Etiket: ekrem karakaya

  • TTB: Din görevlisinin ağzından çıkan sözler katliama çağrı niteliğindedir

    TTB: Din görevlisinin ağzından çıkan sözler katliama çağrı niteliğindedir

    PİRHA-Türk Tabipleri Birliği (TTB), bir cami imamının hekimleri hedef alarak sosyal medyaya yansıyan “Sen olsan öldürmez misin?” sözlerine ilişkin bir açıklama yaptı. Diyanet ile adli makamları harekete geçmeye çağıran TTB, açıklamasında “Bir din görevlisinin ağzından çıkan bu sözler; şiddete, cinayete, hatta katliama çağrı niteliğindedir” dedi.

    Konya Şehir Hastanesi’nde görevli kardiyoloji uzmanı Dr. Ekrem Karakaya’nın iki gün önce başka bir hastanede görevli güvenlik görevlisi tarafından öldürülmesinin ardından sağlık çalışanları ülke genelinde iki günlüğüne iş bıraktı. Sağlıkta şiddetin önlenmesinde iktidarın yeterli adımı atmadığını belirten sağlık emekçileri Karakaya cinayetinin ardından birçok yerde protesto gösterilerine başladı. İstanbul’daki protestolarda polis hekimlere sert müdahalede bulundu.

    CAMİ İMAMI: SEN OLSAN ÖLDÜRMEZ MİSİN?

    Sağlık emekçilerinin greve gitmesi iktidara yakın kesimler tarafından hedef gösterilirken, sosyal medyaya yansıyan görüntülere göre Konya’da olduğu iddia edilen bir cami imamının cuma vaazı sırasında iş bırakan doktorları hedef aldığı görüldü. Vaaz sırasında imam “Sen vardın hastaneden boş döndün. İğne yapılacak, oğlun ölecek elinde. Doktor da dedi, “git bugün grevdeyiz”. Öldürmez misin sen? Dövmez misin? Sövmez misin?” sözleriyle hekimleri hedef aldı.

    Sağlıkta şiddet yasasının çıkarılması ve çalışma koşullarının düzeltilmesi talebiyle belirli dönemler greve giden sağlık emekçileri, acil servisleri protestolara dahil etmiyor. Fakat iktidar yanlısı medya, hekimlerin acil servislerde de iş bıraktığı argümanıyla grevleri hedef alıyor.

    TTB: DİN GÖREVLİSİNİN AĞZINDAN ÇIKANLAR KATLİAMA ÇAĞRI NİTELİĞİNDEDİR

    Türk Tabipleri Birliği de (TTB) sosyal medyaya yansıyan görüntülere ilişkin bir açıklama yaparken, hekimleri hedef alan cami imamı için hem Diyanet’i hem de adli makamları harekete geçmeye çağırdı. TTB açıklamasında “Doktorlar dedi ki, bugün grevdeyiz. Öldürmez misin sen? Dövmez misin, sövmez misin?” Bir din görevlisinin ağzından çıkan bu sözler; şiddete, cinayete, hatta katliama çağrı niteliğindedir! TTB olarak hem Diyanet’i hem de adli makamları derhal herekete geçmeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Dr. Karakaya’nın ve Av. Bakırtaş’ın katledilmesi Adana’da protesto edildi

    Dr. Karakaya’nın ve Av. Bakırtaş’ın katledilmesi Adana’da protesto edildi

    PİRHA- Konya Şehir Hastanesi’nde Kardiyoloji Uzmanı Ekrem Karakaya’nın bir hasta yakını tarafından katledilmesi Adana’da protesto edildi. İstanbul’un Bakırköy ilçesinde Abdullah Türkoğlu tarafından katledilen Avukat Servet Bakırtaş’ın meslektaşı avukatlar da eylemdeydi.

    Balcalı Hastanesi önünde bir araya gelen sağlık emekçileri daha sonra Adana Şehir Hastanesi önüne geçti. Adana Tabip Odası, SES, Genel Sağlık İş, AHEF, AHSEN’in aralarında olduğu meslek örgütleri, sağlıkta şiddeti protesto etti. Eyleme ayrıca İstanbul’un Bakırköy ilçesinde Abdullah Türkoğlu tarafından katledilen Avukat Servet Bakırtaş’ın meslektaşı avukatlar da destek verdi.

    Adana’da Sağlıkçılar Konya Şehir Hastanesi’nde katledilen Ekrem Karakaya ile ilgili Adana İl Sağlık Müdürlüğü önüne siyah çelenk bıraktıktan sonra basın açıklaması yaptı. Açıklamayı sağlıkçılar adına Adana Tabip Odası başkanı Dr. Selahattin Menteş okudu.

    Şehir Hastanesi Başhekimlik önünde toplanan emekçiler, İl Sağlık Müdürlüğü önüne yürüyüşe geçti. Sağlıkçıları engellemeye çalışan polis, Valiliğe bildirimde bulunulması gerektiğini ileri sürdü. Bir süre yürüyüşlerine devam eden emekçiler ardından bindikleri otobüslerle İl Sağlık Müdürlüğü önüne geçti.

    “Sağlıkta şiddete son” tişörtleri giyen sağlık emekçileri Ekrem Karakaya’nın fotoğrafları, siyah çelenk,  “Artık yeter” pankartını açtı. Sağlık emekçilerine avukatlar da destek verdi.

    Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Selahattin Menteş, “Bu kurşun hepimize sıkılmıştır. Acımız tarifsizdir. Aramızdan canını nice koparılan meslektaşımız bu ülkenin bir değeridir. Bir evlat, bir eş, bir babaydı. Katledilen bir hekimdi. Acılıyız, öfkeliyiz. Bugün artık önlüklerimiz kanlıdır” dedi. 2 gün boyunca görevde olacaklarını ifade eden Menteş, yaşanan ölümün sorumluluğunun Sağlık Bakanlığı’nda olduğunu vurguladı.

    PİRHA/ADANA

  • Dersim’de sağlıkçılardan tepki: Şiddet kıyıma dönüştü; hayatımız bu kadar ucuz mu?-VİDEO

    Dersim’de sağlıkçılardan tepki: Şiddet kıyıma dönüştü; hayatımız bu kadar ucuz mu?-VİDEO

    PİRHA- Konya’da doktor Ekrem Karakaya’nın katledilmesi üzerine iş bırakma eylemi başlatan SES Dersim Şubesi üyesi sağlıkçılar, politika yapıcıların sağlık ortamını tükettiğini söyleyerek, sağlık çalışanlarının vahşet ile karşı karşıya bırakıldığına dikkat çekti.

    Konya Şehir Hastanesi’nde Kardiyoloji Uzmanı Ekrem Karakaya’yı ateşli silah ile katledilmesinin ardından sağlık örgütleri 2 günlük iş bırakma kararı aldı. Karar üzerine Dersim’deki sağlık çalışanları bugün iş bırakarak basın açıklaması yaptı.

    Tunceli Devlet Hastanesi önünde bir araya gelen Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi üyesi sağlık çalışanları pandemi koşullarında her türlü riski göze alarak çalıştıklarını belirterek, ‘Hayatımız bu kadar ucuz mu?’ diye sordu.

    “SAĞLIK ÇALIŞANI KIYIMINA DÖNÜŞTÜ”

    Açıklamayı okuyan Dt. Seyfi Burkay İzgi, sağlıkta önlenemeyen hatta artarak devam eden şiddetin sorumlularının sağlıkta yanlış politikalarını sürdürmeye devam ettiğini söyleyerek, “Şiddeti körükleyen açıklamalardan ve politikalardan geri kalmıyorlar. Hiç bir kuruma silahla girilemezken, hastanelere rahatlıkla girilebiliyor. Defalarca söyledik, muhataplarına sorunumuzu ilettik, çözüm bulun da demedik, çözüm sunduk, sadece “uygulayın” dedik. Ancak Sağlık Bakanlığı hala biz sağlık emekçilerine kulaklarını tıkamaya devam ediyor. Sağlık kurumları artık çalışanlar açısından verimli, huzurlu ve güvenli bir ortam olmaktan çıktı, yoğun iş yükü altında ezildiğimiz, her an şiddete maruz kaldığımız, can güvenliğimizin bulunmadığı sağlıksız yerler haline geldi. Sağlıkta şiddet sağlık çalışanı kıyımına dönüştü!” dedi.

    “SAĞLIK BAKANI VE BÜROKRATLARI NE YAPIYOR?”

    Şiddete maruz kalan sağlık emekçilerinin sabrının tükendiğini ifade eden İzgi, politika yapıcıların önlem almayarak kendilerini vahşet ile karşı karşıya bıraktığını sözlerine ekleyerek, şöyle devam etti:

    “Yeter artık şiddete maruz kalmak ve ölmek istemiyoruz. Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz. Bu vahşet son bulmak zorunda! Tüm sağlık emekçilerinin sabrı tükendi. Her ay yurtdışına giden sağlık emekçisi sayısı yüzleri aşıyor, genç hekimler artık Tıpta Uzmanlık değil yabancı dil kurslarına kayıt oluyor. Özel hastane patronlarının yönettiği sağlık politikaları sağlık emekçilerini insanca koşullarda çalışabilmek için özel hastanelere geçmeye zorluyor. Politika yapıcılar, sağlık ortamını günden güne tükettiniz, sağlık emekçilerini tükettiniz, neden hala ve ısrarla önlem almayarak bizleri bu vahşetle yüz yüze bırakıyorsunuz? Görevimiz başında ölüyoruz! Sağlıkta dönüşüm programınız bizleri yaşamdan koparmaya devam ediyor. Sağlık Bakanı ve bürokratları ne yapıyor diye sormak istiyoruz.”

    ACİL EYLEM PLANI

    İzgi, sağlık meslek örgütleri ile acil eylem planı hazırlanmasını çağrısında bulunarak, “Pandemi koşullarında her türlü riski göze alarak çalışmış olan sağlık emekçilerinin yani bizlerin hayatı bu kadar ucuz mu? Yükümlülüklerinizi acilen yerine getirmeniz için daha ne kadar ölmeliyiz? Şiddetle ilgili biz sağlık emek meslek örgütleriyle birlikte Acil Eylem Planı hazırlamak için neyi bekliyorsunuz? Artık yeter! Sağlıkta şiddete karşı hemen, şimdi, amasız, fakatsız önlem alınsın, şiddet uygulayanlar istisnasız cezalandırılsın. İş yerlerimiz güvenli hale gelene kadar, can güvenliğimizin tehdit altında bulunduğu yerlerde gerekirse çalışmaktan kaçınma hakkımızı kullanacağımızı ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

  • Sağlık emekçileri Ankara’dan seslendi: Sağlık Bakanı ve tüm sorumlular istifa etmeli -VİDEO

    Sağlık emekçileri Ankara’dan seslendi: Sağlık Bakanı ve tüm sorumlular istifa etmeli -VİDEO

    PİRHA- Sağlık emekçileri Doktor Ekrem Karakaya’nın katledilmesinin ardından Ankara’da da iş bırakma eylemi yaptı. Eylemde yapılan açıklamada, “Şiddet öngörülebilir ve önlenebilir toplumsal bir sorundur ve sorun çözmeye niyetli bütünlüklü politikalarla aşılabilecektir. Güvenli çalışma alanı sağlamak siyasal iktidarın sorumluluğundadır. Sağlık Bakanı başta olmak üzere sorumluluğunu yerine getirmeyen yetkililer derhal istifa etmelidir” denildi.

    Konya’da kardiyoloji uzmanı Ekrem Karakaya, görev yaptığı Şehir Hastanesi’nde Hacı Mehmet Akçay tarafından öldürüldü. Karakaya’nın görev yaptığı sırada öldürülmesinin ardından sağlık emekçileri Türkiye genelinde 7-8 Temmuz’da iş bırakma kararı aldı.

    Sağlık emekçileri birçok ilde olduğu gibi Ankara’da da Doktor Ekrem Karakaya’nın katledilmesinin ardından greve gitti.

    Sağlık emekçileri Ankara Tabip Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Ankara Diş Hekimleri Odası, Dev-Sağlık İş, Ankara Aile Hekimleri Derneği, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği’nin çağrısıyla Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde bir araya geldi. İş bırakan sağlık emekçilerine Türk Eczacılar Birliği’de destek verdi.

    ‘Cenazemiz Var Çalışmıyoruz’, ‘Sesimizi Duyan Var Mı?’, ‘Yastayız İş Bırakıyoruz’, ‘Şiddetin Sorumlularını Biliyoruz’ pankartları taşıyan sağlık emekçileri sık sık ‘Bakan İstifa’, ‘Korkmuyoruz, Susmuyoruz, Hiçbir Yere Gitmiyoruz’ sloganları attı.

    Eylem yaşamını yitiren sağlık emekçileri için saygı duruşu yapılmasıyla başladı.

    “BİR AN ÖNCE CAYDIRICI ETKİN ŞİDDET YASASI ÇIKMALI”

    SES Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Sabiha Akdeniz Günay, ilk olarak söz aldı ve şunları aktardı:

    “Bir an önce caydırıcı etkin şiddet yasası çıkmalı. Bu ülkede hiçbir meziyeti olmayan insanların bizzat birilerini hedef göstermesini kabul etmiyoruz. Çocuklarımıza tecavüz edilirken baskılara dayanamayan çocuklarımız intihar ederken ‘Bir kerecikten bir şey olmaz’ diyenlerin bugün ahkam kesmeye, sağlık çalışanlarını hedef almaya haklarının olmadığını düşünüyorum.”

    Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyeleri adına söz alan Prof. Dr. Murat Akova ise, “Sözün bittiği yerdeyiz. Bizler hekimiz. Unutulmaması gereken şey şu. Bütün bunlara sebep olan, sağlıkçıları yok sayan aşağılayan müsebbipleri unutmamalıyız” dedi.

    “SAĞLIKTA ŞİDDET İSTATİSTİKLERİ ISRARLA AÇIKLANMIYOR”

    Ardından sağlık emekçileri adına hazırlanan ortak açıklamayı Ankara Tabip Odası üyesi Mine Coşkun okudu. Ekrem Karakaya’yı kaybetmenin derin üzüntüsü ve öfkesi içinde olduklarını belirterek sözlerine başlayan Coşkun, şunları dile getirdi:

    “Biz Sağlık Emek ve Meslek Örgütleri olarak bu şiddet sarmalının genişlemesi karşısında siyasi iktidarı defalarca uyardık. Sağlıkta şiddetin münferit bir olgu olmadığını, bunun toplumsal ve politik bir sorun olduğunu, gerekçeleriyle birlikte tekrar tekrar ifade ettik. Sağlık kurumlarında meydana gelen silahlı saldırıların artışı nedeniyle bu konuda önlemler alınmasını ve 6136 sayılı yasada değişiklik yapılmasına ilişkin yasa teklifleri önerdik. Ancak tüm uyarılarımız görmezden gelindi, bilinçli bir yaklaşımla şiddetin kaynağı toplumsal bağlamından koparılarak sorun bireylere indirgendi. Sorumlular bu durumu arada bir kınamak dışında bir adım atmadı. Kınamanın bir işe yaramadığı ve sağlıkta şiddet olgusunun çığırından çıktığının bakanlık da farkında olacak ki, sağlıkta şiddet istatistiklerinin yer aldığı ‘Beyaz Kod’ verileri tüm ısrarlarımıza ve konuya dair dava açmamıza rağmen toplumla paylaşılmamaktadır.”

    “SAĞLIK BAKANI BAŞTA OLMAK ÜZERE YETKİLİLER İSTİFA ETSİN”

    Sorumluların yaklaşımının şiddet ve ölümlerle sonuçlandığını kaydeden Coşkun, “Ülkede artan şiddet iklimi, bizlerin sadece çalışma koşullarını bozmakla kalmamış, can güvenliğimizi de ortadan kaldırmıştır. Her anlamıyla tıkanan sağlık sisteminin tüm sorumluluğu hekimlerin ve sağlık emekçilerinin omuzlarına yıkılmakta, bu durum bizleri hedef haline getirmekte, sağlık alanında yürütülen politikalar bizlere, şiddet, ölüm, çaresizlik ve umutsuzluk olarak geri dönmektedir. Bugün yeniden ve daha güçlü bir şekilde söylüyoruz, sağlık emekçilerine en ufak bir zarar gelmesine tahammülümüz yoktur. Şiddet daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi, öngörülebilir ve önlenebilir toplumsal bir sorundur ve sorun çözmeye niyetli bütünlüklü politikalarla aşılabilecektir. Güvenli çalışma alanı sağlamak siyasal iktidarın sorumluluğundadır. Sağlık Bakanı başta olmak üzere sorumluluğunu yerine getirmeyen yetkililer derhal istifa etmelidir. Bizler bu konuda, yaşam hakkımız ve güvenli çalışma koşulları için, gücümüzü; her yerde, her koşulda, hep birlikte göstermeye hazır olduğumuzu bir kere daha belirtiyoruz. Bu çerçevede bugün ve yarın ülke genelinde iş bırakıyoruz! Dr. Ekrem Karakaya’nın ailesine ve tüm sevenlerine taziyelerimizi iletiyoruz. Şiddet karşısındaki taleplerimize kulak tıkayanlardan, söylemleri ve politikalarıyla şiddeti teşvik edenlerden mücadelemizi yükselterek hesap soracağımızı bir kez daha ifade ediyoruz” diye belirtti.

    “ONURLU BİR BAKAN TWEET ATMAZDI, İSTİFA EDERDİ”

    TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut da yaptığı açıklamada, “Dünden bu yana üzüntümüzü anlatabilme imkanımız yok. Onurlu bir Bakan tweet atmazdı, istifa ederdi. Batı’da böyle olur. Bakan bu iradeye de sahip değil istifa edemiyor. Çağdaş ülkede pandemiyi bir gün yönetemeyen bakan bir gün görevde kalamazdı. Sağlıkta şiddet yasasının çıkmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Sağlık emekçileri ülke genelinde iş bıraktı: Artık ölmek istemiyoruz!-VİDEO

    Sağlık emekçileri ülke genelinde iş bıraktı: Artık ölmek istemiyoruz!-VİDEO

    PİRHA-Konya Şehir Hastanesi’nde görevli kardiyoloji uzmanı Ekrem Karakaya’nın dün Hacı Mehmet Akçay tarafından öldürülmesinin ardından sağlık emekçileri ülke genelinde iki günlük greve çıktı. İş bırakan sağlıkçılar “Artık ölmek istemiyoruz. Her türlü riski göze alarak çalışmayı göze almış sağlık emekçilerin hayatı bu kadar ucuz mu?” dedi.

    Konya Şehir Hastanesi’nde kardiyoloji uzmanı olan Ekrem Karakaya, dün görev yaptığı hastanede, başka bir hastanede güvenlik görevlisi olan Hacı Mehmet Akçay tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Türk Tabipleri Birliği (TTB) saldırıdan sonra 2 gün boyunca iş bırakma kararı almıştı. “Artık ölmek istemiyoruz” diyen sağlık emekçileri “Hükümet istifa” sloganları attı.

    Sağlık çalışanları, sağlıkta şiddete karşı ülke genelinde greve çıkarken; hastane önlerinde bir araya gelerek, “Artık ölmek istemiyoruz” dedi. Ankara’da Gazi Üniversitesi Hastanesi önünde buluşan çalışan ve hekimler meslektaşları Karakaya’nın öldürülmesini protesto etti. Burada açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Tansu Ulakavak Çiftçi, “Yeter. Aklımızda çok soru var. Nasıl cesaret ediyorlar? Asıl sorumlular kim? Nereye kadar devam edecek? Nasıl önlem alınacak? Bunların hepsi kafamızda var” ifadelerini kullandı. Hastanenin Başhekimi Prof. Dr. Hasan Bostancı ise, “Bu olayların bir daha yaşanmaması adına gerekli önlemlerin alınmasını yetkili mercilerden arz ediyoruz, rica ediyoruz” diye konuştu.

    “ŞİDDET PANDEMİSİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde de sağlık çalışanlarına yönelik şiddet protesto edildi. Hastane içinde gerçekleştirilen eylemde açıklama yapan SES Antalya Şube Başkanı Şükran İçöz, “Sözün bittiği yerdeyiz. Tahammülümüz kalmadı, nefes alamıyoruz. Tükendik! Güvenli ortamlarda çalışmıyor, her an şiddet tehdidi altında inanılmaz bir stresle yaşıyoruz. Sağlık emekçilerine yönelik şiddet her geçen gün, her geçen dakika artıyor. Şiddet pandemisi ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

    “Konya Şehir Hastanesi’nde çalışan Kardiyoloji uzmanı Dr. Ekrem Karakaya hasta yakınının silahlı saldırısına uğradı” hatırlatmasında bulunan İçöz, “Biz artık bir sağlık emekçisinin kılına dahi zarar gelmesini istemiyoruz. Artık bağlı bulunduğumuz bakanlığın sessizliğine tahammülümüz kalmadı, hal böyleyken çalışamıyoruz. Bırakın çalışmayı nefes dahi alamıyoruz” diye konuştu.

    İçöz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sağlık Bakanlığı, sağlık sistemini içinden çıkılmaz bir hale getirip sağlık emekçisini toplumun önüne bir suçlu gibi fırlatıyor. Sağlık emekçisine yönelik şiddet cezasız kaldıkça bir hak arama eylemine dönüşüyor. Sağlık emekçileri ne kadar değersiz görüldüklerini, beyaz kod verdiklerinde bile hiçbir şey olmadığını gördükçe tükeniyor. Bu ülke sağlıkta şiddeti cezalandırmıyor ve sağlıktaki şiddete karşı etkin bir yasa çıkartmıyor.”

    “SAĞLIK EMEKÇİKLERİNİN HAYATI BU KADAR UCUZ MU?

    “Artık yeter” diyen İçöz, “Gerekli önlemlerin alınması için daha ne beklenmektedir? Şiddete daha ne kadar seyirci kalınacaktır? Hekim, hemşire, ebe, teknisyen, idari memur, sağlık işçisi, bu ülkenin tüm sağlık emekçileri olarak bizler şiddete, şiddeti özendiren tüm politikalara karşıyız. Şiddetle yüz yüze kalan tüm sağlık emekçilerine sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz. Sağlık emekçilerinin haklarını ve halkın sağlık hakkını koruyup geliştirecek başka bir sağlık sistemi mümkündür. Bu sistemi inşa edinceye kadar mücadeleye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    İstanbul Lütfi Kırdar Hastanesi sağlık çalışanları da yaptığı açıklamada her gün ekip arkadaşlarını kaybetme korkusu ile yaşadıklarını belirtti. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İşyeri Temsilcisi Leyla Güleç de yaptığı açıklamada, “Her türlü riski göze alarak çalışmayı göze almış sağlık emekçilerin hayatı bu kadar ucuz mu? Bir doktor yetiştirmek bu kadar kolay mı? Yükümlülüklerinizi yerine getirmek için daha ne kadar ölmemiz gerekiyor?” şeklinde konuştu.

    (HABER MERKEZİ)