüşme yapılıp 25.07.2020 tarihinde toplantı kararı alınmıştır.
    PSAKD-Yol Erkan Kurulu’ndan Hasan Doğan ve Efe Engin ayrıca GM ve Şube yöneticilerinden oluşan bir heyet ile incelemelerde bulunduk. Önce mekanın Bawa Qureş Ocağı hizmet evlatları ile görüştük. Sonra Bawa Qureş ve Bawa Düzgün’ün Mürşiti Bawa Mansur Ocağı hizmet evlatları ile görüştük. Her iki Ocağın beyanı; Anıtın ne konulmasında ne de kaldırılmasında rızalık alınmadığı hatta Cemevi yapımında dahi rızalık alınmadığı şeklindedir. Yapılan bu görüşmeler rızalıkla kayıt altına alınmıştır.

    Yapılan toplantıda cemevi yönetimi ortak yapılacak toplantıdan vazgeçip sadece savunma yapacaklarını belirterek PSAKD’yi yalnız bırakmışlardır. Toplantıda cemevi yönetimi hatalı olduklarını beyan etmişlerdir. Yol Erkan Kurulu olarak düşüncemiz Düzgün Bawa Cemevi yönetimi bu yanlıştan vazgeçip Düzgün Bawa’ya emanet edilen anıtı yerine dikmelidir ve gönülleri birlemelidir. Kaldırılması gereken reklam panolarıdır. Ekolojik zenginliği ile dünya mirası olan Dersim topraklarında Munzur Gözeleri işgal altındadır. Munzur Vadisi yapılaşma ile yüz yüzedir. Alevilerin birçok Dergah, Ocak ve kutsallarında bir çok tahribat ve müdahale ortada durmaktadır. Alevilerin enerjilerini birbirlerine değil, bu değerleri yok eden tahribata yöneltmeleri gerekir. İnancımız, varlığın birliği gereği cümle varlığı Hak bilmektedir. Sevginin, dayanışmanın, birliğin inancıyız. Aleviler bu yüzden egemenlerin sürekli hedefi olmuştur.

    “TÜM ALEVİ KURUMLARINI SORUMLULUĞA DAVET EDİYORUZ”

    Ülkemizde yaşanan anti demokratik uygulamalar karşısında birliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç varken medyada Alevi kurumlarının ve kişilerin birbirlerine kullandıkları ifadeler ise kabul edilemez. Bazı Alevi Kurumları yaptıkları açıklamalarda Alevi değerlerini tartıştıran ve etnisite ayrımı yapan sorumsuz bir dil kullanmaktadır. Alevi hareketini yeni sorunlarla baş başa bırakacak tarihi bir hata yapılmaktadır. Çok kısa bir süre önce başka bir konuda yan yana resim vermelerine rağmen bu konuya el atmayıp çözümsüz bıraktıkları için tüm Alevi kurumlarını sorumluluğa davet etmekteyiz. Aydınlar, akademisyenler, hizmet ehilleri, Pirler(ana-dede) kısaca yol için emek sarf edenlerin bir an önce bu yanlış gidişatın düzeltilmesi için ses vermelerini beklemekteyiz. Aşk ile.
    “GÖNÜL KALSIN YOL KALMASIN”, “YOL CÜMLEDEN ULUDUR.”

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • ‘Dersim’deki bütün kutsal mekanlarımıza heykel, büst, mezar, reklam konulmamasına karar verilmiştir’-VİDEO

    ‘Dersim’deki bütün kutsal mekanlarımıza heykel, büst, mezar, reklam konulmamasına karar verilmiştir’-VİDEO

    PİRHA-Düzgün Baba mekanında bir araya gelen Ocak evlatları ve kurum temsilcileri yaptıkları ortak açıklamada, “Hasret Gültekin, Sivas’ta katledilen canlar ile birlikte ele alınmalı, heykelinin kutsal mekânlar dışında sivil alanlara konulması ilgililere tavsiye edilmiştir. Dersim’deki bütün kutsal mekânlarımıza heykel, büst, mezar, reklam vb. şeylerin konulmamasına karar verilmiştir” diyerek alınan kararları paylaştı.

    Haberin videosu;

    Düzgün Baba mekanında bir araya gelen Ocak evlatları, talipleri ve kurum temsilcileri, Düzgün Baba Cemevi bahçesine konulan ve daha sonra kaldırılan Hasret Gültekin’in heykeli ve reklam panoları hakkında ortak bir açıklama yaptı.

    Kureyşan Ocağı Piri Süleyman Yıldız tarafından okunan ve Mursaê Dewreşi’nin şiirinin bir bölümü paylaşılan açıklamanın tamamı şöyle:

    Kemerê Duzgıni ra çifte Heliye Doğani
    Perenê ra sonê hetê Erzıngan u Tercani
    Car u imdat dane Xınıs u Vani
    Çerx u pewraz dane Sam u Hemedani
    Yenê sonê Urimê Şevaji Cemê Pir Sultani
    Cerenê ra Kêmerê Duzgıni, leê Wayıri, bimbarekê mekani.

    Türkçesi (Düzgün Baba Dağı’ndan çifte kılavuz kartallar / Uçar giderler Erzincan ve Tercan’a doğru / Car ve imdat verirler Hınıs ve Van’a / Çark-ı pevraz dönerler Şam ve Hemedan’da / Gelirler Urum’un Sivas’ına Pir Sultan cemine / Dönerler Düzgün Baba’ya, Wayır’ın /Sahibimizin mekanına.)

    Düzgün Baba kutsal mekanında birilerince evvela “Sivas Şehitleri” adına söz konusu cemevi alanında bir orman alanı oluşturulmuştur. Bir milletvekili ve bir belediye başkanınca da şahıslarının reklamını yapar nitelikte işler yaptıkları (yol inşası ve bank koyma) görülmüştür. Akabinde de cemevi bahçesinde Hasret Gültekin heykeli dikilmiştir. Gelen tepkiler üzerine heykel kaldırılarak muhafaza altına alınmıştır. Dersimin kıblegâhı olan Kureyş Evladı Düzgün Baba mekanına siyasi vb. nedenlerle konulan heykel, yol-bank vb. reklam araçları Ocakzadeler, ziyaretçiler ve yol talip evlatları tarafından tepki ile karşılanmıştır.

    Bu gelişmelerle birlikte Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinin çağrısı ile 25 Temmuz 2020 tarihinde Düzgün Baba mekanında bir toplantı çağrısı yapıldı. Bu toplantı, başta Kureyşan Ocağı olmak üzere bir çok ocaktan, Avrupa ve Türkiye’den Dersim kurum temsilcileri ve halkın geniş katılımı ile gerçekleştirildi. Toplantının başlangıcında “sorunun çözümü için, bu toplantıdan çıkan sonucun bağlayıcı olacağı” karar altına alındı. Toplantıda ortaya çıkan ortak iradenin bir deklarasyonla ilan edilmesine gelince; Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticileri “aramızda değerlendirme yapmak istiyoruz” diyerek toplantıdan ayrıldılar. Döndüklerinde, “yaptığımız görüşmeler sonucu; anıt ya Düzgün Baba’ya dikilir, ya o odada kalır, anıtı geri de almayacağız” açıklamasında bulundular.

    Aşağıda kamuoyuna açıklayacağımız kararlar Pir Sultan Derneği adına toplantıya katılanlardan birkaç temsilcisi dışındaki katılımcılarının ortak iradesini yansıtmaktadır. Kamuoyuna bildirilir.

    1. Bu kutsal mekanı ziyaret edenler yalın ayak yürüyerek Düzgün Baba’yı ziyaret ederler. Bu hassasiyet dikkate alındığında, Kureyş ve Düzgün Baba adına deyiş, Hak Kelamı icra eden, mekanda cem ritüeli gerçekleştiren değerli Hak aşıklarından Sey Qaji, Baba Kâzım, Weliye Wuşenê İmami, Şa Haydar, Mursaye Dewreşi, Dewres Sılema, Davut Sulari ve Hasan Efendi bile; ne bu mekana gömülmek, ne de büst ve heykellerinin bu mekanlarda sergilenmesini istemişlerdir. Pir Sultan’ın heykelinin Hz. Hüseyin’in türbesi önüne konulması ne kadar yanlış ise, söz konusu heykelin kutsal mekanlarımızın önüne konulması da o denli yanlıştır.

    2. Dernekler hizmet ve kültürel kurumlardır, inançsal temsiliyetleri yoktur. İnanç temsiliyeti ocaklarımızındır.

    3. Kişisel çıkarları için kutsal değerlerimizin reklam aracı olarak kullanılması doğru değildir. Halkımızın itikadi hassasiyetleri kişisel arzulara feda edilmemelidir.

    4. Bu tarz yaklaşımlara izin verildiği taktirde bu inanç ve kültürün yozlaşacağı aşikardır.

    5. Hasret Gültekin, Sivas’ta katledilen canlar ile birlikte ele alınmalı, heykelinin kutsal mekanlar dışında sivil alanlara konulması ilgililere tavsiye edilmiştir.

    6. Dersim’deki bütün kutsal mekanlarımıza heykel, büst, mezar, reklam vb. şeylerin konulmamasına karar verilmiştir.

    7. Heykelin konulması da kaldırılması da başta Kureyşan Ocağı olmak üzere Dersim’in diğer ocakları, talipleri ve kurumların bilgisi dışında gerçekleşmiştir. Daha sonraki süreçte bazı art niyetli kimseler heykel üzerinden bir tartışma yaratarak Alevi camiası arasına nifak sokmaya çalışmış, insanlarımızı karşı karşıya getirmiş, kutsal değerlerimizi tartışma konusu yapmaya çalışmışlardır. Kimsenin heykel üzerinden Dersimi zan altında bırakmasına, şantaj yapmasına, yanlış bilgi ile Alevi camiasını bölmeye hakkı yoktur. Sivas Şehitleri bizim canlarımızdır. Biz kutsallarımızı korumak amaçlı bu kararları aldık. Amacımız kimseyi incitmek değildir.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • Düzgün Baba Cemevinde yapılan toplantıdan sonra ilk açıklamalar PSAKD ve Yeter Gültekin’den geldi

    Düzgün Baba Cemevinde yapılan toplantıdan sonra ilk açıklamalar PSAKD ve Yeter Gültekin’den geldi

    PİRHA- Hasret Gültekin heykeline ilişkin Dersim’de Düzgün Baba Cemevinde, 5 saat süren bir toplantı yapıldı. Toplantı sonrası Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin’in fikri alındıktan sonra bir açıklama yapıldı. PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter, anıtı Düzgün Baba’ya emanet ettiklerini, yapılan yere konulmaması durumunda Düzgün Baba Cemevinde kaldırıldığı odada kalmasını istediklerini ifade etti. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şubesi Sivas’ta katledilen Hasret Gültekin‘in anıtının Düzgün Baba Cemevine dikilmesi ve ardından yerinden sökülmesi üzerine yaşanan tartışmalara çözüm bulmak amacıyla 25 Temmuz Cumartesi günü Düzgün Baba Cemevinde toplantı çağrısı yapmıştı.

    Benzer bir çağrı da Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) genel merkezi tarafından yapılmış ve Düzgün Baba cemevinde halkımızla birlikte duracağımız Hak darında ortaya çıkacak sonuca göre hareket edeceğiz denilmişti.

    Bu çağrılar üzerine Hasret Gültekin anıtıyla ilgili bugün çeşitli kurum ve ocak temsilcileri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin daha önce yaptığı çağrıyla bir araya geldi.

    Düzgün Baba Cemevi bahçesinde gerçekleşen Hak darına, Dersim ve Nazimiye’den gelen yüzlerce insan katıldı. Toplantıya Dersim’deki ocakları temsilen katılan çok sayıda Pir ve ocak evladının katılımı dikkat çekti. Toplantıya ayrıca konuya taraf olan PSAKD Genel Başkan Yardımcıları ve yöneticilerinin yanısıra yerel yöneticileri, DAD Eş Genel Başkanı ve genel merkez yöneticileri, Düzgün Baba Cemevi yönetimi, DEDEF yöneticileri ve yereldeki birçok örgüt temsilen katıldı.

    Yaklaşık 5 saat süren toplantı sonrası Yeter Gültekin ile de görüşerek fikrini alan PSAKD temsilcileri açıklama yaptı.

    “ANITI DÜZGÜN BABA’YA EMANET ETTİK”

    PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter yaptığı açıklamada, anıtı Düzgün Baba’ya emanet ettiklerini, yapılan yere konulmaması durumunda Düzgün Baba Cemevinde kaldırıldığı odada kalmasını istediklerini ifade etti.

    Erol Yeter, “Hasret canımız, Düzgün Babaya sığınmıştır, onun emanetidir. Dersim topraklarından çıkması doğru değildir. Bu nedenle anıt söküldüğü yere geri konmayacaksa, dernek yöneticileri tarafından sökülerek kaldırıldığı odada kalması, başka yere taşınmasından daha uygundur” dedi.

    YETER GÜLTEKİN: RIZALIK VERMİYORUZ

    Öte yandan Yeter Gültekin de 25 Temmuz Cumartesi günü bir açıklama yaptı.

    “Hasret Gültekin Heykeli ve 33 CAN’ımızın isimlerinin indirildiği kaideye geri konulmasını diliyorum. Ancak bu yöntemle ‘’bu yıkım utancından’’ kurtulmak mümkün olabilir. Bu gerçekleştirilemez ise Anıt’ın Nazımiye Merkez, Dersim Merkez veya başka bir şehre taşınmasına indirildiği yerden başka herhangi bir yere bu Anıtın yapılmasına rızalık vermiyoruz” diyen Gültekin şunları kaydetti:

    “13 Temmuz 2020 Pazartesi gününden bugüne kadar birçok insanla telefon görüşmeleri gerçekleştirdik, sosyal medyada ve gazetelerde yorumlar okuduk.
    Bizim paylaşımlarımız sertti belki, çünkü maruz kaldığımız durum çok ağırdı, 19.07.2020 tarihine kadar Sivas Şehitleri Anıtı’nın yıkımını kimlerin gerçekleştirdiği açıklanmamıştı.
    19 Temmuz Pazar günü kurumumuz Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi ve şubelerinden yönetici arkadaşlarımız Düzgün Baba Cemevine gittiğinde bizleri temsil hakkını onlara devrettik ve bugün yapılacak toplantıyı bekledik.
    ‘’Kutsal mekan’’ ve ‘’Rızalık’’tan bahsedenler 33 CAN’ımızın isimlerini ve tüm Alevilerin ortak kutsallarını ve değerlerini tartışmaya açtılar.
    Yakılmıştık, yıkılmıştık ve sonrasında yazılanları, video görüntülü açıklamaları ve yıkılmış heykelin başında fotoğraf çektirenleri görünce canımız daha da yandı.
    Anıtı heykeltraş ile birlikte kaideye yerleştirip fotoğraf çektirdiğini ‘’bir emri vakiye maruz kaldık, mecburen yaptık’’ diye açıklama yapan yöneticiler yıkılmış heykelle ‘’yıkım kahramanları olarak’’ fotoğraf çektirip sosyal medyada paylaşabildiler.
    2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal’ı ve YOL’u yaşatmak için Sivas’a giden ve Madımak Oteli’nde katledilen CAN’larımızın isimlerini hak etmiyorlar.
    Günlerdir ‘’ne yapmalı?’’ diye düşünürken yaşanan tüm acılar ve kabuslar yeniden kuşattı yaşamımızı.
    Yıkım ve sonrasında yaşananlar toplumun vicdanını ve hafızasını derinden yaraladığı ve ‘’neden YOL’a canlarını verenleri Düzgün Baba’ya teslim edemiyoruz?’’ sorusuna vicdanların huzursuzluğunu giderecek bir yanıt verilemediği için Hasret Gültekin Heykeli ve 33 CAN’ımızın isimlerinin indirildiği kaideye geri konulmasını diliyorum.
    Ancak bu yöntemle ‘’bu yıkım utancından’’ kurtulmak mümkün olabilir.
    Bu gerçekleştirilemez ise Anıt’ın Nazımiye Merkez, Dersim Merkez veya başka bir şehre taşınmasına indirildiği yerden başka herhangi bir yere bu Anıtın yapılmasına rızalık vermiyoruz.
    Toplumsal vicdana inançla, YOL’a canlarını verenlere saygıyla.”
    PİRHA/ İSTANBUL
  • DAD: Ocakların öncülüğünde dar meydanına çağırıyoruz

    DAD: Ocakların öncülüğünde dar meydanına çağırıyoruz

    PİRHA- DAD yazılı bir açıklama yaparak, “Düzgün Bawa Mekan-ı Hakktır. Düzgün Bawa meydanında Düzgün Baba Cemevi tüm yöneticileri, Demokratik Alevi Dernekleri tüm yöneticileri Pirleri ile birlikte Yol yürüten Ağuçan, Kureyşan, Bawa Mansur, Dewreş Cemal, Sarı Saltık, Şıx Çoban Ocaklarımızın huzurunda meydana çağırıyoruz” dedi.

    Düzgün Baba Cemevi bahçesine 1993 yılında 33 sanatçı ve aydınla birlikte yakılarak katledilen sanatçı Hasret Gültekin’in heykeli üzerinden ortaya çıkan tartışmalara dair Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yeni bir açıklama yaptı.

    Açıklamanın tamamı şöyle:

    “Pire Piran mede derde giran/ Eşk u Revan Xêrê Meydan/ Ya Heq Can Li Meydane/ Pir Li Diwane, Mansur Li Dare/ İkrara İsmayile, Himeta Pir u Mürşidane….

    YOL İKRARLIK VE RIZALIK YOLUDUR

    Hakk Meydandadır. Yol bilene Hakk meydandadır. Meydan Hakk’ın Hakk edileceği rızalık meydanıdır. İkrarlı Yol evlatlarının dirilme, görülme, gördüğünü birleme makamıdır. Düzgün Baba kadim Çille makamımız olduğu gibi, tarihimizin dirilme makamıdır da. Bu meydanda Hakkını Hakk etmek Yolda rızalı birliktelik sağlamak için, dara durulacak kutsalımızdır. Eksik cümlemizin, cümleyi meydanda gören Hakktır. Hakk’ı bilmeyene külli mekan nursuzdur. Yol ikrarlık ve rızalık yoludur.

    “SÜRECİN RIZALIK ESASLI ÇÖZÜLMESİ İÇİN GEREKLİ TÜM GAYRETLERİ GÖSTERDİK”

    Değerli canlar;

    Düzgün Baba Cemevi’inde Hasret canımızın peykeri, gerekli rızalık kanalları oluşmadığı için muhafazaya alınmıştır. Ocaklarımız, Talipler, kurumlarımız olarak, toplumsal rızalığı yolumuzun düsturları ile meydanda birlemek sorumluluğumuzdur. İlk açıklamamızda da yol düsturu ve dili dışında yaklaşımlar konusunda duyarlı olunması gerektiğini niyaz etmiştik. Fakat; ilk andan itibaren, inancımızın ahlaki, politik değerlerine uymayan, edep – erkan sınırlarını aşan yaklaşımlarla karşı karşıya kaldık. Dersim Ocaklarımızın yaklaşımını geri, aşiretçi, feodal, bağnaz, İşid kafalı diye tanımlayan kurumlarımızın inanç düsturlu duruşunu İslamcılık, Şiilik olarak yaftalayan, hakikatten yoksun pirsiz ve nursuz açıklamalarla linç kampanyası yürütüldü. Linç ettikleri kurumlar kimler; Düzgün Baba Cemevi ve Demokratik Alevi Dernekleri. Bizler sürecin rızalık esaslı çözülmesi için gerekli tüm gayretleri gösterdik ve göstermeye devam edeceğiz. Muhatap olarak Dersim coğrafyasında ocaklarımızdır, pirlerimizdir ve daha öncedende belirttiğimiz gibi dersim halkıdır. Bir Cem etrafında bir araya gelerek niyazlaşarak  Hasret Gültekin canımızı heykelini dersim de yakışacak bir yere dikilmesidir. Kurumların vereceği bir karar üzerinden olmamasıdır.

    “AKİL OLANLARIN BU SÜRECİ GÖRMESİ TEMENNİMİZDİR”

    Fakat; Dersimi pazara çıkarmak isteyen, Reya Heq Alevi Halkları temsil ettiği fikri topluma dayatılan, Dersimi tam bir sulta altına alan temsiliyetler, şimdi seçim sürecini gözönüne alarak, Dersimi pazara çıkaracak tüccar varis bırakma niyetindeler. Bunu da Hasret canın peykeri üzerinden düşünmekteler. Hal ortadayken nafile bir çabadır, akil olanların bu süreci görmesi temennimizdir. İkrarlı olduğumuz Pir Sultan Abdal Dernekleri duygulamaları ile derdest eden ve kurumsal sorumluluktan uzak bir akıl ile Düzgün Baba Cemevi yönetimine yönelik düşünceleriyle yanılgıdır. Dersimdeki doğanın talanına, Munzur gözelerine, Halvori  mekanına, Mazgirt’in Peri beldesindeki ve ziyaretlere yapılan talana ses çıkarmayanlar, yine Düzgün Baba’ya  yapılan 3 Hilal saldırısına da  ses çıkarmadılar. Nazimiye’deki yol çalışması adı altında maden ocaklarının yolunu açan zihniyete ses çıkarmadılar.  Ayrıca ikrar verdiğimiz ve bilgi paylaşımında bulunduğumuz AABK de bu süreçlerin hiçbirisine ses çıkarmazken yönetici ve tabanının %80-90’nı Kürt Alevilerden oluşurken, anadil ile ilgili hiçbir çalışma yapmazken, Kürt Alevilerin dünya ile ilişkisinde hiç yer vermezken, Erkannamelerine tek kelime Kurmanci ve Kırmancki gulbang koymazken bugün ilk fırsatta gerekli bilgi verilmesine rağmen Yol dilinden uzak bir açıklama yapmaları da halen Kürt Alevi damarı ile hesaplaştıklarının açık göstergesidir.

    “REYA HEQ OCAKLARI BİNYILLARIN BİRİKİMİNİ TAŞIRLAR”

    Reya Heq Alevi Ocaklarını topyekün Hacı Bektaş’a bağlayıp Türk – İslam aklının yapay sol versiyonunu Alevilere dayatan akıllar, bir daha düşünsün. Reya Heq Ocakları binyılların birikimini taşırlar. Dersim Reya Heq Ocaklarının Nişangesidir. Düzgün Baba Cemevine saldırarak itibarsızlaştırmaya çalışıyorsanız bu nafile. Kürt Alevi dendiğinde 100 metre uzağa kaçan, feodal, gerici diyen daha bir gulbangını Kirmancki ya da Kurmanci vermeyenler, Kürtlüğüyle yüzleşmekten korkup sosyal demokratlığa sığınanlar, Aleviliği ile yüzleşmekten korkup sosyalizme sığınanlar bize önerdiğiniz nedir biliyoruz. Kalan geleneğinizi, Ocaklarınızı, Pirlerinizi, Rayberlerinizi unutun Hacı Bektaş’da birleşin. Hacı Bektaş nereye sığındı bilmeden, birlikte neye ikrar verdik bilmeden, inkarınızdır bize önerdiğiniz.

    “REYA HEQ TOPLUMLARI İRADELERİNİ DAĞLARA NAKŞETTİLER”

    Antalya Bozdoğanlar, Tahtacılar, Karamanlar, Toroslar, Hubyarlar dağı, taşı kutsal bilenler, neden birliğiz biliyor musunuz? Baba İshak’tan beri hesaplıdırlar. Selçuklu ile, Osmanoğlu ile daha hesap kapanmadı. Çoluk, çocuk kırdı Osmanoğlu her varlığına el koydu.  O dağlar neden mesken kılındı sanıyorsunuz. Neden kutsal bilir misin? Türkmen’le kadim dostluğumuzun nişanıdırlar. Düzgün Baba’ya laf edenler bunu da aklının bir kenarında tutsun. Reya Heq toplumları iradelerini dağlara nakşettiler. Her yapı yıkılıyor zamanın zamanın sabrı ile. Dağlar ise umudun, doğumun mekanı olarak ayaktadırlar.

    “ARTIK SADECE KERBELAYA AĞLAMAK DEĞİL, KÜLLİ HAKİKATİN DİRENCİ İLE DOSTLARIMIZLA AYAĞA KALKMAK İSTİYORUZ”

    Sevgili Yeter Gültekin size boynumuz kıldan incedir. İradeniz tüm Madımak Şehit aileleri gibi başımız üzerinedir. Meramımızı anlatmamıza rağmen bizler için yaptığınız açıklama bizleri derinden üzmüştür. Şunu bilmeniz bizim için önemlidir. Bizler Reya Heq Aleviler artık sadece anmalarla ayakta kalmak istemiyoruz. Kzılderililer gibi müzelik bir toplum olmak istemiyoruz. Bize dayatılan katliamlardan beslenen akıllar, müzelik olun diyor. Sadece ibret öykünüz olsun diyorlar. Hayır biz iradeli ve ikrarlı bir toplumuz onbinlerce bu yolda şehit vermiş halklarız. Artık biz dünya ile paralel ilişki geliştirmek istiyoruz. Toplumsal ve inançsal modelimiz var. Artık sadece Kerbelaya ağlamak değil, külli hakikatin direnci ile dostlarımızla ayağa kalkmak istiyoruz. Tüm dergahlarımız, ziyaret makamlarımız parası olanın resimlerle, peykerlerle, betonlarla donattığı meknlar olmaktan çıkarmak istiyoruz. İnancın sembol ve sade, doğal halinde kalmasını istiyoruz. Bayramlarımızı unutmak istemiyoruz. Geleneklerimizi unutmak istemiyoruz. Dünyanın Christmis olarak kutladığı Gağan’ı dünya ile paylaşmak istiyoruz. Dünyanın 14 şubat sevgililer günü olarak kutladığı Xızır ayımızı, aşkın ve zamanın ikrarı olarak dünya ile paylaşmak istiyoruz. Hıdrellezi, Heftemalı, Newroz’u tüm dünya ile kutlamak istiyoruz. Gençlerimizin ölüm üzerinden kutsanması değil, cenk ve kahramanlık hikayeleri ile irade ile dünyaya örnek olmalarını istiyoruz. İnancımızın barış dilini anlatmak istiyoruz. Doğa ve Barış ile direnerek. Gençlerimizin intihar etmesini istemiyoruz. İnançları ve kültürlerini inkar etmeden ve unutmadan yaşamalarını istiyoruz. Bahtınıza sığınıyoruz. Eksik anlaşılmayalım.

    “OCAKLARIMIZIN HUZURUNDA MEYDANA ÇAĞIRIYORUZ”

    Düzgün Bawa Mekan-ı Hakktır. Düzgün Bawa meydanında Düzgün Baba Cemevi tüm yöneticileri, Demokratik Alevi Dernekleri tüm yöneticileri Pirleri ile birlikte Yol yürüten Ağuçan, Kureyşan, Bawa Mansur, Dewreş Cemal, Sarı Saltık, Şıx Çoban Ocaklarımızın huzurunda meydana çağırıyoruz. Hakkımızı Hakk etmek istiyoruz. Bu meydan Pirsiz, nursuzların gireceği meydan değildir. İkrarı ağzına sakız etmişlerin de meydanı değildir. Toplumu kendi politik çıkarı için har vurup, harman savuranların da meydanı değildir. Hakk bilen, ikrar ve rıza bilenlerin meydanıdır.

    “OCAKLARIMIZIN HUZURUNDA OLUŞACAK RIZA BAŞIMIZ ÜZERİNEDİR”

    Ocaklarımızın huzurunda oluşacak rıza başımız üzerinedir. Rızalık esaslı tüm yaklaşımlara açık olduğumuz gibi, yolu tanımayan her yaklaşıma karşı da güçlü duruşumuz olacağından Hakk Yol evlatlarının hiçbir şüphesi olmasın. Bizi durmadan nehak iktidarlara jurnalleyenler de şunu bilsin Reya Heq evlatları ilk defa kelleyi koltuğa almadılar. Demokratik Alevi Dernekleri her yöneticisi bu ruh ve duygudadır. Seyit Rıza ikrarımız, Dersim nişangeleri, jiyar, diyarları şahidimizdir. Bu vakitten sonra Düzgün Baba ve Hasret Gültekin’i tartıştırmayacağız. Muhatap arayan Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi Dersimdedir. Kapımız da, bahtımızda açıktır. Madımak Ziyaretgahımız, Hasret Canımız, Hakikat yolumuzdur. Hakk Aynamız, Xızır Yardımcımızdır.

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Dersim Şubesi’nden 25 Temmuz’da Düzgün Baba Cemevinde muhabbete çağrı

    PSAKD Dersim Şubesi’nden 25 Temmuz’da Düzgün Baba Cemevinde muhabbete çağrı

    PİRHA – PSAKD Dersim Şubesi, Sivas’ta katledilen Hasret Gültekin‘in anıtının Düzgün Baba Cemevine dikilmesi ve ardından yerinden sökülmesi üzerine yaşanan tartışmalara çözüm bulmak amacıyla 25 Temmuz Cumartesi günü Düzgün Baba Cemevi’nde toplantı düzenliyor. Yapılan açıklamada toplantıya katılım çağrısı yapıldı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şubesi, Sivas’ta katledilen Hasret Gültekin‘in anıtının Düzgün Baba Cemevine dikilmesi ve ardından yerinden sökülmesi üzerine yaşanan tartışmalara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, 25 Temmuz Cumartesi günü Düzgün Baba Cemevi’nde gerçekleştirecek toplantıda çözüm bulmak amacıyla yapılacak toplantıya katılım çağrısı yapıldı.

    “DERSİM İNANCIMIZIN MERKEZİDİR”

    Açıklamada şu ifadeler yer verildi:

    “Dersim; yolumuz inancımızın merkezidir. Dünyanın neresinde olursa olsun; Yunus’un sevgisinden Hacıbektaş’ın ilmine, Pir Sultan’ın direncinden Firik Dedenin erdemine, özümüzün naifliği ve inceliği bu topraklardaki köklerimizden gelir. Her karış toprağımız, suyumuz; kutsiyetin bir parçası, mazlumun sığınma yeridir.

    Bu bilinçle, haksızlığa boyun eğmeyen duruşuyla önderimiz olan Pirimiz Pir Sultan’ın ismini taşıyan kurumumuzun Dersim şubesi olmak, bize daha büyük sorumluluk hissi vermektedir.

    Biliriz ki; Kerbela’dan Dersim’e, Çorum’dan Sivas’a, tarihimizdeki tüm katliamlar da şehitlerimiz de onurumuz ve kutsalımızın bir parçasıdır. Dileklerini, sevdiklerini, değer verdiklerini kutsallarına teslim eden, “Sana teslim, sen sakla” diyen inanışa sahip olanlar olarak, bir süre önce Sivas Şehitlerimizin hatıra ormanı ve Hasret GÜLTEKİN’in bir anıtının Düzgün Babanın eteklerine yapılması konusundaki süreci biliyoruz.

    YOL ÖNDERLERİNE ÇAĞRI: GELİN DAR-I DİDAR OLALIM

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak, konu ile ilgili bir heyet kurarak hem taraflarla görüşüp, sürecin takipçisi olduk. Bu yol hiçbir siyaset, çıkar ya da baskı kaldırmayacak kadar incedir ve bu müşkülü çözmek, tüm dünyevi kaygılardan uzak, kutsallarımıza ve yol önderlerimize, pirlerimize, analarımıza ve kurum temsilcilerimize düşmektedir.

    PSAKD Dersim Şubesi olarak, ikrarla bağlı olduğumuz, bu yolu-erkanı tüm baskılara rağmen bugünlere taşıyan, şafağa secde edip, bu yolu aydınlığa götürmek için mücadele eden tüm yol önderlerimizi 25 Temmuz Cumartesi günü Düzgün Baba Cemevinde muhabbete olmaya, dar-ı didar olup, yolu yürütmeye çağırıyoruz. Yolu doğru sürenin demine hü!” (HABER MERKEZİ)

  • DAD’dan açıklama: Heykel uygun bir yere dikilecek

    DAD’dan açıklama: Heykel uygun bir yere dikilecek

    PİRHA – Düzgün Baba Cemevi bahçesine 1993 yılında 33 sanatçı ve aydınla birlikte yakılarak katledilen Hasret Gültekin’in heykelinin kaldırılmasına ilişkin bir açıklamada DAD’dan geldi. Yapılan açıklamada, heykelin merkezi bir noktaya taşınması konusunda Gültekin ailesinin, kurumların ve halkın katılımıyla ortak karar alındığı belirtildi. 

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren yakılarak katledilen sanatçı Hasret Gültekin’in heykelinin kaldırılmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Yapılan yazılı açıklamanın satır başları şöyle:

    “Reya Heq Alevilerin göz nuru Hasret Gültekin canımızın heykelinin, gönül kabemiz Bawa Düzgin’e getirilmesi ile ilgili talihsiz açıklamalara ve toplumsal rızalığı gözetmeyen, gerçeklerden bi haber yaklaşımlar ile karşı karşıyayız. Hakikatten uzak açıklamalarla hedef haline getirilmek istenen, Demokratik Alevi Dernekleri olarak toplumumuzu bilgilendirmek zaruri bir ihtiyaç olmuştur.

    Harde Dewreş’in her taşından ve mekânından sorumluyuz. Zaman insan için sayılarak harcanmaktadır. Xızır’ın bilgisi ve manası olan zaman bu kadar hunharca harcanırken, zamanın her anına tanık olmuş değerlerimizde bunu sayarak tüketen anlayışlarca harcanmak istenmektedir. Bizler evladı ile sınanmış bir toplumuz. Anadolu ve Mezopotamya toprakları hakikat aşkı ile çerağ olmuş Reya Heq evlatlarının destanlarını görmüş, duymuş, tanık olmuştur. Bu hakikat yürüyüşü Harde Dewreş’te taşa, suya, toprağa, solunan havaya nakş olmuştur. Kulli mekân Hakk’ın Cemali olarak görünür olmuştur. Bawa Düzgin’in her taşı bizim için Hasret Gültekin ve Sivas ‘ta şehit olan canlarımızdır. Her kuş hasretimizin sesini bize taşır. Her suyu onun çağıldayan gençliğini bize hatırlatır, her esintisi evlat kokar. Mana külli mekândır. Manayı bilmeyen madde görür. Madde gören cisim beller. Cismi Hakk olanın maddeye ihtiyacı yoktur. Onu maddeye bezeyenler hakikati zerre zerre elleriyle, gözleriyle, dişleri ve dilleri ile parçalamaktalar. Bawa Düzgin tüm gerçeği ile ortadadır ve Hasret her zerresindedir. On binlerce kefensiz yatan Dersim evladı gibi bağrımıza basmışız, gerçeğini bilmişiz. Gerçeği cisme nam edenler zamana kör olan, namzet sıfatlı çığırtkanlardır.

    Düzgün Bawa Cemevi, Demokratik Alevi Dernekleri ile rızalı, ikrarlı, musahip kurumdur. Tüm hakikat sürdürücüleri ile musahipliğimiz gibi. Bawa Düzgin mekânına bugüne kadar hizmet etmiş tüm canlar, eksiği ile fazlası ile gayret etmişlerdir. Hepsinin gayreti Hakk Dergâhı’na yazılsın. Fakat toplumumuz ve Nazimiye halkı tarafından açık görülmüştür ki. Düzgün Bawa Cemevi yönetimini devralan canlar ilk günden itibaren, ziyaret ve ikrar meydanımız olan Bawa Düzgin makamına liyakat ile hizmet etmekte, rızalığı ve Reya Heq Aleviliğin düsturları ile ocaklarımızın rehberliğinde yol yürümektedirler. Bu yönüyle gayretlerine tanığız ve gayretlerine niyazımız vardır. Hakk Aynaları, Xızır yardımcıları olsun.

    “OLUŞACAK TARTIŞMANIN ÖNÜNE GEÇİLMEK İSTENDİ”

    Demokratik Alevi Dernekleri Eş Başkanımız Musa Kulu canımız bu süreci muhatapları ile görüşme sürecinde, Ocaklarımızın ve halkımızın rehberliği için fikir danışmıştır. Ocaklarımız Düzgün Bawa makamına heykel dikilmesinin doğru olmadığını, bu durumun Hasret canımızı ve Sivas ‘ta şehit düşen canlarımızı tartıştıracağı, ailemizi üzecek durumlara sebebiyet vereceğini belirtmişlerdir. Bu durumun maddi görünürlüğü cisimleştirmek isteyen herkes tarafından kullanılır olacağı kaygısını da açık etmişlerdir. Bedel ödeyen her canımız Heq ve Hakikat yolunda Cerağ olmuştur. Bedel ödeyen her can bizim değerimizdir. Olur ki yarın başka bir değerimizin heykelinin dikilmesi talebi gelirse tartışmaların önüne geçilmez. Cümle kuran her can bu hassasiyeti gözetlemelidir. Bunun yerine Hasret canın heykelinin Dersim’in ya da ilçelerinden Nazimiye’nin merkezi bir noktasında dikilmesini önermişlerdir. Bu temelde Musa Kulu canımız, Hasret canımızın sevgili eşi Yeter Gültekin’e Ocaklarımız’ın hassasiyetini paylaşmıştır. Hasret canımız ve Sivas şehitleri üzerinden oluşabilecek tartışmanın önüne geçmek istemiştir. Ayrıca, Düzgün Bawa Cemevi başkanı Sinan Kırmızıçicek can, heykeli yaptıran Sinan Samat can ile görüşmüş, oluşabilecek sorunları anlatmış heykelin Düzgün Bawa, mekanın dışında il ve ilçemizde uygun bir mekana dikilmesi önermiştir ve ikrarlaşmışlardır. Nazimiye Belediye başkanı ile de görüşülmüş bu konuda uygun bir mekana dikilmesi konusunda olur alınmıştır. Sonuç olarak Ocaklarımızın, kurumların, ailenin ve halkımızın katılımı ile Hasret Gültekin canımızın ve Sivas şehitlerinin isimlerinin yazılı olduğu heykelinin belirlenecek merkezi bir noktaya taşınması ve açılışının yapılması doğru görülmüştür.

    “İKİ AYDIR KURUMUMUZ HEDEF GÖSTERİLDİ”

    Fakat iki aydır kurumumuz üzerinde hedef gösterme, etkisiz hale getirme, tartıştırma ve ihbarcı haberler üretme konusunda da daha önce de tanık olduğumuz çığırtkanlar, hemen devreye girmiş asparagas haberler üretmiş, heykele saldırı oldu gibi göstermişlerdir. Üzülerek belirtelim ki bazı siyasi yaklaşımlardan ve şahıslardan da güç almışlardır. Hâlbuki sorunu çözmek, çözüm üretmek politikadır. Yöntem ise ahlakiliktir bundan dolayı Reya Heq Alevi inancı ahlaki ve politik bir inançtır. Yolumuz bunu Edep – Erkan olarak tanımlamıştır. Üzerinde durulması gereken konulardan birisi de bu inancın içinden gelen aktif siyaset yapan dost ve can bildiğimiz kişilerin musahip kurum yöneticilerinin olayla ilgili araştırma yapmadan yetkili kişilerden bilgi almadan rızalık sağlanmadan tartışmaya ve yıpratmaya yol açacak ulu orta söylemlerde bulunmasıdır.

    SORUNU DERİNLEŞTİRMEK”

    İnancımızda doğru söz Heq kelamıdır. Bizler doğru sözü ibadetten sayarız. Bu ilke ihlal edilmiştir. Bundan sonra benzer konularda söz söylenirken araştırma yapıp gerçek bilgiye ulaştıktan sonra açıklama yapmaları Edep – Erkan dahilindedir. Asıl olan doğru zamanda ve mekânda söz söylemek sorun çözmektir. İnanç adına cümle kuranlar, çağrı yapanlar, düşünce belirtenlerin bu düstura uymaları gerekirdi. Sorunu derinleştirmek, tartıştırmak amaç olmamalı yerinde ve zamanında çözüm üretmeye katkı sunulmalıydı. Talihsiz ve bilgi yoksunu yaklaşımlar, kemaletten uzak açıklamalar bizleri derinden yaralamıştır.

    “HEYKEL UYGUN BİR MEKANA DİKİLECEK”

    Bizler Harde Dewreş’in mana yüklü diline ikrarlıyız, dilimiz Xızır’ın dilidir. Cigeram ile başlayan mahcubiyetine ve saygınlığına ikrarlıyız. Bu nedenle Dersim manası ile kendini görmüş her canımızdan bu yaklaşımı ve kemaleti beklemekteyiz. Hasret Gültekin canın ve Sivas şehitlerinin isimlerinin yazılı olduğu heykel ile ilgili bir mutabakat zemininde, şehrin merkezi bir noktasına taşınması için elimizden gelen tüm gayreti göstereceğimizi Dersim halkı ve tüm Reya Haq kurum ve halkları emin olsunlar. Heykelin uygun bir mekâna dikilmesi için tüm kamuoyuna canlara halkımıza çağrımızdır. Gelin hep beraber bir an önce Haq Meydanı’nda Pir Divanı’nda rızalaşarak Hasret canımız ve Sivas Şehitleri’nin manevi huzurunda dara duralım. ” (HABER MERKEZİ)

  • Düzgün Baba Cemevi’nden Hasret Gültekin açıklaması

    Düzgün Baba Cemevi’nden Hasret Gültekin açıklaması

    PİRHA – Düzgün Baba Cemevi bahçesine 1993 yılında 33 sanatçı ve aydınla birlikte yakılarak katledilen sanatçı Hasret Gültekin’in heykeli dikildi. Ancak Hasret Gültekin’in heykelinin sökülerek kaldırıldığı haberleri sonrası Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamada, “Düzgün Baba’da heykelin kurulmasına toplumumuz tarafından rızalık verilmemiştir. Heykel Nazımiye ilçesine dikilecek ” denildi. 

    Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu tarafından sanatçı Hasret Gültekin’in heykeline yönelik ‘saldırı’ iddialarına yapılan açıklama şöyle:

    “KAMUSAL KİMLİĞİMİZE YÖNELİK BİR SALDIRI”

    18.07.2020 tarihinde Düzgün Baba’da yıkıldığı, saldırıya uğradığı gibi akla ve mantığa uymayan ahlak ve vicdanla bağdaşmayan bir takım asparagas haberler servis edildiğini üzüntüyle görmekteyiz. Bu konunun birinci derece muhatabı olan başkanı ve yönetim kurulunun bilgisi ve görüşü alınmadan bu konunun aslı sorulmadan bu haberlere itibar edip sosyal medya ve basında kurumsal kimliğimize dönük bir saldırı ve karalama kampanyasına dönüştürülmek istenmektedir. Bu durumun açığa kavuşturulması halkımızın doğru bilgilendirilmesi hususunda bir açıklama yapmak zaruriyeti doğmuştur. Dersimli iş insanı Sinan Samat iki yıl önce Düzgün Baba Cem Evi eski başkanıyla görüşme yapıyor. Cemevinin yan tarafında kendisine bir alan tahsis ediliyor. Bu alanda Sivas Şehitleri hatıra ormanı kuruluyor ve bu mekanda kendi eşinin ismiyle bir tabela dikiliyor. Ayrıca bu alana Hasret Gültekin canımızın heykelinin kurulacağı bir duvar örülüyor.

    “ORTAK KANAAT DÜZGÜN BABA’DA HEYKEL YAPILMAMASI YÖNÜNDE”

    11.06.2019 tarihinde Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu ve Başkanlığında bir değişim yaşanmıştır. Düzgün Baba Raa Haq-Hakk Yol Aleviliğinin serçesmesidir. Toplumumuzun en önemli inanç ve itikat merkezidir. Bu mekanın kutsiyeti, maneviyatı, doğallığını korumak burada hizmet veren canların temel görevidir. Sivas Şehitleri bizim ve halkımızın temel değerleridir. Bugün gerek Türkiye gerekse Avrupa da varolan Alevi kurumları, cemevleri bu şehitlerimizin külleri üzerinden varolmuşlardır. Bunu reddetmek kendi varlık gerekçemizi inkar etmek anlamına gelir. Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu olarak sosyal, kültürel ve toplumsal anlamda önemli çalışmalar yapmaktayız. Hizmet verdiğimiz bu dönem içerisinde gerek Düzgün Baba’ya gelen ziyaretçi canlar gerek Nazımiye halkı gerekse birçok ocağımız, pirlerimiz, analar ve toplumsal kurumlarımızın görüşleri alınmış tarafımızca bir kamuoyu yoklaması yapılmış ortak kanaat Düzgün Baba’da heykel yapılmaması yönünde bir irade açığa çıkmıştır.

    “TOPLUM TARAFINDAN RIZALIK VERİLMEMİŞTİR”

    Düzgün Baba’da heykelin kurulmasına toplumumuz tarafından rızalık verilmemiştir. Bütün bu süreci ve eğilimi heykeli dikmek isteyen iş insanı Sinan Samat’a defalarca ısrarla iletmemize rağmen bu konuda kendisini ikna edemedik. Kendisi de Avrupa’da birçok görüşme aldığını ve insanların çoğunun olumlu karşıladığını beyan etmiştir. Ayrıca üç yıllık bir çalışma olduğunu emek verdiğini bu konuda var olan tepkilerin kısa sürede yatışacağını ifade etmiştir. Son olarak kendisine cemevi yönetimi olarak Dersimde bulunan ocaklarımızı, pirler, analar, yerel yönetimler, inanç önderlerimiz ve sivil toplum örgütlerinin hazır bulunduğu Düzgün Baba’da bir muhabbet cemi yapalım, buraya gelen bütün bu canların ortak akıl, konsensüs ve rızalıklarını alarak bu canımızın heykelini dikelim dedik. Bu önerimizde dikkate alınmadı. Kısa bir süre önce Hasret Gültekin canımızın heykeli getirildi. Bizler de yönetim olarak Düzgün Baba’daydık. Heykel rızasız dikildi. Bizler de gerek bu değerlerimize gerek şehit ailelerimize gerekse verilen emeğe duyduğumuz saygı gereği herhangi bir olumsuz tavır içine girmedik.

    “HEYKEL NAZIMİYE İLÇE MERKEZİNE DİKİLECEK”

    Yönetim kurulumuzla bu durumu değerlendirdik. Düzgün Baba’da Hasret Gültekin ve diğer şehitlerimizi tartıştıracak ve değer ailelerimizi incitmemek adına bir açılış planlamasını başlattık. Fakat heykelin dikildiği günden itibaren gerek Düzgün Baba’ya gelen ziyaretçiler gerek ilçe halkı Türkiye’nin her tarafından ve Avrupa’dan yoğun bir eleştiri ve tepkiyle karşı karşıya kaldık. Bunun üzerine heykeli dikmek isteyen Sinan Samat ile yeniden bir görüşme yaptık. Kendisini bir kez daha toplumsal kurumlarımız ve halkımızdan rızalık alıp bu süreci böyle yürütelim dedik. Bu konuda irademiz bir kez daha dikkate alınmadı. İyi niyetimiz suistimal edildi. Tepkiler yoğunlaşınca Sinan Samat bizimle görüşme talebinde bulundu. Yaptığımız görüşme neticesinde kendisine Hasret Gültekin canımızın h heykelinin Dersim merkez veya Nazımiye ilçe merkezine taşıyalım. Bütün kurumlarımızın katılacağı şehitlerimize ve onların anısına yakışır bir etkinlikle bu çalışmayı taçlandırmak gerektiğini önerdik. Sinan Samat bu konuda bize heykelin taşınması konusunda insiyatifin Düzgün Baba cemevi yönetim kurulunda olduğunu söyleyerek rızalık verdiğini beyan etmiştir. Biz de rızalık aldıktan sonra Nazımiye belediye başkanı ile görüşme aldık. Heykelin Nazımiye’de dikilmesi konusunda talebimiz oldu. İlçe merkezinde kurulabileceği konusunda onay aldık.

    “HASRET GÜLTEKİN’İN EŞİ BİZİMLE İLETİŞİME GEÇMEDİ”

    Değer ailemiz olan Hasret Gültekin canımızın eşi bu çalışmanın ilk gününden son gününe kadar bizi aramamış fikrimizi görüşümüzü sormamış ve rızalığımızı almamıştır. Yeter Gültekin canla heykelin taşınacağı gün bir görüşmemiz olmuş kendisine bu konuda tarafımızca bilgi verilmiş toplumumuzun Düzgün Baba’da heykel dikilmesine rızalık vermediği kendisine aktarılmıştır. Düzgün Baba’nın kutsallığı ve maneviyatına saygı duyulması konusunda toplumun beklentilerinin dikkate alınması gerektiği söylenmiştir. Hasret Gültekin canımızın heykeli Düzgün Baba’da bulunan canların itinalı bir çalışmayla kaldırılmış yeni kurulacak yere götürülmek amacıyla cemevimizde bulunan cem salonumuzda bekletilmektedir.

    Şehitlerimizin anısına yakışır bir açılış planlaması yapılırken ve heykeli yaptıran iş insanının rızalığı alınmışken bugün basında ve sosyal medyada aslı astarı olmayan bir haber yayılmıştır. Düzgün Baba Cemevi yönetim kurulu olarak gerek Sivas Şehitleri gerekse hak ve hakikat uğruna şehit düşmüş bütün canlarımızın takipçileriyiz. Bize dönük bu karalama kampanyasının sistemden bağımsız olmadığını bir merkezden bilinçli ve planlı organize edildiğini bilinmesini istiyoruz. Bu konuda dostlarımızın ve duyarlı halkımızın daha duyarlı olmasını istiyoruz. Dost düşman herkes bilsin ki gücümüzü halkımızdan ve haklılığımızdan alıyoruz. Sırtımızı ne gerici sisteme ne de herhangi bir siyasi güce dayamamışız. Yönümüzü, yüzümüzü Bawa Duzgın’e dönmüşüz. Onun adaletine sığınmışız. Sinan Samat ve onun gibileri çok zengin olabilirler çok paraları olabilir. Değerlerimiz üzerinden reklam yapma ve rant elde etmelerine müsaade etmeyiz. Zemin olmayız tahammül etmeyiz. Sermayenin gücüyle her istedikleri şeyi yapamayacaklarını, yereldeki halkın iradesinin yok sayılmasına ve rızalığının alınmamasına karşı duruşumuzdan taviz vermeyiz. Aşk ile…”

  • PSAKD’den Düzgün Baba Cemevine çağrı: Hangi kurumlar projeyi istemiyor açıklayın

    PSAKD’den Düzgün Baba Cemevine çağrı: Hangi kurumlar projeyi istemiyor açıklayın

    PİRHA -Düzgün Baba Cemevinin bahçesine Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden sanatçı Hasret Gültekin’in dikilen heykeli kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce sökülerek, cemevinin arkasına atılmasına ilişkin yazılı açıklama yapan PSAKD, cemevine bu kararından geri adım atması çağrısında bulunarak, projeyi istemeyen kurumların isimlerini açıklamasını istedi. 

    Dersim’in Nazımiye İlçesindeki Düzgün Baba Cemevinin bahçesine dikilen Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden sanatçı Hasret Gültekin’in heykeli kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce sökülerek, cemevinin arkasına atıldı. PSAKD Genel Merkezi, yazılı bir açıklama yaparak Hasret Gülteki’nin heykeline yapılan saldırıyı kınadı.

    Açıklama, “Madımak şehitlerine hakaret etmek kimsenin haddi değildir! Hasret Gültekin Onurumuzdur..!” başlığıyla yayımlandı.

    2018’de Nazımiye Düzgün Baba Cemevi yönetiminin onayladığı ”Sivas Katliamı Şehitleri Anı Ormanı-Anıt Projesi” kapsamında, 33 canın isimlerinin de yerleştirildiği Hasret Gültekin heykeli açılışının yapılacağının duyurulduğu belirtilen açıklamada, 16 Temmuz’da açılışının yapılacağı duyurulan  Hasret Gültekin heykelinin 15 Temmuz gecesi yıkılmasına tepki gösterildi.

    “KARARINIZDAN GERİ DÖNÜN”

    Düzgün Baba Cemevine kararından geri dönme çağrısı yapılan açıklamada, şunlar belirtildi:

    “Bilinmelidir ki, 33 canımızın isimlerini sökenler, Hasret Gültekin heykelini indirenler adeta madımak otelini bir kere daha ateşe vermiştir. Düzgün Baba Cemevi yönetimi bilmelidir ki, yeryüzünde hiçbir kuvvet 33 canımızın ismini milyonlarca Alevinin yüreğinden silemez. Heykeli yıkma kararı verenler, Pir Sultan Abdal’a ihanet eden hınzır paşadır. Düzgün Baba Cemevi başkanı, kendisi ile yapılan telefon görüşmesinde, ismini veremeyeceği kurumların karşı çıktığını belirtmiştir. Düzgün Baba bizim kutsalımızdır ve Pir Sultan Abdal ile de yol müsahibidir. Cemevi yönetimindeki canlar bu sorumluluk ile hareket etmelidir.

    Madımak katilinin serbest bırakıldığı, davaların zaman aşımına uğratılmaya çalışıldığı bir süreçte cemevi yönetiminin bu davranışı başta şehit aileleri olmak üzere milyonlarca Aleviyi derinden yaralamıştır. Zira böylesi bir saygısızlığın ne mantıklı bir açıklaması vardır ne de bahanesi.
    Hasret Gültekin 2 Temmuz 1993 günü, tıpkı diğer canlarımız gibi, Pir Sultan Abdal’ı anmak ve onun yolunu ve öğretilerini savunmak üzere Sivas’a gitmişti. Cemevi yönetimine sesleniyoruz, bu kararınızdan geri dönün, projeyi istemeyen kurumlar hangileridir hemen açıklayın.
    Böylesi bir yıkım kararını veren vicdanın Alevi dünyasındaki yeri bellidir. Biz 33 canımızı Düzgün Baba’nın topraklarına emanet edemeyecek miyiz?”

    (HABER MERKEZİ)

  • Düzgün Baba Cemevi bahçesindeki Hasret Gültekin heykelini söktüler

    Düzgün Baba Cemevi bahçesindeki Hasret Gültekin heykelini söktüler

    PİRHA – Dersim’in Nazımiye İlçesindeki Düzgün Baba Cemevinin bahçesine dikilen Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden sanatçı Hasret Gültekin’in heykeli sökülerek, cemevinin arkasına atıldı. HDP’li Alican Önlü, yaptığı açıklamada saldırıyı kınadı.

    Dersim’de 16 Temmuz Nazımiye Düzgün Baba Cemevi bahçesinde açılışının yapılması planlanan Hasret Gültekin anıtı ve Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 canın isminin olduğu kaideler,  yerlerinden sökülerek cemevinin arkasına atıldı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim Milletvekili Alican Önlü, yaptığı açıklamada Hasret Gültekin ve Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anıtına yönelik yapılan bu saldırıyı kınadı.

    “HİÇBİR ALEVİ HASRET GÜLTEKİN ANITINDAN RAHATSIZ OLMAZ”

    Önlü, yaptığı yazılı açıklamada şunları belirtti:

    “Bu çirkin saldırı kadar, Düzgün Baba Cemevi yönetimi tarafından ortaya atılan çirkin ithamlar ve konuşmalar da bizleri derinden üzmektedir. Düzgün Baba Cemevi yönetimi tarafından, Dersim’de bazı kişi ve kurumların Hasret Gültekin’in anıtına karşı olduğu iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.
    Hasret Gültekin ve Sivas Katliamı şehitleri Alevi toplumunun önemli değerleridirler. Kendini Alevi olarak tanımlayan her insan, Sivas Katliamı’nın acısını ilk günkü gibi yüreğinde hissetmektedir. Sivas’ta katledilen yalnızca sanatçılar, aydınlar ve yazarlar değildir. Sivas’ta aynı zamanda Alevi inancı, kültürü ve değerleri de katledilmek ve yok edilmek istenmiştir. Bu yüzden Hasret Gültekin ve Sivas Katliamı şehitleri için yapılması istenen her çalışma başta Dersim’in Alevi halkı ve kurumları tarafından sahiplenilir ve baş tacı edilir. Hiçbir Alevi Hasret Gültekin anıtından rahatsız olmaz, olamaz. Hasret Gültekin’in sazı ve sözü Alevi halkının tarihidir. Dersim kurumlarını töhmet altında bırakan, karşı karşıya getirmek isteyen, bundan çıkar sağlayarak kendine rant alanı yaratan kişiler kimlerse, failler de onlardır ve bu çirkin saldırıyı gerçekleştirmişlerdir. Alevi inancını, kültürünü ve değerlerini kişisel amaçları için kullananlar, Düzgün Baba isminden rant ve çıkar sağlayan bazı kişiler, bu kez de Hasret Gültekin ve Sivas Katliamı şehitlerinin isimlerini ve değerlerini ranta çevirmek istemişlerdir. Bizler bu güne kadar bu rant ilişkilerinin hiçbir tarafında bulunmadık ve bulunmayacağız. Düzgün Baba Cemevi yönetiminde yer alan kişilerle partimizin hiçbir bağı bulunmamaktadır. Bu çalışmadan da saldırı olana kadar haberdar değildik. Bizler Dersim inanç yerlerine yapılacak her çalışmanın, Alevi inancı ve öğretisi adına yürütülecek tüm çalışmaların da Dersim halkı ve kurumlarının rızasıyla ve ortaklaşmasıyla yapılması gerektiğine inanıyor ve bu şekilde çalışmalarımızı yürütüyoruz.”

    “ANITI HALKLA BULUŞTURALIM”

    “Bundan sonra Dersim halkı ve kurumları olarak sökülüp atılan Hasret Gültekin’in anıtını Dersim’in en güzel köşesine dikmek ve onun ismini ve eserlerini yaşatmak olmalıdır” diyen Alican Önlü, yapılan saldırıyı kınayarak, Dersim Belediyesi’ne ve meclis üyelerine çağrı yaparak, “Gelin bu çirkin saldırıya karşı ortaklaşalım, Hasret Gültekin ve Sivas şehitlerinin anıtını bizler rantçıların elinden alıp halkımızla buluşturalım” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Düzgün Baba Ziyaretgahı’na yapılan ırkçı saldırıyla ilgili suç duyurusu

    Düzgün Baba Ziyaretgahı’na yapılan ırkçı saldırıyla ilgili suç duyurusu

    PİRHA – Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, geçtiğimiz hafta Düzgün Baba Ziyaretgahı’nda bulunan Tas Çeşmesi bölgesinde kayalığa yazılan ırkçı yazılarla ilgili suç duyurusunda bulundu. 

    Dersim’de geçtiğimiz hafta Düzgün Baba Ziyaretgahı’nda, Tas Çeşmesi olarak bilinen yerde bulunan Düzgün Baba döşeğinde kayalıklara yapılan ‘Üç Hilal ve MHP’ yazıları hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

    Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek ve Yönetim Kurulu üyesi Musa Demirtaş, Nazımiye Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği dilekçede, “Fail ya da faillerden inançlarımıza ve kutsallarımıza zarar verildiğinden ayrıca Alevi toplumuna bir tehdit ve mesaj içeren bir provokasyon olduğundan dolayı faillerin tespit edilip kamu adına cezalandırılmasını arz ederiz” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler Düzgün Baba’da deyişlerle anıldı-VİDEO

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler Düzgün Baba’da deyişlerle anıldı-VİDEO

    PİRHA – 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler, Düzgün Baba Ziyaretgahı’nda deyişlerle anıldı. 

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler, Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Ziyaretgahı’nda anıldı.

    Katliamda yaşamını yitirenler anısına çerağlar uyandırıldı, deyişler söylendi.

    Düzgün Baba Cemevi’nde yapılan basın açıklamasına siyasi parti ve kurum temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açıklamayı okuyan Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, “Sivas Katliamını egemenlerin bütün unsurlarıyla birlikte organize ettiği ve şeriatçı Işid zihniyetli güruhun tetikçiliğiyle hayata geçirdiği kanlı bir katliamdır” dedi.

    “KÖKLERİMİZDEN KOPARILMAK İSTENDİK”

    Kırmızıçiçek, açılan davaların katliamcıları aklamaktan öteye gitmediğini belirterek “Katliamı yapanlar milletvekili oldu adeta ödüllendirildi. Binyıllardır katliamlardan geçirilmiş Aleviler olarak diğer ezilen ötekileştirilen ,yok sayılan zulme ,zorbalığa uğrayan mazlum halklar olarak Koçgiri, Dersim, Çorum, Maraş, Sivas katliamı gibi on binlerce canımızı kaybettiğimiz katliamlar yaşatıldı, dilimiz, inancımız ,kültürümüz, kimliğimiz, toplumsal varlığımız ortadan kaldırılmak istendi. Asimilasyon politikalarıyla köklerimizden, tarihimizden koparılmak istendik” diye konuştu.

    Açıklamanın ardından Baba Mansur Ocağı pirlerinden Baki Aydın’ın verdiği gülbeng ile çerağ uyandırılarak lokmalar pay edildi.

    Anma, pirlerin Sivas’ta yaşamını yitirenler için söylediği deyişlerle sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Düzgün Baba Cemevi Dersim Katliamı’nda yaşamını yitirenler için fidan dikti

    Düzgün Baba Cemevi Dersim Katliamı’nda yaşamını yitirenler için fidan dikti

    PİRHA- Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu, 1937/38 de Dersim’de katledilenlerin anısına Düzgün Baba ‘da fidan dikti.

    Yönetim kurulu tarafından yapılan açıklamada “4 Mayıs 1937 de Bakanlar kurulu kararıyla Dersim ‘de Tedip ve tenkil harekâtı adı altında travmatik etkileri günümüzde dahi önemli ölçüde sürmekte olan büyük bir kırım uygulanmıştır” denilerek, şunlar belirtildi:

    “Her yıl özellikle 4 Mayıs’ta Dersim kurumlarının Alevi örgütlerinin ve Dersim halkının Türkiye’de ve Avrupa’da kitlesel anmalar yaparak katliamı kınamakta ve katledilen on binlerce Dersimliyi anmaktadırlar. Düzgün Baba’nın Reya Hakk Kızılbaş Alevi inancının en önemli inanç merkezlerinden biri olması ve 1937/38 de aslında hedeflenen amacın Harde Dewreş’i var eden bütün değerleriyle ortadan kaldırıp yok edilmesidir. Dolayısıyla bizlerde bu bilinçle, kefensiz toprağa düşen onbinlerce canımızın anısına onların suyu hürmetine Düzgün Baba’da 200 adet fidan diktik.

    “4 MAYIS 1937 BAKANLAR KURULU KARARI DERSİM HALKINA DÖNÜK TOPLU İMHA KARARIDIR”

    Günümüzde belgeleri bir bir ortaya çıkmış olan bu kırımın ve insanlık suçunun yaşanmasından dönemin bütün yetkilileri sorumludur. “Tenkil harekâtı” olarak bilinen tam bir insanlık trajedisi olan bir halkın diline, kültürüne, inancına, kimliğine ve toplumsal varlığını ortadan kaldırmaya dönük bir etnik temizlik harekâtıdır. Dolayısıyla 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu kararı Dersim halkına dönük toplu imha kararıdır. Bu gerek dönemin canlı tanık anlatımları gerek elde bulunan bilgi ve bulgular gerekse Devletin resmi belgelerinde açıkça belirtilmiştir. On binlerce kadın, çocuk, yaşlı, genç insanımız acımasızca katledildi. Geriye kalanlar ise yaşam alanlarından sökülüp zorla sürgün edildi. Sürgün edildikleri kentlerde serpiştirilme usulüyle ikame edildiler. Özellikle kız çocukları başta olmak üzere subay ailelerine ganimet olarak verildi.1937/38 döneminde yaşananlar sonuçları itibariyle insanlığın vicdanında derin bir yara açmıştır.

    “1937/38’DEN GÜNÜMÜZE NAHAK ANLAYIŞIN HEDEFİ HAKK VE HAKİKATI ÖLDÜRMEKTİR”

    Açıklamanın devamında Dersim’in dili, kültürü, inancı, doğası ve toplumsal yapısı üzerindeki tahribatın temel nedeni 1937/38 de Dersim Tertelesi ve o günden bu güne Dersim’e dönük siyasal, askeri, ekonomik, kültürel ve toplumsal politikaların sonucu olduğuna dikkat çekilerek, şunlar ifade edildi:

    “1937/38 de hedeflenen Dersimin fiziki imhası gerçekleşemediğinden bugüne dek Dersim’e dönük izlenen politikalar, Dersim halkının tarihsel varlığına, değerlerine, toplumsal dokusuna, Reya Hakk inancına ve bu kadim inancın yaşam alanlarına müdahale edilmektedir. Bu müdahaleler gerek zor, baskı, yasaklama, asimilasyon politikaları gerekse içimizden devşirdikleri hızır paşalar misyonerler eliyle yapılmaktadır. Dağı, taşı, toprağı, suyu, hayvanıyla kutsal olan ve binlerce jiyar u diyarın bulunduğu Harde Dewreş insan-ı Kamillerin Dewreşlerin yurdudur. Bu topraklar Nahak zihniyetin zulmüne aman dilemeyen, mayasında direniş, özgürlük, adalet, sevgi, hoşgörü, inanç ve itikat barındıran hakk ve hakikat arayışçılarının yaşam alanıdır. Dolayısıyla 1937/38 den günümüze Nahak anlayışın hedefi hakk ve hakikatı öldürmektir. Gelinen aşamada Dersim toplumu olarak gerek ülkede gerekse Avrupa’da güçlü bir örgütlenme alanı yaratarak bu insanlık suçunu ve Dersimin çığlığını bir şekilde dünya kamuoyuna duyurmuş ve dünya insanlık ailesinin dikkatlerini Dersim’e çekmeyi önemli ölçüde başarmış bulunmaktayız. Özellikle son dönemde 1937/38 de yaşanan katliama dönük belgelerin ortaya çıkması bu insanlık suçunun örtbas edilemeyeceğini ortaya koymuştur. Bundan dolayı gelinen aşamada devlet yetkilileri dahi en üst merciden dönem dönem bunun büyük bir katliam olduğunu dillendirmiş ve onbinlerce insanın vahşice öldürüldüğü gerçeğini gizlemekten çekinmemiş yüksek sesle ifade etmişlerdir.”

    Düzgün Baba Cemevi olarak Dersim Tertelesi’nde katledilen ve kefensiz toprağa düşen canlarımızın anısı önünde saygıyla eğildiklerini belirterek “1937/38 dönemine ait bütün arşivler açılsın. Hesap verilsin, Dersim halkından özür dillenip bu özrün hukuksak gerekleri uluslararası hukuk normları çerçevesinde yerine getirilsin. Katledilen insanların mezar yerleri açıklansın, Dersim ismi iade edilsin. Sürgünler kayıplar ve evlatlık verilen çocukların listeleri açıklansın. Dilimize, kültürümüze, inancımıza, doğamıza, kimliğimize dönük saldırılar baskı ve yasaklar son bulsun” denildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Düzgün Baba Cemevi yöneticileri: Milli Köylüleri yalnız değildir; taş ocağı kapatılsın

    Düzgün Baba Cemevi yöneticileri: Milli Köylüleri yalnız değildir; taş ocağı kapatılsın

    PİRHA – Düzgün Baba Cemevi yöneticileri, Milli Köyü’ndeki taş ocağına karşı başlatılan kampanyaya destek verdiğini açıkladı. Açıklamada, “Düzgün Baba Cemevi olarak dün olduğu gibi bugün de her şart ve koşulda değerlerimizi savunmak ve korumak için mücadele edeceğiz. Milli köylüleri yalnız değildir. Milli köyündeki taş ocağı kapatılsın” denildi. 

    Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu, Dersim merkeze bağlı Milli Köyü ile kent merkezi arasında faaliyette olan taş ocağının kapatılması için başlatılan kampanyaya destek verdiğini açıkladı.

    Açıklamada, “Dersim merkezde bulunan Milli Köyü’nde yaklaşık 15 yıldır faaliyet gösteren taş ocağı, Milli Köyü mevkiinde bulunan inanç yerlerimiz, ziyaretlerimiz, insanlarımızın yaşam alanlarını doğamızı bu alandaki cümle varlığın ve canın yaşamını büyük bir riskle karşı karşıya getirmektedir. Raa Haq Dersim Aleviliği inancı gereği Doğada bulunan cümle varlık candır. Cümle canın yaşam hakkı kutsaldır.Bizler bu kadim İnancın yol talipleri taşta, ağaçta, çiçekte, toprak ve suda Hakkı görür Hakkı biliriz” ifadeleri yer aldı.

    “YIKIMA VE TALANA RIZALIK GÖSTERMİYORUZ”

    Açıklama şöyle devam etti:

    “Bütün bu devr-i alemde cümle canla hakkımızı Hakk ederek Harde Dewreş’te jar u diyarlarımıza ikrar vermişiz. İnancımız ve buna dayalı olarak yaşamımız ikrarlık ve rızalık üzerine kuruludur. Raa Haq inancına mensup her can bu inancın temel düsturu olan ikrarlık ve rızalığı esas almalıdır. Milli köyü Raa Haq inancının bir parçası olan bir çok kutsal mekanın ziyaretin yer aldığı bir köyümüz. Bu alanda işletilen taş ocağının bir yanında kısa süre önce hakka yürüyen Dersimin hafızası, ozanı, şairi Sile Qiz’in ve değerlerimizin mezarlarının olduğu Mezela Dewreş bulunmaktadır. Gelinen aşamada bu ziyaretlerin bulunduğu alanda büyük bir arazi çöle dönüştürülmüş durumdadır. Kâr ve sermaye uğruna gerçekleştirilen Böylesi bir yıkıma talan ve yağmaya başta onurlu milli köylüsü olmak üzere hiçbir Dersimli Rızalık vermez. Bizler de bu duruma rızalık vermiyoruz.”

    “MİLLİ KÖYLÜLERİNİN SESİNE GÜÇLÜ BİR SES VERMEK GEREKİYOR”

    Dersim baraj, hesler, taş ve kum ocakları, maden projeleriyle rant ve kâr hırsıyla adeta yağmalanmak istenmektedir. Ülkedeki mevcut siyasal, ekonomik ve toplumsal konjonktür gözlerini kâr hırsı bürümüş şirketleri bu süreci kendileri açısından bir fırsata dönüştürme evliyalar ve ocaklar diyarı Harde Dewreşi bu projelerle bağrından hançerlemektedir. Tarih, doğa, kültür, inanç ve yaşam alanlarımız yok edilmek istenmektedir. Gerek bu taş ocakları gerekse Dersim’in doğal, kültürel ve toplumsal dokusuna büyük zarar veren projelerin ve şirketlerin sahiplerinin Dersimli olması yaşanan yıkımı meşrulaştırmaz. Hiç bir şekilde çifte standarta mahal vermeden dün barajlar, siyanürlü altın arama ve benzeri yıkım projelerine karşı nasıl ki bütün Dersim kurumları, çevreciler yek vücut mücadele verip sonuç aldıysak bu günde Milli köylülerinin bu feryadına güçlü bir ses vermek gerekiyor.

    “DEĞERLERİMİZİ KORUMAK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Düzgün Baba Cemevi olarak dün olduğu gibi bugün de her şart ve koşulda değerlerimizi savunmak ve korumak için mücadele edeceğiz.

    Milli köylüleri yalnız değildir. Milli köyündeki taş ocağı kapatılsın.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Gün birbirimize Xızır olma günüdür’-VİDEO

    ‘Gün birbirimize Xızır olma günüdür’-VİDEO

    PİRHA – Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, koronavirüs sürecinde dayanışmanın önemine değinerek “Halkımızla dayanışma içerisinde olacağız. Halkımızı zalime, zorbaya muhtaç etmemek gerekiyor. Gün birbirimize Xızır olma günüdür” dedi. 

    Haberin Videosu

    Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, “Koronavirüs salgınıyla karşı karşıyayız. Dersim’de de bu salgın kendini hissettirdiği ilk günden bu yana açıklamalar yaparak inanç kurumlarına, demokratik kurumlarına dayanışma çağrılarımız oldu” ifadelerini kullandı.

    Düzgün Baba Cemevi olarak Nazımiye’de 150 kişilik aileye gıda yardımı konusunda hazırlıklar yaptıklarını belirten Kırmızıçiçek, gerek İl Pandemi Kurulu gerekse Nazımiye’deki resmi kurumlar, böyle bir çalışma yapamayacağımız konusunda bize uyarılarda bulundular. Bu çalışmalarla ancak kendilerinin kurduğu Vefa Grupları üzerinden olabileceğini söylediler” dedi.

    “GÜN, BİRBİRİMİZE XIZIR OLMA GÜNÜDÜR”

    Birçok kurumun kampanyalarına destek verdiklerini belirten Kırmızıçiçek, şunları söyledi:

    “Gerek Demokratik Alevi Federasyonu gerek Dersim İnşa Kongresi ve diğer demokratik kurumlarımızın yaptığı Kardeş Aile Kampanyası’nı Düzgün Baba Cemevi olarak destekliyoruz.

    Halkımızla dayanışma içerisinde olacağız. Halkımızı zalime, zorbaya muhtaç etmemek gerekiyor. Gün birbirimize Xızır olma günüdür.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de Hawtemal lokması koronavirüs salgını nedeniyle iptal edildi

    Dersim’de Hawtemal lokması koronavirüs salgını nedeniyle iptal edildi

    PİRHA – Koronavirüs salgınına karşı alınan önlemler dahilinde Dersim’de yapılacak olan hawtemal lokması iptal edildi. 

    Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi yönetimi hafta sonu yapmayı planladıkları hawtemal lokmasını iptal ettiğini ve ağaç dikme kampanyasının da ileri bir tarihte gerçekleştirileceğini duyurdu.

    Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklama şöyle:

    “YAŞAM HAKKI KUTSALDIR, DUYARLILIKLA HAREKET ETMELİYİZ”

    Koronavirüse karşı insan, doğa ve cümle canın yaşam hakkına yüklediğimiz anlam ve verdiğimiz değer, bizlerin insan ve toplum sağlığı konusunda azami bir hassasiyet ve duyarlılıkla hareket etmemizi kaçınılmaz kılmaktadır. Tüm dünyada etkili olan küresel bir salgına dönüşen, Dünya Sağlık Örgütü’nün de pandemi ilan ettiği COVID-19 salgını nedeniyle bir çok Alevi kurumumuzun zaman kaybetmeden yapmış olduğu açıklamalar, almış olduğu tedbirler inancımızın temel felsefesinin doğa ve insan sevgisi, yaşam hakkının kutsal olduğu gerçekliğini bir kez daha ortaya koymuştur.

    HAWTEMAL LOKMASI İPTAL EDİLDİ

    Dolayısıyla bizlerin de Dersim’de Reya Haq evlatları olarak cümle canın suyu hürmetine insanlık için son derece bulaşıcı ve tehlikeli olan bu virüse karşı toplumsal bilinç ve sosyal sorumlulukla hareket etmemiz her şeyden önce inancımız gereğidir. Bundan hareketle, Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu olarak bu hafta sonu yapmayı planladığımız hawtemal lokması yapılmayacaktır.

    AĞAÇ DİKME KAMPANYASI ERTELENDİ

    Ayrıca Düzgün Baba mekânında ‘senin de dikili bir ağacın olsun’ şiarıyla hazırlıklarına bir süredir başladığımız ağaç dikme kampanyası etkinliğimiz ileri bir tarihte yapılacaktır. Nisan ayının ilk haftasına kadar bütün etkinlik ve faaliyetlerimiz ertelenmiştir.”

    (HABER MERKEZİ)