Etiket: elif dal

  • Sekasur doğa direnişi devam ediyor- VİDEO

    Sekasur doğa direnişi devam ediyor- VİDEO

    PİRHA – Dersim’in Pertek ilçesinde Sekasur’da yürütülen maden karşıtı direniş, şirketin yeniden faaliyete geçmesi üzerine zorlu kış koşullarına rağmen yeniden başladı. 28 Haziran 2025’te başlatılan ve 154 gün süren çadır nöbetine hava şartları nedeniyle ara veren bölge halkı, şirketin arazi ölçümüne başlamasıyla birlikte Sekasur’da yeniden çadırlarını kurdu.

    Arven Doğu Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin, Bargini (Karabakır), Zeve (Dorutay), Orcan (Yukarı Gülbahçe) ve Desiman (Ardıç) köylerinin mera alanlarında pomza kum ocağı açmak istemesi üzerine başlayan direniş, Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde yürütülüyor.

    “ŞİRKET BİZİM TOPRAĞIMIZDAN ELİNİ ÇEKSİN”

    28 Haziran’da kurulan çadır nöbeti 28 Kasım’da olumsuz hava koşulları sebebiyle geçici olarak kaldırılmıştı. Ancak direniş alanından ayrılmalarının üzerinden sadece bir saat geçtikten sonra şirketin arazi ölçümüne başladığını fark eden köylüler, yeniden bölgeye giderek şirket temsilcilerini alandan uzaklaştırdı.

    Bunun üzerine Sekasur halkı, kış koşullarına rağmen çadırları yeniden kurma ve direnişi sürdürme kararı aldı.

    Direnişe öncülük eden isimlerden Elif Dal, kararlılıklarını şöyle anlattı:

    “Havalar soğuduğu için çadırı kaldırmak zorunda kaldık. Bir saat bile geçmeden şirket gelip arazi ölçümü yapmaya başladı. Bunu fark eder etmez köylüler olarak bölgeye gittik, şirket sahipleri kaçtı. Biz de yeniden çadır kurduk. Ne kadar sürerse sürsün gece gündüz nöbet tutacağız. Şirket bizim toprağımızdan elini çeksin. Doğamıza dokunmasınlar. Biz buradayken buraya kimseyi sokmayacağız.”

    “SONUÇ ALINCAYA KADAR BURADAYIZ”

    Metin Palancı ise Dersim’e yönelik tarihsel baskılara dikkat çekerek maden projelerini yeni bir saldırı olarak değerlendirdi:

    “1938’de Dersim’in üstünü aldılar, şimdi ise talancılar altını almaya çalışıyor. Buna izin vermeyeceğiz. Çadırı kaldırdıktan sadece bir saat sonra müteahhit sahaya geldi. Haber alır almaz gittik, kaçıp gittiler. Bugün yeniden çadırımızı kurduk ve sonuç alıncaya kadar direneceğiz. Bizim talancılara verecek bir kaşık toprağımız yok. Maden ocağı katliam demektir, yangın demektir. Devletin amacı halkı göçe zorlamak. Yabancı şirketler yeraltı zenginliklerimizi peşkeş çekiyor. Topraklarımız, geleceğimiz kiraya verilmiş durumda.”

    Palancı, sadece Sekasur için değil, Dersim’in her karışı için mücadele edeceklerini belirtti.

    Sekasur halkı, yeniden kurdukları direniş çadırında kararlılık mesajı veriyor. “Doğa, toprak ve yaşam savunusu için gerekirse kışın en ağır şartlarında bile nöbette olacağız” diyen köylüler, pomza kum ocağı projesinin tamamen iptal edilmesini talep ediyor.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Hozat ve Pertek’te maden şirketinin işaretleme yapmasına köylülerden tepki- VİDEO

  • Dersim Pertek’teki pomza kum ocağı projesine tepki: Köylerimiz yok edilmek isteniyor-VİDEO

    Dersim Pertek’teki pomza kum ocağı projesine tepki: Köylerimiz yok edilmek isteniyor-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Pertek ilçesinde Bargini (Karabakır), Zeve (Dorutay), Orcan (Yukarı Gülbahçe) ve Desiman (Ardıç) köylerinin bulunduğu bölgeye pomza kum ocağı yapılmak istenmesine ilişkin konuşan köylüler “Böyle bir tesisin açılmasının burada yaşamın yok olması demektir” diyerek yaşanan duruma tepki gösterdi. 

    Dersim’in Pertek ilçesinde Bargini (Karabakır), Zeve (Dorutay), Orcan (Yukarı Gülbahçe) ve Desiman (Ardıç) köylerinin mera alanlarına Arven Doğu Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, pomza kum ocağı yapılmak isteniyor.

    Köylüler, yapılmak istenen projeye tepki gösterdi.

    “PROJENİN İPTAL EDİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Madencilik projesi yapılması durumunda doğalarının yok olacağını ifade eden Elif Dal, “Biz burada hayvancılık yapıyoruz ve hayvanların otladığı meranın tam ortasında yapılmak istenen maden projesini istemiyoruz. Projenin uygulanmaması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Yetkililere çağrımız projenin iptal edilmesidir” diye belirtti.

    “MADEN PROJESİNDEN KÖYLÜLER OLARAK HABERİMİZ YOKTU”

    Köylerinde maden projesi istemediklerini ve herkesi kendilerine destek olması çağrısında bulunan Hatice Rüzgar, “Köylüler olarak maden projesinden haberimiz yok, bizden gizli işler yapıyorlar. Köyümüzün arazileri kiralanmış, satın alınmış herkes bir şey söylüyor” dedi.

    Vahide Güler ise, “Madenciliği istemiyoruz, doğamızın kirlenmesini neden isteyelim” diye konuştu.

    “PROJE YAPILIRSA BÖLGEDE HAYVANCILIK BİTECEK”

    Maden projesinin yapılacağı bölgenin dört köyün hayvancılık yaptığı bölge olduğunu vurgulayan Erhan Rüzgar, “O yüzden proje yapılırsa hayvancılık tamamen bitecektir. Aynı zamanda bizim içme suyu kaynaklarımız da bu bölgede olduğu için içme sularımız da yok olacak. Burada böyle bir tesisin açılması demek burada yaşamın yok olması demektir. O zaman bize başka bir yer versinler gidelim, biz burada doğduk burada büyüdük. Maden projesi doğayı ve yaşam alanlarını yok edecek bir proje. Projenin yapılmaması için gerekeni yasal zeminde yapacağız” diye ifade etti.

    “İNSANLARIN YAŞAM ALANLARI DARALACAK”

    Eğer bir hizmet yapılacaksa çevrenin ekolojisinin ve tabiatının mevcut durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Hüseyin Aktaş, “Eğer burada böyle bir proje yapılacaksa insanların yaşam alanları daralacak, hayvanlarını otlatacak mera bulamayacaklar. Bu proje buraya büyük bir zarar verecektir o yüzden istemiyoruz” dedi.

    “YETKİLİLER BİZİ MAĞDUR ETMESİN”

    Projeyi istemediklerini ve yetkililerin kendilerini mağdur etmemelerini isteyen İsmail Koyun, “Hayvancılıkla geçimimizi sağlıyoruz, projenin yapılacağı yer köyümüzün can damarı bir bölgedir eğer orası tahrip edilirse hayvancılığa ve su kaynaklarımıza büyük zarar verir” şeklinde konuştu.

    “TOPRAKLARIMIZI TERK ETMEK İSTEMİYORUZ”

    Maden proje uygulanırsa köylerinden göç etmek zorunda kalacaklarını belirten Ali Şeker, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Bölgede insanlar geçimlerini hayvancılıkla sağlıyor meraların tahrip olması ve sularımızın kesilmesi nedeniyle istemiyoruz. Yetkililer bu projeyi iptal etsin, biz topraklarımızı terk etmek istemiyoruz.”

    Cihan BERK/DERSİM