Etiket: emekli meclisleri sendikası

  • Kadınlar Günü sebebiyle erkekler önce yemek, ardından müzik sunumu yaptı-VİDEO

    Kadınlar Günü sebebiyle erkekler önce yemek, ardından müzik sunumu yaptı-VİDEO

    PİRHA – Emekli Meclisleri Sendikası, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle etkinlik düzenledi. Sendikanın erkek üyeleri, kadınlar için kahvaltı hazırlayıp müzik dinletisi sundu. Yapılan konuşmalarda, 8 Mart’ın bir kutlama günü olmadığı vurgulandı.

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle Emekli Meclisleri Sendikası’nda günün anlamına dair program yapıldı.

    Sendikanın erkek üyeleri, evde hazırladıkları kek ve böreklerle birlikte sabah erken saatlerde genel merkez binasında buluştu. Kadınlar için kahvaltı hazırlığına başlayan erkekler, ev içi işlerin sadece kadınların sorumluluğunda olmaması gerektiğini söyledi.

    “KÜLTÜR EROZYONU SONUCU 8 MART KUTLAMAYA DÖNDÜ”

    Genel Örgütlenme Sekreterliği Sözcüsü Dürdane Bekdemir, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne dair şu konuşmayı yaptı:

    “8 Mart bir kutlama günü değildir. Bu günü biz anma günü olarak biliyoruz. Amerika’daki işçi kadınların, direnişte yakılarak öldürülmesi üzerine bu güne anma diyoruz. Günümüzdeki bu kültür erozyonu sonucu bu durum maalesef kutlamaya döndü. Ama biz, bilinçli insanlarla birlikte bu günün kutlama olmadığını göstermek istiyoruz. Bugün, bu nedenle burada toplandık. Sağolsun erkek arkadaşlarımız ‘Hiçbir şeye dokunmayın, her şeyi biz hazırlayacağız’ dediler. Emeklerine sağlık. Biz, sendika olarak kadınların bu ülkede neler yaşadığını çok iyi biliyor ve bu bilinci hayata da geçirmeye çalışıyoruz. Sendika olarak, kadın arkadaşların daha çok dayanışma içerisinde olması gerektiğini düşünüyoruz. Bundan sonra daha çok dayanışarak başarı elde edeceğimize inanıyorum.”

    Kahvaltı sonrasında müzik sunumu da yapıldı. Emekli yurttaşlar, Aşık Daimi ve Pir Sultan başta olmak üzere bağlama eşliğinde çok sayıda ezgiyi hep birlikte seslendirdi.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Şirketlerin milyonlarca liralık borcu siliniyor, emekliye gelince para yok!’ -VİDEO

    ‘Şirketlerin milyonlarca liralık borcu siliniyor, emekliye gelince para yok!’ -VİDEO

    PİRHA-Emekliler, Sıhhiye Sosyete Pazarı’nda bildiri dağıttı. Emeklilerin yaşadığı sorunlara ilişkin PİRHA’ya konuşan Emekliler Meclisi Sendikası aktivistleri, “Günde sadece 2 bin aracın geçtiği Çanakkale Köprüsü’nde günde 44 bin geçiş garantisi veren bir zihniyetin, birçok devasa şirketin milyonlarca liralık vergi borcunu silen bir zihniyetin, emeklilere gelince para yok demesi ciddi bir haksızlıktır, bunun da kabulü mümkün değildir” dedi.

    Yatay örgütlenme ve doğrudan demokrasi anlayışını benimseyen Emekliler Meclisi Sendikası, 1 Aralık tarihinde kuruldu. Yeni kurulan sendika faaliyetlerini sürdürmeye başladı. Ankara Sıhhiye Sosyete pazarında bildiri çalışması yapan emekliler, yaşadıkları sorunları bir kez daha dile getirdi.

    PİRHA’ya konuşan Emekliler Meclisi Sendikası aktivistleri Ali Ersingül ve Sezgin Günaydın, yaptıkları bildiri çalışmasının amacını, emeklilerin yaşadığı sorunları ve iktidarın politikalarının emekliler için ne ifade ettiğini değerlendirdiler.

    “EMEKLİLER ÖLÜME TERK EDİLMİŞTİR”

    Emeklilerin sesini duyurmak için bu çalışmayı yürüttüklerini belirten Emekliler Meclisi Sendikası aktivisti Ali Ersingül, “Emeklilerin yaşadığı perişanlığı, açlığı, sefaleti diğer bizim gibi emekli olanlarla paylaşmak, sesimizi birleştirmek ve sefaletimizi görmeyen, sesimizi işitmeyen yöneticilere sesimizi duyurmak için bir grup aktivist, Sıhhiye pazarında arkadaşlarla el ilanları ve taleplerimizi içeren broşürleri dağıtacağız. Kiralarının Ankara’da 15 bin liradan başladığı bir ortamda sadece 10 bin lira maaş alan bir insanın yaşama şansı yok. Bu şu emeklilerin açlığa, sefalete, sürünmeye, hatta ölüme terk edilmesi demektir. Biz emekliler yıllarca sigorta primlerimizi ödedik, Emekli Sandığı primlerini ödedik, Bağ-Kur primlerini ödedik ama ödemiş olduğumuz primler yok sayılarak bugün 10 bin lira gibi bir sadaka ile -ölüm maaşı diyebiliriz, çünkü açlık sınırının 17 bin liralarda olduğu, yoksulluk sınırının 55 bin liralarda- geçinmenin mümkün olmadığını, yaşamanın mümkün olmadığını artık herkesin görmesi lazım” dedi.

    “EMEKLİLER İÇİN GEREKEN BÜTÇENİN DİYANETE VERİLMESİNİ DOĞRU BULMUYORUZ”

    Cumhurbaşkanı’nın emeklilere ayırması gereken bütçeyi, şirketlerin vergi borçlarını silmek ve Diyanet’in bütçesi için kullandığına vurgu yapan Ersingül, şöyle devam etti:

    “Sayın cumhurbaşkanının açıklamaları vardı. Emekliler için paranın olmadığını söyledi. Günde sadece 2 bin aracın geçtiği Çanakkale Köprüsü’nde günde 44 bin geçiş garantisi veren bir zihniyetin, birçok devasa şirketin milyonlarca liralık vergi borcunu silen bir zihniyetin emeklilere gelince para yok demesi ciddi bir haksızlıktır, bunun da kabulü mümkün değildir.

    “DEVLET DİNE KARIŞMAMALI, HER CEMAAT İHTİYAÇLARINI KENDİ KARŞILAMALI”

    Biz huzur içinde yaşamak istiyoruz. Barış içinde yaşamak istiyoruz. Militarizm demek savaş demektir, Militarizm demek ölüm demektir. Biz ise barışı savunuyoruz. Öbür tarafta Diyanetin bütçesinin Türkiye’deki birçok bakanlığın bütçesinden hatta beş altı bakanlığın bütçesinin toplamından bile daha fazla olduğunu hepimiz görüyoruz, basından öğreniyoruz. Okullara, sağlığa, eğitime verilmesi gereken bütçenin, emeklilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi için gereken bütçenin buradan kısılarak Diyanete belli bir mezhebe verilmesini doğru bulmuyoruz. Aslında devletin dine hiç karışmaması gerekiyor. Laik bir ülkede herkes, her cemaat kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılamalıdır.”

    “LUTÜF İSTEMİYORUZ, EMEKLİLERİN PRİMLERİ GASP EDİLMİŞTİR”

    Emeklilerin sadaka değil kendi haklarını talep ettiğini söyleyen Sezgin Günaydın, pazarda çalışan işportacıların emeklilerden oluştunu, emeklilerin yaşayabilmek için pazarlarda çalışmak zorunda olduğunu kaydetti.

    Günaydın, şunları ifade etti:

    “Emeklilerin sorunlarına yönelik sendikal bir bilinçlendirme çalışması için, bildiri dağıtmak amacıyla Sıhhiye Sosyete Pazarı’ndaki özellikle emekli işportacı dostlarımızı ziyaret etmek, onlarla görüş alışverişi yapmak için geldik. Buradaki esnafın büyük bir çoğunluğu emeklidir, emekliler artık yaşayamadıkları için birçoğu işportacılık yapar, tezgahtarlık yapar. Kendi el emekleriyle yaptıkları şeyleri alıp satarlar. Geçinmeleri çok zordur, mecburen bu işlere devam ediyorlar. Açlık sınırının, 22 bin lira düzeyinde olduğu bir yerde 10 bin lira açlık sınırının bile altındadır. Bu Bangladeş düzeyinde bir yaşamdır, yani Afganistan düzeyinde bir yaşam. Dün Cumhurbaşkanı bir rakam veriyor; emekliden esirgedikleri para, üç tane maden arama firmasının sildikleri vergi borcu bile değildir. Emekliler kimseden bir şey istememektedir, lütuf istememektedir. Emekli vermiş olduğu, ödemiş olduğu primin karşılığını istemektedir. Şu anda emeklinin primi gasp edilmiştir. Kimseden biz bağış istemiyoruz, hakkımız olanı talep ediyoruz.”

    “DİN, MİLLİYET VE YERLİLİK ADI ALTINDA ZENGİNLER BESLENİYOR”

    Sezgin Günaydın, birtakım zenginin din ve millet adı altında beslendiğini, orta sınıfın yok edildiğini söyledi.

    Sezgin Günaydın, “Din, milliyet ve yerlilik adı altında birtakım zenginler besleniyor. Bir takım şirketler, holdingler besleniyor bu ülkede. Adına da yerlilik ve millilik deniyor, bunun yerlilik ve millilikle hiçbir alakası yok. İşin özünde bir avuç insana giden bir para var. Çok açık zengin sınıf yaratılıyor, orta sınıfı yok edildiği, alt sınıfın iyice süründürüldüğü bir ortam yaşatılıyor bize” diye konuştu.

    “YATAY ÖRGÜTLENMİŞ, MECLİSLER ŞEKLİNDE ÇALIŞAN BİR SENDİKAYIZ”

    Emekli Meclisleri Sendikası’nın kuruluşu ve amaçlarını aktaran sendika aktivisti Günaydın, şunları söyledi:

    “Biz Emekli Meclisleri Sendikası olarak yeni bir sendikayız, 1 Aralık’ta kurulduk. Tüm dünyada farkımız eşit söz sahipliği… Biz yatay örgütlenmiş, meclisler şeklinde çalışan bir sendikayız. Sendika sekreteryamız gönüllü olarak çalışmakta. Bizde başkan yok, reis yok, ağa yok. Her bir kararımız internet üzerindenki bağlantılarla her bir üyemizin katılımıyla alınmaktadır. Eşit oy sahipliğiyle, eşit söz sahipliğiyle alınmaktadır. Sosyal medyadan örgütlendik ama artık ete kemiğe büründük, bir yerimiz var. Şu anda 28 il, 53 tane ilçede örgütlüyüz”

    Eren Güven-Buse Nehir DEMİR/PİRHA

     

     

  • Şener: Emekliler atıl birer vatandaş olarak görülüyor-VİDEO

    Şener: Emekliler atıl birer vatandaş olarak görülüyor-VİDEO

    PİRHA-Emekli Meclisleri Sendikası Gönüllüsü Ayşegül Şener, emeklilerin sorunlarını değerlendirdi. Sezen, “En güzel yıllarımız çalışarak geçti. Biz en rahat etmemiz gereken zamanda, hakkımızı aramaya çalışıyoruz” dedi.

    Türkiye’de derinleşen yoksulluktan nasibini alan emekliler, haklarını aramanın yollarını arıyor. Asgari ücretin 11 bin lira, yoksulluk sınırının 44 bin, açlık sınırının 13 bin TL olduğu Türkiye’de milyonlarca emekli 7 bin 500 lira ile geçinmek zorunda kalıyor.

    Yaşanan ekonomik krizin en çok etkilediği kesimlerin başında emekliler geliyor. Asgari ücretin altında milyonlarca emekli yaşam mücadelesi verirken emekliler bir araya gelerek, Emekli Meclisleri Sendikası’nı kurdu.

    Emekli Meclisleri Sendikası Gönüllüsü Ayşegül Şener, emeklilerin sorunlarını PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “EMEKLİLERİN OLDUĞU KONUMU UTANÇ VERİCİ”

    Yeni kurulab Emekli Meclisleri Sendikası’nın içerisinde bulunmaktan onur duyduğunu belirten Ayşegül Şener, emeklilerin ölüme terk edilen atıl birer vatandaş olarak görüldüğüne vurgu yaptı.

    Şener, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Biz emekliler meclisi olarak toplandık önce, şimdi emekliler sendikası olarak büyümeye çoğalmaya ve sesimizi duyurmaya yönelik burada çalışmalarımız var. Emeklilerin haklarının çok yenildiğini söylemek, açlık sınırının bile altında sefalet düzeyinde bir maaşla geçinmeye çalıştırılan vatandaşlar olarak hakkımızı aramak için burada toplandık. Bu sendikanın içerisinde yer almaktan onur duyuyorum. Bir Kadın olarak, bir anne olarak çocuklarımıza da hakkını arayabilecek, hakkını arayıp kazanmış bir insan olarak örnek olmak için buralardayız.

    Ne acıdır emeklilerin hakkını aramak zorunda bırakılması, insani yaşamın altında emeklilerin ölüme terk edilmiş atıl birer vatandaş gibi görülmeleri. Halbuki biz bu ülke için, bu millet için o kadar emek verdik. En güzel yıllarımız çalışarak geçti. En güzel zamanlarımızı biz devlete, vatana hizmetle geçirdik. Şu anda emeklilerin olduğu konum gerçekten çok utanç verici. Hakkımızı aramak gibi bir şeyin içerisine düşürüldük, bu daha acı. Biz en rahat etmemiz gereken zamanda hakkımızı aramaya çalışıyoruz. Bizim hakkımızı kendimizin mi araması gerekiyor? Yoksa hakkımızın bize verilmesi mi gerekiyor? Biz o kadar zor şartlarda çalıştık, biz o kadar zor durumlarda çalışmaya çalıştık ve bu ülkeyi kalkındırmak için zamanımızı, ömrümüzü harcadık. Ama şu an hakkımızı aramak için buradayız.”

    PİRHA/ANKARA

     

    İLGİLİ HABERLER:

    Emekliler, Emekli Meclisleri Sendikası’nı kuruyor-VİDEO

  • Emekliler, Emekli Meclisleri Sendikası’nı kuruyor-VİDEO

    Emekliler, Emekli Meclisleri Sendikası’nı kuruyor-VİDEO

    PİRHA-Emekliler, katılımcı doğrudan demokratik anlayış ile meclisler şeklinde yatay örgütlenecek yeni emekli sendikası kuruluş toplantısı yaptı. Toplantıda, “Katılımcı doğrudan demokratik anlayış ile meclisler şeklinde yatay örgütlenerek, tamamen yepyeni bir örgütlenme anlayış ve felsefesinin doğuşuna tanıklık ediyoruz” denildi.

    Emekli Meclisleri Sendikası, Ankara Yılmaz Güney Sahnesi’nde kuruluşuna ilişkin toplantı yaptı. Türkiye’nin birçok yerinden emekliler, Emekli Meclisleri Sendikası’nın kuruluş toplantısı için bir araya geldi. Divanın belirlenmesinin ardından toplantı, konuşmalar ile devam etti.

    Sosyal medya üzerinden bir araya gelerek Emekli Meclislerini oluşturan emekliler, bugün Emekli Meclisleri Sendikası olmak için başvuruda bulunacak.

    DOĞRUDAN DEMOKRASİ VE YATAY ÖRGÜTLENME VURGUSU

    Diyarbakır sendika aktivisti Kadri Kızmaz, “Bugün emekliler birleşirse ülkenin yüzde 40’ına hitap edecek kitleye sahibiz. Biz toplum olarak sorgulayıcı değiliz, çünkü sistem bize şükretmeyi öğretti. Emekliler Meclisi Sendikası olarak yatay örgütlenmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.

    Toplantıya Antalya’dan katılan Hüseyin Atay da, “İşin ne kadar zor olduğunu arkadaşlar anlattı. Uzun süredir süren burjuva sistemini yıkmak kolay değil. Yatay örgütlenme ile sendikamızı kuracağız” dedi.

    Bahtiyar Çetinbaş ise, “Enseyi karartmaya hiç gerek yok Türkiye’de ilk defa bir topluluk sosyal medyada hedefine ulaştı. Amaç sendikalaşmaktı. Sendikalaşma bir dünya meselesidir. Doğrudan demokrasiye karşı çıkan akademisyenler şu an doğrudan demokrasi olabilir diyor. Avrupa toplulukları da doğrudan demokrasi eleştirilerini geri çekti. Türkiye’de ilk kez Emekli Meclisi Sendikası doğrudan demokrasi ve yatay örgütlenme anlayışı ile yola çıkıyor” dedi.

    Ankara aktivisti Ramazan Tekin, Türkiye’de denenmemiş bir anlayış ile faaliyet göstereceklerini belirterek, “Doğrudan demokrasi ve yatay örgütlenmeyi duyduğum zaman çok heyecanlandım. Türkiye’de denenmemişi, doğrudan demokrasiyi, meclis sistemini, bu sendikayı kuracağız” diye ekledi.

    Konuşmaların ardından emekliler basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Fidan Doğruer okudu.

    “YEPYENİ BİR ÖRGÜTLENME ANLAYIŞININ DOĞUŞUNA TANIKLIK EDİYORUZ”

    “Bugün burada hep birlikte tarihi bir an yaşıyoruz”diyen Fidan Doğruer, örgütlenme, mücadele ve çalışma anlayışıyla dünya sendikal mücadelesinde tamamen yeni patika açtıklarını belirtti.

    Doğruer, şunları ekledi:

    “Emekli Meclisleri Sendikası’nı kuruyoruz. Tarihi bir an diyoruz çünkü; katılımcı doğrudan demokratik anlayış ile meclisler şeklinde yatay örgütlenerek eski olandan radikal bir kopuş tamamen yepyeni bir örgütlenme anlayış ve felsefesinin doğuşuna tanıklık ediyoruz. Yeni bir kültür, yeni insan ilişkileri, yeni bir yaşam ve yeni bir toplumsal yaşamın tohumlarını atıyoruz. Bizler hayatımızın en genç ve en verimli yıllarında; ülke ekonomisine, büyüme ve gelişmesine hizmet etmiş emeklileriz. Çalışırken yıllarca SGK primlerimizi ödedik. Çalıştığımız yıllar boyunca hep emekliliğimizi ve emeklilikte nasıl yaşam kuracağımızın hayalini kurduk. Bu hayalimizin içinde açlık, yoksulluk, sefalet ve başkasına muhtaç yaşamak yoktu. Bugün milyonlarca emekli, açlık sınırının yarısı kadar bir emekli maaşı ile ölüme terk edilmiş durumdadır.

    Hak etmediğimiz bu olumsuz gidişe dur demek için sendikal başvurumuzu yapıyoruz. Biz; insan onuruna yakışır bir yaşam için, milli gelirin adil ve eşit dağılımı ile emeklilere de milli gelirden kişi başına düşen miktar tutarında emekli maaşı ödemesi için, ilaç ve sağlık hizmetlerinin ücretsiz ve kolay erişiminin sağlanması için, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun gerçek sahipleri olan işçi, memur, esnaf ve emeklilerce yönetilmesi için, emekli sendikalarına hukuksal bir statü elde etmek için, eşitlik, özgürlük, demokrasi, barış ve adalet için bugün emekli meclisleri sendikasını kuruyoruz. Bizim için hak yasadan önce gelir. Fiili ve meşru sendikacılığı kendimize rehber edindik. Sendika işverenlerden daha çok bizim hakkımız. Emeklilerin sendika kuramayacaklarına dair açık bir yasa maddesi olmadığına göre emeklilerin sendika ana sütü gibi haktır. Toplu sözleşmeli sendikal hakkımızı almak için azimli ve kararlıyız, ya kazanacağız ya da kazanacağız. Başka çıkış yok”

    PİRHA/ANKARA