Etiket: Eğitim-Sen Ankara Şubeleri

  • ‘Tüm okullar hiç bir ön koşula bakılmaksızın güvenli olarak açılsın!-VİDEO

    ‘Tüm okullar hiç bir ön koşula bakılmaksızın güvenli olarak açılsın!-VİDEO

    PİRHA-Ankara’daki birçok meslek örgütü, “Okullar koşulsuz açılmalı eğitim kesintisiz sürmeli” talebiyle basın açıklaması yaptı. Okunan ortak metinde okulların kapalı tutulmasından kaynaklı toplumsal zararların arttığına vurgu yapılıp, “Tedbirler alınarak okullar açılsın” denildi.

    Ankara Tabip Odası, Eğitim Sen Ankara Şubeleri, Eğit-Der, Veli-Der Ankara Şubesi, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Öv-Der Ankara Şubesi, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Öğretmenleri Derneği, okulların açılması talebi ile basın açıklaması yaptı.

    “ÇOCUKLARIN FİZİKSEL VE RUHSAL GELİŞİMLERİ ETKİLENMEKTE”

    Ankara Tabip Odası’nda yapılan basın açıklamasındaki ortak talep; okulların zamanında açılıp eğitimin kesintisiz sürmesi oldu. Kurumlar adına basın açıklamasını okuyan ATO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Haydar Can Dokuyan, okulların 16 Mart 2020’de kapatıldığına dikkat çekerek “Türkiye, OECD ülkeleri arasında ilkokulları en uzun süre kapatan ülke olmuştur” dedi. Dokuyan, AVM, restoran, fabrika ve iş yerlerinin açık haldeyken okulların kapatılmasını eleştirip şu açıklamayı yaptı:

    “Bu durum virüsün yayılımından ziyade Türkiye’nin bilimsel akıldan uzak, hatalı pandemi politikaları ve eğitime bakış açısından kaynaklanmaktadır.

    Pandemi süreci boyunca yapılan bilimsel çalışmalar göstermiştir ki; okulların, özellikle de ilkokulların, kapalı olması salgının yayılmasında, bulaş zincirinin kırılmasında etkili bir yöntem olmadığı gibi çocukların fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişimlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu tutum telafisi mümkün olmayacak sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

    Ülkemizde de okullarla ilgili belirsizlikler, aç kapa politikaları ve eğitimde var olan eşitsizlikler pandemi ile birlikte artmıştır. Bu durum hem öğrenci hem de velilerin kaygılarının artmasına neden olurken, çocukluk çağı depresyonlarında da bariz artış görülmüştür. Hem çocuk ve gençlerin, hem de ebeveynlerin psikolog ve psikiyatristlere başvurularında ciddi artış gözlenmiştir.

    Fiziksel gelişimleri de etkilenen çocuklarda, hareketsizliğe bağlı kas ve kemik ağrıları gelişmektedir. Bu durumun yol açtığı metabolik hastalıklar her geçen gün daha fazla çocuk ve genci etkilemekte ve ileriye yönelik ciddi sağlık sorunlarına zemin oluşturmaktadır.

    Okulların kapalı tutulmasından kaynaklı toplumsal zararlar pek çoktur. Sosyoekonomik düzeyi düşük olanlar, kırsal bölgede yaşayanlar, kırılgan gruplar ve ana dilinde eğitim almayan gruplar bu durumdan daha çok etkilenmişlerdir.

    Evde kalmak; çocuklar için ağır ihmal, istismar, işçi olarak çalıştırılma, erken yaşta evlendirilme, örgün eğitimden tamamen kopma ve sosyal bireyler olabilmeleri için en önemli dönemin kaçırılması gibi pek çok olumsuzluğu birlikte getirmektedir.”

    DİJİTAL BAĞIMLILIK UYARISI!

    Dr. Haydar Can Dokuyan, uzaktan eğitime erişebilenlerde de eğitim ve öğretimin amacına ulaşmadığına vurgu yaparak sözlerine şu sözlerle devam etti:

    “Uzaktan eğitim, tüm eğitim kazanımlarını karşılayamadığı için, çocuk gelişimini ciddi olarak sekteye uğramıştır. Dijital bağımlılık çocukları sosyal yaşamdan koparmıştır.

    Pandemi süreci boyunca Türkiye’de 18 milyon çocuk ve genç yaklaşık bir buçuk sene okuldan uzak kalırken, devletin, okulları güvenli bir şekilde açık tutma sorumluluğunu yerine getirmediği görülmüştür.

    Okullar aşılama oranlarından bağımsız olarak yüz yüze eğitime açılmalı, eğitim tüm önlemler alınarak, kesintisiz olarak sürdürülmelidir.

    MEB yaz aylarını çocuklarımız ve gençlerimiz için bedeli çok yüksek olabilecek bir rehavet içinde geçirmiştir. Öğrencilerin okula dönebilmesi için gerekli hazırlık ve çalışmalar yapılmamakta, yapılanlar varsa açıklanmamaktadır.”

    “DEVLET GÖREVİNİ YAPSIN”

    Dr. Haydar Can Dokuyan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapması gereken başlıca hazırlıklara da dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Eğitimin vaka sayılarındaki dalgalanmalardan etkilenmemesi için atama bekleyen eğitim emekçilerinin atamalarının yapılarak sınıf mevcutlarının azaltılması,

    Sınıf mevcudu yüksek olan okulların tespit edilerek bu okullarda gerekirse 7 gün eğitim yapılacak şekilde ikili ya da üçlü tam gün öğretim planlanlanması,

    Eğitimin aksamadan sürdürülebilmesi için ek derslik alanları oluşturulması,

    Pencereleri açılmayan sınıfların derslik olarak kullanılmaması ve tüm derslikler için havalandırma koşullarının sağlanması.

    Bilindiği gibi Covid 19 yüzeylerden ziyade, solunum yolundan bulaşmaktadır. Bu nedenle sınıflarda pencere ve kapı açarak havalandırma sağlanması gibi basit önlemler korunma için yeterli olacaktır.

    Okulların el sabunu ve maske ihtiyaçlarının şimdiden tedarik edilerek gönderilmesi.

    Okulların açık tutulması için alınması gereken önlemler gayet basittir. Bu önlemlerle pandemide, dünyanın birçok ülkesinde, okullarda yüz yüze eğitime devam edilebileceği görülmüştür.

    Tüm veli, çalışan ve öğrencilerin HES kodu takibi yapılarak temaslı ya da hasta kişilerin kesinlikle okullara alınmaması sağlanmalıdır.

    Derslerde 20 dakikada bir 2 – 3 dakika süre ile tenefüslerde ise sürekli olarak dersliklerin havalandırılması sağlanmalıdır. Öğretmen odaları ve idari odalarda da yeterince havalandırma sağlanmalıdır.

    Bina içlerinde tüm yetişkinler ve 6 yaş üstü çocuklar maske takmalıdır.

    Açık alanlarda öğrencilerin maske takmasına gerek yoktur. Fiziksel mesafenin korunmadığı durumlarda ise 12 yaş ve üstü maske takmalıdır.

    Virüsün yüzeylerden ziyade solunum yolu ile bulaştığı artık bilindiğinden çok özel hijyen önlemlerine gerek yoktur.

    Türkiye şimdiye kadar pandemi yönetiminde kolaya kaçarak okulları kapalı tutmuştur. Çocuklarımız ve gençlerimizin sağlığı ve geleceği ekonomik gerekçelere kurban edilmiştir. Artık, pandemi kontrolü için çocuklardan daha fazla fedakârlık istenmemelidir. Devletin görevini yapmasını, gerekli önlemleri almasını, tüm kademelerdeki okulları, hiç bir ön koşula bakılamaksızın, güvenli olarak açmasını ve tüm sektörler kapanana dek kesintisiz olarak açık tutmasını talep ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Ankara’da açıklama: Öğrencilere din eğitimi içerikli dersler dayatılıyor-VİDEO

    Ankara’da açıklama: Öğrencilere din eğitimi içerikli dersler dayatılıyor-VİDEO

    PİRHA-Eğitim-Sen Ankara Şubeleri, Veli-Der ve Öv-Der Ankara Şubesi, yaptıkları basın açıklamasında seçmeli derslerin öğrenciler tarafından seçilmesi gerektiğini vurgulayarak “Dini içerikli derslerin seçilmesi için öğrenci ve velilerin yönlendirilmeye çalışıldığı açıktır” dediler. 

    Eğitim-Sen Ankara Şubeleri, Veli-Der ve Öv-Der Ankara Şubesi, yaptıkları basın açıklaması ile seçmeli derslerin öğrenciler tarafınca yapılması gerektiğini vurguladı.

    “Öğrencilerimizin Eğitim Hakkının Engellenmesine, Geleceğimizin Karartılmasına İzin Vermeyeceğiz” başlığı altında yapılan basın açıklamasını Eğitim Sen 2 No.lu Şube Başkanı Hüseyin Köklü okudu.

    “DİNİ DERSLERE YÖNLENDİRME VAR”

    Köklü, ortaokul ve liseler için seçmeli ders tercihlerinin 4-22 Ocak 2021 tarihleri arasında yapılacağını hatırlatarak “Kimi vakıf, dernek ve cemaatlere bağlı kuruluşlar, her yıl olduğu gibi bu yıl da, dini içerikli kimi derslerin seçilmesi için yoğun bir kampanyaya başladı” dedi. Köklü, yaşanan salgından dolayı seçmeli derslerin belirlenmesinin daha karmaşık ve sorunlu hale geldiğini belirterek şunları dile getirdi:

    “MEB, her ne kadar seçmeli derslerin öğrencilerin ilgi ve isteklerine göre belirlenmesi gerektiğini ifade etse de geçtiğimiz yıllar içinde eğitimde yaşanan yoğun siyasal kadrolaşmanın ve yandaş atamaların bir sonucu olarak bazı dini içerikli derslerin seçilmesi için öğrenci ve velilerin yönlendirilmeye çalışıldığı açıktır. Söz konusu derslerin seçilmesi için faaliyet sürdüren bu dini vakıf, dernek ve cemaatler ülkenin eğitim politikasının belirlenmesinde etkin olmak için oldukça yoğun bir çaba içerisindedir.

    Yıllardır iktidarın eğitim politikalarını belirleme noktasında dayanak olarak kullandığı ve yaptıkları protokoller mahkeme kararı ile defalarca iptal edilen vakıf, dernek, sivil toplum örgütü ve cemaatlerin (Ensar, Tügva, Türgev, Eğitim Bir Sen, İlim Yayma, İHH vb.) Eğitimi Destekleme Platformu (EDP) adı altında Vali, Kaymakam, Milli Eğitim Müdürleri, Müftüler, kurum amirleri ile düzenli toplantılar gerçekleştirdikleri, Türk Milli Eğitimi’nin ve öğrencilerimizin gelecekleri ve eğitim faaliyetleri üzerinde kararlar alma haklarını kendilerinde buldukları, broşürler bültenler yayınladıkları, sosyal medya hesaplarındaki boy boy resimlerle hiç çekinmeden bu faaliyetleri yürüttükleri ortadadır.

    Geçtiğimiz yıllarda bazı okul yöneticilerinin öğrenci ve velilere bilgilendirme yapmadan, onlar adına ders seçimi yapmaları ve sadece seçilen dersleri imzalamaları için velilere tebliğ etmeleri, din eğitimi içerikli derslerden zorunlu paketler hazırlamaları, yukarıda bahsettiğimiz meşru olmayan toplantılarda alınan kararların bir yansıması olarak karşımızda durmaktadır. Anlaşıldığı üzere yine bu dernek ve vakıflar, kendilerini yasaların üzerinde görmektedirler. Acı olan taraf bu olmakla birlikte Milli Eğitim sistemimizin içler acısı hali de gözler önünde durmaktadır. Eğitim sistemimiz; bilimsellikten, araştırmacılıktan, sorgulayıcı yaklaşımdan, sanattan, spordan ve üretimden uzaklaşarak, ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğini hızla bir karanlığa doğru sürüklemektedir.”

    “SEÇMEK ÖZGÜRLÜKTÜR VE HAKTIR”

    Hüseyin Köklü, veli ve öğrenciler adına ders seçen okul yöneticilerinin suç işlediklerini söyleyerek sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Seçmeli derslerin belirlenmesi sürecinde hangi nedenle olursa olsun, mağdur edilen veli ve öğrencilerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha belirtiyor; eğitim politikalarına ilişkin her konuda olduğu gibi, bu konuda da her türlü siyasal ve ideolojik yönlendirmenin karşısında duracağımızın, seçmeli derslerin belirlenmesi sürecini yakından takip edeceğimizin bilinmesini istiyoruz. Ankara genelinde ders seçimi konusunda sorun yaşayan tüm öğrencilerimiz, velilerimiz ve öğretmenlerimiz bizlere ulaşabilir.

    Seçmek özgürlüktür ve haktır. Öğrencilerimizin hakları ve ortak geleceğimiz için sürecin takipçisiyiz.”

    PİRHA/ANKARA