Etiket: elif keleşo

  • Kadınlar Barış Duvarı eyleminde haykırdı: Suriyeli Alevi kadınlar yalnız değildir- VİDEO

    Kadınlar Barış Duvarı eyleminde haykırdı: Suriyeli Alevi kadınlar yalnız değildir- VİDEO

    PİRHA- Suriye İçin Kadın İnisiyatifi’nin çağrısıyla Samandağ’da buluşan kadınlar, “Suriye’de Alevi kadınlara yaşatılan, Alevi kimliğinin ve Alevi inancının inkârıdır. Katledilen, kaçırılan, cinsel şiddete uğrayan Suriyeli Alevi kadınlar yalnız değildir” dedi.

    Suriye’deki Alevi kadınlara yönelik sistematikleştirilen katliam, kaçırma ve cinsel şiddete karşı oluşturulan ‘Suriye İçin Kadın İnisiyatifi’ Hatay’ın Samandağ ilçesinde ‘Barış Duvarı’ eylemi gerçekleştirdi.

    İnisiyatifin yaptığı çağrı üzerine ülkenin dört bir yanından kadınlar, beyaz tülbentleriyle yola çıkarak Samandağ’da buluştu.

    PTT Şubesi önünde bir araya gelen kadınlar sık sık “Alevi kadınlar yalnız değildir”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Katil HTŞ işbirlikçi AKP”, “Jin, Jîyan, Azadî” sloganlarını attı.

    Hızır Türbesi’ne kadar yürüyüş yapan kadınlar, yaşamını yitiren kadınlar için denize reyhanları bıraktı. Ardından basın açıklaması okundu.

    “ALEVİLERE KARŞI SİSTEMLİ SOYKIRIM VAR”

    Suriye Kadın İnisiyatifi adına basın açıklamasını Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo okudu. Keleşo, sözlerine Ermeni Soykırımının yıldönümü olması sebebiyle “katliamla yüzleşilsin” çağrısını yaptı.

    Suriye’de insanlığın yeni bir katliamla karşı karşıya olduğunu belirten Elif Keleşo, “8 Aralık’ta El Kaide ve IŞİD gibi cihatçı örgütlerin devamı olan HTŞ, yönetimi ele geçirir geçirmez Suriye halklarına, özellikle de Alevilere karşı sistemli bir soykırım uygulamaktadır. Bu şeriatçı yapı sadece Alevileri değil; Dürzilere, Kürtlere, Türkmenlere ve Hristiyanlara da saldırmaktadır. Suriye’de yaşanan Alevi katliamı; Koçgiri, Zilan, Dersim, Maraş, Sivas Madımak, Suruç ve Gazi katliamlarının devamından başka bir şey değildir” diye konuştu.

    “ALEVİ KADINLARA YAŞATILAN ALEVİ İNANCININ İNKARIDIR”

    Tüm savaş ortamında en çok kadınların mağdur edildiğini vurgulayan Keleşo, “Suriye’de Alevi kadınlara yaşatılan; Alevi kimliğinin ve Alevi inancının inkârıdır. Alevilerin mal ve mülklerinin talan edilmesidir. Yeni yobaz Suriye yönetiminin, yetmiş iki millete aynı nazardan bakan Alevilere tahammülü yok. Özgür, güçlü kadınlara ise hiç tahammülü yok! Alevi inancına, varlığına ve kadınlara yönelik bu organize yok ediş; yalnızca bir inancı değil, yüzyıllardır bu topraklarda yaşamış bir halkın belleğini, kültürünü ve kutsallarını da yok etmeye yöneliktir. Kadınlar kaçırılmakta, tecavüze uğramakta, işkenceyle öldürülmekte, bedenleri paramparça edilmektedir. Üstelik nasıl bir zulüm yaşadıklarını bilmiyoruz. Evlerinde diri diri yakılan hamile kadınlardan, doğmamış bebeklere uzanan bu zulüm zinciri; Maraş’ta, Dersim’de, Sivas’ta tanık olduğumuz vahşetin devamıdır” dedi.

    Keleşo, uluslararası insani kurumların, devletlerin suskun kalmasını eleştirerek, “Mevcut AKP-MHP eril zihniyeti, Colani’yi en üst düzey protokolle ağırladı. Bizim nazarımızda bu katliamın açık ortaklarıdır. Bu zulüm sadece Suriye’deki Alevi kadınlarla sınırlı değildir; Êzidî, Süryani, Hristiyan, Kürt ve Ermeni kadınlar da aynı zulmü yaşamaktadır” sözlerini kullandı.

    “ALEVİ KATLİAMINA DUR DENİLSİN”

    Hayatı çalınan ve katledilen tüm kadınlar için isyanda olduklarını söyleyen Keleşo, şu ifadeleri kullandı:
    “Suriye’de tüm halkların ve inançların eşitliğini ve özgürlüğünü esas alan demokratik bir anayasal düzenden başka çıkar yol yoktur. Birleşmiş Milletler’i ve uluslararası insan hakları örgütlerini Ortadoğu’da yaşanan bu katliama ‘dur’ demeye çağırıyoruz.

    Suriyeli Alevilerin korunması ve yardımların bölgeye ulaşması için insani yardım koridoru açılmalıdır.
    Tekrarlıyoruz; Ortadoğu’daki diğer çatışmalarda anında insani yardım koridoru açmakla övünen siyasi iktidar, bir an önce Aleviler için de aynı şeyi yapmalıdır! Siz sadece koridoru açın, biz kardeşlerimize gerekli her türlü yardımı ulaştırmaya hazırız. Bugün Suriye’de yakılan ateş söndürülmezse, o ateş yarın hepimizin yurduna düşecektir. Bunun farkındayız.”

    “GELECEK BİZ KADINLARIN ELİNDE”

    Ardından konuşan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Ortadoğu’da kadınlar katlediliyor, buna karşı isyandayız. Bizi ayrıştırarak batı, bütün zenginliklerimizi elimizden alıyor. Suriye’de kadınların katledilmesine, kaçırılmasına rızalığımız yok. Bugünkü mücadele bütün kadınlar için onurdur. Bu mücadelemizle özgür eş yaşamı, demokrasiyi, barışı bizler tesis edeceğiz. Suriye’deki katliamın hesabı sorulmalı ve son bulmalı. Gelecek biz kadınların elinde, bizler yaşamı var edeceğiz” dedi.

    “COLANİ’Yİ BU ÜLKEDE AĞIRLAYANLARI LANETLİYORUM”

    Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    “Bugün Suriye’deki kız kardeşlerimiz için buradayız. Kerbela’lar hala devam ediyor. Suriye’de kadınlar Kerbela yaşıyor. Bu yüzyılda maalesef dünyanın gözünün önünde kadınlar büyük bir zulmü yaşıyor. Biz görüyoruz da bu zulmü, devlet yetkilileri görmüyor mu? Katil Colani’yi bu ülkede ağırlayanları lanetliyorum. Suriye’de 2011’den bu yana savaş sürüyor ama bedelini kadınlar ve çocuklar ödüyor. Suriye’ye demokrasi getireceğini söyleyenler kan gölüne çevirdi. Suriye’de yapılan Alevi soykırımıdır. Gönlünü barışa vermiş herkese sesleniyorum birleşe birleşe faşizm duvarını yıkacağız. Suriye’de katledilen kız kardeşlerimiz için yardım koridoru açılsın istiyoruz.”

    “HERYERDE SESİMİZİ YÜKSELTECEĞİZ”

    DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu da yaptığı konuşmada Alevi kadınlara dönük saldırılan bir soykırım olduğunu vurguladı. Türkoğlu “Bizler her yerde sesimizi yükselteceğiz. Birbirimizle dayanışmak zorundayız. Biz kadınların kaderi eşit, özgür bir model olmak zorunda. Bize kölevari bir yaşam dayatmak istiyorlar. Bu soykırım politikalarını biz kadınlar boşa çıkaracağız” diye kaydetti.

    “ÇETELER ELİYLE ALEVİ SOYKIRIMI YAŞANIYOR”

    DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ise “Bugün sınırın öte yanında yaşanan Alevi soykırımına dur demek için buradayız. Başta Türkiye olmak üzere dünyada oynanan üç maymuna karşı ‘Aleviler katlediliyor’ demek için buraya geldik. 8 Aralık’tan bu yana çeteler eliyle Alevi soykırımı yaşanıyor. ‘Esad kırıntısı’ denilerek çocuklar kaçırılıp katlediliyor. Yanı başımızdaki Suriye’de Alevi katliamı durana kadar ortak mücadelemizi büyüteceğiz. Suriye’deki halkları hep birlikte yaşatacağız” diye konuştu.

    PİRHA/ HATAY

  • Alevi kadınların ÇEDES’e karşı başlattığı imza kampanyası sürüyor

    Alevi kadınların ÇEDES’e karşı başlattığı imza kampanyası sürüyor

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi’nin, okullarda uygulanan ÇEDES projesinin sonlandırılması için başlattığı imza kampanyası devam ediyor. Kampanyanın 10 bin imzaya yaklaştığı bilgisini veren ABF Kadından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo, toplumun tüm kesimlerini bu kampanyaya katılmaya ve imza vermeye davet etti.

    Toplumun tepkiyle karşıladığı Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesine yönelik Alevi toplumunun itirazı sürüyor. ÇEDES uygulamanın iptali için Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi de harekete geçmiş ve imza kampanyası başlatmıştı.

    “ÇEDES projesi iptal edilsin!” başlığı ile change.org üzerinden 22 Haziran tarihinde imza kampanyası başlatan Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi’nin çağrısı ile imza verenlerin sayısı 10 bine yaklaştı.

    “BU PROJEYE KARŞI ÇIKMAK ADINA ATILAN ÖNEMLİ BİR ADIM”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Kadından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo, ÇEDES Projesi’nin iptal edilmesi amacıyla başlattıkları geniş kapsamlı imza kampanyasının devam ettiğini belirterek, “ÇEDES Projesi’nin, toplum üzerinde olumsuz etkiler yaratacağına inanan Kadın Meclisimiz, bu girişimiyle kamuoyunun dikkatini çekmeyi hedefliyor. ÇEDES Projesi’nin uygulanması durumunda Alevi toplumunun inançsal değerlerinin zarar göreceği endişesi taşımaktayız. Bu projeye karşı çıkmak, geleceğimizi korumak adına atılması gereken önemli bir adımdır” dedi.

    “TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİ BU KAMPANYAYA KATILMAYA DAVET EDİYORUZ”

    Keleşo, daha fazla imza toplanması için kamuoyunun desteğine ihtiyaç olduğunu ifade ederek, “Kampanyaya destek hızla büyüyor, ancak daha fazla imza toplanması için kamuoyunun desteğine ihtiyaç duyuluyor. Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi olarak toplumun tüm kesimlerini bu kampanyaya katılmaya ve imza vermeye davet ediyoruz. İmzanızla siz de bu haklı mücadeleye destek olun ve geleceğimize sahip çıkın” çağrısında bulundu.

    İMZA KAMPANYASININ LİNKİ

    Kampanyaya destek vermek için change.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ABF Alevi Kadın Meclisi, 3 şubatta ‘1. Kadın Konferansı’nı yapacak

    ABF Alevi Kadın Meclisi, 3 şubatta ‘1. Kadın Konferansı’nı yapacak

    PİRHA-Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı’nı 3 Şubat’ta Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapacak. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı’nı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapacak. Konferansa, kadın örgütleri, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri de davet edildi.

    3 Şubat’ta gerçekleşecek Kadın Konferansı, Sema Ulusoy İzkaya ve Zeynep Karababa’nın okuduğu Gülbeng-Üç Nefes ile başlayacak. Sunuculuğunu Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Örgütlenme Sekreteri Ezgi Türkyılmaz’ın yapacağı konferansta, ABF adına açılış konuşmasını Elif Keleşo yapacak.

    “YOL’UMUZDA VARDIK, VARIZ, HEP VAR OLACAĞIZ”

    1.Oturum

    Mitolojiden Öğretiye Alevilikte Kadın (İstanbul Üniversitesi Doç. Dr. Cemal Salman)

    Öğretiden Pratiğe Alevi ve Kadın Olmak (Serçeşme Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi Canan Seçkin)

    Ev, Şehir, Kamusal Alan: Gündelik Hayatta Alevi Kadın (İzmir Büyükşehir Belediyesi Yüksek Mimar Demet Bayar)

    2.Oturum

    Diğer Kadın Örgütleri ve Alevi Kadınlar (Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Fidan Ataselim)

    Cumhuriyet, Eşit Yurttaşlık ve Alevi Kadın Mücadelesi (Gazeteci- Yazar, HBVAKV Gölbaşı Şube Başkan Yardımcısı Aysel Kamber)

    Aktarım, Ayrım, Asimilasyon: Kadın Gözüyle Algı ve Deneyimler (Hacettepe Üniversitesi Prof. Dr. Özlem Cankurtaran)

    3.Oturum

    Alevi Kadın Mücadelesinin Bugünü-Yarını: Kazanım, Sorun ve Yeni Yollar (Sosyal Hizmet Uzmanı Gül Erdost, Emel Sungur Uzman Kadın Aktivisti)

    Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılında Alevi Kadınlar (Ankara Üniversitesi Prof. Dr. Bedriye Poyraz)

    Konferans, konuşmacıların ve diğer konukların değerlendirmeleri, kurum temsilcileri/Alevi kadınların değerlendirmeleri ile son bulacak.

    PİRHA/ANKARA

  • İran rejiminin katlettiği Mahsa Amini protestolarına Alevi kadınlardan destek!

    İran rejiminin katlettiği Mahsa Amini protestolarına Alevi kadınlardan destek!

    PİRHA – İran rejimi tarafından zorunlu başörtüsünü kurallara göre takmadığı iddiasıyla gözaltına alınıp işkence sonucu katledilen Mahsa Amini için kadınların başlattığı eylem bütün dünya ülkelerinde protestolarla destek buldu. Türkiye’deki Alevi kadınlar da İran rejimini protesto ederek, “Artık bir kadın devrimi, kadınların öncülük ettiği bir değişimin olduğu dünya söz konusu. İyi bir hamle” şeklinde yorumladılar. 

    İran’da zorunlu ‘başörtüsü kurallarına uymadığı’ gerekçesiyle “ahlak polisleri” tarafından gözaltına alındıktan sonra yaşamını yitiren 22 yaşındaki Mahsa Jîna Amini’nin ölümünün ardından protestolar sürüyor. 17 Eylül’de kadınların öncülüğünde başlayan protestolar, dünya genelinde de karşılık buldu.

    Türkiye Alevi hareketi içerisindeki kadınlardan da yapılan protestolara destek geldi. Alevi örgütleri henüz kitlesel bir açıklama yapamasa da Alevi kadınlardan yapılan eylemlere destek geldi.

    “İYİ BİR GELİŞME OLACAKTIR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Kadından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo, sağlık nedenleri sebebiyle protestolara katılamadığını belirterek, Amini’ye olan sahiplenmenin çok değerli olduğunu belirtti. Elif Keleşo, İran’daki kadınların ilk defa başörtülerini yakmaya başladıklarını vurgulayarak, “Bu itiraz ardından ciddi bir ayaklanma yaşandı. Bunun İran için iyi bir hamle olduğunu düşünüyorum. Kadınlar bir kez daha İran’da kaybettikleri, yok sayılan güçlerini göstermeye başladı. Bu hamle kadın özgürlüğü için iyi bir gelişme olacaktır” dedi.

    Elif Keleşo, Alevi kadınların, İran’daki gelişmelere uzak kalmadığını söyleyerek, “Bizler bu gündemin içerisindeyiz. Alevi erkekleri de ön plandalar ve bu eylemleri sahipleniyorlar. Belki de basın önünde pek görünür olamadık. Bunun da sebebi, kadın örgütleri ile birlikte hareket etmemizden kaynaklanıyor. O nedenle biz Aleviler olarak gündeme gelmedik” şeklinde konuştu.

    “MUHALEFET KADINLAR ÜZERİNDEN OLUŞUYOR”

    Hünkar Hacı Bektaş Veli Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Emel Uzman da İran’da yapılan protestoları anlamlı bulduğunu ifade etti. Uzman, kadın devriminin önemine dikkat çektiği açıklamasında şunları söyledi:

    “Baskının yoğun olduğu ülkelerin dışında bizim gibi ülkelerde de yaşamımızı sosyal ve kültürel dünyamızı değiştirmeye çalışan, özellikle Cumhuriyet değerlerinden, laiklikten, medeni yasadan uzaklaşan, neredeyse şerri hükümleri yaşamımıza yavaş yavaş sokmaya çalışan bir yöntem bu. İran’da yapılan protestoları son derece anlamlı buluyorum. Öyle görünüyor ki dünyada eğer bir değişim söz konusuysa bu kadın devrimi ile olacaktır. Dünya nezdinde muhalefet kadınlar üzerinden oluşuyor. Dünyanın her yerinden İran’a destek geldi. Bu anlamlı bir dayanışma oldu. Kolay kolay da bitecek bir eylem değil. Çünkü insanların yaşam biçimlerini değiştirip eril, gerici dünyalarının karanlığını dayatıyorlar.

    İran’daki eğitimli kadınlar dünyaya farklı bakarken böyle bir baskı altına girmeleri sonucu bir protesto olacaktır diye beklerken yaşananlar bu işin önünü açtı. Bence bu protestolar, kavgalar devam edecektir. Dünyanın her yerinde de dayanışmalar sürecektir. Ülkemizde de bu çok yaygın. Her ilde sahip çıkan, destekleyen protestolar var. Artık bir kadın devrimi, kadınların öncülük ettiği bir değişimin olduğu dünya söz konusu.

    “BİR HAZIRLIK ÇALIŞMASI VAR”

    Emel Uzman, İran’daki protestoların Alevi kadınları tarafından daha fazla sahiplenilmesi gerektiğini ifade ederek, “Yapılan bütün eylemlerin içinde Alevi kadınlar var. Kurumsal anlamda eylem noktasında gecikmiş olunabilir ama bütün yapılan eylemlerde mutlaka Alevi kadınların olduğunu görüyoruz. Ancak Alevi kadınların öncülüğünde de bir eylem ihtiyacı doğmuştur. Bu yönlü de bir hazırlık çalışması var” dedi.

    “TAKVİME DÜŞECEK BİR NOT OLACAKTIR”

    Emel Uzman, dayanışmanın daha fazla büyütülmesi gerektiğini söyleyerek şöyle devam etti:

    “Dünyaya İran’dan ses gidiyor. Görünen o ki mücadele sadece kadın mücadelesi değil. Yaşamın her alanındaki baskıya karşı bir mücadele bu. Dünyadaki sisteme karşı bir mücadele diye bakmak lazım. Ama oradaki çıkış noktası kadına yapılan, kadının yaşamına direkt müdahale ile ortaya çıkan bir şey. Orada kadınları yalnız bırakmayan erkekleri de anımsamak lazım. Birlikte mücadele yürütüyorlar. Bence bu mücadele daha devam edecektir. O nedenle nereye kadar gider kestiremiyorum ama dünya tarihinde bir takvime düşecek bir not olacaktır bu.”

    “SONUÇLANABİLECEK ÇÖZÜMLERE GİTMEMİZ GEREKİYOR”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkan Yardımcısı Gülbahar Kaplan da İran’daki gelişmelerin önemine dikkat çeken bir diğer isim oldu. Kaplan, konuya ilişkin Alevi örgütlerinin de çeşitli eylemler yaptığını anlatarak şunları söyledi:

    “Hiçbir şey yapmadık değil. Mutlaka duyarlı olmamız gereken bir durum ki bu süreçte de Türkiye’nin de hangi şartlarda yaşadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunun için aslında sesimizi daha gür duyurabilirdik. Bizler de kendi şubelerimizde açıklamalar yaptık. Bütün kadınları ilgilendiren bir konu olduğu için duyarlılığımız var. Ama kalkıp da örneğin İzmir’de bütün bileşenlerle bir eylem yaptık mı? Hayır yapmadık. Keşke bütün erkek canlarımızla birlikte büyük bir eylem yapabilseydik. Bizlerin de eksikliği oldu.

    Her yerde kadının ismi kullanılıyor ama ne yazık ki iş icraatlara geldiği zaman ya da yapması gerekeni bir kadın eyleme döktüğü zaman ya öldürülme ya da idamla karşılaşıyor. Bizler kadınlar olarak her ne kadar hangi ülke olursa olsun kadın baskısı, zihniyetlerin hepsi için geçerli. Kadınlar her yerde her zaman baskı altında. Kadın her zaman ezilen, yok edilmeye çalışılan, baskı altına alınmaya çalışılan varlık oldu.

    Kadına ‘ana, bacı’ deniyor ama kadını her zaman bir adım arkaya atmaya çalışıyorlar. Kadınlarımız bir mücadelenin başlangıcını ateşlemeye kalktığı zaman da tabii ki böyle üzücü olaylara da denk geliyoruz. Aslında eylemler yapmak gelip geçici çözümler. Bizlerin sonuçlanabilecek çözümlere gitmemiz gerekiyor. Bugün bu İran’da yapıldıysa yarın Türkiye’de de yapılacaktır. Çünkü görünürde her ne kadar ‘kadınların hakları vardır’ deseler de o kafanın içerisinde erkeklerin kendilerini önde görme egosu var. Bu tür katliamların olmaması için tüm kadın platformları birlikte örgütlenip çözüm odaklı olabilirsek belki bir nebze de olsa bunların önüne geçebiliriz. Bizler ne kadın katliamları yaşadık, neler gördük duyduk. Ciddi anlamda eylemler de yaptık ama ne oluyor?”

    Eren GÜVEN/ANKARA