Etiket: emep genel başkanı Ercüment Akdeniz

  • EMEP Genel Başkanı Akdeniz: Belirlenen asgari ücret açlık ücretidir-VİDEO

    EMEP Genel Başkanı Akdeniz: Belirlenen asgari ücret açlık ücretidir-VİDEO

    PİRHA-2023 yılı için asgari ücret 8 bin 506 TL olarak açıklandı. Belirlenen asgari ücretin açlık ücreti olduğunu belirten EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, “Bir ay sonra biz 8 bin 500 TL’nin açlık ücretinin altında olacağını göreceğiz. Asgari ücret kimseyi sevindirmedi, toplumda bir heyecan yaratmadı. Açıklanan asgari ücret bir mücadele çağrısıdır, hodri meydan rakamıdır. Ya buna teslim olunur ya da güçlü bir mücadele verilir” dedi.

    Milyonlarca insanı doğrudan ilgilendiren 2023 yılı asgari ücret belirlendi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, çalışan taraf temsilcilerinin olmadığı toplantıda belirlenen 2023 yılı için asgari ücreti 8 bin 506 TL olarak açıkladı. Hükümetin açıkladığı rakam, emekçilerin beklentisinin altında kaldı.

    Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, asgari ücret görüşmelerinde yaşanan süreci ve açıklanan miktarı PİRHA’ya değerlendirdi.

    “ASGARİ ÜCRET KİMSEYİ SEVİNDİRMEDİ”

    Belirlenen asgari ücretin açlık ücreti olduğunu belirten Ercüment Akdeniz, “Bir ay sonra asgari ücretin açlık ücretinin altında olacağını göreceğiz. Asgari ücret kimseyi sevindirmedi, toplumda bir heyecan yaratmadı. Biz Emek Partisi olarak, bu yıl başka bir şey söyledik, asgari ücretle ilgili yoksulluk sınırının altında rakam telaffuz etmek doğru değil. Çünkü normal bir dönem değil yüksek enflasyon dönemi var o yüzden hemen eriyor ücretler. Çok yoğun bir zam dalgası var. Dolayısıyla yoksulluk sınırını baz almak gerekiyor. Asgari ücret tespit komisyonunda tam bir rezalet yaşandı. Bakan komisyon toplantısından çıkıp açıklama yaptığında ‘bazı sendikalar 8 bin TL’nin üzerinde fiyat belirlemeyin, yaparsanız bizim için iyi olmaz dediler’ dedi. Bu tam bir skandaldır, sendika bürokrasisinin geldiği yeri göstermesi açısından da rezil bir durumdur” dedi.

    “İNSANLARIN EKMEĞİ ÇALINIYOR”

    2023 yılının çok yoğun bir işçi mücadelesi yılı olacağını ifade eden Ercüment Akdeniz, “Açıklanan asgari ücret bir mücadele çağrısıdır, hodri meydan rakamıdır. Ya buna teslim olunur ya da güçlü bir mücadele verilir” dedi.

    Akdeniz şöyle devam etti:

    “Aman sokağa çıkmayın provokasyon olur aman bir şey yapmayın seçimi bekleyin, diyen bir düzen muhalefeti var. O yüzden bu kafayla bu ülkede bir şey değişmez. Önümüzdeki altı ayda 8 bin 500 TL’yi çok arar insanlar. Çünkü çok hızlı bir yoksullaşma var. 2021 yılı rakamlarıyla kıyasladığımız zaman asgari ücretliler artık 183 daha az ekmek alıyor, bu durum iki ay sonra belki 300-500 ekmeğe çıkacak. İnsanların ekmeği çalınıyor, o yüzden esas mesele işçilerin üretimden gelen gücünü kullanması ve mutlaka halkın meydanlara inip tenceresi, tavası ve ekmeğiyle çocukları için daha yaşanabilir bir çalışma koşulları ve daha yaşanabilir bir ücretin savunmasını yapması lazım. Yoksa seçim gelecek her şey güzel olacak diye bir şey olmaz. Hem Cumhur İttifakı hem de Millet İttifakı uluslararası sermayeye güven veriyorlar. Vizyon belgelerini de gördük, uygulanacak programda belli. Kemal Derviş programları, İMF programları ve kemer sıkma politikaları nedeniyle ufukta ekonomik refah görünmüyor. Ekonomik refah ancak halkın ve emekçilerin mücadelesiyle olabilecek bir şey. Yoksa halk bugünleri de arar hale gelir.”

    PİRHA/DERSİM

  • EMEP Genel Başkanı Akdeniz: Paris’teki saldırı siyasi cinayettir, aydınlatılmalı-VİDEO

    EMEP Genel Başkanı Akdeniz: Paris’teki saldırı siyasi cinayettir, aydınlatılmalı-VİDEO

    PİRHA-Paris’te Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne düzenlenen silahlı saldırının takipçisi olacaklarını belirten EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, “Bunu yapanların yanına kar kalmamalıdır, bu siyasi cinayet aydınlatılmalıdır ve unutulmamalıdır” dedi. Avrupa’ya politik bir göç olduğunu belirten Akdeniz, bunun kaynağının da Kürt sorunu olduğunu söyledi. 

    Fransa’nın başkenti Paris’te, 23 Aralık’ta Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne düzenlenen silahlı saldırıda biri kadın 3 kişi hayatını kaybetmiş, 3 kişi de yaralanmıştı.

    Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, 23 Aralık’ta Paris’te Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıyı PİRHA’ya değerlendirdi.

    “BU SORUNUN KAYNAĞI SİYASALDIR”

    Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’nde saldırının gerçekleşmesine dikkat çeken Ercüment Akdeniz, “Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’nde yaşandığı için bu katliam niçin Ahmet Kaya için, niye bir kültür merkezi var ve Ahmet Kaya niye ülkesini terk etmek zorunda kaldı sorunun kaynağında o var. Ahmet Kaya siyasi bir linç kampanyasıyla gönderildi ve o dönemde milliyetçi şoven bir rüzgâr estirilerek ya sev ya terk et kampanyası yürütüldü ve onun kurbanlarından biridir Ahmet Kaya’nın hayatının son bulması. Aslında yüz binlerce Kürt’ün, devrimcinin kaderi oldu. Çünkü kendi ülkesinde kalamayan insanlar politik sürgün olarak Avrupa’nın çeşitli ülkelerine gitmek zorunda kaldılar. Köyü yakılan sivil Kürtler de 1990’lı yıllardan itibaren yoğun bir şekilde Avrupa’ya gitmek zorunda kaldılar. Politik bir göç var öncelikle bunu görmek gerekiyor. Bu sorunun kaynağı siyasaldır ve esas olarak da Kürt sorunudur.

    “GÖÇMEN DÜŞMANLIĞINA ASLA PRİM VERMEMEMİZ GEREKİYOR”

    Kürt sorununun demokratik ve barışçıl bir çözüme ulaşmadığı sürece böyle sonuçlara yol açacağını söyleyen Ercüment Akdeniz, şunları ifade etti:

    “Sorunun çözülmesi öncelikle Kürt sorununun demokratik çözümüyle mümkün olabilir. Bu olayda bunu sorgulamamız lazım, bununla yüzleşmemiz lazım. Avrupa emperyalizmi göçmen karşıtlığını, yabancı düşmanlığını siyaset biçimi haline getirmeye başladı. Bu durum milliyetçiliği, şoven dalgayı sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da büyüttü. Göçmenlere karşı çok yoğun saldırılar var, Fransa’da aşırı sağ yükselişte, o yüzden bunların da etkileri var. Mesele sadece Türkiye iç dengeleriyle ilgili değil uluslararası arenada aşırı sağ partiler içinde Türkler ve Kürtlerin de olduğu göçmen düşmanlığını kullanarak ırkçı hareketleri yükseltmek istiyorlar ve milliyetçi dalgayı arkalarına alıp iktidarlara gelmek istiyorlar. Göçmen düşmanlığına, ırkçılığa, şovenizme ve faşizme karşı mücadele bizim için sadece Türkiye’nin mücadelesi değil uluslararası bir mücadele konusu. Eğer bunu başaramazsak yarın bir Kürt’ün, Türk’ün başına bunlar gelecek. Bizim ülkemizde de Kürtlere, Suriyelilere ve göçmenlere yönelik ırkçı saldırılar gördük. O yüzden buradan bir sonuç çıkarmamız lazım. Her ne gerekçeyle olursa olsun göçmen düşmanlığına prim verilirse o döner demokrasi güçlerini, sosyalistleri ve Kürt halkını vurur. Göçmen düşmanlığına asla prim vermemek gerekiyor.”

    “TETİKÇİNİN ARKASINDA KİMLER VAR?”

    Geçmişte Paris’te üç Kürt kadın siyasetçinin karanlık bir biçimde katledildiğini belirten Ercüment Akdeniz, “Katliamın bağlantıları açığa çıkmamıştı bir faille sınırlı kaldı, o da cezaevinde infaz edildi ve olay kapatıldı. Bu tür olayların peş peşe olması tabi ki Kürt halkının kafasında soru işaretlerini bırakıyor ve bunu sadece bir ırkçının yaptığını düşünmüyor. Avrupa’da baş gösteren önceki siyasi cinayetleri gözeterek haklı olarak acaba bu işin arkasında siyasi bir bağlantı var mı diye soruyor. Başta Fransa devleti ve Avrupa Birliği olmak üzere etkin bir soruşturma yürütmeli ve bağlantıları ortaya çıkmalı. Bizim her siyasi cinayette sorduğumuz tetikçinin arkasında kimler var ve kimler bu cinayete yol verdi. Fransa polisinin istihbaratı yok mu, Paris’te her taraf kameralarla izleniyor. Nasıl bu kadar kolaylıkla gelip bir kültür merkezinde böyle siyasi bir cinayet işleyebiliyor. Bunlar aydınlatılmaya muhtaç konular” diye belirtti.

    “ÜÇ KÜRT İNSANIMIZIN KATLEDİLMESİNİ ŞİDDETLE KINIYORUM”

    EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Paris’teki saldırının takipçisi olacaklarını vurguladı.

    Akdeniz,  “Bunu yapanların yanına kar kalmamalıdır ve bu tür olaylar unutulmamalıdır. Türkiye’de de Taksim saldırısı ve 7 Haziran-1 Kasım 2015 seçim sürecini düşününce toplumun endişeleri artıyor seçim sürecine girerken daha çok mu yaşayacağız bu tür hadiseleri diye olabilir ama bunu engellemenin yolu hem uluslararası alanda, hem Ortadoğu’da, hem de Türkiye’de demokrasi, özgürlük, adalet mücadelesini yükseltmekten geçiyor” ifadelerini kullandı.

    Akdeniz şöyle devam etti:

    “Millet İttifakı, Emek ve Özgürlük İttifakı demeden bütün halk güçlerinin buna tepki vermesi gerekir. İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun görevden alınması neyse Ferhat Encü’ye atılan tokat odur, HDP’li belediyelere gelen kayyım neyse işçilerin grevinin yasaklanması odur. Herkesi vuran bir saldırı dalgasıyla karşı karşıyaysak o zaman topyekûn mücadele edilmesi gerekir. Benim başıma geldi, gelin bana sahip çıkın ama sizin başınıza gelirse ben yanınızda durmam, oy kaybederim kaygısının asla kabul edilebilir bir yanı yoktur. Üç Kürt insanımızın katledilmesini şiddetle kınıyorum, ailelerinin acılarını paylaşıyorum ve baş sağlığı diliyorum.”

    Cihan BERK/DERSİM

  • EMEP Genel Başkanı Akdeniz’den DAD ve Gazi Cemevine ziyaret-VİDEO

    EMEP Genel Başkanı Akdeniz’den DAD ve Gazi Cemevine ziyaret-VİDEO

    PİRHA- Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz Gazi Cemevi’ni ve Demokratik Alevi Derneği’ni (DAD) ziyaret etti. Gerçekleşen ziyaretlerde cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmasına ve torba yasaya değinen Akdeniz, “Emek ve Özgürlük İttifakı olarak ortaya koyduğumuz deklarasyonda çok net ifade ettik. Türkiye’nin çok net olarak laikliğe ihtiyacı var” dedi.

    Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ve beraberindeki heyet, Gazi Cemevi’ni ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi’ni ziyaret etti.

     “BU YASA ALEVİLERİ BÖLME OPERASYONUDUR” 

    Alevi yurttaşların TBMM’ye alınmaması ve coplarla engellenmesini kınayan Akdeniz, “Yaralanan insanlarımıza geçmiş olsun diyoruz. Biz gerek Emek Partisi olarak gerekse de Emek ve Özgürlük İttifakı güçleri olarak bu iktidarın dayattığı stratejiyi ikinci bir Hızır Paşa operasyonu olarak görüyoruz. Çünkü bunun bir örneğini 2017 yılında denediler ve tutturamadılar. Şimdi de yeni isimle torba kanunu getiriyorlar. Öncelikle devletin camilerden elini çekmesi gerekir. Laik bir devletten söz edeceksek dinler ve mezhepler karşısında tam yansız olması gerekir. Cemevlerine de elini hiç sürmemesi gerekir. Yapılmak istenen şey Alevileri bölme operasyonudur. Devletin dini, mezhebi olmaz, ama biliyoruz ki başından beri tek mezhebe dayanan, Sünni mezhebini esas alan ve diğer mezhepleri küçümseyen bir yaklaşım içerisindeler. Aleviliği de bu mezhebin ve kafalarındaki İslam modelinin bir parçası yapmaya çalışıyorlar. Daha önce Diyanet İşleri Başkanlığı kapsamında bunu yapmaya çalıştılar, şimdi de yorba yasası ile yapmaya çalışıyorlar” dedi.

    “ORTAK BİR MÜCADELEYİ ÖRGÜTLEMEMİZ LAZIM” 

    Sansür yasasına da değinen Akdeniz, “Daha önce tek adam medyası vardı. Bir kaç tane muhalif kanal ve gazete bıraktılar. Bugün onları da ekonomik sıkıntılarla boğmaya çalışıyorlar. Şimdi bir de tek adam sosyal medyası çıkardılar. Aynı şeyi torba yasasında da görüyoruz. Tek adamın Sünni İslamı kendi siyasal İslamcı anlayışına göre yorumladığı, zapdurap altına aldığı gibi Aleviliği de bölmek, kendisine göre değistirmek istiyor” diye konuştu. İktidarın Alevilere karşı uygulamalarının toplumsal kutuplaşmaya yol açtığını vurgulayan Akdeniz, “Bu politikalar Sünni mezhebinden ve diğer tüm mezheplerdeki yurttaşlarımıza da zarar. O yüzden bu mücadele sadece Alevi kardeşlerimizin eşit yurttaşlık mücadelesi olmamalı. Diğer tüm mezhep ve inanışlardan, inanmayan arkadaşlarımızın da demokrasi mücadelesi için, Türkiye’nin özgürlüğü için mücadele etmeleri, inanıp inanmama özgürlüğünü kazanmaları lazım. Hep beraber ortak bir mücadeleyi örgütlemeliyiz dedi.

    DAD İSTANBUL ŞUBESİ’NE ZİYARET

    Demokratik Alevi Derneği’ni de (DAD) ziyaret eden Akdeniz, “İktidarın bu politikaları Alevileri bölmek için. Kendilerine göre bir Alevilik yaratmaya çalışıyorlar. Biz tüm bunları kınıyoruz. Alevi kardeşlerimizin eşit yurttaşlık talebi Sünni, başka dinden başka mezhepten ya da inançtan tüm kardeşlerimizin, hepimizin talebidir” ifadelerini kullandı.

    DAD İstanbul Eş Başkanı Dilber Arslan da “Cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmasını kabul etmiyoruz. İktidarın bizi ayrıştırma, bölme politikasına karşıyız. Bizler tüm insanlığı, tüm canlıları kucaklıyoruz” dedi. 

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘İnancımızı yok sayanlar seçim yaklaştı diye birdenbire Alevileri seven olmaya başladılar’-VİDEO

    ‘İnancımızı yok sayanlar seçim yaklaştı diye birdenbire Alevileri seven olmaya başladılar’-VİDEO

    PİRHA-Muş’un Varto ilçesinde düzenlenen 1’inci Hızır Mekânı Doğa ve İnanç Festivali 2. gününde devam etti. Seçimler yaklaştığı için Alevileri hatırlayanların 21. yüzyılda inançlarını tanımadıklarını söyleyen HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Doğamızı, inancımız, kültürümüzü yok sayıyorlar ve utanmadan seçim yaklaştı diye birdenbire Alevileri seven olmaya başladılar. Biz hiç kimsenin arka bahçesi ve siyasi malzemesi değiliz, o yüzden elinizi doğamızdan, inancımızdan, kültürümüzden, cemevlerimizden çekin” dedi.

    Muş’un Varto ilçesinde düzenlenen 1’inci Hızır Mekânı Doğa ve İnanç Festivali 2. gününde devam etti. Sabah, Hamurpet Gölü’nde buluşma yapıldı, davul-zurna eşliğinde halaylar çekildi, müzik dinletisi yapıldı. Akşam ise ilçe merkezinde yapılan konuşmalar, konser ve çekilen halayların ardından festival sona erdi.

    Muş’un Varto ilçesinde düzenlenen 1’inci Hızır Mekânı Doğa ve İnanç Festivali’nin 2. gününe HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, DAD Eş Genel Başkanları Musa Kulu ve Kadriye Doğan, ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “İKRAR VERDİĞİMİZ MAKAMLARI KİRLİ ELLERE TESLİM EDENLERE KARŞI DURACAĞIZ”

    1’inci Hızır Mekânı Doğa ve İnanç Festivali Tertip Komitesi adına açılış konuşmasını DAD Yöneticisi İmam Balsever okudu. Balsever, “İnancımız rehberliğinde toplumsal birliğimizin esaslarını koruyarak demokrasiden, eşitlikten ve adaletten yana atan her yürek ile birlikte duracağımız ikrarıdır. İkrar verdiğimiz makamları kirli ellere ve ayaklara teslim edenlere de karşı duracağız” diye ifade etti.

    “HERKESİN KENDİ DİLİ VE İNANCIYLA YAŞADIĞI DÜNYA GÜZELDİR”

    DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu ise şunları söyledi:

    “Eğer inançlar ve kimlikler kendi rengini, dilini ve tarihsel hafızasını kaybederse insanlık kaybeder. Bu topraklarda eğer insanlığın gelecek ve barış adına söyleyeceği bir sözü varsa o da herkesin kendi rengiyle, diliyle, inancıyla yaşadığı dünya güzeldir. Biz Aleviler inancımızı iki temel taş üstünde oturttuk biri ikrardır, biri de rızalıktır.”

    “BİZE GELECEKSENİZ BİZİ TANIYIP, İNANCIMIZI KABUL EDECESİNİZ”

    Seçimler yaklaştığı için Alevileri hatırlayanların 21. yüzyılda inançlarını tanımadıklarını söyleyen HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Cemevlerimizi tanımıyorlar, zorunlu din dersleriyle çocuklarımızı asimile ediyorlar. Doğamızı, inancımız, kültürümüzü yok sayıyorlar ve utanmadan seçim yaklaştı diye birdenbire Alevileri seven olmaya başladılar. Bize gelecekseniz bizi tanıyacaksınız, inancımızı kabul edeceksiniz, dergâhlarımızı Alevi kurumlarına vereceksiniz. Biz hiç kimsenin arka bahçesi ve siyasi malzemesi değiliz o yüzden elinizi doğamızdan, inancımızdan, kültürümüzden, cemevlerimizden çekin. Yezitler Kerbela’da kalmadı nasıl Hz. Hüseyin ve yoldaşlarını katlettilerse bugün de aynı yezit anlayış yeniden mazlumları katletmek istiyor” dedi.

    “BU DÜZENİ HEP BİRLİKTE DEĞİŞTİRECEĞİZ”

    İktidarın seçimleri kazanmak için Kürt açılımından sonra şimdi de Alevi açılımı başlattığını belirten EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, “Dara düştüler, altlarındaki halı kaydı, iktidarı kaybedecekler diye cemevi açılımı yapmaya başladılar. İktidarın bütün derdi böl, yönet, parçala politikalarını sürdürmektir. Devlet camilerden elini çekmelidir cemevlerine hiç girmemelidir. Bozuk düzende sağlam çark olmaz, bu düzen bütün çarklarıyla çürümüştür ve biz bu düzeni hep birlikte değiştireceğiz” diye konuştu.

    1’inci Hızır Mekânı Doğa ve İnanç Festivali, Seynesemi Türbe Makamı’na ziyaret gerçekleştirilip niyaz ve lokmaların pay edilmesinin ardından, Hızır Çeşmesi’nde yapılacak civat ve ikrarlaşmadan sonra deyişlerle son bulacak.

    PİRHA/MUŞ

  • Ercüment Akdeniz: Kürtlerin taleplerinin karşılanması lazım-VİDEO

    Ercüment Akdeniz: Kürtlerin taleplerinin karşılanması lazım-VİDEO

    PİRHA-Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, 10 Ekim ve Dersim Katliamı ile yüzleşmeden Türkiye’de bir demokratikleşme olmayacağını ifade ederek, “Davutoğlu, Babacan ve Akşenerlerin içinde bulunduğu her türlü ittifaka kararlı bir şekilde hayır diyoruz” dedi.

    Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, EMEP il örgütünün programı kapsamında Dersim’de kurum temsilcileriyle bir araya geldikten sonra Dersim Belediyesi Konferans Salonunda “Türkiye nereye gidiyor? Ne yapmalı?” konulu halk toplantısına katıldı. “10 Ekim ve Dersim Katliamı ile yüzleşmeden Türkiye’de bir demokratikleşme sağlayabilir miyiz” diye soran Akdeniz, “Davutoğlu, Babacan ve Akşenerlerin içinde bulunduğu her türlü ittifaka kararlı bir şekilde hayır diyoruz” dedi.

    “ÜLKE KAYYIM REJİMİNİN SON BULMASIYLA DÜZLÜĞE ÇIKAR”

    Erdoğan’ın “Kürt sorununu çözdük” söylemini hatırlatan Akdeniz, 5 bin Kürt siyasetçinin cezaevinde olduğunu belirterek, “Ana dilde eğitim hakkı halen verilmedi, Kürtler kendi kaderini çizemiyor belediyelerini dahi seçemiyor seçince müdahale ediliyor. Bir halka var diyorsanız o halk hakları ile birlikte vardır. Bu topraklarda Kürtler var ve onların talepleri var o yüzden bu taleplerin karşılanması lazım. Milyonlarca insan oy verip belediye başkanları ve milletvekillerini seçti ama bir ipotek konularak bütün seçilmişler görevden alındı. Halkın iradesine siyasi bir darbe vurulmuş böyle bir bölgede yaşıyoruz. Aynı baskıyı batı kentlerindeki belediyelerde yaşıyor. Kayyım gerçeğini en iyi yaşayanlardan biride Dersimlilerdir. Ülkenin düzlüğe çıkması kayyım rejiminin son bulması ile mümkün olabilir. Dersim’de kayıp vakaları var. Gülistan Doku’ya ne oldu, biz Gülistan Doku nerede sorusuna cevap bulmadan çocuklarımız güven içinde gezemez. Bu soruyu sadece sormayacağız Gülistan Doku’nın akıbetini öğrenene kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM