Etiket: elektrik zammı

  • 7 ayda 236 bin abonenin elektriği kesildi

    7 ayda 236 bin abonenin elektriği kesildi

    PİRHA – Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesini yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, bu yılın ilk 7 ayında borcundan dolayı elektriği kesilen abone sayısının 236 bin 617 olduğunu açıkladı.

    CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesine yanıt veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 2020 yılında borcundan dolayı elektriği kesilen abone sayısının 343 bin 68 olduğunu belirtirken, 2021 yılında elektrik borcundan dolayı kesilen abone sayısının ise 425 bin 751 olduğunu açıkladı. Bakan Dönmez, bu yılın ilk 7 ayında borcundan dolayı elektriği kesilen abone sayısının ise 236 bin 617 olduğunu kaydetti.

    ELEKTRİK KESİLEN ABONE SAYISI HER YIL ARTIYOR

    Önerge sahibi CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer 2020 yılında 343 bin olan elektriği kesilen abone sayısının 2021 yılında 425 bine çıktığına dikkat çekerek, borcundan dolayı elektriği kesilen abone sayısının 1 yıl içinde dörtte 1 oranında arttığına işaret etti.

    Gürer, “Vatandaşın eli elektrik düğmesine gitmeye korkuyor. Esnaf zorunlu haller dışında elektrik prizine takılı dolap, cihaz bırakmamış. Hatta çoğu, gün ışığının aydınlığı ile idare ediyor. Ekonomik durum sorduğunuzda ilk elektrik faturasındaki artışlar dile getiriliyor. Çiftçi mazot ve elektrikle çalışan aletlerinde olabildiğince kısıtlamaya gitmiş durumda. Emekli ise erkenden ışıkları kapatıp uykuya meylettiğini söylüyor. Evde de zorunlu ihtiyaç dışında elektrik lüks. Birde kış saati uygulamasına geçilmeyip gece karanlığında yola çıkanlar tek lamba ile hazırlık yapmanın çabası içinde. İktidar sokak lambasını tan ağarmadan söndürünce ondan da fayda görülmüyor. Gece karanlığında okul ve iş için yola çıkan elektrik gideri artacak kaygısını da yaşıyor. Bakan her soruyu yanıtlamasa da halk yaşadığı koşulları biliyor, görüyor, tepkisini de her fırsatta ifade ediyor” diye konuştu.

     

    Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez tarafından yanıtlanması istemiyle 21 Şubat 2022’de hazırladığı önergesinde şu sorulara yer vermişti:

    “1 Ocak 2020 Ocak- 21 Şubat 2022 tarihleri arasında elektrik faturasını ödeyemeyen abone sayısı kaçtır?

    EPDK tarafından 4 kişilik bir hanenin aylık zorunlu elektrik tüketim miktarına ilişkin yapılan bir hesaplama dikkate alınarak mı zam yapılmaktadır?

    İlk kademe kullanım için belirlenen 210 kWh sınırı düzenlenirken dikkate alınan unsurlar nelerdir?

    1-31 Ocak 2022 tarihleri arasında ilk kademe 150 kWh tarifesi nedeniyle faturasını ödeyemeyen abone sayısı kaçtır?

    150 kWh ilk kademe tarifesi nedeniyle elektriği kesilen ve hakkında yasal işlem başlatılan abone var mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

     

  • KESK, ekonomik krize karşı Samsun’da büyük miting yapacak-VİDEO

    KESK, ekonomik krize karşı Samsun’da büyük miting yapacak-VİDEO

    PİRHA – KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, yaşanan ekonomik krize karşı 19 Mart’ta Samsun’da bölge mitingi yapacaklarını belirtti. “AKP-MHP iktidarının uygulamış olduğu baskı, yoksulluk ve aleyhimize olan ekonomik politikalara karşı çıkacağız” diyen Bozgeyik, “Ortak mücadele” vurgusu yaptı.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), artan yoksulluğa karşı 19 Mart’ta sokağa çıkıyor. Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, dünyada ve özellikle de ülkemizde yaşanan yoğun ekonomik krize işaret etti.

    Bozgeyik, Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi ile birlikte ekonomik ve siyasal krizin daha fazla derinleştiğini vurgulayarak, “Uzun süreden beri Türkiye’de AKP-MHP iktidarının uygulamış olduğu neo-liberal, özelleştirici, halktan yana olmayan politikalar nedeniyle derin bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. Bu krizin ortaya çıkarmış olduğu yoksullaşma ve güvencesizlik her geçen gün artarak devam ediyor. Özellikle 3. Dünya Savaşı olarak ifade edebileceğimiz bu dönemde en fazla Avrupa ve Türkiye’nin etkileneceği ortada. Türkiye’nin hem enerjiye bağımlılığı hem tarımsal politikalarda izlemiş olduğu özelleştirme politikaları, çiftçilere yeterince destek vermemesi, dışa bağımlılığın da gelişmesi ve Ukrayna’dan buğday ithalatının çok yoğun yaşandığı bir süreçte bu savaşın çıkması önümüzdeki günlerde ülkemizin gıda krizine varan bir krizle de karşılaşacağımızı ortaya çıkarıyor” ifadelerini kullandı.

    “ÖZELLEŞTİRMELERDEN VAZGEÇİLMESİ İÇİN ALANLARA ÇIKACAĞIZ!”

    KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, yaşanan ekonomik krizden ve en fazla etkilenen kesimin başında kamu emekçilerinin olduğuna vurgu yaptı. Bozgeyik, artan yoksulluğa karşı 19 Mart’ta Samsun’da yapacakları mitinge dair şunları söyledi:

    “3 milyonun üzerinde kamu emekçisi ve 2 milyonun üzerinde kamudan emekli olan insanların almış oldukları ücretlere baktığımızda yoksulluk sınırının çok çok altında… En son Türkiye’de açıklanan resmi verilere baktığımızda yoksulluk sınırı 16 bin TL’ye ulaşmış. Açlık sınırı ise 5000 TL ulaşmış durumda. Asgari ücrete %54 oranında zam yapılmasına rağmen bugün bir asgari ücretle çalışan işçinin almış oldu aylık tutar açlık sınırının altında kalmış durumda. Doğal olarak 2022 yılı bütçesinde savaştan, militarist politikalardan vazgeçilerek, ülke kaynaklarının, toplanan vergilerimizin de yatırıma, istihdama, emekten yana harcanması noktasında taleplerimiz vardı. Bütçe Mecliste görüşülürken KESK olarak emek ve demokrasi güçleri ile birlikte 4 bölgede ortak mitingler yaptık. Krizin daha fazla derinleştiğini görmemizden 1 Mayıs’a da giderken hem bu krizin bedelini emekçilerin ödememesi; elektriğe, doğalgaza, ulaşıma yapılan zamlara da baktığımızı % 100’ü aşan bir enflasyonla karşı karşıyayız.

    “KAYNAKLARIMIZ OTOBANALRA, KÖPRÜLERE HARCANIYOR”

    Doğal olarak bu yaşam koşullarının iyileştirilmesi, güvenlikçi politikalardan, özelleştirmelerden vazgeçilmesi; özellikle de kamu özel işbirliği projeleri ile kaynaklarımız şehir hastaneleri, otobanlar, araç garantili köprülere aktarılıyor. Bunların durdurulması ve kamulaştırılması talebimiz var. Bu açıdan Samsun bölgesinde, 19 Mart Cumartesi günü Karadeniz bölge mitingi yapacağız. 12 ilden bu mitinge katılım olacak ve o illerdeki emek meslek örgütleri, demokrasi güçleri ile görüşmelerimiz devam ediyor. Bir bütün olarak AKP-MHP iktidarının uygulamış olduğu baskı, işsizlik, yoksulluk politikalarının geri alınmasına ilişkin toplumsal muhalefeti, hep birlikte Karadeniz’de karşı çıkmaya çağırıyoruz. Önümüzdeki günlerde Nevroz’da benzer taleplerle; yani özgürlük ve bu baskı ortamının kaldırılması, Türkiye’de demokrasinin yeniden inşa edilmesi üzerine talepler ile halklar alanlarda olacak. Nevroz’dan hemen sonra da 1 Mayıs’ta bizler; emekçiler ve yoksullar olarak ‘Yeni bir toplumsal yaşam mümkün. Savaşa karşı halkların birlikte ortak mücadelesi’ çağrısı ile yine alanlarda olacağız.”

    “YENİDEN EMEKÇİLERİN BİRLİĞİNİ İNŞA ETMEK İÇİN…”

    KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, son olarak Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda saat 12.00’de yapılacak mitingin yeni bir başlangıç olduğunu ifade ederek, “Özellikle Nisan ayında benzer eylemler ile yerel etkinliklerin güçlü bir şekilde hayata geçirilmesi noktasında bir çaba içerisinde olacağız. Buna ilişkin DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Türkiye Barolar Birliği gibi birçok kurumla da görüşmelerimiz devam edecek. Yeniden emekçilerin birliğini, birleşik mücadeleyi, güçlü bir emek platformunun inşa edilmesine yönelik de yoğun bir döneme girdiğimizi ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

    EREN GÜVEN/ANKARA

  • Ahmet Akın: İndirim algısı sahte, fahiş zamlar gerçek

    Ahmet Akın: İndirim algısı sahte, fahiş zamlar gerçek

    PİRHA-CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, Cumhuriyet tarihinin en fahiş zamları yürürlükteyken KDV indiriminin tek başına faturalardaki yangını söndürmeyeceğini dile getirdi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, elektrik faturalarında Cumhuriyet tarihinin en büyük zamları hala yürürlükteyken konutlarda KDV indiriminin tek başına anlamlı olmadığını belirtti.

    Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Akın, “Fahiş zamlar geri alınmadan yapılan, hiçbir faturalardaki yangını söndürmez. Düşük kademe sınırı olarak belirlenen 240 kilovatsaatin faturası Aralık ayında 220 lirayken yapılan sözde indirim düzenlemesiyle şimdi en az 310 liraya çıkıyor. Ticarethane tarifesindeki zam oranı ise hala yüzde 100’ün üzerinde! İktidar indirim diyerek vatandaşla adeta alay ediyor. İndirim sahte, fahiş zamlar ve zamlı faturalar ise gerçek” değerlendirmesinde bulundu.

    FATURALARDA ANLAMLI BİR İNDİRİM YOK

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, elektrik faturalarında yapılan düzenlemeye dair özetle şunları dile getirdi:

    “2022 yılının başında elektrik faturalara yüzde 127’ye varan fahiş zamları yapan iktidar, vatandaşların tepkisinin ardından geri adım atmak zorunda kalmıştır. Elektrik faturalarındaki yüzde 18 oranındaki KDV oranı yüzde 8’e indirilirken; düşük tüketim sınırı 8 kilovatsaat olmak üzere aylık 240 kilovatsaat olarak belirlenmiştir. İktidar aylarca çalışıldığını ileri sürdüğü kademeli tarifede iki ay içinde iki kez değişikliğe giderken, söz konusu düzenlemeler kamuoyundaki beklentilerin aksine faturalarda anlamlı bir indirim sağlamayacaktır.

    İktidarın iki ay boyunca oluşturduğu algının aksine faturalarda vatandaşı rahatlatacak bir karar alınmamıştır. Aralık 2021’de 240 kilovatsaat elektriğin tüketimi 220 lira dolayınken, iktidarın KDV indirimi ve iki kez kademe sınırını yükseltmesine karşın son düzenlemenin ardından faturaya yansıması 310 lirayı bulacaktır. Buna göre yalnızca düşük kademe sınırında kalınsa bile faturalar Aralık ayına göre yüzde 41 oranında zamlanacaktır. Tüketim yükseldikçe faturalardaki zam oranı da artmaktadır.

    FAHİŞ ZAMLAR HALA YÜRÜRLÜKTE

    Cumhuriyet tarihinin en fahiş zamları hala yürürlükteyken kademe sınırının yükseltilmesi ve KDV indirimi yapılmasının hiçbir anlamı yoktur. Başka bir deyişle indirim algısı faturalarda büyük bir etki yaratmayacaktır. KDV oranının yüzde 18’den yüzde 8’e indirilmesi kilovatsaat başında ortalama yüzde 8,5 oranında bir indirim anlamına gelmektedir. Buna göre ilk kademede yüzde 43,5; ikinci kademede ise yüzde 118,5 oranında zam hala geçerlidir.

    Yüzde 127 oranında zamlanan ticarethane tarifesinde kademeli tarifeye geçilerek ilk kademede yapılan yüzde 25 oranındaki indirim tam bir aldatmacadır. Sözde indirime karşın ticarethane tarifesi hala en az yüzde 106 oranında zamlıdır. İktidar enflasyon sorununu kontrol altına almaktan bahsederken ticarethane ve sanayideki fahiş enerji zamlarını geri almaması tam bir çelişkidir. Enerjiye yapılan her zam hayat pahalılığını artırmakta, çarşı, pazar ve market fiyatlarına yansımaktadır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Çiftçinin merasını ‘Çorak’ denilerek Yandaş Kalyon’a verdiler!

    Çiftçinin merasını ‘Çorak’ denilerek Yandaş Kalyon’a verdiler!

    PİRHA-CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Konya’nın Karapınar ilçesindeki meranın önce mera vasfından çıkarıldığını ardından da yandaş şirket Kalyon’a güneş enerjisi için 49 yıllığına kiralandığını söyledi.

    CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında 20-21 Şubat 2022 tarihleri arasında Konya’nın Karapınar ilçesinde yaptığı saha çalışması hakkında bilgi verdi.

    Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden olan Karapınar’da ciddi oranda hayvancılık da yapıldığını aktaran Sarıbal, Karapınar’da 60 dönümlük mera alanının Kalyon şirketine verildiğini söyledi.

    Söz konusu alanın önce ‘çorak’ denilerek mera vasfından çıkarılarak Hazine’ye devredildiğini, daha sonra da 49 yıllığına Kalyon şirketine kiralandığını aktaran Sarıbal, şunları söyledi:

    “Kalyon’a 49 yıllığına verilerek orada güneş tarlası yaptırıyorlar. Şimdi orada ciddi bir kirlilik var. Küçük hayvanların merası daralmış. 60 bin dönümü mera vasfından çıkarıp yandaşa veriyorlar, güneş tarlası yaptırıyorlar. O güneş tarlasından elde edilen elektrik de oradaki çiftçiye satılacak. Bir kere; bir, mera vasfı bozulamaz. Bozulmamalı. Canına okuyorlar bu memleketin. Tamamen karşıyız. İki, kamu yararına bunu kaldırdıysanız ki başka bir gerekçesi olamaz, mutlaka kamu yararı olması lazım. Peki bu kamu yararı oradaki binlerce çiftçi için mi olmalı yoksa bir tek yandaş şirket için mi olmalı? Kalyon için mi olmalı? Hala nasıl utanmıyorlar da nasıl sıkılmıyorlar da bu topraklarda insanların yüzüne bakıyorlar, ben çok merak ediyorum. İnsan o çiftçinin halini gördüğünde utanır ve sıkılır. Biraz insanda vicdan olur.”

    ELEKTRİK MALİYETİ %70!

    Karapınar’da 1,5 dekar tarım arazisi olduğunu, bunun 1 milyon 100 bininde tarımın yapıldığı belirten Sarıbal, 900 bin dönümünde de sulama yapıldığını kaydetti. Tarımsal sulamanın yeraltı suları ile yapıldığını ifade eden Sarıbal, “Suyun kullanılabilmesi için elektriğe ihtiyaç var. Bundan 25-30 yıl önce 35 metreden alınan su şu anda 170 metreye düşmüş durumda. 170 metreden su alabilmek için 150 metreye pompa salmak lazım. Bu şu demektir; ne kadar pompayı aşağıya salıyorsanız, derine bırakıyorsanız o kadar daha fazla elektrik harcamak zorundasınız. O zaman su kadar, Karapınar’da önemli olan başka bir girdi var o da elektrik. Orada yaptığımız görüşmelerde şunu gördük. Karapınar’da bitkisel üretimde en büyük maliyetin elektrik olduğunu gördük. Elektriğin toplam maliyet içindeki payı %60 ile %70 arasında değişiyor. Korkunç bir rakam” diye belirtti.

    Karapınar’da çiftçilerin çok iyi verim elde etmelerine rağmen bu yıl artan maliyetler nedeniyle üretim yapmaktan vazgeçme noktasına geldiğini kaydeden Sarıbal, “Çiftçiler ‘eğer elektrik, su meselesi, gübre, ilaç, tohum… Bu sorunlar çözülmez ise Karapınar’da tarım yapmak mümkün değildir’ diyorlar. Elektrik ve mazot üzerindeki vergiler ve fonlar kaldırılmalı, çiftçiye gübre ve tohum desteği mutlaka verilmeli” görüşünü dile getirdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Tüm Emekliler Sendikası: Zamlardan sonra evden çıkamaz olduk; böyle yaşanmaz

    Tüm Emekliler Sendikası: Zamlardan sonra evden çıkamaz olduk; böyle yaşanmaz

    PİRHA- Tüm Emekliler Sendikası, ülke genelinde “Zamlar Geri Alınsın / Ek Zam İstiyoruz” talebiyle başlattığı imza kampanyasının ardından basın açıklaması yaptı. Sendika, “Topladığımız binlerce imzayı iktidara iletmesi ve taleplerimize çözüm üretmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisine teslim edeceğiz. Artık duyun bizi. Böyle yaşanmaz. Hemen doğalgaza, elektriğe, akaryakıta, temel ihtiyaç maddelerine yapılan zamları geri alın. Emekliye ek zam verin” dedi.

    Tüm Emekliler Sendikası 1-17 Şubat 2022 tarihleri arasında TBMM’ye vermek üzere yapılan “Zamlar Geri Alınsın / Ek Zam İstiyoruz” başlıklı imza kampanyasına ilişkin basın açıklaması yaptı.

    “ZAMLARDAN SONRA EVDEN ÇIKAMAZ OLDUK”

    Tüm Emekliler Sendikası binası önünde yapılan açıklamayı Merkez Yürütme Kurulu adına Zeynel Abidin Ergen okudu. “Emekliye yapılan maaş artışı, elektrik ve doğalgaz zamlarına dahi yetmiyor” denilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “AKP iktidarınca tüketim maddelerine yapılan son zamlardan sonra, biz emekliler haftalardır sokaklarda imza topluyoruz. Nedeni çok basit: Geçinemiyoruz, faturalarımızı ödeyemiyoruz. Zamlar geri alınsın. Bu zamlarla yaşanmaz diyoruz. Sadece elektrik ve doğalgaza değil, akaryakıta da çılgın zamlar geliyor. Zamlardan sonra evden çıkamaz olduk. Ulaşım da çok pahalandı.

    Marketlere girmeye korkuyorduk, şimdi pazara da gidemiyoruz. Temel gıda da % 7’lik vergi indirimi olumlu olsa da, yeterli değildir. Zira temel gıdaya % 100’ün üstünde zam yapılırken %7 anlamsız kalıyor.

    İmza stantlarında vatandaşlarımız ağlıyor. Hele emekliler isyanda. İnsanlar ellerinde ne kalmışsa satıp faturalarını ödemeye çalışıyorlar. İmza stantlarında çok sayıda emekli, hatta kimi emekli olmayan vatandaşlarımız, ‘artık satacak hiçbir şeyimiz yok’ diye serzenişte bulundular. İnsanlar fırınların arka kapılarından daha ucuz olduğu için kuru ekmek almak için fırsat kolluyor. Utanıyorlar. Utançlarından kimse görmesin istiyorlar. Aslında bu durumdaki vatandaşlarımızın utanacak bir şeyleri yok. Esas utanması gerekenler, insanlarımızı, emeklilerimizi bu hale getirenlerdir.

    “ARTIK DUYUN BİZİ, BÖYLE YAŞANMAZ”

    Bir tarım ülkesinde, taze ekmek almanın ayrıcalık haline geleceğini rüyada görsek dahi inanmazdık, ne yazık ki gerçek oldu. Artık duyun bizi. Böyle yaşanmaz. Sesimize kulak verin. Hemen doğalgaza, elektriğe, akaryakıta, temel ihtiyaç maddelerine yapılan zamları geri alın. Emekliye ek zam verin.

    Türkiye Büyük Millet Meclisinden talebimizdir:

    Derhal enerji tekellerine son verin. Özelleştirmeleri iptal edin. Dağıtım şirketlerini kamulaştırın. Bu taleplerimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi aracılığıyla siyasi iktidara duyurmaya geldik. Bu bizim en meşru ve en demokratik hakkımızdır. Sesimiz olun. Buradan tüm milletvekillerine, siyasi partilere, özellikle iktidar bileşeni milletvekillerine sesleniyoruz: Bir şeyler yapın. Türkiye’nin dört bir yanında topladığımız binlerce imzayı iktidara iletmesi ve taleplerimize çözüm üretmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisine teslim edeceğiz.

    Umuyoruz ki Türkiye Büyük Millet Meclisi biz emeklilerin sesini duyar ve gereğini yapar.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Cemevine ‘Konut’ statüsünü kabul etmiyoruz; bizi tanıyacaklar, bunun kaçarı yok’-VİDEO

    ‘Cemevine ‘Konut’ statüsünü kabul etmiyoruz; bizi tanıyacaklar, bunun kaçarı yok’-VİDEO

    PİRHA- Hükümet tarafından cemevlerinin “Ticarethane” statüsünden “Konut” statüsüne dönüştürülmesi sonrası Ankara’daki Alevi yurttaşlar “Cemevleri ibadethanemizdir. Devlet bizi tanımalı” diyerek tepki gösterdiler. Aleviler, eşit yurttaşlık talebini hatırlattılar. 

    Alevi toplumu, cemevlerinin ‘Ticarethane’ statüsünde görülmesi ve yüksek oranda faturalarla karşılaşılması sonrası itirazlarını dile getirirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan ise cemevlerinin artık “Konut” statüsünde görülüp faturalandırılacağını açıkladı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ankara Yenimahalle Şube üyeleri, yeni alınan kararın Alevi toplumu nezdinde kabul edilemeyeceğini söyledi.

    “Cemevlerimizin elektriğini devletin karşılaması lazım” diyen bir yurttaş, “Cami, kilise, havra giderlerini nasıl ki devlet karşılıyorsa cemevlerinin de karşılamalı. Cemevlerimiz ticarethane değil. Biz kendi imkanlarımızla buraları döndürüyoruz. Devletten de zaten bir şey talep etmiyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi.

    “BİZİ TANIYACAKLAR, BUNUN KAÇARI YOK”

    Yenimahalle Belediye Meclis Üyesi Sinan Daştan da cemevlerinin “Konut” tarifesinde görülmesi kararını kınadı. Daştan, “Devlet, benden de vergi alıyorsa buraların da hakkını, hukukunu sonuna kadar koruması lazım” diyerek şu eleştirilerde bulundu:

    “İktidarın, bizi ticarethane ya da konut olarak görmesi bizim için aslında çok da fazla bir şey ifade etmiyor. Cemevleri bizim ibadethanemizdir, bunun başka şekilde tarif edilmesi bizim için çok da anlam teşkil etmiyor. Her zaman olduğu gibi Aleviler, elektrik zammına da itiraz etti, toplumun ezilmesine isyanını gösterdi. Dün ticarethaneydik bugün konuta döndürdüler. Bakalım yarın bu işin sonunu nereye çevirecekler! Adına ne derseniz deyin 1400 yıldır cemevleri var ve 1400 yıldır cemevleri Alevilerin ibadethanesidir. Buraları kimselerin tanımlamasına, bir don biçmesine, sınıflandırmasına gerek yok. Zaten hükümet de bizim için yok hükmündedir. Ama bizi de tanıyacaklar, bunun kaçarı yok. Nasıl ki Sünni vatandaşlar camilerde ibadetlerini yapıyor, elektriklerini, doğalgazlarını devlet ödüyor; ödesin. Ama benden de vergi alıyorsa buraların da hakkını, hukukunu sonuna kadar koruması lazım. Bizler sadece eşit yurttaşlık istiyoruz. Bunu bugün olmazsa yarın verecekler çünkü bizim bu duruşumuzdan bir adım geri atma lüksümüz yok.
    Toplumsal tepkiler bir hukuk devletinde karşılık bulur ama bu ülkede 20 yıldır tek adama konuşuyoruz. Ha duvara konuşmuşsun ha bunlara konuşmuşsun. İnsanlarımız artık korkudan dışarı çıkamıyor, elektrik zamlarını protesto edemiyor. Vatandaşa mikrofon uzattığınızda ‘Çocuğum şurada çalışıyor, o yüzden tedirginim. Gece yarısı evden alınırım’ gibi endişe içerisinde. Bu iş yine Alevilere kaldı. Biz elektrikte olduğu gibi her türlü toplumsal zulmün karşısında olmaya devam edeceğiz. Bu memlekette 20 milyon civarında Alevi olduğu söyleniyor. Yani bu Alevi toplumunun bir Cübbeli Ahmet Hoca kadar değeri yok mu? Cübbeli Ahmet hocanın dergahlarına her türlü imkanı veriyorlar biz ise kendimizi ifade edebileceğimiz bir televizyon kanalı bile bulamıyoruz.”

    “CEMEVLERİNİN DE İBADETHANE OLARAK GÖRÜLMESİNİ İSTİYORUZ”

    PSAKD Yenimahalle Şube üyesi bir diğer yurttaş ise Alevi toplumundan alınan vergilerin sadece İslam dinine hizmette kullanıldığını ifade edip “Cemevleri ibadethane yeridir. Sünniler nasıl ki ibadetlerini camilerde yapıyorlarsa bizler de ibadetimizi cemevlerinde yapıyoruz. Cemevlerinin de diğer ibadethaneler gibi görülmesini istiyoruz. Bizden aldıkları vergilerle camilerin bütün giderlerini, hocaların aldıkları maaşı ödüyorlarsa bizim cemevlerinin de aynı şekilde ibadethane olarak görülmesini istiyoruz” dedi.

    EREN GÜVEN/ANKARA

  • Kaplan: İbadethanemizin ticarethane olarak görülmesi direkt ‘hak ihlali’dir -VİDEO

    Kaplan: İbadethanemizin ticarethane olarak görülmesi direkt ‘hak ihlali’dir -VİDEO

    PİRHA-PSAKD Genel Sekreteri Özgür Kaplan, cemevlerine ulaşan yüksek orandaki faturalar hakkında yürüttükleri eylem planı hakkında konuştu. “Elektrik ve doğalgaz faturalarını ödemeyeceğiz” diyen Kaplan “Devletin, Alevilere nasıl baktığını daha dün Nazimiye’de gördük” ifadesini kullandı. Kaplan, “İbadethanemizin ticarethane olarak görülmesi direkt ‘hak ihlali’dir” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Sekreteri Özgür Kaplan, cemevlerinin ibadethane statüsünde görülmediği için yüksek gelen elektrik faturaları nedeniyle Alevi kurumlarının, “Elektrik faturalarını ödemiyoruz” kararına ilişkin konuştu.

    Kaplan, PSAKD’nin 10 yıl önce aldığı “Elektrik ve su faturası ödememe” kararını hatırlatarak “Mesela Kadıköy şubemizin şu an 6 milyon liraya yakın zaten elektrik borcu var. O şubemizin borcundan kaynaklı genel merkez hesaplarına bloke konuluyor ve bu devletin bize yarattığı yeni bir sıkıntı değil” dedi.

    “ALEVİ HALKI KASTEDİLENİ İYİ ANLIYOR”

    Özgür Kaplan, cemevlerinin ibadethane statüsüne alınana kadar mücadele yürüteceklerini belirterek AKP’nin Alevi politikalarını eleştirdi. Kaplan, Nazımiye Kaymakamı’nın Düzgün Baba Cemevi’ne dönük tavrını da eleştirerek şunları söyledi:

    “Devletin zaten cemevlerine bakışını biz gönderilen faturalardan öte; hatta o rakamlar 10 Lira da olabilir 10 bin Lira da olabilir. Ancak devletin, bizim ibadethanemizi tanımayıp ticarethane olarak görmesini direkt ‘hak ihlali’ olarak yorumluyoruz. Bunu direkt inancımıza karşı saygısızlık olarak görüyoruz. Tavrımızı gelen faturanın rakamından öte bu yönüyle geliştiriyoruz.
    Devletin, Alevilere, ibadethanelerimize nasıl baktığını daha dün Nazimiye’de gördük. Kaymakamın silahları ile gelip bir cemevinin kapısına dayanıp tehditler savurması… Alevi halkı, ‘devletin gücünü gösteririz’ diyenlerin neyi kastettiğini iyi anlıyor. O devletin gücünü Bizler Madımak’ta, Cizre’de, Silopi’de ve Maraş’ta da gördük. Neyi kastettiklerini iyi biliyoruz. O anlamıyla tavrımız nettir. Cemevlerimize bakış açıları gönderdikleri fatura ile sınırlı değil.
    Bizler kitlesel olarak faturaları ödememe açıklamasını zaten yaptık. Geçmişten gelen bir tavrımız da var. Yeni bir açıklama yaparak sosyal medyada afişlerimizi de paylaştık ‘doğalgaz ve elektrik faturalarını ödemeyeceğiz’ diye.

    “İKİYÜZLÜLÜK YAPILIYOR”

    Devlet bizlerle ilgili aleni şekilde ikiyüzlülük yapıyor. Daha geçen aylarda Maraş Katliamı’nın tam da yıldönümünde Cumhurbaşkanı Antep’te cemevi açılışı yaptı. Hem cemevini tanımayıp ‘cümbüş evi’ diyor, alay ediyor aklı sıra, hem de açılış yapıyor. Tamamen siyaset eksenli davranıyorlar. Olur da cemevlerimize geldiklerinde elektriğimiz ve doğalgazımız kesik olursa biz de mihman Ali’dir, karanlık da olsa biz bir çerağımızla otururuz. Ama gelme amaçları da önemli tabii ki. Biz cemevine gelen herkesi makamsız, mevkisiz, apoletsiz görürüz. Kimse Cumhurbaşkanı, kaymakam ya da başka bir sıfatla görmez.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Karabudak: Öncelikle bu iktidarı nasıl göndeririz, bunun için bir çalışma yapmalıyız-VİDEO

    Karabudak: Öncelikle bu iktidarı nasıl göndeririz, bunun için bir çalışma yapmalıyız-VİDEO

    PİRHA-DAD Ankara Şube Eşbaşkanı Mustafa Karabudak, cemevlerine gelen yüksek orandaki faturalara ilişkin konuşarak “Ülkede şu an sadece Alevilerin ya da cemevlerinin elektrik sorunu yok. Sanayi durmuş, evlere ateş düşmüş durumda. O nedenle bu konuya bütün olarak bakmak lazım. Saltanat süren bir saray var. Bu iktidarı nasıl göndeririz, bunun için çalışma yapmamız lazım” dedi.

    Elektrik kullanımına yapılan zamların ardından cemevlerine ulaşan faturalar tepkilere sebep oldu. Kimi cemevlerinin “Ticarethane” statüsünde görülüp faturalarının yüksek meblağlara ulaşması sivil itaatsizlik eylemlerini de beraberinde getirdi.

    Ankara’da faaliyet yürüten cemevlerinde durum nedir; Mamak’ta hizmet yürüten Demokratik Alevi Derneği Ana Fatma Cemevi Eşbaşkanı Mustafa Karabudak’a sorduk. Söz konusu zamların ardından elektrik faturalarının henüz ellerine ulaşmadığını belirten Karabudak, “Neredeyse 2 ay oldu ancak henüz bir fatura gelmedi. Ama güçlü bir faturanın geleceğini tahmin ediyoruz” dedi.

    Kış dönemi olması sebebiyle önceki faturanın 400 lira civarında geldiğini söyleyen Mustafa Karabudak, zam öncesinde de gelen faturaları rahat ödeyemediklerini dile getirdi. Derneklerin kendi imkanlarıyla ayakta durduğuna işaret eden Karabudak, “Cemevleri ya da Alevi kurum ve dernekleri olarak kendi üyelerimizden aldığımız bağış ve aidatlarla ayakta duruyoruz. Kira ve diğer ödemeler konusunda da oldukça zorlanıyoruz” açıklamasını yaptı.

    “ALEVİLERİ TANIMADIKLARININ KANITIDIR!”

    Cemevlerinin “ticarethane” statüsünde faturalandırılmasına tepki gösteren Karabudak “Böylesi bir kararı kınıyoruz” diyerek şunları söyledi:

    “Cemevleri ibadethanedir ve cemevlerinin işyeri olarak görülmesi, ticarethane olarak yorumlanması sebebiyle başta bu zihniyeti kınıyoruz. Bu zaten bizi tanımadıklarını gösteriyor. Sistemin, iktidarın, cemevlerini tanımadığının bir kanıtıdır bu. Cemevleri Alevi inancına göre; Alevilerin gelip burada ibadet ettiği, toplumsal sorunlarını konuştuğu, muhabbet yaptığı yerlerdir, ticarethane değildir. Cemevleri bizim inanç merkezlerimizdir.”

    “İKTİDARI NASIL GÖNDERİRİZ BUNUN İÇİN ÇALIŞMA YAPMAMIZ LAZIM”

    Mustafa Karabudak, Alevi kurumlarının, gelen elektrik faturalarını ödemeyeceklerine dair açıklamalarını da yorumladı. “Kurumların aldıkları karar olumlu bir gelişmedir. Muhakkak olmalı ama zamları bir bütün olarak ele almamız lazım” diyen Karabudak, şöyle devam etti:

    “Sadece şu anda bu ülkede Alevilerin ya da cemevlerinin elektrik sorunu yok. Sanayi durmuş halde. Evlere resmen ateş düşmüş durumda. İnsanlar sokaktalar, ekmek parası bulamıyorlar, işsizler. O nedenle bu konuya bütün olarak bakmak lazım. Sorun sadece biz Alevilerin, cemevlerinin elektrik parası değil. Bütün olarak tabii ki hepimiz tepkimizi göstermeliyiz. Şu anda saltanat süren bir saray suntası var. Kendi masrafını, harcamalarını bu halka ödetmek istiyor. Ona karşı bir çalışma yapmamız lazım. Bu sorun ülkede yaşayan bütün yurttaşların sorunudur. Evlere de çok yüksek oranda elektrik ve doğalgaz faturası geliyor. İnsanların alım gücü düşmüş. Tüm faturayı halka çıkaran bir iktidar var. Biz bu ülkede yaşayan yurttaşlar olarak bu iktidarı nasıl göndeririz bunun için bir çalışma yapmamız lazım.”

    DAD Ankara Şube Eşbaşkanı Mustafa Karabudak, son olarak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Evime gelen elektrik faturasını ödemeyeceğim” açıklamasına karşın “Bu çağrı olumlu ve değerlidir. Emsal teşkil eder. Ana muhalefetten başlamalı. Halkta, ‘Onlar ödemiyorsa biz de ödemeyelim’ diye bir tepki gelişmeli. Bunu bütün tabana yaymak lazım” ifadelerini kullandı.

    EREN GÜVEN-MELİS CİDDİOĞLU/ANKARA

  • Ankara’da yapılan Xizir Ceminde zamlı elektrik faturaları için mücadele mesajı verildi!-VİDEO

    Ankara’da yapılan Xizir Ceminde zamlı elektrik faturaları için mücadele mesajı verildi!-VİDEO

    PİRHA- Ankara’da yapılan Xizir ceminde konuşan Pir Hasan Kılavuz, cemevlerine gelen yüksek orandaki elektrik faturalarının ödenmemesi konusunda mücadele yürüteceklerini belirtti. Kılavuz, cemevlerinin yasal statüye alınması gerektiğini de vurgulayarak, Bütün Aleviler vergi veriyor ve bu Diyanete akıyor. Orası besleniyor ama verdiğiniz vergiler Alevi kurum ve kuruluşlarına geri dönmüyor” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şubesi, Ankara Vartolular Derneği ve Ankara Dersimliler Derneği’nin birlikte düzenlediği Xizir Cemine ilgi yoğun oldu. Batıkent Serçeşme Cemevi’nde yapılan cemi Seyid Sabun Ocağı pirlerinden Hasan Kılavuz, Baba Mansur Ocağı evladı Baki Erdoğan, Kureyşan Ocağı evladı Fatma Malkoç ve Hubyar Ocağı evladı Cemal Şahin yürüttü.

    Cem erkanına başlanmadan tüm katılanlardan rızalık alındı ve ardından 12 hizmet yürütüldü.

    “CEMEVLERİNİN MÜCADELEYİ ÜSTLENMESİ LAZIM”

    Pir Hasan Kılavuz, yaptığı konuşmada cemevlerinin ‘ticarethane’ statüsünde görülmesini eleştirerek yüksek gelen elektrik faturalarının ödenmeyeceğine vurgu yaptı. Cemevlerinin Alevilerin ibadet yeri olarak resmiyette kabul görmesi gerektiğini belirten Kılavuz, şunları söyledi:

    “Bugün ülkemizde biz Alevilerin belli sorunları var. Örneğin cemevlerindeki elektrik sorunu… Biz bu konuda karara vardık, ‘meblağları oldukça yüksek olan faturaları ödemiyoruz’ dedik. Bu da bir tür sivil itaatsizliktir. Bu ülkede cemevlerinin yasal statüsü henüz kabul edilmemiş. Bizim ibadet yerimiz cemevimizdir. Onlarca yıldır bir bütün olarak hepimizin ortak talebi, bu ülkede 25 milyondan fazla Alevi yaşıyor ve bizim ibadet yerimiz cemevidir ve cemevlerinin yasal statüsü tanınması lazım. Bütün Aleviler vergi veriyor ve bu Diyanet işlerine akıyor. Orası besleniyor ama verdiğiniz vergiler Alevi kurum ve kuruluşlarına geri dönmüyor. Bu yetmiyormuş gibi bir de iki misli faturaların gelmesini biz kabul etmiyoruz. Cemevlerinin bu faturaları ödenmemesi için bütün hukuki kanalları zorlayarak sonuna kadar mücadeleyi üstlenmesi lazım.”

    ALEVİLİKTE KADIN VURGUSU!

    Pir Hasan Kılavuz, cemde yaptığı konuşmada kadın kimliğinin önemine de dikkat çekti. “Kız çocukların eğitimine önem verilmeli” diyen Kılavuz Alevi inancında kadın varlığını şu sözlerle anlattı:

    “Alevi kadınları, kendi ayakları üzerinde duran ve ekonomik bağımsızlığını almış insanlar olarak hayat sürdürmeli. Ebeveynler olarak ‘Önce erkek çocuğa bir şeyler alayım’ değil. Bu akşam katılanlara baktığım zaman kadın sayısını erkeklerden fazla görüyorum. ‘Bu nereden kaynaklanıyor?’ diye sorarsanız eğer ‘bu inancın özündedir’ derim. Çünkü çırayı yakan, ocağı şen tutan kadındır. İlk ibadette öne çıkıp ‘Ya Xizir’ diyen kadındır. Yani kadının ibadetimizdeki yerinin sembolik olmadığını 12 hizmetin içinde ve özde olduğunu belirtirim.”

    Dede Cemal Şahin, görülen hizmetlerin ardından okuduğu gülbeng ile Xizir cemini sonlandırdı.

    Üç kurumun ortak düzenlediği cem erkanı ardından lokmalar dağıtıldı.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Dede Fevzi Soylu: Dedelere maaş değil AİHM kararlarının uygulanmasını istiyoruz!-VİDEO

    Dede Fevzi Soylu: Dedelere maaş değil AİHM kararlarının uygulanmasını istiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- Şahı Merdan Cemevi yöneticilerinden Dede Fevzi Soylu, “Bir ticarethane gibi stopaj dahi veriyoruz” diyerek başta elektrik ve doğalgaz olmak üzere yapılan zamları eleştirdi.

    Başta elektrik ve doğal gaz olmak üzere yakın zamanda yapılan zamlara Şahı Merdan Cemevi Kültür Yaptırma ve Yaşatma Derneği’nden de itiraz geldi. Dede Fevzi Soylu, önceki aylara oranla yüksek faturaların geldiğini belirtip, artık birikmiş olan bütçelerini harcadıklarını söyledi.

    “İNSANLAR EKONOMİK BUNALIMDA”

    Mamak ilçesindeki derneğin aynı zamanda kurucularından olan Fevzi Soylu, Şahı Merdan Cemevi’nin bir ticarethane gibi stopaj vergisi dahi ödediğini vurgulayıp şu eleştiriyi yaptı:

    “10 yıldır yaptığımız bir birikimimiz vardı, artık o onlardan kullanıyoruz. Başka türlü ödeme şansımız yok. 5 katlı bir binanın altındayız. Mahallede ancak cemevi olarak burayı bulabildik. Tapuda da ‘dükkan’ diye görünüyor. Bizler bir ticarethane gibi stopaj vergisi dahi veriyoruz. Tıpkı alışveriş yapıyormuşuz gibi…

    Üye aidatları ve gönüllü bağışların dışında burada hiçbir gelirimiz yok. 2 yıla yakın bir sürede pandemi sebebiyle tüm kurallara uyduk ve 1 yıla yakın kapalı kaldık. O zaman dahi hem vergimizi hem kiramızı hem de faturalarımızı ödedik. Özellikle bu günlerde ödemeler konusunda çok sıkıntımız var. Üyelerimiz gelemiyor. Aylık aidatımızın ücreti 5 lira. İnsanlar onu dahi veremiyor. Haliyle insanlar ekonomik bunalımda.”

    “CUMHURBAŞKANI AİHM KARARLARINI İMZALASIN”
    Dede Fevzi Soylu, Alevi örgütlerinin elektrik faturalarını ödememe konusunda almış olduğu kararları da “canı gönülden” desteklediklerini belirtti. Karardan ötürü memnuniyetini dile getiren Soylu, şu açıklamayı yaptı:

    “Beraber hareket ediyormuşuz gibi gönlümüz onlarla. En azından şu elektrik ve doğal gazımızı devlet karşılarsa; camiler, sinagog, havralar gibi…

    Hemen yanımızda Hz. Ali Cami var. bunlara devletimizin gücü yetiyor. Her 300 metrede bir camimiz var. Biz de burada Allah, Muhammed, Ali ibadeti yapıyoruz. Bizim de bir inanç şeklimiz var. Bizler camiye karşı değiliz. Ama bize de kimse karşı çıkmasın. Biz de kendi inancımızı yaşıyoruz.
    Alınmış olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var, bunu bütün dünya biliyor. Elektrik, doğal gaz, su faturaları için kurumlara gittiğimizde bize diyorlar ki ‘Meclise gidip anayasaya yazdırın’. Bizi Meclisin dikkate almayacağını onlar da biliyor. Bu karar sayın Cumhurbaşkanımızın iki dudağı arasındadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin aldığı kararlara imzasını atsa toplumun hiçbir sıkıntısı kalmayacak. Ben bir seyit evladıyım, dede çocuğuyum. Devlet bana maaş vermesin. Dedelerin hiçbirisine maaş verilmesin ama bizim bu ihtiyaçlarımızı karşılaşsınlar, başka da bir şey istemiyoruz. Biz kendi yağımızda kavruluyoruz. Biz de bu ülkeye vergi veriyoruz.”

    EREN GÜVEN-MELİS CİDDİOĞLU/ANKARA

     

  • Dersim’de CHP’den elektrik zammı protestosu: AKP zam yapmaya doymuyor-VİDEO

    Dersim’de CHP’den elektrik zammı protestosu: AKP zam yapmaya doymuyor-VİDEO

    PİRHA-CHP Dersim İl Örgütü, elektrik zamlarına ilişkin Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “20 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarı zam yapmaya doymuyor. Saray iktidarı Cumhuriyet tarihinin en büyük zamlarını yaptı. Türkiye, ekonomik kriz ile yangın yerine dönmüş, vatandaşımız, esnafımız, memurumuz, emekçi ve dar gelirlimiz kan ağlıyor” denildi.

    CHP Dersim İl Örgütü, elektrik zamlarına ilişkin Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını CHP Dersim İl Başkanı Ali Mustafa Çelik okudu.

    “YAPILAN ZAMLARLA HALK YOKSULLAŞTIRILIYOR”

    20 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarının zam yapmaya doymadığını söyleyen CHP Dersim İl Başkanı Ali Mustafa Çelik, “Saray iktidarı Cumhuriyet tarihinin en büyük zamlarını yaptı. Türkiye, ekonomik kriz ile yangın yerine dönmüş, vatandaşımız, esnafımız, memurumuz, emekçi ve dar gelirlimiz kan ağlıyor. Elektrikten doğalgaza, akaryakıttan köprü geçiş ücretlerine, gıdadan ilaç fiyatlarına, harçlardan vergilere kadar her şeye durmaksızın fahiş zamlar yapılıyor. Yapılan zamlar ile halk yoksullaştırılıyor. Vatandaşlarımızın pazar fileleri boş, tencereleri boş, cüzdanları boş” dedi.

    “ZAMLAR VATANDAŞLARIMIZIN BÜTÇESİNDE YENİ GEDİKLER AÇTI”

    Yapılan zamlarla halkın cebindeki paraların iktidara yakın olan elektrik dağıtım şirketlerinin kasalarına aktarıldığını belirten Çelik, “Zamlar, vatandaşlarımızın bütçesinde yeni gedikler açtı. Memura ve asgari ücretliye verilen zam, kat be kat geri alındı. Vatandaş fahiş zamların, hayat pahalılığının altında eziliyor. Halkımız artık nefes alamaz durumda, işçiler, memurlar ve emeklilerimizin zamlı maaşları daha cebine girmeden erimektedir. Esnafımız zor durumda, yüksek maliyetlerle baş edemiyor, personelini işten çıkarmak durumunda kalıyor. İş yerlerinin büyük kısmı ise bu gidişle kapanma durumu ile karşı karşıya kalacaktır. Gençlerimiz ülkesinden umudunu kesmiş, yurt dışına göç etmektedirler” diye konuştu.

    “DAR GELİRLİ VATANDAŞLARIMIZA FATURA DESTEĞİ SAĞLANMALIDIR”

    CHP Dersim İl Başkanı Ali Mustafa Çelik, yapılması gerekenleri söyle sıraladı:

    -Dar gelirli vatandaşlarımıza fatura desteği sağlanmalıdır.

    -Elektrik ve doğalgazda fahiş zamlar derhal geri çekilmeli, 2021 yılının tarifelerine geri dönülmelidir.

    -KDV ve ÖTV hiç değilse kış aylarında sıfırlanmalıdır.

    -Aralık 2021-Ocak 2022 döneminde vatandaşlarımızdan tahsil edilen yüzde 127’ye varan fahiş zamlı elektrik tüketim bedelleri iade edilmelidir.

    -Aynı şekilde, yılbaşında sanayi elektriğine yapılan yüzde 130, ticarethane tarifesine yapılan yüzde 125 ve tarımsal sulamada yapılan yüzde 95 oranındaki zamlar derhal geri çekilmelidir.

    PİRHA/DERSİM

  • Yılın ilk ayında 10 bin 147 esnaf, yüksek faturalar sebebiyle kepenk kapattı!

    Yılın ilk ayında 10 bin 147 esnaf, yüksek faturalar sebebiyle kepenk kapattı!

    PİRHA-Milletvekili Veli Ağbaba, yeni yılla birlikte esnafın, kira parasından daha fazla elektrik ve doğalgaz faturası ödediğine işaret ederek “Elektrik zamları iflas dalgasını başlattı. Yılın ilk ayında 10 bin 147 esnaf, yüksek faturalara yenilerek kepenk kapattı” dedi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba yaptığı basın açıklaması ile yılın ilk ayındaki iflasları değerlendirdi.

    Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba, “Ocak ayı ile birlikte elektriğe ve doğalgaza gelen büyük zamlar beraberinde iflasları da getirdi. Yılın ilk ayında en az 10 bin 147 esnaf iflas etti. Geçtiğimiz günlerde uyarı da bulunmuştuk. Esnaf, yüksek elektrik ve doğalgaz zamları neticesinde ayakta kalamaz toplu iflaslar yaşanır demiştik. Ve ne yazık ki yılın ilk ayında yaşanan iflaslar haklılığımızı kanıtladı. Acilen tedbir alınmalı ve yapılan zamlar geri alınmalıdır” dedi.

    “ELEKTRİK ZAMMI, İFLASLARI BERABERİNDE GETİRDİ”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba yazılı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Bu yılın ilk ayında esnaf ve sicil gazetesi verilerine göre sicilden ve meslekten terkinini yaparak iflas eden esnaf sayısı 10 bin 147 olarak açıklandı. Ocak ayında 8662 esnaf sicilden terkinini yaparken, 1885 esnaf ise meslekten terkinini yaparak kepenk kapattı.

    Türkiye’nin dört bir yanında esnaflarımıza bir ay önceki ödedikleri elektrik faturalarının neredeyse iki katı faturaları gelmeye başladı. 20 bin, 30 bin hatta ülkenin dört bir yanında 45 bin TL’yi aşan elektrik faturalarına esnaflarımız isyan etmektedir. Esnaflarımız neredeyse bir kira parasından daha fazla elektrik ve doğalgaz faturası ödemektedir.

    Zaten borç kıskacında zor bela ayakta durmaya çalışan esnaflarımıza bir darbede iktidar tarafından vurulmuştur. Ocak ayında toplam 10 bin 147 esnaf iflası gelecek aylardaki toplu iflaslarında ne yazık ki habercisidir.”

    “İFLASLARIN NEDENİ İKTİDARIN SOYGUN DÜZENİDİR”

    Veli Ağbaba, faturalara gelen zamlar nedeniyle esnafın dükkânlarına ‘Bizleri elektrik çarptı, kapalıyız’ afişleri astığını belirterek şöyle devam etti:

    “Esnaflarımızı çarpan sadece elektrik faturaları değil aynı zamanda iktidarın soygun düzenidir. Esnaflarımız elektrikten tasarruf edebilmek için müşterilerini karanlıkta karşılamakta, ışık olmadan hizmet vermektedir. Salgın tedbirleri kapsamında faaliyetleri durdurulan, artan döviz kuru ve artan girdi maliyetleri nedeniyle ürün alamayan ve yüksek borç altında ezilen esnaflarımız, gelen yüksek faturalar nedeniyle iflas bayrağını çekmiş durumdadır.

    Ocak ayında üç büyük şehre baktığımızda; İstanbul’da 974, Ankara’da 549 ve İzmir’de ise 680 esnaf iflas etmiştir. Ocak ayında yaşanan bu iflaslar, gelecek aylarda yaşanacak olan toplu iflasların sadece ilk adımıdır. Eğer iktidar bu zamları derhâl geri çekmezse on binlerce hatta yüz binlerce esnafı, çalışanlarını ve ailelerini açlığa terk etmiş olacaktır.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Elektrik faturalarını ödememe kararı aldık!’

    ‘Elektrik faturalarını ödememe kararı aldık!’

    PİRHA- Garip Dede Dergahı Yönetim Kurulu ve Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, gelen zamlar ardından elektrik faturalarını ödememe kararı aldı. Fırat, 100’ün üzerinde cemevinin mahkemeye başvuracağını söyledi.

     

    Elektrik zamlarıyla birlikte cemevlerine ulaşan fahiş orandaki faturalara tepkiler sürüyor. Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı ve Garip Dede Dergahı Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, elektrik faturalarını ödememe kararı aldıklarını açıkladı.

    “Bu ülkede diğer ibadethanelere ne hak tanınıyorsa bize de onun sağlanmasını istiyoruz” diyen Fırat, 9 Şubat’ta toplu olarak elektrik faturalarına karşı dava açacaklarını ifade etti.

    Konuya ilişkin Twitter hesabından paylaşım yapan Celal Fırat, “Eşit yurttaşlık istiyoruz! Buyurun gelin elektriğimizi kesin. Cemevlerimiz ticarethane değil, ibadethanemizdir” dedi.

    Garip Dede Cemevi’ne 30 bin liralık elektrik faturası geldiğini anımsatan Fırat, “Alevi Dernekleri Federasyonu bileşenleri olarak elektrik faturalarını ödememe kararı aldık. Çarşamba günü mahkemelere toplu olarak başvuracağız” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Silvan halkı elektrik zammını protesto etti-VİDEO

    Silvan halkı elektrik zammını protesto etti-VİDEO

    PİRHA-Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde çok sayıda yurttaş elektrik zammını  protesto etti.

    Elektriğe yapılan zammın faturalara yansımasıyla başlayan protestolar sürüyor. Doğubayazıt, Yüksekova, Urfa, Marmaris’ten sonra Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde de zamlar protesto edildi.

    Silvan PTT binası önünde toplanan çok sayıda kişi, Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ) Silvan binasına doğru yürüdü. Yurttaşlar kaymakamlık binası önünde “DEDAŞ istifa” sloganı attı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yüksekova halkı, zamlar nedeniyle sokağa döküldü!-VİDEO

    Yüksekova halkı, zamlar nedeniyle sokağa döküldü!-VİDEO

    PİRHA-Elektriğe yapılan zamlar sebebiyle sokağa çıkan Yüksekovalı yurttaşlar “VEDAŞ hırsız” sloganı atarak tepkisini dile getirdi.

    Elektriğe yapılan kademeli tarife zammı ardından hem vatandaş hem de esnaf, tepki göstermeye devam ediyor. Daha önce açıklanan 150 kilovatsaatlik baraj, gelen tepkiler ardından 210 kilovatsaate çıkarılsa da Hakkarili yurttaşlar, zamlara tepki gösterdi.

    Yüksekova ilçesinde sokağa çıkan yüzlerce yurttaş, Vangölü Elektrik Dağıtım şirketini protesto ederek “Hırsız VEDAŞ” sloganları eşliğinde yürüyüş yaptı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kenanoğlu: Cemevlerine neden ticarethane gibi bakılmaktadır?

    Kenanoğlu: Cemevlerine neden ticarethane gibi bakılmaktadır?

    PİRHA- Milletvekili Ali Kenanoğlu, elektrik ve doğal gaz zamlarıyla birlikte cemevlerine ulaşan faturaları Meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu, “Cami, mescit, sinagog, kilise gibi yerlere ibadethane statüsü tanınırken, cemevlerinin ibadethane sayılamaması bir ayrımcılık değil midir?” sorusunu da yöneltti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, cemevlerinin ibadethane olarak tanınmayıp ticarethane olarak görülmesinden kaynaklı yüksek miktarda elektrik ve doğalgaz faturası ödemek zorunda bırakılmasını Meclis gündemine taşıdı. Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerektiğine dair yerel ve uluslararası mahkeme kararlarını hatırlatan Kenanoğlu, “Cami, mescit, sinagog, kilise gibi yerlere ibadethane statüsü tanınırken cemevlerinin ibadethane sayılamaması bir ayrımcılık değil midir?” diye sordu.

    Milletvekili Kenanoğlu, İstanbul Küçükçekmece’deki Garip Dede Kültür ve Cemevi Derneği’ne 30 bin 60 TL elektrik faturası geldiğini belirterek “CK Boğaziçi Elektrik Perakende Satış isimli şirket tarafından düzenlenen elektrik faturasının ‘tüketici grubu/sınıfı’ kategorisinde ‘ticarethane tarifesi’ yazdığı görülmektedir” dedi. Kenanoğlu soru önergesinde “Devlet, cami, mescit, sinagog, kilise gibi yerleri ibadethane olarak görürken, cemevlerini ibadethaneden saymak istemediği gibi ‘ticarethane’ olarak görmesi apayrı bir garabet örneğidir” ifadelerine yer verdi.

    AİHM’NİN CEMEVİ KARARLARI

    Milletvekili Ali Kenanoğlu, cemevlerinin elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanmaması üzerine hem iç hukuk hem de dış hukuk mercilerinde açılmış ve kazanılmış kararları da hatırlatarak şunları aktardı:

    “Aralık 2014 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye’de cemevlerine ayrımcılık yapıldığını ve cemevlerinin de diğer ibadethaneler gibi hukuki olarak tanınması gerektiğini oybirliğiyle karara bağlamıştır. AİHM söz konusu kararında özetle cami, kilise veya sinagoglara uygulanan elektrik faturası muafiyetinin, Cemevlerine uygulanmamasının kabul edilemeyeceğini belirtmiş ve Yenibosna’da gerçekleştirilen hiçbir faaliyetin ticari bir karakter taşımadığından yola çıkarak ‘Cemevleri de diğer dinlere ait mekanlar gibi ibadet mekanlarıdır. Devlet temsilcileri, neden cemevlerine farklı bir uygulama getirildiği konusundaki savunmasında gerçekçi ve objektif bir gerekçe sunamamıştır. Dolayısıyla AİHS’in 9’uncu maddesiyle bağlantılı olarak din özgürlüğünü garanti altına alan 14’üncü maddesinin ihlal edildiğine karar verilmiştir’ denilmektedir.

    Ayrıca, yürürlükte bulunan 6446 sayılı Enerji Piyasası Kanununun ‘Genel aydınlatma’ başlıklı geçici 6. maddesinin üçüncü fıkrasında ‘…toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri ise Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.’  hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen tüm ibadethanelerin aydınlatma giderlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiği öngörülmüştür.”

    “CEMEVLERİNE NEDEN TİCARETHANE GİBİ BAKILMAKTADIR?”

    Kenanoğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından cevaplandırılması talebiyle şu soruları yöneltti:

    “Cemevleri ibadethane midir? Ticarethane midir?

    Cemevine “ticarethane” aboneliği yapılmış olması hangi mevzuata dayandırılmaktadır?

    Cami, mescit, sinagog, kilise gibi yerler ibadethane olarak görülüyorken cemevlerine neden ticarethane gibi bakılmaktadır?

    Cami, mescit, sinagog, kilise gibi yerlere ibadethane statüsü tanınırken, cemevlerinin ibadethane sayılamaması bir ayrımcılık değil midir?

    Bir yerin ibadethane olup olmadığına kim karar vermektedir?

    Alevilerden de alınan vergileri ile tüm inanç merkezlerinin giderleri karşılanırken, cemevlerinin giderleri neden karşılanmamaktadır?

    Alevilerin inanç merkezi olan cemevlerinin ibadethane olduğu ve elektrik vb. giderlerinin devlet tarafından ödenmesi gerektiği ile ilgili AHİM, Danıştay ve Yerel Mahkemelerin verdiği kararlar mevcutken Garip Dede Kültür ve Cemevi Derneğine nasıl böyle bir elektrik faturası düzenlenmektedir?

    Alevilerin ibadet yeri olan cemevlerinin ibadethane olduğunun tartışmalardan çıkarılması ve bütün ibadethanelere tanınan hakların cemevlerine de tanınması için genel bir hukuki düzenleme yapılacak mıdır?

    PİRHA/ANKARA

  • SYKP Ankara İl Örgütü: Bu sömürüye, bu zulme ‘Dur’ diyoruz!

    SYKP Ankara İl Örgütü: Bu sömürüye, bu zulme ‘Dur’ diyoruz!

    PİRHA- Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Ankara İl Örgütü “Krizin faturasını biz ödemeyeceğiz” diyerek sokağa çıktı. Başkent Gaz önünde açıklama yapan partililer, elektriğe ve doğal gaz başta olmak üzere yapılan tüm zamlara itiraz etti.

    SYKP Ankara İl Örgütü, hayat pahalılığı ile birlikte elektrik ve doğalgaza yapılan zamları protesto etmek için Başkent Gaz binası önünde açıklama yaptı.

    “BU SEFALETE, BU SÖMÜRÜYE, BU ZULME ‘DUR’ DİYORUZ”

    “Elektrik ve Doğalgaz Zamları Geri Çekilsin” talebiyle yapılan basın açıklamasını, grup adına SYKP MYK Üyesi Cansel Aslan okudu. Aslan, “Krizin faturasını biz ödemeyeceğiz!” diyerek şunları söyledi:

    “Bizim gibi sömürü düzeninin hakim olduğu, toplumsal varlığın bir avuç egemenin elinde olduğu, geri kalan tüm halkın yaşamını açlık, yoksulluk, yoksunluk içinde sürdürebildiği ülkelerde kış ayları zorlu geçer.

    Ama bu kış, öncekilerden çok daha zorlu geçiyor. Kapitalist sömürü çarkının ezdiği emekçiler ve her kesimden yoksul halk; yolsuzluk, kayırmacılık, keyfilik ve akla-mantık dışı politikalarda, emek düşmanlığında ısrar eden AKP-MHP iktidarı altında bir kat daha fazla sefalet, hayat pahalılığı ile boğuşmak zorunda kalıyor.

    Rakamları çarpıtma makinesi haline gelen TÜİK bile yıllık enflasyonu yüzde 36 olarak açıkladı. Bizim kendi yaşamımızdan bildiğimiz, etimizde-kemiğimizde hissettiğimiz gerçek enflasyon rakamı ise neredeyse yüzde 100. İşsizlik oranları resmi rakamlara göre bile yüzde 22. Kadınlarda ve gençlerde bu oran çok daha yüksek. Bu, çalışabilecek durumdaki neredeyse her 4 kişiden birinin işsiz olması demektir. Çalışanların yüzde 60’ı ise asgari ücrete mahkum.

    Kapitalizmin genel kriziyle saray iktidarının keyfi, akıl-dışı ve beceriksiz politikalarının birleşmesi, emekçiler ve yoksullar için hayatı çekilmez, dayanılmaz hale getirdi.

    En son elektriğe yapılan yüzde 50-125’lik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zamlar ise bütün bu çilelerin üzerine tuz biber ekti. Benzin-mazot-LPG fiyatları ise günlük olarak sürekli arttırılıyor. Bu kalemlerde yapılan her zammın, bütün tüketim mallarında ek zamlara yol açacağını, yoksulluk ve yoksunluğumuzu derinleştireceğini hepimiz biliyoruz.

    Ama daha oraya gelmeden; yapılan elektrik ve doğal gaz zamları bu karakışta bizleri, çocuklarımızı, yaşlı ve emeklileri, işsizleri daha fazla yoksulluk, sefalet ve hastalıklarla baş başa bırakacak.  Çünkü 4 kişilik bir ailenin elektrik faturası 350-400 liraya, kış aylarındaki doğalgaz faturaları ise 500-700 liraya yükseliyor. 2-3 bin liralık ev kiralarına su, telefon-internet faturaları da eklendiğinde asgari ücretin tamamına yakını cebimizden uçup gidecek demektir.

    Peki, karnımızı nasıl doyuracağız? Çocuklarımızın üst-baş, okul masraflarını ne yapacağız? Ulaşım giderlerini nasıl karşılayacağız? Isınsak açlıkla, ısınmasak soğukla ve hastalıklarla boğuşacağız!

    Halkın neredeyse tamamına bu korkunç ikilemi dayatan muktedirler, saraylarının masraflarından kısmak şöyle dursun, şatafatlarını arttırıp maliyetini halkın sırtına yüklüyorlar; yandaş sermayedarlara ballı ihaleler vererek, vergi afları çıkararak halkın parasını hortumluyorlar; eğitim ve sağlıktan kıstıkları paraları savaş politikalarına, silah sanayicilerine akıtıyorlar.

    Ama bu düzen Böyle Gitmez! Biz işçiler, esnaflar, köylüler, emekliler, kadınlar, gençler… ‘Artır Yeter’ diyoruz! Bu sefalete, bu sömürüye, bu zulme ‘Dur’ diyoruz! Biliyoruz ki sömürgenler, asalaklar sırf biz onları sırtımızdan yere çalmadığımız için bu düzeni sürdürebiliyor.

    Yoksulluk, işsizlik ve sefalete mahkum değiliz! Ayağa kalkacak ve hem bugünümüzü hem geleceğimizi kendi ellerimize alacağız! Bu krizin bedelini biz ödemeyeceğiz! Elektrik ve doğalgaz zamları geri çekilsin!”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Tuğla ısıtıp ayağımıza sarıyoruz, çorbalık kemiklerle nefsimizi köreltiyoruz’-VİDEO

    ‘Tuğla ısıtıp ayağımıza sarıyoruz, çorbalık kemiklerle nefsimizi köreltiyoruz’-VİDEO

    PİRHA – Tuzluçayır’da yaşayan yurttaşlar, hayat pahalılığı sebebiyle yaşadıkları zorluğu dile getirdiler. Yeni yılla birlikte gelen zamlar karşısında çaresiz kaldıklarını belirten yurttaşlar, tüp üstünde tuğla ısıtıp ayaklarına sardıklarını, çorbalık kemiklerle nefislerini körelttiklerini belirtirken, bir yurttaş da dilenmeyi bile düşündüğünü kaydetti. 

    AKP iktidarının 2021 yılında yurttaşı canından bezdiren zamları yeni yılla birlikte daha da katlanılmaz hale ulaştı. Mamak ilçesine bağlı Tuzluçayır semtinde yaşayan düşük gelirli halk, “Artık yeter, halk sokağa dökülmeli” diyerek tepkisini dile getirdi.

    2022 yılında akaryakıt başta olmak üzere elektrik tarifelerinde yüzde 52 ile yüzde 130 arasında değişen oranlarda zam, halkın büyük tepkisine neden oldu. Zaten kara kış yaşayan yurttaş, son olarak doğalgaz faturasına yüzde 25’lik zam ile adeta yoksulluğun dibine vurdu.

    “TAVUĞUN ÇORBALIK KEMİKLERİ İLE NEFSİMİZİ KÖRELTİYORUZ”

    İşçi emeklisi olan Ahmet Karadağ, halk ekmek kuyruklarındaki artışa dikkat çekerek,  halkın tümüyle yoksullaştığını söyledi. Karadağ, evine rahat şekilde gıda alamadığını belirterek zamlara dair şu yorumda bulundu:

    “İsterseniz sizi evime götüreyim. Dolapta 4 tane zeytin ve kuru ekmeği bul geri kalanını benim kafama çal. Mesela Kurban Bayramı’ndan bu yana kırmızı et aldığım yok. Bizler sadece tavuğun çorbalık kemikleri var; boyun kısmı, parça parça yapıp onu kaynatıyor ardından da ekmeğimizi içine doğruyoruz. Ancak öyle nefisi köreltiyoruz.
    Artık doğalgaz da çok büyük bir darbe vurdu. Gelen faturada yaktığına bakıyorsun 50-60 lira, vergiler falan geldiğinde ise 300 lira para ödüyorsun. Ona rağmen ısınamıyoruz. Elini peteğe vurduğunda buzdolabı gibi. Ancak bir bardak çay için ocağı kullanıyoruz. Onun buharı ile mutfakta battaniyeye sarılıp duruyoruz. Gıda için belediyeye de başvurdum ancak yardım vermedi. ‘Emekliye yardım yok’ dediler.”

    “LAMBAYI AÇARSAM ELİM KIRILSIN!”

    1976 yılından beri Tuzluçayır’da yaşayan Dilber Ülger ise Hakk’a yürüyen eşinin emekli maaşı ile hayatta kalma mücadelesi veriyor. Ülger, 3 kişilik bir aile olduklarını dile getirerek yaşadığı yoksulluğu şu cümlelerle anlattı:

    “Oğlum ve torunumla yaşıyorum. Oğlum ise çalışamıyor, işsiz. 2400 lira maaşla geçinmeye çalışıyoruz. Isınmayı bir kenara bırak, kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz halen ayaklarımı ısıtmak için ocakta taş ısıtıyorum. Tüpün üzerinde taşı kızdırıyor ve ayağımın altına koyup öyle ısınabiliyorum. 76 yaşındayım ve evde soğuktan duramıyorum. Kombiyi açacak gücümüz yok. Elektriğe gelen zamlar sebebiyle de sadece televizyon ışığında duruyoruz. Elim kırılsın ki haricinde hiç elektrik yakmam. Ne yiyip içtiğimize gelirsek, sadece ekmek yiyorum. Belediye ekmeğinde sıra bulursam onu alıyorum. Sağlık nedenlerim sebebiyle genellikle gidemiyorum, mahallenin çocuklarından ekmek getirmeleri için rica ediyorum. Kuru ekmek yiye yiye halime baksana. Artık yerimden kalkamıyorum. Doyan zaten doydu, yükünü tutan ise tuttu. Olan her şey fakire oluyor. Tok, açın halinden anlamaz. Çevremdeki ailelerin durumu da benimle aynı.
    Aslen Sivas’lıyım, köyümüz de var. Olan tarlaları da süremiyoruz. Çünkü bütün maliyetler arttı. Mazot bu fiyatta iken ben nasıl tarlayı sürüp ekeyim? Toprak var ama işleyemiyoruz. Artık gübre dahi alamıyorsun. Burada aç durmak ondan daha iyi.
    Çocuğum da çalışıyordu ancak işten çıkardılar. 2 yıldır iş bulamıyor. İktidara ben ne söyleyeyim, artık beni dinlesin, üzülsün, utansın ve vicdana gelsin. Ama bunlarda vicdan yok. Vicdanı olan fakiri böyle eder mi? Evvel ‘orta direk’ diyorlardı şimdi ise ‘yoksul direk! İçini çürüttüler hep. Yalandan itseler de devrileceğiz. Hatta durum öyle bir hale geldi ki dilenmeyi dahi düşündüm. Tanıdıklar görür diye Bahçelievler tarafına gidip orada avuç açmayı düşünüyordum. Ama gururum var utanıyorum. Aç da durulmuyor ama yavrum.”

    “BUNCA ÖMRÜMDE BÖYLE BİR KRİZİ İLK DEFA GÖRÜYORUM”

    Muzaffer Karaca da yapılan zamların artık dayanılmaz hal aldığını dile getirdi. “Geçmişte sadece yılbaşlarında zam yapılırdı ama artık her gün” diyen Karaca, derdini şu cümlelerle anlattı:

    “Evimizde her türlü elektronik eşya var ama kullanamıyoruz. Akşama kadar marketleri dolaşıyorum, her şey iki katına çıktı. Hiçbir zaman dilediğimiz gibi evi ısıtamıyoruz. Örneğin artık bulaşık makinesi de kullanmıyoruz. Elektrikli eşyaları artık kullanmayı bıraktık.
    66 yaşındayım ve bunca ömrümde böyle bir krizi ilk defa görüyorum. Bu karanlıktan çıkmak için halkta birlik ve beraberlik olmalı. Her insan hakkını aramak zorunda.”

    “GECELERİ LAMBALARI YAKMADAN TELEVİZYON İZLİYORUZ”

    Haydar Başaran isimli yurttaş da doğma büyüme Tuzluçayırlı olduğunu belirterek, tüm semtin yoksul halktan oluştuğunu söyledi. “Artık geçinmek mümkün değil” diyen Başaran, içinde oldukları zorluğu şu sözlerle anlattı:

    “Ne hikmetse her sabaha zamla uyanıyoruz. İnsanlar evlerinde battaniyeyle oturuyorlar. Çünkü doğalgaz yakma ihtimalleri yok. Örneğin geceleri lambaları yakmadan televizyon izliyoruz. Çözüm ise halkın sokağa çıkması ile olacak. Bunun için de Alevisi, Sünnisi, AKP’lisi, CHP’lisi değil; tüm halkın sokağa dökülmesi gerekiyor. Buradan ana muhalefete de sesleniyorum, artık yeter! Muhalefet görevini yapmıyor. Şu anda halkın sokakta olması lazım.
    Bir emekli maaş ile 3 kişilik aileyi idame ediyoruz. 5 yıldır iş arıyorum.”

    “10 GÜNDE BİR ÇAMAŞIR-BULAŞIK MAKİNESİ ÇALIŞTIRIYORUM”

    “Geçinemiyoruz” diyen bir diğer yurttaş ise Şekernaz Turgut oldu. Yakın zamanda işten çıkarıldığını belirten Turgut ise içinde olduğu yoksulluğu şu sözlerle ifade etti:

    “Şu an bir oğlum çalışmakta ama buzdolabımız bomboş. Artık 10 günde bir çamaşır ve bulaşık makinesini çalıştırıyorum. Haftada bir de süpürge makinesini açıyorum. Fırın kullanmak ise artık imkansız. Eve tek bir maaş giriyor. 500 lira gaz parası geliyor, 250 lira elektrik parası… Şimdi biz ne ile geçireceğiz? Evimize et, süt kesinlikle girmiyor. Eve bir tek yılbaşında meyve ve bir de tavuk alabildim başka da bir şey alamadım. Ancak birlikte olup sırt sırta verip bu devri kaldıracağız.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • ‘Bu zalim zam düzeni son bulmalı!’

    ‘Bu zalim zam düzeni son bulmalı!’

    PİRHA – Adana Milletvekili Ayhan Barut, yeni yılla birlikte fahiş oranda yapılan zamların geri çekilmesi için iktidara seslendi. Tüm gelirlerin enflasyona bağlı zamlar nedeniyle eridiğini belirten Barut, “İnsanca yaşam için yapılan bu insafsız zamlar geri çekilmeli, derhal halkın alım gücü yükseltilmeli” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, yeni yılın ilk gününden itibaren elektrikten akaryakıta, vergilerden trafik cezalarına fahiş oranda yapılan zamların geri çekilmesi için iktidarı göreve çağırdı. Asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına dek tüm gelirlerin enflasyona bağlı zamlar nedeniyle eridiğini vurgulayan Barut, “İnsanca yaşam için yapılan bu insafsız zamlar geri çekilmeli, derhal halkın alım gücü yükseltilmeli ve yaşam kalitesi iyileştirilmelidir” dedi.

    “ZAM EZİYETİ SÜRÜYOR”

    AKP iktidarının yanlış politikaları nedeniyle 2021 yılının halk için çok büyük sorunlarla geçtiğini ifade eden CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, “Yaşanan ekonomik ve siyasi krize bağlı olarak iğneden ipliğe her şeye yapılan zamlar nedeniyle Türkiye 2021 yılını büyük bedeller ödeyerek geçirirken tek adam yönetimi halkı cezalandırmaya devam ediyor. Saray ve çevresindeki bir avuç insan dışında kimsenin yüzü gülmezken yeni yılın ilk gününden itibaren AKP’nin halka zam eziyeti artarak sürüyor” diye konuştu.

    “DERHAL ZAMLAR GERİ ÇEKİLMELİ”

    Milletvekili Ayhan Barut, yazılı yaptığı açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

    “AKP üretene, emekçiye, çiftçiye, sanayiciye, emekliye, işsize, yoksula acımıyor. Aksine emeğiyle yaşama tutunmaya çalışan insanlarımızı açlık, sefalet ve yoksulluk batağına sürüklemeye devam ediyor. AKP’nin 2021 yılında hepimizi canından bezdiren yanlış ekonomi politikaları ve her şeye getirdiği zam yağmuru yeni yılın ilk gününden itibaren sürüyor. 2022 yılına yüzde 36.20 oranında yapılan vergi, ceza ve harç zamlarıyla girmiştik. Daha gözümüzü açmadan benzin, mazot ve LPG’ye fahiş zam yapanlar, hiç vicdanları sızlamadan aniden elektrik tarifelerinde yüzde 52 ile yüzde 130 arasında değişen oranlarda zam yaptılar. Kara kış yaşayan yurttaşın doğalgaz faturasına yüzde 25 zam yapmaktan hiç utanmadılar. Hayatımız tek adam yönetimindeki AKP iktidarı eliyle iyice çekilmez bir hal aldı. Bu zalim zam düzeni son bulmalıdır. İktidarı birazcık da olsa vicdana çağırıyoruz. İnsanca yaşam için yapılan bu insafsız zamlar geri çekilmeli, derhal halkın alım gücü yükseltilmeli ve yaşam kalitesi iyileştirilmelidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Yurttaş, ekmeğe gelen zam karşısında isyan etti: Ekmeği de elimizden aldılar-VİDEO

    Yurttaş, ekmeğe gelen zam karşısında isyan etti: Ekmeği de elimizden aldılar-VİDEO

    PİRHA- Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizi yaşanırken Ankaralıların, ekmeğe gelen zamlar karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. “Halkın bir tek ekmeği vardı, onun fiyatını da 4 liraya çıkartmak kabullenilecek bir durum değil” diyen yurttaşlar erken seçimi işaret etti.

    Fırıncılar Odası, artan döviz kurunun ardından ekmeğe 4 liraya kadar zam yapılabileceğine işaret etti ancak, yurttaşlar “Maalesef ekmeği de elimizden aldılar” diyerek tepki gösterdi.

    “HALKIN ZATEN BİR TEK EKMEĞİ VARDI”

    Marketlerde ortalama 2,5 liraya satılmaya başlanan ekmek için vatandaşlar ne yorum yaptı; mikrofonumuzu sokağa çevirdik.

    “Bir ekmeğimiz kaldı ona da zam geliyorsa yuh artık” diyen Ankaralı kadın yurttaş, ucuz ekmek almak adına her gün Bilkent’ten Kızılay’a Halk Ekmek büfesine gittiğini anlattı. “2800 lira maaşla ne kadar geçirebiliriz?” diye soran yurttaş, zamlar karşısında çaresiz kaldığını belirtti.

    “ÜLKENİN ÇİVİSİNİ ÇIKARTTILAR”

    Emekli bir diğer Ankaralı kadın yurttaş ise “Artık ülkenin çivisini çıkarttılar” diyerek erken seçimin şart olduğunu söyledi. Ekmeğe yapılan zamlara karşın “Türkiye’nin gözü aydın. Kimin suçu?” diye soran yurttaş, “Türkiye’de ekonomi diye bir şey kaldı mı? Biz emekliyiz ve açız. Biz artık yaşlı insanların ülkeyi yönetmesini istemiyoruz. Artık gençler bu ülkeyi yönetsin. Biz aile olarak günde 5-6 ekmek alıyoruz. Biz garibanların yiyeceği tek şey ekmektir. Ekmek de bulamazsak ne yiyeceğiz? Maalesef ekmeği de elimizden aldılar” yorumunu yaptı.

    “ZİL TAKIP OYNAYACAĞIZ”

    Zamlar karşısında halkın akıl sağlığının da bozulduğunu ifade eden bir yurttaş “Zil takıp oynayacağız” diyerek iktidara tepki gösterdi.
    “Asgari ücretin herhalde yüzde 20’si ekmeğe gidecek” diyen yurttaş “Öğlen yemeği olarak sadece simit yiyorum” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Asgari ücretle çalıştığını belirten bir diğer yurttaş ise “Zaten az yemek yiyorduk şimdi hiç yiyemeyeceğiz. Çalışma şartlarımız zaten ağır. Aldığımız maaşı da komple ev kirası ve faturalara veriyoruz. Zaten bir lüksümüz yok. Yediğimiz makarna ve emekti, şimdi hiç ekmek yiyemeyeceğiz. İki öğün yiyorduk şimdi bir öğüne düşüreceğiz. Zaten artık iş yerleri de yemek vermiyor” ifadelerini kullandı.

    Eren GÜVEN-Melis CİDDİOĞLU/ANKARA