Etiket: ebubekir deniz

  • Cumartesi Anneleri, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in akıbetini sordu – VİDEO

    Cumartesi Anneleri, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in akıbetini sordu – VİDEO

    PİRHA – 1035. Hafta eyleminde, gözaltında kaybedilen Kürt siyasetçiler Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in akıbetini soran Cumartesi Anneleri, adli ve siyasi makamları göreve çağırarak AİHM kararının yerine getirilmesini istedi.

    Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle başlattıkları ve Türkiye’nin en uzun soluklu eylemi olan Cumartesi Anneleri’nin mücadelesi, 1035. haftada devam etti.

    1035. Hafta eyleminde, gözaltında kaybedilen Kürt siyasetçiler Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz için adalet istendi.

    1035. Hafta buluşmasının basın açıklamasını, Cumartesi İnsanlarından Sebla Arcan okudu.

    “BASKILAR DAHA DA ARTTI”

    Sebla Arcan, demokratik siyasette ısrar ettikleri için gözaltında kaybedilen Kürt siyasetçiler Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz için adalet istediklerini belirterek şunlara yer verdi:

    “25 yaşındaki Serdar Tanış ve arkadaşları, 2000 yılında Silopi’de HADEP ilçe teşkilatı açmak üzere çalışmalara başladılar. Çalışma yürütenler, “Benim bulunduğum bölgede HADEP açılamaz, buna asla izin vermem” diyen Şırnak İl Jandarma Alay Komutanı General Levent Ersöz ve Silopi İlçe Jandarma Karakol Komutanı Yüzbaşı Süleyman Can’ın ağır tehdit ve baskısısyla karşılaştılar.Tüm baskılara rağmen, 3 Ocak 2001 tarihinde HADEP ilçe teşkilatı açıldı ve Serdar Tanış, İlçe Başkanı oldu. Ancak baskılar daha da arttı.

    “ONLARDAN BİR DAHA HABER ALINAMADI”

    25 Ocak 2001 tarihinde, Silopi Jandarma Komutanlığı’ndan Serdar Tanış’ı telefonla arayarak komutanlığa gelmesi istendi. Serdar Tanış, ilçe yöneticisi Ebubekir Deniz ile birlikte Silopi Jandarma Komutanlığı’na gitti ve bir daha onlardan haber alınamadı. Silopi Jandarma Komutanlığı, beş gün boyunca Tanış ve Deniz’i görmediklerini açıkladı. Kamuoyu baskısının artması üzerine Şırnak Valisi Hüseyin Başkaya, onların 25 Ocak’ta Silopi Jandarma Komutanlığı’na geldiklerini, ancak yarım saat kaldıktan sonra ayrıldıklarını belirtti.

    “DOSYA TAKİPSİZLİK KARARI İLE KAPATILDI”

    Baba Şuayip Tanış ise kamuoyuna yaptığı açıklamada: Oğlum, ilçe teşkilatını açmaya çalışırken Levent Ersöz bizi sürekli tehdit etti. Beni, Şırnak İl Jandarma Komutanlığı’na götürdüler. Levent Ersöz, ‘Oğlun bu işten vazgeçsin, yoksa sizin için iyi olmaz’ dedi. Oğlum parti çalışmaları için Diyarbakır’a gittiğinde, Levent Ersöz beni telefonla arayarak, ‘Oğlun Serdar, Şırnak topraklarına ayak basarsa yaşatmam’ dedi. Oğlum Diyarbakır’dan geldiğinde, Silopi İlçe Jandarma Karakolu’na çağrıldı. Gitti, bir daha da dönmedi” dedi. İnsan hakları örgütleri, aydınlar ve BM Yargısız ve Keyfi İnfazlar Komisyonu, Tanış ve Deniz’in akıbetinin araştırılması için devreye girdi, ancak tüm girişimler sonuçsuz kaldı. Dosya, etkin bir soruşturma yürütülmeden 2015 yılında takipsizlik kararı ile kapatıldı.

    “TÜRKİYE, AİHM KARARINI UYGULAMADI”

    Takipsizlik kararına yapılan itiraz ise Cizre Sulh Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. Bunun üzerine aileler, 17 Ağustos 2015 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. AYM, 18 Temmuz 2019 tarihinde, suçun devamlılık arz eden özgün niteliği nedeniyle zamanaşımına uğramayacağını dikkate almaksızın başvuruyu süre aşımı gerekçesiyle reddetti. Oysa, 2005 yılında AİHM, “Yerel mahkemeler tarafından ayrıntılı bir adli inceleme veya bağımsız bir soruşturma gerçekleştirilmemiş olmasını üzüntü ile karşılıyoruz” diyerek Tanış ve Deniz’in kaybolmasından devletin sorumlu olduğu sonucuna varmış ve Türkiye’yi oybirliği ile mahkûm etmişti. (Başvuru No. 65899/01) Ancak Türkiye, AİHM kararını tam olarak uygulamadı ve sadece tazminat ödemekle yetindi. Yaşam hakkı ve adil yargılanma hakkı ihlalleri ile ilgili yükümlülüğünü yerine getirmedi.

    “AİHM KARARINI YERİNE GETİRİN”

    1035.haftamızda adli ve siyasi makamları göreve çağırıyoruz: AİHM kararını yerine getirin. Tanış ve Deniz dosyasında kayıplarımızın akıbetini açığa çıkaracak ve suçun fail ve sorumlularını cezalandıracak etkinlikte bir yargılama faaliyeti yürütün. Kaç yıl geçerse geçsin Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cumartesi Anneleri, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in akıbetini sordu – VİDEO

    Cumartesi Anneleri, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in akıbetini sordu – VİDEO

    PİRHA-Cumartesi Anneleri, 827’nci hafta açıklamasında 20 yıl önce karakola gittikten sonra bir daha kendilerinden haber alınamayan Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in akıbetini sordu.

    Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri, 827’nci hafta açıklamasında 20 yıl önce karakola gittikten sonra kendilerinden bir daha haber alınmayan HADEP’li Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz için açıklama yaptı.

    Yetkilileri göreve çağıran Cumartesi Anneleri, adalet arayışlarının devam edeceğini söyledi. 

    “100 YIL DA GEÇSE MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    Serdar Tanış’ın babası Şuayip Tanış, “Serdar Tanış, HADEP Silopi İlçe Başkanıydı. Biz mahkemelere dava açtık bu davadan vazgeçmiyoruz. Yaşadığımız sürece, kanımızın son damlasına kadar, sağ oldukça kemiklerine yahut mezarına ulaşıncaya kadar vazgeçmeyeceğiz. Davacıyız, vazgeçmiyoruz. Kanımızın son damlasına kadar, canımız sağ oldukça bu davayı sürdüreceğiz. Olayın faili bellidir. Birinci derecede sorumlu olan Şırnak il jandarma alay komutanı Levent Ersöz’dür” dedi.

    Serdar Tanış’ın annesi Rabia Tanış ise, “20 yıldır oğlum kayıp bulamıyoruz. Oğullarımızın davasından vazgeçmiyoruz. Kemikleri ya da mezarı neredeyse onu soruyoruz, sormaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Serdar Tanış gözaltında kaybedildiğinde bir yaşında olduğunu söyleyen Tanış’ın oğlu Diyar Tanış, “Babam ve dayım hakkında hiçbir şekilde somut bir delile ulaşamadık. Ben ve ailem 20 yıldır babam ve dayımın akıbetinin açığa çıkartılması için mücadelemizi sürdürüyoruz. Olayın üstünden 100 yıl da geçse mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

    “FAİLİ MEÇHUL OLSA DA FAİLLERİ BELLİDİR”

    Serdar Tanış’ın kardeşi Hakim Tanış ise şu konuşmayı yaptı:

    “Şu an dosyanın avukatlığını da yürütmekteyim. Dosya daha önce AİHM tarafından karara bağlandı ve Türkiye mahkum edildi. Daha sonra söz konusu dosya soruşturma esnasında takipsizlikle sonuçlandı. Şuan dosya AİHM’de bulunmaktadır. Ne yazık ki söz konusu Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz her ne kadar faili meçhul olsa da failleri bellidir.”

    Ebubekir Deniz’in kızı Ceylan Deniz de konuşma yapan bir diğer isim oldu. Deniz, “Maalesef ailelerimizin tüm girişimleri sonuçsuz bırakıldı. Kaç yıl geçerse geçsin babamı aramaktan ve faillerinin yargılanmasından vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    “TÜRKİYE HİÇBİR ZAMAN HUKUK DEVLETİ OLMADI”

    827. hafta basın açıklamasını Hülya Demir Duru okudu. Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu yazdığını dile getiren Hülya Demir Duru, şu açıklamayı yaptı:

    “Hukuk devleti, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Türkiye, hiçbir zaman hukuk devleti olmamıştı. Ancak denge ve denetimden tümden uzaklaşmış yeni hükümet sistemi ile hukukun tamamen dışına çıktı. Hukukun üstünlüğüne, demokratik hesap verebilme ve adalete kapalı bu sistemde bireyin temel hak ve özgürlükleri korumasız kaldı. Şiddet ve yaygın hak ihlalleri yoluyla varlığını sürdüren siyasi rejim, hakikat ve adalet talebimizi varlığına bir tehdit olarak gördü ve karşılıksız bıraktı.

    827. haftamızda adli ve siyasi makamları göreve çağırıyoruz: İç hukukta ‘yürütülen soruşturmanın kusurlu olduğu ve önyargılı fikirlere dayandığı’ AİHM kayıtlarına geçen Tanış ve Deniz dosyasında adil bir yargılama faaliyeti yürütme yükümlülüğünüzü yerine getirin. Kaç yıl geçerse geçsin Serdar Tanış, Ebubekir Deniz ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten, 128 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gözaltında kaybedilen babaya mektup: Belki bizim masalımız da güzel sonla biter umuduyla yaşıyoruz-VİDEO

    Gözaltında kaybedilen babaya mektup: Belki bizim masalımız da güzel sonla biter umuduyla yaşıyoruz-VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri’nin 723. haftasında 2001 yılında Silopi’de gözaltında kaybedilen HADEP ilçe yöneticisi Kürt siyasetçiler Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in akıbetleri sorularak adalet istendi.

    Cumartesi Anneleri eylemi 723. haftasında da devam etti. 700. haftadan bu yana Galatasaray Meydanı’nda yapılması yasaklanan eylem bu hafta da Beyoğlu Çukurlu Çeşme Sokak’ta bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin önünde yapıldı. Polis ablukası altında gerçekleşen eyleme CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP Milletvekili Garo Paylan, sanatçı Nur Sürer ve kayıp yakınları katıldı.

    Bu haftaki eylemde 2001 yılında Silopi’de gözaltında kaybedilen HADEP Silopi ilçe yöneticisi Kürt siyasetçiler Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in akıbetleri soruldu. Ebubekir Deniz’in kızı Ceylan Deniz’in gönderdiği mektubu Cumartesi insanlarından Maside Ocak okudu. Mektupta şu ifadeler yer aldı:

    “YOKLUĞUNA NE YÜREĞİMİZ NE DE GÖZÜMÜZ ALIŞIYOR”

    “Canım babam. Senden ayrılalı tam 18 sene oldu. Seni bizden almadan önce yeni doğmuş erkek kardeşim şimdi kocaman yakışıklı bir erkek oldu. Senin yokluğuna, olmayışına bir türlü ne yüreğimiz ne de gözümüz alışıyor. Bazen yemek yerken bilmeden sana da kaşık getiriyoruz. Sonra duvardaki resmine bakıp saatlerce dalıp gidiyoruz. Seni fazla hatırlamıyorum çünkü sen gittiğinde daha 5 yaşındaydım. Babaannem çocukluğunu, gençliğini anlatıyor. en son anıların, gülüşlerin bize masal gibi geliyor. Bir vardın ve şimdi yoksun. Tatlı bir rüya gibi. Doyasıya yaşamadık ki. Seninle ne sarılabildik, ne de öpebildik canım babam. Düşünün ki bir gün kalkıyorsunuz o günün diğer günlerden hiçbir farkı yok. Ansızın hayatının en kötü günü oluveriyor. Alıyorlar seni bizden, ocağımızdan. Geçen her gün bir umut, bir bekleyiş ve bir hayal kırıklığıyla son buluyor. Öyle günler, aylar, yıllar geçiveriyor. Belki bizim masalımız da güzel sonla biter umuduyla yaşıyoruz…”

    “BABAMI ARAMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİM”

    Arkasından Serdar Tanış’ın oğlu Diyar Tanış konuştu. Babası gözaltında kaybedildiğinde henüz bir yaşında olan Diyar Tanış, 2001 yılından beri babası ve arkadaşının faillerinin belli olmasına rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını ve akıbetlerinin belli olmadığını dile getirdi. Tanış, “Umarım bir gün bağımsız bir yargı çıkar ve babam gibi on binlerce faili belli olan insanın akıbeti açıklanır. Biz yaşadığımız sürece babam ve arkadaşlarının akıbetlerinin açığa çıkma mücadelesini sürdüreceğiz. Babamı aramaktan vazgeçmeyeceğim” diye konuştu.

    “TUGAY KOMUTANI ‘ŞIRNAK’A KAFA KOPARMAYA GELDİM’ DEDİ”

    CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz gözaltına alınmadan önce HADEP Şırnak İl Başkanı ve arkadaşlarının gözaltına alındığını aktardı. Gözaltına alınanların araçlarından silah, mühimmat, örgütsel döküman vb. materyaller bulunduğu şeklinde tutanak tutulduğunu belirten Tanrıkulu, Savcı ve Osman Baydemir ile birlikte Şırnak’ta tugay komutanlığına gittiklerini, Şırnak’ın yakılıp yıkıldığı dönemde Tugay Komutanı Levent Ersöz’ün Şırnak’ta kurmay başkanı olarak görev yaptığını öğrendiklerini dile getirdi.

    Tanrıkulu, “‘Şırnak nasıl bugün?’ diye bir soru sorduk. Bize dedi ki, ‘Şırnak gelişmiş, büyümüş ama insanların kafa yapısı değişmemiş. Ben bu insanların kafalarını değiştirmeye ve koparmaya geldim’. Bu ifadeyi bize savcının yanında kullandı.” dedi.

    “O GÜN SİVİL SİYASETİ ÖLDÜRMEYE ÇALIŞANLAR BUGÜN DE AYNI ŞEYİ YAPIYOR”

    Tanış ve Deniz’in gözaltına alındıklarını öğrendiklerinde Silopi’ye gittiklerini ifade eden Tanrıkulu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Savcı bize bilgi vermekten kaçındı ve imalı bir şekilde ‘Burada boşuna uğraşmayın, Şırnak’a gidin’ dedi. Biz de Osman Baydemir ile birlikte Şırnak’a gittik. Başsavcı, ‘komutanlıktan cevap yazısı beklediğini’ öne sürerek yetkisi olmasına rağmen gözaltı menfezlerini gezmeye gitmedi. O güne kadar iki siyasetçinin de yaşadıkları ve gözaltına alındıkları konusunda fikir sahibiydik. Basına herhangi bir bilgi vermedik onları sağ bulabilmek amacıyla. O gün sivil siyaseti öldürmeye çalışanlar, bugün de aynı şeyi yapıyorlar.”

    “BİZE GALATASARAY’I YASAKLAYANLAR TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİKLEŞMESİNİ ENGELLİYOR”

    Haftanın basın metnini gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun okudu. Geçmişin suçlarının inkarının ve cezasız bırakılmasının, bugün Türkiye’nin demokratikleşememesinin ve hukuk devletine dönüşememesinin en önemli sebebi olduğunun altını çizen Tosun, 24 haftadır Galatasaray’a çıkışlarını polis zoru ile engelleyenlerin aslında Türkiye’nin demokratikleşmesini engellediğini belirtti.

    SERDAR TANIŞ TEHDİTLER ALIYORDU

    25 yaşındaki Serdar Tanış’ın 2000 yılının Eylül ayında Silopi’de HDEP ilçe teşkilatını açmak üzere parti genel merkezince görevlendirildiğini belirten Tosun, “Çalışmalara başlayan Tanış, Şırnak İl Jandarma Alay Komutanı General Levent Ersöz ve Silopi İlçe Jandarma Karakol Komutanı Yüzbaşı Süleyman Can tarafından ağır tehditlere maruz kaldı. Tüm baskı ve tehditlere rağmen 3 Ocak 2001 tarihinde Silopi’de HADEP ilçe teşkilatı açıldı ve Serdar Tanış İlçe Başkanı oldu” dedi.

    Baskı ve tehditlerin artması üzerine Serdar Tanış’ın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e, Adalet Bakanlığı’na, İçişleri Bakanlığı’na ve bütün resmi makamlara gönderilmek üzere bir yazı hazırladığını ifade eden Tosun, Tanış’ın yazısında maruz kaldığı tehditleri anlattığını, can güvenliğinin sağlanması ve siyaset yapma hakkının engellenmemesi talebinde bulunduğunu belirtti.

    “TANIŞ VE DENİZ’İN SİLOPİ JANDARMA KOMUTANLIĞI’NA GELDİKLERİ İNKAR EDİLDİ”

    25 Ocak 2001 tarihinde Astsubay Taşkın Akgün’ün Serdar Tanış’ı telefonla arayıp Silopi Jandarma Komutanlığı’na gelmesini istediğini söyleyen Tosun, “Serdar Tanış, ilçe yöneticisi 27 yaşındaki Ebubekir Deniz’le birlikte Silopi Jandarma Komutanlığı’na gitti ve onlardan bir daha haber alınamadı. 5 gün boyunca onların Silopi Jandarma Komutanlığı’na geldikleri inkar edildi” dedi.

    “LEVENT ERSÖZ ‘OĞLUN SERDAR ŞIRNAK TOPRAKLARINA AYAK BASARSA YAŞATMAM’ DEDİ”

    Kamuoyu baskısının artması üzerine Şırnak Valisi Hüseyin Başkaya’nın, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in 25 Ocak’ta Silopi Jandarma Komutanlığı’na geldiklerini ama yarım saat kalıp tutanak imzaladıktan sonra oradan ayrıldıklarını açıkladığını kaydeden Tosun, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Baba Şuayip Tanış, kamuoyuna yaptığı açıklamada ‘Oğlum, İlçe teşkilatını açmaya çalışırken Levent Ersöz bizi sürekli tehdit etti. Beni Şırnak İl Jandarma Komutanlığı’na götürdüler. Levent Ersöz, ‘Oğlun bu işten vazgeçsin, yoksa sizin için iyi olmaz.’ dedi. Oğlum parti çalışmaları için Diyarbakır’a gittiğinde Levent Ersöz beni telefonla aradı. ‘Oğlun Serdar, Şırnak topraklarına ayak basarsa yaşatmam.’ dedi. Oğlum geldiğinde Silopi İlçe Jandarma Karakolu’na çağrıldı. Gitti ve bir daha da dönmedi’ dedi”.

    “HİÇBİR SONUÇ ALINAMADI”

    İnsan hakları örgütleri, aydınlar, BM Yargısız ve Keyfi İnfazlar Komisyonu’nun Tanış ve Deniz’in akıbetinin araştırılması için devreye girdiğini söyleyen Tosun, hiçbir sonuç alınamadığını ekledi. AİHM’e taşınan davada mahkemenin Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in kaybolmasında devletin sorumluluğunun olduğu tespitini yaparak AİHS’nin 38-2-3-5-13. Maddelerinin ihlal edildiğine oy birliği ile karar verdiğini kaydeden Tosun, “İç hukukta ise AİHM mahkumiyetine ve faillere yönelik İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 3 1.07.2012 tarihli ve 212 no’lu celsesine ait duruşma tutanağında geçen iddialara rağmen hiçbir ilerleme sağlanmadı.” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL