Etiket: eğitimin dinselleştirilmesi

  • Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Öztürk: Ana dilde eğitim almak anayasal haktır-VİDEO

    Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Öztürk: Ana dilde eğitim almak anayasal haktır-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümetinin eğitimde sürekli müfredat ve yönetmelik değişikliklerine tepki gösteren Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, “İktidar kendi çıkarına uygun gerici ve biatçı bir eğitim sistemi yaratmaya çalışıyor. Buna karşı eğitim emekçileri olarak laik, bilimsel, ana dilinde eğitim hakkını savunuyoruz. Bu bizim en temel ilkelerimizden, amaçlarımızdan biridir” dedi.

    AKP hükümetinin ÇEDES projesiyle imamların derslere girmesi, seçmeli din derslerinin zorunlu hale getirilmesi gibi politikalar ile eğitimin dincileştirilmesine tepkiler sürerken 2024-2025 eğitim öğretim yılında yeni müfredat uygulamaya konuldu.

    Konuya ilişkin Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “DERSLERDE SAVAŞI DEĞİL, BARIŞI ANLATMALIYIZ”

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) okullara gönderdiği genelgeyle Çanakkale ve Gazze temalı dersin anlatılmasının yanlış olduğunu belirten Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, “Bütün okullarda savaşı değil, barışı savunur şekilde ders anlatılmalıdır. Biz Eğitim-Sen olarak okullar açıldığında her derste barış anlatılmasını savunuyoruz” dedi.

    “AKP BİAT EDEN GERİCİ BİR TOPLUM YARATMAK İSTİYOR”

    AKP hükümetinin özellikle eğitimde sürekli müfredat ve yönetmelik değişikliklerine gittiği vurgulayan Öztürk, “AKP kendi çıkarına uygun gerici ve biatçı bir eğitim sistemi yaratmaya çalışıyor. Biz Eğitim Sen olarak laik, bilimsel ana dilinde eğitim hakkını savunuyoruz. Bu bizim en genel ilkelerimizden, amaçlarımızdan biridir” diye belirtti.

    “TÜRKİYEDE EĞİTİM HERKES İÇİN EŞİT OLMALI”

    Yıllardır eğitim hakkının herkes için eşit olması gerektiğini savunduklarını ifade eden Öztürk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bunlardan biri ana dille ilgilidir. Bir diğeri ise ortak kullandığımız dille ilgili herkes eğitim almalı. Bu tüm çocukların tüm okuyan öğrencilerin eğitim hakkıdır. Nasıl ki dünyada tüm canlılar kendi dillerinde konuşuyorlarsa insanlar da kendi ana dilinde konuşmalı, kendi ana dilinde eğitim almalıdır. Hiçbir ana dilin yok edilmemesi gerekiyor. Bunlar bizim kültürel zenginliğimiz ve bunu savunmak zorundayız ve bu bizim en temel ilkemizdir.”

    “BU ÜLKEDE TARİKATLARA VE CEMAATLERE HER ŞEY SERBEST

    Bugün ülkenin gerici bir eğitimle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Öztürk, “AKP, bilimsel, laik, ana dilde eğitimi savunmuyor. Tam tersi bilimi, ana dilini, laikliği, kamusal eğitimi reddeden bir eğitim sistemi oturtturmaya, biatçı ve gerici bir eğitim sistemini yaratmaya çalışıyor. Bu ülkede tarikatlara, cemaatlere her şey serbest iken, laik ve bilimsel eğitimi savunanların ise önünü tıkıyorlar. Daha geçtiğimiz günlerde bir kadın sokakta açıklama yaptı diye gözaltına alındı ve tutuklandı” dedi.

    “ÜLKEYİ TEK DİL TEK İNANÇ ÜZERİNDEN YÖNETMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    İnsanları gözaltına alıp tutuklamalarının arkasında yatan nedenin korku toplumu yaratmak olduğunun altını çizen Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Ülkeyi gerici, tek dil, tek din, tek inanç gibi bir niteliğe büründürmeye çalışıyorlar. Halbuki kendi ana dilinde eğitim yapan ülkeler var. İsveç, İsviçre, Hollanda ve buna benzer birçok ülke var. Bu ülkelerde görüldüğü gibi ne ülke bölünüyor ne herhangi bir olumsuzluk yaratıyor. Bu ülkelerde eğitim gerçekten daha nitelikli, daha bilimsel, daha kaliteli oluyor. Çünkü öğrenci kendi ana dilinde eğitim aldığı zaman daha başarılı oluyor. Herkes kendi ana dilinde konuşmalı, kendi ana dilinde eğitim alabilmelidir. Bu herkesin anayasal hakkıdır.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Veli-Der Antalya Şube Başkanı Koç: Okullarda derslik yok, mescit açıyorlar (1)-VİDEO

    Veli-Der Antalya Şube Başkanı Koç: Okullarda derslik yok, mescit açıyorlar (1)-VİDEO

    PİRHA-Öğrenci Veli Derneği (Veli Der) Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, dinci yapılarla yaptığı protokollere tepki göstererek, “Okullarda hac, umre gibi yarışmalarla, yaz okulları ve kuran kursları adıyla dini içerikli ideolojik çalışmalar yapılmaya başlandı. Okullarda derslikler yokken mescit açılıyor” dedi.

    Öğrenci Veli Derneği (Veli- Der) Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, eğitim-öğretimin dinselleştirilmesine ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “SEÇMELİ DİN DERSİ 12 EYLÜL DARBESİ İLE ZORUNLU OLDU”

    Eğitimin dinselleştirilmesinin 12 Eylül ile başladığını belirten Antalya Veli Der Şube Başkan Tülin Koç, “12 Eylül öncesi seçmeli olan din dersleri anayasaya sokularak zorunlu hale getirildi. Bu ülkede yaşayan çeşitli farklı inançlar başta olmak üzere laik yaşamı benimseyen tüm kesimleri etkiledi. Toplumdaki bu ayrışma okullarda çocuklarımıza kadar yayıldı” dedi.

    “4+4+4 İLE KİNDAR VE DİNDAR EĞİTİM SİSTEMİNİN TEMELİ ATILDI”

    8 yıllık eğitim okullaşma oranını artırırken. Okulda kalma süresini uzattığını vurgulayan Koç, “4+4+4 gerici, piyasacı, cinsiyetçi ve ırkçı eğitim yasasının gündeme alınmasının en önemli nedeni 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim uygulamasıyla işlevsiz hale gelen imam hatip okullarını orta eğitim kademesinin canlandırmasıdır. Şu anki cumhurbaşkanı o dönemin başbakanı olan Erdoğan’ın ‘dininize sahip çıkın, dindar nesil yetiştirmek istiyoruz’ söylemiyle 4+4+4 eğitim sisteminin temeli atılmıştır” diye ifade etti.

    4+4+4 eğitim yasasıyla okul öncesi eğitimin gözden çıkarıldığını belirten Koç, “Okul öncesi eğitimde olması gereken 60 aylık çocuklarımız ilkokula başlatılmak zorunda bırakılmıştır. 2014 -2015 tarihi ile birlikte kız çocuklarının okuldan ayrılma oranı %41, erkek çocuklarının okuldan ayrılma oranı ise %35,5 olmuştur” dedi.

    “İLK ORTA VE LİSE BİNALARIN BİR BÖLÜMÜ İMAM HATİP OKULLARINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

    En üzücü olanın 2014 yılında yapılan evliliklerin %34 çocuk yaşta yaptırılan evlilikler olduğunu vurgulayan Koç, şöyle devam etti:

    “Yasa ile birlikte çocuklarımızı erken yaşta mesleki eğitime yönlendirmek için yüksek okulları açıyoruz, müjdesi verildi ancak ülkemizde okul ve öğrenci sayısı hızla artan tek okul imam hatip okulları oldu. Okullarımızın bir kısmı tamamen imam hatip okullarına dönüştürüldü veya var olan ilkokul, ortaokul lise binalarının bir bölümü imam hatip yapıldı.

    “5 YIL İÇİNDE İMAM HATİP ÖĞRENCİLERİNİN SAYISI 1 MİLYONA ULAŞTI”

    Bilal Erdoğan o dönemde kendisinin Millî Eğitim Bakanlığı’na imam hatipli öğrenci sayısını 5 yıl içerisinde 1 milyona çıkartılması talimatını verdi. Yetkililerin üstün gayretleri sonucunda hedeflerine 1 yıl içerisinde ulaşmış oldular.”

    “DEVLET OKULLARINA AYRILAN BÜTÇE AZALTILARAK ÖZEL OKULLARA TEŞVİKLER ARTARILDI”

    Devlet okullarına ayrılan bütçe azalırken, özel okullara teşvikler verildiğini belirten Antalya Veli Der Şube Başkan Tülin Koç, “Bu sayede çocuk işçiliğinin önü açıldı. İş adamlarına verilen teşviklerle özel meslek liselerinin sayısı arttırıldı, bu okullardaki çocuklarımız staj adı altında özel sektörün ucuz emek hizmetine sunuldu” diye konuştu.

    “TÜRGEV GİBİ VAKIFLAR İKTİDAR TARADINDAN ALABİLDİĞİNCE GÜÇLENDİRİLDİ”

    Milli Eğiti Bakanlığı’nın, İnsani Yardım Vakfı, Ensar Vakfı, Kimse yok mu? TÜRGEV gibi dinci yapılarla çeşitli protokoller yaptığını hatırlatan Koç, şunları kaydetti:

    “Okullarda hac, umre yarışmaları, yaz okulları ve kuran kursları adıyla dini içerikli ideolojik çalışmalar yapılmaya başlandı.
    Millî Eğitim Bakanlığı’na talimat verebilecek güç TÜRGEV’in eline geçmiş oldu. 2014 yayınlanan Millî Eğitim Bakanlığı okul öncesi eğitim ve ilköğretim yönetmeliğinin okul öncesi eğitim ve öğretim tüm kurumların açılması ve binaların kullanılması ile ilgili bölümünde önemli değişiklikler yapıldı. Mevcut ilgili maddeler yeniden düzenlenerek okul öncesi eğitim kurumlarında ibadet için mekân açılma izni verildi.

    “OKULLARDA DERSLİK BULUNAMAZKEN İBADET İÇİN MESCİTLER AÇILDI”

    Okullarımızda derslik bulmakta güçlük çekerken ibadet ihtiyaçlarını karşılamak için mescitler açıldı. 2014 yılında o dönemin bakanı Nabi Avcı yaptığı açıklamada isteyen 5. sınıfta da başörtüsü takabilir dedi. Böylelikle başörtüsü takma liseden 5. sınıfa kadar inmiş oldu.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Akyol: Eğitim müfredatında tarikat ve cemaatler koalisyonunun dedikleri uygulanıyor-VİDEO  

    Akyol: Eğitim müfredatında tarikat ve cemaatler koalisyonunun dedikleri uygulanıyor-VİDEO  

    PİRHA-Eğitimin dinselleştirilmesine tepki gösteren PSAKD Marmaris Şube Başkanı Mehmet Ali Akyol, “Bugün kız ve erkek çocukların ayrı ayrı okullarda okutulması yönündeki açıklamalar toplumun tepkisini ölçmeye yönelik çalışmalardır ”dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Marmaris Şube Başkanı Mehmet Ali Akyol, yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte tekrar gündeme gelen eğitimin dinselleştirilmesine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “SİYASAL İKTİDAR TÜM POLİTİKALARINI GELEN TEPKİLERE GÖRE ŞEKİLLENDİRİYOR”

    Alevilerin yazılı ne kaynağı ne de arşivi olmadığını, akademik olarak bir Alevi kürsüsü kurulması ve ciddi araştırmalar yapılması gerektiğini ifade eden Mehmet Ali Akyol, şunları aktardı:

    “Hükümetin uygulamalarına baktığımızda 22 yıldır belirli konularda özellikle, ciddi anlamda iki adım ileri bir adım geri ata ata, mevcut konuları gündeme getire getire toplumu o konularda ısıtıp alıştırıyor. Tartıştırıyor, tepkiye göre geri adım atıyor. Tepkiselliği ortadan kaldırıyor. Birkaç yıl sonra veya birkaç ay sonra tekrar gündeme getiriyor, yine aynı şekilde tepkiye göre tavır belirliyor. Sonuç olarak arzuladığı, istediği hedefe koyduğu strateji ile varıyor.”

    “MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, EĞİTİMİ TAMAMEN DİNSELLEŞTİREREK ŞERİATA HAZIRLIYOR”

    Milli Eğitim Bakanı’nın karma eğitimle ilgili kız ve erkek çocukların ayrı ayrı okullarda okutulması yönündeki açıklamaları olduğunu belirten Akyol, “Milli eğitimdeki tarikatlar ve cemaatler koalisyonunun, amaçları açık ve net olarak uygulamalarında Şeriata dayalı bir devlet kurmak istemesi” ifadesini kullandı.

    “EĞİTİM SİSTEMİNDE TARİKATLAR VE CEMAATLER KOALİSYONUNUN PROJELERİ  UYGULANIYOR”

    Hükümetin de tarikat ve cemaatler koalisyonunun dediklerini yaptığını söyleyen Akyol,” Tarikatların dedikleri dönem dönem uygulanıyor, onların projeleri dönem dönem hayata geçiriliyor. Eğitimin dinselleştirilmesi ile birlikte bilimden de uzaklaşılacak. Bilimden uzaklaşıyorsun, teknolojiden uzaklaşıyorsun, hayatın kendisinden uzaklaşıyorsun. Yeryüzünde bu anlayışa, bu sisteme dayalı refah içerisinde yaşayan böyle bir devlet, böyle bir ulus, böylesi bir kavim ya da topluluk yok” diye belirtti.

    “KARANLIK DÜZEN İÇİN ÇAĞRILAR YAPILIYOR, ADIMLAR ATILIYOR”

    Dünyadaki gelişmeler ortada iken gerici projeler oluşturulduğunu belirten Akyol, şöyle devam etti:

    “Ayna önümüzde olmasına rağmen, dünya ülkeleri önümüzde olmasına rağmen, bilimsel ve laik eğitimi veren ülkelerin teknolojileri ve vardıkları toplumsal yaşam ve refah düzeyleri ortada olmasına rağmen hala karanlık düzenin çağrısı yapılıyor, hala o karanlık düzen için adımlar atılıyor, projeler geliştiriliyor. Bunun bu topraklara bir faydası olacağını zannetmiyorum”

    “ŞERİATA DAYALI BİR SİSTEM BU ÜLKEYE ZULUM BASKI VE KAOS GETİRİR”

    Şeriata dayalı bir sistemin bu topraklara karmaşa getireceğini vurgulayan Akyol, Bu topraklarda yaşayan insanlara zulüm getirir, baskı getirir, kaos getirir. Bunun da insanlık adına yarın utanç duyulacak herhangi bir çatışmaya dönüşmesini arzulamıyorum. Hakikaten böylesi bir şeyi düşünmek dahi istemiyorum” şeklinde ifade etti.

    Cebrail ASLAN/ MUĞLA

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • ABF Başkanı Aslan’dan ‘zorunlu din dersi’ çağrısı: Alevilerin haykırışını yalnız bırakmayın -VİDEO

    ABF Başkanı Aslan’dan ‘zorunlu din dersi’ çağrısı: Alevilerin haykırışını yalnız bırakmayın -VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, yeni eğitim öğretim yılında zorunlu din derslerine karşı izleyecekleri politikalara ilişkin PİRHA’ya konuştu. Aslan,  “Sadece eğitim değil, hayatımızın tüm alanları dinselleştirildi. Bu ülkede laik, bilimsel bir eğitim sadece Alevilerin sorunuymuş gibi algılanıyor ve Aleviler bu konuda yalnız bırakılıyor” dedi. Aslan, önümüzdeki günlerde Eğitim-Sen ile görüşeceklerini söyledi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, yeni eğitim öğretim yılında zorunlu din derslerine karşı izleyecekleri politikalara dair konuştu.

    Önümüzdeki hafta Eğitim-Sen’den randevu talep ederek zorunlu din derslerine karşı birlikte hareket etme çağrısı yapacaklarını belirten Aslan, sadece eğitimde değil hayatın tüm alanlarında dinselleştirmenin yoğun olarak yaşandığını ve laiklikten, demokrasiden yana olan tüm kesimlerin buna karşı birlikte mücadele vermesi gerektiğini anlattı.

    “SADECE EĞİTİM DEĞİL, HAYATIMIZIN TÜM ALANLARI DİNSELLEŞTİRİLDİ”

    Alevi toplumunun yüzyıllardır maruz kaldığı inkar ve asimilasyon politikalarının bugün AKP iktidarıyla birlikte hala devam ettiğini ifade eden Aslan, AKP hükümetinin Alevilere dair farklı stratejik planlar organize ettiğini söyledi.

    Sadece eğitimin değil hayatımızın her alanının dinselleştirildiğini kaydeden Aslan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bugün evinizin içine kadar işleyen bir müdahale söz konusu. İzlediğiniz televizyon programlarından tutun da dizilere, şarkılara kadar bir müdahale var. Buralarda hep İslami ögeler ön plana çıkartılıyor. O İslami ögelerle bir baskı ve asimilasyon politikası uygulanıyor. Din dersleri ile ilgili Alevi kurumları yaklaşık 35 yıldır mücadele veriyor. Kimi zaman imza kampanyaları, kimi zaman oturma eylemleri, kimi zaman da eğitim öğretim yılları başladığında il ya da ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin önlerinde açıklamalar yapıldı. Din derslerinin kaldırılması ile ilgili taleplerimizi her zaman dile getirdik. Hatta bu konu ile ilgili iç hukukumuzda ve uluslararası hukukta alınan kararlar var. Din ve vicdan özgürlüğüne aykırı bir müfredat olduğu konusunda bir karar olmasına rağmen AKP hükümeti buna kulaklarını tıkıyor.”

    “ HEM ALEVİ KURUMLARIYLA HEM DE BAŞKA KURUMLARLA GÖRÜŞECEĞİZ”

    Zorunlu din dersleri ile ilgili olarak Alevi kurumlarıyla ve bu konuda duyarlı diğer kesimlerle bir araya geleceklerini aktaran Aslan, “Zorunlu din dersleri ile ilgili mücadele konusunda Eylül ayında Alevi kurumları ile birlikte Hacıbektaş’ta bir araya geleceğiz. Sadece Türkiye’deki değil Avrupa’daki Alevi kurumlarıyla da bir araya geleceğiz. Orada Cumhuriyetin birinci yüz yılında neler yaşadık, verdiğimiz mücadelede neler kazandık, neler kaybettik ve Cumhuriyetin ikinci yüz yılında nasıl bir mücadele hattı izleyeceğiz, bunları konuşacağız. Bu toplantılar öncesinde de önümüzdeki hafta Eğitim-Sen başkanı ile bir görüşme yapmak istiyoruz” dedi.

    “BUGÜNE KADAR TOPLUMSAL BİR BİRLİKTELİK SAĞLANAMADI, DİN DERSİ DENİLİNCE HERKES SUSTU”

    “Zorunlu din dersleri ile ilgili Alevi toplumunun, Alevi kurumlarının vermiş olduğu mücadele maalesef yalnız bırakılıyor” diyen Aslan, şunları kaydetti:

    “Bu ülkede laik, bilimsel bir eğitim sadece Alevilerin sorunuymuş gibi algılanıyor ve Alevi toplumu bu konuda yalnız bırakılıyor. Sadece Eğitim-Sen değil, diğer laik, demokratik ve özgürlükten yana olan ve bu anlamda söylem geliştiren, mücadele ettiğini iddia eden tüm kesimler, yapılar maalesef din dersleri konusunda Alevileri her zaman yalnız bıraktı. Bugüne kadar toplumsal bir birliktelik sağlanamadı, din dersi denilince herkes sustu. Alevi kurumları, Alevi bireyleri bu anlamda mahkemelere gitti, davalar açtı. Ancak bu mahkemelerde, davalarda da Eğitim-Sen de dahil hiçbir kesimi yanımızda göremedik. Bir dönem laik ve bilimsel eğitim için Eğitim-Sen ile bir eylem planımız oldu. Orada da yine kitlesel olarak katılımı sadece Alevi kurumları yaptı. Diğer kesimler temsili anlamda katıldı.”

    “LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİMDEN YANA OLAN HERKESİ YANIMIZDA GÖRMEK İSTERİZ”

    Eğitim-Sen ile zorunlu din dersleri konusunda bir görüşme yapacaklarını söyleyen Aslan, görüşmelerinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında sadece din derslerini değil müfredatın tümünün dinselleştirilmesi konusunu konuşacaklarını belirtti.

    Laik ve demokratik bir ülkede eğitimin dinselleşmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Aslan, “Ayrıca bilimsel ve laik bir eğitim öğretimin hayata geçirilmesi için bir çağrımız olacak. Bu çağrı sadece bir basın açıklaması, imza toplama ya da geçmişte kullanılan yöntemlerle ilgili olmayacak. Çünkü geçmişte yaptığımız bu tür yöntemlerden bir sonuç elde edemedik. Elde edemememizin sebebi de ülkeyi yöneten zihniyetin bize bakış açısıdır, ülkeyi yönetme şeklidir, sistemin ta kendisidir. Maalesef sistem bu konuda hala direnmeye devam ediyor ama biz de pes etmeyeceğiz. Yine bulunduğumuz her yerde yeni eğitim öğretim döneminde, laik ve bilimsel eğitimden yana olduğumuzu haykırmaya devam edeceğiz. Laiklikten, demokrasiden, özgürlükten olan tüm emek ve demokrasi güçleri, siyasi partilerin de yanımızda olmasını istiyoruz. Bugüne kadar tüm bu kesimleri yeterince yanımızda görmedik” diye belirtti.

    “DEVLET ELİYLE, DEVLET OKULLARINDA DİN EĞİTİMİ OLMAMALI”

    Eğitim-Sen ile görüştükten sonra önümüzdeki eğitim öğretim yılına dair bir mücadele hattı belirleyeceklerini söyleyen Aslan şunları aktardı:

    “Biz bu ülkede laik, demokratik ve bilimsel bir eğitim istiyoruz. Soran sorgulayan, ezbere dayalı olmayan, düşündüren bir eğitim sisteminden yanayız. O nedenle din dersi adı altında Alevilik de olsun, Alevilik okullarda anlatılsın diye bir talebimiz olmadı hiçbir zaman. Biz devletin dinden tamamen elini çekmesini istiyoruz. Devlet eliyle, devlet okullarında din eğitimi olmamalı. Eğer bir din eğitimi verilecekse okullarda dinler tarihi anlatılmalıdır, dinlerin felsefesi anlatılmalıdır. Bu ülkede tarikatlar, cemaatler cirit atıyor. Camilerde Kuran kursları veriliyor. Bunlar yetmiyormuş gibi bir de devlet kendi okullarında o inançtan olsun olmasın, kabul etsin etmesin herkese bir din empoze etmeye çalışılıyor. Devletin Anayasası’nda da laik, demokratik olduğu yazıyor ama pratikte öyle değil. Maalesef ülkemiz İslami içtihatlara göre yönetiliyor.

    “ALEVİLERE BİR GÜVENLİK MESELESİYMİŞ GİBİ YAKLAŞILIYOR”

    AKP son iki yıldır Alevilere farklı bir bakış açısı ortaya koymaya çalışıyor. İçişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulan bir komisyon Alevi derneklerini, cemevlerini ziyaret ediyor. Bu komisyon neden İçişleri Bakanlığı tarafından oluşturuluyor? Aleviler sanki bir güvenlik meselesiymiş gibi davranılıyor. Bu Aleviler açısından kırıcı bir davranış. Aleviler bu ülkenin güvenlik sorunu değildir. Alevilerin talepleri ortada ve bu talepler en az 35 yıldır dile getiriliyor. Bu talepleri sağır sultan bile duydu. Devletin ya da AKP’nin genlerinde Alevilere ilişkin  bir çözüm üretme, Alevilerin taleplerini yerine getirme gibi bir durumun olmadığını gördük. AKP makul Alevi yaratmak istiyor. Aleviliği kendilerine göre dizayn etmeye, tanımlamaya çalışıyorlar. Ilımlı İslam deniyor ya şimdi de ılımlı Alevi yaratmaya çalışıyorlar.

    “ALEVİLER BU ÜLKENİN VATANDAŞI DEĞİLMİŞ GİBİ DAVRANILIYOR”

    Son dönemde kamuoyuna yansıyan cemevlerinin elektrik suyunu ödeyelim, personelinin maaşını ödeyelim, başka ihtiyaçları varsa maddi anlamda karşılayalım deniyor. Bununla örgütlenmeyen, taleplerini dile getirmeyen, sesini çıkartmayan bir Alevi toplumu yaratılmak isteniyor. Din dersleri konusunu biz her fırsatta dile getiriyoruz. Alevilerin sorunu ve talepleri yol, su, maaş, çatı onarımı, çevre düzenlemesi değil. Aleviler sizden bunu istemiyor. Aleviler bu ülkenin vatandaşı değilmiş gibi davranılıyor. Devlet bunları kendi vatandaşına yapmak zorunda. Yurttaşlar olarak vergi veriyoruz. Bunun karşılığında yol yapılması, çevre düzenlemesi ya da başka tadilat, tamiratın yapılması bir lütufmuş gibi sunulamaz. Bugün samimiyetten uzak, inkarcı, yok sayma politikasını devam ettiren, tekçi bir anlayış var karşımızda. Bizim size verdiklerimizle yetinin diyen bir anlayış var. Aleviler en başta bu ülkede eşit yurttaşlık istiyor. Eşit yurttaşlık da bu topraklarda yaşayan tüm halkların, tüm inançların, özgürce yaşamasını sağlayacak tek maddedir.”

    “ALEVİLERİN DİN DERSLERİNE DAİR HAYKIRIŞLARINI YALNIZ BIRAKMAMALARI GEREKİYOR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan,”Bu ülkede laik ve bilimsel eğitimden yana olan her vicdan sahibi bireyin, kurumun, demokrasi güçlerinin, siyasi partilerin, özellikle Alevilerin din derslerine dair haykırışlarını yalnız bırakmamaları gerekiyor” dedi.

    Aslan, “Eğitim Sen’e çağrıda bulunarak, şunları söyledi:

    “Bu ülkede gerçekten laiklikten ve demokrasiden yanaysak, tüm farklılıklarla bir arada yaşamak istiyorsak, ana dilde eğitim talebini nasıl savunuyorsak, Alevilerin din derslerinin kaldırılması taleplerine de sahip çıkmasını istiyoruz. Umarım önümüzdeki dönemde birlikte mücadeleyi başarırız ve bu haykırışımıza herkes bir ses verir.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA