Etiket: Emek Partisi Antep Milletvekili Sevda Karaca

  • Munzur Üniversitesi Ehlibeyt Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrencilerin sorunları Meclis gündeminde

    Munzur Üniversitesi Ehlibeyt Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrencilerin sorunları Meclis gündeminde

    PİRHA-EMEP Antep Milletvekili Sevda Karaca, Munzur Üniversitesi Ehlibeyt Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrencilerin yurtta yaşadıkları sorunları Meclis gündemine taşıdı. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Karaca, “Öğrencilerin şikayetleri karşısında ne tür tedbirler alınmıştır?” dedi. 

    Emek Partisi (EMEP) Antep Milletvekili Sevda Karaca, Munzur Üniversitesi Ehlibeyt Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrencilerin yurt koşulları nedeniyle yaşadıkları sorunları Meclis gündemine taşıyarak, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    “ÖĞRENCİLERİN ŞİKAYETLERİNE RAĞMEN KENDİLERİNE GAYRİCİDDİ CEVAPLAR VERİLİYOR”

    Öğrencilerin sorunlarını anlatan EMEP Antep Milletvekili Sevda Karaca, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Yurtta verilen yemeklerin porsiyonların küçüklüğü, kahvaltıda verilen poğaça-simitlerin bayatlığı, yemeklerden sürekli kıl ve tüy çıkmasına ilişkin şikayetlere yönetimce ‘Çalışanlarımız epilasyona gidiyor’ şeklinde gayriciddi cevaplar veriliyor. Yurtta sürekli su kesintisi yaşanması nedeniyle salgın şekilde ishal ve öğrencilerin vücutlarında sivilce sorunu yaşanıyor. Su kesintilerine ilişkin şikayetlere ‘Mevcut arttı’ diye cevap veren yönetim, çözüm olarak ise öğrencileri servislere bindirerek petrol istasyonlarına götürerek tuvalet ihtiyaçlarını gidermeyi seçmiştir. Sıcak su sorunu dolayısıyla da hijyen problemi yaşayan öğrenciler, salgın hastalıklarla boğuşmaktadır. Öğrenciler toplu taşımadan indikten sonra durakla yurt arasındaki mesafeden ve ışıklandırmanın yetersizliği yüzünden karanlık dolayısıyla da güvenlik sorunu yaşıyorlar.”

    “BU KOŞULLARIN DÜZELTİLMESİ İÇİN NE TÜR ÇALIŞMALAR YAPILMAKTADIR?”

    Milletvekili Sevda Karaca, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a şu soruları sordu:

    -Munzur Üniversitesi’nin yemek ihalesi hangi şirkete ne tutarda verilmiştir? Öğrencilerin şikayetleri karşısında ne tür tedbirler alınmıştır? Şirket ile çalışılmaya devam edilmekte midir?

    -Son dönemde üniversitelerin yurtlarında yemeklerin hijyenik olmadığı çok sık gündeme gelmektedir. KYK yurtlarının yemeklerinin denetimi ne sıklıkla ve kimler tarafından yapılmaktadır? Bu denetimlerden çıkan sonuçlar nedir?

    -Öğrencilerin hasta olmasına karşın su sorunun çözülmemesinin sebebi nedir? Bu koşulların düzeltilmesi için ne tür çalışmalar yapılmaktadır?

    -Öğrencilerin yurtlarına güvenle gidilebilmesi için ücretsiz ulaşım aracı sağlanması için bir çalışmanız bulunmakta mıdır? Karanlık yurt yollarının aydınlatılması için ne tür adımlar atılmaktadır?

    PİRHA/ANKARA

  • EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Urfa’daki Özak direnişini meclise taşıdı

    EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Urfa’daki Özak direnişini meclise taşıdı

    PİRHA- Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Özak Tekstil şirketinin işçilerinin 1 haftadır süren mücadelesini ve önlerine çıkarılan engelleri meclis gündemine taşıdı. Karaca, “Bu ülkede Özak patronunun çiftliği haline getirilen, abluka altında olan bir şehir var. Buna karşı herkes sözünü söylemeli” dedi.

    Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Özak Tekstil şirketinin işçilerinin 1 haftadır süren mücadelesini ve önlerine çıkarılan engelleri meclis gündemine taşıdı.

    “KADIN İŞÇİLERE ŞİDDET, BASKI, TACİZ UYGULANIYOR”

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) basın toplantısı düzenleyen Karaca, Türkiye’nin bir patron devleti olduğunu söyleyerek, “Urfa’da Özak Tekstil fabrikasında 700’e yakın işçi çalışıyor. Ve bu fabrika teşviklerle büyütülen ve patronun ayağına her türlü imkanının serildiği bir fabrika. Üstelik büyük ihracat rekorları kırarak dünyanın en büyük markalarına üretim gerçekleştiriyor. Ancak bu üretimi işçilerin canı pahasına, fabrikayı adeta bire toplama kampına dönüştüren patronun kurallarıyla, özellikle kadın işçilere şiddet, baskı, mobbing, taciz uygulanarak gerçekleştiriyor.” dedi.

    Günde 16-17 saate kadar çalışan işçilerin yemeklerinden kurtlar çıktığını ancak işçilerin örgütlü oldukları Hak-İş’e bağlı Öz-İplik-İş’in bu koşullara karşı çıkmak yerine bu baskıya maruz kaldığını belirten Karaca, işçilerin bu sebeple sendika değiştirdiğini, Öz-İplik-İş’ten Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası’na (BİRTEK-SEN) üye olmalarının da engellenmek istendiğini aktardı.

    “DİRENİŞİ ENGELLEMEK İÇİN YASAK İLAN EDİLDİ”

    İşçilerin direniş alanında olan Karaca, mülki amirlerin aldığı kararları aktararak, “Direnişin başladığı 27 Kasım gününden iki gün sonra Urfa Valiliği eylem ve etkinlik yasağı ilan etti. Urfa’da adeta fiili bir OHAL ilan edilen yasakta, ‘Ticari faaliyetler hariç olmak üzere her türlü eylem etkinlik’ denildi ve şehre araç girişi dahi yasak kapsamına alındı. Bu yasağın Özak Patronunun ricasıyla ve Özak Tekstil direnişçilerini engellemek için olduğunu anladık” dedi.

    Yasağın hemen ardından BİRTEK-SEN Genel Başkanı ve sendika yöneticilerinin gözaltına alındıklarını hatırlatan Karaca, gözaltı kararının savcıya ait olmadığını; jandarmanın Özak Patronunun sopası haline geldiğini, haksız ve hukuksuz olan bu uygulamaya karşı suç duyurusunda bulunduklarını belirtti.

    “JANDARMA İŞÇİLERİ ABLUKAYA ALDI”

    30 Kasım günü fabrika önünde direnişlerine devam etmek isteyen işçilere fabrikanın sokağının kapatıldığını belirten Karaca, “Bu sokak kapatmada işçiler aynı zamanda jandarmanın tehditlerine maruz kaldılar. Jandarma komutanıyla yaptığımız görüşmede bu ablukanın yasal olmadığını dile getirdik. Bütün gün boyunca Özak Tekstil işçileri jandarma ablukası altında suya, yemeğe, tuvalete, ibadete, camiye erişemediler. Bütün gün direnişe su ve yemek getirmek isteyenler engellendi. Kadın işçiler tuvalete gitmek istediklerinde bizzat komutan tarafından ‘Çıkabilirsin ama bir daha içeri giremezsiniz. Girmek isterseniz sizi gözaltına aldırırım’ diye tehdit edildi. İşçilerin ailelerine tehdit telefonları edildi. Özellikle kadın işçilerin aileleri üzerinden direniş gayrimeşru gösterilmeye çalışıldı” dedi.

    “HERKES SÖZÜNÜ SÖYLEMELİ”

    Açıklamasında ülkenin tüm muhalefet partilerine de seslenen Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, “Bu ülkede Özak Patronu’nun çiftliği haline getirilen, abluka altında olan bir şehir var. Buna karşı herkes sözünü söylemeli” şeklinde konuştu.

    Emek ve demokrasi güçleri ve sendikalara da çağrıda bulunan Karaca, şunları kayda geçirdi:

    “Özak işçileri kendi iradeleriyle seçtikleri sendikayı kazanırlarsa o zaman insanca çalışma koşullarını da kazanacaklar. Bu aynı zamanda işçilerin iradesinin tanınması mücadelesidir. Bu ülkede işçilere reva görülen korkunç çalışma koşullarına karşı mücadele araçlarının da geliştirilmesi gerekiyor. O yüzden bütün sendikalar, emekten yana olan herkes Özak direnişine ses vermelidir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gülten Kışanak’a ablasının cenazesinden sonra işkence gibi eziyet; HDP’den sert tepki

    Gülten Kışanak’a ablasının cenazesinden sonra işkence gibi eziyet; HDP’den sert tepki

    PİRHA-9 Ağustos’ta ablasının cenazesi için Elazığ’a getirilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak’ın, cenaze sonrası kendisine büyük eziyet edildiği ortaya çıktı. Emek Partisi Antep Milletvekili Sevda Karaca, cenazeden sonra Kışanak’ın yanında gecelemek için hiçbir eşya ve kullandığı ilaçları olmadan, Elazığ Hapishanesi’nde geceyi ‘depo gibi, oldukça kirli bir yerde’ geçirdiğini söyledi.

    Emek Partisi Antep Milletvekili Sevda Karaca, Twitter hesabından yaptığı açıklamada 9 Ağustos’ta ablasının cenazesi için izin verilen ve Elazığ’a getirilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak’ın cenaze sonrası uğradığı muameleye ilişkin bir paylaşım yaptı.

    Karaca, Kandıra F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Kışanak’ın cenaze sonrası tutulduğu Kandıra Hapishanesi yerine kendisine bilgi verilmeden Elazığ Hapishanesi’ne götürüldüğünü söyledi.

    KIŞANAK HABERİ OLMADAN ELAZIĞ HAPİSHANESİ’NE GÖTÜRÜLMÜŞ!

    Karaca, yaptığı paylaşımda ablasının cenazesinden sonra Kışanak’ın yanında gecelemek için hiçbir eşya ve kullandığı ilaçları olmadan, habersiz bir biçimde Elazığ Hapishanesi’ne götürüldüğünü ve geceyi ‘depo gibi, oldukça kirli bir yerde’ geçirdiğini söyledi.

    Kışanak’ın sabah saatlerinde yetkili biriyle görüşme talebine yanıt verilmediğini aktaran Karaca, Kışanak avukatıyla görüşmek istediğini belirtince kendisine “Sorumlu biz değiliz, sizi buraya getiren jandarmalar, birazdan zaten gelir onlar” cevabının verildiğini belirtti.

    KIŞANAK’IN ELİNE AKŞAM YEMEĞİ DİYE BİR POŞET VERİLMİŞ!

    Kışanak’ın ısrarı üzerine ailesine nerede olduğu bilgisinin iletildiğini söyleyen Karaca, ailenin yönlendirmesiyle hapishaneye giden Kışanak’ın avukatlarının cezaevi girişinde “Kışanak hükümlü, hükümlüler öğle arasında ziyaret edilemez” diyerek bekletildiğini aktardı. Kışanak’ın avukatlarıyla görüşmesi başlar başlamaz jandarma tarafından ‘alındığını’ dile getiren Karaca, Kışanak’a yola çıkarken de eline bir yemek poşeti tutuşturulup, ‘Akşam yemeği verilmiştir’ içerikli bir belge imzalattırılmak istendiğini aktardı.

    Karaca’nın aktardığına göre, Elazığ Hapishanesinden çıkan Kışanak, Elazığ Havaalanı’na gitmeyi beklerken 7 saatlik bir yolculukla önce Sivas’a, sonra Kocaeli’nde bulunan Kandıra Hapishanesi’ne götürüldü. Kışanak, bu yolculuğun ardından saat 03.00’te Kandıra Hapishanesi’ne vardı.

    “ADALET BAKANINDAN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ”

    Kışanak’ın uğradığı muameleye tepki gösteren Karaca, “Bu korkunç muamele hiçbir mahkuma reva görülemez. Hele de taziyesi olan, acısı büyük olan seçilmiş bir siyasetçiye, adeta işkence etmek için böyle bir eziyetin uygulanması hem insanlık dışı hem hukuksuz. Bu konuda Adalet Bakanlığı’ndan bir açıklama bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    HDP’DEN SERT TEPKİ: BU EZİYET İNSANLIKTAN ÇIKMA HALİDİR!

    HDP Genel Merkezi ise konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:

    “Ablasını kaybeden yoldaşımız Gültan Kışanak cenaze sonrasında yanında ilaçları olmadan Elazığ Cezaevinde depo gibi bir yerde tutulmuş, yol masrafları karşılanmasına rağmen hava yoluyla dönüşüne izin verilmemiş ve saatlerce ring aracında yolculuğa zorlanmıştır. Kışanak’a yaşatılan bu muamele Kürt halkının mücadelesine duyulan kinin, intikam duygusunun açık göstergesidir. Acılı bir insana yaşatılan bu eziyet insanlıktan çıkma halidir. Bu yapılanları asla unutmayacağız!”

    (HABER MERKEZİ)