Etiket: eba

  • Eğitim Sen: Milli Eğitim Bakanı’nı uyarıyoruz, eğitim uzaktan olmaz!

    Eğitim Sen: Milli Eğitim Bakanı’nı uyarıyoruz, eğitim uzaktan olmaz!

    PİRHA-Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un “Salgın bitse de uzaktan eğitim artık kalıcı olacak” sözlerini eleştirdi. Yapılan açıklamada “Türkiye’de mevcut koşullarda yüz yüze eğitimde bile onca sorun varken, uzaktan eğitim uygulamalarını kalıcı hale getirmeye çalışmak öğrencisiz ve öğretmensiz okullar ve üniversiteler istendiğini göstermektedir” denildi.

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Covid-19 salgını nedeniyle zorunlu olarak geçilen uzaktan eğitim sistemine yönelik “Salgın bitse de uzaktan eğitim artık kalıcı olacak. EBA altyapımızı güçlendirdik” sözlerine, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’ndan (Eğitim Sen) tepki geldi.

    Eğitim Sen, yazılı yaptığı açıklamada, eğitimin amaçları ve hedeflerinin gerçekleştirilebilmesi açısından eğitimin yüz yüze yapılmasının esas olduğunun altı çizildi. Açıklamada ayrıca, uzaktan eğitimin ancak yüz yüze eğitimi desteklemek amacıyla yapılabileceğine de vurgu yapıldı.

    “OKULLAR AYNI ZAMANDA BİR YAŞAM ALANIDIR”

    Eğitim Sen açıklamasında, “Yüz yüze eğitimin çocuklarımız ve gençlerimiz açısından ne kadar önemli ve hayati bir konu olduğunu son bir yıl içinde yaşananlar fazlasıyla göstermiştir” ifadesine yer verilerek şu bilgiler paylaşıldı:

    “Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un iddiasının aksine uzaktan eğitimin kalıcı hale getirilmesi doğru değildir. Çünkü okullar aynı zamanda bir yaşam alanı, başka çocuklarla, farklı öğretmenlerle karşılaşma alanıdır. İnsani güç ve yetilerin açığa çıktığı, hep birlikte gelişme, güçlenme ve özgürleşme alanıdır. Uzaktan eğitim uygulamalarıyla bu temel kazanımları sağlamak mümkün değildir. Üstelik uzaktan yapılan eğitim değil, sadece öğretimdir. Sayın Bakan’ın da çok iyi bildiği gibi, eğitim ve öğretim amaçlar ve hedefler açısından farklıdır.

    Okullar, çocuk ve gençlerin her bakımdan sosyalleşmesini sağlayan en önemli kurumların başında gelmektedir. Çocuk, okulda yaşıtlarıyla birlikte yaşayarak onlarla yaşamı ve çalışmayı öğrenir. Diğer sosyalleşme araçlarına nazaran okul, daha örgütlü ve resmi bir kurumdur. Yüz yüze eğitimle sadece bilgi ve beceri kazanılmaz, aynı zamanda toplu yaşamanın kuralları ve sorumlulukları da öğrenilir. En iyi okul en yakın olan, en iyi öğretmen yüz yüze gelinen, en yakın öğretmendir.

    Okuldaki eğitim ile sosyalleşmenin kalıpları genişler ve daha karmaşık toplumsal sorunlarla mücadele etme yeteneği kazanılır. Yüz yüze eğitimi başarı ile uygulayan toplumlarda kendisiyle barışık, topluma ve kendisine faydalı, kendini geliştiren, araştıran ve sorgulayan sağlıklı bireylerle karşılaşılır. Türkiye’de mevcut koşullarda yüz yüze eğitimde bile onca sorun varken, uzaktan eğitim uygulamalarını kalıcı hale getirmeye çalışmak öğrencisiz ve öğretmensiz okullar ve üniversiteler istendiğini göstermektedir.

    Uzaktan eğitimi kalıcılaştırmak, özellikle küçük çocuğu olan çalışan kadınlar açısından son derece olumsuz sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Esnek çalışma uygulamalarının hedef kitlesinin kadın emekçiler olduğu dikkate alındığında, uzaktan eğitim uygulamalarının sadece öğrenciler açısından değil, çalışan ebeveynler açısından da olumsuz sonuçlarının ortaya çıkması kaçınılmazdır.”

    “UZAKTAN EĞİTİME ERİŞEMEYEN BİR MİLYON ÖĞRENCİ VAR”

    Türkiye’de, ne yüz yüze eğitimle ne de uzaktan eğitimle eşitlik ve adaletin sağlanamadığına değinilen açıklama şu şekilde devam etti:

    “Uzaktan eğitim uygulamalarının bir diğer boyutu ise eğitim emekçileri açısından uzaktan çalışma ya da evden çalışma uygulamasının kalıcı hale getirilmesidir. En yaygın esnek çalışma biçimlerinden birisi haline gelen uzaktan çalışma uygulamaları ile eğitim emekçilerinin ekonomik, sosyal, mesleki ve özlük hak kayıplarının gündeme gelmesi kaçınılmaz olacaktır.

    MEB’in resmi açıklamalarına göre, aradan bir yıl geçmesine rağmen hala uzaktan eğitime erişemeyen bir milyonun üzerinde öğrenci bulunmaktadır. Milli Eğitim Bakanı’na tavsiyemiz, uzaktan eğitim uygulamalarını kalıcı hale getirmek yerine, eğitime erişim başta olmak üzere yıllardır eğitimin çözüm bekleyen temel sorunlarına, eşitsizliklere ve adaletsizliklere yoğunlaşması, kalıcı çözümler üretmek için çalışmasıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Yıldırım Kaya’dan lise sınavları için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı!-VİDEO

    Yıldırım Kaya’dan lise sınavları için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı!-VİDEO

    PİRHA- Milletvekili Yıldırım Kaya, Kabine Toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, 8 Mart’ta lise öğrencilerine yapılacak yüz yüze sınavlarla ilgili çağrı yaparak “Pandemi sürecinde yaklaşık 4 milyon öğrenci eğitime erişemedi. Bu sınavdan başarılı olabilirler mi?” diye sordu.

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, 8 Mart’ta lise öğrencilerinin tabi tutulacağı sınavları gündeme getirdi. Kaya, pandemi nedeniyle öğrencilerin uzaktan eğitime dahi ulaşamadıklarını vurguladı.

    CHP’li Yıldırım Kaya, Cumhurbaşkanına çağrı yaparak “gerçekleri öğretmenlerden ve öğrencilerden dinleyin” diyerek şu ifadeleri kullandı:

    “Sayın Recep Tayyip Erdoğan, size bir öğretmen olarak konuşmak istiyorum. 6 Milyona yakın lise öğrencisinin yaklaşık olarak 4 milyonu, eğitime ne yüz yüze ne de uzaktan erişemediler. Bu çocuklarımıza erişemedikleri konulardan sınav yapılmak isteniyor. Hem de 8 Mart’ta. Düşünün, bir hafta içerisinde görmedikleri konudan sınav olacak öğrenciler, bu sınavdan başarılı olabilirler mi? Siz sınav yapmak için mi sınav yapıyorsunuz yoksa öğrencilerinizi bir yere taşımak için mi? Buna karar vermelerini hem Milli Eğitim Bakanından hem de Sağlık Bakanından sorun. Sizden çekindikleri, yıldıkları için gerçekleri size anlatmıyor olabilirler ama siz gerçekleri öğretmenlerden, öğrencilerden, velilerden ve halkımızdan bu çığlıkları duyun. Saray kapılarını, kulaklarınızı açın. Size ulaşmayan sorunları mutlaka kulak verin.”

    PİRHA/ ANKARA

  • Milli Eğitime cuma namazı ayarı!

    Milli Eğitime cuma namazı ayarı!

    PİRHA-MEB tarafından okullara gönderilen yazıda uzaktan yapılan eğitimin cuma namazı saatine dikkat edilerek planlanması istendi.

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafınca okullara gönderilen yazılı talimatta uzaktan yapılan eğitimlerin cuma namaz saati dikkate alınarak planlanması istendi .

    Bakan Yardımcısı Reha Denemeç imzasıyla gönderilen yazıda şu ifadeler yer alıyor:

    “Uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin kendi öğretmenleriyle anlık etkileşim halinde olarak ders yapabilmesine olanak sağlayan EBA canlı ders özelliğinin kullanımına yönelik bazı yenilikler yapılmıştır:

    EBA Clcanlı ders özelliğiyle, pazar günü hariç her gün 08.30—20.20 saatleri arasında canlı ders yapılabilmesine olanak sağlamaktadır.

    Zaman planları hazırlık sınıfı hariç tüm seviyedeki öğrenciler için pazartesi-cumartesi günleri dahil her gün 9 ders olmak üzere, haftalık toplam 54 EBA canlı ders yapılabilmesine olanak sağlanmaktadır.

    Lise hazırlık sınıflarının pazar hariç her gün 08.30-20.20 saatleri arasında istenilen saatte ders yapabilmesine imkân sağlanmıştır.

    Öğrencilerimizin sokağa çıkma yasağının olmadığı 13.00-16.00 aralığı ve cuma namazı saatine denk gelen zaman aralığının dikkate alınabilmesine olanak sağlama amacıyla belirtilen günlük ve haftalık ders saatlerinden daha fazla ders saati sağlanmıştır. Öğretmenler çizelgeleri esas alarak ders atamalarını belirtilen saat aralıklarından istedikleri saatlere yapabilecektir.

    Canlı dersler sırasında öğrencilerin kameraları genellikle kapalı olacak, ancak ders süresince birkaç kez olmak üzere derse odaklanmayı artırmak ve kontrol amaçlı olarak öğretmenler, öğrencilerin kameralarını kısa süreli açmalarını isteyecektir.

    EBA canlı ders ve harici canlı ders atamaları öğretmenler tarafından yapılacaktır. Okul yöneticilerimizin canlı ders programlarını, zorunlu haller dışında EBA platformu kullanılacak şekilde oluşturmaları, sürecin izlenmesi, raporlanması ve değerlendirilmesi açısından önem arz etmektedir.

    Okul yöneticileri tarafından okullarındaki sınıf ve branş öğretmenlerinin oluşturdukları canlı ders atama raporları sistem üzerinden görüntülenebilecektir. Öğretmenlerimiz, istenmesi durumunda 4 şubeye kadar şube birleştirme özelliğini kullanabileceklerdir.

    PİRHA/ANKARA

  • Milli Eğitim Bakanı Selçuk yüz yüze eğitimin detaylarını açıkladı

    Milli Eğitim Bakanı Selçuk yüz yüze eğitimin detaylarını açıkladı

    PİRHA-Eğitimde sınırlı olarak okul öncesi ve 1’inci sınıflarda başlatılan yüz yüze eğitimin kapsamı 2, 3, 4, 8 ve 12’nci sınıfları da kapsayacak şekilde genişletildi.

    Yüz yüze eğitimin detaylarını açıklayan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, tüm ilkokulların 12 Ekim’de açılacağını duyurdu. Öğrenciler haftanın iki günü okulda olacaklar. İsteyen velilerin çocuklarını okula göndereceği, istemeyenlere ise esneklik tanınacağını belirten Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açıklamasının detayları şu şekilde;

    “Okullarımızda yüz yüze eğitime aşamalı olarak geçiyoruz. İkinci aşamaya geçmeye hazırız. 2-3-4-8 ve 12. sınıflarımız da yüz yüze eğitime başlayacak.

    12 Ekim’de yüz yüze eğitime başlayacak, öğrencilerimiz haftanın iki günü okulda olacaklar. Çocuklarımızın okulda kalış süresi kısaltılacak.

    İsteyen velilerimiz çocuklarına okullara gönderecek, istemeyenlere esneklik tanınacak. Bu durumda öğrencimiz devamsız sayılmayacak. Sınıf mevcudu azaltılacak ve ders süreleri kısaltılacak.

    Köy okullarında da yüz yüze eğitim başlayacak. İlk ve orta okul kademeleri açılıyor. İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun görüşlerine göre bazı okulların açılmaması ve kapatılması söz konusu olacak.

    Uzaktan eğitimin ana mecrası EBA’da tüm yayınlarımız günde üç kez tekrar ediliyor. Sorumlu oldukları içerikleri tekrar tekrar izleyebilirler. EBA’da ders anlatımları canlı sınıf uygulamaları öğrencilerimizin hizmetinde olmaya devam edecek.

    Yüz yüze eğitimin ve uzaktan eğitimin birlikte yürütüleceği bir planlama yaptık ve öğrencilerimiz, 2 gün okulda olacaklar.

    İhtiyaç sahibi öğrenciler arasından ailesinin gelir düzeyi, eğitim çağındaki kardeş sayısı, yüz yüze eğitime devam etme durumu gibi kriterler belirledik. 500 adet tablet dağıtacağız. Cihazların dağıtım süreci milli eğitim müdürlükleri tarafından koordine edilecek, okullar tarafından ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaştırılacak.”

    HABER MERKEZİ

  • Milyonlarca öğrenci ve öğretmenin kullandığı EBA çöktü

    Milyonlarca öğrenci ve öğretmenin kullandığı EBA çöktü

    PİRHA- Milyonlarca öğrencinin derslerini izlemek için girmeye çalıştığı Eğitim Bilişim Ağı (EBA) sistemi çöktü. Sisteme giriş yapamayan öğretmenler ve öğrenciler ‘çok kalabalık’ uyarısıyla karşılaştı.

    Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un online eğitim sistemine ilişkin “Dünyanın en iyi dijital eğitim altyapısını kuracağız” dediği ancak milyonlarca öğrencinin ve öğretmenin girmek istediği EBA sistemi ilk gününde çöktü.

    Koronavirüs salgını nedeniyle 2020-2021 eğitim öğretim dönemi 31 Ağustos’ta uzaktan telafi eğitimiyle başlamıştı. Milyonlarca öğrenci bugün online derse başlayacakken Eğitim Bilişim Ağı (EBA) “çok kalabalık” uyarısı verdi. Öğretmenlerin de sisteme girememesi sebebiyle eğitim durduğu EBA’da “İsterseniz hazırladığımız Eğitim Takvimi’nden günün önerilerine bakabilirsiniz” denildi.

    Sistemin çökmesi nedeniyle sosyal medyada #EBACanlıDers etiketiyle veli ve öğretmenlerden tepkiler yükseldi.

    (HABER MERKEZİ)

  • EBA’da Jiyan isminin ‘yasak ve uygunsuz’ görülmesi Meclis gündeminde

    EBA’da Jiyan isminin ‘yasak ve uygunsuz’ görülmesi Meclis gündeminde

    PİRHA – HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Van’da bir öğretmenin EBA üzerinden öğrencisine ders ve etkinlik programı gönderdiği sırada “Jiyan” isminin “uygunsuz ve yasaklı” kelime olarak kabul edilmesini Meclis gündemine taşıdı.

    Salgınla beraber öğrenciler Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden eğitimlerine devam ediyor.

    Van’da Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden bir öğrencisinin adı “Jiyan” olan öğretmen, öğrencisine ders ve etkinlik metni göndereceği sırada “uygunsuz veya yasaklı olan kelime içerdiği için iletinizi gönderemiyoruz” uyarısıyla karşılaştı.

    Birkaç denemeden sonra Türkçe anlamı hayat olan “Jiyan” sözcüğünü “j…yan” olarak değiştiren öğretmen, metni ancak bu şekilde öğrencisine gönderilebildi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili  Kemal Bülbül, verdiği soru önergesiyle konuyu Meclis gündemine taşıdı.

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yanıtlaması istemiyle verdiği önergede öğretmenin yaptığı açıklamaya yer vererek şunları kaydetti:

    “Van’da görev yapan bir öğretmenim. Okullar tatil olduğundan MEB derslerimizi EBA üzerinden öğrencilerimize ulaştırmamız istemektedir. Biz de EBA üzerinden öğrencilerimize çalışma ve etkinlikler göndermekteyiz. Öğrencilerimden birinin adı JİYAN. Bu öğrencime ismini de belirterek bir çalışma göndermek istediğimde her seferinde gönderdiğiniz iletide ‘uygunsuz ve yasaklı’ sözcük bulunmaktadır uyarısı aldım. Ben de her seferinde iletimdeki sözcüklerden birini silerek veya değiştirerek çalışmamı yeniden göndermeye çalıştım. En sonunda gördüm ki ‘uygunsuz ve yasaklı’ sözcük öğrencimin ismi olan ‘Jiyan’ sözcüğüymüş. Jiyan ismini J..yan diye yazınca EBA iletimi öğrencilerime ulaştırabildim.”

    Bülbül, bu başlamda MEB’e şu soruları yöneltti:

    •  Bahse konu şikâyet gerçeği yansıtmakta mıdır?
    • EBA’nın yazılımında “sakıncalı ve yasaklı sözcük”ler tanımlanmakta mıdır?
    • Bahse konu uygulama eğer gerçek ise eğitimde fırsat eşitliğini ihlal etmekte midir?
    • Nüfus kayıtlarında yer alan isimlerin EBA’da kabulü önünde ne tür yasal engel
      bulunmaktadır?
    • Benzer sorunların yaşanmaması için Bakanlığınızca ne tür önlemler öngörülmektedir. (HABER MERKEZİ)
  • Eğitim-Sen: Milli Eğitim Bakanlığı ders ortamını ve konuşmaları kayıt altına alıyor

    Eğitim-Sen: Milli Eğitim Bakanlığı ders ortamını ve konuşmaları kayıt altına alıyor

    PİRHA – Milli Eğitim Bakanlığı’nın koronavirüs süreci boyunca evlerinde ders alacak öğrenciler için uyarladığı EBA uygulaması üzerinden sürdürdüğü derslerin kayıt altına alınması Eğitim-Sen tarafından tepkiyle karşılandı. Eğitim-Sen 7 Nolu Şube’den yapılan açıklamasında “Kişisel veriler izinsiz kaydedilemez” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un kendi projem dediği ve içerik konusunda kefil olduğu EBA uygulamasında skandallar ardı ardına geliyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın dersler ile birlikte konuşmalarında kayıt altına alınmasının ortaya çıkmasından sonra Eğitim-Sen 7 Nolu Şube tarafından gerçekleştirilen açıklamada Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu uygulamasına tepki gösterildi.

    “İZİNSİZ KAYDEDİLEMEZ”

    Eğitim-Sen 7 Nolu Şube tarafından gerçekleştirilen açıklamada şöyle denildi:

    “EBA dersleri, önceden haber verilmeksizin, öğretmenlerin ve öğrencilerin bilgi dışında MEB tarafından otomatik olarak başından sonuna kadar kaydedilmektedir. Bu durum öğretmenin akademik özerkliğine ve pedagojik esaslara aykırı olduğu gibi, anayasaya ve diğer kanunlara da aykırılık oluşturmaktadır. Kim tarafından ve hangi amaçla yapılırsa yapılsın kişisel verilerin izinsiz olarak kaydedilmesi yasal bir uygulama değildir. On binlerce öğretmeni ve yüz binlerce öğrenciyi ilgilendiren bu durum, ileride telafisi mümkün olmayan sakıncaları da beraberinde getirecektir.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Veli-Der yöneticisi Yılmaz: Bilgisayarı ve interneti olmayan öğrenciler var-VİDEO

    Veli-Der yöneticisi Yılmaz: Bilgisayarı ve interneti olmayan öğrenciler var-VİDEO

    PİRHA – Öğrenci Veli Derneği 1 No’lu Şube yöneticminden Ömer Yılmaz, koronavirüs salgını sebebiyle eğitim-öğretime ara verilmesini ve uzaktan eğitimin topluma ve çocuklara yansımasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    Koronavirüs salgını sebebiyle ara verilmiş, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden uzaktan eğitime başlanmıştı. Öğrenci Veli Derneği 1 No’lu Şube yöneticisi Ömer Yılmaz, yaşadıkları problemleri şöyle aktardı:

    “İki çocuğum var, biri liseye biri orta okula gidiyor, sabahları EBA’ya girmek istediğimizde sistemin donduğunu görüyoruz, televizyona yöneliyoruz, aynı sorunları orada da yaşıyoruz, senkron bozuklukları olduğunu gözlemliyoruz. Bu konuda mutlaka altyapı çalışmaları yapılmalı. Haziran sonuna kadar uzaktan eğitime devam edilecek gibi, bu sürçte bu sistemin sürekli geliştirilmesi gerekiyor.”

    “BİLGİSAYARI VE İNTERNETİ OLMAYAN ÇOCUKLAR VAR”

    Yılmaz, derneklerine başvuran ailelerin taleplerine değindi.

    İnterneti, bilgisayarı ve elverişli televizyonları olmayan öğrenciler olduğunu belirten Yılmaz, “Bu insanların eğitim alabilmesi için bir an önce bu sorunların giderilmesi gerekiyor, bakanlığın bu konuda bir çalışma yapması gerekiyor” çağrısında bulundu.

    Velilerin uzaktan eğitimle birlikte çocuklarının eğitimleri için kaygılanmamaları gerektiğini ifade eden Yılmaz, “Önceliğimiz can sağlığımız, uzaktan eğitimle çocuklarımızın karnelerine notlar yansımayacak. Çocukları akademik olarak geliştirmek, sıcak tutmak maksadıyla uzaktan eğitim veriliyor” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mersin Eğitim-Sen Başkanı: EBA, öğretmeni ve öğrenciyi pasifleştiren bir sistem

    Mersin Eğitim-Sen Başkanı: EBA, öğretmeni ve öğrenciyi pasifleştiren bir sistem

    PİRHA- Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, dünyanın ekolojik dengesinin insan eliyle önemli oranda bozulduğunu, bunun sonucu olarakta salgın hastalıkların olduğunu belirtti. Sümbül, başlatılan uzaktan eğitim uygulamasını da eleştirerek, “Eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştiren, öğrenci ile öğretmen arasındaki bağı zayıflatan ve hem öğrenciyi hem öğretmeni pasifleştiren bir sistem” dedi.  

    Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının ortaya çıktığı 11 Mart tarihinden hemen sonra ilk ve ortaöğretim ile üniversiteler tatil edildi. Bir hafta okul tatili ve 1 haftalık uzaktan eğitim kararının süresi bu hafta sonu dolacak. Uzaktan eğitimin devam edip etmeyeceğine Sağlık Bakanlığı başkanlığındaki Bilim Kurulu’nun karar vermesi beklenirken, eğitim sistemindeki sorunlar da bir kez daha tartışma konusu oldu.

    Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, koronavirüs salgını ve örgün eğitimden uzaktan eğitime geçişe dair sorularımızı yanıtladı.

    “KAPİTALİZMİN KÂR HIRSI DOĞANIN DENGESİNİ ALTÜST ETTİ”

    DİREN KESER-Öncelikle Koronavirüs salgını ilgili ne düşünüyorsunuz?

    MAHMUT SÜMBÜL-Bir Biyolog olarak öncelikle şunu belirtmeliyim: Dünyanın ekolojik dengesi insan eliyle önemli oranda bozuldu ve mevsimlerin girişkenliği arttı. Kapitalist modernizmin daha çok kazanç hırsıyla yaptığı bu tahribat doğada yaşayan canlıların yaşam alanlarını daralttı ve türleri yok olmakla karşı karşıya kaldı. Sistemin sömürüsüne maruz kalan insanlar ise yaşam şekillerini, beslenme alışkanlıklarını değiştirerek hayata tutunmaya çalışıyor. Hal böyle öyle olunca birçok canlı kendine yeni yaşam alanları bulmaya çalışıyor. Bunun sonucu olarak virüs salgınları ve daha birçok hastalık yaygınlaşmaya başladı. Birkaç yıl önce gündemde olan virüs salgınları ( Domuz gribi, SARS vb.) hatırlanmıyor bile. Fakat şimdi de yeni ve daha yoğun görülen bir virüsle uğraşmak zorunda kaldık: Koronavirüs (Covid-19). İsmini özellikle belirttim çünkü diğer virüs çeşitlerinde örneğin grip virüsünde olduğu gibi bir süre sonra evrimleşerek farklı bir forma dönüşebilir. Daha önceki salgınlarda geliştirilen aşıların da bu nedenle salgında önleyici olamadığını belirtmeliyim. Fakat birçok ilaç firmasının da bundan büyük kazançlar sağladığı/sağlayacağını unutmayalım. Sistemin insan yaşamını öncelemeyen, daha çok sömürmeye devam eden ve bunu bize büyüme, gelişme diye sunan politikaları bu salgınla önemli oranda teşhir oldu. En gelişmiş, büyük, uygar diye bize sunulan AB ülkelerinin, ABD’nin sağlık politikalarının düştüğü durum, salgının sistemin krizine dönüştüğü ve yaşamımızın bundan sonra çok etkileneceği yönündedir. Bundan en çok olumsuz etkilenecekler de tüm ötekilerdir. Yukarıda sistem için söylediklerimden fazlasını ülkemiz için de söylemeliyim. Özellikle toplum olarak virüs salgını ile uğraştığımız bir dönemde iktidarın doğayı rantiyeye peşkeş çekecek yasaları gündemine alması, halkın oylarıyla seçilen belediyelere kayyım ataması, cezaevlerinde salgına önlem diye partilere sunduğu ceza infaz paketinde düşünce suçlularını içeride tutarken uyuşturucu tacirlerini, taciz ve tecavüzcüleri salma girişimi zihniyetini ve salgını nasıl fırsata çevirdiğini gözler önüne seriyor. Salgına önlem olarak birkaç gün önce açıklanan ekonomik paket de sermaye ve kendi yandaşlarına çıkarılırken emekçiler görmezden geliniyor. Salgından en çok etkilenen yaşlıların payına da maske ve kolonya kaldı. Koronavirüs konusundaki tek doktora çalışmasını yapan bilim insanını, sağlıkta deneyimli kadrolarını ihraç eden iktidar yeni atamalarla önlem almaya çalışıyor. Aşı üretecek deneyimli kurumunu kapatan, parasız ve nitelikli sağlık hakkını savunanları ihraç eden, sağlık sistemine bilimsel katkıları olacak barış ve insanlık yanlısı akademisyenlerini üniversitelerden uzaklaştıran iktidar bu politikalarıyla salgına da sorunlarımıza da çözüm olamaz. Birkaç ay sonra bu salgını unutacağız belki ama sağlık ve eğitim sistemindeki aksamalar ileride hayatımızı olumsuz etkilemeye devam edecek. Onun için emekçileri, ötekileştirilmiş tüm kesimleri daha zorlu mücadele günleri bekliyor. Çünkü artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

    “EBA, HEM ÖĞRENCİYİ HEM ÖĞRETMENİ PASİFLEŞTİREN BİR SİSTEM”

    Hükümet önlemler çerçevesinde okullara ara verip EBA üzerinden eğitim başlattı. Bu çalışmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Eğitim Bilişim Ağı (EBA) sistemi okullarda uzun süredir var ama bugünlerde ismi daha fazla duyulur oldu. Altyapı yetersizliği ve içeriğindeki sıkıntılar, kırsal kesimde yeteri kadar yaygınlaştırılamaması ve kullanımı için yeterince eğitim verilememesi ile tartışılan bir sistemdi. Eğitimde önde olan ülkelerin terk ettiği, bireysel farklılıkları görmezden gelen, eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştiren, öğrenci ile öğretmen arasındaki bağı zayıflatan ve hem öğrenciyi hem öğretmeni pasifleştiren bir sistem. Kurulumu ve malzeme tedariki ile de yandaşlarını zengin eden bir yönü olduğunu da belirtmek gerekiyor.

    “SENDİKA OLARAK KATKI SUNMAYA HAZIRIZ”

    Bu uygulamanın devam edeceğine dair sinyaller var. Uzaktan eğitim hükümetin nihai hedefi midir?

    Bugünden ilerisine dair öngörüde bulunabilmenin zorluğu eğitim-öğretim alanında da farklı alternatifleri hesaba katmayı zorunlu kılıyor. Bu nedenle de okulların açılmasının bu dönem zor olduğunu ve MEB’in hazırlıklarını buna göre yapması gerektiğini belirtmek gerekiyor. Bu da daha ciddi bir planlama ve hazırlık gerektiriyor. Sınavlara hazırlanan gençlerin kaygılarının bir an önce giderilmesi gerekiyor. Bu ve benzeri konularda sendika olarak her katkıyı vermeye hazır olduğumuzu vurgulamak isterim.

    “MEB, KONU İLE İLGİLİ TÜM KESİMLERİ HIZLA ÇALIŞMALARINA DAHİL ETMELİDİR”

    EBA’nın içeriğine dair de eleştiriler var. İdam görüntülerinin verilmesi, ilahi dinletilmesi gibi. Laik, bilimsel ve anadilde eğitimi savunan sendika olarak ne düşünüyorsunuz?

    Salgın nedeniyle okullara ara evrilmesiyle de bu sistemin eksikleri daha kolay görüldü. Uzaktan eğitim için MEB’in yürüttüğü hazırlıkları önemsemek gerekiyor. Fakat bu hazırlıklar yürütülürken eğitimin tüm taraflarının işe dahil edilmemesi, müfredat ve içerikler uzmanların, bilim insanları ve pedagogların kontrolünden yeterince geçirilmeyince büyük sıkıntılar yaşandı. İlk gün ortaya çıkan olumsuzluklar insanları dehşete düşürdü ve salgını fırsata çevirerek dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek isteyenlerin maskesini düşürdü. İdam ve kafa kesme görüntüleri ile ilahiler bu işin sembolü olurken, içerikteki politik ve bilimsel olmayan bilgiler ile din eğitiminin ağırlığı gözden kaçmadı. Çağdaş, laik, parasız, bilimsel ve anadilinde bir eğitimi savunan eğitim ve bilim emekçilerini ihraç eden sistemin eğitim politikalarının ihtiyaçlarımızı karşılaması mümkün değildir. Tüm bu yaşananlardan çıkarılacak tek bir konu vardır. O da, arkadaşlarımızın bir an önce göreve başlatılmalarıdır.

    EBA TV ile ilgili planlama ve ders içeriklerinin belirlenmesinde yeni bir değerlendirmeye ihtiyaç var. İçerik ve görseller yayınlanmadan önce bilim insanlarından oluşan bir kurul tarafından mutlaka değerlendirilmelidir. Bilimsel gerçeklerle bağdaşmayan, pedagojik açıdan uygun olmayan içerikler ayıklanmalıdır. Tablet dağıtımı ve internet erişimi öğrencilere bu sürede sınırsız ve ücretsiz olmalıdır. MEB konu ile ilgili tüm kesimleri hızla bu çalışmaya dahil etmelidir.

    Diren KESER/MERSİN