Etiket: emeklilik

  • Özen’den, 1999 yılı öncesi staj yapanların da EYT kapsamına alınması için kanun teklifi

    Özen’den, 1999 yılı öncesi staj yapanların da EYT kapsamına alınması için kanun teklifi

    PİRHA – Milletvekili Zeynel Özen, 1999 yılı öncesi staj yapanların fiili çalışmadan sayılmadıkları nedeniyle çıkacak olan EYT Kanunu’ndan yararlanamadıklarını gündeme getirdi. Özen, konu hakkında TBMM’ye kanun teklifi sundu.

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi sundu. Özen, yaklaşık 250 bin kişinin, staj tarihinde verilen sigorta başlangıç tarihinin, esas işe başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi yönünde talepte bulunduklarını kaydetti.

    “STAJYERLERİN ÇALIŞMALARI SİGORTA BAŞLANGICI KABUL EDİLSİN”

    Milletvekili Zeynel Özen, EYT düzenlemesinde yeni bir mağduriyet yaşanmaması için ilgili kanun teklifinin “Genel Gerekçe” bölümünde şu ifadelere yer verdi:

    “5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun bazı sigorta kollarının uygulanacağı “sigortalılar” başlıklı 5’inci maddesinde; ‘3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanunu’nda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 46’ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrenciler hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır’ denilmektedir.

    Aynı maddede ‘4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar’ hükmü yer almaktadır. Bu mevzuat hükümlerine göre çıraklar ve staj yapan öğrenciler zorunlu olarak sigortalı yapılmaktadırlar.

    Aynı kanunun ‘Sigortalılığın Başlangıcı’ başlıklı 7’nci maddesinde; sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, mesleki eğitime veya staja başladıkları tarihten itibaren başlanmaktadır hükmü yer almaktadır.

    Öte yandan 5510 Sayılı Kanun’un 38’inci maddesine göre, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabii olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edildiğinden çıraklar ve stajyerler sağlanan haklardan yararlanamamaktadırlar. Çırak ve stajyerler zorunlu olarak sigortalı yapılıp işveren tarafından primleri ödenirken, bu süre sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmemektedir.

    Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) olarak bilinen sigortalıların kazanılmış haklarının önümüzdeki süreçte TBMM’ye gelecek bir yasal düzenlemeyle teslim edileceğine dair hükümet tarafından beyanlar mevcuttur. Fakat 1999 öncesi staj yapan, sigorta kartı ve sigorta sicil numarası olan staj mağdurları da sigorta başlangıcı e-devlet üzerinde görünmesine rağmen, fiili çalışmadan sayılmadıklarından çıkacak olan EYT kanunundan yararlanamamaktadır. Bu nedenle ‘staj mağdurları’ olarak bilinen yaklaşık 250.000 kişi staj tarihinde verilen sigorta başlangıç tarihinin, esas işe başlangıç tarihi olarak kabul edilmesiyle haklarının teslim edilmesini talep etmekteler.

    Uygulamada adaletin sağlanması amacıyla fiilen çalışmaya başlayan çırak ve stajyerlere borçlanma hakkı getirilmesi ve bu çalışmalarının sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi yönünde yasal düzenleme yapılması ile mağduriyetler giderecektir. Bu haksızlığın giderilmesi mesleki eğitimin özendirilmesine de katkı sağlayacaktır.

    Kanun teklifi ile çırak ve öğrencilerin çıraklık ve staja başladıkları tarih sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi sağlanacaktır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Ev işçisi kadınlar Kadıköy’de eylemdeydi: Hakkımızı istiyoruz

    Ev işçisi kadınlar Kadıköy’de eylemdeydi: Hakkımızı istiyoruz

    İmece Ev İşçileri Sendikası, düzenlediği basın açıklamasında ILO C189’un imzalanmasını; ev işçileri için güvenceli iş, emeklilik ve sigorta hakkını talep etti.

    İmece Ev İşçileri Sendikası, 16 Haziran Ev İşçileri Günü vesilesiyle Kadıköy’de Süreyya Operası önünde ev işçisi kadınların yaşadığı sorunlara karşı taleplerini dile getirdikleri basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Basın açıklaması öncesinde İmece Ev İşçileri Sendikası Başkanı Yıldız Ay, ev işçilerinin yaşadığı sorunlara değindi. Ardından Zeynep Güzel basın açıklamasını gerçekleştirdi.

    “SADAKA DEĞİL HAKLARIMIZI İSTİYORUZ”

    Ev işçilerinin iş yasası kapsamına alınması ve insanca iş koşullarına kavuşmaları için 21 yıldır mücadele eden İmece Ev İşçileri Sendikası’nın yaptığı açıklamada, “Ev işçilerinin kendi hakları için, adil, eşit, güvenceli bir yaşam ve çalışma için başlattığı mücadele görmezden gelinerek ev işçilerinin talepleri nedir diye bakma tenezzülü göstermeyen, çalışma koşullarına dair en ufak bilgisi olmayan bir grup insan sosyal medya üzerinden ev işçilerinin haklarına dair söylemler geliştiriyor. Biz ev işçileri, kimseden sadaka veya merhamet beklemiyoruz. Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Güvenceli iş, güvenceli gelecek istiyoruz. Biz ev işçileri çalıştığımız evlerde çoğumuz sigortasız ve günlük ücretle veya aylık gittiğimizde bir kuru maaşla çalıştırılıyoruz ve birçok hakkımız verilmiyor” denildi.

    GÜVENCELİ İŞ, SİGORTA, EMEKLİLİK

    Çalışırken camdan düşerek hayatını kaybeden, hayatını sakatlanarak devam ettirmek zorunda kalan ev işçileri olduğunu hatırlatan Güzel, pek çok ev işçisinin menüsküs, bel fıtığı, astım, alerji gibi çok çeşitli meslek hastalıklarıyla yaşamını sürdürdüğünü belirtti.

    Ev işçilerinin genellikle kayıt dışı çalıştırıldığından emeklilik, sağlık gibi sosyal güvenlik haklarından; işsizlik, kısa çalışma ödeneği gibi kriz zamanı geçici çözümlerden yararlanamadıklarına dikkat çeken Güzel, “Bugün dünyada ev işçileri sokakta taleplerini haykırıyor. Türkiye ILO’nun C189 no’lu Ev İşçilerine İnsana Yakışır İş Sözleşmesi’ni hala imzalamadı. ILO C189 imzalansın! Taleplerimiz tüm kayıt dışı çalışan işçilerin talebidir, diyoruz ve herkesi bu sese ortak olmaya davet ediyoruz. Güvenceli iş talep ediyoruz; yemek, sigorta ve emeklilik haklarımızı istiyoruz!” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Avcılar’da halkın asgari ücret tepkisi: Sonunda giyeceğim sarı yeleği-VİDEO

    Avcılar’da halkın asgari ücret tepkisi: Sonunda giyeceğim sarı yeleği-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Avcılar’da sokağa, asgari ücret beklentilerini sorduk. Cevaplar net, bu zamlarla, enflasyon oranlarıyla krizle, “Allah asgari ücretlinin yardımcısı olsun” temennisinden öte gitmiyor. 

    2019 yılında uygulanacak asgari ücret, gelecek hafta komisyonun yapacağı son toplantıda belli olacak. Asgari Ücret Komisyonu’na raporunu sunan Türkiye İstatistik Kurumu asgari ücretin minimum 2 bin 213 TL olmasını önerdi.

    İstanbul Avcılar’da biz de halka mikrofon uzattık. Asgari ücretin 2 bin TL’yi geçmesi konusunda yurttaşlar genelde hem fikir. Asgari ücretle çalıştığını söyleyen çoğu yurttaş, ücretlerinin hiçbir şeye yetmediğini söylüyor. Çoğu mütevazi bir beklenti ile 2000 TL dese de yetmeyeceğinin bilincinde. Kimi ise asgari ücretten önce ekonomik krizin, zamların son bulmasını istiyor. Bunlar çözülmediği sürece asgari ücretin ne kadar arttığının da pek öneminin olmadığı görüşündeler.

    “SONUNDA GİYECEĞİM SARI YELEĞİ”

    Asgari ücretin minimum 2700 TL olması gerektiğini söyleyen bir yurttaş da, “Yine yetmez bana, ne kadar para versen o kadar isterim. Çünkü kiralar zaten 1500 TL. Halkalı’da oturuyorum. Nasıl geçineceğim ben. Zaten asgari ücret bu kadar. Yalan mı? Ben 3500 TL para kazanmama rağmen yetmiyor. Ben de sonunda bir sarı yelek giyeceğim. Hıyar mıyım neyim ya patlıcanı kızartmadan mı yiyeyim yani. Ne istiyor bu devlet bizden.” diyor.

    “ASGARİ ÜCRET 5 BİN TL OLMALI”

    Cumhurbaşkanı’na seslenen bir öğrenci de, “Asgari ücret 5000 TL olmalı” diyerek şöyle konuşuyor:

    “Bunun kirası, faturası, mutfak masrafı var. Millet ne yapsın? 2000 TL’ye ev dönmez yani. Ayrımcılık yapmamaları lazım.”

    “HER ZAMDA BİR ADIM GERİYE GİDİYORUZ”

    Emekli iki kız kardeş de asgari ücreti sorduğumuzda sinirleniyorlar:

    “8 yıl çalıştım asgari ücretten yatırıldı maaşımız. Zaten aldığımız emekli maaşları kuş kadar. Şimdi de aynı kurban yeni gelecek. Biz iki kardeş birbirimizi dengeliyoruz. ‘Sende var bana ver. Ben de var sana vereyim borcunu kapat.’ Aldığımız emekli maaşı ile bir hafta ancak yetiyor bize, insan gibi yaşarsak eğer. Zam mı vermeden almadılar mı? Biz her zamda bir adım geriye gidiyoruz.”

    “ASGARİ ÜCRETİ DUYUNCA SİNİRLERİM BOZULUYOR”

    “Ben şu an bile asgari ücretin ne kadar olduğunu bilmiyorum” diyen bir yurttaş da, “Aslında ilgilenmiyorum. Çünkü sinirlerim bozuluyor onu öğrendiğim zaman. Ama çok düşük olduğunu ve kimseye yetmediğini biliyorum. Biz bile geçinemiyoruz onlar nasıl geçiniyorlar.” ifadelerini kullanıyor.

    “3 KİŞİ ÇALIŞMAMIZA RAĞMEN GEÇİNEMİYORUZ”

    Bankta oturan asgari ücret ile geçinen gençlere sorduğumuzda ise, “Asgari ücret yükselip üzerine zamlar da gelecekse zor. Üç kişi çalışıyoruz, evimiz kira ve bir çocuk okutuyoruz. 3 kişi çalışmamıza rağmen çok zorlanıyoruz. Bir de tek başına asgari ücretle çalışan birini düşündüğümüzden gerçekten çok zor.” diyor.

    “‘GEÇİNİYORUM’ DİYENLER YALAN KONUŞUYOR”

    Emekli maaşı yetmeyince balıkçılık yapmaya başlayan bir yurttaş da, “Türkiye’de yaşayıp da ben emekliyim, aldığım paradan çok memnunum diyen emeklilerin tamamı yalan konuşuyor.” diyerek tepki gösteriyor.

    “YETİYOR”

    10 senedir emekli olan bir kişi ise diğer yurttaşların aksine hayatından oldukça memnun:

    “Emeklilik maaşım iyi. Yetiyor. İnsan gibi yersen yetiyor. İnsan gibi yemezsen yetmez.”

    İşveren bir kadın da 2000 TL’nin yeterli olacağını düşünenlerden. “Artık kimse tek başına çalışmıyor. Yeterli olabileceğini düşünüyorum.” diyor.

    “YETMİYOR”

    Üniversite mezunu atama bekleyen bir öğretmen de, “2300 TL olmalı. Her şeye zam geliyor. Asgari ücret hiçbir şeye yetmiyor. Üniversite mezunuyum fakat hiçbir yerde iş bulamıyorum. Allah işsizin ve asgari ücretlinin yardımcısı olsun” temennisinde bulunuyor.

    “GİDERLER BELLİ BİR SEVİYEDE TUTULMALI”

    Anketörlük yapan üniversite öğrencisi üç gence mikrofonumuzu uzatıyoruz. Asgari ücret ile geçimin zor olacağını düşünüyor biri. “Evde tek kişinin çalışması ile geçinmek çok zor.”

    Asgari ücreti bize soran diğer genç de, “En azından 2000 TL olması gerekiyor. Yeter bence. Şu anda bile 4 çocuklu bir aileye yetiyor.”

    Diğeri araya girip, “Her şey pahalılaştı. Asgari ücretle kişinin hayatını devam ettirebilmesi zor. Çoğu şeyden eksik kalıyor. Çocuğunun istediğini yapamadıktan sonra çalışmanın ne önemi var. Asgari ücreti 5000 TL’de yapsanız ona göre de giderler artacak. Asgari ücretin artıp azalmasından ziyade giderlerin belli bir seviyede tutulması lazım.” diyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Emekli yurttaşın hükümete isyanı: Bana insanca yaşam verin-VİDEO

    Emekli yurttaşın hükümete isyanı: Bana insanca yaşam verin-VİDEO

    PİRHA- Zamlardan dolayı hala doğalgazı açmamış, 20 yıldır emekli ve sadece 1 yıl çalışmamış, Avrupa’daki bir emekli gibi yaşamak isteyen 70 yaşındaki Ali Turan, “Oy zamanı beni arıyorlarsa, benim peşime düşüyorlarsa oy bittikten sonra neredeler?” diye soruyor. 

    Bütçe görüşmeleri devam ederken biz de sokağa asgari ücreti sorduğumuz sırada yanımıza elinde çay tepsisi ile biri yaklaşıyor.

    Biz daha sormadan ekonomik krizden dert yanan 70 yaşındaki Ali Turan, “Şu anda soğan 9 TL, patates 9 TL. Asgari ücret en az 3 bin TL olması gerekiyor. Siz ne kadar olsa siz geçinebilirsiniz?” diye soruyu biraz da tepkiyle bize yöneltiyor.

    ÖDENMEYEN FATURALAR

    Geçim sıkıntısı nedeniyle emekli olduktan sonra 19 yıldır da çalışmaya devam eden Turan, “Emekliyim buyrun görüyorsunuz elimde tepsi. Kiramı ödeyemiyorum. Faturalarımı ödeyemiyorum. Zor durumdayım mecbur kalmışım çaycılık yapıyorum. Pahalılık olmasaydı, fakirin derdinden anlasaydılar ben bu durumda mı olurdum.” diyor.

    İŞSİZLERE İŞ, EMEKLİYE MAAŞ

    Turan hükümete, hem emeklilere hem de işsizlere yönelik bir çözüm de öneriyor:

    “15 bin tane emekli var. Bunların karnını doyurun ondan sonra bizim yerimize 15 bin işsizi alsınlar. Daha iyi değil mi? Bu halledilemeyecek bir şey mi? Parası yine benim cebimden çıkar. Orada boşu boşuna bir kanun çıkarmazlar, kimsenin derdinden anlamazlar. Bakan çıkıyor ‘ucuzluk var’ diyor. Öbür taraftan herkes hayatından memnun deniyor. Siz memnun musunuz?

    Aç acına yatılmaz ki. Yatıyoruz. Bizi doyurun. Bizim yerimize işsiz koysunlar. Çekelim kendimizi kenara.”

    “HAKKIMI KİMSEYE HELAL ETMİYORUM”

    Emekliliğinden bu yana sadece bir yıl işsiz kalan Turan sözlerini şöyle sürdürüyor:

    “Ama çalıştım da sanki karnım mı tok. Yine aç yine aç. Yurtdışında emekli oluyorlar her tarafı geziyorlar. Biz kapıdan dışarı çıkamıyoruz. Mademki orada güzel oturuyorsunuz hepinize sesleniyorum. Yazık günahtır hakkımı kimseye helal etmiyorum. Bir ekmek 1 buçuk neden 1 liraya ekmek almayayım ki. Buğday bizim ülkemizde patates bizim ülkemizde olmuyor mu? Her şey bizim ülkemizde oluyor. Niye ben bu kadar sıkıntı çekiyorum peki.”

    “DOĞALGAZI AÇMIŞ DEĞİLİM”

    Zamlardan belini doğrultamayan Turan, “Bu yaşta bu soğukta dolaşıyorum. Benim karnım tok olsa… Kuran hakkı için vallahi daha doğalgazı açmış değilim. Battaniye çekiyorum titreye titreye. Biz de insanız. Elinizi vicdanınıza koyun bir emekli olarak sesleniyorum. Maaşımıza el atın ki bu elim öbür tarafta yakanızda kalmasın” diyor.

    OY BİTTİ VAATLER DE

    Seçim zamanı vaatlerle oy toplandığını söyleyen Turan, “Şimdi neredeler?” diye de soruyor.

    “Hakkımı helal etmiyorum” diyen Turan tepkisini şöyle dile getiriyor:

    “Oy zamanı beni arıyorlarsa, benim peşime düşüyorlarsa, oy bittikten sonra başa geldikten sonra niye beni kapıda karşılamıyor. Bitti değil mi? Bir daha seçim olmaz mı? Olur. Sayın cumhurbaşkanına da sesleniyorum. 24 Haziran seçimleri için Yenikapı’da gittim mitinge katıldım. Bir sürü dilekçe verdim. Köyde benim evim yok barkım yok. Yoksa benim burada ne işim var. Bir tane lojman var. Kaç senedir amcamın yeri olduğu halde peşine düşmüşüm. Gönderiyorum valiye. Dilekçemi verdim. O günden bugüne kadar kaç tane dilekçe verdim. Hiçbirisi muteber tutulmadı. Niye? Ben Türkiye vatandaşı değil miyim?”

    “MAAŞIMI ALIN BANA İNSANCA YAŞAM VERİN”

    “Artık benim de canıma yetti. Cumhurbaşkanı el atsın bu duruma. Ya bana köyde yer yapın ben de memlekete gidip tüketime değil üretime çalışacağım. Hiç olmazsa insan gibi yaşayayım bir lokma. Ya da alın benim emekliliğimi, vereyim. Ondan sonra bana insanca bir yaşam verin.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetinin giderilmesi için 4 partiden ortak çalışma

    Emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetinin giderilmesi için 4 partiden ortak çalışma

    PİRHA- Emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetinin giderilmesi konusunda mecliste CHP-HDP-MHP-İYİ Parti’nin ortak hareket ettiği belirtildi. HDP’li Vekil Kenanoğlu, “AKP’nin yasanın çıkmasına onay vermemesi ve kanun teklifinde ortaklaşmaması durumunda dahi diğer partilerin meclisteki çoğunluk sayılarını kullanarak yasanın çıkmasını sağlamaları mümkündür ve hedeflenen de budur” dedi. 

    Emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetinin giderilmesi konusunda mecliste CHP-HDP-MHP-İYİ Parti tarafından ortak bir çalışma yürütülmesi meclis gündeminde.

    Konuya ilişkin HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, şu bilgileri verdi:

    “Bu amaçla, öncelikle konunun Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda görüşülüp ortaklaşması hedeflenmektedir. AKP’nin yasanın çıkmasına onay vermemesi ve kanun teklifinde ortaklaşmaması durumunda dahi diğer partilerin meclisteki çoğunluk sayılarını kullanarak yasanın çıkmasını sağlamaları mümkündür ve hedeflenen de budur.

    Bu amaçla önümüzdeki günlerde komisyon toplantıya çağrılacak ve yasanın çıkarılması konusunda ortaklaşma yolları üzerine istişareler yapılacak ve ortaklaşa sunulacak kanun teklifi metni görüşülecek.

    Biz HDP Milletvekilleri olarak konuyu takip etmeye, Emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetini gidermeye ve konuyla ilgili gelişmeleri kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)