Etiket: ege

  • Mevlüt Akbal: Eğitimi dinselleştiren müfredata karşı sokakta mücadele vermeliyiz-VİDEO

    Mevlüt Akbal: Eğitimi dinselleştiren müfredata karşı sokakta mücadele vermeliyiz-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Örgütlenme Sekreteri, Eğe Bölge Sorumlusu Mevlüt Akbal, AKP tarafından uygulamaya konulan ve eğitim sistemini dincileştiren “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”ne tepki gösterdi. Akbal, eğitimin bir bütün olarak gericileştirilerek  çocukların dine yönlendirildiğini belirterek, bu müfredatın iptali için sokakta mücadele verilmesi gerektiğini söyledi. 

    AKP hükümetinin hazırladığı “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adlı yeni müfredat, 9 Eylül’den itibaren okul öncesi, ilkokul 1, ortaokul 5 ve lise 9. sınıftan başlamak üzere kademeli şekilde uygulanıyor. Yeni müfredatla din derslerin saatleri arttırıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel örgütlenme Sekreteri Mevlüt Akbal, AKP hükümetinin uyguladığı yeni eğitim müfredatını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “EĞİTİM BİR BÜTÜN ABLUKA ALTINA ALINMIŞ DURUMDA

    Eğitimin, ÇEDES’le başlayan, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla uygulanan yeni müfredatla devam eden bir abluka altında olduğunu belirten Akbal, “ÇEDES’le ilgili Alevi kurumları eğitim kurumlarıyla, sendikalarla, laikliği kendine dert edinen sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte ortak bir dizi çalışma yaptı. ÇEDES’e ve 2 saatlik zorunlu seçmeli din dersine karşıyken daha farklı uygulamalarla karşı karşıya kaldık. Biz bunlara karşı yakınırken ve mücadele ederken karşımızdaki yapı durmuyor. Bunlar bu sefer tüm eğitim modelini dinselleştiren bir yerden yeni bir model önümüze koydular. Bu model ortaya çıkarılmış biçimi ile içeriğiyle,  uygulamasıyla laik, çağdaş eğitimle, pedagoji ile bilimle ilgisi yok” dedi.

    “EĞİTİM BİR BÜTÜN OLARAK İÇERİĞİ BOŞALTILARAK DİNSELLEŞTİRLDİ”

    ÇEDES projesi uygulanırken belli bir dirençle karşı karşıya kaldıklarını belirten Akbal, şunları kaydetti:

    “Veliler benim çocuğum okul dışında öğretmen vasfı olmayan birileri tarafından hazırlanan projelerde yer almasını istemiyorum diye dilekçeler verdi. Baktılar ki ÇEDES gibi projelerle yürümüyor, bu sefer de eğitimi bir bütün olarak gericileştirme çalışmaları başlattılar. Eğitimin bir bütün olarak içeriği boşaltıldı. 4 yıllık bir ortaokulda, lise eğitiminde fen saati 80 iken din dersleri 320 saate çıkarıldı. Burada dini referanslar kullanılıyor.
    Bu uygulamalara karşı Alevi kurumları eğitim kurumları ile birlikte  platform oluşturdu. Laik eğitim platformu çalışmalarını sürdürdü. Hem sendikal düzeyde hem de Alevi kurumları düzeyinde. Sene başında çeşitli basın açıklamaları yapıldı. Ama veli ayağı istediğimiz gibi değil. O karşı çıkışların ilk etabı olan okul boykotu gerçekleşmedi.

    Yeni eğitim maarif modeli gelecekte çok büyük sorunlara neden olacak. Laiklik biz biliyoruz ki Türkiye’nin en önemli birleştiricisi. İnsanların dini farklılıklarını istediği gibi yaşayıp aynı ülkenin vatandaşı olarak kalabilmesinin temel şartlarından biri olmasıdır. Eğer siz bu laikliği böyle erozyona uğratırsanız, yok ederseniz bu ülkenin birliğine, beraberliğine kardeşliğine vuracağınız en büyük darbedir.”

    “HACI BEKTAŞTA OLDUĞU GİBİ ALANA DÖNÜK MÜCADELE ŞART”

    PSAKD Genel örgütlenme Sekreteri Mevlüt Akbal, uygulamaya konulan müfredata karşı okullara dilekçeler verildiğini belirterek, okullardaki dinselleşmeye karşı sokakta mücadele edilmesi gerektiğini kaydetti.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • Ege’de 1 Mayıs kutlamaları

    Ege’de 1 Mayıs kutlamaları

    PİRHA- Ege Bölgesi’ndeki kentlerde alanlara çıkan binlerce emekçi, sömürüye, işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, ekonomik krize, doğa talanına, kadın cinayetlerine karşı tepkilerini haykırarak, insanca yaşam talebinde bulundu. 

    1 Mayıs Uluslararası İşçi Mücadele ve Dayanışma Günü, Ege Bölgesi kentlerinin tamamında coşkuyla kutlandı. Kent meydanlarında yapılan kutlamalara katılan binlerce işçi 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere işaret ederek, işçi haklarını gasp edenlerden hesap soracaklarını vurguladı. Sömürüye, işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, ekonomik krize, doğa talanına, kadın cinayetlerine karşı tepkiler dile getirilerek, insanca yaşam talep edildi.

    MUĞLA

    Muğla 1 Mayıs Tertip Komitesi tarafından düzenlenen miting Menteşe Sosyo Kültürel Alanda gerçekleştirildi. Kitle miting için Mehmet Ali Eren Parkı’nda buluşularak, “Söyleyecek sözümüz değiştirecek gücümüz var” şiarıyla miting alanına yürüyüş gerçekleştirildi. Sendika ve siyasi partilerin yanı sıra Deştin ve Akbelen direnişçileri ile kentte bulunan kadın örgütleri, sivil toplum kuruluşları, ekoloji hareketleri, Alevi dernekleri, insan hakları savunucuları katıldı. Mitingde “Bu devran bitecek, iktidar hesap verecek”, “Gezi’ye, emeğimize ve mesleğimize sahip çıkıyoruz”, “Sana söz geliyoruz”, “1 Mayıs emek ve dayanışma günümüz kutlu olsun” dövizleri ile birlikte “Özgür ve eşit bir yaşam kuracağız”, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Yeniden kuracağız bu ülkeyi”, “Çimento fabrikasına hayır” pankartları taşındı.

    Mitingde “Bıjî yek gulan”, “Jın, jiyan, azadi”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” “Zam zulüm işkence işte AKP”, “Üreten biziz yöneten de biz olacağız”, “Deniz Poyraz ölümsüzdür”, “Deştin Çayı özgür akacak”, “Havama, suyumu, toprağıma dokunma”, “Siyasi tutsaklara özgürlük”, “Emek bizim gelecek bizim” sloganları atıldı.

    “BİZİM ZAMANIMIZ OLACAK”

    Tertip komitesi adına DİSK Genel-İş Muğla 2 No’lu Şube Başkanı Yücel Avcı ve 2 No’lu Şube Yöneticisi Yeliz Karadağ konuştu. Kapitalizmin yaşamın her alanını yok ettiği kaydedilen açıklamada, “Halk işe, ekmeğe insanca yaşama olduğu kadar demokrasiye adalete de aç. Hakkını arayan herkes bu düzenin hukuk dışı zorbalıklarıyla karşı karşıya kalıyor. Bu düzenin mağdur ettiği cinsiyetçilik, mezhepçilik ve halk düşmanı tutumlarla ülkemizi geri dönüşü olmayan bir yere götürdüler. Artık her evde bir işsiz var. Artık emeğimizin hakkını alacağımız günleri göreceğimizin zamanı. Tarihi bir zamandan geçiyoruz. Artık bizim zamanımız olacak” ifadeleri yer aldı.

    MANİSA 

    Manisa Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Mayıs’ı Lale Meydanı’nda kutladı. Sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcileri, Yeşil Sol Parti milletvekili adayları ve çok sayıda yurttaş katıldı. Şelale Plaza önünden Lale Meydanına kadar yürüyüş gerçekleştiren kitle, “Yaşasın 1 Mayıs pankartı” pankartı taşırken sık sık, “Diren direne kazanacağız”, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Jin jîyan azadi” sloganları atıldı. Lale Meydanına gelen kitle yaptıkları basın açıklaması ile 1 Mayıs’ı kutladı. Açıklamayı Emek ve Demokrasi Platformu adına Eğitim Sen Şube Başkanı İsmail Şenol okudu.

    Eşitlik özgürlük, barış ve demokrasi için artık yeter dediklerini belirten Şenol, bu düzenin değişeceğini söyledi. Şenol, “Bu karanlığı işçi sınıfı, emekçiler, emekliler, kadınlar, gençler, Aleviler, farklılıkları, kimlikleri yok sayılanlar değiştirecek. Bizleri karanlıktan çıkaracak olan işte bu 1 Mayıs meydanlarında açığa çıkan iradedir” dedi.

    AYDIN

    Aydın Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Mayıs’ı Aydın Kent Meydanı’nda kutladı. Taş Köprüde bir araya gelen yurttaşlar Kent Meydanı’na kadar yürüyüş düzenledi. Yurttaşlar sık sık “Jin jiyan azadî”, “Siyasi tutsaklar onurumuzdur” ve “Umut Yeşil Sol” sloganları atıldı.

    Kent Meydanı’nda devrim şehitleri adına yapılan saygı duruşunun Aydın Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklama yapan DİSK Genel-İş Aydın Şube Başkanı Sibel Özhan, “Yılın 365 günü ezilen, sömürülen, horlanan, yok sayılan milyonlar 1 Mayıs alanlarında dünyanın dört bir yanında taleplerimiz ve umutlarımız için omuz omuzayız. Bugün dünyanın dört bir yanında hakları için, adalet için, demokrasi için, barış için mücadele eden işçiler, emekçiler, gençler, kadınlar seslerini 1 Mayıs alanlarında buluşturuyor. 1 Mayıs alanlarında yüzümüzü birbirimize ve dünya işçi sınıfına yüzünü dönüyoruz” dedi.

    DİDİM

    Didim’de 1 Mayıs, Kent Meydanında kutlandı. Emek ve Demokrasi Platformuna bağlı, siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının yer aldığı kutlamalara DİSK Genel İş’e bağlı işçiler de katıldı. Müzik ve bando eşliğinde Cumhuriyet Caddesi üzerinden başlayan 1 Mayıs Korteji, Atatürk Bulvarı üzerinden devam ederek meydanda sona erdi. Yürüyüşte siyasi sloganlar da atıldı.

    1 Mayıs kutlamaları kapsamında Eğitim Sen Didim Temsilcisi, komite adına 1 Mayıs basın açıklamasını okundu. Ardından Didim Cemevi üyelerinin yer aldığı ekip şarkılar seslendirirken alandakiler halaylar çekti. Kutlamalar kapsamında Emniyet güçlerinin geniş güvenlik önlemi aldığı görüldü.

    BALIKESİR

    Balıkesir 1 Mayıs Birlik-Mücadele ve Dayanışma Günü Tertip Komitesi de, Balıkesir kent merkezinde Kuvayi Milliye Meydanı’nda 1 Mayıs mitingi gerçekleştirdi. İşçi, memur sendikaları, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, odalar, dernekler ve emek örgütlerinin katılımıyla kutlanan miting için Bahçelievler Mahallesi’nde toplanan kitle buradan meydana yürüyüş gerçekleştirdi. Mitingde TÜRK-İŞ, KESK, EĞİTİM-İŞ, Balıkesir Barosu ve Akademik Odalar Birliği temsilcilerinin konuşmaların ardından türküler eşliğinde halaylar çekildi.

    Balıkesir Bandırma ilçesinde de İstanbul Deniz Otobüsü (İDO) iskelesi önünde toplanan emekçiler, Cumhuriyet Caddesi üzerinden yürüyüş gerçekleştirdi. Sloganlar eşliğinde ve pankartlarla gerçekleşen yürüyüş sonunda kurumlar adına Bandırma Emek Platformu Dönem Sözcüsü ve Petrol İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı Tuncay Topuz yaptı.

    Konuşmanın ardından çalınan ezgiler eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.

    UŞAK VE AFYON

    Öte yandan Ege’nin diğer kentlerinde de 1 Mayıs mitingleri düzenlendi. Uşak’ta belediyenin eski hizmet binası önünde toplanan sendika ve siyasi parti üyeleri, İsmet Paşa Caddesi’nden mitingin yapıldığı 15 Temmuz Şehitleri Meydanı’na yürüdü. Afyon’da ise Zafer Meydanında bir araya gelen sendika ve siyasi partiler, taleplerini içerin pankartlar ve sloganlarla 1 Mayıs’ı kutladı.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • Ege’de peş peşe deprem yaşandı

    Ege’de peş peşe deprem yaşandı

    PİRHA- İzmir, Aydın ve çevre il ve ilçelerde peş peşe 4.8 ve 5.3 büyüklüğünde iki deprem oldu.

    Ege bölgesinde merkez üssü İzmir ve çevresi olan iki ayrı deprem oldu.

    Kandilli Rasathanesine göre, 4.8 büyüklüğündeki ilk deprem saat 12.56’da, 5.3 büyüklüğündeki ikinci sarsıntı ise saat 13.10’da meydana geldi.

    AFAD ise saat 12.56’da Ege Denizi’nde Kuşadası açıklarında 4.7 büyüklüğünde bir deprem, saat 13.10’da da 5.1 büyüklüğünde ikinci bir deprem olduğunu duyurdu.

    (HABER MERKEZİ)

  • İHD: Ege’deki hapishanelerde 331 hasta tutuklu bulunuyor

    İHD: Ege’deki hapishanelerde 331 hasta tutuklu bulunuyor

    PİRHA-İHD’nin verilerine göre 2021 yılında 604’ü ağır olmak üzere cezaevlerinde en az bin 605 hasta tutuklu bulunuyor. Rapora göre 331 hasta tutuklu Ege Bölgesi’ndeki hapishanelerde yer alıyor.

    Türkiye’deki cezaevlerinden hak ihlalleri haberleri gelmeye devam ediyor. Hasta tutukluların durumunun günden güne ağırlaştığı ifade edilirken, İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) paylaştığı 2021 yılı verilerine göre 604’ü ağır olmak üzere cezaevlerinde en az bin 605 hasta tutuklu bulunuyor.

    Rapora göre 2021 yılında en az 59 hasta tutuklu hayatını kaybetti. Bin 605 hasta tutukludan 331’i Ege Bölgesi’ndeki cezaevlerinde bulunuyor. 331 hasta tutukludan 187’si İzmir’de, 116’sı Balıkesir’de, 37’si Manisa’da, 16’sı Denizli’de, 6’sı Afyon’da, 5’i Muğla’da, 1’i de Kütahya’da yer alıyor.

    Hasta tutukluların tahliyesi için eylemler ise birçok ilde devam ediyor. Tutukluların aileleri başta baro ve cezaevleri önleri olmak üzere seslerini duyurmak için nöbet tutuyor. Ailelerin talebi hasta yakınlarının tahliye edilerek tedavi edilmesi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Ekoloji örgütleri ayakta: 190 milyon zeytin ağacını savunacağız

    Ekoloji örgütleri ayakta: 190 milyon zeytin ağacını savunacağız

    PİRHA-Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Maden Yönetmeliği’ndeki değişikliği ile zeytinliklerin maden alanlarına açılmasına karşı ekoloji örgütleri birçok yerde ortak açıklama düzenledi. Açıklamada “Zeytinliklerimiz enerji ve maden şirketlerinin yağma ve talan projelerine açılmak isteniyor” denildi.

    Zeytinliklerin enerji madenciliğine açılmasını sağlamak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Maden Yönetmeliği değişikliğine karşı Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ile Assos Dostları bugün Ayvacık’ta basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı Cem Tüzün okurken, zeytin üreticileri de destek verdi.

    Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği saat 14.00’te Küçükkuyu Pazarı içinde de bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması metnini Seyhan Yüksek ve Ali Rıza Ataç okudu. Açıklamaya Tüm Emekli-Sen, Alevi Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Yürüyüş Derneği ve siyasi partiler de katıldı. Çiftçiler de açıklamaya destek verdi.

    Artur Çevre Platformu, Ayvalık Tabiat Platformu, Balıkesir Çevre Platformu, Bergama Çevre Platformu, Burhaniye Çevre Platformu, Dikili Çevre Platformu, Gömeç Çevre Platformu, Kazdağı Doğal Ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından yapılan ortak çağrısı ile saat 17.00’de Burhaniye’de Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklama Süheyla Doğan, Süleyman Eryılmaz, Ayşegül Çelik tarafından okundu. Ayvalık Demokrasi Platformu, Burhaniye Emek ve Demokrasi Platformu, Edremit Demokrasi Platformu, Gömeç Emek ve Demokrasi Bileşenleri de katıldı.

    Aynı saatte Çanakkale Merkez’de de 60’a yakın bileşeni olan Kazdağları Ekoloji Platformu (KEP) tarafından yapılan basın açıklamasına Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan da katıldı. Açıklamayı KEP Eş sözcüsü Emine Pehlivan okudu.

    ZEYTİNİME DOKUNMA!

    Dört yerde okunan “Zeytinime dokunma” başlıklı ortak açıklama metni ise şöyle:

    “Bölgemizin en önemli gelir kaynaklarından olan zeytinciliğe yeni bir darbe daha vurulmak isteniyor! Zeytinliklerimiz enerji ve maden şirketlerinin yağma ve talan projelerine açılmak isteniyor! Zeytinliklerimizi koruyan 3573 Sayılı Zeytin Yasası’nı daha önce 7 kez değiştirmeye çalışan enerji ve maden lobileri çareyi bu kez Maden Yönetmeliğini değiştirmekte buldu.

    İktidar, tam da ülkemizin yanı başında bir savaş sürerken ve dikkatlerimiz bu savaşa yönelmişken bu değişikliği gerçekleştirdi. Daha önce her seferinde ekoloji örgütleri, sektör örgütleri ve zeytin üreticileri ortak mücadelesi ile geri püskürtülen Zeytin Yasası değişikliği yeniden karşımıza çıkartıldı. 01.03.2022 tarih ve 31765 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan “Maden Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile zeytinlikler iktidar tarafından enerji ve maden projelerine, kömüre feda edilmek isteniyor.

    YÖNETMELİK GERİ ÇEKİLSİN!

    1939 yılında kabul edilen 3573 Sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun” zeytinlikleri korumak için kalkan olmuştu. Kanunu değiştirmeyi başaramayan şirketler bu kez de Maden Yönetmeliği’nin 115’inci maddesine ek fıkra koyarak amaçlarına ulaşmaya çalışıyor. Gerekçeleri ise enerji madenciliği için kamu yararı imiş. Gerçekte kimin yararı? Enerji ve maden şirketleri zeytinliklerimizde daha rahat at koşturacak.

    Söz konusu değişikliğe göre: “Ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda madencilik faaliyeti yürütecek kişinin faaliyetlerin bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini taahhüt etmesi şartıyla Genel Müdürlük tarafından belirlenen çalışma takvimi içerisinde zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilir…” Zeytinliklerimizin ölüm fermanı olacak olan bu değişikliği asla kabul etmiyoruz. Kutsal ve ölümsüz zeytin ağacını kömüre, taş ocaklarına, madenlere kurban ettirmeyeceğiz.

    ZEYTİN HAYATTIR, ZEYTİNİME DOKUNMA!

    Ülkemiz zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünya çapında üst sıralardadır. Ülkemizdeki yüzbinlerce çiftçinin yaşamı yalnızca zeytine bağlıdır. Zeytinyağı ihraç ürünümüzdür. Zeytin yoksulun ağacı, fakirin gıdasıdır. Bölgemizin de en önemli geçim kaynağıdır.

    Ulusal Zeytin ve Konseyi’nin 2021- 2022 yılları rekolte tahmin raporuna göre, ülkemizde yaklaşık 190 milyon adet zeytin ağacı vardır. Bunun 5 milyon 500 bin adedi Çanakkale İlimizde, 11 milyon 900 bin adedi de Balıkesir ilimizdedir. 190 milyon ağacımız tehlike altındadır.

    Bölgemiz enerji ve maden şirketlerinin işgali altındadır. Biga yarımadasının yüzde 79’u maden ruhsatları ile kaplıdır. Son yıllarda enerji şirketleri bölgemize adete hücum etmiştir. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın yaptığı talihsiz açıklamanın aksine, Bölgemizin her tarafında çok sayıda hem termik santral, hem jeotermal enerji santralları hem de rüzgar enerji santralları projeleri yer almaktadır.

    Çalışan 5 adet termik santral vardır. En az 10 proje de yoldadır. Ezine ve Ayvacık’ta faal durumda 4 adet jeotermal enerji santralı mevcuttur ve ÇED süreci devam eden ve çok sayıda Jeotermal santral projesi vardır. Dağlarımız sayısız rüzgar türbinleri ile kaplanmıştır. Ruhsat alan çok sayıda yeni RES projesi vardır. Enerji ve maden şirketlerinin önünü daha da açmak için bir kez daha zeytinliklerimize göz dikilmiştir.

    HAVAMA, SUYUMA, ZEYTİNİME DOKUNMA!

    Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyinin söz konusu raporunda aşağıdaki ifade yer almaktadır:

    “İklim değişikliği nedeniyle toprak ve su rejimleri değişime uğramakta, tarımsal üretim azalmakta ve gıda güvenliği tehlikeye girmektedir. Nitekim iklim değişikliğinin sebep olduğu kuraklık, fırtına, sel vb gibi ekstrem iklim olaylarının sık ve şiddetli bir şekilde yaşanıyor olması ile bunların zeytin tarımı üretimi üzerindeki olumsuz yönde etkileri de yoğun olarak hissedilmeye başlamıştır. Bu etki sadece üretimin miktarında değil, aynı zamanda elde edilen yağın kalitesinde ve kompozisyonunda da değişimlerin oluşmasına neden olmaktadır.”

    Enerji ve madencilik madencilik projeleri iklim değişikliğine neden olmakta ve bu değişiklik zeytinlere zarar vermektedir. Verdiği zararlar yetmiyormuş gibi şimdi de bu projelerin daha da rahat uygulanabilmesi için doğrudan yok edilmek isteniyor.

    Bir zeytin ağacının büyümesi yıllar almaktadır. Yok edilen zeytinliklerin kısa sürede yerine getirilmesi mümkün değildir. Şirin görünmek için yönetmelikte ağaçların nakledileceğine belirtilmesi ve Bakanlık tarafından “Zeytinlikler kesilmeyecek, nakledilecek.” şeklinde yapılan açıklamalar ise hiç inandırıcı değildir. Ayrıca nakledilmesine de razı değiliz. Dokunmayın yeter.

    Söz konusu düzenleme, hem sektör örgütleri, hem üreticiler, hem ekoloji örgütleri hem de ülkemiz kamuoyunda ciddi tepkilere yol açmıştır. Daha üç gün içerisinde yönetmeliğin iptali için çok sayıda dava da açılmıştır. Bizler tüm ekoloji örgütlerini, sektör örgütlerini, emek ve demokrasi güçlerini ve demokratik kitle örgütlerini söz konusu yönetmelik değişikliğine karşı ortak olarak mücadele etmeye ve yönetmeliğin iptali için yığınsal davalar açmaya çağırıyoruz.”

    PİRHA / ÇANAKKALE

  • Kenanoğlu, orman yangınları için Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını istedi

    Kenanoğlu, orman yangınları için Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını istedi

    PİRHA-Milletvekili Ali Kenanoğlu, Manavgat ilçesinde başlayan ve 7 gün içerisinde 35 ilde yaşanan orman yangınlarına ilişkin Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını talep etti.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 28 Temmuz’da Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlayan ve 7 gün içerisinde 35 ilde 140’dan fazla yerde yaşanan orman yangınlarına ilişkin Meclis’e önerge sundu.

    Kenanoğlu, orman yangınlarına sebep olan unsurların açığa çıkarılması, yangından zarar gören alanların yeniden ekolojik yaşama kazandırılması ve yangınların bir daha yaşanmaması için Meclis’te araştırma komisyonunun kurulmasını talep etti.

    HDP’li Kenanoğlu, önergesinde “Çok sayıda yerleşim yeri, mahalle ve köyler yanmış veya yanma tehlikesi altında kalmış, 8 vatandaşımız yaşamını yitirmiştir. Türkiye’nin orman yangınlarında yaşadığı bu acı tablo yangının nedenlerinden tutun da söndürülmesinde yaşanan eksiklikler, yaratılan spekülatif haberler gibi birçok soru işaretini de beraberinde getirmiştir. Türkiye’de yaşanan orman yangınlarının önlenmesi, yangına sebep olan unsurların açığa çıkarılması ve yangında zarar gören ormanların yeniden ekolojik yaşama kazandırılması amacıyla Anayasa’nın 98. ve Meclis İçtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırma sürecinin başlatılması gereğini arz ve teklif ederim” ifadelerine yer verdi.

    “ORMANLARIN RANT UĞRUNA YOK OLMASINA SEYİRCİ KALINMAMALI”

    Ali Kenanoğlu, sunduğu önergenin ‘Gerekçe’ bölümünde ise şu cümlelere yer verdi:

    “Büyük felaket diyebileceğimiz bu orman yangınlarının neden ve nasıl gerçekleştiği bir muammadır. Söndürülme çalışmalarında yaşanan basiretsizlikler, kamuoyunun yeterli ve doğru bir şekilde bilgilendirilmemesi, yangının geniş alanlara yayılarak can ve mal kaybına sebep olması ise bütün Türkiye’yi derinden üzmüştür.

    Her gün yeni bir ekolojik yıkım veya felaketle karşı karşıya kalıyoruz. Ülkenin dört bir yanından doğanın talanı, afet, yangın, kuraklık, sel haberleri gelmektedir. Antalya Manavgat’ın dört farklı bölgesinde başlayan yangınlar bir hafta içerisinde Akdeniz ve Ege kıyıları ile birlikte, Dersim ve Muş’un da aralarında olduğu orman alanlarının bulunduğu iç kentlerde de yaşanmış, buna karşılık ülke yönetiminden sorumlu olan iktidar, kelimenin tam anlamıyla yangınlara seyirci kalmıştır.

    13 uçağa sahip olduğu söylenen saray iradesinin Marmaris’te vatandaşa çay atması, her yere özel uçağı ile giden Tarım ve Orman Bakanı’nın ‘yangın söndürme uçaklarının envanterde bulunmadığı’ açıklaması, Antalya’nın Gündoğmuş Belediye Başkanı Mehmet Özeren’in, TOKİ evlerinden yararlanmak için eski evleri olanların ‘keşke bizimde evimiz yansaydı’ şeklindeki söylemine birlikte bakılınca nasıl bir trajikomik tablo içinde olduğumuz daha iyi anlaşılacaktır.

    İklim uzmanlarının ve yine küresel ekoloji hareketlerinin iklim krizi dolayısıyla orman yangınlarına dair uyarılarının dikkate alınmaması, önlem alınmaması da iktidarın yangınlardaki sorumluluğuna başka bir boyut kazandırmıştır.

    Ortak mirasımız olan ormanların rant uğruna veya tedbirsizlik nedeniyle yok olmasına seyirci kalınmamalıdır. Yangın söndürme uçaklarının olmaması, söndürme faaliyetlerinin yetersizliği, erken müdahalede geç kalınması, böylece yangınların rüzgâr ve sıcaklığın etkisiyle yayılarak geniş alanları tahrip etmesi yaşanan felaketin büyümesine sebep olmuştur. Tunceli’de yaşanan orman yangınına vatandaşların müdahale etmesinin engellenmesi ise ayrı bir garabet olarak yaşanmıştır.

    Halkların Demokratik Partisi Grubu olarak yukarıda açıkladığımız üzere, Türkiye’de yaşanan orman yangınlarının sebeplerinin açığa çıkarılması, ilk günden erken müdahale yapılamamasının nedenlerinin araştırılması, yangın söndürme uçaklarının, ormanları ayıran orman içi erişim yollarının yeterli olmamasının nedenleri gibi birçok hususun detaylıca incelenmesi, yanan ormanların imara açılmaması, orman yangınlarını önleyici tedbirlerin artırılması, yangınların makul sürede kontrol altına alınması için yeterli yangın söndürme ekipmanlarının hazır bulunması, ormanların güvenliği gibi konularda da gerekli önlemlerin acilen alınması amacıyla araştırma komisyonunun kurulmasını çok önemli ve gerekli görmekteyiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Ege’de deprem

    Ege’de deprem

    PİRHA-AFAD’dan yapılan açıklamaya göre saat 08.30 sıralarında merkez üssü Kuşadası Körfezi olan bir deprem meydana geldi.

    AFAD tarafından yapılan açıklamaya göre, 3.6 büyüklüğündeki deprem 6.98 km derinlikte gerçekleşti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Denizli’de deprem…Ege ve Akdeniz sallandı

    Denizli’de deprem…Ege ve Akdeniz sallandı

    İzmir, Denizli ve Antalya’da da hissedilen bir deprem meydana geldi. AFAD’ın verilerine göre merkez üssü Denizli olan depremin büyüklüğü 5.5 olarak açıklandı. Depremin ardından 4.5 ve 4.8 büyüklüğünde artçı sarsıntılar oldu.  

    Denizli Acıpayam merkezli 5,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İzmir, Denizli ve Antalya’da da hissedildi. Acıpayam Belediye Başkanı Şevkan, depremde can kaybı ve yaralı olmadığını belirtti.

    Denizli’nin Acıpayam ilçesinde 5,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

    AFAD, saat 09.34’teki depremin derinliğinin 11,3 kilometre olduğunu duyurdu.

    Deprem İzmir, Denizli ve Antalya’da da hissedildi.

    ACIPAYAM BELEDİYE BAŞKANI: CAN KAYBI YOK

    NTV’ye konuşan Acıpayam Belediye Başkanı Hulusi Şevkan, “Can kaybı ve yaralımız yok. Bir köyle ahşap bazı evlerin hasar gördüğü belirtiliyor. Binaların özellikle çatı katlarında çatlamaların olduğu bacaların sarsıntıyla düşmesinden korkuyoruz. Onun tedbirini alıyoruz” dedi.  (HABER MERKEZİ)