Etiket: emekli maaşları

  • DİSK Emekli-Sen Dersim Şubesi: Ekonomik krizin faturasını krizi yaratanlara ödeteceğiz-VİDEO

    DİSK Emekli-Sen Dersim Şubesi: Ekonomik krizin faturasını krizi yaratanlara ödeteceğiz-VİDEO

    PİRHA-DİSK Emekli-Sen Dersim Şubesi, emekli maaşlarına yapılan zammı protesto ederek basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Bir ülke düşünün ki emekliler yılı ilan edilen 2024 yılında emekliler karnını doyuracak ekmeğe, sırtına takacak cekete, evini ısıtacak doğalgazı bir kenara bırakın kafasını sokacak dört duvara muhtaç bırakıldı” denildi.

    DİSK Emekli-Sen Dersim Şubesi, Yeraltı Çarşısı üstünde TÜİK’in açıkladığı verileri ve maaşlarına yapılan zamları protesto ederek basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Yusuf Topçu okudu.

    “SARAYIN FATURASI BİR KEZ DAHA ASGARİ ÜCRETLİLERE AİLELERİNE KESİLDİ”

    Emekçilerin yaşam gerçekliğini yansıtmayan resmi enflasyon oranının çok daha altında bir zam yapıldığını belirten Yusuf Topçu, “İşçi sınıfının temsil edilmediği bir toplantıda, karnı toklar ile sırtı peklerin baş başa karar verdikleri asgari ücret, milyonları sefalete mahkûm etti. Asgari ücrete yapılan yüzde 30 zam ile birlikte ülke nüfusunun yarısı en geç iki ay sonra açlık sınırının altında yaşam mücadelesi vermeye başlayacak. Sarayın faturası bir kez daha asgari ücretlilere ve ailelerine kesildi. Diğer yandan emekçinin sesi olmaktan son derece uzak bir sendika ve hükümetin el ele verdiği toplu sözleşme gereğince, memur ve memur emeklilerinin 2025 yılının ilk altı ayı için alacağı zam oranı yüzde 11,54 iken ekmeğe gelen zam oranı yüzde 25 oldu. Memurların ve memur emeklilerinin 100 liralık alışveriş sepetlerinin fiyatı 180 liraya çıkarken, gelirleri 100 liradan 133 liraya çıktı. Emeklilerin yaşamı ucuz; ekmeğinse pahalı olduğu bu ülkede, sarayın faturası alışveriş torbalarımızdan aşırılanlarla ödendi” diye belirtti.

    “EMEKLİLER KAFASINI SOKACAK DÖRT DUVARA MUHTAÇ BIRAKILDI”

    Emeklilere yapılan zamma tepki gösteren Topçu, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı duyurdu en düşük emekli aylığı 1.969 lira artırılarak 14 bin 469 liraya tamamlanacak. Bir dakika düşünün değerli arkadaşlar bu ülkede en düşük emekli aylığı asgari ücretin 7 bin 500 lira altında. Bu ülkede en düşük emekli aylığı yoksulluk sınırının beş kat aşağısında. Bir ülke düşünün ki değerli arkadaşlar; emekliler yılı ilan edilen 2024 yılında emekliler karnını doyuracak ekmeğe, sırtına takacak cekete, evini ısıtacak doğalgazı bir kenara bırakın kafasını sokacak dört duvara muhtaç bırakıldı. Emekliler yılında emeklilerin hali içler acısıyken, cumhurbaşkanı 2025 yılını aile yılı ilan ettiklerini duyurdu. Hükümet geçtiğimiz yıl emeklilerin canına kast etmişken bu yıl da çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğine göz dikmiştir. Ne canımızdan, ne çocuklarımızdan ne de torunlarımızdan vazgeçeceğiz” dedi.

    “EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ASGARİ ÜCRET DÜZEYİNDE BELİRLENMELİDİR”

    Emeklilerin hakları alana kadar mücadele edeceklerini vurgulayan Topçu, şunları ifade etti:

    “Bugün emeklilerin çok büyük bölümü asgari ücretin ve açlık sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedir. Emeklileri bir ülkede belirlenen en düşük ücret tutarından daha düşük aylıklara mahkum etmek, kimsenin haddine değildir. Bir kez daha söylüyoruz en düşük emekli maaşı asgari ücret düzeyinde belirlenmelidir. Bu ülkenin yurttaşlarının kaderi, ne uluslararası sermaye çevrelerinin ne de sarayın iki dudağı arasına terk edilemez. Bu ülkenin yurttaşları için açlık, yoksulluk sefalet kader değildir. Vakit işçisi, emekçisi, emeklisi, kadını ve erkeği, genci ve yaşlısı ile el ele omuz omuza ayağa kalkma vaktidir. Ekonomik krizin faturasını krizi yaratanlara ödeteceğiz. Emeğin, demokrasinin, eşitliğin ülkesini inşa edeceğiz. Emeğimizin, alın terimizin karşılığına alıncaya dek direnecek 2025 yılını bu iktidarın gidiş yılı ilan edeceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Özel’den Erdoğan’a: ‘Ya Süleyman Soylu’nun gereğini yaparsın ya bu rezaletten sorumlusun’-VİDEO

    Özel’den Erdoğan’a: ‘Ya Süleyman Soylu’nun gereğini yaparsın ya bu rezaletten sorumlusun’-VİDEO

    PİRHA – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Meclis grup toplantısında konuştu. Özel, eski bakan Süleyman Soylu’yu işaret ederek “Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’daki eğlence merkezleri ve kimsesiz çocuklar üzerinden altında kalacağınız o rezaletler ortaya dökülmeden evvel ya Süleyman Soylu’nun gereğini yaparsın ya bu rezaletten bizzat sorumlusun” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptı.

    Özel’in açıklamalarının satır başları şöyle:

    “Devlet Bey’in, Tayyip Bey’in iftiralarını bir kenara bırakıyoruz, halkın sorunlarına odaklanıyoruz. Esas sorun mutfaktaki yangın. Kötü ekonomi nedeniyle halk her gün yoksullaşıyor. En büyük zorluğu da emeklilerimiz çekiyor. Tayyip Erdoğan 2024’ü emekliler yılı ilan etti ama 2024 AK Parti’nin emeklilerle dalga geçtiği seneye dönüştü.

    ‘Tayyibi Üzmeyen İstatistik Kurumu’nun yüzünden emekliler zorluk çekiyor. TÜİK, hepimiz adına güya sahadan istatistik toplayacak, ona göre emekliye, çalışana zam verilecek. TÜİK enflasyonu yüzde 64 belirledi. Bir yılda tavuk yüzde 81, zeytinyağı yüzde 180, patlıcan yüzde 123 zamlanmış. Gerçek enflasyon yüzde 127. Yarı yarıya fark var. TÜİK hesaplarına göre en düşük emekli maaşına yüzde 33 zam yapıldı. En düşük emekli aylığı asgari ücret olana kadar mücadele edeceğiz. Bahçeli ve Erdoğan’a sesleniyorum; ağzınıza dolamışsınız DEM, DEM, DEM, milletin derdi zam, zam, zam.

    Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta emekli maaşlarına zamdan sonra dedi ki ‘Bunun bize getirdiği yük 200 milyar lira.’ Ama 1 senede Kur korumalı mevduata ödediği para 800 milyar lira. Her ülke emeklisine milli gelirden pay öder, nüfus yaşlandıkça bu pay artar. Türkiye’de 3 sene önce emekliye milli paydan ödenen pay yüzde 7 idi, EYT gelmiş olmasına rağmen bu yıl yüzde 5 olmuş. AK Parti’nin emekliyi yoksullaştırması tesadüfen değil, taammüden, bilerek isteyerek. Bu hafta Meclis’te yapacağımız tüm çalışmalarda gereken önergeleri vereceğiz.

    “MEMLEKETİ BU PİSLİĞE BATIRANLAR DA ONLAR”

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’yı dikkatle takip ediyorum. 236 yabancı suç örgütü lideri yakalanmış. Ali Yerlikaya döneminde yakalanan suç örgütü liderlerine bakıp da memleket temizleniyor sanmayın. Bu suç örgütü liderleri ne zaman geldi buraya? Yerlikaya’yı o makama atayan mürekkebin sahibinin atadığı Süleyman Soylu döneminde. Soylu’yu atayan dolma kalemin sahibi ile Yerlikaya’yı atayan kalemin sahibi aynı kişi. Memleketi bu pisliğe batıranlar da onlar. Kanmayın.

    Dedim ki; ‘Süleyman Soylu hakkında soruşturma önergesini getir.’ Soylu dönemiyle ilgili hesaplaşmayı kendi yöntemleriyle yapıyorlar. Recep Tayyip Erdoğan, hem uluslararası suçlularla ilgili, Ayhan Bora Kaplan, Ankara’daki eğlence merkezleri ve kimsesiz çocuklar üzerinden altında kalacağınız o rezaletler ortaya dökülmeden evvel ya Süleyman Soylu’nun gereğini yaparsın ya bu rezaletten bizzat sorumlusun.

    “KİMSE SANDIĞA KÜSMESİN”

    Cumartesi günü Çankaya’daydık. Ertesi gün Tunceli’de de Elazığ’da da gördüğüm bir şey var. Herkes 31 Mart’ı iktidara ders vermenin ayırdına varmış. 31 Mart seçimlerinde Tayyip Erdoğan hiçbir şey olmamış gibi oy alırsa, 4 yıl boyunca yüzünüze bakmayacak.

    Ne asgari ücret ne çalışma şartlarında adım atmayacaklar. Bu yoksulluğa, işsizliğe rağmen kimse sandığa küsmesin. İktidara sarı kart gösterilirse önümüzdeki süreç muhalefet açısından; işçiler, köylüler, dezavantajlılar için fırsat haline gelir.

    Türkiye’nin bütün göç alan belediyelerini CHP yönetiyor. Bütün göç veren belediyeleri de Cumhur İttifakı yönetiyor. CHP’nin yönettiği yerlere koşuş var. Hepiniz kendi memleketlerinize, illerinize, ilçelerinize Kadıköy’ü, Çankaya’yı, Yenimahalle’yi getirebilirsiniz. Çağrımız Kastamonu’ya, Erzincan’a, Malatya’ya, Erzurum’a, Denizli’ye, Bursa’ya, Manisa’ya, çağrımız 81 ilimizedir. Çağrımız bütün güzel insanlara. Hep birlikte sandıkta buluşacağız.”

    PİRHA/ANKARA

  • DEM Parti Meclisi göreve çağırdı: Emeklilerin sorunları araştırılsın

    DEM Parti Meclisi göreve çağırdı: Emeklilerin sorunları araştırılsın

    PİRHA – DEM Parti, emeklilerin yaşadığı ekonomik krize dikkat çekti. Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, 10 bin TL yapılan emekli maaşlarıyla ilgili Meclis araştırması talep etti. DEM Parti yöneticileri, “Emekliler için açlık ve yoksulluk dışında hiçbir şey vadetmeyen bu tabloya rağmen iktidar, bu yılı ironik bir şekilde ‘Emekliler Yılı’ ilan etti” ifadelerini kullandı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, emeklilerin yaşadığı sorunların açığa çıkartılması amacıyla Meclis araştırması açılmasını istedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulan teklifte “İktidarın, milyonlarca emekliyi açlığa, yoksulluğa, sefalete, dışlanmaya, yalnızlığa ve mutsuzluğa terk eden politikalarına karşı insana yaraşır, onurlu bir yaşam için emeklilerin haklı taleplerine yanıt üretilmesi ve sorunlarının açığa çıkarılması amacıyla Anayasa’nın 98’inci, TBMM İç Tüzüğü’nün 104’üncü ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz” ifadeleri kullanıldı.

    “EMEKLİLER ZORLU YAŞAM KOŞULLARINA YAŞAMAYA MAHKUM EDİLDİ”

    DEM Parti araştırma önergesinin “Gerekçe” bölümünde, açlık sınırının 15 bin TL, yoksulluk sınırının ise 47 bin TL olarak hesaplandığına da vurgu yapıldı.
    Emekli maaşlarına yapılan zammın “bir anlam ifade etmediğini” belirten DEM Parti, şu hususlara da dikkat çekti:

    “Emeklilik hem çalışmaya bağlı bir hak hem de çalışma hakkının devamı niteliğindedir. Tam da bu sebeple emeklilerin sorunları çalışma hayatı ve sorunlarının önemli bir parçasıdır. Ömürlerinin verimli zamanlarını çalışarak geçirmiş olan vatandaşların emekliliklerini huzur ve refah içinde geçirmelerini sağlamak devletin asli temel yükümlülüklerindendir. Ancak günümüzde emeklilerin büyük bir kısmı asgari ücretin dahi çok altında bir ücretle, açlık sınırının da altında, zorlu yaşam koşullarında yaşamaya mahkûm edilmişlerdir. Emekli maaşlarına yapılan zamlar yüksek enflasyon ve derinleşen ekonomik kriz karşısında bir anlam ifade etmemektedir.

    Emekliler 2000’li yılların başından itibaren hak kayıpları yaşamaya devam etmektedirler. Bu mağduriyetlerin temel kaynağı ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’dur. 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı yasa ile emekliliğe erişim hakkı zorlaşmış, emeklilik yaşı yükseltilmiş, emekli aylığı elde etme koşulları değişmiş ve emekli aylıkları düşmeye başlamıştır.

    Geçen hafta, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine uygulanacak maaş zammı oranı, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan tarafından %42,6 olarak açıklanırken en düşük emekli maaşı alay edercesine 10 bin TL’de çıkarılmıştır. Bu zam, çarşı pazardaki gerçek rakamları, temel ihtiyaçlardaki fahiş fiyat artışlarını görmezden gelen, artık hiçbir güvenilirliği kalmamış TÜİK rakamlarına dayanılarak yapılmıştır. TÜİK tarafından %37,6 olarak açıklanan altı aylık enflasyon rakamlarına %5’lik refah payı eklenerek ulaşılan %42,6 oranı ile emeklilerin enflasyona ezdirilmemesi bir de üstüne refahtan pay almış olacakları ifadesine toplumun hiçbir kesiminin inanmadığı bilinmektedir.

    2023 yıllık enflasyon oranı TUİK tarafından % 64,77 olarak açıklanırken iktidardan bağımsız akademisyenler, bilim insanları ve ekonomi uzmanlarından oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından % 127,21 olarak hesaplanmıştır. Enflasyonun bu kadar yükseldiği günümüzde asgari ücret 17 bin TL, açlık sınırı 15 bin TL, yoksulluk sınırı 47 bin TL olarak hesaplanmıştır. Bu sebeple emeklilere yapılan zamlar emekli maaşlarını yoksulluk sınırının çok altında, kahir ekseriyeti ise asgari ücret ve yoksulluk sınırının altında kalmasına sebep olmuştur.

    “İKTİDAR İRONİK ŞEKİLDE BU YILI EMEKLİLER YILI İLAN ETTİ”

    Ne var ki, emekliler için açlık ve yoksulluk dışında hiçbir şey vadetmeyen bu tabloya rağmen iktidar, bu yılı ironik bir şekilde “Emekliler Yılı” ilan etti.

    İnsan yaşamının huzura, esenliğe, sosyal desteğe en çok ihtiyaç duyduğu bu evresinde iktidarın, milyonlarca emekliyi açlığa, yoksulluğa, sefalete, dışlanmaya, yalnızlığa ve mutsuzluğa terk eden politikalarına karşı insana yaraşır, onurlu bir yaşam için TBMM’nin bu sorunlara yanıt üretmesi, emeklilerin haklı taleplerinin yanında durmak amacıyla bir araştırma komisyonu kurması elzemdir.”

    PİRHA/ANKARA

  • DİSK Emekli Sen: En düşük emekli maaşı yoksulluk sınırının yarısından az olmamalı

    DİSK Emekli Sen: En düşük emekli maaşı yoksulluk sınırının yarısından az olmamalı

    PİRHA-DİSK’e bağlı Emekli-Sen ile DİSK Bölge Temsilciliği, Ankara’da yaptıkları açıklamada, emeklilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Emekli-Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz, “En düşük emekli maaşı yoksulluk sınırının yarısından az olmayacak şekilde belirlensin! İşçi ve memur emeklilerine yapılan zam oranları arasındaki adaletsizlik ortadan kaldırılsın” dedi. 

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Emekli-Sen ile DİSK Ankara Bölge Temsilciliği, Ulus Atatürk Anıtı önünde emekli ücretleri ile asgari ücrete dair basın açıklaması yaptı.

    Açıklamayı, Emekli-Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz okudu.

    “HAYKIRMAK İÇİN BURADAYIZ”

    Emeklilerin yaşam haklarının hiçe sayıldığını belirten Yavuz, “Sokakları emeklilerin evi haline getirenlere seslenmek için bir aradayız. Yıl 2024, mevsim kış, emekliler sokakta. Ne işçinin ne memurun ne de emeklinin yaşam gerçeğini yansıtan resmi yıllık enflasyon yüzde 64,77 olarak açıklandı. Açıklanan enflasyonla beraber, memur emeklilerine yapılacak altı aylık zam oranı yüzde 49,25; işçi ve BAĞ-KUR emeklilerine yapılacak zam oranı yüzde 37,5 oldu. Bizler, işte bu oranların, biz emeklilerin iradesini ve yaşam hakkını hiçe saymaktan başka bir anlam ifade etmediğini haykırmak için buradayız” dedi.

    “EMEKLİ AYLIKLARININ, ASGARİ ÜCRETE ORANLA DÜŞÜŞÜ YÜZDE 40’LARI AŞTI”

    “Asgari ücret, hali hazırda işçilerin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde değilken, emekli aylıkları asgari ücrete olan oranla düşmeye devam ediyor” diyen Yavuz, emekli aylıklarının asgari ücret karşısındaki kaybının yüzde 40’ları aştığı bilgisini paylaştı.

    Yavuz, şunları ekledi:

    “Aylıklarımızı düşürmek için ellerinden geleni yapanlar, bir tek enflasyonu, bir tek işçi ve emekçilerin üzerindeki vergi yükünü düşürmeyi başaramadı. On yıllardır ‘reform’ adı altında yaşama geçirilen ve her geçen gün yoksullaşmamıza neden olan bu politikalara karşı sokaklardayız, alanlardayız. Açlık sınırının altında olan emekli aylıkları, açlık sınırında belirlense dahi, emekliler yoksulluktan kurtulamıyor. İnsanın sadece beslenme ihtiyacını karşılayarak, insanca bir yaşama kavuşmayacağı açıktır. Emeklilerin aklıyla alay edenlere karşı buradayız.”

    “EMEKLİLERİN TALEPLERİ”

    Emekli-Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz, emeklilerin taleplerini şu şekilde sıraladı:

    *En düşük emekli maaşı yoksulluk sınırının yarısından az olmayacak şekilde belirlensin!

    *İşçi ve memur emeklilerine yapılan zam oranları arasındaki adaletsizlik ortadan kaldırılsın!

    *İntibak yasası çıkarılarak emekliler arasındaki eşitsizlik giderilsin!

    *Haklı taleplerimiz, biz emeklilerin temsilcileri ile masaya oturulup mutabakata varılarak yaşama geçirilsin!

    (HABER MERKEZİ)

  • KESK, ekonomik krize karşı Samsun’da büyük miting yapacak-VİDEO

    KESK, ekonomik krize karşı Samsun’da büyük miting yapacak-VİDEO

    PİRHA – KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, yaşanan ekonomik krize karşı 19 Mart’ta Samsun’da bölge mitingi yapacaklarını belirtti. “AKP-MHP iktidarının uygulamış olduğu baskı, yoksulluk ve aleyhimize olan ekonomik politikalara karşı çıkacağız” diyen Bozgeyik, “Ortak mücadele” vurgusu yaptı.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), artan yoksulluğa karşı 19 Mart’ta sokağa çıkıyor. Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, dünyada ve özellikle de ülkemizde yaşanan yoğun ekonomik krize işaret etti.

    Bozgeyik, Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi ile birlikte ekonomik ve siyasal krizin daha fazla derinleştiğini vurgulayarak, “Uzun süreden beri Türkiye’de AKP-MHP iktidarının uygulamış olduğu neo-liberal, özelleştirici, halktan yana olmayan politikalar nedeniyle derin bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. Bu krizin ortaya çıkarmış olduğu yoksullaşma ve güvencesizlik her geçen gün artarak devam ediyor. Özellikle 3. Dünya Savaşı olarak ifade edebileceğimiz bu dönemde en fazla Avrupa ve Türkiye’nin etkileneceği ortada. Türkiye’nin hem enerjiye bağımlılığı hem tarımsal politikalarda izlemiş olduğu özelleştirme politikaları, çiftçilere yeterince destek vermemesi, dışa bağımlılığın da gelişmesi ve Ukrayna’dan buğday ithalatının çok yoğun yaşandığı bir süreçte bu savaşın çıkması önümüzdeki günlerde ülkemizin gıda krizine varan bir krizle de karşılaşacağımızı ortaya çıkarıyor” ifadelerini kullandı.

    “ÖZELLEŞTİRMELERDEN VAZGEÇİLMESİ İÇİN ALANLARA ÇIKACAĞIZ!”

    KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, yaşanan ekonomik krizden ve en fazla etkilenen kesimin başında kamu emekçilerinin olduğuna vurgu yaptı. Bozgeyik, artan yoksulluğa karşı 19 Mart’ta Samsun’da yapacakları mitinge dair şunları söyledi:

    “3 milyonun üzerinde kamu emekçisi ve 2 milyonun üzerinde kamudan emekli olan insanların almış oldukları ücretlere baktığımızda yoksulluk sınırının çok çok altında… En son Türkiye’de açıklanan resmi verilere baktığımızda yoksulluk sınırı 16 bin TL’ye ulaşmış. Açlık sınırı ise 5000 TL ulaşmış durumda. Asgari ücrete %54 oranında zam yapılmasına rağmen bugün bir asgari ücretle çalışan işçinin almış oldu aylık tutar açlık sınırının altında kalmış durumda. Doğal olarak 2022 yılı bütçesinde savaştan, militarist politikalardan vazgeçilerek, ülke kaynaklarının, toplanan vergilerimizin de yatırıma, istihdama, emekten yana harcanması noktasında taleplerimiz vardı. Bütçe Mecliste görüşülürken KESK olarak emek ve demokrasi güçleri ile birlikte 4 bölgede ortak mitingler yaptık. Krizin daha fazla derinleştiğini görmemizden 1 Mayıs’a da giderken hem bu krizin bedelini emekçilerin ödememesi; elektriğe, doğalgaza, ulaşıma yapılan zamlara da baktığımızı % 100’ü aşan bir enflasyonla karşı karşıyayız.

    “KAYNAKLARIMIZ OTOBANALRA, KÖPRÜLERE HARCANIYOR”

    Doğal olarak bu yaşam koşullarının iyileştirilmesi, güvenlikçi politikalardan, özelleştirmelerden vazgeçilmesi; özellikle de kamu özel işbirliği projeleri ile kaynaklarımız şehir hastaneleri, otobanlar, araç garantili köprülere aktarılıyor. Bunların durdurulması ve kamulaştırılması talebimiz var. Bu açıdan Samsun bölgesinde, 19 Mart Cumartesi günü Karadeniz bölge mitingi yapacağız. 12 ilden bu mitinge katılım olacak ve o illerdeki emek meslek örgütleri, demokrasi güçleri ile görüşmelerimiz devam ediyor. Bir bütün olarak AKP-MHP iktidarının uygulamış olduğu baskı, işsizlik, yoksulluk politikalarının geri alınmasına ilişkin toplumsal muhalefeti, hep birlikte Karadeniz’de karşı çıkmaya çağırıyoruz. Önümüzdeki günlerde Nevroz’da benzer taleplerle; yani özgürlük ve bu baskı ortamının kaldırılması, Türkiye’de demokrasinin yeniden inşa edilmesi üzerine talepler ile halklar alanlarda olacak. Nevroz’dan hemen sonra da 1 Mayıs’ta bizler; emekçiler ve yoksullar olarak ‘Yeni bir toplumsal yaşam mümkün. Savaşa karşı halkların birlikte ortak mücadelesi’ çağrısı ile yine alanlarda olacağız.”

    “YENİDEN EMEKÇİLERİN BİRLİĞİNİ İNŞA ETMEK İÇİN…”

    KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, son olarak Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda saat 12.00’de yapılacak mitingin yeni bir başlangıç olduğunu ifade ederek, “Özellikle Nisan ayında benzer eylemler ile yerel etkinliklerin güçlü bir şekilde hayata geçirilmesi noktasında bir çaba içerisinde olacağız. Buna ilişkin DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Türkiye Barolar Birliği gibi birçok kurumla da görüşmelerimiz devam edecek. Yeniden emekçilerin birliğini, birleşik mücadeleyi, güçlü bir emek platformunun inşa edilmesine yönelik de yoğun bir döneme girdiğimizi ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

    EREN GÜVEN/ANKARA

  • KESK: 3600 ek gösterge talebi, kapalı kapılar ardındaki toplantılarla oldubittiye getirilemez!-VİDEO

    KESK: 3600 ek gösterge talebi, kapalı kapılar ardındaki toplantılarla oldubittiye getirilemez!-VİDEO

    PİRHA- KESK, Cumhurbaşkanı tarafından bazı meslek gruplarına verilen 3600 ek gösterge konusunda MEMUR SEN ile Çalışma Bakanlığı’nın gizli görüşmelerde bulunduğunu aktardı. Konuya ilişkin yapılan basın açıklamasında “Tüm kamu emekçilerini yakından ilgilendiren ek gösterge adaletsizliğinin çözümü kapalı kapılar ardında yapılan toplantılarla oldubittiye getirilmesini doğru bulmuyoruz” denildi.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), 4 yıl önce Cumhurbaşkanı tarafından bazı meslek gruplarına verilen 3600 ek gösterge sözüne dair basın açıklaması yaptı. KESK Genel Merkez binasında yapılan basın açıklamasına KESK’e bağlı sendikaların temsilcileri de katıldı.

    KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgezik, “Ek gösterge adaletsizliğine artık son verilsin” diyerek, Cumhurbaşkanı tarafından kimi meslek gruplarına verilen 3600 ek gösterge sözünün üzerinden neredeyse 4 yıl geçtiğine işaret etti. Bozgeyik, 3600 konusunun şimdi de Çalışma Bakanlığı ve MEMUR SEN arasında gizli görüşüldüğünü söyleyerek, tarafların 16 Mart’ta, bir kez daha bir araya geleceği bilgisini paylaştı.

    3600 EK GÖSTERGE TÜM KAMU EMEKÇİLERİNİ KAPSIYOR MU?

    Kamuda görev yapan 3.532.797 çalışanın, 3600 Ek Göstergeden faydalanıp faydalanamayacağı konusunda henüz bir netlik yok. KESK, bu düzenlemenin adaletli biçimde yapılması ve emekli maaşlarında da düzenlemeye gidilmesi yönünde ısrarını sürdürdü.

    “ÜÇ KONFEDERASYONUN KATILMASI ZORUNLUDUR”

    KESK Eş Genel Başkanı Bozgeyik, iktidarın, emek karşıtı, sermaye yanlısı politika yürüttüğünü ifade ederek şu açıklamayı yaptı:

    “Ancak Yandaş Konfederasyonun gerek TİS görüşmelerinde ve gerekse de bağlantılı olması nedeniyle 3600 ek gösterge tartışmalarında konuyu hiç gündeme getirmiyor olması kabul edilemezdir.

    Sorunun çözümü; on yıl boyunca kurulan toplu sözleşme masalarına yansıyan tutumu ve altına imza attığı mutabakatlar başta olmak üzere altı milyon kamu emekçisinin ve emeklinin temel taleplerini savunmaktan uzak olduğunu defalarca ispatlayanlar ile iktidar arasında kapalı kapılar ardında yapılacak görüşmelere bırakılamaz. Kaldı ki, tüm geriliklerine rağmen mevcut 4688 sayılı yasa hükümlerine göre kamu emekçilerinin ve emeklilerinin geneline ilişkin görüşmelere en çok üyeye sahip üç konfederasyonun katılması zorunludur.

    Dolayısıyla yarın yapılacak toplantının TİS mevzuatına ve toplu sözleşme ruhuna aykırı olduğuna dikkat çekmek istiyoruz. Milyonları ilgilendiren bir konu sırf iktidara yakın diye tek bir konfederasyonla bağıtlanacak, tartışılacak bir durum değildir

    Tüm kamu emekçilerini yakından ilgilendiren ek gösterge adaletsizliğinin çözümü ve bu temelde 3600 ek gösterge talebinin ele alınmasını kapalı kapılar ardında yapılan toplantılarla oldubittiye getirilmesini doğru bulmuyoruz.

    MEMUR SEN kamu emekçilerinin hak çıkarlarını gözden çıkarma pahasına iktidarın elini rahatlatmaktan, iktidar da diyet olarak MEMUR SEN’i büyütmek için sendikal ayrımcılığı körüklemekten vazgeçmelidir.

    KESK olarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı temel hak ve özgürlüklere, tüm eksiklerine rağmen 4688 sayılı yasa başta olmak üzere kendi yaptığı yasalara ve temel ILO sözleşmelerine uymaya çağırıyor, ‘toplu sözleşme’ masasının konusu olan ek gösterge adaletsizliğinin çözümü, 3600 ek gösterge ve emekli aylığı bağlama oranı ile emekli aylığı güncelleme katsayısının artırılması talebinin karşılanması için bir an önce tüm konfederasyonların katılımının sağlandığı toplantıları hayata geçirmeye davet ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA