Etiket: Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası

  • Eğitim-Sen Mersin: Eğitimin önündeki engeller kalıdırılmalı- VİDEO

    Eğitim-Sen Mersin: Eğitimin önündeki engeller kalıdırılmalı- VİDEO

    PİRHA- Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının eğitim sisteminin karşı karşıya kaldığı derin sorunların gölgesinde başladığına dikkat çekerek, “Eğitim hakkının önündeki bütün fiziki ve yasal engeller kaldırılmalıdır” dedi.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Mersin Şubesi, yeni eğitim ve öğretim yılına ilişkin şube binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda ekonomik krizin ağırlaşarak sürmesi nedeniyle eğitim masraflarının artması, ÇEDES ve benzeri projeler üzerinden eğitimin dinselleştirilmesi çabaları, laikliğe ve bilime aykırı müfredat değişiklikleri, öğrencilerin mesleki eğitim merkezlerine yönlendirme girişimleri, öğretmenlik meslek kanununun tartışmaları, çok sayıda bölgede taşımalı eğitime son verilmesi gibi konulara değinildi.

    “YENİ EĞİTİM YILI BİR YIĞIN SORUNLA BAŞLIYOR”

    Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının eğitim sisteminin karşı karşıya kaldığı derin sorunların gölgesinde başladığına dikkat çekti. Türkiye’de eğitim sisteminin bölgesel farklılıklar nedeniyle derin eşitsizliklerle karşı karşıya olduğunu belirten Sümbül, “Özellikle kırsal alanlardaki okullar ile büyük şehirlerdeki okullar arasındaki fiziksel koşullar, öğretmen sayısı ve eğitim materyallerine erişim gibi konularda ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Bu durum, öğrencilerin eğitimde eşit olanaklara sahip olmasını engellemekte ve başarı düzeylerinde büyük farklılıklara yol açmaktadır” dedi.

    Sümbül, nadilde eğitim sorununa da vurgu yaparak, “İlköğretim çağına kadar kendi anadili ile dünyayı ve çevresini tanıyan çocuğun, herhangi bir geçiş süreci yaşamaksızın yabancısı olduğu bir dil ile eğitime başlaması, pedagojik açıdan kabul edilmez bir durumdur. Bireylerin kendi anadillerinde eğitim hakkından yoksun bırakılması, çocukluktan itibaren zihinsel gelişimi ve kimlik edinme sürecini olumsuz etkilemektedir” sözlerini kullandı.

    “MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ LAİKLİĞE MEYDAN OKUMADIR”

    “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla kamuoyuna açıklanan müfredat değişikliğinin siyasal-ideolojik bir dayatma olduğunun altını çizen Sümbül, şunları dile getirdi:

    “Yeni müfredatta, İslami öğretiler, özellikle de Sünni İslam’ın, ders kitaplarında daha belirgin hale getirildiği gözlemlenmektedir. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin yanı sıra tarih, edebiyat ve sosyal bilgiler gibi farklı derslerde de İslami öğelerin daha fazla yer alması dikkat çekicidir. Bu durum diğer dinlerin ve mezheplerin temsilinin zayıf kalması, farklı inanç gruplarına mensup öğrencilerin eğitimde dışlanma riskini arttıracaktır.

    2024 müfredat değişiklikleri, milliyetçi ve dinî söylemlerin ders içeriklerinde daha baskın hale gelmesine de neden olmuştur. Özellikle tarih derslerinde Osmanlı İmparatorluğu ve İslam’ın yayılma süreci idealize edilerek sunulmakta, Cumhuriyet dönemi ise daha yüzeysel bir şekilde ele alınmaktadır. Bu tür bir tarih anlatısı, öğrencilerin eleştirel düşünme yetilerini zayıflatacak, tarihsel olayları “tek taraflı” bakış açısıyla değerlendirmelerine yol açacaktır.”

    “OKUL MASRAFLARI VELİLERE YIKILMAMALI”

    Yüksek enflasyon ve derinleşen ekonomik kriz sebebiyle eğitim giderleri katlanarak artıyor. Yüksek kayıt ücretleri ve zorunlu bağış uygulaması, kırtasiye ürünlerinin fiyatlarında yaşanan artışlar, okul kıyafetleri, servis ücretleri gibi temel okul ihtiyaçlarına gelen zamlar, öğrenci ailelerin bütçelerinde büyük gedikler açıyor.

    Tüm bu yaşanan durumların özellikle dar ve orta gelirli ailelerin eğitim masraflarını karşılamalarını zorlaştırdığını söyleyen Mahmut Sümbül, “Her geçen yıl artan okul ve kırtasiye masrafları, eğitime erişimde yaşanan eşitsizlikleri derinleştirmektedir. Özellikle kırsal bölgelerde ve düşük gelirli semtlerde yaşayan öğrenciler, kırtasiye malzemelerine, okul kıyafetlerine ve beslenme gibi temel ihtiyaçlara ulaşmakta zorlanmaktadır. Veliler, sadece okul ve kırtasiye masraflarıyla değil, aynı zamanda beslenme, ulaşım ve diğer eğitim dışı giderlerle de mücadele etmektedir. Bu durum, özellikle dar gelirli ailelerin çocuklarına nitelikli eğitim sağlama konusunda büyük zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır” diye konuştu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Eğitim-Sen, Mersin’den seslendi: MESEM ve ÇEDES projeleri çocuk haklarına aykırı-VİDEO

    Eğitim-Sen, Mersin’den seslendi: MESEM ve ÇEDES projeleri çocuk haklarına aykırı-VİDEO

    PİRHA- Eğitim Sen Mersin Şubesi, tek bir dini inanışı öğrencilere dayatan ÇEDES uygulaması ile öğrencileri patronlara ucuz iş gücü olarak sunan MESEM uygulamasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “MESEM ve ÇEDES projeleri uluslararası sözleşmelerde yer alan çocukların hakları ve eğitimi ile ilgili temel haklar ve özgürlüklere temelden aykırıdır ve derhal durdurulmalıdır” denildi. 

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Mersin Şubesi, iktidarın eğitim ve öğretimde hayata geçirdiği MESEM ve ÇEDES projelerinin iptali için Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Eyleme çok sayıda sendika temsilcisi katılırken, sendika üyeleri açıklamada “Öğrencilerimizi MESEM ile patronların sömürüsüne, ÇEDES’le karanlığa teslim etmeyeceğiz” pankartı açıldı.

    Konuya dair açıklamayı Eğitim Sen Mersin Şubesi Mahmut Sümbül yaptı.

    ‘MESEM VE ÇEDES PROJELERİ DURDURULSUN’

    Sümbül, MESEM uygulaması ile çocukların patronlarca sömürüldüğüne dikkat çekti. İktidarın uzun yıllardır eğitim alanlarını siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda piyasacı ve dinci bir kuşatmaya aldığını belirten Sümbül, “Çocuklarımızın ve öğrencilerimizin siyasi iktidarın kendi siyasal-ideolojik hedeflerine ulaşmak için hayata geçirilen MESEM, ÇEDES ve benzeri projelerin parçası haline getirilmesine sessiz ve tepkisiz kalmayacağımız bilinmelidir. Bu konuda eğitim ve bilim emekçileri başta olmak üzere, öğrencilerimizi, velilerimizi ve demokratik kamuoyunu MESEM ve ÇEDES uygulamalarına karşı birlikte tutum almaya ve ortak mücadeleye davet ediyoruz” dedi.

    Millî Eğitim Bakanlığı’nın patronlara ucuz iş gücü sağlamak için gündeme getirdiği Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) ve eğitim sistemini büyük ölçüde dinselleştirmeyi hedefleyen ÇEDES projelerine karşı Sümbül, ortak mücadele çağrısında bulundu.

    PİRHA/MERSİN

  • DEM Parti’nin panelinde kadınlar şiddeti ve 8 Mart’ı konuştu- VİDEO

    DEM Parti’nin panelinde kadınlar şiddeti ve 8 Mart’ı konuştu- VİDEO

    PİRHA- TJA ve DEM Parti Kadın Meclisi tarafından düzenlenen panelde konuşan Eğitim-Sen Hatay Şubesi Kadın Sekreteri Mutlu Aymaz, “Kadın olmanız erkek zihniyeti altında her türlü saldırıya açık şekilde yaşamanız anlamına geliyor. Şiddet görmeniz için kadın olmanız yeterli” dedi.

    Tevgera Jinen Azad (TJA) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında DEM Parti Toroslar İlçe Örgütü’nde panel düzenledi. “Kadın tarihçesi ve yerel yönetimler” başlıklı panele Barış Anneleri başta olmak üzere kadın örgütü temsilcileri ile çok sayıda kadın katıldı.

    “EL KONULAN KAZANIMLARIMIZI GERİ ALACAĞIZ”

    Panelde ilk olarak söz alan DEM Parti Akdeniz Belediyesi Eş Başkan Adayı Nuriye Arslan, kadın iradesinin ve temsiliyetinin tanınmadan toplum içerisindeki sorunların çözülemeyeceğini söyledi. Arslan, sistemin en çok kadının gücünden korktuğunu ve bu nedenle ilk saldırıların da kadınlara yöneldiğini dile getirdi. Akdeniz Belediyesi’ne 2016 yılında kayyum atanmasının ardından ilk saldırıların yine bir kadın mekanı olan İŞTAR Kadın Danışma Merkezi’ne yapıldığını kaydeden Arslan, “Bizim kadınlar için pek çok projemiz vardı. Belediyeye kayyım atanmasının ardından kayyımın ilk hedefi kadın kazanımları oldu. Büyük bir hukuksuzlukla karşılaştık. Biz de buna karşı belediyeyi aldığımızda ilk olarak el konulan haklarımızı alacağız. Kadınlara istihdam alanları açacağız. Kadın müdürlüklerini açacağız. Akdeniz Belediyesi, bizden alındıktan sonra kadın müdürlüğünün ‘Kadın ve aile müdürlüğüne’ çevirdikten sonra başına bir erkek müdür atandı. Buradan söz veriyoruz, el konulan kazanımlarımızı alacağız ve kadın paradigması ile yeniden hayata geçireceğiz. Kadın yaşam özgürlük yalnızca bir slogan değildir. Biz bu sloganla yürüyeceğiz” dedi.

    “ŞİDDET GÖRMENİZ İÇİN KADIN OLMANIZ YETERLİ”

    Daha sonra söz alan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Hatay Şube Kadın Sekreteri Mutlu Aymaz, 8 Mart’ın sembolik bir gün olduğunu, her gün mücadelenin olması gerektiğini vurguladı. Şiddetin türlerini sıralayan Aymaz, her kadının bu şiddet türlerinden en az birine maruz kaldığına dikkatleri çekti. Kadınların bu şiddet türlerine karşı mücadeleyi büyütmesi gerektiğini söyleyen Aymaz, “Bazı kadınlar yaşadığı şiddetin farkında olmayabiliyor. Sevgi adı altında kadını sömürme, şiddete maruz bırakma, manipüle ederek kadının farkında olmama halindedir. Bu anlamda kadınları şiddete uğradığına ikna etmemiz gerekebilir. Şiddet görmeniz için kadın olmanız yeterli. Okumuşu da okumamışı da, ekonomik özgürlüğü olanı da olmayanı da… Kadın olmanız erkek zihniyeti altında her türlü saldırıya açık şekilde yaşamanız anlamına geliyor” diye konuştu.

    KADINLAR DENEYİMLERİNİ ANLATTI

    Panele katınlar kadınlar, şahit oldukları ya da yaşadıkları şiddet türlerine neden cevap veremediklerine dair aktarımlarda bulundu.

    Ardından söz alan DEM Parti Mersin İl Örgütü Eş Başkanı Bedriye Kuş, kadına yönelik ekonomik şiddetin boyutlarına dikkat çekerek, “Kız ve erkek çocuklarımızı yetiştirirken eşit davranmamız gerekiyor. Evdeki iş bölümünü belirlemek gerekiyor. Bizim kendi çocuklarımızın da arkasında durmamız gerekiyor. Kadın bilincini aşılamak için de kızlarınız, kadın örgütleriyle ortaklaşmalıdır” sözlerini kullandı.

    Konuşmaların ardından panel sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Eğitim-Sen Mersin Şubesi, 29’uncu yıldönümünü kutladı- VİDEO

    Eğitim-Sen Mersin Şubesi, 29’uncu yıldönümünü kutladı- VİDEO

    PİRHA- Eğitim-Sen Mersin Şubesi, sendikanın kuruluşunun 29’uncu yıldönümü dolayısıyla etkinlik düzenledi. Etkinlikte herkes için eşit, parasız, bilimsel, laik ve ana dilinde eğitim mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceği dile getirildi.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Mersin Şubesi, sendikalarının kuruluşunun 29’uncu yıldönümü dolayısıyla sendika binasında kutlama yaptı. Birçok sendika üyesi eğitim emekçisinin katıldığı etkinlik, basın açıklamasıyla başladı. Konuya dair açıklamayı Eğitim Sen Şube Başkanı Mahmut Sümbül yaptı.

    116 YILDIR SÜREN MÜCADELE

    Mahmut Sümbül, yıllardır her türlü baskı, tehdit, yasak ve engellemelere rağmen birlik, dayanışma ve mücadele anlayışıyla onurlu bir mücadele yürüttüklerini belirtti. Eğitim ve bilim emekçilerinin köklerinin 1908’e kadar uzandığını ve bu 116 yıllık mücadele tarihinin, aynı zamanda insanca yaşam ve demokratik Türkiye için yürütülen bir mücadelenin tarihi olduğunu kaydeden Sümbül, bu mücadelenin 29 yıldır Eğitim Sen ile devam ettiğini söyledi.

    “MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    Sümbül, öğrencilere onurlu bir gelecek bırakmanın sorumluluğunu her zaman hissettiklerini ifade ederek şunları söyledi:

    “Eğitim-Sen’in mücadele tarihi içinde isimler ve yüzler değişse de savunulan ilke ve değerler hiçbir zaman değişmemiştir. Okullarda, üniversitelerde, tek tek işyerlerinde ve alanlarda, meydanlarda, yaşamın her alanında dostluğu, dayanışmayı ve umudu büyütmeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz 29 yılda sadece sendikal hakların değil, aynı zamanda emek, demokrasi ve barış mücadelesinin öznesi olmuş, her türlü anti-demokratik uygulamanın, baskıların ve her türlü ayrımcılığın karşısında yer almıştır.

    Eğitim-Sen olarak önümüzdeki dönemde bu mücadelenin en önünde yer almayı sürdüreceğimiz bilinmelidir. Bizim mücadelemiz aynı zamanda, düşünceyi ifade ve örgütlenme özgürlüğünün sağlanması, farklı kimlik ve kültürlerin kendilerini özgürce ifade edebildiği ve kamusal alanda kendisini temsil edebildiği gerçek anlamda laik ve demokratik bir Türkiye yaratılması mücadelesidir.

    Eğitim ve bilim emekçilerinin kazanılmış haklarının ortadan kaldırılmasına, eğitimde yaşanan dinselleşme uygulamalarına, eğitim ve yükseköğretim hizmetlerinin adım adım ticarileştirilmesine karşı herkes için eşit, parasız, bilimsel, laik ve anadilinde eğitim mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.”

    Yapılan açıklamanın ardından Eğitim-Sen’in mücadele tarihini anlatan kısa bir sinevizyon gösterildi. Sonrasında ise ,“29’uncu yılımız kutlu olsun. Türkiye’nin aydınlık yüzü” yazılı sembolik bir pasta kesildi.

    PİRHA/MERSİN