PİRHA- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Vedat Işıkhan, en düşük emekli maaşında yapılacak artışı ve düzenlemeye dair ayrıntıları açıkladı. Yeni düzenlemeyle birlikte en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli maaşı 14 bin 469 TL olarak belirlendi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, emekli maaşlarına ilişkin yaptığı açıklamada, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 15,75, emekli sandığı ve memur emeklileri için yüzde 11,54 oranında artış yapıldığını belirtti. Yeni düzenlemeyle birlikte en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli maaşı 14 bin 469 TL olarak belirlendi.
En düşük emekli maaşı, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın desteğiyle uygulanacak. Daha önce 2024 Temmuz ayında 10 bin TL’den 12 bin 500 TL’ye çıkarılan tutar, yeni düzenlemeyle 14 bin 469 TL’ye yükseltilecek.
MAAŞ ARTIŞ ORANLARI
2023 yılında enflasyon yüzde 64,8 olurken en düşük emekli maaşında yüzde 114,3 oranında artış gerçekleşmişti. 2024’te ise enflasyon yüzde 44,4 iken maaşlarda yüzde 66,7 oranında bir artış yapıldı. Bu yılın ilk altı ayında maaşlara yüzde 15,75 oranında artış yapılması planlanıyor.
YASAL DÜZENLEME BEKLENİYOR
En düşük emekli maaşının artırılması için Bakanlık tarafından yasal düzenleme yapılması gerektiği belirtiliyor. Mevcut düzenlemeler kapsamında bu artışların doğrudan kararla uygulanamadığı ifade ediliyor.
PİRHA- Memur ve emekli maaşlarına yapılacak zam oranı 3 Ocak’ta belli olacak.
Memur ve emekli zammı için belirleyici olacak 6 aylık enflasyon verileri 3 Ocak’ta açıklanacak. Asgari ücrete yapılan ve yetersiz görülen yüzde 30’luk zammın ardından milyonlarca kişi memur ve emekli maaşlarına ne kadar zam yapılacağını merakla bekliyor.
YASAL DÜZENLEME OLACAK
En düşük emekli maaşı 2025 yılı için yeniden düzenlenecek. Meclis, 7 Ocak’ta çalışmalarına başladığında en düşük emekli maaşının artırılmasına yönelik yasa teklifi gündeme gelecek. Şu an için 12 bin 500 TL olan en düşük emekli aylığının 14 bin ila 15 bin TL arasında olması bekleniyor. Zam farkları, yasal düzenlemenin ardından hesaplara yatırılacak.
Temmuz ayından bu yana biriken enflasyon verileri ışığında, emekli ve memur maaşlarına yapılacak zam oranının yüzde 16,48 civarında olması öngörülüyor. Enflasyon oranı yüzde 2 veya yüzde 2,5 olarak gerçekleşirse zam oranı yüzde 16,86 ile yüzde 17,43 arasında değişebilir.
EN DÜŞÜK MEMUR MAAŞI
2025 yılı itibarıyla en düşük memur maaşının, zam oranına bağlı olarak 43 bin 878 TL ile 44 bin 270 TL arasında olması bekleniyor. En düşük memur emekli maaşı ise 19 bin 697 TL ile 19 bin 873 TL arasında değişebilir.
ZAM FARKI DAHA SONRA ÖDENECEK
SSK emeklileri 17-25 Ocak, Bağ-Kur emeklileri ise 25-28 Ocak tarihleri arasında maaşlarını zamlı olarak alabilecek. Ancak yasal düzenlemenin gecikmesi durumunda zam farkları daha sonra ödenecek.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, en düşük emekli maaşına yönelik düzenlemenin yapılacağını belirtirken, yaklaşık 3 milyon 703 bin kişinin faydalanacağı bu düzenlemenin ayrıntıları ilerleyen günlerde netleşecek.
PİRHA – Milletvekili Ali Bozan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “2024 yılını emekliler yılı ilan ettik” sözü üzerinden eleştirdi. Bozan, “Emekliye bugün hangi ücreti reva gördüyseniz Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, devletin üst düzey bürokratlarının ve bizlerin maaşlarını aynı seviyeye indirelim. Böylece 2024 yılı yalnızca emeklilerin değil, hepimizin yılı olsun” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, kanun değişikliği teklifinin görüldüğü Meclis’te emeklilere yapılan zammı “şaka gibi” sözüyle eleştirdi.
Milletvekili Av. Ali Bozan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “2024 yılını emekliler yılı ilan ettik” sözünü anımsatarak konuşmasına başladı. Bozan, “Bugün anlaşılıyor ki; Erdoğan yine sarayından büyük laf etmiş. Emekliler insanca yaşanabilir bir ücret beklentisiyle şu genel kurulu takip ederken buradan çıkardığınız kararla emeklileri yoksulluğun köşesine bıraktınız. Dün gece muhalefetin tüm itirazlarına rağmen milyonlarca emekliye 10 bin lirayı reva görerek ‘yeter de artar’ dediniz. Yine yanlış yaptınız. Her zamanki gibi” diye konuştu.
“İKTİDAR, EMEKLİLERE REVA GÖRDÜĞÜ YOKSULLUKLA DA ÖVÜNÜYOR MU?”
Yoksulluğun en ağır insan hakkı ihlallerinden olduğunu ve iktidarın bunca yıldır emeklilere yoksulluğu reva görerek suç işlediğini söyleyen Bozan, şöyle devam etti:
“‘Parayı veren düdüğü çalar’ misali 55 milyon dolarla uzaya astronot göndermekle övünen ey iktidar; ömrünü çalışmakla geçirmiş emekliye bir aylık ev kirasını karşılayacak kadar maaş verememekle de övünüyor musunuz?
Evine ekmek götüremeyecek durumda bıraktığınız emekli ile övünüyor musunuz?
Çarşı pazarda evinin mutfak ihtiyaçlarını karşılamayacak durumda bıraktığınız emekli ile övünüyor musunuz?
Maaşı yetmediği için ikinci bir işte çalışmak zorunda bıraktığınız milyonlarca emekli ile övünüyor musunuz?
Ucuz ekmek almak için saatlerce halk ekmek büfeleri önünde beklemeye mecbur bıraktığınız emekliler ile övünüyor musunuz?”
“EMEKLİLERE 10 BİN LİRAYI NASIL ANLATACAKSINIZ”
Milletvekili Bozan, son olarak şu ifadeleri kullandı.
“Bu söylediklerim vicdanlarınızı rahatsız etmiyor mu? Sokağa çıkacak, emeklilerin yüzüne bakacak yüzünüz olduğunu sanmıyorum ama olur da çıkarsanız emekliye ne cevap vereceksiniz? 10 bin lira meselesini nasıl anlatacaksınız. Yine ‘vatan millet edebiyatı’ mı yapacaksınız emeklilere, yoksa uzaya 55 milyon dolar verip astronot gönderdik’ mi diyeceksiniz.
Tüm bu anlattıklarıma rağmen ‘emekli bu para ile geçinebilir’ diyorsanız. O zaman size başka bir çağrı yapayım. Emekliye bugün hangi ücreti reva gördüyseniz; Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, devletin üst düzey bürokratlarının ve bizlerin maaşlarını aynı seviyeye indirelim. Böylece 2024 yılı yalnızca emeklilerin değil, hepimizin yılı olsun”.
PİRHA – Açlık sınırının altında aylık alan ve Temmuz 2023’te zamdan faydalanamayan emekliler, Kartal’da miting düzenledi.
Geçinmekte büyük zorluk yaşayan emekliler, seslerinin duyulması için İstanbul’da miting düzenledi.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) çağrısıyla Kartal Meydanı’nda yapılan mitinge çeşitli emekli dernekleri de destek verdi.
Mitingte ‘en düşük kök aylığı ile emekli ikramiyelerinin asgari ücret seviyesine çıkarılması’ ve ‘tüm emekli aylıklarının da en az asgari ücrete yapılan zam oranında artırılması’ gibi taleplerin yanı sıra, 8 Eylül 1999 sonrası işe başlayanlar için adil bir kademeli geçiş sistemine geçilmesi talep edildi.
“HAKKIMIZI İSTİYORUZ”
DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, hükümetin emeklilere dönük yaklaşımını eleştirerek şunları söyledi:
“Bugün burada mücadelemizi bütün Türkiye’de büyütmek için birbirimize söz vereceğiz. Hâlâ emekli aylığı bağlanmayan binlerce yaşa takılan arkadaşımız var. Devleti yöneten hükümet, değişiklikler yapabilir. Ancak 2000 sonrası çok sert geçiş yaptılar, mağduriyet yarattılar. 2008 yılında AKP’nin çıkardığı yasayla emekli bağlama aylığı sistematik olarak düşürüldü. Bu ülkeyi omuzlarında taşıyan emeklilerin aylığı asgari ücretin yarısına düştü. Bir de utanmadan, sıkılmadan en düşük emekli aylığını 1500, 2 bin 500 lira yaptılar. Şimdi de 7 bin 500 lira yaptık diyorlar. Bir ülke için emekliler yük değildir. Hükümetin utanması gerekiyor.
Kök aylıklar 4 bin 500, 5 bin 500 lira olarak yerinde duruyor. Temmuz ayında emekliler kuruş zam almadı. TÜİK’in yalan enflasyon verilerinde bile gıda enflasyonu yüzde 400 arttı. Şimdi önümüzde 29 Ekim var. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında mücadelemizi hep beraber vereceğiz. Bütün emeklilere insanca yaşayacağı bir ücret verilmelidir. Kimseden sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz.”
PİRHA – Tüm Emekli-Sen Merkez Yürütme Kurulu üyesi Hüseyin Demirton, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin konuştu. Demirton, tercihlerinin Kılıçdaroğlu’ndan yana olacağını belirterek, “Emeklilerin, insanca yaşayabilecek ücret talepleri vardı. Hükümetten herhangi bir adım atılmadığı gibi açlık sınırında yaşamaya mahkûm edildik” dedi.
Tüm Emekliler Sendikası (Tüm Emekli-Sen) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Hüseyin Demirton, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçiminin önemini anlattı. Demirton, 16 milyon emeklinin, AKP Hükümeti süresince haklarına ulaşamadığının altını çizdi.
“AÇLIK SINIRINDA YAŞAMAYA MAHKÛM EDİLDİK”
Hüseyin Demirton, Tüm Emekli-Sen olarak 2017’den 2021 yılına kadar hükümetin birçok engeliyle karşı karşıya kaldıklarını vurguladı. Demokratik taleplerini dile getiremediklerini söyleyen Demirton, “Zaten emeklilerin, sendikal hak talepleri, insanca yaşayabilecek ücret talepleri vardı. Nihayetinde bu koşulları yaratma noktasında hükümetten herhangi bir adım atılmadığı gibi açlık sınırında yaşamaya mahkûm edildik” dedi.
“EMEKLİLER, OLUMSUZLUKLARI GÖZ ÖNÜNE ALARAK TERCİH YAPACAK”
Emekli maaşlarının yanı sıra sağlık konusunda da haklarına ulaşamadıklarını dile getiren Demirton, şöyle devam etti:
“Sosyal devlet anlayışı olmamasından kaynaklı iyi bir hizmet alamadık. Emeklilerin maaşlarının düşük oluşu bir yana hükümetin çok çeşitli engelleri ile karşı karşıya kaldık. Emekliler, sendikal halklarından yararlanamadılar, kapatma davaları ile karşı karşıya kaldılar, insanca yaşayacak ücret alamadılar. Bu seçim döneminde emekliler bu tür olumsuzlukları göz önüne alarak 28 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçiminde, tercihlerini, kendilerinin taleplerini yerine getirebilecek cumhurbaşkanından yana yapacaklardır. Muhalefet partisinin lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bir takım öneriler geliştirdi. Bu önerilerden esinlenerek cüzi bir rakam da olsa hükümet, buna ilgisiz kalmadı, sadaka verir gibi 1.000 lira değerinde bir ikramiye önümüze koydu. Emekliler bu yapılanların farkındalar ve bu sadaka gibi verilen ikramiyeyi emekliler kesinlikle kabul etmiyor. Ayrıca bizim talebimiz yalnızca ekonomik temelde bir talep değil. Hükümetin izlemiş olduğu politikalar, ekolojik dengenin altüst edilmesi; orman katliamları, doğanın kirlenmesi… Hem doğamızla hem insanlarımızla eşit, barışık, kardeşçe, insanca yaşayacak bir ülke talebimiz de var. 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde hangi adayın, bu taleplerimize cevap verebileceği konusunda tercihimizi belirleyip, emekli arkadaşlarımızı da o yönde oy kullanmaları için teşvik edeceğiz.”
“TERCİHİMİZ KILIÇDAROĞLU’NDAN YANA”
Hüseyin Demirton, “Şu ana kadar emeklilerin sorunlarına değinen, kendi seçim plan ve programını anlatan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur” diyerek, “Sayın Erdoğan’ın şimdiye kadar emeklerin bu taleplerini; yani sendika haklarından sendikaların önündeki engellerin kaldırılması ve insanca yaşayacak koşulların yaratılması konusunda herhangi bir sözünü duymadık. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hakikaten konuşmalarında emeklilerin hem örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması, hem insanca yaşayacak ücret koşullarını yaratılması var. Sadece tek başına bir ücret değil, sağlık hizmetleri olsun, bir arada yaşayabilecek ülke vaatleri de bizim taleplerimizin içerisinde yer aldığı için tabii ki tercihimizi Kılıçdaroğlu’ndan yana kullanacağız ama takipçisi olma konusunda ısrarcı olacağız” diye belirtti.
Demirton, Millet ittifakının adayı olan Sayın Kılıçdaroğlu’nun samimi olduğuna inandıklarını belirterek, “Çünkü toplumun bütün kesimini kapsayan bir yerden bakıyor. Barışık bir ülkede kardeşçe yaşayabilecek, ekolojik dengenin bozulmadığı, İstanbul sözleşmesi gibi kadın haklarına yönelik olumlu bir sözleşmenin AKP iktidarı tarafından iptal edilmesi ve kadın cinayetlerinin görmezden gelinmesi konusu da tabii ki bizim tercihimizi etkileyen bir tutum olacak” dedi.
EMEKLİLERE ÇAĞRI!
Hüseyin Demirton, “İnsanca yaşayabilecek koşullar” konusunda mücadelelerinin süreceğini belirterek emeklilere şu çağrıyı yaptı:
“Mevlana’nın bir sözü var;
‘Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.’
Değişik görüşlerimiz olabilir, farklı partilere oy vermiş olabiliriz. Emeklilerden ricamız talebimiz ve isteğimiz gerçekten emekli sorularına sahip çıkabilecek, insanca yaşayabilecek koşulları yaratabilecek Cumhurbaşkanı adayının desteklenmesi yönünde. Şimdiye kadar Cumhurbaşkanı adayları tarafından yapılan söylemlere baktığımızda da bizim taleplerimize yakın duran Sayın Kılıçdaroğlu’nun daha güvenilir bir aday olduğunu açıkçası belirtmekte hiçbir sakınca görmüyorum. Emekli arkadaşlarımızın buna göre sandıkta oy kullanmalarını ve buna göre tutum belirlemelerini istiyoruz.”
PİRHA-DİSK Emekli-Sen Merkez Yürütme Kurulu tarafından emekli maaşının 7 bin 500’TL’ye yükseltilmesiyle ilgili olarak yapılan açıklamada, “Emekli aylıkları yasayla artırılır. Yetki TBMM’dir. En düşük emekli aylığı 7.500 olmuyor. Eğer yasa çıkarsa 7.500 TL’den düşük aylıklar Hazine tarafından 7.500 TL’ye tamamlanacak. Emeklilerin kök aylıkları aynı kalacak” ifadeleri kullandı.
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, en düşük emekli maaşının 2 bin TL artırılarak 5 bin 500 TL’den, 7 bin 500 TL’ye yükseltildiğini duyurdu. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Emekli-Sen Merkez Yürütme Kurulu konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
“EMEKLİ AYLIKLARI YASAYLA ARTIRILIR”
Emekli aylıklarının yasayla artırıldığının belirtildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Emekli aylıkları yasayla artırılır. Yetki TBMM’dir. En düşük emekli aylığı 7.500 olmuyor. Eğer yasa çıkarsa 7.500 TL’den düşük aylıklar Hazine tarafından 7.500 TL’ye tamamlanacak. Emeklilerin kök aylıkları aynı kalacak. Gelecekteki zamları kök aylıkları üzerinden alacaklar 7.500 TL üzerinden değil.
En düşük emekli aylığının 7.500 TL yükseltilmesinin 7.500 TL’den fazla emekli aylığı alanlara bir faydası olmaz. Yapılması gereken en düşük emekli aylığının asgari ücrete eşitlenmesi ve bütün emekli aylıklarına seyyanen (aynı oranda) zamdır. Emekli aylıklarının sefalet düzeyine düşmesinin sebebi, AKP Hükümetinin 2008’de çıkardığı 5510 Sayılı Yasa’dır.
TBMM’de düzenlenmesi gereken intibak (denkleştirme) yasasının bir an önce meclisten geçirilerek kanunlaşmasını sağlamak ve aylık bağlama oranlarının değiştirilerek en azından 2008 öncesi yüzdelere göre güncellenmelidir. Ayrıca güncelleme katsayısında milli gelir artışının tümü dikkate alınmalıdır.
Emekli aylıklarının alt sınırı asgari ücretle eşitlenerek, en az asgari ücrete uyumlu bir biçimde artış sağlanmalıdır. Emekli aylıklarının belirlenmesine hükümet emekli sendikalarıyla müzakere etmeli ve emeklilere toplu pazarlık hakkı tanınmalıdır. Emeklilerin sendikal örgütlenmeleri önündeki engeller kaldırılmalıdır.”
PİRHA-Tüm Emekliler Sendikası, 67 il ve ilçede eş zamanlı olarak “Geçinemiyoruz” temalı basın açıklaması yaptı. Açıklamalarda, “Geçinemiyoruz, isyandayız” diyen emekliler, siyasi iktidarın tercihini emekçilerden, emeklilerden, yoksullardan yana değil sermayeden yana kullandığı ifade edildi.
Tüm Emekliler Sendikası 67 farklı il ve ilçede sokağa çıktı.
“Geçinemiyoruz, isyandayız” diyen emekliler, Ankara’da Genel Merkez binası önünde, Mersin’de şube binasında basın açıklaması yaptı.
Ankara’daki açıklamayı Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş okudu. Hürkardeş, “İktidarın yönetememe krizi” içerisinde olduğunu söyleyerek, “Baskıcı ve otoriter uygulamalar artmakta, hukuk düzeninden hızla uzaklaşılmakta, sistem değişikliği ile iyice işlevsizleşen parlamento ise adeta yok sayılmakta, her şey Cumhurbaşkanının iki dudağı arasına yerleştirilmiştir. Kadın hakları açısından önemli bir kazanım olan İstanbul Sözleşmesi’nden bütün tepkilere rağmen bir gece yarısı kararnamesiyle çıkılması, sendikalara açılan kapatma davaları, HDP’ye açılan kapatma davası, Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi, son zamanlarda gördüğümüz antidemokratik uygulamalara örnektir. Bütün bir ülke kararnamelerle yönetilir hale gelmiştir” dedi.
Dünya ve ülke gündeminde bir yılı da geçen koronavirüs salgınında yaşananların sağlık sisteminin kamusal bir hizmet olması bir zorunluluk olarak kendini gösterdiğine dikkat çeken Hürkardeş, emekli aylıklarının uzun yıllardır yoksulluk sınırının altında yer aldığına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ülkenin bütün değerlerini yaratan, emekleriyle bugünleri yaratan emekliler açlığa yoksulluğa mahkum edilmiş durumdadırlar. Sözün kısası geçinemiyoruz. Emeklilere insanca yaşam sağlayacak bir aylık verilmesi zor değil, siyasi bir tercihtir. Siyasi iktidar tercihini emekçilerden, emeklilerden, yoksullardan yana değil sermayeden yana kullanmaktadır. Emeklilerin daha fazla açlığa, yoksulluğa ve aşağılanmaya gücü kalmamıştır.
BIÇAK KEMİĞE ÇOKTAN DAYANMIŞTIR
Emekliler kendilerini açlığa mahkum edenlere, yok sayanlara, görmezden gelenlere karşı seslerini duyurmaya, demokratik tepkilerini göstermeye kararlıdırlar. Sağlıklı, barış ve kardeşlik içinde, insanca bir yaşam hepimizin hakkıdır.”
Mersin Emekli-Sen üyeleri de yaptıkları açıklamada “Emeklilerin daha fazla açlığa, yoksulluğa ve aşağılanmaya gücü kalmamıştır” denildi.
PİRHA- Emekli ücretlerine yapılan zamlara ilişkin konuşan Mersinli yurttaşlar, açlık sınırının altında aldıkları maaş ile temel ihtiyaçlarını dahi karşılamada büyük sıkıntı çektiklerini belirterek, zammın yok hükmünde olduğunu belirttiler.
Tüketici Fiyat Endeksinin (TÜFE) açıklanmasıyla milyonlarca memur ve memur emeklisi ile işçi, esnaf ve çiftçi emeklilerinin maaşların yüzde 6-7 oranlarında değişen zamlar yapılmıştı.
PİRHA mikrofonu uzattığımız Mersinli yurttaşlar yeni yıla, ardı ardına gelen zamlarla girdiklerini hatırlatırken, kemer sıka sıka bir hal olduklarını dile getirdiler. Yurttaşlar, ekonomik krizin çıplak bir şekilde gözler önüne serildiği semt pazarlarında alım gücü düşen emeklilerin karış karış dolaştıkları pazarda en ucuz ürünleri bulma telaşında olduğunu kaydettiler.
“MAAŞ YETMEDİĞİ İÇİN EK İŞ YAPIYORUM”
Emekli maaşının kendine yetmediğini söyleyen ve seyyar tezgahta kıyafet satarak geçimini sağlamaya çalışan bir emekli yurttaş, kıt kanaat geçinirken başlayan salgınla birlikte işlerinin daha da kötüleştiğini ifade etti.
Yurttaş, “Emekliler geçinemiyor. Hayat şartları ağır. 26 sene özel kuruluşlarda çalışarak, ayrıca sigortamı kendim yatırarak emekli oldum. Maaşımıza 160 lira gibi bir zam gelecek. Elektriğe, suya, doğalgaza zam geliyor. Emekli maaşı en az asgari ücret düzeyinde olmalı. Belki böyle hayat şartları biraz daha iyileşir. Asgari ücret düzeyinde maaş alsaydık ek iş yapmamıza da gerek kalmazdı. Sabah buraya geliyor akşama kadar tezgah başında bekliyoruz” diye konuştu.
“KARNIMIZI EKMEK İLE DOYURUYORUZ, O BİLE PAHALI”
“Şu an pazardan geliyorum ve 100 lira bir poşet dolduramıyoruz” diyen ve aldığı emekli maaşı ile geçinmeye çalışan emekli bir öğretmen ise hayat pahalılığından şikayet ederek, ekmek ile karın doyurmak zorunda bırakıldıklarına dikkat çekti.
Emekli öğretmen, insanların sabahın erken saatlerinde ekmek büfeleri önünde sıraya girdiklerinin altını çizerek, “Emekli maaşı ile hiç bir şey alınmıyor. Emekli ölmüyor ama sürünüyor. Şu an pazardan geliyorum ve 100 liraya bir poşet dolduramıyoruz. Emekli maaşları insanın yaşayacağı düzeyde olmalı. Gerçekten evine et, süt, yumurta vs. götürebilecek isem maaş 5 bin TL’yi geçmeli. Ülkenin kuş uçmaz, kervan geçmez yerlerinde 30 yıl öğretmenlik yaptım. Rüyalarıma mahrumiyetten domatesler, salatalıklar girdi. Emekli maaşları kesinlikle iyileştirilmesi lazım. Emeklilikte rahat edelim diye zamanında maaşımızdan kesintiler yaptılar. Ama ne yazık ki karnımızı ekmek ile doyurmaya çalışıyoruz; ekmek bile pahalı. İnsanlar belediyenin ekmek büfelerinden ekmek alabilmek için sabahın beşinde sıraya giriyor. Bu emekliye reva değil. Bu emeklinin yaşayabileceği bir yaşam kalitesi değil. Emeklilerin bir araya gelip sokağa çıkması lazım, başka da çaresi yok. Bizi açlığa mahkum ettiler” ifadelerini kullandı.
“SARAYIN BİR ODASININ HARCAMASI KADAR MAAŞIMIZ OLMALI”
Bir diğer emekli öğretmen de, elektrik, su, doğalgaz ve kira gibi dertlerle boğuştuklarını kaydederek, “Emekli zammını çok komik buluyorum. Ne emekliyi, ne emekçiyi ne de çalışanı düşünen yok. Ülkede hiçbir canlıyı düşünen yok. 3000 lira emekli maaşının 1500 lirasını ev kirasına veriyorum. Elektrik, su aidat veriyorum hatta doğalgazı hiç yakmıyorum. Üniversite mezunu oğlum var işsiz. Banka kredileri ile geçiniyoruz. Pazarda ucuz ne var ise onları alıp geliyoruz. Sarayın bir odasının harcaması kadar emekli maaşım olsun bana yeter. Geçinebileceğim, iyi bir yaşam süreceğim bir maaş istiyorum. Okumayı seven insanım, ayda bir kitap alamıyorum. Et yiyemediğimiz için gönüllü vejeteryan oldum. Her şeyden kısıyoruz. Bize umut verecek hiç bir şey yok” diye belirtti.
“VERDİĞİMİZ VERGİLERİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ”
“5 büyük şirkete büyük paralar verilirken bize yüzde 7 zam yapılıyor” diyen bir emekli yurttaş ise devlet tarafından 5 büyük şirketin vergi borçlarını silinmesine tepki göstererek emekli maaşlarının kendilerine yetmediğini dile getirdi.
Emekli maaşları çok düşüklüğünden yakınan bir diğer emekli ise ülkedeki gıda fiyatlarının denetlenmediğine değinerek, “Gıda bile çok ülkemizde çok yüksek. Bu fiyatlar denetlenmiyor. Çok cüzi bir zam aldık. Emeklinin tatil yapabileceğine bile inanmıyorum. Yüzde 6-7 zam ile ne olur? Zam yok sayıyoruz biz” dedi.
Ekonomide, sağlık hizmetlerinde eşit yaşam istediğini ve verdiği verginin karşılığını almak istediğini ifade eden bir diğer emekli yurttaş da, şunları kaydetti:
“İnsanlar büyük sorunlar yaşıyor. Kimse mutlu değil. Sabah gözümüzü sorunsuz açamıyoruz. Hak ettiğimiz şekilde yönetilmiyoruz. İnsanların ekonomide, sağlık hizmeti almada eşit yaşamasını istiyoruz. Yapılan zam yetinilebilecek bir zam değil. Vergi veriyoruz ve bu vergilerin karşılığını istiyoruz. İnsanlar nefes alamıyor. Ciddi anlamda büyük bir kriz var” şeklinde konuştu.
PİRHA-25 yıllık Tüm Emekliler Sendikası, örgütlenme yasasına aykırı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararıyla 2016’da kapatıldı. 2017 yılında yeniden kurulan sendika, “İnsanca yaşamdan git gide uzaklaşan bir kesimiz. Taleplerimize kulak verin” diyerek 13 milyon emeklinin durumuna dikkat çekti.
1995 yılında kurulan Tüm Emekliler Sendikası, faaliyet yürütmesinin yasal olmadığı gerekçesiyle 2016 yılında kapatıldı. Ancak emekliler, 2017 Şubat ayında yeniden Tüm Emekli Sen’i kurarak faaliyetlerine devam etti.
Sendikanın Genel Sekreteri olan İshak Kocabıyık, 3 yıllık çabadan sonra “Devlet ceberrut yüzünü gösterdi ve Ankara Valiliği’nin açmış olduğu kapatma davası sonuçlandı” diyerek sendikal mücadelelerindeki süreci anlattı.
“13 MİLYON EMEKLİNİN ÖRGÜTLENDİĞİNİ BİR DÜŞÜNÜN”
İshak Kocabıyık, emeklilerin sendikal engel nedenini, “Hak temelli bir örgüt olduğumuz için” sözleriyle açıkladı. Türkiye’de emekli maaşı alanların sayısının 13 milyona yakın olduğunu belirten Kocabıyık, şunları söyledi:
“Biz emekçiler, gerçekten bir toplumsal kategori ve sınıf olarak sanırım bütçeden en az pay alan, insanca yaşamdan git gide uzaklaşan, yoksulluk, açlık sınırında dolaşan bir kesimiz. Sanırım bu egemenleri, sermayeyi, devleti korkutuyor, tedirgin ediyor. 13 milyon emeklinin örgütlendiğini, haklarını istediğini düşünün. Tabii ki egemenleri korkutan, tedirgin eden bir durum. Bu nedenle örgütlenmemizi istemiyorlar. Ama onlara inat, önümüze ne türlü engel çıkarırsa çıkarsınlar 25 senelik bu örgütlenme geleneğini sürdürmeye kararlıyız.”
EMEKLİLERİN MAAŞI ASGARİ ÜCRETİN DE ALTINDA
İshak Kocabıyık, 3 yıllık sendikal faaliyetleri ile Türkiye’nin 108 yerinde örgütlendiklerini vurgulayarak, üye sayılarının 13 bine ulaştığını ifade etti.
Bütçe görüşmelerinde emeklilerin taleplerine kulak verilmesi gerektiğine dikkat çeken Kocabıyık, sözlerine şöyle devam etti:
“8 milyon civarında emeklinin maaşı 2000 TL’nin altında. Bunun yaklaşık 1 milyonu 1000 TL’nin altında maaş almakta. Felaketin vahim boyutunu siz düşünün. Ama sendikalaşma hareketimiz daha büyük bir başarıya ulaştığında, sesimizin yankılandığını ve karşılık bulduğu bir dönemi de elbette göreceğiz. Birlik en temel görevlerimizden birisidir. Bütün emekli sendikalarının bir çatı altında birleşmesi, aynı yolda yürüyen sendikaların yan yana gelmesi en temel hedeflerimizden biri. Ama bu salgın nedeniyle bütün toplumsal ilişkiler bir duraksama dönemine girdi.”
“TALEBİMİZ İNSANCA BİR YAŞAM”
İshak Kocabıyık, emekliler olarak taleplerinin “insanca bir yaşam” olduğunu söyleyerek, “Çok ihtiyacımız olan barış ve eşitlik. Bunun için de bu ülkede bütün ürettiklerimizi ortaklaşa tüketebilmek için mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini de kullandı.
“BİRLİKTE GÜÇLÜ OLALIM”
Tüm Emekliler Sendikası gibi yargı ile faaliyetleri engellenen bir diğer örgüt ise DİSK’e bağlı Emekliler Sendikası. İshak Kocabıyık, iki örgütlenmenin tek çatı altında birleşebilme ihtimaline de değinerek sözlerine şu cümlelerle son verdi:
“Birleşme bizim en önem verdiğimiz noktalardan birisi. DİSK’e bağlı olan Emekli Sen ile bu tür görüşmelerimiz var. Ancak salgın nedeniyle bu başvurular gerektiği gibi yerine getirilemiyor. Buradan birlik çağrımızı bir kez daha bizim dışımızdaki sendikalara tekrarlayalım; Bir olalım, iri olalım, güçlü olalım.”