Etiket: emep dersim il başkanı ergin tekin

  • Dersim’deki kurumlardan AKP’nin sempozyumuna tepki: Dersim halkını asimile etmenin bir parçası

    Dersim’deki kurumlardan AKP’nin sempozyumuna tepki: Dersim halkını asimile etmenin bir parçası

    PİRHA-Eğitim-Sen Dersim Şube Sekreteri İlhan Öner, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ve DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Esma Ataş, AKP iktidarının Munzur Üniversitesi’nde yapmayı planladığı “Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli Sempozyumu”na tepki göstererek, “Sempozyumun, Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren Dersim’in Kürt Kızılbaş kimliğine karşı yürütülen Türkleştirme ve Sünnileştirme politikalarının bir uzantısıdır” dediler. 

    AKP hükümetinin Dersim’deki asimilasyon faaliyetleri çeşitli yöntemlerle sürüyor. Tunceli Valiliği’nin koordinasyonuyla, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve Munzur Üniversitesi işbirliğiyle, 16-17 Ekim 2024 tarihlerinde Munzur Üniversitesi’nde “Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli Sempozyumu” gerçekleşecek.

    Eğitim-Sen Dersim Şube Sekreteri İlhan Öner, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ve DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Esma Ataş, yapılacak sempozyuma tepki gösterdi.

    “ASİMİLASYONCU ULUS-DEVLET ANLAYIŞININ SON ÖRNEĞİDİR”

    Eğitim-Sen Dersim Şube Sekreteri İlhan Öner, “Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli başlıklı sempozyumun, Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren Dersim’in Kürt Kızılbaş kimliğine karşı yürütülen Türkleştirme ve Sünnileştirme politikalarının bir uzantısı olduğunu ifade etti.

     Öner, “Bu sempozyum, Dersim halkının inanç ve kimliğine yönelik asimilasyoncu ulus-devlet anlayışının son örneğidir. Alevilikte manevi bir anlam taşıyan “Horasan” kavramı üzerinden Dersim’i kuşatma çabası, devletin Dersim’e uyguladığı baskı politikalarının devamıdır. Bu amaca hizmet etmek için, resmi ideolojiyi savunan bir grup akademisyen ve araştırmacı, bilim kisvesi altında bu ideolojik sempozyumu düzenlemektedir. Üstelik, bu sempozyumda yer alan bazı “Dersimli” ve “Alevi” akademisyenler, tarihsel gerçeklere sırtını dönerek, bu sürecin bir parçası haline gelmiştir. Dün Horasan’ı demokrasi güçlerine karşı kullananlar, bugün bu masada yer alarak taraflarını net bir şekilde ortaya koymuşlardır” dedi.

    “DERSİM’İ KÜLTÜREL OLARAK ASİMİLE ETMENİN BİR PARÇASI”

    Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli Sempozyumu’nun Dersim’i kültürel olarak asimile etme çabasının bir ürünü olduğunu belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Munzur Üniversitesi, Tunceli Valiliği, Türk Tarih Kurumu ve iktidarla ilişkisi açık olan Alevi-Bektaşi Cemevi Başkanlığı el ele vererek Dersim’e devletin egemen bakış anlayışını yüklemeye çalışmakta. Ele alınan konulara bakıldığında bile yıllardır devletin söylediği ve propaganda ettiği, Dersim’in Kürt Alevi kimliğini, Türk-İslam anlayışına sokma gayreti içerisinde olduğu görülüyor. Böylece Dersim’in Türk olduğu, Aleviliğin bir Türk inancı olduğu yalanı, bir kez daha tekrar edilecektir. Yani sempozyumun asıl amacının, yıllardır sürdürülen asimilasyon politikalarının tekrarından başka bir anlam taşımıyor. Horasana dair yıllardır yapılan bu propaganda son yıllarda yapılan çeşitli araştırmalarla da geçersiz hale getirilmiş olsa da, böyle politikaların zaman içinde devam edeceğinin göstergesidir. Geçmişte, ülkede bulunan farklı inanç ve kimlikteki halkları yok saymak için çeşitli teoriler nasıl ileri sürüldüyse, AKP döneminde de bu politikalar devam ettiriliyor. Son olarak Alevi kurumlarını, dedelerini Kültür Bakanlığı’na bağlayıp devletin Alevisi yaratma çabası da bunlardan biridir” diye belirtti.

    “DERSİM’İN DAĞLARINA ANADOLU’NUN HORASAN’I YAZILINCA DERSİM NE ANADOLU OLUYOR NE DE HORASAN”

    Dersim’in inanç ve kimliğini asimile etme çabasına karşı Dersim halkının sahip olduğu tarihsel bilincini daha fazla korumasının önemli olduğunu söyleyen Tekin, “O nedenle böyle sempozyumlara, hele de kimliğini, dilini, inancını yok sayan bu tür organizasyonlara karşı tutum gösterecektir ve 100 yıldır denenen ama başaramayan anlayışın yine denense de başaramayacağı açıktır. Özellikle valilik eliyle son dönemde bu anlayış, Dersim’ de yaygınlaştırılmaya çalışıyor. Şu an görevde olan Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, kente geldiğinde yaptığı ilk iş olarak Pertek’e ‘Anadolu’nun Horasanı Tunceli’ yazısını yazdırdı. Anlaşılan o ki, özel olarak ‘git oraya ve bizim bu bakış açımızı empoze et’ dediler. O da ilk iş olarak bunu yaptı. Şimdi de bunu çeşitli şekillerde devam ettiriyorlar. Ama Dersim’in dağlarına Anadolu’nun Horasan’ı yazılınca Dersim, ne Anadolu oluyor ne de Horasan. Hep denedikleri ama başaramadıkları yollardan vazgeçmiyorlar” diye konuştu.

    “KİRLİ ELLERİNİZİ VE POLİTİKANIZI DERSİM ÜZERİNDEN ÇEKİN!”

    DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Esma Ataş, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Tunceli Valiliği ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın ortak hareket ederek Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli Sempozyumu’nu gerçekleştirmesi Dersim’in inancını, kültürünü asimile etme politikalarının devamıdır. Yıllardır bu kentte yaşayan ve buraya hâkim olan akil insanlarımız var. Tunceli Valiliği mi bize kültürümüzü inancımızı öğretecek? ‘Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli Sempozyumu’, Türk ulus devletinin Kürt-Alevi kimliği üzerinde oynadığı oyunların bir parçasıdır. Dersim’in tarihsel gerçeklerini görmezlikten gelenler, bu coğrafyada yapılan soykırımla yüzleşmeyenler ve günümüzde de her türlü zulmü bu halka reva görenler şimdi de sempozyum adı altında asimile etmesinler. Bu kent ağacıyla, taşıyla, kurduyla, kuşuyla bir bütün olarak bu halk için kutsaldır, kirli ellerinizi ve politikalarınızı bu kentin üzerinden çekin.”

    Cihan BERK/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER
    -Fırat Meclis’ten seslendi: Tunceli Sempozyumu Dersim’in inancına, diline saldırı girişimidir-VİDEO
    -Kordu: ‘Tunceli sempozyumu’ Devletin Dersim’i Türkleştirme, Sünnileştirme çabası-VİDEO
    -Kete’den ‘Tunceli Sempozyumu’na tepki: Dersim’deki Ra Heq inancını tüketme planıdır-VİDEO
    -Kurumlardan ‘Tunceli Sempozyumu’na tepki: Kırmanciye topraklarımızı anlam kaybına uğratma amaçlı
    -Afişe adını yazdılar; Ali Önal Dede’den tepki: Tunceli Sempozyumu’na katılmıyorum
    –>DAM’dan ‘Tunceli Sempozyumu’ tepkisi: Dersim halkının yeni bir tarih anlatımına ihtiyacı yok!
    -‘Munzur Üniversitesi, Cemevi Başkanlığı ve Dedeler Meclisi; Dersim’in inancını, kimliğini yok etmek istiyor!’
    -Özcan’dan ‘Tunceli Sempozyumu’na tepki: İktidarın Alevilere yönelik politikasının devamı-VİDEO
    -FEDA’dan AKP’nin ‘Tunceli Sempozyumu’na tepki: Devletin uğursuz faaliyeti; Aleviliğe saldırısı
    -DAD Genel Sekreteri Benler: Dersim, dışarıdan giydirilmek istenen gömlekleri hep yırtıp atmıştır-VİDEO

  • Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Mesut Mak ve Adil Gür Dersim’de anıldı-VİDEO

    Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Mesut Mak ve Adil Gür Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA-10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Mesut Mak ve Adil Gür Dersim’de mezarları başında anıldı, katliamcılar lanetlendi. 

    10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin düzenlediği Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’nde IŞİD’li iki canlı bombanın saldırısı ile 104 kişi yaşamını yitirmişti ve 400’ü aşkın kişi yaralanmıştı.

    10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda hayatını kaybeden Mesut Mak ve Adil Gür, Dersim’de Atatürk Mahallesi’nde bulunan mezarları başında anıldı. Anmaya Mak ve Gür’ün yakınlarının yanı sıra Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı.

    “BARIŞI HAYKIRMAK İÇİN ANKARA’DA YAN YANA GELDİLER”

    Hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunun ardından konuşan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “2015 yılında ülkede savaş ortamı vardı ve barış olsun diye Ankara’da miting yapıldı ve ülkenin her tarafından gelen insanlar Ankara’da barışı haykırmak için yan yana geldiler. Gaziantep’ten Ankara’ya gelen IŞİD çeteleri bedenlerini patlatarak yakın tarihin en büyük katliamını gerçekleştirdiler. Ankara’ya gelen insanların amacı savaşın durmasıydı ama 104 insanımız hayatını kaybetti bu katliamda. Özgürlük, barış ve demokrasi mücadelesi 2015 yılında nasıl devam ettiyse bugün de devam ettireceğimizin sözünü veriyoruz” diye belirtti.

    “MÜCADELEMİZİ DEVAM ETTİRECEĞİZ”

    10 Ekim’de hayatını kaybeden insanların anısı önünde saygı ile eğiliyorum diyerek sözlerine başlayan Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Hayatını kaybedenlere vereceğimiz söz pratiğimiz olacaktır. Tek bir kişi kalana kadar tüm toplumsal kesimlerle bir araya gelerek mücadelemizi devam ettireceğiz. IŞİD zihniyetine ve faşizmin kurumsallaşmasını sağlayan AKP-MHP iktidarına karşı da mücadelemizi devam ettireceğiz. Barışın yolu bellidir, İmralı ile birlikte tüm topluma tecrit uygulanıyor” dedi.

    “ÖLÜM VE GÖZYAŞI BU COĞRAFYANIN KADERİDİR”

    10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda hayatını kaybeden Adil Gür’ün arkadaşı Kamer Yoltay ise şunları söyledi:

    “Ölüm ve gözyaşı bu coğrafyanın kaderi. 1937 yılında Ankara’da Gar binası yapılırken diğer taraftan Dersim’de ise 1937-1938 yılında Dersim Katliamı vardı. Dersim Katliamı’nda Adil Gür’ün dedeleri de öldürüldü. Dersim Katliamı’ndan yaklaşık 90 yıl sonra barış ve demokrasi talebi için Ankara’ya giden insanların içerisinde Adil de vardı ve o patlamada hayatını kaybetti.”

    PİRHA/DERSİM

  • Grevdeki FEDAŞ işçileri, halka yaşadıkları sorunları anlattı-VİDEO

    Grevdeki FEDAŞ işçileri, halka yaşadıkları sorunları anlattı-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de 9 Ağustos’tan itibaren haklarını alabilmek için grevde olan Fırat Aksa Elektrik Hizmetleri A.Ş. (FEDAŞ) işçileri, Sanat Sokağı’nda halkla buluşarak yaşadıkları sorunları anlattılar. DİSK/Enerji-Sen Genel Sekreteri Emin Atsız, “İşveren bütün taleplerimize gözlerini kapatmış, kulaklarını tıkamış durumda. FEDAŞ işçileri ölmemek için ve insanca yaşayabilecek mücadeleyi sürdürmekte kararlı” dedi. 

    Dersim’de Fırat Aksa Elektrik Hizmetleri A.Ş. (FEDAŞ) işçileri 9 Ağustos’tan itibaren haklarını alabilmek için grevde.

    İşçiler, araçlarla konvoy oluşturup Sanat Sokağı’nda halk buluşması gerçekleştirdi. Buluşmaya Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim’de ki siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ile çok sayıda yurttaş destek verdi.

    Grevdeki FEDAŞ işçilerinin yaşadıkları sorunları anlatmasıyla başlayan halk buluşması Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Temsilcisi Evrim Konak ve DİSK/Enerji-Sen Genel Sekreteri Emin Atsız’ın yaptığı konuşmalarla devam etti.

    KORDU: İŞÇİLERİN YANINDA OLACAĞIZ

    İşçilerin taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini söyleyen Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Her gün insanlara mesaj atıp diyalog var diyerek halkı kandırmayın. Biz Dersim halkı olarak işçiler haklarını alana kadar onların yanında olacağız” diye belirtti.

    “İŞÇİLERİN VERDİĞİ MÜCADELE KARALANMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Şirket tarafından işçilerin verdikleri mücadelenin karalanmaya çalışıldığını belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Şirket vatandaşlar elektriğini ödemediğinde ikinci gün elektriğini kesen bir şirket ama ne hikmetse bugünlerde sürekli halka hizmet ediyormuş gibi bütün suçun işçilerde olduğuna ilişkin mesaj atıyorlar. Halkımızı ve işçileri mağdur eden elektrik şirketidir” dedi.

    “YAN YANA OLURSAK KAZANIM OLACAKTIR”

    FEDAŞ işçilerinin mücadelesini desteklediklerini vurgulayan SMF Temsilcisi Evrim Konak da, “Bir kazanım olacaksa biliyoruz ki yan yana olduğumuz zaman olacak. FEDAŞ işçilerinin bu çıkışı vahşi kapitalizmin yarattığı talana, sömürüye bir haykırıştır.

    “İŞVEREN KULAKLARINI TIKAMIŞ DURUMDA”

    Taleplerinin açık ve net olduğunu ifade eden DİSK/Enerji-Sen Genel Sekreteri Emin Atsız, “İşveren bütün taleplerimize gözlerini kapatmış, kulaklarını tıkamış durumda. FEDAŞ işçileri ölmemek için ve insanca yaşayabilecek mücadeleyi sürdürmekte kararlı. Bu mücadeleyi biz kazanacağız” diye konuştu.

    Halk buluşması ‘Bu daha başlangıç, mücadeleye devam’ sloganlarıyla sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Fırat Elektrik çalışanları Dersim’de iş yavaşlatma eylemi başlattı-VİDEO
    -Dersim’de enerji işçileri eylemini sürdürüyor, talepleri karşılanmadı-VİDEO
    -FEDAŞ işçilerinden Musa Kapan açıklaması: Sermayenin kar hırsı hayattan kopardı-VİDEO
    -Dersim’de hem elektrik işçileri hem de elektriği kesilen köylüler haklarını arıyor-VİDEO
    -Grevdeki FEDAŞ işçileri Pülümür Emniyeti’ne ifadeye çağrıldı

  • EMEP Dersim İl Örgütü: 30 yıldır yüreklerimizin yangını sönmedi-VİDEO

    EMEP Dersim İl Örgütü: 30 yıldır yüreklerimizin yangını sönmedi-VİDEO

    PİRHA-EMEP Dersim İl Örgütü, Sivas Katliamı’nın 30. yılında Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. 30 yıldır yüreklerinin yangınının sönmediğini belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Bu katliam sadece Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren sanatçı ve aydınlara yapılmadı. Göz yumulan, kışkırtılan gerici güruhun yaktığı ateşle ülkenin bütün geleceğine de yön verildi” dedi. 

    2 Temmuz 1993’te radikal dinci kalabalığın Madımak Oteli’ni ateşe vererek 33 insanı katletmesinin üzerinden 30 yıl geçti.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, Sivas Katliamı’nın 30. yılında Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Dersim’de bulunan siyasi parti ve sivil toplum örgütleri de destek verdi. Açıklamayı Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu.

    “KATLİAM SADECE MADIMAK OTELİ’NDE YAŞAMINI YİTİRENLERE YAPILMADI”

    30 yıldır yüreklerinin yangınının sönmediğini belirten Ergin Tekin, “Bu katliam sadece Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren sanatçı ve aydınlara yapılmadı. Göz yumulan, kışkırtılan gerici güruhun yaktığı ateşle ülkenin bütün geleceğine de yön verildi. Bugün iktidar eliyle kurumlaştırılan faşizm, geçmişin katliamlarını yol yapmıştır. Sivas Katliamı’nın gerçekleştiği yıl yaşananlara bakmak yeterlidir. 90’lı yılların ilk yarısında çok sayıda Kürt demokratı, köylüsü, gazetecisi kaybedildi. Gözaltında kayıp vakaları yaşandı, yargısız infazlar gerçekleşti. Sivas kıyımı bu uzun zincirin bir halkasıdır” diye belirtti.

    “30 YILDIR 2 TEMMUZ’DA ADALET TALEBİMİZİ YİNELİYORUZ”

    Sivas Katliamı’nda diri diri yakılan aydınları, sanatçıları ve gençleri unutmayacaklarını söyleyen Tekin, “Halkın nezdinde bu insanlık suçunun zaman aşımı yoktur. Sivas Katliamı’nın faillerini biliyor, tanıyoruz. Sivas’taki yangın sönmediği için 30 yıldan beridir, her 2 Temmuz’da adalet talebimizi yineliyoruz. Sivas Katliamı’nın arkasındaki gerçek faillerin ortaya çıkarılması aynı kategoriden onlarca katliamın gerçek faillerinin ortaya çıkarılması mücadelesidir. Bu nedenle de aynı zamanda demokrasi mücadelesinin bir bileşenidir. Bu yüzden de unutmamak, unutturmamak sadece bir hafıza yenilemek değil mücadeleyi de yenileme, yeni bir enerjiyle mücadeleyi teşvik etme anlamına gelmektedir” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘2023 yılı mücadelenin daha fazla yükseleceği bir yıl olacak’-VİDEO

    ‘2023 yılı mücadelenin daha fazla yükseleceği bir yıl olacak’-VİDEO

    PİRHA-2022 yılı, Türkiye’de her alanda hak ihlallerinin yaşandığı, baskının, şiddetin, saldırıların ve kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği bir yıl oldu. EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, SMF Temsilcisi Mustafa Aytaç ve İHD Dersim Şube Eş Başkanı Gürbüz Solmaz, 2023 yılını mücadelenin daha da yükseleceği bir yıl olarak gördüklerini belirttiler.

    2022 yılı, Türkiye’de her alanda hak ihlallerinin yaşandığı, baskının, şiddetin, saldırıların ve kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği bir yıl oldu.

    EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, SMF Temsilcisi Mustafa Aytaç ve İHD Dersim Şube Eş Başkanı Gürbüz Solmaz 2022 yılının nasıl geçtiğini ve yeni yıldan beklentilerini PİRHA’ya anlattı.

    “2023 YILINI MÜCADELENİN YÜKSELECEĞİ BİR YIL OLARAK GÖRÜYORUZ”

    Son yıllar hem ekonomik hem de politik olarak zorluk yaşadığımız ama buna rağmen toplumsal muhalefetin yan yana gelmesinden dolayı olumlu adımların da atıldığı bir yıl olduğun belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Kendisine karşı olan herkesi ‘terörist’ ilan eden iktidara karşı kadınların, gençlerin, ezilen ulusların, işçilerin yan yana geldiği, tepkilerin arttığı ve kültür sanat alanındaki yasaklara karşı halkın ve sanatçıların tepkilerinin de olduğu bir dönemden geçtik. Zorlukları yaşadığımız bir yıl oldu gelecek yıl da zor geçecek gibi görünse de buna karşı 2023’te mücadelenin daha da yükseleceği ve emeğin, özgürlüğün, barışın, kardeşliğin sesinin daha da artacağı bir yıl olarak görüyoruz ve yeni yıla umutla bakıyoruz. 2023 yılında tek adam iktidarına karşı geniş bir birliktelik sağlayarak halkın kendi iktidarını kuracağı ve toplumsal mücadelenin artacağı bir yıl olacağını düşünüyor ve temenni ediyoruz. Şimdiden işçilerin, emekçilerin ve bütün ezilen kesimlerin yeni yılını kutluyorum ve mücadeleye birlikte atılalım diyorum” dedi.

    “2023 YILINDA UMUTLU OLMAMIZ LAZIM”

    2022 yılında yoksulluğun giderek derinleştiğini vurgulayan SMF Temsilcisi Mustafa Aytaç, “Asgari ücret açlık sınırının altında ve insanlar geçim sıkıntısı yaşadılar. AKP-MHP iktidarı tarafından 2022 yılı hak ihlallerinin yaşandığı bir yıl oldu. Ülkede muhalefet eden herkes gözaltına alınıp tutuklanarak susturulmaya çalışıldı. 2023 yılında umutlu olmamız lazım ve bizler insanlara mücadeleyle umudun geleceğinin mesajını vermeliyiz, şimdi birleşme zamanı” diye belirtti.

    “2023 YILI BARIŞ VE KARDEŞLİK YILI OLMASI EN BÜYÜK TEMENNİMİZ”

    2023 yılının bütün insanlığa barış, huzur, sağlık ve mutluluk getirmesini dilediğini söyleyen İHD Dersim Şube Eş Başkanı Gürbüz Solmaz, “Savaşların olmadığı, insanların birlik ve beraberlik içerisinde yaşadığı yeni bir yıl olması temennisinde bulunuyorum. 2023 yılının barış ve kardeşlik yılı olması en büyük temennimiz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Emek ve Özgürlük İttifakı buluşmasına çağrı: Emeğin, barışın sesini yükseltelim-VİDEO

    Emek ve Özgürlük İttifakı buluşmasına çağrı: Emeğin, barışın sesini yükseltelim-VİDEO

    PİRHA-Emek ve Özgürlük İttifakı, Dersim’de 25 Aralık Pazar günü saat 13.00’te Belediye Konferans Salonu’nda halk buluşması gerçekleştirecek. EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, SMF Temsilcisi Mustafa Aytaç ve HDP Dersim İl Eş Başkanı Nazlı Çelik Öz, “Emek ve Özgürlük İttifakı’nın mücadelenin sesi olacağına inanıyoruz. Emeğin, özgürlüğün, barışın ve demokrasinin sesini yükseltmek için halkı buluşmaya çağırıyoruz” dedi. 

    Emek ve Özgürlük İttifakı, Dersim’de 25 Aralık Pazar günü saat 13.00’te Belediye Konferans Salonu’nda halk buluşması gerçekleştirecek.

    Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri; Ovacık, Pertek, Nazımiye, Hozat, Mazgirt, Pülümür ilçeleri ve merkezdeki mahallerde çalışmalar yürüterek halkı pazar günü Belediye Konferans Salonu’nda saat 13.00’de halk buluşmasına çağırdı.

    Halk buluşmasına EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz ve HDP Van Milletvekili Sezai Temelli katılacak.

    EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, HDP Dersim İl Eş Başkanı Nazlı Çelik Öz ve SMF Temsilcisi Mustafa Aytaç Emek ve Özgürlük İttifakı’nın halk buluşması için yaptıkları çalışmalara dair PİRHA‘ya konuştular.

    “HALKIMIZI EMEĞİN, ÖZGÜRLÜĞÜN VE BARIŞIN SESİNİ YÜKSELTMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın işçilerin, köylülerin, kadınların ve gençlerin ittifakı olduğunu ifade eden EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Emek ve Özgürlük İttifakı’nın halkla buluşmaları gerçekleşiyor ve Dersim’de de Belediye Konferans Salonu’nda saat 13.00’te halk buluşması gerçekleştireceğiz. Halk buluşması için ilçelerde ve merkez mahallelerde çalışmalarımızı yaptık, güzel bir buluşma olacak diye düşünüyoruz. Tek kutuplu, burjuva ittifaklarının halka bir faydası yok o yüzden halkın sorunlarını dile getirerek halkın sesi olan Emek ve Özgürlük İttifakı’nda buluşmak için mücadelemiz devam edecek. Halkımızı 25 Aralık Pazar günü saat 13.00’de Belediye Konferans Salonu’na emeğin, özgürlüğün, barışın ve demokrasinin sesini yükseltmeye çağırıyoruz” diye belirtti.

    “MÜCADELE RUHUNU YENİDEN DİRİLTMEK İÇİN PAZAR GÜNÜ TÜM HALKIMIZIN KATILIMINI BEKLİYORUZ”

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın çalışmasını yaparken heyecanlı olduklarını belirten HDP Dersim İl Eş Başkanı Nazlı Çelik Öz de, “İlçelerimizde ve merkezde mahallerde çalışmalarımızı yürütürken Emek ve Özgürlük İttifakı’nın hangi amaçla bir araya geldiğini ve sorunların çözümü için neler yapacağını halkımıza anlattık. Emek ve Özgürlük İttifakı’nın mücadelenin sesi olacağına inanıyoruz ve seçimden sonra bitecek bir ittifak olarak bakmıyoruz. Yaptığımız çalışmalarda halkımız bize ‘Nihayet böyle bir birliktelik oldu’ dediler. Heyecanımız devam ediyor, mücadele ruhunu tekrar diriltmemiz açısından tüm Dersim halkının pazar günü yanımızda olmalarını istiyoruz” dedi.

    “EMEK VE ÖZGÜRLÜK İTTİFAKI İÇİN HALKTAN OLUMLU TEPKİLER ALDIK”

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın ‘Şimdi emek ve özgürlük zamanıdır’ şiarıyla birçok yerde halk buluşması gerçekleştirdiğini belirten SMF Temsilcisi Mustafa Aytaç ise şunları söyledi:

    “Dersim’de yapılacak halk buluşması için de HDP, SMF ve EMEP birlikte çalışma yaptık. İlçelerde ve merkezdeki mahallelerdeki halkı Pazar günü yapılacak ittifak buluşmasına davet ettik. Halktan olumlu tepkiler aldık, devrimcilerin bir araya gelerek bir ittifak kurmasını sevinç ve umutla karşıladıklarını söylediler. Birlikte mücadele etmek bizler için büyük bir kazanım olacağını düşünüyorum. Bütün halkımızı pazar günü yapılacak Emek ve Özgürlük İttifakı buluşmasına çağırıyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Tunceli Valiliği’nin eylem-etkinlik yasaklarına tepki: Korku siyasetinin göstergesi-VİDEO

    Tunceli Valiliği’nin eylem-etkinlik yasaklarına tepki: Korku siyasetinin göstergesi-VİDEO

    PİRHA-Tunceli Valiliği, pandeminin başladığı günden beri sürekli uyguladığı ‘Eylem ve Etkinlik Yasağı’ kararı ile muhalefetin sesini kısmak istiyor. DBP Dersim İl Yöneticisi Hıdır Çiçek, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ve SMF Üyesi Hıdır Yıldız, sürekli eylem ve etkinlik yasaklarıyla karşı karşıya olduklarını belirterek, iktidarın korkularını gizlemek için insanlarda baskı kültürü oluşturmaya çalıştığını dile getirdiler.

    Tunceli Valiliği’nin pandeminin başladığı günden beri sürekli uyguladığı ‘Eylem ve Etkinlik Yasağı’ kararı devam ediyor.

    Valilik, geçen yıl mayıs ayından itibaren pandemi bahanesiyle her ay eylem ve etkinlik yasağı getirerek muhalefetin sesini kısmaya çalışıyor.

    Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Dersim İl Yöneticisi Hıdır Çiçek, Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ve Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Üyesi Hıdır Yıldız Tunceli Valiliği’nin sürekli uyguladığı ‘Eylem ve Etkinlik Yasağı’ kararını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “GENÇLERİN ÜLKEDEN KAÇIŞ SEBEBİ YASAKÇI ZİHNİYETTİR”

    Eylem ve etkinlik yasağı getirilmesinin ülkenin en temel sorunu olduğunu söyleyen DBP Dersim İl Yöneticisi Hıdır Çiçek, “Eylem ve etkinlik yasakları ülkenin ne halde olduğunun bir turnusol kâğıdıdır. İnsanların eylemlerinden korkulur mu? Avrupa’da insanlar neye tepki gösteriyor diye nabız alınır ve o insanlara düşünceleri sorulur böyle çağdışı bir uygulama olabilir mi? Gençlerimizin ülkeden kaçış sebebi ülkedeki yasakçı zihniyettir. Bizi sürü halinde görmek istiyorlar. Gençlere neden yurtdışına gidiyorsunuz diye sorduğumda ‘Ülkeden gitme sebebimiz ekonomik değil, bir haksızlığa refleks gösterdiğimizde bunun sonucunu hayatımla ödeyeceğimden korkuyorum, hayatımın cezaevinde geçmesini istemiyorum’ diyorlar. Umarım bu çağdışı kafa yapılarından biran önce kurtuluruz” dedi.

    “TOPLUMSAL MUHALEFETİ SUSTURMAK İSTİYORLAR”

    Sürekli eylem ve etkinlik yasaklarıyla karşı karşıya olduklarını belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ise, “Pandemi döneminde Covid-19 nedeniyle engellenen eylem ve etkinlikler olmuştu ama sonrasında da bölge illerde de eylem ve etkinlik yasağı uygulandı. Tunceli Valiliği tarafından kendilerince uygun görülmeyen eylem ve etkinlikleri yasaklayan bir tutumla karşı karşıya kalıyoruz. Yasakların artmasının temel sebebi hükümete olan güvenin giderek azaldığı ve toplumsal muhalefetin giderek derinleştiğini görüyoruz, o yüzden asıl mesele toplumsal muhalefeti susturmak olarak görüyoruz” diye belirtti.

    “YASAKLAMALAR KORKU SİYASETİNİN BİR GÖSTERGESİDİR”

    Neden yasaklama ihtiyacı duyulduğunun sorulması gerektiğini ifade eden SMF Üyesi Hıdır Yıldız, “Valilik ve kolluk kuvvetleri yasaklamaları kendilerinde hak görmeye başladı. Yasaklamaların esas nedeni korkularını gizleme. Çünkü iktidarın yönetememe krizi içerisine girdiği bir dönemde insanlar sokakta kendi haklarını arayışın içerisine girdi. Korkularını gizlemek için insanlarda baskı kültürü oluşturmaya çalışıyorlar. İnsanlar anayasal temel hakları içerisinde gösteri, yürüyüş, basın açıklaması ve konser yapmak gibi haklara sahiptir ve bu hakları trajikomik gerekçelerle engellemek korku siyasetinin bir göstergesidir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    >Dersim’de 496 gündür eylem ve etkinlik yasağı var

  • ‘Tek adam iktidarıyla birlikte savaş çığırtkanlığı daha da arttı’-VİDEO

    ‘Tek adam iktidarıyla birlikte savaş çığırtkanlığı daha da arttı’-VİDEO

    PİRHA-Türkiye’de barışın neden sağlanamadığına ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulunan HDP Dersim İl Eşbaşkanı Ferhat Yıldız, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ve PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Tek adam iktidarıyla birlikte savaş çığırtkanlığı daha da arttı, AKP iktidarı artık toplumun bütün kesimleriyle savaş halinde. Biz 1 Eylül Dünya Barış günü vesilesiyle herkesin eşit, özgür ve kardeşçe yaşamasını istiyoruz” dediler.

    İnsanlık tarihinin en kanlı savaşlarından biri olan 2. Dünya Savaşı nedeniyle milyonlarca insan katledildi, soykırıma uğradı ve yok edildi. Bu acıların bir daha yaşanmaması için Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1 Eylül tarihi 1981 yılında Dünya Barış Günü olarak ilan edildi.

    İlan edilişinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne, dünyada ve yaşadığımız coğrafyada savaşlar, çatışmalar, cinayetler ve tecavüzlerin yaşandığı bir ortamda gidiliyor.

    HDP Dersim İl Eşbaşkanı Ferhat Yıldız, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ve PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Türkiye’de barışın neden sağlanamadığına ve barışı kurmak için nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine ilişkin PİRHA’ya konuştular.

    “ÜLKEDE SAVAŞTAN YANA OLANLAR SADECE İKTİDAR ÇEVRELERİDİR” 

    HDP olarak savaş taraftarı olmadıklarını söyleyen HDP Dersim İl Eşbaşkanı Ferhat Yıldız, “İktidarlar devamlılığını sağlamak için savaşı bir araç olarak kullanıyorlar. Türkiye’de insanların böyle bir talebi yok, ülkede savaştan yana olanlar sadece iktidar çevreleridir. Türkiye şu anda komşu ülkeleriyle savaş halinde, ülkenin içerisinde de Kürtler, Aleviler, emekçiler ile savaş halindeler. Kısacası toplumun bütün kesimleriyle savaş halindeler. HDP olarak savaş taraftarı değiliz. Kardeşlikten, barıştan ve eşitlikten yanayız” dedi.

    “21 YIL BOYUNCA BARIŞA SIRTINI DÖNEN BİR İKTİDARLA KARŞI KARŞIYA KALDIK”

    Savaşların asıl sorumlusunun kapitalist sömürü düzeni ve emperyalist kâr üzerine kurulu paylaşım savaşları olduğunu belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin de, “Son yıllarda emperyalist ülkelerde silahlanmanın arttığını görüyoruz. Türkiye, son yıllarda silaha ve savaş bütçesine ayrılan pay anlamında dünyada ilk beşinci sırada. Savaşlar bize ölüm, yoksulluk, açlık ve göçü getiriyor. 21 yıllık hiçbir zaman barış için mücadele eden ve barışın gelmesini samimi olarak isteyen bir iktidarla yüz yüze gelemedik. Tam tersine barışa sırtını dönen bir iktidarla karşı karşıya kaldık. Tek adam iktidarıyla birlikte savaş çığırtkanlığı daha da arttı. O yüzden AKP iktidarı hiçbir zaman ülkeye barışı getirmedi, savaşı getirdi” diye belirtti.

    “SAVAŞ POLİTİKALARI ACIMASIZ BİR ŞEKİLDE SÜRMEKTEDİR”

    Alevi inancının barış inancı olduğunu vurgulayan PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Yeryüzünde yaşayan tüm varlıkların barış içerisinde yaşamasını savunuruz. Günümüzde Türkiye’de yürütülen savaş politikalarıyla halkların, doğanın ve dillerin çektiği acılar var. Savaş politikaları coğrafyamızda ve Ortadoğu’da acımasız bir şekilde sürmektedir. Biz 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle ülkemizde halkların, inançların ve dinlerin bir arada, eşit, özgür ve kardeşçe yaşamasını istiyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de, Gezi Davası kararı protesto edildi: Halkı teslim almak istiyorlar-VİDEO

    Dersim’de, Gezi Davası kararı protesto edildi: Halkı teslim almak istiyorlar-VİDEO

    PİRHA-Gezi Davası’nda çıkan karar, Dersim’de Sanat Sokağı’nda yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi. Gezi Davası’nın politik bir dava olduğunu vurgulayan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, “Dava sonucunda verilen karar ülke halkını teslim alma ve gözdağı amaçlıdır” dedi.

    Gezi Davası’nın karar duruşmasında Osman Kavala hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Can Atalay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi ile Tayfun Kahraman’a da 18’er yıl hapis cezası verilmişti.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Gezi Davası’nda çıkan kararı basın açıklamasıyla protesto etti. Basın açıklamasında ‘Gezi tutukluları serbest bırakılsın’ pankartı açıldı. Platform adına basın açıklamasını EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu.

    “KARANLIK GİDECEK GEZİ KALACAK”

    Gezi Direnişi ve sonrasında iktidarın başvurduğu baskı ve zulüm politikalarının yeni bir örneğini Gezi Davası sürecinde yaşadıklarını söyleyen EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Milyonlarca insanın yer aldığı ve yakın tarihimizin en güzel günlerinin yaşandığı Gezi Direnişi ile ilgili siyasi dava hukuk garabeti ile sonuçlandı. İktidarın kâbusu olan Gezi Direnişi’nin üzerinden toplumsal muhalefeti sindirmeye yönelik verilen siyasi kararı kınıyoruz. Arkadaşlarımızla dayanışma içerisinde olacağız karanlık gidecek Gezi kalacak” dedi.

    “GEZİ DAVASI HUKUKİ BİR DAVA DEĞİL”

    Gezi Davası’nın hukuki bir dava değil politik bir dava olduğunu vurgulayan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz ise, Dava sonucunda verilen karar ülke halkını teslim alma ve gözdağı verme amaçlı verilmiştir. İktidar yargıyı kendi siyasal amaçları için kullanmaktan vazgeçsin. Bu ülkenin hâkimleri ve savcılarına sesleniyoruz vermiş olduğunuz kararları siyasi iktidarın yönlendirmelerine göre değil hukukun evrensel ilkelerine göre verin, arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın. Bu karar siyasi bir karardır, siyasi kararların ömrü de siyasi iktidarlar kadardır. Bu ülkeye bu cehennemi yaşatan AKP iktidarının da başındaki tek adamında ömrü dolmuştur” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Belediyesi konferans salonunda Dersim anması: Aynı acıyı yaşıyoruz-VİDEO

    Dersim Belediyesi konferans salonunda Dersim anması: Aynı acıyı yaşıyoruz-VİDEO

    PİRHA-Dersim Katliamı’nın 85’inci yıl dönümünde Dersim’de katledilenler için Belediye Konferans Salonu’nda anma düzenlendi. Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Özkan Tacar, “Sadece insanları katletmekle değil aynı zamanda sonraki süreçte bu insanların soyunun, kültürünün, dilinin ve inancının kaybolması üzerine kültürel bir soykırım da yaşandı” dedi.

    4 Mayıs Dersim 1937-1938 Tertelesi’nin üzerinden tam 85 yıl geçti. Resmi rakamlara göre 16 bin, resmi olmayan rakamlara göre 72 bin kişi katledildi.

    Dersim Soykırımı’nın ilk adımı kabul edilen 4 Mayıs 1937 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararının 85’inci yıl dönümünde Dersim’de katledilenler için Belediye Konferans Salonu’nda anma düzenlendi.

    “KÜLTÜREL BİR SOYKIRIM YAŞANDI”

    1937-1938’in öncesinden onlarca raporla başlayan ve harekatla sonuçlanan bir çalışma olduğunu söyleyen Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Özkan Tacar, “Sadece insanları katletmekle değil aynı zamanda sonraki süreçte bu insanların soyunun, kültürünün, dilinin ve inancının kaybolması üzerine kültürel bir soykırım da yaşandı. Aslında bu vahşetin sadece insanlar üzerinde değil dilimiz, kültürümüz, inancımız, tarihimiz ve doğamız üzerinde yürütüldüğü için sistemli bir hareket olduğu açık bir şekilde ortadadır” dedi.

    85 yıl geçmesine rağmen acının devam ettiğini vurgulayan Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Travmalarıyla, yarattığı psikolojik sorunlarıyla devam ediyor. Türkleştirmek ve Sünnileştirmek amacıyla Dersim Katliamı gerçekleştirildi. Tek dil, tek devlet, tek inanç anlayışıyla hareket ediliyor ve yıllardır aynı acıyı yaşamaya devam ediyoruz” dedi.

    Müzisyenlerin söylediği klamların ardından anma programı sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • 1 Mayıs, Dersim’de coşkuyla kutlandı: Umudumuzu kaybetmeyeceğiz-VİDEO

    1 Mayıs, Dersim’de coşkuyla kutlandı: Umudumuzu kaybetmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de 1 Mayıs İşçi Bayramı coşkuyla kutlandı. Seyit Rıza Meydanı’nda gerçekleşen mitinge sendikalar, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve yüzlerce yurttaş katıldı.

    Dersim’de Sanat Sokağı’nda toplanan sendikalar, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler ve yüzlerce yurttaş Seyit Rıza Meydanı’na yürüyerek 1 Mayıs’ı kutladı.

    “GÜZEL GÜNLERE OLAN UMUDUMUZU KAYBETMEYECEĞİZ”

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu adına basın bildirisini okuyan Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Hüseyin Kasun “Dünyada ve ülkemizde kapitalist barbarlığın yarattığı yıkımın faturasını milyonlarca insan canlarıyla, doğa ise geri dönüşümü olmayan tahribatlarla ödüyor. Ülkemizin adım adım içine itildiği ekonomik, siyasal, toplumsal kriz gittikçe derinleşiyor. İnsan, emek ve doğa düşmanı bu düzene artık yeter diyoruz. Her şeye rağmen gelecek güzel günlere olan umudumuzu kaybetmeyeceğiz” diye konuştu.

    DİSK Dersim Şube Başkanı Şükran Yılmaz ise, “Bizler Türkiye coğrafyasının en kritik noktasında yaşayanlarız. Ezelinden bugüne savaşların, göçlerin, haksızlıkların yaşandığı insan ve değerinin, temel insanlık değerlerinin alaşağı edildiği bu coğrafyanın tanıklarıyız. Ape Musa’nın deyimiyle bu sistemin hem tanığı, hem sanığı, hem de davacısıyız. 15 Temmuz mizanseninden sonra emeğinden geçmişinden geleceğinden edilen binlerce emekçiyiz. İktidar hayatı hedef aldığında hayatın kendisi iktidara direniş olur” dedi.

    “SÖMÜRÜ VE İŞGAL DÜZENİNE KARŞI MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    İktidarın sadece emeği değil dillerini, kültürlerini, inançlarını sömürdüğüne dikkat çeken Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim Milletvekili Alican Önlü, “İktidar emek, iş, aş ve tüm değerlere karşı savaş açtı. İçerdeki savaş yetmezmiş gibi Güney Kürdistan’a da savaş açtı. Bu işgale herkesin karşı durması gerekiyor. Bizler bu işgali lanetliyor. Bu sömürü ve işgal düzenine karşı mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

    1 Mayıs’ın emeğin sermayeye karşı savaşı olduğunu ifade eden Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, “1850 yılından beri kölelik düzenine karşı bu uğurda ölenleri selamlıyorum. 1977 yılında Taksim’de katledilen yoldaşlarımızı selamlıyorum. Karl Marx 150 yıl önce işçilerin kaybedecek hiçbir şeyi yok kazanacak kocaman bir dünyası var diyor. Birlikte mücadele etmezsek kazanamayız. İşçilerin, emekçilerin iktidarını kurmamız lazım” diye belirtti.

    İktidarın savaş maceralarını sürdürmeye devam ettiğini belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin de, “İktidar halkları kutuplaştırıp bölmeye çalışıyor, en küçük demokratik talebi bile yok sayıyor. Gezi davası kararıyla halka gözdağı vermeye çalışıyor” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • ‘Beyazıt, Halepçe ve Gazi Katliamlarını unutmadık unutmayacağız!’-VİDEO

    ‘Beyazıt, Halepçe ve Gazi Katliamlarını unutmadık unutmayacağız!’-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Gazi, Beyazıt ve Halepçe Katliamlarına ilişkin Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, mart ayında tarihe kara lekeler olarak geçmiş katliamların yaşandığı vurgulandı.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Gazi, Beyazıt ve Halepçe Katliamlarına ilişkin Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı platform adına EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu. Mart ayında tarihe kara lekeler olarak geçmiş katliamlar yaşandığını söyleyen Tekin, “12 Mart 1995’te Gazi Katliamı, 16 Mart 1978’de Beyazıt Katliamı ve yine 16 Mart 1988’de Halepçe, bahsedilen katliamlara örnektir” diye belirtti.

    “GAZİ KATLİAMI, TÜRKİYE SİYASİ TARİHİNE KARA BİR GÜN OLARAK GEÇTİ”

    12 Mart 1995 yılında, İstanbul’da Gazi Mahallesi’nde gerçekleşen katliamın Türkiye siyasi tarihine kara bir gün olarak geçtiğini belirten Tekin, “Olaylar esnasında katliam emrini veren dönemin İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, Emniyet Amiri Necdet Menzir, Mehmet Ağar ve İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, daha sonra yargılanacakları yerde ödüllendirildiler. Açılan davalarda yapılan otopsi işlemleri sonucu, 17 kişinin polis kurşunuyla yaşamını yitirdiği ortaya çıktı. Yargılanan polislere verilen hapis cezaları, daha sonra Yargıtay tarafından bozuldu. 2002 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye’yi, öldürülen 22 kişi için tazminat ödemeye mahkûm etti. Öte yandan, Gazi Katliamı’nın Alevi inancından yurttaşları hedef alarak bir mezhep çatışmasını kışkırtmak amaçlı düzenlenmiş bir özel harekât operasyonu olduğu, yine çeşitli defalar gündeme getirilmiştir. Halka karşı işlenmiş suçları soruşturmak üzere, yalnızca halka karşı sorumluluk taşıyan, gerek gördüğü her kişi ve kurumu sorgulama yetkisine sahip, parlamento dışından siyasi partilerden ve demokratik kurumlardan temsilcilerinde içinde yer alacağı, gerçekleri araştırma ve soruşturma komisyonu kurulması talebimizi bir kere daha yineliyoruz” dedi.

    “AKTÖRLER DEĞİŞSE DE KATLİAM ZİHNİYETİ DEVAM ETTİ”

    7 öğrencinin hayatını kaybettiği Beyazıt Katliamı’nın 43 yıldır aydınlatılmadığını vurgulayan Tekin, “Askeri darbeye giden yolun yapı taşlarından biri olan bu katliam, daha sonra Sivas, Maraş ve Malatya’da kitlesel kıyımlara kadar vardırılmıştır. Aktörleri ve saldırı tarzı değişse de, katliam zihniyeti, cezasızlık kültürüyle birleşerek kendini yeniden üretmeye devam etmektedir. 10 Ekim Ankara Gar ve Suruç Katliamlarında yine aynı faşist şiddet sarmalı kullanılarak kitlelerin politik mücadeleleri zayıflatılmaya çalışılması, günümüzde de bu zihniyetin devam ettiğinin acı örnekleridir. Beyazıt katliamını ortaya çıkaracak devlet kurumlarından ciddi bir bilgi verilmedi, deliller gönderilmedi! Katliam sırasında bombacıyı yakalamak isteyen polisleri engelleyen Reşat Altay’ın Susurluk olayının faillerinden, Abdullah Çatlı ile fotoğrafları ortaya çıktı. Bir şekilde bu devran değiştiğinde bu katliamların failleri açığa çıkacaktır. Yaşıyorlarsa yargılanacaklar. Yaşamıyorlarsa bile faili oldukları ilan edilip lanetlenecektir” diye belirtti.

    “HALEPÇE KATLİAMI, KÜRT HALKINA UYGULANMIŞ BİR İNSANLIK SUÇUDUR”

    Halepçe Katliamı’nın Kürt halkına karşı uygulanmış bir insanlık suçu, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olduğunu ifade eden Tekin, “34 yıl önce Saddam diktatörlüğü, Irak’ta ki Kürt coğrafyasında ulusal özgürlük mücadelesini boğmak için 5 bini aşkın insanı kimyasal silahlarla katletti. Bugün Saddam diktatörlüğü olmasa da Kürtlere karşı katliamcı zihniyet farklı biçimlerde varlığını sürdürmektedir. Halkımızın yıllardır devam eden geleceğini özgürce belirleme ve bölge halklarıyla barış içinde yaşamaya dayalı mücadelesi, emperyalizm ve işbirlikçi bölge gericilikleri tarafından boğulmaya çalışılmaktadır. Ancak bize dayatılan bu acılı tarihi değiştirecek güç, halkımızın demokrasi ve özgürlük mücadelesi olacaktır” diye konuştu.

    19 Mart’ta Dersim’de yapılacak Newroz’a çağrı yapıldıktan sonra açıklama sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de bulunan kurumlardan erişim engeline tepki: PİRHA susturulamaz-VİDEO

    Dersim’de bulunan kurumlardan erişim engeline tepki: PİRHA susturulamaz-VİDEO

    PİRHA-HDP Dersim İl Eşbaşkanları Ferhat Yıldız, Nazlı Çelik Öz, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya ve Dersim Araştırmalar Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Ayrılmaz, PİRHA’ya Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişim engeli getirilmesine tepki göstererek, “Alevilerin sesi Pir Haber Ajansı susturulamaz” dediler. 

    2016 yılından bu yana yayın hayatını sürdüren, Alevi toplumuna ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk olan ve ‘pirha.net’ adresi üzerinden yayın yapan Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) 9 Mart’ta Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişim engeli getirildi.

    PİRHA’ya erişim engeli getirilmesine yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor. Dersim’de bulunan kurumlar, Pir Haber Ajansı’na getirilen erişim engelinin kaldırılmasını dile getirdiler.

    “YASAKLAR PİR HABER AJANSI’NI DURDURMAZ”

    Türkiye’de uzun zamandır özgür basına, muhalif basına yönelik bakıların devam ettiğini vurgulayan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Pir Haber Ajansı’nın yaşadığı durumda bundan farklı bir şey değil. 5 yılı aşkın bir süredir yayın yapmakta olan Pir Haber Ajansı özelde Alevi inancından olan halkımızın sorunlarını, sıkıntılarını, inanç ve kültürünü dile getiren bir yayıncılık içerisinde ama bunun yanında emek ve demokrasi mücadelesine dair haberleri de takip eden bir ajans ama ne yazık ki bunu bir erişim engeli olarak görmekten öte sansür ve ayrımcılık olarak görmek gerekiyor. Bu yasak Pir Haber Ajansı’nı durdurmaz başka bir yöntem bulup halka ulaşacaktır. Erişim engelinin kaldırılması çağrısında bulunuyoruz ve Emek Partisi olarak Pir Haber Ajansı ile yan yana olduğumuzu bildirmek istiyoruz” dedi.

    Aydınlıktan ve Pir Haber Ajansı’nın ışığından korkmak olduğunu dile getiren HDP Dersim İl Eş Başkanı Ferhat Yıldız, “Işıktan ve hakikatten korkanlar kendi dehlizlerindeki karanlıkta boğulmaya mahkûmdurlar. Pir Haber Ajansı’na erişim engelini derhal kaldırın, Pir Haber Ajansı susturulamaz” diye belirtti.

    HDP Dersim İl Eş Başkanı Nazlı Çelik Öz ise, “Basın emekçileri toplumun vicdanı ve sesidir dediğimiz noktada Pir Haber Ajansı’na getirilen erişim engelini kınıyoruz. Toplumun sesi ve vicdanı bir yerde kesilmiştir” dedi.

    PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya da, “Pir Haber Ajansı susturulamaz, ülkenin dört bir yanında bütün demokratik alanlara saldırı sürmektedir, basın-yayın alanında da Alevilerin sesi olan, Alevilerin sorunlarını dile getiren Pir Haber Ajansı susturulmaya çalışılıyor. Pir Haber Ajansı susturulamaz, dayanışma içerisindeyiz ve yapılan saldırıyı kendimize yapılmış olarak kabul ediyoruz” dedi.

    Dersim Araştırmalar Merkezi (DAM) Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Ayrılmaz, “Özgür basın susturulamaz, Pir Haber Ajansı’na getirilen erişim engelini haber alma hakkımıza erişim engeli olarak görüyor ve kınıyoruz. Pir Haber Ajansı hakkında bu kararı verenler bilmeliler ki efendilerine de yaranamayacaklar gün gelecek yasakçılığınız en büyük utancınız olacak” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • EMEP Dersim İl Örgütü: Zamlar derhal geri çekilmelidir!

    EMEP Dersim İl Örgütü: Zamlar derhal geri çekilmelidir!

    PİRHA-Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş önünde, faturalara gelen zamlara dair basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, AKP iktidarı yılbaşı gecesi elektriğe kullanım miktarına göre %52 ile %125 oranında kademeli zam yaparak krizin yükünü yine halkın üzerine yıktı denildi.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş önünde, faturalara gelen zamlara dair basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu.

    Yerli ve yabancı tekellerin rantını ve yüksek karını esas alan enerji politikalarının faturasını emekçi halk ve ülke ağır bir şekilde ödediğini söyleyen Tekin, “Yeni yıla elektrik faturalarını katlayan zamlarla girdik. Her gelen faturaya ‘bu kadar da olmaz’ diyoruz ancak oluyor. Gördüklerimiz duyduklarımız, dudak uçuklatır cinsten. Bir önceki ayın iki katından fazla gelen faturalar için kendimizce önlemler alıyoruz ancak olmuyor. Ne elektronik ürünlerinin 22:00’dan sonra açılması ne de sürekli lamba kapatmak çözüm” diye belirtti.

    “AKP KRİZİN YÜKÜNÜ HALKA YIKTI”

    AKP iktidarı yılbaşı gecesi elektriğe, kullanım miktarına göre %52 ile %125 oranında kademeli zam yaparak krizin yükünü yine halkın üzerine yıktığını belirten Tekin, “Tepkiler üzerine aylık tüketimi 150 kilowattan 210 kilowata çıkartmış olsalar dahi bu yüksek gelen faturaların düşmesi anlama gelmiyor! Müjde olarak sunulan bu yeni düzenlemede 210 kilovatsaatlik elektrik tüketimi 329 liradan 288 liraya düşecek, 41 TL’lik bir indirim!  Elektrik ve doğalgaza yapılan zamlar sonucunda 2021 yılının son 6 ayında 1 milyon 655 bin 226 abonenin elektrik ve doğalgazı, borcunu ödeyemediği için kesildi. Her ay ortalama 185 bin konutun elektriği, 80 bin konutun da doğalgazı borcundan dolayı kesiliyor. İşsizliğin çok yüksek olduğu, istihdamın neredeyse hiç olmadığı ilimiz Dersim’ de de bu durum nedeniyle, birçok vatandaşımızın elektrik faturalarını ödeyemeyeceği, ısınma sorununu çözemeyeceği koşullarla karşılaşacağımızı göstermektedir.  Elektrikte kademe sınırının günde 5 kilovatsaatten 7’ye çıkarılmasının vatandaşları el yakan faturalardan kurtarmayacağı çok açık, zamlar derhal geri çekilmelidir.

    “İNSANLAR ALDIKLARI MAAŞLA YAŞAM SAVAŞI VERMEKTEDİR”

    Elektrik üretim ve dağıtımının tekellerin kâr ve rantı için piyasalaştırılıp sömürü alanı haline getirilmesiyle üretim, istihdam, insanca yaşam imkânları yok edilerek halk soğuk ve karanlık günlere mahkûm edildiğini vurgulayan Tekin, “Yoksuldan alıp zengine aktaran, ülkede yaşanan her bir sorunun faturasını işçi ve emekçiye kesen bu iktidar da, bu düzen de çürümüştür, değişmelidir. Bunu değiştirecek olansa talepleri etrafında örgütlenerek, birleşecek ve kendi seçeneğini yaratacak işçi sınıfı ve emekçi halk olacaktır. Tek adam iktidarı; muhalif politik parti başkanını, on yaşında bir çocuğa küfrettirip gülücükler dağıtsa da, muhalifleri sindirmek için polis ve askeri kuvvetlerle sistematik baskı cenderesine alsa da, eleştiride bulunanları dilini koparmakla, kafasına sıkmakla, gittikleri yere kadar kovalayarak ezmekle vb. tehditlerle susturmaya çalışsa da ortada yüze çarpan başka bir gerçeklik daha var; sistematik zam yağmurları! Çalışabilir nüfusun yüzde 14`ü işsizdir, 15 milyon işçiden ancak 1.2 milyonu sendikalıdır, yoksulluk sınırı dört kişilik aile için 13 bin TL civarına çıkmıştır ve on milyonlarca insan bu sınırın çok çok altındaki ücret ve maaşla yaşam savaşı vermektedir bu ülkede” diye konuştu.

    “ZAMLAR DURDURULMALI”

    Emek Partisi Dersim İl Örgütü’nün yapılan zamlara yönelik talepleri şu şekilde:

    -İnsanca yaşayacak bir ücret için derhal tüm ücretlere ek zam yapılmalıdır.

    -Elektrik kesintisi nedeniyle artan maliyet bahanesiyle fiyat artışları yapılmamalı zamlar durdurulmalıdır.

    -Elektrik, doğalgaz, telefon, internet faturalarına yapılan zamlar geri alınmalı; yoksulluk sınırının altında geliri olan ya da hiç geliri olmayan her hane için doğalgaz, su, elektrik, telefon-internet hizmeti ücretsiz olmalıdır.

    -Başta KDV olmak üzere, konutlarda faturaları kabartan vergi ve kesinti kalemleri kaldırılmalıdır.

    -Faturaları ödeyecek geliri olamayan ailelerin elektriklerinin ve gazlarının kesilmesine son verilmeli bu faturalar hazine tarafından karşılanmalıdır.

    Açıklamaya HDP İl Eş Başkanları Nurşat Yeşil, İbrahim Kasun ve Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Hüseyin Kasun da destek verdi. Açıklamanın ardından katılımcılar tarafından faturalar yakıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • EMEP Dersim İl Örgütü’nden, üyelerinin tehdit edilmesine tepki-VİDEO

    EMEP Dersim İl Örgütü’nden, üyelerinin tehdit edilmesine tepki-VİDEO

    PİRHA-EMEP Dersim İl Örgütü yöneticileri, üyelerinin tehdit edilmesini protesto ederek saldırılara karşı boyun eğmeyeceklerini ifade etti.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, üyeleri Yusuf Akın’ın 1 Ocak tarihinde kendilerini istihbarat elemanı olarak tanıtan kişilerce tehdit edilmesine tepki göstermek amacıyla il binalarında basın toplantısı gerçekleştirdi.

    “TÜM DEMOKRASİ GÜÇLERİNE YAPILMIŞ BİR SALDIRIDIR”

    Üyelerinin tehdit edilmesinin tüm demokrasi güçlerine yönelik yapılan bir saldırı anlamına geldiğini söyleyen EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Üyeleri Yusuf Akın’ın 1 Ocak Günü gece saat 22.00 sularında Yeni Mahallede bulunan evine giderken, kendilerini “istihbarattan” diye tanıtan 3 kişi tarafından tehdit edildi ve söz konusu kişilerin Akın’a, “ ‘Gel seninle biraz konuşalım, yanlış yoldasın’ denilmiş ve içlerinden biri silah gösterip ‘Bir şey yapmak isteseydik yapardık’ denilerek o bilindik lafları etmişlerdir” dedi.

    “SALDIRILARA KARŞI BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    HDP’ye yönelik saldırılar, sokak ortasından insan kaçırma gibi saldırılan ile partilerine yönelik saldırıların birbirinden bağımsız olmadığına dile getiren Tekin, “Bu saldırılar üzerinden kitlelerin pasifize edilmesi, mücadeleye katılımının engellenmesi hedeflenmektedir. Buna ancak mücadeleyi büyüterek karşılık verebiliriz. Tek adam iktidarının baskıya, şiddete, yasaklara, tehdide dayanan yönetiminin uygulayıcıları tarafından gerçekleştirilen bu saldırıya dair gerekli hukuki işlemleri yapacağımızı belirtmekle birlikte, buna boyun eğmeyeceğimizi hatırlatmak istiyoruz. Yetkililerin açıklama yapmasını bekliyoruz aksi takdirde, başta Tunceli Emniyet Müdürlüğü olmak üzere, mülki idarenin sorumlu olduğunu belirtmek isteriz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • EMEP Dersim İl Örgütü eğitimdeki sorunlara dikkat çekti: Aileler endişeli-VİDEO

    EMEP Dersim İl Örgütü eğitimdeki sorunlara dikkat çekti: Aileler endişeli-VİDEO

    PİRHA-Emek Partisi Dersim İl Örgütü, eğitimdeki sorunlara dair Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Okullar açıldığını ama ailelerin ciddi endişe içinde olduğu belirten EMEP’liler, “Çünkü Millî Eğitim Bakanlığı’nın ve hükümetin açıklamaları şeffaf değil, önlemler ise yetersiz” dedi. 

    Emek Partisi Dersim İl Örgütü, eğitimdeki sorunlara dair Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı.

    Basın açıklamasını Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu. “Okullar açıldı ama aileler ciddi endişe içinde” diyen Tekin, “Çünkü Millî Eğitim Bakanlığının ve hükümetin açıklamaları şeffaf değil, önlemler ise yetersiz. İlimizde de yeni eğitim öğretim yılı sancılı başladı. 24 Ocak 2020’de Elazığ’da 41 kişinin ölümüyle sonuçlanan depremde Dersim’de de birçok okul hasar almıştı. İlde hasar tespiti yapılan 60 okuldan 25’i için güçlendirme ve onarım kararı çıktı. Aradan geçen 1 buçuk yılda okullarda hiçbir şey yapılmadı, Okullardaki güçlendirme çalışmaları ders zilinin çalmasıyla başladı” dedi.

    “TEK ADAM YÖNETİMİNİN EMEKÇİ DÜŞMANI POLİTİKALARI EĞİTİM POLİTİKASINDA DA DEVAM ETMEKTEDİR”

    Tek adam yönetiminin salgına dair politikası nasıl ki sermaye yanlısı ve emekçi düşmanı olarak şekillenmişse, okullarla ilgili politikalarının da aynı şekilde şekillendiğini vurgulayan Tekin, şunları kaydetti:

    “Okulların kapalı olmasının, devletin salgın boyunca eğitim ve koruma görevinden tamamen elini çekmesinin sonuçlarını en derinden ve en kalıcı olarak yaşayanlar yoksulların, işsizlerin, işçi ve emekçilerin çocukları olmuştur. Eğitim hakkına ulaşamamak, çalışmaya mecbur bırakılmak, küçük yaşlarda sömürü çarklarına sürüklenmek, bakım olanakları olmadığı için evlerde güvensiz şekilde ve tek başlarına kalmak bunun başlıca sonuçlarıdır. Zaten eşitsizliklerle dolu sınav sisteminin üzerine pandemi eklenince öğrencilerin başarı durumu daha da gerilere gitmiştir. Yani salgının her türlü yükü omuzlarına yüklenen, sermayeye sağlıklarını, canlarını vermeleri beklenen, salgın boyunca tedbirsiz, dip dibe ortamlarda ve üç kuruşa çalıştırılan, işsizliğe mahkûm edilen emekçilerin çocuklarına da eğitim hakkından mahrum kalmak, eşitsizliklerin kalıcı hale gelmesi ve yoksulluk pay edilmiştir.”

    “BİRLİKTE MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Okulların yüz yüze açıldığı bu dönemde, yaşanan endişe ve kaygıların sebebinin tek adam yönetiminin iki yıl boyunca oluşturduğu politikalar olduğunu belirten Tekin, “Bugüne kadar ne Milli Eğitim Bakanlığı ne de alt birimler okullarla ilgili hangi hazırlıkların yapıldığını, ne tür önlemler alındığını paylaşmadı, paylaşmıyor. Süreç şeffaf bilgi ile halka anlatılmıyor. Halk yeni bir “sürü bağışıklığı” stratejisinden endişe ediyor!  Yapılan çağrılara tek bir cevap dahi verilmiyor. Bu durum, okullar için tekrar “aç kapa” uygulamasının geri gelmesi endişesini da beraberinde getirmektedir. Okulların güvenli şekilde açık tutulması için emekçilerle, sağlık ve eğitim örgütleriyle, velilerle birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” diye belirtti.

    Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, yapılması gerekenleri söyle sıraladı:

    -MEB alınan tüm önlemlere ilişkin şeffaf şekilde bilgileri paylaşmalıdır.

    -Güçlendirmeye alınan okullar denetlenmeli, güvenli ve hızlı bir şekilde eğitim – öğretime açılmalıdır.

    -Okullarda öğretmen açığının giderilmesi için atama bekleyen öğretmenlerin hızlıca ataması yapılmalıdır.

    -Okullarda tüm sınıflar havalandırmaya uygun hale getirilmeli, uygun olmayan sınıflar kullanılmamalıdır.

    -Okulda tüm yetişkinlerin ve öğrencilerin maske takması ve mesafeye uyması için gerekli önlemler alınmalı, maskeler ücretsiz olarak sağlanmalıdır.

    -Belirti gösteren ya da temaslı öğretmen ve öğrencilerin okula gitmemesi için bilgilendirme ve önlemler alınmalıdır.

    -Sınıflar seyreltilmeli, öğrenci sayıları 30’un altında tutulmalıdır.  Ek sınıflar oluşturulmalıdır.

    -Öğretmenlerin aşılamaları tamamlanmalı, okullarda sağlık odaları oluşturulmalıdır.

    -Okullar için gerekli bütçe ayrılmalıdır.

    PİRHA/DERSİM

  • Tekin: Yer tartışmaları çözüldüğü taktirde katı atık tesisinin büyük katkısı olacağını düşünüyoruz-VİDEO

    Tekin: Yer tartışmaları çözüldüğü taktirde katı atık tesisinin büyük katkısı olacağını düşünüyoruz-VİDEO

    PİRHA-EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, Sütlüce’de yapılmak istenen katı atık tesisi projesini PİRHA’ya değerlendirdi. Katı atık tesisi projesinin Dersim içinde önemli konulardan biri olduğuna vurgu yapan Tekin, “Böyle bir projenin yapılması vahşi çöp toplama tekniğinden kurtularak daha sağlıklı, daha az zarar veren projeler yapılması önemli” dedi. 

    Dersim’de son zamanlarda en çok tartışılan konulardan biri Sütlüce’de yapılmak istenen katı atık tesisi projesi. Köylüler projenin yaşam alanlarını yok edeceği endişesiyle Sütlüce’de yapılmasını istemezken, diğer bir görüş ise katı atık projesinin Dersim’in en önemli ihtiyaçlarından biri olduğu şeklinde.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, Sütlüce’de yapılmak istenen katı atık tesisi projesinde tartışılan konuları PİRHA’ya değerlendirdi.

    “HALKIN TEPKİSİNİ DİKKATE ALMAK GEREKİR”

    PİRHA: Köylüler projenin yapılmasıyla birlikte geçimlerini sağladıkları tarım ve hayvancılığı artık yapamayacaklarını söylüyorlar. Köylülerin şikâyetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    ERGİN TEKİN: Birçok yer için olduğu gibi Dersim içinde önemli konulardan biridir aslında katı atık bertaraf projesi. Böyle bir projenin yapılmasıyla vahşi çöp toplama tekniğinden kurtularak daha sağlıklı, daha az zarar veren projeler yapılması önemlidir. Parti olarak biz de bunun doğru olduğunu ve yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Ama son 1-2 aydır yapılan tartışmalara baktığımızda orada yaşayan köylülerin temel şikâyetleri var, belediyenin buna dair açıklamaları var. Ama köylülerin kendi yaşam alanlarının yok edileceğine dair kaygılarını görmek lazım. Yıllardır kullandıkları bu ormanlık alanın kesileceğine ve ağaçların kalmayacağına dair endişeleri var. Köylüler hayvancılıkla uğraştığı için projenin yapılmasıyla birlikte burada artık hayvancılık yapamayacaklarını tesisin yapılmasıyla birlikte hem koku açısından hem de yer altı kaynaklarına karışacağı kaygısıyla kendi yaşam alanlarının yok olacağına dair tepkileri var. Önemli bir tepkidir, sonuçta halk bu konuda ne diyor bunları dikkate almak gerekir. Projenin yapılacağı yer ile ilgili geçmişte dört bölge belirlenmiş ve en uygun olan yerin sütlüce olduğu söyleniyor. Asıl tartışılması gereken mesele burada köylülerin ikna olup olmadığı, bu tesis buraya yapılsın ve artık bu iş çözülsün konusunda köylülerin hala ikna olmadığı bir durumla karşı karşıyayız. Oldukça doğaldır sonuçta insanlar kendi yaşam alanlarında çöp gibi olumsuz bir şeyin olmasında rahatsız olacaklardır. Daha çok oradaki yaşam alanlarının yok olacağına dair kaygıları var.

    “BAŞKA ALTERNATİF YERLER VAR MI DİYE TARTIŞMAK GEREKİYOR”

    Köylüler projenin yapılması halinde yaşam alanlarını tehdit edeceği için başka bir yere yapılmasını istiyor. Köylülerin yoğun tepkisi nedeniyle başka bir yerde yapılamaz mı?

    Belediye projenin yer değiştirilmesiyle alakalı bir açıklama yaptı. Yapılması gereken bir proje ama son dönemlerde tartışılan konu projenin yeri meselesi. Gerçekten buna dikkat etmek, ormanlık alanın yok edilmesine karşı ne yapabiliriz diye konuşmak lazım. Başka alternatif yerler var mı diye tartışmak gerekiyor. Şimdi çeşitli kurumlardan mühendislerin katıldığı, bilimsel çalışmaları yürütecek arkadaşların katılacağı belediyeden, köylülerin de yer alacağı, siyasi partilerin de katılacağı komisyon kuruldu. Ama komisyon ne kadar faydalı olacak, ne kadar etkili olacak bunlara dikkat etmek lazım. Geç kalınmış bir şey bence komisyon açısından baktığımızda eksik bir durum söz konusu ama yine de bu alanlarda tartışmak ve bu projedeki netliği ortaya çıkarmak önemli olacak diye düşünüyorum. Zaten hiçbir köylü projenin yapılmasına karşı değil, zaten köylüler partimize geldi görüştük olumlu bir proje, yapılması gerekiyor ama yaşam alanlarının yok olmasından dolayı yaşadıkları yeri terk etmek zorunda kalacaklarını söylüyorlar. Geçmişte belki daha fazla tartışılması gereken şeylerden biriydi halkın ikna edilmesi açısından, halkla tartışılarak yer belirlemeler yapılsaydı daha iyi olurdu diye düşünüyoruz. Ama son döneme kaldık tabi her şey bitmiş değil yine bu komisyonla birlikte belki daha iyi kararlar çıkabilecek ve köylünün de ikna olabileceği bir durum yaratılabilir. Sıkıntı bu komisyonda ne karar çıkacak ve eğer bir karar alınırsa bu karar uygulanacak mı o da başka bir mesele. Komisyon buranın olumsuz olduğunu söylerse belediye biz komisyonun kararına uyuyoruz, diyecek mi bu da muallakta. Projeye dair karar verme yetkisine sahip olan DER-KAB (Dersim Katı Atık Bertaraf Birliği) yönetimi projenin uygulanıp uygulanmayacağına dair karar verici ve bunu uygulayıcı olan tek merci. O nedenle birlik yönetiminin köylülerin taleplerini ve kaygılarını önemsemesi gerekir diye düşünüyoruz.

    “HALKI İKNA EDEMEZSEK ÇOK SIKINTI YAŞARIZ”

    Belediyenin yaptığı açıklamalardan biri Avrupa Birliği’nden 15 milyon Euro destek geliyor, eğer proje yapılmazsa bu destek yok olacak on yıl içerisinde hiçbir hibe alamayacağımızı söylüyor. Ancak iş sadece paranın miktarıyla ilgili değil, büyük bir para ama burada halkı ikna edemezsek çok sıkıntı yaşarız. O yüzden paradan öte halkı ikna edebildik mi edemedik mi bunların tartışılması ve buna göre net bir şeyin ortaya çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz. ÇED raporu kayyım dönemi alınan bir karar ve kayyım bir darbedir sonuçta halkın seçtiği iradeyi yok eden ve onun yerine iktidar tarafından atanmış bir anlayışın uyguladığı baskıyı hepimiz burada gördük. ÇED raporunun alındığı dönem kayyım dönemi ve kayyım belediye meclisini feshetmiş durumda ve tek başına karar alan bir anlayışla hareket ediyordu. ÇED raporunda köylülerin olumlu bir karar verdiği söyleniyor ama kayyımın baskısıyla başka bir sonuç çıkma ihtimali biraz zordu. Çünkü onun getirdiği korku, baskı köylülerde böyle bir yönelime neden olmuş olabilir. Açıklanan ÇED raporu değiştirilebiliyorsa, halkın düşüncelerini dikkate alarak yeni bir karar alınması gerektiğini düşünüyoruz. Daha az zararlı, bilimsel çalışmaların yapıldığı, hem yeraltı kaynaklara sıkıntı yaratmayacak, aynı zamanda ormanlık alanı da yok etmeyecek, yaşam alanlarını daha az etkileyecek bir yerin seçilmesinin daha doğru olacağını ve köylülerin taleplerinin dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz.

    Proje yapılırsa Dersim’e nasıl bir katkıda bulunacağını düşünüyorsunuz?

    Bunlar önemli projeler. Sadece Dersim’de değil, komşu illerimizde her tarafta çöp yığınının arttığı ve vahşi çöp toplama tekniklerinin uygulandığı bir durumla karşı karşıyayız. Bunun değiştirilmesi gerekiyor, çevreyle daha uyumlu, daha az zarar veren, bilimsel çalışmaların yapıldığı katı atık bertaraf projelerinin yapılmasından yanayız ama sıkıntı yer meselesi. Bu mesele çözüldüğü takdirde bence Dersim’e büyük bir katkısı olacağını düşündüğümüz bir proje.

    Cihan BERK/DERSİM

  • Dersim EMEP: Asgari ücret insanca yaşanacak bir düzeyde olmalı-VİDEO

    Dersim EMEP: Asgari ücret insanca yaşanacak bir düzeyde olmalı-VİDEO

    PİRHA-EMEP Dersim İl Örgütü asgari ücretin insanca yaşanacak bir düzeyde olması gerektiğini belirterek, “Asgari ücret vergi dışı bırakılmalıdır” dedi.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ikinci toplantısına ilişkin parti binasında basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan EMEP İl Örgütü Başkanı Ergin Tekin, milyonlarca çalışanın bu anı beklediğini söyledi. “Peki, çoğunluğunu patronlar ve onların hükümetinin temsilcilerinin oluşturduğu bu komisyon işçinin, emekçinin, esnafın halinden anlar mı? Tabi ki anlamaz” diyen Tekin, pandemiyle birlikte ekonomik krizin şiddetlendiğini belirtti.

    Bu dönemde işten atmaların yaygınlaştığını, işsizliğin çığ gibi büyüdüğünü dile getiren Tekin, “Emekçiler bu dönemde ücretsiz izin, kısa çalışma ödeneği, zorunlu izne çıkarmayla fiilen bin 100-bin 700 TL düzeyine düşen ücretlerle hayatta kalmaya çalışıyor” dedi.

    “SIKINTILI GÜNLERDE MAĞDURİYET EDEBİYATIYLA HALK ALDATILMAKTADIR”

    Tekin, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un, “Yoksulluk, özellikle aşırı yoksulluk uluslararası dokümanlarda da ifade edildiği gibi artık Türkiye için bir sorun olmaktan çıktı” sözlerini hatırlattı. Selçuk’un söylemlerine rağmen milyonlarca insan aç kalmamak için açlık sınırı altında ücretle çalışmak zorunda kaldığını ifade eden Tekin, “Türkiye nüfusunun büyük çoğunluğunun açlıkla boğuştuğu, ekonomik krizin pandemi süreciyle birlikte işsizlik, yoksulluğu katmerleştirdiği bu süreçte, yoksulluk kalmamıştır deniliyor.  Bakanın ucuz ekmek kuyruklarının ne kadar uzadığından ve yüzde 14’e varan resmi işsizlik rakamından bir haber olduğunu söylemek abartı olmaz. Reformları bile sermayenin çıkarları için hazırlayan bu iktidarın, günlük 39 TL’ye çalışmak zorunda kalan işçilere sadaka gibi artışlar yaparak, sıkıntılı günlerin mağduriyet edebiyatıyla da halkı aldatmaktadırlar” şeklinde konuştu.

    İnsanca yaşam için çağrıda bulunan Tekin, taleplerini şu şekilde sıraladı:

    -İşten atmalar gerçekten yasaklanmalı ve ücretsiz izinler durdurulmalıdır. Tüm emekçilere, iş güvencesi sağlanmalıdır.

    -Asgari ücret, insanca yaşanacak bir düzeyde olmalı, asgari ücret vergi dışı bırakılmalıdır!

    -Artan enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında eriyen tüm ücretler iyileştirilmeli ve maaşlara ek zam yapılmalıdır.

    -Temel tüketim maddelerine yapılan zamlar geri alınmalı ve fiyatlar dondurulmalıdır.

    -Ağırlaşan ve kötüleşen çalışma koşulları nedeniyle her geçen gün hızla artan iş cinayetlerine ve iş kazalarına karşı, işçi sağlığı iş güvenliği için gerekli tedbirler alınmalıdır.

    -Herhangi bir gelir ve ücret kaybına izin verilmeden çalışma saatleri düşürülmelidir.

    -Vergi tabana değil tavana yayılmalı ve az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalıdır.

    -“Yap işlet devret” modeliyle yaptırılan ve kamudan sürekli patronlara kaynak aktarılan sözleşmeler iptal edilmeli ve Varlık Fonu lağvedilmelidir.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de 1 Eylül: Savaşa inat barışı savunmaya devam edeceğiz-VİDEO

    Dersim’de 1 Eylül: Savaşa inat barışı savunmaya devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA – Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle yürüyüş gerçekleştirdi. Ardından Seyit Rıza Meydanı’nda gerçekleşen açıklamada barış talepleri dile getirildi.

    1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında Dersim’de etkinlik gerçekleştirildi. Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri, siyasi parti ve kurum temsilcileri, HDP Milletvekili Alican Önlü ve çok sayıda yurttaş eşliğinde Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi.

    Yoğun polis ablukasında yapılan yürüyüşte sık sık ‘Savaşa hayır barış hemen şimdi’, ‘Kayyumlar gidecek halk kalacak’, ‘Biji aşiti’ sloganları atıldı.

    Seyit Rıza Meydanı’nda gerçekleşen açıklamayı okuyan Emek Partisi İl Başkanı Ergin Tekin, “1939’da Nazi Alman ordularının Polonya’ya saldırarak; dünyanın gelmiş geçmiş en kanlı, en yıkıcı savaşı başlattığı günün yıl dönümü. Sonrası malum… Dünyayı kana bulayarak egemen olma hesabındaki Hitler faşizmini, başta Sovyetler olmak üzere Dünya halkları durdurdu. Dişe diş bir mücadele yürütüldü. Savaştan sonra 1 Eylül Dünya Barış Günü ilan edildi… İşçiler,  emekçiler ve tüm insanlar savaşın ve sömürünün olmadığı, eşitlikçi bir düzende kendilerini özgür ve güvende hissederler. Türkiye’nin egemenleri ve yönetenleri , halkı; ülkenin etrafının düşmanlarla çevrili,  bekasının tehlikede olduğuna inandırmak için bin bir türlü dümenler çeviriyorlar. Sonra da kurtuluşun kendi politikaları etrafında seferberlik havasında birleşmekten geçtiğini propaganda ediyorlar. Ekonomik ve siyasal olarak sıkışan iktidar, savaş ve operasyon olasılığını gündemde tutarak, işçi ve emekçileri yedeklemek, muhalif güçleri hizaya çekmek istiyor” ifadelerini kullandı. 

    “İKTİDAR, ÜLKEYİ BİR ATEŞ ÇEMBERİNE ATMIŞTIR”

    Kayyım atamalarının gerekçelerinin kimseye inandırıcı gelmediğini belirten Tekin, “Demokrasi, hak eşitliği, barış ve emek taleplerimiz savaş, silahlanma ve kışkırtıcı siyasetle bastırılması sonucu halkımızın yoksulluğu büyümüş, ekmeği küçülmüş, birlikte yaşamı tehlikeye sokulmuştur. AKP-Erdoğan iktidarının “milli güvenlik” adına uyguladığı yayılmacı ve savaşçı politikalar, Türkiye’yi Suriye’de, Doğu Akdeniz’de, Ortadoğu’nun tamamında emperyalistler arasındaki paylaşım mücadelesinin bir parçası yapmaktadır. Bu durum, bırakalım güvenliğin sağlanmasını, ülkeyi giderek daha büyük gerilimlerin ve bölgesel savaş ve çatışmaların içine çekmektedir. Yıllardır devam eden bu politikaların sonucu milyonlarca insanın ölmesi, bir o kadarının yerinden yurdundan edilmesi, açlık, kan, gözyaşı ve yoksulluktur. AKP iktidarı, iddia ettiği gibi Ortadoğu’daki yangının mağdurlarından biri değil, birinci dereceden sorumluları arasındadır. Gerilimi tırmandırıcı politikalar uygulayarak, radikal İslamcı silahlı çeteleri destekleyerek, emperyalistlerin kullanım alanına gönüllü girerek, ülkeyi bir ateş çemberine atmıştır” diye konuştu. 

    “AKP-MHP FAŞİZMİNİN KARŞISINDA İŞÇİLER, KÜRTLER, DEMOKRAT GÜÇLER VARDIR”

    İHD verilerini aktaran Tekin,  Akp nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana katledilen kadın sayısı 15 binin üzerindedir. Bu bir savaşta yitirilecek insan sayısından fazladır. Bunun en önemli sebebi hükümetin muhafazakarlaşma çabaları ve devletin cezasızlık politikalarıdır.  Bu tabloda açıkça görüldüğü gibi, son haftalardaki başlıca gelişmelerin bir tarafında, AKP ,MHP faşizmi dururken bunun Karşı tarafında ise; bu politikaların hedefe koyduğu işçiler, emekçiler, Kürtler, çevreciler, hukukçular, bilim insanları aydınlar, sanatçılar, ilerici demokrat güçler vardır” diyerek sözlerini tamamladı. 

    Açıklamada konuşan HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde halkların barış talebini yineleyerek savaş siyasetine karşı herkesi ortak mücadeleye çağırdı.

    Açıklama, sloganlar ve alkışlar eşliğinde sona ererek müzik dinletisine geçildi.

    PİRHA/DERSİM