Etiket: emire ulutas

  • Emire Ulutaş: Ezilmiş halkların yanında olduğu için TİP’den aday oldum-VİDEO

    Emire Ulutaş: Ezilmiş halkların yanında olduğu için TİP’den aday oldum-VİDEO

    PİRHA – TİP Antalya 3. Sıra Milletvekili Adayı Emire Ulutaş, seçim çalışmalarını sürdürüyor. Ulutaş, “Kadınlar olarak Cumhur İttifakı’nın içinde hep bir pazarlık konusu olduk. Sözleşmemiz insanların elinde oyuncak gibi oradan oraya atılıyor. TİP vekilleri olarak bunlara karşı var olacağız” diye belirtti.

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Antalya 3. Sıra Milletvekili Adayı Emire Ulutaş, seçim çalışmalarına dair PİRHA’ya konuştu.

    Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde 1969 yılında dünyaya gelen Ulutaş, annesinin Hatay, babasının ise Maraşlı olduğunu söyledi.

    Emire Ulutaş, babasının mesleğinden dolayı yaşamlarının büyük kısmını sürgünde geçirdiklerini belirterek, “Okul dönemlerimiz 3 ay bir ilde, geri kalanı başka bir ilçede şeklinde devam ediyordu” dedi. Ulutaş, okul hayatının sonunda ev sanatları eğitmeni olduğunu kaydetti.

    KANSER HASTALARIYLA BİRLİKTE SANATSAL FAALİYET

    Emire Ulutaş, ürettiği el sanatları ürünlerini çeşitli sergilerde satışa sunarak gelirlerini ise köy çocuklarının eğitimi için harcadığını da belirtti. Ulutaş, bugünlerde kültür-sanat faaliyetlerini azaltmak durumunda kaldığını belirterek, “Atölyemdeki çalışmalarım, çoğu zaman kanser hastaları ile birlikte yaptığımız eserlerden oluşuyor. Kanser hastası insanların tedavi süreçlerinde onların yanında durup, moral olması için sanatsal faaliyetleri birlikte yürütmeye çalıştım” dedi.

    Ulutaş, geçmiş dönemlerde Konyaaltı Cemevi’nin yönetiminde de yer alan bir isim. Alevi mücadelesinin yanı sıra Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin yönetiminde de bulunan Ulutaş, şu anda ise Karma Kültür Sanat Derneği’nin yönetim kurulu başkanlığını yapmakta. Tiyatro ve müzik alanında eğitim verdiklerini anlatan Ulutaş, “Amacımız insanlara dokunabilmek” diye belirtti.

    “HAYATIN ZORLUKLARIYLA MÜCADELE EDEN BİR ANNEYİM”

    Emire Ulutaş, siyasete girme sürecini de anlattı. TİP Antalya 3. Sıra Milletvekili Adayı olan Ulutaş “Neden TİP?” sorusunu ise şu cümlelerle anlattı:

    “TİP’i, ezilmiş halkların haklarını savunanların arkasında değil, yanında, çözüm odaklı duran bir parti olarak gördüm ve onlarla bu mücadelenin içerisinde bulunmak istedim. Antalya’da 17 milletvekili adayı olarak sahada çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Her insana dokunmak için dağ, taş demeden geziyor, insanların sorunlarını dinliyoruz. Hakla birlikte aynı mütevazı hayat yaşayan, kirada oturan, hayatın zorluklarıyla mücadele eden bir anneyim. Bunun içinde olmaktan dolayı rahatım. Çünkü bir egomuz yok.”

    “KADIN HAKLARI HEP PAZARLIK KONUSU OLDU”

    Emire Ulutaş, AKP’nin kurduğu Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’na tepkili. Alevilerin bu başkanlığa ihtiyacının olmadığını belirten Ulutaş, milletvekili seçilmesi durumunda yürüteceği çalışmalara dair ise şunları söyledi:

    “Yapmak istediğim; en başta Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’na karşıyım. Meclise ilk geldiğimiz zaman buna itiraz edeceğim. Bu yapıyı ortadan kaldıracağız. Çünkü Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın olmasına bizim ihtiyacımız yok. Türkiye İşçi Partisi olarak da seçildiğimiz zaman buna karşı olacağız.
    Ayrıca kadınlar olarak Cumhur İttifakı’nın içinde hep bir pazarlık konusu olduk. Sözleşmemiz insanların elinde bir oyuncak gibi oradan oraya atılıyor. Türkiye İşçi Partisi vekilleri ile birlikte orada bunu savunmak için var olacağız. Hayvan hakları, barış, eşit yurttaşlık hakları ve ayrıca ülkemizde hükümetin iş başına gelişinden bu yana zaten büyük bir deprem yaşanırken, bu son deprem felaketinin de acısını hepimiz yürekten hissettik. Ben de birçok yakınımı Hatay’da kaybettim. Maraş’ta hala çadırda yaşayan yakınlarım var. Mecliste başta rant için yapılan bu imar yasası meselenin üzerinde de duracağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Ulutaş: Zorunlu din dersi uyanan toplumu susturmak için kullanılıyor-VİDEO

    Ulutaş: Zorunlu din dersi uyanan toplumu susturmak için kullanılıyor-VİDEO

    PİRHA-Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkan Yardımcısı Emire Ulutaş, zorunlu din dersi uygulamasını eleştirerek “Toplum artık uyanıyor. Uyanan toplumu susturmak için zorunlu din eğitiminin kullanıldığını düşünüyorum” dedi. Ulutaş, okul çağında bir çocuğunun olduğunu belirterek din dersi dayatmasından dolayı rahatsızlığını dile getirdi.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkan Yardımcısı Emire Ulutaş, zorunlu din derslerini eleştirerek “Kimseye dayatmayla bir şey öğretemezsiniz” dedi. Ulutaş, okul çağında bir çocuğunun olduğunu belirterek din dersi dayatmasından dolayı rahatsızlığını dile getirdi.

    Din dersinin belli bir yaştan sonra kişisel tercihe bırakılması gerektiğini vurgulayan Emire Ulutaş, “Çocuğum, din dersinden zayıf aldığını söyleyip ‘Anne ben dinsizim’ dedi. Yani çocuğum bir sınavla da zorunlu tutulmuş. Ben de çocuğuma her zaman ‘Sen güzel bir insan mısın? Vicdanın var mı? Empati kurabiliyor musun?’ yönünde nasihat verip, toplumda nasıl bir insan olması gerektiğini anlatıyorum” şeklinde konuştu.

    Emire Ulutaş, çocuğunun din dersine ihtiyaç duymadığının altını çizerek “Çünkü ‘Ben sokakta yürürken bir hayvanı gördüğümde merhamet duygusu ile ona bir kap su, yemek veriyorum, onu kucağıma alıyorum’ diyor. Yani toplumdaki sıkıntı, bunu dayatmaya koyduklarında başlıyor” ifadelerini kullandı.

    “HENÜZ KİŞİLİKLERİ OTURMAMIŞ ÇOCUKLARIN DİN EĞİTİMİ GÖRMESİ YANLIŞ”

    Emire Ulutaş, okul öncesi çağdaki çocuklara din dersi dayatmasına da tepki göstererek, henüz kişilikleri oturmamış çocukların, din eğitimi görmesini yanlış bulduğunu belirtti. Ulutaş, konuya dair şu yorumu yaptı:

    “Çünkü henüz kişiliklerini tam şekillendirmedikleri bir dönüm bu. Sonrasında yaşayabilecekleri travmaları hükümet de toplum da biliyor. Yaşadığımız birçok örnek de var. Herkes tabii ki bir şeylere inanıyor. Onlara da saygı duyuyoruz. Ama kalkıp topluma bunu dayatmayla, zorunlu bir şekilde getirilirse anlayın ki orada bir sıkıntı vardır. Bu ülkede birçok inanca, dine mensup insanlar var ve bu dersi görmek istemiyorsa görmeyebilir. Bence toplum artık uyanıyor. Uyanan toplumu susturmak için zorunlu din eğitiminin kullanıldığını düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

  • Emire Ulutaş: Alevi kadınların kurumlarda daha fazla söz haklarının olması gerek-VİDEO

    Emire Ulutaş: Alevi kadınların kurumlarda daha fazla söz haklarının olması gerek-VİDEO

    PİRHA- Konyaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkan Yardımcısı Emire Ulutaş, Alevi kadınların kurumlarda daha fazla söz haklarının olması gerektiğini söyledi. Ulutaş, “Hiçbir zaman kadınla erkeğin aynı posta oturduğunu göremiyoruz. Ben bu tabuların güçlü kadınlarla yıkılması gerektiğine inanıyorum” dedi.

    Antalya’da bulunan Konyaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkan Yardımcısı Emire Ulutaş, cemevleri ve Alevilikte kadının yeri üzerine PİRHA‘ya konuştu.

    Alevilerin kendi imkanlarıyla cemevlerini yapması gerektiğini belirten Ulutaş, yardım eden kurumların her zaman cemevleri üzerinde bir himayesinin oluştuğunu aktardı. Alevi kadınların kurumların yönetimlerinde sadece hizmet vererek yer alabildiğini de söyleyen Ulutaş, erkek egemen sistemin değişmesi gerektiğini vurguladı.

    “ALEVİLER OLARAK KENDİ İMKANLARIMIZLA CEMEVLERİMİZİ YAPMALIYIZ”

    1990’lı yıllarda köyden kente göçler nedeniyle cemevlerine ihtiyaç duyulduğunu ve şehirlerde cemevleri yapılmaya başlandığını anımsatan Ulutaş; “Bu cemevlerini bazen yerel yönetimler yaptı bazen kendi içimizde lokmalarımızla yaptık. Tabii ki bu süreç içinde yapılan cemevlerinde bir mimari şekil oluşmadı. Çoğunlukla kültürel ve sanatsal etkinlikler yapılan bir kültür binası şeklinde oldu. Aslında kurumlar, bir şey sunarken karşılığında hep beklenti içinde olmuşlardır. Ama daha sonradan bu durumun ne hale geldiğini Isparta olayında yaşadık. Çünkü size yardım ettikleri zaman sizi satın aldıklarını düşünüp, üstünüzde bir egemenlik yaratmaya çalışıyorlar. Buna baş kaldıran birçok kurum var. Bunun başında da bizleriz. Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği bunu katiyetle kabul etmemiştir. Cemevlerinin belediyelerin himayesi altında olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bize belediyeler bu binaları veriyorlar ama biz onların emrinde değiliz. Biz kendi işlerimizi ve kendi hizmetimizi kendimiz yürütüyoruz. Onlara kira ödemiyoruz ama onlarla aramızda bir kontrat yapıyoruz. Çıkın dediklerinde çıkabileceğiz. Bunun olmaması için kendi arazimizin, imkanlarımızın olması lazım” şeklinde konuştu.

    “AŞURE PAYLAŞIMI RESMİ TÖREN BİÇİMİNDE OLMAMALI”

    Muharrem ayı bitimi sonrasında cemevlerinde aşure lokmalarının paylaşılmasının son dönemlerde resmi bir tören havasında yapıldığını ve bunun yanlış olduğunu ifade eden Ulutaş sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Aşure paylaşımı artık resmi bir tören gibi oluyor. Biz aşure etkinliğimizi yaptığınızda her şeyiyle kendimiz yapmak istedik. Ama belediye bu konuda iştirak etmek istediğini söyledi. Her ne kadar da kabul etmek istemesek de kabul etmek zorunda kaldık. Evet aşure bütün insanlarla paylaşılmalıdır. Ama bunu yaparken resmî bir biçimde değil de önceden yaşadığımız o aşure günleri gibi yapılmalıdır.”

    “YÖNETİMLERDE SADECE HİZMET EDEN KADINLAR VAR”

    Alevilikte kadının yerine de değinen Ulutaş, ataerkil bir toplumda yaşadığımızı ve Alevi kadınların bir de asimilasyona uğradığını vurgulayarak; “Hiçbir zaman kadınla erkeğin aynı posta oturduğunu göremiyoruz. Ben bu tabuların güçlü kadınlarla yıkılması gerektiğine inanıyorum. Yönetimlerde kadınların ön planda olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü onlar anadır, onlar var edicidir, onlarla şekillenir her şey. En başarılı erkeğin yanında bile bir kadın vardır. Demek ki kadın toplumun her yerinde kutsaldır. O yüzden bundan sonra Alevi kadınların kurumlarda daha fazla söz haklarının olması gerektiğini düşünüyorum. O yüzden tüm kadınlarla birlikte hareket etmeliyiz, düşüncelerimizi, taleplerimizi birlikte haykırmalıyız. Yoksa yönetimlerde sadece hizmet eden kadın modelleri göreceğiz. İşte çay getirip çay götüren, yemek yapıp yemek getiren kadınlar. Bu sistemin artık çökmesi gerekir” dedi.

    Cebrail Arslan/ANTALYA

  • Emire Ulutaş: ‘Dede olmak istiyorum’ deyip cemevine gelen gençler var-VİDEO

    Emire Ulutaş: ‘Dede olmak istiyorum’ deyip cemevine gelen gençler var-VİDEO

    PİRHA-Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkan Yardımcısı Emire Ulutaş çalışmalarını anlattı. Ulutaş, Alevi inancını, felsefesini, rızalığı, Dört Kapı, Kırk Makam’ı internet aracılığıyla konferanslar vererek, yurt dışında eğitim almış insanlarla, dedelerle, tarihçilerle ve gençlerle birlikte konuştuklarını dile getirdi. Ulutaş, dede olmak isteyen gençlerin varlığına da dikkat çekerek, bunun mutluluk verici olduğunu söyledi. 

    Antalya Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkan Yardımcısı Emire Ulutaş, pandemi öncesi ve sonrasında kurum olarak yürüttükleri faaliyetleri PİRHA‘ya anlattı.

    Ulutaş, pandemi öncesindeki çalışmalara değinerek, “Halk oyunları, tiyatro, bağlama, semah, piyano kursu vardı. Müziğin evrenselliğinde buluşabilmek adıyla yola çıkarak Ukrayna ve Rusya ile birlikte dernek başkanlarıyla beraber bir koro oluşturuldu. Onlara bizim deyişlerimizi, müziğimizi aktardık. Ayrıca 8 Mart’ta burada bir konser verdik. Burada bulunan konsoloslar ve büyükelçiler de konseri izlemeye geldiler. Ortak çalışmamız müthiş bir ses getirdi” diye konuştu.

    “‘DEDE OLMAK İSTİYORUM’ DİYEN GENÇLERİ GÖRMEYE BAŞLADIK”

    Pandeminin başlamasıyla çalışmalarına ara vermek zorunda kaldıklarını belirten Ulutaş, şöyle devam etti:

    “Gitar ve bağlama derslerini internet üzerinden çocuklarımıza ulaştırdık. Bunun yanı sıra Alevilik inancını, felsefesini, “Rızalık nedir? Dört Kapı Kırk Makam nedir?” bunları, internet üstünden konferanslar vererek, yurtdışında eğitim almış insanlarla, dedelerimizle, tarihçilerimiz ve gençlerle birlikte tartıştık.

    Gençlerin cemevlerine olan bakış açıları daha da değişti. “Ben dede olmak istiyorum” deyip gelen gençleri görmeye başladık. Bu da bizi çok mutlu etti. Bu yolda da ilerlemeye başlayan gençlerimiz var. Pandemiden önce cenaze hizmetlerimizi devam ettirdik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Cenaze yemeklerimizi, lokmalarımızı belirli kurallar çerçevesinde cemevimizde sürdürdük. Pandemiden sonrasında aynı şekilde devam etmekteyiz.”

    “EMEKÇİ KADINLARLA TİYATRO GRUBU OLUŞTURDUK”

    Ulutaş, kadınlarla da bir araya geldiklerini ve bir tiyatro grubu oluşturduklarını belirten Ulutaş, “Böyle bir sosyal projede olmaktan dolayı çok mutluyum. İlk tiyatro oyununu burada gösterime alacağız. Çünkü evde oturup artık özgüvenlerini kaybetmiş kadınların değil, özgüvenleri gelişmiş kadınların toplumda yerleri olduğunu, bugün burada yarın Meclis’te, bir yerde belediye başkanlığında, toplumun her yerinde kadının olması gerektiğini vurgulamak için kadınlarla böyle bir projede bir aradayız. Geçenlerde okuma yazma bilmeyen iki kadın geldi ve buna çok şaşırdım. Bir Alevi kadını ve okuma yazma bilmiyor. ‘Okuma yazma öğrenmek istiyoruz’ dediler. Biz de böyle bir kursun olmadığını fakat onlara seve seve kurs verdirebileceğimizi söyledim. Belki de bu yolda da okuma yazma bilmeyen büyüklerimizin de önünü açmış olacağız” diye konuştu.

    “30 ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNE BURS VERİYORUZ”

    “Ayrıca 30 öğrencimize burs veriyoruz” diyen Ulutaş, öğrencilerin barınma sorunlarına da değindi. Ulutaş, “Biliyorsunuz yurt sorunu ülkemizde çok gündemdeydi ve çocuklarımız yurtlara yerleşemiyordu. Bu konuda birçok çocuğumuzu yurda yerleştirmek için bütün kapıları çaldık ve çocuklarımızı yurtlara yerleştirmeye çalıştık. Çünkü bizim bulunduğumuz cemevi bir misafirin konaklayabileceği yapıda olmadığından dolayı onları buralarda misafir edemedim ama onları en güzel yurtlara yerleştirmekte bulduk” dedi.

    “TARİKAT YUVALARINA ÇOCUKLARIMZI KAPTIRMAYACAĞIZ”

    Ulutaş sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Bundan sonraki dönemlerde ise bence her derneğin kendilerine ait bir misafirhanesinin olması gerektiğini düşünüyorum. Gelen çocukların mağdur olmamaları adına bundan sonraki hedef sadece bu olmalı. Bizim hedefimiz de bu zaten. Eylülde okulların açılmasıyla beraber çocuklarımızın bir misafirhaneleri olacak ve çocuklarımızı tarikat yuvalarına kaptırmayacağız.. Bunu önlemek için bunun adımlarını da yavaş yavaş atmaya başladık. Umarım bunda da başarılı olacağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA