PİRHA-Elif Ana filminin Semir Arslanyürek ile birlikte yönetmenliğini üstlenen Kazım Öz, filme ilişkin CAN TV’de açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 90 yıllık bir hikayeyi işlediklerini belirten Öz, “Kendi bölgesinde belli bir etki yaratan, iz bırakan, insanların hala onunla diyalog kurmaya çalıştığı, türbesinde dua ettiği, onun anılarıyla yaşadığı bir karakterden bahsediyoruz. Gerçekte insanlar Aleviliği nasıl yaşıyorlar? Film boyunca bunu işlemeye çalıştık” dedi.
Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Pulyan köyünde 1903 yılında dünyaya gelen ve “İyilik İyiliktir” mottosuyla beyaz perdeye aktarılan, Alevi inancı ve kültürü açısından önemli bir figür olan Elif Sugan’ın hayatını konu alan Elif Ana filmi, 9 Aralık günü Türkiye’de vizyona girdi. Filmin yönetmenlerinden Kazım Öz, CAN TV‘de yayımlanan Can’da Bu Sabah programına konuk olurken, filme dair açıklamalarda bulundu.
“YAKLAŞIK 90 YILLIK BİR HİKAYEYİ İŞLEDİK”
Elif Ana’nın bölgedeki etkisine değinen Öz, şunları kaydetti:
“Dönem filmiydi bu. Yaklaşık 90 yıllık bir hikayeyi işledik. Kendi bölgesinde belli bir etki yaratan, iz bırakan, insanların hala onunla diyalog kurmaya çalıştığı, türbesinde dua ettiği, onun anılarıyla yaşadığı bir karakterden bahsediyoruz. Temel görevimiz burada güçlü, iyi, herkesin anlayabileceği, dünyanın izleyebileceği bir film çekmek.
Alevi ve Kürt sorununun olduğu ve bu sorunların çözülmek istenmediği, siyasi olarak kullanıldığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Tabi ki buna karşı da sorumluluklarımız var. Bir inancın asimile edildiği bir coğrafyadayız. İktidarların oluşturduğu bir Alevilik var. Bir de doğal Alevilik var. Bizim filmimizde doğal olan Alevilik söz konusu. Doğa ile iç içe, belli bir felsefesi olan bir yaklaşımdan bahsediyoruz. Objektif olmaya çalıştık. Siyasi bakış açısıyla “Biz bunu nereye çekebiliriz?” meselesi değil. Gerçekte insanlar Aleviliği nasıl yaşıyorlar? Film boyunca bunu işlemeye çalıştık.”
“ALEVİ KÜRT HİKAYESİ ÇEKİYORSANIZ DERSİM’E DEĞİNMEK GEREK”
Öz, Elif Ana filminde Dersim Katliamı’na da değinildiğini belirtirken, “Eli Ana’nın hayatına paralel olarak Türkiye siyasi panoramasını görüyoruz. Alevi Kürt hikayesi çekiyorsanız eğer Dersim’e değinmemek bence eksiklik. Aslında Maraş Katliamı’na da giden bir hikayeyi örüyoruz filmde. Maraş Katliamı Dersim 38’in bir devamı” ifadelerini kullandı.
“MARAŞ KATLİAMI ÜZERİNE YAPILMIŞ TEK FİLM YOK”
“Maraş Katliamı’nın üzerinden 44 yıl geçti ama hala bunun üzerine ülkede yapılmış tek film yok” diyen Kazım Öz, bu konuda özeleştiride de bulundu. Maraş Katliamı ile ilgili belgeselin bile zor bulunduğunu vurgulayan Öz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Maraş’a dair bir kurmaca filmimiz yok. Maraş ile ilgili şu ana kadar yüzlerce yapılmalıydı. Neden yok? Sinemacılar olarak bizim de eksiliğimiz aslında. Burada bir yönlendirme, bazı konulara dokunulmaması gerektiği var. Zer’i çektiğimde de aynı şeyi fark ettim. Bu meseleyi anlatmak için aslında bir film yetmez. Elif Ana’nı hikayesini anlatırken de tüm Maraş’ı anlatamayız zaten.”
PİRHA/İSTANBUL










