Etiket: ekmek

  • Ekmeğe ve akaryakıta çifte zam: Temel tüketim ve ulaşım maliyetleri yeniden arttı!

    Ekmeğe ve akaryakıta çifte zam: Temel tüketim ve ulaşım maliyetleri yeniden arttı!

    PİRHA- Türkiye’de artan üretim ve enerji maliyetleri ekmek ve akaryakıt fiyatlarına yeni zam olarak yansıdı. 200 gram ekmek 17,5 TL’ye yükselirken, motorin fiyatı 80 TL sınırına dayandı.

    1 Nisan 2026 itibarıyla Türkiye’de temel tüketim kalemleri ve ulaşım giderlerinde dikkat çeken fiyat artışları yaşandı. Hem gıda hem de enerji kalemlerine gelen zamlar, vatandaşın günlük yaşam maliyetini doğrudan etkiledi.

    EKMEKTE YENİ FİYAT: 17,5 TL

    Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, artan üretim maliyetlerine dikkat çekerek ekmek fiyatlarında güncellemeye gidildiğini açıkladı.

    “Bugün itibariyle ekmek fiyatı birçok ilimizde değişmeye başladı. 200 gram ekmek fiyatını 17,5 lira olarak güncellemek zorunda kaldık” diyen Balcı, kilogram bazında fiyatın da yükseldiğini belirtti.

    “Kilogramı 75 lira olan ekmek fiyatı 1 Nisan’dan itibaren birçok ilimizde değişmeye başladı. Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde değişti. Yani 200 gram ekmek 17,5 lira veya 230 gram ekmek 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık.”

    Balcı, fiyat artışının gerekçesini ise girdi maliyetlerindeki yükselişle açıkladı:

    “Ocak 2026’da çalışanlarımızın ücreti arttı, ana ham maddemiz olan un fiyatları yaklaşık yüzde 45 arttı. İşletme giderlerindeki artış yüzde 30’u buldu. Bu şartlarda yüzde 16’lık fiyat düzenlemesi en makul düzeydir.”

    AKARYAKITA GECE YARISI ZAMMI

    Ekmeğin yanı sıra akaryakıt fiyatlarında da artış yaşandı. Döviz kuru, petrol fiyatları ve vergi düzenlemelerinin etkisiyle motorin fiyatına 2 lira 52 kuruş zam yapıldı.Yeni düzenlemeyle birlikte motorinin litre fiyatı şehirlerde 80 TL seviyesine yaklaştı.

    VATANDAŞIN GÜNLÜK MALİYETİ ARTIYOR

    Enerji fiyatlarındaki artışta küresel piyasalardaki dalgalanma ve Hürmüz Boğazı çevresindeki jeopolitik gerilimlerin etkili olduğu belirtiliyor. Döviz kurundaki oynaklık ve artan ÖTV yükü de iç piyasadaki fiyat baskısını artıran unsurlar arasında yer alıyor.

    Ekmek ve akaryakıt gibi temel kalemlerdeki artışlar, hem hane halkı bütçesini hem de taşımacılık maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Uzmanlara göre bu tür fiyat hareketleri, zincirleme şekilde diğer ürün ve hizmetlere de yansıyabiliyor.

    HABER MERKEZİ

  • Ankara’da ekmeğe yüzde 25 zam

    Ankara’da ekmeğe yüzde 25 zam

    PİRHA- Ankara’da 200 gram ekmek fiyatı 10 liradan 12,5 liraya yükseldi.

    Ankara’da ekmek fiyatlarına zam geldi. Ankara Fırıncılar Odası tarafından uygulanan zamla birlikte 200 gram ekmek fiyatı yüzde 25 artarak, 12,5 lira oldu.

    Fırıncılar, un, maya ve enerji gibi temel girdi fiyatlarının yükselmesi nedeniyle bu zammın kaçınılmaz hale geldiğini savunuyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de ekmek, su ve ulaşım fiyatlarına zam yapıldı-VİDEO

    Dersim’de ekmek, su ve ulaşım fiyatlarına zam yapıldı-VİDEO

    PİRHA- Dersim Belediyesi Meclisi, ekmek, su ve ulaşım fiyatlarına yapılacak zamları gündemine aldı. Yapılan görüşmelerde yeni fiyat tarifesi Belediye Meclisi tarafından oy çokluğuyla kabul edildi. Yeni fiyatlar; su satış fiyatı tüm vergiler dahil metreküpü 10 TL, ekmek satış fiyatı 6 TL, ulaşım fiyatı sivil 8 TL, öğrenci 5 TL olarak belirlendi. 

    Dersim Belediyesi Haziran ayı meclis toplantısını, belediye eş başkanı Cevdet Konak’ın başkanlığında gerçekleştirdi. Meclisin gündeminde ekmek, su ve ulaşım fiyatlarına yapılacak zamlar vardı. Dersim Belediyesi, ekmek, su ve ulaşım maliyetlerinin güncellenmesi için 31 Mayıs’ta halk toplantısı gerçekleştirmişti.

    Yeni fiyat tarifesi Belediye Meclisi tarafından oy çokluğuyla kabul edildi. Dersim İttifakı bileşenleri ekmek, su ve ulaşıma zam yapılması yönünde oy kullanırken, CHP’liler ise çekimser oy kullandı.

    “GEÇEN HAFTA HALKIMIZLA BİR TOPLANTI GERÇEKLEŞTİRDİK”

    Oylama öncesinde Belediye Meclisi’nde konuşma gerçekleştiren Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, şunları dile getirdi:

    “Toplu taşıma, su ve ekmek fiyatlarıyla ilgili geçen hafta halkımızla birlikte bir toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantıda açığa çıkan görüş ve öneriler oldu bugün toplu taşıma, su ve ekmek fiyatlarıyla ilgili yeni fiyatları belirleyeceğiz.”

    YENİ FİYATLAR

    Su satış fiyatı tüm vergiler dahil m³ 10 TL

    Ekmek satış fiyatı 6 TL

    Ulaşım fiyatı sivil 8 TL, öğrenci 5 TL

    PİRHA/DERSİM

  • Malatya’da ekmeğe zam geliyor

    Malatya’da ekmeğe zam geliyor

    PİRHA-Malatya’da artan maliyetler nedeniyle ekmeğe zam kararı alındı. Buna göre, 7.5 TL’den satılan 200 gram ekmek 10 TL’den satılacak.

    Geçtiğimiz yıl 6 Şubat depremlerinden etkilenen Malatya’da ekmek fiyatlarına zam yapılmıştı. Yapılan zam sonrası ekmek 7,5 buçuk TL’den satılmaya başlanmıştı. Ekmeğe zam gelebileceği tekrar gündeme gelirken, 2 Mayıs’tan itibaren ekmek 10 TL’den satılmaya başlanacak.

    Malatya Fırıncılar ve Unlu Maddeler İmalatçıları Esnaf Odası Başkanı Mehmet Büyükelçi mayıs ayının başında ekmeğe zam yapılacağını açıkladı. Büyükelçi, şu an 7,5 TL’den satışa sunulan 200 gram ekmeğin 2 Mayıs’tan itibaren 10 TL’ye satılacağını söyledi.

    “10 TL’DE KESİNLİK KAZANDI”

    Büyükelçi, ekmek fiyatlarınızdaki değişiklik için gerekli başvuruyu yaptıklarını pide fiyatının 10 TL olarak kesinlik kazandığını, somun ekmeğinin de beklemede olduğunu söyledi. Somun ekmeği de ilgili komisyondan geçerse 200 gramı 10 TL’den satılacak.

    PİRHA-MALATYA

  • İstanbul’da ekmeğin 8 lira olması bekleniyor

    İstanbul’da ekmeğin 8 lira olması bekleniyor

    PİRHA- Eski İTO Ekmek, Un ve Unlu Mamuller Komitesi Başkanı Hasan Demir, bugünkü komite toplantısında ekmeğe yüzde 33’lük zam talebinin görüşüleceğini belirtti. İstanbul’da 200 gram ekmek ise 5 liradan, 240 gram ekmek 6 liradan satılıyor.

    Asgari ücrete yapılan ara zammın ardından başlayan zam furyası ekmek fiyatlarını da etkilemeye devam ediyor.

    İstanbul’da, ekmek zammı için bugün toplanacak olan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Ekmek, Un ve Unlu Mamuller Komitesi’nin kararı bekleniyor.

    Eski Komite Başkanı Hasan Demir, bugünkü toplantıda yüzde 33’lük zam talebinin görüşüleceğini belirtti.

    Demir, 240 gramlık ekmeğin 230 grama düşürülerek fiyatının 8 TL olmasını, 200 gramlık ekmeğin ise 7 liraya yükseltilmesini beklediklerini söyledi.

    Demir şunları kaydetti:

    “Asgari ücret arttı. Şu an piyasada en kötü buğdayın çuvalı 500 lira. Yeni hasatta bu fiyatın en az 600 lira olmasını bekliyoruz. Öte yandan Toprak Mahsulleri Ofisi bize 350 liradan un veriyordu 1.5 yıldır. Ancak bu satış haziran itibarıyla durduruldu.”

    İstanbul’da şu anda 240 gram ekmek 6 liradan, 200 gram ekmek ise 5 liradan satılıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ankara’da ekmek 5 lira oldu, halk tepkili: Her gün zam geliyor, hükümet değişmeli-VİDEO

    Ankara’da ekmek 5 lira oldu, halk tepkili: Her gün zam geliyor, hükümet değişmeli-VİDEO

    PİRHA- Ankara’da 4 lira olan 200 gramlık ekmek artık 5 TL’den satılacak. Ankaralı yurttaşlar, “Pazara çıkıyoruz sadece bakıyoruz, alamıyoruz. Alacak gücümüz yok. Bir ekmek 5 lira olur mu? Çok fazla” diyerek tepkilerini dile getirdiler.

    Ankara’da un, maya, doğalgaz, motorin, işçilik, su, elektrik, kira gibi tüm temel giderlerdeki artışlar nedeniyle ekmek fiyatlarına zam yapılması kararı alındı.

    Alınan karar ile 4 lira olan 200 gramlık ekmek artık 5 TL’den satılacak. Ankaralı yurttaşlara ekmeğe gelen zammı sorduk.

    “ALABİLDİĞİMİZ BİR EKMEK VAR O DA 5 LİRA OLDU”

    İşte yurttaşların verdikleri yanıtlar:

    -Her şey çok kötü, çok pahalı. Utanmadan bir de televizyona çıkıyorlar, konuşuyorlar. Milletin sorunlarını sıkıntılarını görmüyorlar. Yeter ki bunlar baştan gitsin. Bunların karşısına kim gelirse oyumu onlara vereceğim.

    -Biz evde iki kişiyiz. Günde 5 tane ekmek yiyoruz. Emekliyiz, alabildiğimiz bir ekmek var o da 5 lira oldu. Ben 60 yaşındayım böyle rezalet bir şekilde ülke yöneten bir hükümet görmedim.

    -İstediğimiz hiçbir şeyi alıp rahatça yiyemiyoruz. Peynir, zeytin, yumurta, ekmek her şeyin fiyatı almış başını gitmiş durumda. Emekliler, asgari ücretle geçinenler nasıl yaşıyorlar? Baştakiler hiç sormuyor. Milletvekilleri gelsin de bizim aldığımız maaşı alsınlar, yaşayabiliyorlar mı bakalım? Oturdukları yerden maaş alıyorlar, halktan haberleri yok.

    “ÜRETMEDİĞİMİZ SÜRECE BU FİYATLAR ARTMAYA DEVAM EDECEK”

    -Ben yurt dışından emekliyim. Ülkedeki emeklilerin, emekçilerin durumu çok kötü. Benim bazı komşularım ekmek bile alamıyor. Ben yardım ediyorum onlara. Bunlara oy vermiştim ama bir daha asla.

    -Ekmeğin tanesi 5 lira olmuş. Bizim gibi çalışanlar için bu çok para. Günde 4 ekmek tüketse bir aile 20 lira. Aldığı maaş asgari ücret. Nasıl yaşayacak bu insanlar? İnsanlar artık perişan durumda.

    -Pazara gidiyoruz istediğimiz hiçbir şeyi alamıyoruz. Çoğu şeyi sadece tane ile alabiliyoruz. Pazara çıkıyoruz sadece bakıyoruz, alamıyoruz. Alacak gücümüz yok. Bir ekmek 5 lira olur mu? Çok fazla. Ekmeğin yanına bir iki bir şey alsan 100 lira veriyorsun. Her şey çok pahalı. Hükümete oy veriyordum ama artık İpler koptu. Geçinemiyoruz.

    -Dışa bağımlıyız. Her şey ithal geliyor. Doğal olarak bu gıda fiyatlarına da yansıyor. Üretmediğimiz sürece bu fiyatlar artmaya devam edecek. Gelecek hükümet öncelikle üretime yönelmeli. Çiftçi desteklenmeli. Unu, buğdayı dışarıdan almamalıyız.

    “HER GÜN ZAM GELİYOR, HÜKÜMET KESİNLİKLE DEĞİŞMELİ”

    -Fırıncılar Odası Başkanı doğru söylüyor. Hepimiz ekmek yiyoruz. Bol bol ekmek tüketiyoruz. Makarnanın, pilavın yanında ekmek yiyoruz. Ben emekliyim, evimi geçindiremiyorum. Eşim de çalışıyor. Bir eve tek maaş giriyordu önceden geçinilebiliyordu, şimdi bir eve en az 3-4 maaş giriyor yine geçinilemiyor.

    -Bugün 5 liraya aldığımızı yarın 10 liraya alıyoruz. Her gün fiyat değişiyor, artıyor. Ben 60 yaşındayım ilk defa böyle bir şey gördüm. Hükümet değişmeli. Değişmediği sürece daha da kötü oluruz.

    -Ben seyyar satıcıyım. Burada doğrama aleti satıyorum. Göstermek için patates, soğan alıyorum. Önceden kilo kilo alıyordum şimdi tane ile alıyorum. Bu millet hak ediyor ama 5 lira değil 10 lira olsun ekmek.

    Melis CİDDİOĞLU-Eren GÜVEN/ANKARA

     

  • Dersimli fırıncılardan eylem!

    Dersimli fırıncılardan eylem!

    PİRHA- Dersim’de faaliyet yürüten fırıncılar bayilerine 3 gün boyunca ekmek vermeyeceklerini açıkladı.

    Türkiye’de ekonomik kriz derinleşiyor. Maliye Bakanı Nureddin Nebati, “Üretimi ve büyümeyi tercih ettik. Bu sistemden dar gelirliler hariç üretici firmalar, ihracatçılar kâr ediyorlar. Çarklar dönüyor” dese de, bir çok alanda esnaf kepenk kapatma noktasına geldi.

    Dersim’de faaliyette bulunan fırıncılar, artan maliyetlerden kaynaklı kapanma noktasına geldiklerini belirterek, 3 gün boyunca bayilere ekmek vermeyeceklerini açıkladı.

    İlgili makamları çözüm üretmeye çağıran fırıncılar, tezgahta ekmek satışına devam edeceklerini aktardı.

    PİRHA/DERSİM

     

  • İHE’den Özgen Nama: Halk Ekmeğe zam kaçınılmaz, faturalara dayanacak gücümüz kalmadı

    İHE’den Özgen Nama: Halk Ekmeğe zam kaçınılmaz, faturalara dayanacak gücümüz kalmadı

    PİRHA-İstanbul Halk Ekmek fabrikalarına gelen güncel elektrik faturalarını paylaşan İHE Yönetim Kurulu Başkanvekili Özgen Nama, “Faturalar yalnız fabrikalarımıza değil halkın sofrasına, ekmeğine geliyor. Yüksel maliyetlere katlanacak takatimiz artık kalmadı. Önümüzdeki günlerde mecburen bir fiyat düzenlemesine gitmek zorundayız” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki olan İstanbul Halk Ekmek (İHE) A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanvekili Özgen Nama, Edirnekapı ile Kartal’daki Halk Ekmek fabrikalarına gelen güncel elektrik faturalarını paylaştı. Nama, “İşte, Eylül-Ocak faturalarının arasındaki o korkunç fark! Tüm maliyetlerimiz 3 katına çıktı, İBB 4 aydır 2 TL olması gereken ekmeğe zam yapmamak için çok direndi. Artık dayanamıyoruz!” ifadelerini kullandı.

    Nama‘nın paylaştığı faturalara göre Edirnekapı’da bulunun Halk Ekmek fabrikasına 2021 yılının Eylül ayında 202 bin 974 TL elektrik faturası gelirken, 2022 yılının ilk faturası 755 bin 127 TL oldu. Eylül ile Ocak ayları arasındaki fark ise tam 552 bin 153 TL. Kartal’da bulunan Halk Ekmek fabrikasında da durum çok farklı değil. 2021 yılının Eylül ayında 211 bin 386 TL gelen elektrik faturası, 2022 yılının Ocak ayında 570 bin 933 TL oldu. Burada da fark 359 bin 547 TL olarak karşımıza çıkıyor.

    “FATURALAR YALNIZ FABRİKALARIMIZA DEĞİL HALKIN SOFRASINA, EKMEĞİNE GELİYOR”

    Özgen Nama, konuya ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu. Sultangazi’deki Cebeci Halk Ekmek fabrikasına ise henüz elektrik faturasının gelmediğini belirten Nama, güncel faturayı geldiği zaman kamuoyu ile paylaşacağını söyledi. “Faturalar yalnız fabrikalarımıza değil halkın sofrasına, ekmeğine geliyor” diyen Nama, yüksek maliyetlere dayanacak güçlerinin kalmadığını belirtirken; önümüzdeki günlerde halk ekmeğe zam yapılacağını ifade etti.

    Nama şöyle konuştu:

    “Biz AKP’nin yaratmış olduğu yoksullukla mücadele ederken, bu kara kış koşullarında halka sağlıklı ekmeği ucuza vermeye çalışırken, üzerimizdeki girdi maliyetlerinin her gün yüzde 350-400 katlandığı bir yerde artık çalışamaz hale getiriyorlar. Halka hizmetimizin engellenmesine sebep oluyor. Bundan dolayı üzüntülüyüz. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar biz zor imkanlarda halka yine piyasanın yarı fiyatına ekmek vermeye çalışacağız.

    HALK EKMEĞE ZAM GELİYOR

    Gerek doğalgaz gerekse de elektrikte ve un maliyetlerine gelen yüzde 300’e varan zamlara karşı elimizden geleni yapmaya çalıştık, çalışıyoruz. Ama artık yüksel maliyetlere katlanacak takatimiz kalmadı. Bu fabrikaların bir sonraki kara kışta da yoksul halkın yanında ve hizmetinde olabilmesi için mecburen bir fiyat düzenlemesine gitmek zorundayız. Maalesef böyle bir durum ile karşı karşıyayız. Önümüzdeki günlerde de böyle bir düzenleme yapılacak. Ama bu makul bir düzenleme olacak.”

    NAMA: HÜKÜMETTEN İSTEĞİMİZ FAHİŞ ZAMLARI GERİ ALMALARIDIR

    İstanbul Halk Ekmek (İHE) A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanvekili Özgen Nama, yönetime geldiklerinden itibaren fabrikalardaki üretimi iki katına çıkardıklarını kaydetti. “Hükümetten istediğim acil olarak elektriğe uyguladıkları bütün fahiş zamları geri almalarıdır” diyen Nama, son olarak şunları söyledi:

    “Biz gelmeden önce mevcut üç fabrikada günde 800 bin normal ekmek üretiliyordu. Bugün 1 milyon 500 bin normal ekmek, 1 milyon 100 bin ambalajlı ekmek üretiliyor. Her gün toplamda 2 milyon 600 bin ekmek üretiyoruz. Biz aynı fabrikalar, insanlar, araç ve gereçlerle ekmek üretiminin iki katına çıkarttık. Verimliliği artırdık. İstanbul’a daha çok ekmek ulaştırıyoruz. Biz geldiğimizde 500 olan büfe bugün 610 büfeye çıktı. 350 tane bakkal, 1000 tane zincir market, 1000 tane toplu tüketim dediğimiz otel, kafe, restoran gibi noktalarımız var. Her gün İstanbul’un üç noktasına ekmek ulaştırıyoruz.”

    Barış KOP / İSTANBUL

  • ÇETKODER Başkanı Göktaş: Vatandaş ne yapsın? Taş mı kemirsin?

    ÇETKODER Başkanı Göktaş: Vatandaş ne yapsın? Taş mı kemirsin?

    PİRHA-Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği, hemen her gün gelen zamlara tepki gösterdi. Genel Başkan Mustafa Göktaş yaptığı açıklamada “Evinde 5 nüfus- 7 nüfus olan dar gelirli ve asgari ücretli yada emekli vatandaş ne yapsın? Taş mı kemirsin?” diye sordu. 

    Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Merkezi, “Zamlar tüketiciyi çıldırtmak üzere. Halkın ekmeğiyle oynamayın” başlığıyla bir açıklama yayımlayarak zamları protesto etti.

    ÇETKODER Genel Başkanı Mustafa Göktaş, zamlara tepki göstererek, “Temel gıda maddelerine gelen günü birlik zamlar insanları çileden çıkarıyor. Vatandaş raflardaki ürünlerin fiyatına yetişemediği gibi yaşam mücadelesi veriyor. Hal böyle iken en önemli olan temel gıda maddesi ve halkımızın hiçbir şey bulamasa bile tek başına karnını doyurmaya çalıştığı ekmek fiyatları uçtu. Ekmek üzerine kirli oyunlar bir türlü bitmiyor” dedi.

    “VATANDAŞ NE YAPSIN? TAŞ MI KEMİRSİN?”

    Ekmeğin dar gelirli insanların tek gıda maddesi olduğunu söyleyen Göktaş şöyle konuştu:

    “Fakir ve dar gelirli halkımız artık taze ekmeği alamadığı için fırınlardan, bir gün sonra bayilerde satılmayıp geri dönen bayat ekmekleri alıyor ve onları sıcak şekerli suya banarak, ya da çaya banarak karnını doyurur hale geldi. Bugün gelinen noktada ülkenin her yerinde ekmeğin değişik fiyatlar ile halka sunulması şaşırtıcı ve üzücüdür. Ayrıca gramajlarının farklı olması, içindeki katkı maddelerinin farklı olması ise ayrı bir durum olarak endişe vericidir.

    Yıllardır ekmek üzerinde oynanan oyun hiç değişmiyor. Bu hususta denetim yetkisi Tarım Bakanlığı’na ait. Ancak geçmişte bazı yönetmelikler çıktı ve bu yönetmelikler neticesi fırıncılar odasına ve federasyonuna tüketicinin hak ve hukuku gözetilmeksizin geniş yetkiler verildi, tanındı. Fırıncıları ve üreticilere verilen bu yetkilerin ve hakların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Zam bu milletin artık kaderi haline geldi. Yerli yersiz her şeye zam gelmesi insanları bıktırdı. Ucuz, sıhhi, gramajından çalınmayan ekmeği bu millete yedirmek devletin asli görevidir. 2,5 – 3 liraya ekmek olur mu? Oldu işte. Bu günler iyi günler, böyle giderse önümüzdeki günler 5 liraya çıkacak. Evinde 5 nüfus- 7 nüfus olan dar gelirli ve asgari ücretli yada emekli vatandaş ne yapsın? Taş mı kemirsin?”

    “HALKIN SAĞLIĞINA ÖNEM GÖSTERİN”

    “Abartıp kabartıp bizlere sunulan ekmeği önce hijyen hale getirin. Tebliğe uygun çıkartın” diyen Göktaş, “Elli kişinin çıplak olarak elinin değdiği ekmeği halka arz etmekten bu milleti kurtarın. Halkın sağlığına daha fazla önem gösterin. Ayrıca aynı gramajdaki ekmeği ayrı ayrı bölgelerde ayrı fiyatlarla satmayı da bırakın. Ve her şeyden önemlisi Tarım Bakanlığı, belediyeler ve valilikler, bu işi kolluk kuvvetleri ile beraber çok sıkı denetime almalılar. Merdiven altı çalışanı engellemeli, düzgün çalışmayanı engellemeli, hijyen koşulda ekmek üretmeyeni engellemeliler. Bu arada ambalaja bir türlü girmeyen ekmek hususunda da önlemler arttırılmalıdır. Ekmek elle kontrol edilerek alınmamalı. Bu sebze meyve değil. Alıp yıkamıyorsunuz. Direkt tüketiliyor. Pandemi sürecinde en çok dikkat ve özen gerektiren gıda maddesi” dedi.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • ‘Ekmeğin de, sandığın da, seçimin de güvencesi özgürlük güçleridir’-VİDEO

    ‘Ekmeğin de, sandığın da, seçimin de güvencesi özgürlük güçleridir’-VİDEO

    PİRHA- CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Türkiye’de ekonomik krizin derinleştiğine dikkat çekerken, TTB Genel Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı da yaşanan sorunların çözülmesi için tüm kesimlerin bir araya gelmesi gerektiğini belirtti. EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ise Ekmeğinde, sandığında, seçiminde güvencesi bu özgürlük güçleridir. Seçimi beklemeden halk hareketini yükseltmeliyiz” ifadelerini kullandı.

    Emek Partisi Mersin İl Örgütü tarafından “Yoksulluk, İşsizlik, Savaş ve Mülteciler” Emekçiler Ne Yapmalı?” paneli düzenledi.

    Yenişehir Belediyesi Akademi Merkezi’nde gerçekleştirilen panelde konuşmacı olarak Türk Tabipler Birliği (TTB) Genel Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen yer alırken, yurttaşların katılımı yüksek oldu.

    “DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK İSTEYNELER BİRLİKTE HAREKET ETMELİ”

    İlk olarak konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Türkiye’de ekonomik krizin derinleştiğine dikkat çekerek, “Özellikle gençler umutsuzluğa kapılıp yurtdışına çıkmaya çalışıyor. Sevdiği ülkesinden isteyerek gitmiyorlar. Yaptığımız çalışmalarda bunu ne olarak görebiliyoruz. Ancak mevcut iktidar gençlere umut vermiyor” dedi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen’in ardından konuşan TTB Genel Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı da, sağlıkta yaşanan sıkıntılara değinerek, özellikle pandemi sürecinde iktidarın süreci doğru yönetemediğini ifade etti.

    Aşının salgın dönemindeki yerinin önemine vurgu yapan Şebnem Korur Fincancı, “Evet ilaç endüstrisi var. Ama salgının ortadan kaldırılması için aşıya ihtiyaç var. İktidar kendi tabanındaki aşı karşıtları ve popülizm nedeniyle aşı karşıtlığına göz yumuyor, sessiz kalıyor” ifadelerine yer verdi.

    Yaşanan sorunların çözülmesi için tüm kesimlerin bir araya gelmesi gerektiğini belirten Fincancı, “Sendikalar, siyasi partiler, demokrasi ve özgürlük isteyenler bir yolunu bulup birlikte hareket etmeli ve halka umut olmalı” diye konuştu.

    “SANDIĞIN DA, SEÇİMİN DE GÜVENCESİ ÖZGÜRLÜK GÜÇLERİDİR”

    Panelde konuşan EMEP Genel Başkanı Akdeniz ise, Trakya’da yerde sürüklenen işçiyle Ardahan’da açlığa mahkum edilen köylünün aynı kaderi paylaştığının altını çizerek, gezdiği illerdeki durumu paylaştı.

    Tüm demokrasi, eşitlik, adalet, ekmek isteyen kesimlerin seçimi beklemeden harekete geçme, ses çıkarma ve birleşme çağrısında bulunan Akdeniz, “Erken yada baskın seçim. Tek adam rejimi faşist bir rejim inşa etmek için çalışıyor. Güç kaybediyor sahada görüyoruz ancak emek, demokrasi, sol, sosyal demokrat, sosyalist, Kürt parti ve çevrelerin her zamankinden çok birbirine ihtiyacı var. Ekmeğin de, sandığın da, seçimin de güvencesi bu özgürlük güçleridir. Seçimi beklemeden halk hareketini yükseltmeliyiz” ifadelerini kullandı.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • Ekmek satışında korona tedbiri: Üç yöntem belirlendi, doğrudan alım yasak

    Ekmek satışında korona tedbiri: Üç yöntem belirlendi, doğrudan alım yasak

    Tarım ve Orman Bakanlığı, koronavirüs önlemleri kapsamında ekmek ve ekmek çeşitlerinin satışında üç kriter belirledi. Pazar ve manav gibi yerlerde, sokaklarda, seyyar araçlarda da ambalajlı veya ambalajsız ekmek satışı yapılmayacağının vurgulandığı genelgede, işletmelere acilen bu konudaki duyurunun yapılması istendi.

    Bakanlık, dün akşam yayınladığı genelgeyi il müdürlüklerine gönderdi. Genelgede, bu süreçte hijyen kurallarına uyulmamasının halk sağlığını açısından risk oluşturacağı belirtildi.

    Genelgede, piyasaya arz edilen ekmek ve ekmek çeşitlerinin satışında ürünleri tüketicinin doğrudan almasının engelleneceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Ekmek ve ekmek çeşitleri üç şekilde satışa sunulabilecektir. Hazır ambalajlı olacak. Ekmek ve ekmek çeşitleri gıda ile temasa uygun kağıt veya plastik esaslı bir ambalaj malzemesine konularak satışa sunulabilecek. Ambalaj malzemelerinin ağız kısmının ürünün rutubetini bırakabilmesi amacıyla açık bırakılmasında sakınca bulunmuyor. Ambalaj malzemesine konulmamış ürünler sadece bulaşmayı ve tüketicinin ulaşmasını engelleyecek şekilde hijyen tedbirinin alındığı dolap ve tezgahlarda bulundurulabilecek ve tüketici talebi üzerine işletme görevlileri tarafından uygun bir ambalaj malzemesine konularak tüketiciye arz edilebilecek.”

    Pazar ve manav gibi yerlerde, sokaklarda, seyyar araçlarda da ambalajlı veya ambalajsız ekmek satışı yapılmayacağının vurgulandığı genelgede, işletmelere acilen bu konudaki duyurunun yapılması istendi.

    Virüs nedeniyle Türkiye’de 59 kişi hayatını kaybetti, toplam 2 bin 433 kişi ise hasta.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Ekmeğe yüzde 20 zam geliyor

    Ekmeğe yüzde 20 zam geliyor

    Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, ekmeğe bu ay ülke genelinde yüzde 12-20 arasında zam yapılacağını söyledi.

    Yeni yıla zamlarla giren yurttaş, fırıncının artan maliyetlerinden dolayı ekmeği de zamlı almak zorunda kalacak.

    Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, “Ekmeğe azami yüzde 20 zam söz konusu. Bu ay, maliyet değişikliğine göre bazı illerde yüzde 12, bazılarında yüzde 15-20 zam yapılacak. Şubat ayına sarkması esnafı mağdur eder” dedi.

    Gamze Bal’ın Cumhuriyet’te yer alan haberine göre İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Erdoğan Çetin ise, “Elektrik, doğalgaz, un ve maya fiyatlarında bitmeyen bir zam var. Maliyetler 2019 Mayıs-Aralık döneminde yüzde 30 arttı. Yalnızca son 1 ayda un yüzde 15 zamlandı. Maya 35 liradan 60 liraya yükseldi, şubatta da 90 lira olacağı bildirildi. Zam yapmak istemiyoruz ancak esnafız, üretemez hale geldik” dedi. İstanbul’da son bir yılda maliyetlerini karşılayamadığı için yaklaşık 100 fırının iflas ettiğini aktaran Çetin, “Maliyetler bu hızla artmaya devam ederse 2020’nin ilk 6 ayı sonunda 200 gram ekmeğin 1.75 TL olmasını talep ederiz” diye konuştu.

    YİNE İTHALAT

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) 12 No’lu Ekmek Un ve Unlu Mamuller Meslek Komitesi Başkanı Hasan Demir, “250 gram ekmeğin 1.5 TL olmasını 2019 Ekim’de talep etmiştik. 2 Aralık 2019’daki son talebimizi 1.85 TL’ye çıkardık, bekliyoruz” dedi.

    Öte yandan, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 550 bin ton buğday ve 100 bin ton durum buğdayı alımı için uluslararası ihaleler açtı.

  • Ayten Demir için evde ekmek pişirmek ve anadili vazgeçilmez-VİDEO

    Ayten Demir için evde ekmek pişirmek ve anadili vazgeçilmez-VİDEO

    PİRHA- 26 yıl önce köyden şehre göç eden Ayten Demir için bazı tatları ve alışkanlıkları bırakmak hiç de kolay olmuyor. Onlardan biri ekmeği evde pişirmek diğeri de ana dilini konuşmak.

    İzmir’in Çiğli İlçesi’ne bağlı Alevilerin yoğun bulunduğu Güzeltepe Mahallesi’nde yaşayan Ayten Demir’i yağmurlu bir havada ekmek yaparken görüntülüyoruz.

    26 yıl önce Muş Varto’nun İçmeler Köyü’nden İzmir’e göç eden Demir ailesi, Alevilerin yaşadığı bir mahallede yaşamanın tadını çıkarıyor. Komşuluk ilişkileri her ne kadar eskisi gibi olmasa da onlar mahallede 3-4 kişi bir araya gelerek ekmek yapıyor. Mahallede bulunan Gülizar Mayda’nın evinin çatısında kurduğu ve ortak kullanılan saçlı sobasında her hafta bir kadın evine ekmek yapıyor. Ekmek yapmak için kimi zaman iki kişi kimi zaman üç kişi bir araya gelip yardımlaşarak haftalık ekmeklerini pişiriyorlar.

    “KÖYLER ŞEHİRLERİ GEÇMİŞ”

    Sabahtan ekmeklerin hamurunu yoğuran Ayten Demir, sacı yaktıktan sonra hamuru yumak yapıp  bir köşeye yığıyor. Daha sonra merdane yardımıyla açıyor ekmekleri. Bir taraftan yağmurun sesi bir taraftan ateşte yanan odunların çıtırtısı iç içe giriyor.

    Ayten Demir, çocukları çok istediği için ekmek yapıyor özellikle. Ekmekleri saca atarken köy anılarını hatırlıyor ve şöyle konuşuyor Demir:

    “Köyün kışı çok soğuktu. Hamurumuz donuyordu. Köyden İzmir’e geldik burası da soğuk ama köy çok daha soğuktu. Kıştı, çobanlar vardı. Makine yoktu, elbiseleri ele yıkıyorduk. Çok eziyet çektik ama şimdi köyler şehirleri geçmiş.”

    TEKNOLOJİ GELDİ İLETİŞİM KOPTU   

    Demir, yine de eski yaşamın daha gerçek olduğunu düşünüyor. Teknolojinin insanlar arasında iletişimi zayıflattığını belirten Demir, “Eskiden televizyon yoktu, bir şey yoktu şimdi telefonlar var hiç kimse kimseyle konuşmuyor ki hep telefon. Eskiden telefon, elektrik yoktu insanlar birbirlerine masal anlatıyordu. Komşular yan yana giderdi ama şimdi hiçbir şey kalmadı” diye de ekliyor.

    Çocuklarını okutabilmek için İzmir’e göç ettiğini söyleyen Ayten Demir, “Köyde hayvanlarımız çoktu. Durumumuz iyiydi. Çobanlar koyunlara gidiyordu. Çocuklar okula başlayınca mecburen göç ettik” dedi. Demir, yine de köyle olan bağını koparmamış. Her yıl ilkbaharda köye gidip sonbaharda geldiklerini söylüyor.

    BİRİ ÇEVİRİYOR, BİRİ ODUN KOYUYOR, BİRİ PİŞİRİYOR

    1993 yılında İzmir’e gelen Demir, “Burası Güzeltepe Mahalllesi. Buranın çoğu Alevi toplumundan oluşuyor. Tabi insan insan olsun, Alevisi, Sünnisi fark etmez” diye belirtiyor.

    Komşuluk ilişkilerinin önemine değinen Demir, “İki üç kişi yan yana gelip ekmek yapıyoruz. Biri çeviriyor, biri odun koyuyor ateşe, biri de pişiriyor. Öylece yapıyoruz. Yaptığım ekmekleri üç aile paylaşıyoruz. Bir hafta yetiyor bize bu ekmek” ifadelerini kullanıyor. Demir, yağlı ekmek, normal saç ekmeği ve tam buğday ekmeği yapıyor.

    “İNSAN ANA DİLİNİ KAYBETMEMELİ”

    Ana dilin önemine de değinen Ayten Demir, evde genellikle Kırmançki konuşuyor. “Ben hep Kırmançki konuşuyorum o sebeple Türkçem çok iyi değil” diyen Ayten Demir, “Çocuklarla da konuşuyorum. Çocuklar anlıyor fakat konuşamıyorlar. Ben kendi dilimi evde konuşuyorum hiç Türkçe konuşmuyorum o sebeple Türkçem zayıf. İnsan kendi dilini kaybetmese iyi olur. Sürekli konuşsa ama gençler artık konuşmuyorlar” diye de serzenişte bulunuyor.

    “TEK MAAŞLA GEÇİM ZOR”

    Demir ile muhabbetimiz dönüp dolaşıp ekonomiye geliyor. Demir, ne tek maaş ile ne de asgari ücret ile geçimin mümkün olacağını düşünüyor. En çok da geçimi zorlaştıran zamlardan dert yanan Demir, “Türkiye’de her şey çok pahalı. Tek bir maaşla biraz zor geçiniyor. Maaşı elektrik, suya veriyoruz elde bir şey kalmıyor. Bir emekli maaşı ne olacak. Zamlar olmasa yine millet geçinir biraz ama bu zam milleti mahvetti. Her gün zam geliyor” diyor.

    Sevim KAHRAMAN-Semra ACAR / İZMİR

  • İstanbul Valisi ekmek fiyatlarını açıkladı

    İstanbul Valisi ekmek fiyatlarını açıkladı

    PİRHA- 200 gram ekmek 1 lira, 250 gram ekmek ise 1,25 liraya satılacak. 

    İstanbul Valisi Vasip Şahin, ekmek fiyatlarına ilişkin açıklama yaptı.

    Şahin, “200 gram ekmek 1 lira250 gram 1,25 liraya tüketiciye ulaştırılacak. İstanbul’da 2016’dan bu yana değişen bir fiyat yok” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal da, Halk Ekmek olarak 250 gram ekmeği 75 kuruştan satacaklarını duyurdu.

  • İstanbul’da ekmeğe zam geldi

    İstanbul’da ekmeğe zam geldi

    İstanbul Ekmek Fırıncıları Odası Başkanı Erdoğan Çetin, ekmeğe 25 kuruşluk bir zammın geldiğini ve 1.25 lira olan ekmek fiyatının 1.50 liraya yükseldiğini söyledi.

    Sözcü’ye konuşan Çetin, “Fırıncılar İstanbul’da ikiye ayrılıyor. İstanbul Ticaret Odası’na üyeler ekmeğe 25 kuruşluk bir zam yaptı. Esnaf odası olarak biz de ilerleyen günlerde yapmayı planlıyoruz” dedi.

    Un çuvalının 70 liradan 90 liraya çıktığını söyleyen Çetin, “Un fiyatları çok zamlandı. Biz de ekmeğe zam yapmak durumunda kaldık. Ayrıca maliyetlerimizde fazlasıyla arttı” ifadesini kullandı.

    1.5 TL OLDU

    İstanbul’un bazı semtlerinde ekmek 1.5 TL’ye satılmaya başlandı.

  • Ekmeğe gizli zam

    Ekmeğe gizli zam

    Ekmekte gizli zam yaratan gramaj düzenlemesi yürürlüğe girdi.
    Ekmekte büyük tartışmalara neden olan gramaj düzenlemesi yeni yıl itibariyle yürürlüğe girdi.

    Değişiklikle birlikte, en az 250 gram olarak üretilmesi zorunlu olan ekmeğin, en az 200 gram olarak üretilebileceği açıklandı.Bu tebliğ yürürlüğe girmeden önce tartışmalara neden olmuş, ürettikleri ekmeğin gramajını düşüren fırıncıların eski fiyattan satışa devam edecekleri, böylece ekmeğe gizli zam yapılacağı iddia edilmişti. Yani en fazla 1.25 TL’ye satılan 250 gram ekmeğin, 200 gram olunca da 1.25 TL’den satılacağı ileri sürülmüştü. Ancak o dönemde bir açıklama yapan Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı iddiaları yalanlamış, 200 gram ekmeğin 1 liradan satılacağını açıklamıştı.

    GİZLİ ZAM YAPILDI

    Hürriyet’ten Ceren Boztepe’nin haberine göre, ancak 19 Şubat günü İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olan Halk Ekmek, fiyatlarını yeniden düzenledi.

    Yapılan düzenlemeyle birlikte Halk Ekmek 300 gram olarak ürettiği ekmeklerin gramını 250 grama çekti. 300 gramken 75 kuruşa satılan ekmeklerin fiyatı ise değişmedi.

  • Köyün ortak kullanımındaki fırından gelen sıcak lezzet-VİDEO

    Köyün ortak kullanımındaki fırından gelen sıcak lezzet-VİDEO

    PİRHA- Köyün ortak kullanımı içinde yer alan fırın her hafta bir evin yoğurduğu ekmeği pişiriyor. Tokat Karakaya Köyü’ndeki kadınların ellerinde hamuru ile fırının başında yaşamın zorluklarını konuştuk. 

    HABERİN VİDEOSU

    Tokat Karakaya Köyü’nde pişirdiği ekmeğin kokusunu alarak yanlarına varıp PİRHA mikrofonunu uzatıyoruz Gülsüm Polat’a. Ekmek pişirme hazırlıkları yapan Gülsüm Polat, bir taraftan ekmeği yoğururken diğer taraftan sorularımızı cevaplıyor.

    Alevi köyü olan Kararkaya’da da kış aylarında nüfusun azalmasıyla birlikte köylerini bırakmayanlar da mevcut. Bunlardan birisi de Gülsüm Polat. Köyde oğlu, gelini ve torunlarıyla yaşıyor.

    Köyün her mahallesinde bulunan ve herkesin ortak kullandığı fırında ekmek yoğuruyor Gülsüm Polat. Hamur teknesinde 40 kilo un kullanan Polat,  “Hamur yoğurdum, ekmek pişireceğim” diyor. Ekmeği nasıl pişirdiğini ise şöyle anlatıyor Polat: Unlarımızı eliyoruz. Sonra suyunu, tuzunu ve mayasını koyup iyicene yoğuruyoruz. Ekmek mayalandıktan sonra köyün fırınında sırasıyla pişiriyoruz.”

    KIŞ AYLARINDA KİMSE KALMIYOR

    Komşusunun ekmeklerinin pişmesini beklerken kendi yaptığı hamuru da yoğurmaya devam ediyor. Yaz aylarında 15 günde bir yaktıkları fırını kışın ise ayda bir yakıyorlar. “Zaten kışın kimse kalmıyor buralarda” diyen Polat, “Bizler buranın yerlileriyiz. Kışın köyde ev çok ama insan yok içinde. 30 ev kalıyor. Kışın iki tekne hamur yapıp ayda bir fırını yakıyoruz, bize yetiyor” diyor.

    Köyde yaşamanın zorluklarının olmadığını söylüyor Gülsüm Polat. “Kışın yollarımız da açılıyor, suyumuzda var hiçbir sorunumuz yok” diyen Polat, çiftçilik yaparak arazilerini ekip biçerek geçindiklerini belirtiyor.

    Polat, göç edenlerin ise buralarda bir şey kazanamayınca gurbete gidip çalıştıklarını belirtiyor.

    Kışlıklarını da hazırladığını söyleyen Polat, “Fasulye koyuyoruz. Patlıcan, dolmalık biber, tarhana, peynir, çökelek her bir şeyimizi hazırlıyoruz” diyor.

    Semra ACAR-Sevim KAHRAMAN

    TOKAT

  • Bu köyde kadınlar imece usulü bir günde 6 aylık ekmek yapıyor-VİDEO

    Bu köyde kadınlar imece usulü bir günde 6 aylık ekmek yapıyor-VİDEO

    PİRHA- Kırıkkale’nin Sarıkızlı Köyü’nde kadınlar imece usulü ekmek yaparak yaşamlarını kolaylaştırıyor. Kışa hazırlık için tandırları yakan kadınlar, 6 aylık ekmeği bir günde yapıyor. 

    Haberin Videosu

    Kırıkkale’nin Alevi köyü Sarıkızlı’da kadınlar kışa hazırlık için tandırları yakmaya başladı.

    Sabah erken saatlerde güne uyanan kadınlar önce ekmek hamurlarını yoğuruyor, ardından tezek ve odunlarla tandırları tutuşturuyor.

    Eylül ayıyla birlikte her gün bir evde toplanıp sac ekmeğini pişirdiklerini aktaran kadınlar 6 aylık ekmek ihtiyaçlarını 1 günde pişirebildiklerini söylüyorlar.

    Yaklaşık 350 hanenin bulunduğu Sarıkızlı Köyü’nün tatilcileri de aynı usulle ekmek yapıp yaşadıkları şehirlere götürüyorlar.

    Mayasız hamurla pişirilen mamullerin sağlık açısından ve ekonomik açıdan uygun olduğunu söyleyen kadınlar, hazırlanan ekmekleri suyla ıslattıktan sonra sofralara indiriyor.

    Sarıkızlı’da kadınlar Eylül ayında imece usulü biraya gelerek her gün 6 aylık ekmek pişirerek yaşamlarını kolaylaştırıyor.

    Rohat EMEKÇİ/KIRIKKALE

  • 40 yıl önce İstanbul’a göç etmişti; şimdi ise yeniden köyünde-VİDEO

    40 yıl önce İstanbul’a göç etmişti; şimdi ise yeniden köyünde-VİDEO

    PİRHA- 56 yaşındaki Akgül Erdemir 40 yıl önce memleketinden büyük şehrin, İstanbul’un yolunu tutmuş. 40 yıldır kent hayatının içinde çocuklarını büyüten Erdemir, yeniden yazları kalabileceği bir ev yapıp köyüne geri döndü. Sohbetimiz saçta ekmek yaparken başlıyor.  

    HABERİN VİDEOSU

    Küçük yaşta babasını kaybeden Akgül Erdemir 16 yaşında evlendi, 17 yaşında anne oldu. Şimdi de etrafında torunları ile yazları Erzurum Hınıs’a bağlı Kazancı köyünde yaşıyor. Sacın başında hayli kalabalık olan aileye ekmek yapıyor. 4 çocuk 9 torun sahibi emekli Erdemir, köyüne 4 yıldır düzenli olarak gelip bostan ekiyor.

    “Ben zaten köylü kızıyım” sözleriyle başlıyor şehir yaşamının kendisine ne kadar zahmetli geldiğini anlatmak için. Erdemir, “Memlekettir vatan diyorlar ya, burayı çok seviyorum. Çocuklarım geliyor, torunum geliyor, oğlum yanımda mutluyum yani burada” diyor. Su ve elektrik problemlerinden dert yanan Erdemir yine de, “Köy sonuçta” diyerek bu sorunları da görmezden geliyor.

    Şehirin o boğucu havasından bunaldığını söyleyen Erdemir, yaşadığı bu coğrafyada nasıl hissettiğini şöyle anlatıyor:

    “Artık şehirlerden de memlekete kaçıyoruz. Betonlaştı, eskiden gecekondu da oturuyordum komşuluk ilişkilerimiz vardı şimdi ise apartman. Sabah uyandığımızda temiz orman havası alıyoruz burada.”

    Bizimle konuşurken bir yandan da durmadan ekmeğini açıyor, saçın üzerindekilerin yanmaması için çeviriyor. “Herkes ekmeğimi nasıl yaptığımı soruyor” diyor ekmeğin lezzetli olduğunu söylediğimizde. Sırrını küçük de olsa paylaşıyor bizimle Erdemir, “Maya ve süt koyuyorum ardından sıvı yağımı katıyorum.” Ekmeğin yanı sıra gözleme, patile ve zerfet de yapıyor çocukları ve torunları için. Çoğu zamanda ziyaretlerin üzerine götürmek için lokma yapıyor. İnançlarını nasıl yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

    “Ziyaretlerimiz var. Gücü olanlar kurban alıyorlar kimisi lokma dağıtıyor. Konu komşu birlikte gidiyoruz. Niyetimizle, inancımızla gidiyoruz.”

    Sohbetin sonuna doğru dertleniyor Erdemir. 18 yaşında üniversite okuyan yeğenini kaybedişi aklına geliyor.  “Cuma günü geleceğim diye annesine telefon açmıştı. Cumartesi cenazesini kaldırdık” diyen Erdemir başlıyor kendi anadili olan Zazaca bir ağıt yakmaya. Ağıt yakarken de gözyaşlarına hakim olamıyor.

    Sevim KAHRAMAN – Semra ACAR /  ERZURUM