PİRHA- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararına tepkiler Dersim’de de büyüdü. bir çok siyasi parti ve STK temsilcilerinin de katıldığı yürüyüşte, “Hükümet istifa, hak, hukuk, adalet” sloganları atıldı. Eylemde konuşan siyasi parti temsilcileri, tutuklama kararını kınayarak, demokrasi ve eşitlik mücadelesinin süreceğini vurguladı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen tutuklama kararına yönelik tepkiler Dersim’de de devam ediyor. Dersim’de CHP İl Başkanlığı önünde toplanan kalabalık Seyit Rıza Meydanı’na kadar yürüdü. Aralarında bir çok siyasi parti ve STK temsilcilerinin de olduğu kitle, yürüyüş sırasında sık sık ‘Hükümet istifa, Hak, hukuk, adalet, direne direne kazanacağız’ sloganları attı.
Yürüyüşün ardından meydanda DEM Parti Dersim milletvekili Ayten Kordu, CHP İl Başkanı Kemal Özcan ve EMEP İl Başkanı Ergin Tekin konuşma yaptılar.
“BU YOLU KABUL ETMİYORUZ”
Türkiye’deki gündemi herkesin bildiğine vurgu yapan CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, “Neler olup bittiğini hepiniz biliyorsunuz” diyerek eyleme katılanlara teşekkür etti.
Ardından söz alan EMEP İl Başkanı Ergin Tekin de, büyük şehirlerde olduğu gibi, AKP iktidarının baskı ve sömürü politikalarına karşı sokakları dolduran kitleleri selamlayarak başladığı konuşmasında şunları ifade etti:
“Önümüzde iki yol var. Biri AKP ve Cumhur İttifakı’nın baskıyı ve sömürüyü arttırarak halkı teslim alması. Biz bunu kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Diğeri ise emeğin, barışın, kardeşliğin yükseleceği, sömürünün olmadığı diğer yol. Bizim yolumuz bu yoldur. Birlikte mücadeleyi büyüterek bu yolu seçmek zorundayız.”
“DEMOKRASİYİ VE EŞİTLİĞİ BU TOPRAKLARDA HEP BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”
Son olarak söz alan DEM Parti Dersim milletvekili Ayten Kordu ise şunları dile getirdi:
“Van’dan Hakkari’ye, Hakkari’den Dersim’e, İstanbul’a kadar uzanan bu hak gaspını, bu darbeci zihniyeti ir kere daha bu meydanlarda kınadığımızı, demokrasiyi ve eşitliği bu topraklarda hep birlikte inşa edeceğimizi ve bu inşayı mutlaka bütün halklarla hep birlikte gerçekleştireceğimizi bir kere daha belirtmek istiyorum. Ekrem İmamoğlu ve tutuklanan müdür arkadaşlarının derhal serbest bırakılması gerekiyor. Bu karar yargıya yapılmış bir darbedir, geri çekilmelidir.”
PİRHA- DEM Parti amblemi altında seçime girecek olan Dersim İttifakı, kentin sorunlarına dair 22 maddelik seçim bildirgesi açıkladı. Bildirgede, deprem riskinden, ekolojik yıkıma, göçten insansızlaştırmaya ve asimilasyon politikalarına kadar birçok başlığa yer verildi.
31 Mart Yerel Seçimleri için geri sayım başlarken, Dersim’i birlikte yönetmek için kurulan Dersim İttifakı, 22 maddelik seçim bildirgesini açıkladı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Emek ve Özgürlük Cephesi (EÖC) ile Partizan’ın bir araya gelerek oluşturduğu Dersim İttifakı’nın seçim bildirgesini, ittifak temsilcilerinin katılımıyla Dersim Belediyesi Eş Başkan adayları Birsen Orhan ve Cevdet Konak okudular.
Bildirge, deprem riskinden, ekolojik yıkıma, göçten insansızlaştırmaya ve asimilasyon politikalarına kadar birçok başlık altında kentin uzun süredir devam eden sorunlarını ve bunlara dair çözüm önerilerini içeriyor.
“31 MART SEÇİMLERİNE DERSİM’İ İNSANSIZLAŞTIRMA POLİTİKALARIYLA GİRİYORUZ”
31 Mart Yerel Seçimlerine savaş, şiddet, işsizlik, sonu gelmeyen zamlar, yoksulluk, bir grubun zenginliği için talan edilen doğa sonucunda ortaya çıkan afetler, göç ve Dersim’i insansızlaştırma politikalarıyla girildiği belirtilen açıklamada, yönetime gelinmesi durumunda, belediyenin öncelikli olarak üzerinde duracağı konular 22 başlıkta şöyle sıralandı:
“Dersim’de kurduğumuz Dersim ittifakımızla, geçmişten aldığımız birikim ve tecrübeyle kentimizin insanına, inancına, doğasına, emeğine sahip çıkarak aynı zamanda halkımızın coşkusu, birlikteliği ve en önemlisi katılımıyla birlikte yönetmeye talibiz.
DEPREM VE GÖÇ SORUNU
Bu bilinç ve yaklaşımla kentimizde ortaya çıkan ve çıkacak olan ihtiyaçlarımızı birlikte tespit ederek halkımızın gözetimi ve denetiminde hep beraber inşa etmek üzere;
İlimizin iki fay hattı arasında bulunması nedeniyle kentimiz ciddi bir deprem riski ile karşı karşıya bulunmaktadır. Depreme karşı dirençli bir kent oluşturmak için işin uzmanları ve bilim insanlarıyla birlikte belediyede Afet Müdürlüğünü harekete geçirip acil olarak metruk, zayıf yapıların tespitini yapıp, deprem öncesi kentin ihtiyaçlarını belirleyerek halkın denetiminde ve gözetiminde hep birlikte kenti depreme hazırlıklı hale getirmek olacaktır.
Kentimizde göç bugünün meselesi değil, dünün meselesidir. Yıllardır sistematik bir şekilde göç, özel savaş politikalarının bir parçası olarak bugün format değiştirmiş biçimiyle karşımıza çıkıyor. Başta gençlerimiz olmak üzere insanlarımız topraklarını terk edip yurt dışına gidiyor. Ekonomik kaygılar, baskı ve güvenlik kaygısı bu sebeplerden birkaçı…
Bizler insanlarımızı artık yurt dışından gelen tabutlarda değil onları burada yaşarken topraklarında görmek istiyoruz. Bu konuda uzmanlarla görüşüp somut adımlar atacağız. Dersimli iş insanlarımızla görüşüp, üretim ve istihdam alanları oluşturarak göçün ekonomik sebeplerini hafifleteceğiz.
KADIN, GENÇLİK, SOSYAL ETKİNLİKLER VE SOKAK HAYVANLARI
Kayyum döneminde kapatılan sosyal, kültürel, sanatsal ve eğitim birimlerimiz olan Kadın Danışma Merkezimiz, Gençlik Kültür Merkezimiz, Madde Bağımlılığıyla Mücadele Merkezimiz, Gençlik Danışma ve Sosyal Etkinlik Merkezimiz (GENÇ-SEM) Gıdabank ve Giysibank’ı faaliyete geçireceğiz.
Tüm canlıların yaşam haklarını gözeten programımızla kentimizdeki sokak hayvanlarımız için kent merkezi ve köylerimizde kısırlaştırma yaparak, bakımevlerinde rehabilite edip doğal ortamlarında güven içinde yaşamalarını sağlayacağız. Bu çalışmamızı da tüm hayvansever halkımızla ortaklaşarak çalışmalarımızı birlikte yürüteceğiz.
DİL, KİMLİK, İNANÇ VE TOPLUMSAL HAFIZA
Dilimiz kimliğimizdir, varlığımızdır bilinciyle ana dil kreşleri açacağız. Kimliğimize, inancımıza yönelik tüm asimilasyon politikalarını boşa çıkaracak çalışmalarımızı sürdürecek ve toplumsal hafızayı canlı tutmak amacıyla çok dilli belediyecilik hizmetlerimizi sürdüreceğiz.
YAŞLILAR, ENGELLİLER VE SAĞLIK
Çok engebeli bir topoğrafyaya sahip olan kentimizde engelli insanlarımızın yaşama katılımında, eğitim, sağlık, spor, barınma, ulaşım, çalışma gibi haklarına erişmede karşılaşacak sorunları çözmek için belediyemiz bünyesinde Engelli Birimini oluşturacağız. Hasta, yaşlı, engelli bakım emeği verenlerle dayanışma içinde olacağız ve sosyal ihtiyaçları oranında sosyal aktiviteler yapacağız.
Yaşlılarımız yani kentimizin yaşayan hazinelerinin temel ihtiyaçlarına cevap olacağız.
Belediyemizde geçmişte kurduğumuz Sağlık Birimini her gün mahallelerde sağlık taraması yaparak toplum sağlığı konusunda farkındalık yaratmak, koruyucu ve önleyici bilgilendirmeler yaparak farkındalık yaratmak için çalışmalarımızı yaygınlaştıracağız.
EKOLOJİ
Belediyemiz bünyesinde botanik bahçe oluşturarak yerli tohumların korunmasını ve üretici için ücretsiz fide olanağı yaratacağız.
Yeşil alanların geliştirilmesi ve spor tesislerin kurulması için piknik ve seyir alanlarını geliştireceğiz.
BELEDİYE BİNASI, YERALTI ÇARŞISI VE OTOPARK SORUNU
Yaşanılan deprem sonucu hasarlı olduğu tespit edilen mevcut belediye binasını yıkıp, altında otopark alanını da yaratarak tekrardan halkımızın hizmetine açılması için yeniden inşa edeceğiz. İtfaiye Müdürlüğü olarak kullanılan yapımızı yenileyeceğiz. Yeraltı çarşımızın artık esnafımızın ve halkımızın ihtiyaçlarına cevap olmadığının farkındalığıyla çözümler geliştireceğiz. Otopark sorununun çözümü için yeni otopark alanı oluşturacağız. Şehir merkezimizde bulunan çoğunluğunu kadın esnafımızın oluşturduğu pazar alanına ilişkin düzenleme yapacağız, korunaklı bir alan oluşturacağız.
DERSİM HAFIZA MÜZESİ
Gençlerin mesleki, sosyo-kültürel ihtiyaçlarının karşılandığı sanatsal beceri ve yeteneklerini geliştirebilecekleri yeni bir Kültür Merkezi inşa ederek içinde Dersim Hafıza Müzesi oluşturup geçmişimiz geleceğimizdir şiarıyla Alevi Hafıza Mekânı ve Alevi Bellek evi, Dersim Siyasal ve Toplumsal Bellek Evini inşa edeceğiz.
YENİ CEMEVİ, İÇME SUYU, KONUT VE ALTYAPI SORUNLARI
Gazik Mahallemizdeki imar planında cemevi olarak planlanan alanda cemevi projesini hayata geçirerek halkımızın kendi öz inanç değerleriyle buluşturacağız.
Kentimizin uzun yıllar kaynak suyuna olan ihtiyacını gidermek üzere ekoloji ve bilim çevreleriyle istişare ederek Ovacık ilçemizden temiz ve sağlıklı suyu kentimize ulaştıracağız.
Havamızı, suyumuzu, toprağımızı korumak için doğanın katledilmesine, talanına madencilik yapma adı altında yok edilmesine karşı halkımızla birlikte çevre ve doğa mücadelemizi büyüteceğiz.
Yoksul insanlarımızın barınma sorununu gidermek için sosyal konut projelerimizi hayata geçirerek yapı kooperatiflerine dirençli konut üretiminde destek olacağız.
Şehrin altyapı hizmetlerindeki eksikleri gidereceğiz. Yeni yapılan yerleşim alanların kanalizasyon tesislerini Biyolojik Atık Su tesisine bağlayacağız. Deprem toplanma alanlarının alt yapı ihtiyaçlarını hazır hale getireceğiz.
“AYRI BİR KADIN BÜTÇESİ OLUŞTURULACAK”
Özgün kadın çalışmalarını etkin ve kapsayıcı bir şekilde yürütebilmek için ayrı bir kadın bütçesi oluşturacağız. Kadın atölyeleri ile üretim alanları oluşturacağız. Kadın sağlık birimleri (hemşire, psikolog), ulaşımda Kadınkart uygulamasına geçeceğiz. Yoksul kadınlarımız için Hijyenmatik adıyla hijyen ürünlerini alabilecekleri mor marketler oluşturacağız. Kadın eğitim birimi, kadın meclisi, kadın kütüphanesi ve çocuk oyun alanları, işitme engellilerin de faydalanabileceği alo şiddet hattı, festival kadın pazarı oluşturup, kadın kampları yapacağız.
Pirler ve analar çalıştayı düzenleyerek 1938 anısına 38 fidan 38 kadın 38 genç projemizi hayata geçireceğiz.
Gençliğin eğitimine direkt katkısı olan eğitim destek evimizi güncelleyerek yeniden açacağız.
Madde bağımlılığı ile etkin mücadele kapsamında eğitimler yapacak, kapsamlı bilinçlendirme faaliyetleri örgütleyeceğiz.
“HALK MECLİSLERİ İLE YERİNDE VE YENİDEN YÖNETİM”
Bütün bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için mahallelerimizde belirli periyotlarda halk toplantıları yaparak sorunları yerinde tespit ederek katılımcı, halk meclisleri ile yerinde ve yeniden yönetim ile vizyonumuz halkçı belediyecilik olacak. Kendimizi, kentimizi hep birlikte yönetmek, toplumsal yaşamımızı eşitlik ve özgürlük değerleriyle birlikte sürdürebilmek için geçmişimizin deneyimleri ve geleceğe olan inancımızla ve eş başkanlık sistemimizle Dersim İttifak bileşenleri olarak daha güçlü geliyoruz.”
PİRHA- EMEP, SMF, TİP ve Emek ve Özgürlük Cephesi (EÖC), 31 Mart yerel seçimlerine, Dersim merkez ve ilçelerde ittifakla gireceklerini duyurdular. Yapılan ortak açıklamada, Dersim merkez ve ilçeleri kapsayan ortak program, ortak yönetim ve ortak protokolün en doğru, birleştirici ve demokratik bir ittifak olduğu belirtildi.
Emek Partisi (EMEP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Emek ve Özgürlük Cephesi (EÖC), Dersim’de ortak bir basın toplantısı düzenleyerek, 31 Mart yerel seçimlerine Dersim merkez ve ilçelerde ittifak olarak gireceklerini duyurdular. İttifak adına yapılan ortak açıklamayı EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu.
“DERSİM, KENDİ SINIRLARINI AŞAN BİR MUHTEVAYA SAHİPTİR”
Devrimci, demokratik ve ilerici cephe açısından seçimlerin en çok tartışıldığı, ittifaklar ve sonuçları itibariyle önem kazandığı yerlerin başında Dersim’in geldiğini belirten Ergin Tekin, Dersim’in özgünlüğüne dikkat çekerek şunları ifade etti:
“Bu sebepsiz olmadığı gibi tarihsel ve güncel boyutlarıyla Dersim’in tarihsel, siyasal, sosyolojik, ulusal, inançsal, kültürel özgün kodlarıyla ve birikimleriyle birebir ilintili bir durumdur. Bu anlamıyla Dersim, kendi sınırlarını aşan ve devrimci, demokratik, yurtsever cephe ve kamuoyunda politik etkisi ve yansımaları belirleyici olan politik bir muhtevaya sahiptir. Aynı biçimde egemenlerin ve somuttaki temsilcisi AKP/MHP iktidarının Dersim’e yönelik tarihsel ve güncel olarak topyekûn ideolojik, siyasal ve kültürel saldırılarının mahiyeti de Dersim’in bu özgün politik gerçekliğinden kaynaklanmaktadır.”
Tekin, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimlerde emeği, üretimi ve şeffaflığı merkeze koyan bir tutumla demokratik halkçı bir belediyecilik anlayışıyla hareket ederek, burjuva belediyeciliğine karşı halkın alternatif belediyeciliğini birlikte oluşturacaklarını vurguladı.
“DERSİM MERKEZ VE İLÇELERDE ORTAK PROGRAM ETRAFINDA BİRLEŞTİK”
Tekin, şöyle devam etti:
“Dersim’in tarihsel, siyasal ve sosyolojik gerçekliği ve özgünlüğünü esas alan en geniş demokratik ittifakı savunarak kazanımla çıkmak tek politik doğrultumuzdur. Somut olarak, Dersim merkez, ilçeler ve bir beldeyi kapsayan ortak program, ortak yönetim ve ortak protokolün en doğru, birleştirici ve demokratik bir ittifak olduğunu savunarak, bu politik tutum etrafında birleştiğimizi buradan halkımıza ilan ediyoruz. Dünden bugüne Dersim özgülünde halkın kazanımıyla sonuçlanan bütün demokratik, halkçı yerel yönetim tecrübelerini kendi kazanımlarımız olarak görüyor, tereddütsüzce savunmaktayız. Olumsuzluk ve eksikliklerimizi aşmak, doğrularımızı ve ileri birikimlerimizi sahiplenerek çoğaltmak politik doğrultumuzdur.”
PİRHA- Emek Partisi (EMEP), Dersim’de yerel seçimde belediye başkan adayı çıkarıyor. EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, SMF ile yaptıkları ittifak görüşmelerinde bir ilerleme kat ettiklerini ancak DEM Parti ile bir tıkanma yaşadıklarını söyledi.
Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, yaklaşan 31 Mart Yerel Seçimleriyle ilgili ittifak görüşmelerini ve seçim hazırlıklarını il örgütünde düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.
“DERSİM, İKTİDARIN HALA ‘DÜŞÜREMEDİĞİ’ BİR KENTTİR”
Emekten yana, demokratik ve halkçı bir belediyecilik için Emek Partisi olarak aday olduklarını söyleyen EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Bugüne kadar emekten yana, demokratik ve halkçı yerel yönetim ve belediyecilik anlayışıyla hareket ederek, halk kesimlerinin en geniş ittifaklarını oluşturarak bir alternatif oluşturma çabasında olduk. Bulunduğumuz belediye yönetiminde ya da yönetim dışında kaldığımızda da bu sorumlu politik çizgiyi savunduk” dedi.
Dersim’in, halen iktidarın ‘düşüremediği’, halkın ‘teslim alınamadığı’, rızasının sağlanamadığı, kendi özgünlükleriyle ‘tek’ sayılabilecek bir kent olma özelliğini sürdürdüğünü belirten Tekin, “Bu nedenledir ki devlet kurumları, üniversitesi, etkisine aldığı inanç kurumları yöneticileriyle, göçün etkilediği toplumsal yapı ve dokunun değişim beklentileriyle, bu halk mevzisi ele geçirilmek istenmektedir. Elbette halkımız buna izin vermeyecektir” diye konuştu.
“DERSİM BELEDİYESİ’NE ADAYIZ”
Dersim Belediyesi’ni emek esaslı oluşturmak üzere Emek Partisi olarak aday olduklarını halkla paylaşmanın zamanı olduğunu ifade eden Tekin, şunları kayda geçirdi:
“Elbette partimiz bugüne kadar savunduğu anlayış, politik çizgisi gereği en geniş halk güçleriyle birlikte, ortak bir yönetim gücü oluşturarak, halkımızın her alandan gelen temsilcilerinin katılımı ve ittifakıyla halkçı bir yerel yönetim oluşturarak, birlikte kazanmak ve başarmak istiyor.
Dersim’in işçilerine, üretici köylülerine, kamu emekçilerine, esnafına, emeklisine; gençlerine ve kadınlarına, inanç çevrelerine, odalarına, kooperatiflerine ve birliklerine çağrımızdır: Emekten yana demokratik ve halkçı bir yerel yönetim programını, hep birlikte saptamak ve hayata geçirmek üzere birleşelim!”
“SMF İLE İLERLEME KAT ETTİK ANCAK DEM PARTİ İLE TIKANMA YAŞADIK”
Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tekin, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) ile yaptıkları ittifak görüşmelerinde bir ilerleme kat ettiklerini ancak DEM Parti ile bir tıkanma yaşadıklarını söyledi. Zamanın dar olmasına rağmen ittifak çağrılarını sürdürdüklerini söyleyen Tekin, EMEP’in seçime girme taktiğinin halkın eğilimi olduğunu da söyledi. Tekin, yıllardır güçlü bir ittifakı savunduklarını belirterek halkın geniş kesimlerinin de en geniş ittifakı kurma çağrısı yaptıklarını aktardı. Tekin, il merkezinde en geniş ittifakı sağlayamasalar dahi ilçelerde ki ittifak görüşmelerinde esnek davranılması çağrısını da yaptı.
PİRHA- Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, Urfa Özak Tekstil işçilerine yapılan saldırıya dair bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan il başkanı Ergin Tekin “Patron başta olmak üzere Valinin, müftünün, kolluk güçlerinin ve iktidarın tek amacı, işçi sınıfının hakları için verdiği mücadelesini geriletmek, sınıf mücadelesinin diğer bölgelere yayılmasını engellemek” dedi.
Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, Sanat Sokağı’nda Urfa Özak Tekstil işçilerine yapılan saldırıya dair bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı il başkanı Ergin Tekin okudu.
“İŞÇİLER İŞYERİNDE İNSAN YERİNE KONMUYOR”
Özak işçilerinin 17 gündür insanca çalışma koşulları, sendika hakları ve insanca ücret için kaymakamlık, valilik, müftülük, patron ve iş birlikçi sendikaya karşı tüm tekstil işçilerine örnek olacak bir mücadele verdiğini belirten Tekin, “İşçiler iş yerinde insan yerine konmuyor, aşağılanıyor, yoğun mesailere bırakılıyor, düşük ücretlerle çalıştırılıyorlardı. Üye oldukları Öz İplik İş ise işçilerin değil de patronun tarafıymış gibi hareket ediyordu. Özak işçileri birlik oldular ve mücadele etmeye karar verdiler” dedi.
Direnişe başlayan işçilerin karşısına patronun, ilk önce jandarmayı diktiğini, işçilerin defalarca gözaltına alındığını ama yılmadıklarını vurgulayan Tekin, “Daha sonra valilik, Urfa’da üç günlük OHAL ilan etti ama işçiler yine geri adım atmadı. En son işçilerin karşısına müftülük çıktı. İşçilerin İbadetlerini gerçekleştirdikleri caminin bahçesine girmeleri yasaklandı. Ama işçiler, tüm bu saldırılar karşısında fabrika içinde üretime devam eden arkadaşlarını da ikna ederek fabrikada üretimi tamamen durdurdu” diye konuştu.
“AMAÇLARI HAK MÜCADELESİNİ GERİLETMEK”
Üç gün önce işçilerin emek güçleriyle birlikte yapmak istedikleri açıklamaya jandarmanın tekrar saldırdığını ve yüzlerce işçiyle birlikte Birtek Sen Genel başkanı ve yöneticilerini gözaltına alındığını ifade eden Ergin Tekin, “Sendika Genel Başkanı Mehmet Türkmen ve sendika yöneticileriyle birlikte işçilerinde bulunduğu 8 kişi üç gündür gözaltında tutuluyor. Bugün, yine Urfa OSB ye giden işçilerin önüne jandarma barikat kurdu ve tekrardan işçilere saldırıp 19 kişiyi gözaltına aldı. Partimizin Gaziantep milletvekili Sevda Karaca ve İstanbul milletvekili İskender Bayhan, jandarma saldırısı sırasında darp edilmiş, iki işçi saldırı sonucu fenalık geçirmiştir” diye belirtti.
Patron başta olmak üzere Valinin, müftünün, kolluk güçlerinin ve iktidarın tek amacının, işçi sınıfının hakları için verdiği mücadelesini geriletmek, sınıf mücadelesinin diğer bölgelere yayılmasını engellemek olduğunun altını çizen Tekin, “Biliyorlar ki, Özak işçisi kazanırsa bütün işçi sınıfı kazanacaktır. Bu kadar saldırgan olmalarının asıl sebebi budur” dedi ve işçilerle ilgili taleplerini şöyle sıraladı:
“-Gözaltına alınanların serbest bırakılması
-Sendikal hakkı nedeniyle işten atılan işçilerin işe geri iade edilmesi
-Direniş süresince yaşanan kayıpların karşılanması
-Üye oldukları Birtek Sen Sendikasının işveren tarafından tanınması “
PİRHA- Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü’nün 10. Olağan Kongresi yoğun bir katılımla yapıldı. Kongrede konuşan Dersim il başkanı Ergin Tekin, Tunceli Cemevi başkanı Ali Ekber Yurt’un AKP’den aday olmasını hatırlatarak, “İçimizden çürük meyveler çıkabilir. Asıl olan bu çürük meyveleri içimizden çıkarıp bahçemizi temizlemektir” dedi. HEDEP Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise Dersim’deki göç sorununa değinerek, “Demografik yapımızı değiştirmeye çalışıyorlar” dedi.
Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü’nün 10. Olağan Kongresi Grand Şaroğlu Otel’inde yapıldı. “Barbarlık yenilecek, işçi sınıfı kazanacak” sloganıyla yapılan kongre divan seçimiyle başladı. Divanın ve gündemin oylanmasından sonra konuşmalara geçildi.
Yoğun bir katılımın olduğu kongreye, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, Dersim eski belediye başkanı Mehmet Ali Bul, KESK Dersim şube başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, Dersim Sanayi ve Ticaret Odası yönetim kurulu üyeleri, Esnaf Sanatkarlar Odası, DİSK Genel-İş Sendikası, İHD, Dersim Barosu, TMMOB, TİP, HEDEP Dersim İl Örgütü, SMF temsilcileri, Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) başkanı Özkan Tacar, Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile çok sayıda sivil toplum örgütü katıldı.
“DERSİM’DE OMUZ OMUZA MÜCADELE ETTİK”
Toplantıda divan başkanı olarak ilk sözü alan merkezi disiplin ve denetleme kurulu üyesi Mustafa Taşkale, 10. kongrenin barbarlık yenilecek iddiası olduğunu belirterek, “Evet barbarlığı mutlaka yeneceğiz. On yıllardır Dersim’de, Dersim’in meydanlarında, Dersim’in bütün platformlarında yanyana geldiğimiz, birlikte mücadele ettiğimiz çok değerli emek ve demokrasi güçleri, değerli yoldaşlar, değerli Dersim halkı bir direngen mücadelenin sahipleri, umudu büyütmek üzere hep birlikte bugüne kadar alanlarda omuz omuza mücadele ettik. Düşenlerimiz oldu, aylarını tutuklukla geçirenler oldu ama yenilmedik, direndik” dedi.
Divan başkanının ardından EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin konuştu. Savaş politikalarının giderek tırmandırıldığı, halkın seçme iradesinin yok sayıldığı, başta Kürt sorunu olmak üzere en temel demokratik haklarına saldıran bir iktidarla karşı karşıya olduklarını ifade eden Tekin, Tunceli Cemevi başkanı Ali Ekber Yurt’un AKP’den aday olmasını hatırlatarak şunların altını çizdi:
“CEMEVİ BAŞKANI NEDEN AKP’DEN ADAY OLUYOR”
“Alevilerin, Alevi inancında olan vatandaşlarımızın Türk-İslam senteziyle asimile edilmeye çalışıldığı yok sayıldığı bir süreç yaşadık. Cemevlerini Kültür Bakanlığı’na bağlamaya çalışan, dedelere maaş bağlamaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Yakın zamanda bir yerel seçim var. Burada Alevi halkımızın taleplerini dikkate alması gerekirken, tam tersi bir cemevi başkanının gidip AKP’den yerel yönetim adayı olduğunu görüyoruz. Bu iktidar değil miydi muhalefet partisinin genel başkanını Alevi diye mitinglerde yuhalatan, bu iktidar değil miydi Sivas’ta canlarımızı diri diri yakanların sonunda adalet buldu deyip çıkartılmasını sağlayan. Ama şimdi cemevi başkanı bunların diliyle buraya gidiyor. Bunun nedeni ne? Tabii ki değerli bireysel çıkarlar. Bu cemevi başkanı buraya Diyanet İşleri Başkanı’nı da getirdi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ırkçı, faşist lideri Bahçeli’ye Hazreti Ali’nin kılıcını da verdi. Peki neden yapıyor bunları? Aleviler inançlarına daha sahip olsun diye mi? Tam tersine kendi çıkarlarını büyütmek için. Olabilir, içimizden böyle çürük meyveler çıkabilir. Asıl olan biz bu çürük meyveleri içimizden çıkarıp artık bahçemizi temiz bir aydınlığa çıkarmamızdır.”
“KENDİLERİ İÇİN TEHLİKE OLARAK GÖRDÜKLERİ GENÇLERİN KAFASINI YIKIYORLAR”
İktidarın eşit haklar mücadelesini yok saydığını, inkar ettiğini vurgulayan Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, “Yaşadığımız topraklarda yeniliyor, sınır ötesinde, Suriye’de, Irak’ta, Rojova’da oradaki Kürt oluşumlarının varlığına tahammül göstermiyor. Ve bugünün devlet yöneticileri oraları yakıp yıkacağız, geçeceğiz diye sözler edebiliyorlar” dedi.
İktidarın halkı bölerek yönetmekten ve inançları istismar etmekten hiçbir şekilde geri durmadığını belirten Tüzel, şunları söyledi:
“En son bunlardan bir tanesi de ÇEDES adı altında öğretim kurumlarımızda, din insanlarının, din adamlarının gençlerin kafasını işlemesi ve iktidarın istediği doğrultuda siyasal İslamcı bir kültürle, bir bilinçle yetiştirilmeleridir. Böyle bir Eğitim sistemi elbette laik olduğunu, anayasasında laik olduğu yazan bir ülkede kabul edilemez. Ama bu yeni değil. Gençleri, özellikle kendileri için tehlike ve tehdit unsuru olarak, iş isteyen, ana dilinde eğitim isteyen, parasız nitelikli eğitim isteyen, gelecekte meslek sahibi olmak isteyen, sağlıklı yaşamak isteyen gençliğe bunları veremedikleri için tehlike olarak görüyorlar ve kafalarını yıkamak için ellerinden geleni yapıyorlar”
Daha sonra kürsüye gelen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, “21 yılda çok ciddi kurumsallaşan bir faşizm var karşımızda” diyerek başladığı konuşmasında Dersim’in göç sorununa vurgu yaparak şunları ifade etti:
“Bu kentte çok ciddi bir göç var. Bizim demografik yapımız değiştirilmeye çalışılıyor. Bu yeni bir politika değil. Dersim’de uzun zamandır uygulanan bir politika. Kaçırt, güvenlik sorunu yarat, aç bırak, politik olarak mahrum bırak, baskı yap, gözaltı yap, manipüle et, yurt dışına kapıları aç, gençliği gönder. Buraya dışarıdan nüfus taşı ve demografik yapıyı değiştir. Aslında bunu yaparken inancı değiştiriyor. Bunu yaparken Kürt kimliğimize, Alevi kimliğimize dönük bir değiştirme politikası yürütüyor. Bizim, Emek Partisi dahil olmak üzere tüm siyasal partilerimiz, kentimizde bulunan STK’lar, çok ciddi bir şekilde Dersim’de yaşanan bu politikalar üzerine gerçekten daha ciddi çözüm önerileriyle ortaklaşmamız ve buna ilişkin bir planlamayı önümüze koymamız gerekiyor. Çünkü bizim artık sözün dışına çıkmamız gerekiyor”
EMEP DERSİM YENİ YÖNETİMİ
Kongrenin bitiminde yapılan oylama sonucunda Ergin Tekin tekrar Dersim İl Başkanı seçilirken, yönetim ve disiplin kurulu üyeleri belirlendi. Seçilen yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor: Elif Özer, Çağla Yolaşan Kurul, Fatma Argın Taşkale, Kenan Çetin, Yaşar Çiçek, Aydın Keser, Orhan Kurul.
Disiplin kurulu üyeleri Serpil Argın, Çetin Yılmaz ve Veli Söylemez olurken, Ergin Tekin ve Çağla Yolaşan Kurul ise üst kurul delegeleri oldular.
PİRHA-12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası yaşı büyütülerek idam edilen 17 yaşındaki Erdal Eren, idamının 41. yılında Dersim’de anıldı. 12 Eylül askeri darbesinin hedefinin, emekçilerin ve gençliğin artan mücadelesini baskı altında tutarak kapitalist düzeni korumak olduğunu söyleyen Emek Gençliği Dersim İl Yöneticisi Yusuf Akın, “13 Aralık 1980’de Erdal Eren bu koşullarda, emekçilere ve gençlik yığınlarına korku salmak için, hukuk da ayaklar altına alınarak idam edildi” dedi.
Dersim Emek Gençliği, 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası yaşı büyütülerek idam edilen 17 yaşındaki Erdal Eren, idamının 41. Yılında Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı.
Erdal’ı Erdal yapan mücadelesine ve partisine olan bağlılığı olduğunu vurgulayan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “12 Eylül’den bugüne 41 yıl geçti, o günden bugüne yasama, yürütme ve yargı tek eldedir. İşçi sınıfının mücadelesini büyütmek Erdal’ı yaşatmak demektir” diye belirtti.
“ERDOĞAN VE CUMHUT İTTİFAKI FAŞİST BİR REJİM İNŞA ETMEK İSTİYOR”
12 Eylül askeri darbesinin hedefinin, emekçilerin ve gençliğin artan mücadelesini baskı altında tutarak kapitalist düzeni korumak olduğunu söyleyen Emek Gençliği Dersim İl Yöneticisi Yusuf Akın, ”Türkiyeli burjuvazinin uluslararası burjuvaziyle işbirliği arttı, servetleri kat be kat büyüdü. Darbe egemen sınıf olan burjuvazinin en açık ve saldırgan diktatörlüğünü inşa etmişti. 13 Aralık 1980’de Erdal Eren bu koşullarda, emekçilere ve gençlik yığınlarına korku salmak için, hukuk da ayaklar altına alınarak idam edildi. Erdoğan ve Cumhur İttifakı, tek adam yönetimine dayalı gerici faşist bir rejim inşa etmek için hızla çalışıyor. Uyguladığı tüm politikalar gençliğe açlık, yoksulluk ve geleceksizlik olarak geri dönüyor” diye konuştu.