Etiket: elif sert

  • ‘Hızır lokması dayanışmanın simgesidir’- VİDEO

    ‘Hızır lokması dayanışmanın simgesidir’- VİDEO

    PİRHA- Hızır ayına dair geleneksel ritüellerin geçmişten bugüne nasıl değiştiğini anlatan Elif Sert, Hızır lokmasının yalnızca bir paylaşım değil; aynı zamanda birlik, rızalık ve dayanışmanın simgesi olduğunu söyledi.

    Hızır ayının gelişiyle birlikte Alevi inancında önemli bir yere sahip olan kömbe hazırlama geleneği de yaşatılmaya devam ediyor. Paylaşmanın, lokmanın ve dayanışmanın simgesi olan bu kadim geleneği sürdüren kadınlardan biri olan Elif Sert, kömbe hazırlayarak hem inancını hem de kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarıyor.

    “HIZIR GÜNLERİ BİRLİK VE PAYLAŞIM ZAMANIYDI”

    Eskiden Hızır ayının gelişinin temizlik, dualar ve gülbenglerle karşılandığını anlatan Elif Sert, o günlere dair şunları anlattı:

    “Eskiden özellikle köylerde günler öncesinden hazırlıklar başlar, herkesi tatlı bir heyecan sarardı. Evler temizlenir; Hızır’ın gelişi temizlikle, dualarla ve gülbenglerle karşılanırdı. Komşular bir araya gelir, hep birlikte kömbeler hazırlanırdı. Kömbeler piştikten sonra herkesle paylaşılır, bir kısmı da kurda kuşa nasip olsun diye dışarı bırakılırdı. Hızır lokmasının herkese değmesi için böyle yapılırdı. Dedeler köy köy dolaşırdı. Dede gelmeden önce ayrı bir hazırlık yapılır, büyük bir heyecan yaşanırdı. Lokmalar ve kömbeler hazırlanır, köyün en büyük evinde toplanılırdı. Dedeler gelir, orada misafir edilirdi. Kırgın ve dargın olanlar rızalık alır, dualar edilir, lokmalar pay edilir, semahlar dönülürdü.”

    Modern hayatla birlikte çalışma ve yaşam koşullarının değişmesinden kaynaklı eski hazırlıkların aynı heyecanla yapılamadığını ifade eden Sert, “Artık insanlar eskisi gibi bir araya gelemiyor. Lokmalar cemevlerinde pay ediliyor, cemler yapılıyor. Mekan değişti ama inanç devam ediyor” dedi.

    “KIYMETLİ BİR İNANÇ GELENEĞİ”

    Hızır lokmasının özellikle kışın en zorlu dönemlerine denk geldiğini vurgulayan Elif Sert, bu günlerin hem maddi hem de manevi açıdan büyük anlam taşıdığını ifade etti. Sert, “Hızır günleri karakışa denk gelirdi; erzakların azaldığı, hayvan yeminin tükendiği zamanlardı. Kömbeler yapılırken insanlar yalnızca lokma hazırlamaz, aynı zamanda birbirine güç verirdi. Hızır bu yönüyle bir bayram niteliği taşırdı. Niyetlerin ve kısmetlerin rüyalara girdiğine, yolun nerede olduğunun Hızır tarafından gösterildiğine inanılırdı. Bu, çok kıymetli bir inanç geleneğidir ve yaşatılması gerekir. Hızır’ın darda ve zorda olanın yardımına yetiştiğine inanılır. Bu da gösteriyor ki insanların birbirine destek olması, yardıma ihtiyacı olana koşması Hızır anlayışının bugünkü karşılığıdır” diye konuştu.

    Fatoş SARIKAYA-Diren KESER/ MERSİN

     

  • Mersin Kadın Platformu’ndan Samandağ çağrısı: Kadın mücadelesi sınırları aşıyor- VİDEO

    Mersin Kadın Platformu’ndan Samandağ çağrısı: Kadın mücadelesi sınırları aşıyor- VİDEO

    PİRHA- Suriye’de Alevi kadınlara yönelik şiddete dur demek için Samandağ’da ‘Barış Duvarı’ eylemine çağrı yapan Mersin Kadın Platformu üyeleri, “Suriye’de Alevi kadınlara yönelik katliamların, cinsel saldırıların, kaçırılma vakaların karşısında mücadelemizle duruyoruz. Kadın dayanışması sınırları tanımaz diyerek bütün kadınları Samandağ’a çağırıyoruz” dediler.

    Suriye’de katledilen, kaçırılan, cinsel şiddete maruz kalan Alevi kadınlarla dayanışmak için oluşturulan Suriye İçin Kadın İnisiyatifi 24 Nisan’da Hatay Samandağ’da ‘Barış Duvarı’ eylemi yapacak. Hatay’ın Samandağ ilçesinde bulunan Samandağ PTT Şubesi önünde bir araya gelecek olan kadınlar, Hızır Türbesi’ne kadar yapılacak yürüyüş ardından insan zinciri oluşturacak.

    Mersin Kadın Platformu üyeleri, dayanışmayı büyütmek ve Suriye’deki kadınlara ses olmak için Samandağ’a çağrı yaptı.

    KADINLAR SURİYE SINIRINDA BARIŞI HAYKIRACAK

    Platformdan Ceren İnan, Suriye’deki kadınlarla dayanışmak için Samandağ’da bir araya geleceklerini belirterek, “Her gün Suriye’den gelen üzücü haberlerle uyanıyoruz. Suriye’de Alevi kadınlara yönelik katliamların, cinsel saldırıların, kaçırılma vakaların karşısında mücadelemizle duruyoruz. Bu nedenle 24 Nisan Perşembe günü Samandağ’da Barış Duvarı’na omuz vermeye gideceğiz. Kadın dayanışması sınırları tanımaz diyerek bütün kadınları orada bir araya gelmeye ve bu mücadeleyi büyütmeye çağırıyorum” dedi.

    Zeynep Kaya, Suriye’de yaşanan katliamlara en güçlü sesi kadınların çıkardığını vurgulayarak herkesi Samandağ’a çağırdı. Dünya liderlerinin ve devletlerin Suriye’de yaşanan katliamları durdurma noktasında harekete geçmesi gerektiğini de söyleyen Kaya, “Tam da yanı başımızda süren bir iç savaş var. Ülkemizdee barışın konuşulduğu bir ortamda orada savaşın sürüyor olması, yönetimin azınlıklara şiddet uygulaması bizleri derinden üzüyor. Alevilere yönelik zaten inançsal baskılar vardı ama şimdi oradaki yönetimin barış kelimesini kullanarak oradaki halklara uyguladığı baskı soykırıma döndü. Türkiye’ninn ve diğer ülkelerin bu konuda sessiz kalması hepimizin canını yakıyor. Kadınlar olarak sınırları aşan bir mücadele için alanlardayız ve tam da yanı başımızda olan Suriyeli Alevi kadınlara yönelik şiddete bir ses vermek istiyoruz. Bu nedenle 24 Nisan’da ‘Barış Duvarı’ etkinliği kapsamında sınıra gideceğiz. Orada bir kez daha barışın önemini vurgulayarak tüm dünya liderlerini, kurum ve kuruluşları katliamların durdurulması ve barışın tesis edilmesi için harekete geçmeye çağıracağız. Barışa ve dayanışmaya omuz vermek isteyen tüm kadınları Samandağ’a bekliyoruz” diye konuştu.

    “SURİYE’DEKİ KADINLARIN HIZIR’I OLMALIYIZ”

    Elif Sert, Suriye’deki kadınların yalnız olmadığını dile getirerek, “Alevilere dönük katliamları kendi coğrafyamızda yaşananlardan çok iyi tanıyoruz aslında. Biz kadınlar olarak zulmün karşısında birlik olarak durmalıyız. Bizim inancımızda Hızır çok önemlidir, birbirimizin Hızır’ı olmalıyız. Oradaki kadın canlarımıza ses olmak için Samandağ’da buluşacağız” ifadelerini kullandı.

    Suriye’deki kadınlarla dayanışmanın önemine vurgu yapan Hüsniye Çelik, şunları söyledi:

    “Suriye’de yeni yönetimin başa geçmesiyle birlikte korkunç bir Alevi kıyımı yaşandı, yaşanıyor. Colani’nin başa geçtiği ilk zamanlarda bunun böyle olacağını biliyorduk çünkü IŞİD zihniyetiyle hareket eden isimler bunlar ve ne yazık ki o zamanki ön görülerimiz gerçek oldu. Özellikle kıyı kesiminde yaşayan Alevilere karşı soykırıma varacak saldırılar oldu. Tüm bunlara bir ses vermemiz gerektiğini düşündük ve Suriye İçin Kadın İnisiyatifi oluşturuldu. Çok kısa bir zamanda bu insiyatif çığ gibi büyüdü. 140’tan fazla kurum Barış Duvarı’nı örgütledi. 24 Nisan’da Türkiye’nin dört bir yanından kadınlar Samandağ’a giderek Suriye sınırında oradaki kadın canların yanında olduğumuzu, yalnız olmadıklarını göstermek için bir araya geleceğiz. Tüm kadınları yarın Samandağ’a bekliyoruz.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Mersin’de Alevi kadınlar, şiddetsiz ve barış dolu bir yıl istedi- VİDEO

    Mersin’de Alevi kadınlar, şiddetsiz ve barış dolu bir yıl istedi- VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi kadınlar, yeni yılda savaşların ve kadın cinayetlerin son bulmasını diledi. Kadınlar, “Savaşların, çocuk ölümlerinin, kadın cinayetlerinin son bulduğu; eşitlik, kardeşlik ve barış üzerine kurulu bir yaşam diliyoruz” dediler.

    2023 yılı, hem Türkiye hem de de dünyada önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Depremler, savaşlar, çocuk ölümleri, kadın cinayetleri ve ekolojik yıkım gibi zorlu süreçle sınanan kadınların 2024’ten beklentileri ortak: Şiddetsiz bir yıl ve barış üzerine kurulu bir yaşam.

    Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyeleri PİRHA mikrofonuna 2023’ü değerlendirdi ve yeni yıldan beklentilerini dile getirdiler.

    ALEVİLERİN ÖTEKİLEŞTİRİLMEDİĞİ BİR YIL DİLEĞİ

    Mersin Cemevi Kadın Kolları Başkanı Elif Sert; toplumun Alevi, kadın ve Kürt kimlikleri üzerinde yarattığı ağırlıktan söz etti. Alevilerin ve ötekileştirilen diğer tüm kimliklerin yeni yılda eşit olmasını dileyen Sert, “Bu toplumda yaşarken üzerimde üç ağır kimlik var. Kadın, Alevi ve Kürt olmak. 2024’te bu ağırlıkların üzerimizden gitmesini, eşit olmayı istiyorum. Bu ülke bizim, bu topraklarda inancımızı, dilimizi, kültürümüzü özgürce yaşamak ve yaşatmak istiyoruz” dedi.

    2023’le birlikte savaşları, depremleri, yangınları, yatağa aç giren çocukları, kadın cinayetlerini de geride bırakmak istediğini söyleyen Elif Sert, savaşların ve şiddetin olmadığı bir yıl diledi.

    “2024’Ü CUMARTESİ ANNELERİ’NE ADIYORUM”

    Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Aysel Kılavuz ise, 2023 yılında çok kez işkenceyle gözaltına alınan Cumartesi Anneleri’nin mücadelesine ve yaşatılan acılara dikkat çekti. Kılavuz, “Yeni yılı Cumartesi Anneleri’ne adamak istiyorum. Yıllardır kapılarını açık bırakıp kayıp çocukları belki bir gün döner diye beklerken çok acılar çektiler. Yeni yılda başka Cumartesi Anneleri olmasın, çocuklar kaybolmasın istiyoruz. Bizim için asker annesi de gerilla annesi de ölen herhangi bir vatandaşın annesi de aynıdır, annelerin acısı birdir. Çünkü inancımıza göre Yol anadan gider” diye konuştu.

    Kadınların karar mekanizmalarında daha fazla yer alması gerektiğine de değinen Kılavuz, savaşları ve dökülen kanları kadınların durduracağını sözlerine ekledi.

    “EKOLOJİK VE BARIŞÇIL BİR YAŞAM DİLİYORUM”

    Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Aysel Demir de 2023 yılının çok sancılı ve zor bir yıl olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi:

    “Pandeminin yarattığı travmaları atlatamadan korkunç bir deprem yaşadık. Depremin yaralarını daha saramadan Orta Doğu’da savaşlar başladı. Bu üçünü birleştirdiğimizde özellikle Mersin çok yoğun göç aldı. Bu göçle birlikte sosyal sorunlar tıklayan bir bomba gibi şu an. Ekonomik ve sosyal zorluklar var bir yandan. Tüm bu sorunları topladığımızda kötüleşen koşullar tablosu çıkıyor önümüze. Aleviler için giderek zorlaşan şartlar var. Zorunlu din eğitimi ile baş etmeye çalışırken şimdi de okullara atanan imamlar var. Zaten asimilasyondan kurtulamayan Sünni olmayan çocuklar sistematik bir şekilde beyinleri yıkanacak. Kadınlar için de çok zor bir süreç. Savaşta, pandemide, depremde en fazla mağdur olan kadın ve çocuklar oldu. Gelecekte ekolojik ve dengeli bir dünyada eşitlik, kardeşlik ve barış üzerine kurulu bir yaşam diliyorum.”

    “KADIN CİNAYETLERİ SON BULSUN”

    Bir diğer komisyon üyesi Fadime Güney, kadın cinayetlerinin her sene daha arttığını hatırlatarak, “Yeni yılda kadınlara yönelik erkek şiddetinin son bulmasını, Alevilerin ötekileştirilmediği, herkesin kendi dilini, inanışını özgürce yaşatabileceği bir yıl diliyorum” dedi.

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ MERSİN

  • ‘Alevi kadınlar olarak Meclis’teki sağcı ittifaka karşı mücadeleyi büyütmeliyiz’-VİDEO

    ‘Alevi kadınlar olarak Meclis’teki sağcı ittifaka karşı mücadeleyi büyütmeliyiz’-VİDEO

    PİRHA- Meclis’te yasama çoğunluğunun sağcı ittifakta olması özellikle Alevi kadınlar açısından kaygı verici bulunuyor. Her ne kadar Meclis tablosu iç açıcı görünmese de kadınlar mücadeleyi elden bırakmayacaklarını ve hayatlarına sahip çıkacaklarını belirtiyor. Mezitli Cemevi Kadın Kolları Başkanı Şehriban Üstün ve Mersin Cemevi Kadın Kolları Başkanı Elif Sert örgütlenme çağrısı yaptı.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 28. yasama döneminde çoğunluğun Cumhur İttifakı’nda olması, HÜDA PAR ve Yeniden Refah Partisi gibi kadın ve LGBTİ+’lara yönelik radikal söylem ve politikaları olan partilerin meclise girmesi kadınlar açısından kaygı verici bulunuyor. 6284 sayılı yasanın kaldırılmasına dönük sinyaller verilmesi, LGBTİ+’ların ‘sapkın’ olarak tanımlanması, kadınların kamusal alandan soyutlanarak cinsiyetlerine göre çalışmalarının savunulması ve daha bir çok kadın düşmanı söylemler, toplumun bir kesiminde tepkiyle karşılanıyor.

    Yasama çoğunluğunun Cumhur İttifakı’nda olması kadınlar özelinde en çok Alevi kesimi etkileyeceğe benziyor. Sağcı ve erkek egemen meclisi değerlendiren Alevi kadınlar, tüm zorluklara rağmen hayatları için mücadele edeceklerinin altını çiziyorlar.

    ALEVİ KADINLARA ÇAĞRI

    Mezitli Cemevi Kadın Kolları Başkanı Şehriban Üstün,  meclisteki tablonun iç açıcı olmadığına değinerek, “Her gün kadın cinayetleri haberlerine uyanıyoruz, çocuklara yönelik cinsel istismar artmış durumda. Basın ve sosyal medya üzerinde sansür var. Hemen her yerde erkek şiddeti var. Böyle bir ortamda meclisin erkek dolu olması, hele hele sağ ve gerici ittifakın koltuk sayısının fazla olması özellikle biz Alevi kadınları tedirgin ediyor. Alevi çocuklarımıza başka bir inancın öğretileri dayatılıyor. Bizi çok zor günler bekliyor. Seçim zaten demokratik bir seçim değildi. Çocukların, gençlerin, kadınların gelecekleri karanlık bir tehlike altında” dedi.

    Üstün, Meclisin sağ çoğunluğunu kaygı verici bulsa da özellikle Alevi kadınlara örgütlenme çağrısında bulunarak, “Şu anda kaderimiz kadın cinayetlerini işleyenlerin elinde. Meclisteki kadın sayısı çok az. Burada özellikle Alevi kadınlara daha çok iş düşüyor. Geleceğimiz karanlığa doğru gidiyor. Alevi kadınlara sesleniyorum gelin birlik olalım, can cana olalım, geleceğimize birlikte sahip çıkalım” ifadelerini kullandı.

    “3 EŞ ZİHNİYETİNE KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Mersin Cemevi Kadın Kolları Başkanı Elif Sert ise, Yeniden Refah Partisi’nin Konya Milletvekili Ali Yüksel’in parlamentoda olmasını eleştirerek,Erdoğan ve onun zihniyetini paylaşanlar Türkiye’yi ortadan ikiye bölmüş durumda. Büyük bir nefret ve kutuplaşma yaratıldı. Üstüne bir de 3 eşli bir milletvekili şu an mecliste. Bu zihniyetteki insanlar mecliste halkın tüm yaşamını yakından ilgilendiren yasaları belirleyebilir. Bu anlamda bizler için kaygı verici bir durum. Laik bir ülkede 3 eşli bir milletvekilinin tüm halkın yararına çalışacağına inanmıyorum. Bir süre sonra kendi yaşayış tarzlarını, inançlarını halka dikte de edebilirler” diye konuştu.

    “KADINLAR ÖRGÜTLENMELİ”

    Elif Sert de mücadele vurgusu yaparak şöyle devam etti:

    “Mecliste kadın milletvekili sayısı erkek milletvekili sayısına göre yok denecek kadar az. Dinci, yobaz zihniyetlerin bir araya gelmesi biz kadınlar için kaygı verici olsa da biz kadınlar bunun karşısında duracağız. Kadınlar bu süreçte daha fazla bir araya gelip yol, yöntem tartışmalarını, çözüm önerilerini konuşmalı. Kadınların her zamankinden daha fazla örgütlenmesi gerekiyor.”

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ MERSİN

  • Mersin Cemevi’nden depremzede çocuklara ve ailelere özel etkinlik- VİDEO

    Mersin Cemevi’nden depremzede çocuklara ve ailelere özel etkinlik- VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi’nde, depremzede çocuklar için etkinlik düzenlenip, ailelerine yönelik psikolojik eğitim atölyesi gerçekleştirildi. Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, depremin yıkıcı etkilerinin birlikte atlatılmasının önemine vurgu yaptı.

    video eklenecek…

    Mersin Cemevi’nde, depremzede çocuklar için eğlence düzenlenip, ailelerine yönelik psikolojik eğitim atölyesi yapıldı.

    Mersin Cemevi Kadın Komisyonu tarafından düzenlenen etkinlikte çocuklara yönelik resim, boyama atölyeleri ve eğlence aktiviteleri yapıldı. Depremzede çocukların aileleri için de Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) tarafından psikolojik eğitim verildi.

    “CEMEVİ HEPİMİZİN EVİ”

    Psikoloji eğitimi öncesi aileleri selamlayan Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, depremin yıkıcı etkilerinin birlikte atlatılmasının önemine vurgu yaparak, “Çorbada bizim de tuzumuz bulunsun diyerek neler yapabiliriz, çocuklarımız için ne faydalı olur diye düşündük ve bu etkinlikte karar kıldık. Cemevi hiçbir tarikatin, hiçbir inancın, hiçbir mezhebin evi değil, hepimizin evidir. Hepiniz yürekten hoş geldiniz” dedi.

    AMAÇ YARALARI SARMAK

    Mersin Cemevi Kadın Komisyonu Üyesi Aysel Kılavuz da, depremzede ebeveyn ve çocukların bir nebze de olsa yaralarını sarmak, moral yükseltmek adına bu etkinlikte karar kıldıklarını anlatarak şunları söyledi:

    “Biz deprem olduğu günden bu yana Kadın Komisyonu olarak birçok dayanışma faaliyeti yürüttük. Bunların yanında çocuklar için neler yapabiliriz diye düşündük ve bu etkinliği yapma kararı aldık. İnanıyorum ki bu tür etkinliklerle onların yaralarına bir nebze de olsa derman oluruz. Deprem bölgelerine gittiğimde kadın ve çocukların sorunlarının çok büyük olduğunu gözlemledim. Bu deprem insanları psikolojik olarak da öldürdü. Gerek Avrupa’da gerek Türkiye’de bütün Alevi örgütleri kapılarını depremzedelere açtılar ve çok koordineli çalıştılar. Biz ayrım yapmadan insan merkezli çalışıyoruz.”

    Mersin Cemevi Kadın Kolları Başkanı Elif Sert ise “Etkinliğimiz çocuklar ve aileleri ile birlikte bir gün de olsa nefes alsınlar, eğlensinler istedik. Büyüklerin zaten travmaları çok büyük, çocukların mutlu olduğunu gördüklerinde biraz da olsa rahatlayacaklarını düşündük. Çok ağır bir süreçten geçiyoruz ama birbirimizin yanında olarak bu süreci daha kolay atlatacağımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ MERSİN