Etiket: ek ücret

  • Sağlık emekçileri Mersin’den seslendi: Haksız uygulama durdurulsun!-VİDEO

    Sağlık emekçileri Mersin’den seslendi: Haksız uygulama durdurulsun!-VİDEO

    PİRHA- İktidarın sadece doktorların bir kısmına ilişkin ekonomik düzenlemenin iş barışı zedelediğini ifade eden SES Mersin Şubesi ve Mersin Tabip Odası, sağlık emekçileri olarak, haksız ve adaletsiz bir uygulamanın durdurulmasını istedi.

    SES Mersin Şubesi ve Mersin Tabip Odası, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Poliklinikleri önünde sağlık emekçileri arasında ayrımcılığa yol açan ve Meclis’ten geçen düzenlemeye ilişkin basın açıklaması yaptı.

    Sağlık emekçilerinin katılım gösterdiği açıklamada konuşan SES Mersin Şube Eş Başkanı Zeki Sinan Doğan ve Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen, ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde iş barışını zedeleyen bir adımın atıldığına dikkat çekerek, iktidar yetkililerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

    Basın açıklamasını okuyan SES Temsilcisi Sevgi Başkavak da, hastanenin sağlık emekçileri olarak; yine haksız ve adaletsiz bir uygulamanın karşısında olmak ve haklarını talep ettiklerini belirterek, “Sağlık Bakanı tarafından ’’bütün sağlık çalışanlarına müjde’’ diye sunulan, ancak sadece hekimlere yönelik yapılan düzenleme ile hekim dışı sağlık emekçileri yok sayılarak ekip ruhu bozulmuş, iş barışımız sekteye uğratılmıştır” dedi.

    Yapılan düzenleme ile ilgili kanun teklifinin TBMM’de kabul edilmesi rakamlardan bağımsız 39 branşta hizmet veren sağlık emekçisini devre dışı bıraktığınının ve aradaki rakamsal uçurumu iyice derinleştirdiğinin altını çizen Sevgi Başkavak, “Son 20 yıldır sağlık hizmetini tamamen piyasa koşulları ile yönetilirken, sağlık emekçileri hasta ile karşı karşıya getirilmiş ve bunun sonucunda sağlıkta şiddet tırmanmıştır” diye konuştu.

    Sevgi Başkavak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ekonomik krizi, her geçen gün biraz daha  iliklerimize kadar hisseden biz sağlık emekçilerinin aldığı maaşlar yoksulluk sınırının bile altında kalarak hep birlikte sefalete mahkum edildik. Değil konforlu yaşamak günlük zorunlu ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamaz duruma geldik. Her ay bizlerden kesilen vergilerle yap-işlet devret modeli ile yapılan ve kullanım garantisi verilen  havaalanı, köprü, otoyol ve h geçmediğimiz köprünün, kullanmadığımız havaalanının parasını her ay biraz daha yoksullaşarak ödemek zorunda kaldık.”

    “SAĞLIK BİR EKİP İŞİDİR”

    Sağlık çalışanlarının ürettiği hizmetin çok kıymetli olduğunu söyleyen Sevgi Başkavak, önerileri şöyle sıraladı:

    “*Sahada iş barışını bozan, performans sistemi kaldırılarak bütün ödemeler tek kalemde yapılsın,

    *Sabit ücretlerimize gerçek enflasyon oranında ek zam verilerek yoksulluk sınırının üzerine çıkarılsın,

    *4-B süresiz sözleşmeli ve 3+1 sözleşmeli çalışan  arkadaşlarımız kadroya alınsın,

    *Hastanelerde bütün sağlık emekçilerinin çocuklarını güvenle bırakabileceği kreşler açılsın,

    *Ek gösterge seçim vaadi olmaktan çıkarılıp 3600’den başlayarak kademeli olarak 7200’e kadar tüm sağlık emekçilerine uygulansın,

    *Vergi dilimi soygununa son verilerek asgari ücretten vergi alınmayıp, bunun üstündeki gelirimizde % 10’ a sabitlensin,

    *Gıda, elektrik, doğalgaz gibi zorunlu temel ihtiyaç kalemlerinden dolaylı vergiler kaldırılsın.”

    Diren KESER/MERSİN

  • Sağlık emekçileri İstanbul’dan seslendi: Sadaka değil akan terin hakkını istiyoruz-VİDEO

    Sağlık emekçileri İstanbul’dan seslendi: Sadaka değil akan terin hakkını istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- KESK, SES ve TTB üyesi kamu emekçileri Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde hükümetin yüzde 3’lük maaş zammına tepki gösterdi.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Şişli Şubesi ve Türk Tabipler Birliği (TTB) üyesi kamu emekçileri hükümetin memur maaşlarına yaptığı yüzde 3,5 zamma tepki gösterdi.

    Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde yapılan ve ‘İnsanca yaşamak istiyoruz’, ‘Sendikal faaliyet suç değildir’, ’Ek ödeme nerede?’ dövizlerinin açıldığı açıklamada, “Şüpheli TÜİK verileri ile manüpile edilen enflasyon oranlarıyla, giderek artan vergi dilimleri ile iyice yoksullaşırken istenilen sadaka değil tulumlardan akan terin, gözlüklerde biriken buğunun, topuklardaki sızının, sırt ağrılarının, yakınlarımıza duyduğumuz hasretin, bozulan ruh sağlığımızın hakkını istiyoruz” denildi.

    “TÜKENİYOR VE ÖLÜYORUZ”

    Dünyayı kasıp kavuran pandeminin ülkedeki emekçilerin, işçilerin üzerinde kabus gibi dolanmaya devam ettiğinin belirtildiği açıklamada, sağlık çalışanlarının izin hakkının ellerinden alınarak tükenmeye ve ölüme mahkum edildiği vurgulanarak, şöyle devam edildi:

    “Pandemi ile baş etmeye çalışan biz sağlık çalışanları ne yazık ki ücretlerimize yapılan zammın, ödenemeyen ek ödemelerin komiklikleri ile uğraşmaktan utanıyoruz. Toplu sözleşme masasına oturan, emekçilerden, yaşanılan geçim sıkıntısından bi haber olan yetkililer ve sarı sendika (bizleri temsil ettiğini sanan Memur-Sen) bu durumun en büyük sorumlularıdır. Oynanan oyunların sonunda hayatımızla sınanan, sürekli zarar gören bizler sizlerden utanıyoruz. Gıdaya, elektriğe, doğalgaza, köprü ve otoyol geçişlerine yapılan zamlar bizlere yapılan zamla kıyaslanamayacak seviyededir. Sözde maaş artışları elimize geçmeden vergi olarak kesiliyor. Bu adaletsiz gelir vergisi tarifesine son verilmelidir. Maaşlarımız yoksulluk sınırının altında kalmıştır. Ek ödeme dediğiniz şeyi ise; ne düzgün verebildiniz, ne de adil olabildiniz. Ek ödeme adaletsizliğiniz çalışma barışını bozmaktan başka bir işe yaramadı.”

    “SADAKA DEĞİL AKAN TERİN, BOZULAN SAĞLIMIZIN HAKKINI İSTİYORUZ”

    Hükümetin sağlığa ayrılan bütçede de sınıfta kaldığının altı çizilen açıklamada sağlık emekçilerinin talepleri, “Şüpheli TÜİK verileri ile manüpile edilen enflasyon oranlarıyla, giderek artan vergi dilimleri ile iyice yoksullaşırken istenilen sadaka değil tulumlardan akan terin, gözlüklerde biriken buğunun, topuklardaki sızının, sırt ağrılarının, yakınlarımıza duyduğumuz hasretin, bozulan ruh sağlığımızın hakkını istiyoruz. Bizler; meslek örgütlerimize, sendikamıza kulaklarınızı tıkasanız da, Sağlık bakanlığı bizi duymamakta, görmemekte ısrarcı olmaya devam etse de taleplerimizi haykırmaya devam edeceğiz” denilerek şöyle sıralandı;

    • İzin, emeklilik, istifa gibi kazanılmış haklarımızdan elinizi çekin.
    • Gelir vergisini bizden değil patronlardan alın.
    • Sağlıkta şiddeti önleyecek önlemleri derhal alın, yasayı bizi dinleyerek çıkarın.
    • Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin yoksulluğa ve sefalete itilmesine karşılık toplu sözleşmeyi yenileyin ya da seyyanen maaşlarımıza 2000 TL zam yapın.
    • Sağlık çalışanlarının tamamını kapsayan, dönüşümlü çalışma, hamilelerin, kronik hastalığı bulunanların, idari izinli sayılmasını, çocuklu çalışanlardan talep eden ebeveynin idari izinli sayılmasını,
    • 3-4 kalemde ödemeye çalıştığınız ücretlerimizi tek kalemde ödeyin ve emekliliğimize yansıtın.
    • 3600 ek göstergeyi yıpranma payı olarak söz verdiğiniz gibi bir an önce hayata geçirin.
    • Personel eksikliğini kadrolu, güvenceli istihdam ile giderin.
    • Bütün sağlık emekçilerinin temel ücretlerinin yoksulluk sınırının üzerinde olacak şekilde düzenlenmesini İSTİYORUZ!!!!
    • Son söz olarak tekrar soruyoruz; Kasım-Aralık ek ödemeleri nerede?

    PİRHA/İSTANBUL