Etiket: emek örgütleri

  • İzmir’de on binlerin 1 Mayıs mesajı: İnsanca yaşam ve barış içerisinde bir ülke istiyoruz-VİDEO

    İzmir’de on binlerin 1 Mayıs mesajı: İnsanca yaşam ve barış içerisinde bir ülke istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- İzmir Gündoğdu Meydanı’nda on binlerce kişinin katıldığı 1 Mayıs mitinginde barış sloganları yükselirken, “İnsanca ve hakça yaşam sürdüğü bir düzen kurulana dek mücadelemizden taviz vermeyeceğiz” mesajı verildi.

    İzmir 1 Mayıs Tertip Komitesi tarafından organize edilen 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü Konak Gündoğdu Meydanı’nda yapılan miting ile kutlandı.

    Sendika, siyasi parti, ekoloji örgütleri ve sivil toplum örgütleri, Cumhuriyet Meydanı, Alsancak Liman, Konak ve Basmane Meydanı olmak üzere 3 kolda toplanarak Gündoğdu Meydanı’na yürüdü.

    Yürüyüş sırasında “Söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var”, “Kurtuluş sosyalist mücadelede”, “Sınıf mücadelesi olmadan çevrecilik, bahçeciliktir”, “Kutsal aileniz sizin olsun. Feminist isyan ve dayanışma bizim” ve “Sosyalizmde ısrar kadın emeğinin özgürlüğünde ısrardır” pankartları açılırken, sık sık “AKP’ye kul sermayeye köle olmayacağız”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Üreten biziz yöneten de biz olacağız”, “Her yer Taksim her yer direniş” ve “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları atıldı. Mitinge Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi milletvekilleri Burcugül Çubuk ve İbrahim Akın, CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yanı sıra on binlerce yurttaş katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan Türk-İş Ege Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak, “İnsan onurlarına yakışır çalışma koşulları ve sendikal haklar istiyoruz. Barış içinde büyüyen bir ülke istiyoruz. İşçilerin, işsizlerin, yoksulların, kadınların, gençlerin, öğrencilerin 1 Mayıs’ı kutlu olsun” ifadelerini kullandı.

    “AÇLIK SINIRININ ALTINDA YAŞAMAYA ZORLANIYORUZ”

    Tertip Komitesi adına konuşan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı ise 1 Mayıs’ın yüz yıllar boyunca süren mücadelelerin simgesi olduğunu vurguladı. Alın terinin değer gördüğü, emeğin sömürülmediği bir düzen inşa etmek için alanlarda olduklarını kaydeden Sarı, “Bugün ülkenin içinde bulunduğu durum gün gibi ortadadır. İşçiler ve memurlar, TÜİK’in yalancı verileri ve enflasyon sarmalı yüzünden açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadırlar. Milyonlarca emekçinin Toplu İş Sözleşmesi’yle almış olduğu zamlar dahi yalnızca birkaç ayda buharlaşmış durumda. Emekliler insanlık dışı yaşam koşullarıyla karşı karşıya bırakılmıştır. Köylüler girdi maliyetlerindeki fahiş yükseliş nedeniyle ürettikçe borç batağına sürüklenmiş, hayvancılık yok olma noktasına gelmiştir” dedi.

    “İNSANCA VE HAKÇA YAŞAM DÜZENİ”

    Tüm olumsuzluklara karşın emekçiler ve gençlerin zulme karşı direndiğini kaydeden Sarı, mücadelenin korkuttuğunu ve nihayetinde emekçilerin kazanacağını vurguladı. Ötekileştiren tüm kesimlerle birlikte kazanacaklarını kaydeden Sarı, “Biz fabrikaların bacasını tüttüren, kentleri güzelleştiren, insanları birbirine kavuşturan, doğumdan ölüme yaşamın her anında var olan, yani yaşamı ilmek ilmek işleyen işçileriz. Ve biz yaşasın emek, yaşasın eşitlik, yaşasın kardeşlik, yaşasın özgürlük diyerek ekmeğine dört elle sarılanlarız. Tüm yasaklamalara rağmen son bir yılda 123 işyerinde greve çıkanlarız. Kemalpaşa’da Lezita, Temel Conta, Gaziemir’de Digel Tekstil, Urfa’da tekstil, Çatalca’da Polonez, Çorum’da maden işçileriyiz. Biz, kentleri ellerinde yaşatan belediye işçileriyiz. Ve biz, emek sömürüsü üzerine şekillendirilen bu düzenin yerine, emeğin gerçek karşılığını bulduğunu, sendikal örgütlenmenin serbest bırakıldığı, tüm emekçilerin insanca ve hakça yaşam sürdüğü bir düzen kurulana dek mücadelemizden taviz vermeyeceğiz” diye belirtti.

    “BİRLİK OLMANIN ZAMANI”

    Sarı faşizme, oligarşiye, irticaya, emek sömürüsüne karşı bir olmanın, direnmenin zamanı olduğunu belirterek, “Şimdi dişlerimizi kenetleyerek, yumruğumuzu sıkarak, dizlerimize güç vererek; emeğimizi, demokrasiyi, barışı, adaleti, laik ve sosyal hukuk düzeni savunmak için buradayız, alanlardayız ve biz kazanacağız. Bu itibarla, emeğin simgesi tüm işçilerin; özgürlüğü, yaşamı ve hukukun üstünlüğünü savunan tüm hukukçuların; sağlıkta şiddete hayır, sağlıkta ticarileşmeye hayır diyen tüm sağlık emekçilerinin ve barış, kardeşlik, beraberlik, demokrasi, laiklik temelinde omuz omuza olduğumuz tüm kamu emekçilerinin ve emek mücadelesinden emekli olunmaz diyen tüm emeklilerimizin bayramı kutlu olsun” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından miting, İlkay Akkaya konseri ile sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir’de 4 koldan yürüyüş: Alevi örgütleri alanda-VİDEO

    İzmir’de 4 koldan yürüyüş: Alevi örgütleri alanda-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de 1 Mayıs kutlamaları 4 koldan yapılan yürüyüşlerle başladı. Alanda yerini alan Alevi örgütleri, Suriye’deki Alevi katliamını kınayan döviz ve pankartlarla yürüdü.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk-İş) İzmir’de ortak kutlamayı kararlaştırdığı 1 Mayıs İşçi Bayramı, kitle örgütlerinin toplanması ile başladı.

    İşçiler ve emekçiler sabah saatlerinden itibaren çalışma alanlarından yola çıkmaya başladı. Belediye işçileri belediye binaları önünde toplanırken, halaylarla meydana akmak için hazırlıklarını yaparak, araçlarla toplanma meydanlarına geldi.

    Toplanma noktalarında Türkçe ve Kürtçe şarkılar eşliğinde halaylar çekmeye başlayan işçi ve emekçiler, “OHAL, kayyum kaybedecek biz kazanacağız”, “Savaşlar olmasın, çocuklar ölmesin, hemen şimdi barış”, “Zulme karşı diz çökmeyeceğiz”, “Bijî 1 Gulan”, “Soma’yı unutma unutturma”, “İş cinayetlerine, güvencesiz çalışmaya, savaşa hayır”, “Kadın emeği yaşamı özgürleştirecek” pankartlarının yanı sıra “İşçiyiz birleşince güçlüyüz”, “Emekçiler değil saraydakiler korkuyor”, “Yaşasın sınıf dayanışması” pankartları taşıdı.

    KADINLAR ERKEK EGEMEN SİSTEME KARŞI ALANDA

    İzmir’deki kutlamalarda kadınların katılımının yoğun olduğu gözlenirken, kadınlar “Kadın yaşam özgürlük” sloganları attı. Kadınlar taleplerini “Nüfusun yarısıyız istihdamın dışındayız”, “Görünmeyen emek sesini yükselt” ve “Erkek egemen devlet de, iş de eş de istemiyoruz” dövizlerinin yanında “Kadınız sevgi ve barıştan yanayız” pankartı ile sergiledi.

    ALEVİ ÖRGÜTLERİ ALANDA

    Yine kutlamalarda Alevi örgütleri de yerini aldı. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, “Özgürlük Semahıyla Nehak Zulmünü Yıkalım, Emeğin Hakikatiyle Rıza Şehrini Kuralım’ pankartı ile alanda yerini aldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İzmir şubeleri de 1 Mayıs kutlamalarına ‘Sivas’ın Katilleri Serbest Bırakıldı’ pankartı ile katıldı.

    Alevi örgütleri eşit yurttaşlık talebi ve Suriye’de Alevi katliamına yönelik tepkileri içeren dövizler ve pankartlarla yürüdü.

    Kutlamalar Gündoğdu Meydanı’nda sona erecek yürüyüşlerin ardından yapılacak konuşmalarla devam edecek. Konuşmaların ardından İlkay Akkaya sahne alacak.

    PİRHA/ İZMİR

  • İstanbul’da Çalık Holding önünde eylem: İliç, büyük bir felakete yol açacak-VİDEO

    İstanbul’da Çalık Holding önünde eylem: İliç, büyük bir felakete yol açacak-VİDEO

    PİRHA-Ekoloji ve emek örgütleri, İstanbul’da Çalık Holding önünde açıklama yaparak İliç’te yaşanan felakete tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Çöpler Altın Madeni ve Anagold şirketi acilen kapatılmalıdır. Suça ortak olan tüm kamu görevlileri ve şirket yetkilileri hakkında soruşturma açılmalıdır” denildi.

    Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’ni faciasında 9 işçinin toprak altında kaldığı belirtilirken, altın madeninin çıkarılması için kullanılan siyanür başta olmak üzere bir çok kimyasal toprağa karşıtı.

    Ekoloji ve emek örgütleri, İstanbul’da Çalık Holding önünde açıklama yaparak, yaşanan felakete tepki gösterdi.

    Açıklamada, “Kaza değil katliam, İliç ölüm madeni kapatılsın’ pankartı açıldı. Basın açıklamasını Göksel Ezelkök okudu. Açıklamada, ‘Katil Çalık İliç’ten Defol’, ‘madenler ölüm saçıyor doğa mücadeleye çağırıyor’ dövizleri açıldı.

    “SİYASİ İKTİDARDA GÖÇÜK ALTINDA KALMIŞTIR”

    Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni’nde göçük altında sadece işçilerin değil aynı zamanda siyasi iktidarın da kaldığını belirten Göksel Ezelkök, “Siyasi iktidar ÇED olumlu kararları, kapasite artışının kabulü, milyonlarca dolar vergi indirimi ile SSR Mining ve ortağı Çalık Grubunun vahşi madenciliği sürdürmesine göz yumdu. Zehirli kimyasallar içeren milyonlarca ton atığın çökmesi sonucu çalışan işçiler göçük altında kaldı. Kaç canın göçük altında olduğunu, ne kadar alanın zehirlendiğini bilmiyoruz. Siyanür ve toksik kimyasallarla koca bir Fırat havzası ve Fırat’ın ulaştığı tüm uluslararası sular tehdit altında. Ekokırıma yol açan facianın sonuçları, kamu yararı gözetmesi gereken kurum ve temsilcilerince ısrarla halktan gizleniyor. Yaşanılan tartışmasız ekokırım olup doğaya, tüm canlılara ve insanlığa karşı kasıtlı olarak işlenmiş bir suçtur. Çöpler Altın Madeni ve Anagold şirketi acilen kapatılmalıdır. Suça ortak olan tüm kamu görevlileri ve şirket yetkilileri hakkında soruşturma açılmalıdır” dedi.

    “SORUMLULARDAN HESAP SORMAMIZ GEREKİYOR”

    Türkiye’nin her tarafında ekolojik yıkım olduğunu dile getiren Polen Ekoloji Kolektifi Üyesi Cemil Aksu ise “İliç, Çernobil gibi sınırları aşacak ve büyük bir felakete yol açacak. Yaşanan katliam sadece toprak kayması ve 9 işçi yaşamını yitirdi denilerek örtülemez. Türkiye’de yaşam alanlarımızın büyük çoğunluğuna maden ruhsatları verilmiş durumda o yüzden sorumlulardan hesap sormamız gerekiyor” diye belirtti.

    “İLİÇ’TE YAŞANAN İKİNCİ BİR ÇERNOBİLDİR”

    İliç’teki tehlikeyi herkesin haykırdığını söyleyen DEDEF Genel Sekreteri Hasan Şen, “Bugün bir kez daha haykırıyoruz, bu sadece İliç’in meselesi değil. İliç’te yaşanan ikinci bir Çernobildir. Bir an önce bütün sorumlular ekokırım suçlamasıyla yargılanmalıdır” diye konuştu.

    Açıklama, ‘Katil Çalık İliç’ten defol’ sloganlarıyla sona erdi.

    Cihan BERK-Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Ankara’da emek örgütlerinin açıklamasında 6 gözaltı

    Ankara’da emek örgütlerinin açıklamasında 6 gözaltı

    PİRHA-Ankara’da bir araya gelen emek örgütlerinin yapmak istediği basın açıklamasına polis müdahale etti, 6 kişi darp edilerek gözaltına alındı.

    Ankara’da bir araya gelen emek ve işçi örgütleri ile Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 15-16 Haziran işçi direnişinin 51’inci yıl dönümüne ilişkin Kızılay’da bulunan Madenci Heykeli önünde yapmak istedikleri basın açıklamasına polis müdahale etti. Polis müdahalesine rağmen basın açıklaması yapmak isteyen kitleye biber gazı sıkan polis, 6 kişiyi darp ederek gözaltına aldı.

    Gözaltına alınanlar: HDP Ankara İl Eş Başkanı Vezir Coşkun Parlak ve Songül Doğan, Doğucan Adıyaman, Ali İmran, Mehmet Zeki Gönüldaş, Çağla Bakır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Emek ve Meslek örgütleri 1 Mayıs programını açıkladı-VİDEO

    Emek ve Meslek örgütleri 1 Mayıs programını açıkladı-VİDEO

    PİRHA- DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 1 Mayıs Birleşenlerinin katıldığı online basın toplantısında konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 1 Mayıs’ı sosyal medyada kutlayacaklarını ve Taksim’de sembolik anma gerçekleştirileceğini söyledi. 

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipler Birliği (TTB) ve 1 Mayıs Bileşenleri, telekonferans toplantısıyla 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü programını kamuoyuyla paylaştı. Koronavirüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında gazetecilerinde katılımıyla gerçekleştirilen toplantıya, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, KESK Eş Genel Başkanları Mehmet Bozgeyik ile Aysun Gezen, TMMOB Başkanı Emin Koramaz, TTB Başkanı Sinan Adıyaman ve 1 Mayıs Birleşenlerinin de aralarından bulunduğu onlarca kişi katıldı.

    “Emek ve bilim ile kurulacak, yeni bir toplumsal düzen için yaşasın 1 Mayıs!” adlı ortak metni okuyan DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, “İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, bu sene Kovid-19 koşullarında kutlanacak. Tarihte ilk kez 1 Mayıs’ta dünya işçi sınıfı büyük kitleler halinde kentlerin en merkezi meydanlarında buluşamayacak. Ancak bu koşullara rağmen Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun ilan ettiği insan onuruna yaraşır bir iş ve gelir ile sosyal güvenlik talepleriyle dünya emekçileri tek ses, tek yürek olacak” dedi.

    SALGIN DÜZENİN ÇÖKTÜĞÜNÜ GÖSTERDİ

    “Yeni bir toplumsal düzen şart” diyen Çerkezoğlu, “Çünkü neo-liberal kapitalizm ülkemizi ve dünyamızı göz göre göre büyük bir felakete sürüklüyor. Bu düzen on yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunmuyordu. Kovid-19 salgını düzenin nasıl çürüdüğünü ve çöktüğünü en açık hali ile gösterdi” diye konuştu.

    Kapitalizmin Türkiye’de en vahşi haliyle hüküm sürdüğünü dile getiren Çerkezoğlu, “İşçilerin ölümü pahasına ‘çarklar dönecek’ ısrarıyla, virüs işyerlerinden ve toplu taşıma araçlarından evlerimize taşınıyor. Aklın ve bilimin söyledikleri değil, bir avuç patronun çıkarları için tüm toplum tehlikeye atılıyor. Virüs sadece hafta sonu yayılıyormuş gibi, hafta içi işe gitme mecburiyeti getirenler, hafta sonu da işçileri çalıştırmak için akıl dışı kararlara imza atıyor” diye belirtti.

    Açıklanan ekonomi paketlerine hatırlatarak tepki gösteren Çerkezoğlu, “İşverenler ve müteahhitler için milyonluk paketler açıklanırken, AKP’nin yasa değişikliğiyle ‘ücretsiz izin’ dayatılan işçiler, bin 168 TL ile yaşamaya mahkum ediliyor” şeklinde konuştu.

    ÜRETİM DURDURULMALI

    “Koronaviüs salgını hepimize göstermiştir ki bu düzenin sahibi bir avuç ayrıcalıklı kesim ile Türkiye nüfusunun yüzde 99’unun çıkarları aynı değildir” diyen Çerkezoğlu, salgın süresince halkın sağlığını, işini ve aşını korumak için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

    •  Temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışma acilen durdurulmalıdır.
    • Salgın süresince işten çıkarmalar yasaklanmalı, ücretsiz izin dayatmasından vazgeçilmeli çalışanlara ücretli izin verilmeli, işsizler için koşulsuz işsizlik maaşı ödenmeli, küçük esnaf ve çiftçi desteklenmelidir.
    • Tüketici, konut ve taşıt kredileri ile kredi kartı borçları faiz işletilmeden ertelenmeli, elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturaları salgın riski boyunca devlet tarafından karşılanmalıdır.
    • Bu süreçte özel sağlık kuruluşları kamu kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır.
    • Salgınla mücadelede koordinasyonda katı bir disiplin uygulanmalı, bilimsel yaklaşım ve bilgi paylaşımında açık ve şeffaf olunmalıdır. Kovid-19 testleri konusunda bilimsel-yaygın-hakkaniyetli ve sonuçların hızla açıklandığı bir işleyiş hakim kılınmalıdır. Yerel yönetim kuruluşlarının, sağlık, emek ve meslek örgütlerinin de temsil edildiği, bütünlüklü bir kurul oluşturulmalıdır. Bu kurul tüm süreci halkın sağlığını ve kamunun çıkarını önceleyecek biçimde şeffaf biçimde yürütmelidir.
    • Başta hekimler, sağlık ve belediye çalışanları olmak üzere, tüm zorunlu işlerde koruyucu ekipman başta olmak üzere bütün eksiklikler giderilmeli, herhangi bir aksama yaşanmayacağına dair güven verilmeli ve bu işlerde çalışan herkes düzenli olarak testten geçirilmelidir.
    • Salgın dönemlerinde dezavantajlı kesimler olarak kabul edilen; hiçbir geliri ve birikimi olmayan yoksullar, göçmenler ve tutuklu/hükümlüler için yaşamlarını ve sağlıklarını koruyacak fiili ve yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
    • Tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanmalı, artan şiddete karşı İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa etkin bir biçimde uygulanmalıdır.”

    “1 MAYIS’TA SESİMİZİ YÜKSELTECEĞİZ”

    Çerkezoğlu, “Halkın sağlığının, işinin ve geçiminin güvence altında olduğu yeni bir toplumsal düzen için 1 Mayıs’ta sesimizi yükseltiyoruz” diye seslenen Çerkezoğlu, 1 Mayıs kapsamında yapılacak etkinlikleri şöyle açıkladı:

    “* 2020 1 Mayıs’ına kadar tüm meydanları, caddeleri, sokakları 1 Mayıs afişlerimizle donatacak, ses ve görüntü araçlarıyla 1 Mayıs coşkusunu meydanlara taşıyacağız.

    * Evlerimizin ve işyerlerimizin sokaklara dönük yüzünü taleplerimizi ifade eden pankartlarla, afişlerle donatacağız.

    * 1 Mayıs 1977’de Taksim’de yitirdiğimiz mücadele arkadaşlarımızı Kazancı yokuşunda anacağız.

    * 1 Mayıs günü bulunduğumuz her yerin balkonlarından, pencerelerinden, 1 Mayıs marşını okuyacak, pankartlarımızı asacak, balonlarımızı uçuracak, yeni bir toplumsal düzen için aynı anda tüm Türkiye’den ses vereceğiz.

    * Yine 1 Mayıs günü sosyal medya üzerinden yayınlanacak ‘1 Mayıs mitingi’nde buluşacağız.

    * Birliğimizi, mücadelemizi ve dayanışmamızı tüm gücümüzle bulunduğumuz her yerden göstereceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Emek örgütleri temsilcileri Maraş’ta: Katliamla yüzleşilmeli-VİDEO

    Emek örgütleri temsilcileri Maraş’ta: Katliamla yüzleşilmeli-VİDEO

    PİRHA- Maraş Katliamı’nın 41. yılı dolayısıyla yapılacak anma için Yörükselim Mahallesi’nde bulunan Erenler Cemevine gelen emek örgütleri temsilcileri, katliamlarla yüzleşilmesi çağrısında bulundular. Temsilciler,  “Bu topraklarda katliamların ortadan kaldırılmasına dönük mutlaka emekten, demokrasiden, barıştan yana olanların bir arada olmaları gerekiyor” diye konuştular.

    Haberin Videosu

    Maraş Katliamı’nın 41. Yılında Yörükselim Mahallesinde bulunan Erenler Cemevinde katledilenler anılacak.

    21 Aralık Cumartesi günü saat 11:00’de Maraş Yörükselim Mahallesi’nde bulunan Erenler Cemevinde katledilenler anısına Aleviler anma düzenleyecek.

    Anma için Maraş’a gelen emek örgütü temsilcileri, ülke tarihinin hemen her gününe bir katliamın düştüğünü vurguladı. Yargılamanın gereği gibi  yapılmadığı, faillerin cezasızlık politikaları eşliğinde korunduğunu söyleyen emek örgütü temsilcileri katliamlar ile yüzleşilmesi çağrısında bulundu.

    “KATLİAMLAR YAŞANMAYA DEVAM EDİYOR”

    Tüm Bel-Sen Genel Merkez GYK üyesi ve Kadın Sekreteri Semra Kıratlı, cumhuriyet tarihi döneminde birçok katliamın yaşandığı gerçekliğine değindi. Farklı inanç ve etnik kökenler şahsında muhaliflerin katliamlarla yüz yüze bırakıldığına vurgu yapan Kıratlı, “Maalesef cumhuriyet tarihine baktığımız zaman bu topraklarda pek çok katliam yaşandı ve katliamlarla anılıyoruz. En son çok yakın tarihte 10 Ekim’de demokrasiyi  barışı savunan pek çok emekçinin yaşamını yitirdiği çok büyük bir katliam yaşadık. Yine aynı şekilde Suruç’ta, Diyarbakır’da katliam yaşandı. Maraş Katliamı, Sivas Katliamı bu katliamlar maalesef ki bu coğrafyada yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor aslında. Bu ülkenin bu katliamlarla yüzleşmesi gerekiyor. Bu kadar  inanç, etnik köken çeşitliliğinin olduğu ve  her seferinde de muhaliflerin bir şekilde katliamlarla yüz yüze geldiği bu coğrafya cumhuriyet tarihine yakışmıyor” diye konuştu.

    “FAİLLER HALA BULUNMUŞ DEĞİL”

    Katliam faillerinin adil olarak yargılanmadığına ve faillerin cezasızlık politikaları eşliğinde korunduğunu dikkat çeken KESK MYK üyesi Eğitim, Örgütlenme ve Basın Yayın Sekreteri İlhan Yiğit ise, “Maraş Katliamı’nın 41. yıl dönümü. Maalesef ülkemizde hala failleri bulunmuş değildi. Bir takım tetikçiler yargılansa bile bu yargılama sürecinde yargılamaya bakarsanız üç arkadaşımız da yine katledilmişti. Açıkçası bu coğrafya katliamlarla anılıyor. Katliamların ne olduğunu yaşayarak biliyoruz. Dediğimiz gibi biz bu katliamlarda taraf durduk ve mağdur olduk. En son 10 Ekim Katliamı ülkemiz tarihinin en kanlı katliamıydı. Orada 103 arkadaşımızı kaybettik. Bu topraklarda katliamların ortadan kaldırılmasına dönük mutlaka emekten, demokrasiden, barıştan yana olanların birlikte ve bir arada olmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN-Hüseyin YAŞAR/MARAŞ

     

  • Emek örgütleri Kadıköy’de AKP iktidarını uyardı

    Emek örgütleri Kadıköy’de AKP iktidarını uyardı

    ESK İstanbul Şubeleri, DİSK, İstanbul Tabip Odası (İTO) ve TMMOB İstanbul Koordinasyon Kurulu, ülkede yaşanan ekonomik krizin faturasının işçi ve emekçilere çıkartılmak istenmesini İstanbul Kadıköy ‘de eylem yaparak protesto etti.

    Krizin faturasını ödemeyeceklerini vurgulayan sendikalar ve meslek örgütleri, AKP iktidarını, “OHAL’i aşan rejiminizle hak arama mücadelemizi engelleyeceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Emekçiler faturayı krize yol açanların ödemesi için mücadelesini yükseltmekten geri durmayacak” diye uyardı.

    Kadıköy İskele Meydanı’nda önceki akşam yapılan, siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin de destek verdiği açıklamada, “Emekçiler değil krizi yaratanlar faturayı ödesin! Ücretler güncellensin” pankartı açtı; “Krizin faturası patronlara”, “Rantiyeye değil emekçiye bütçe” sloganları attı.

    (Zeynep Kuray-BirGün)