PİRHA- Mersin’in Yenişehir İlçesine bağlı Emirler köyünde ‘gençleştirme’ adı altında ormanlık alanda ara verilen ağaç kıyıma sabah saatlerinde yeniden başlandı. Ajansımıza konuşan yurttaşlar yetkililerin bir an önce ağaç kesimine son verilmesi çağrısında bulundu.
Pandemi sürecinde açıklanan ‘tam kapanma’ kararı ormanları katletme fırsatına dönüştürüldü. Rize İkizdere’den İzmir’e, Dersim’den Akbelen Ormanlarına, Kaz Dağları’ndan Toroslara ormanlar yok edilirken, eko-sistemde onarılmaz tahribatlar yaşanıyor.
İkizdere’de taş ocağı için ağaçlar katledilirken, taş ocağına karşı direnişte olan köyülüler ve çevrecilerin çadırları jandarma tarafından kaldırılırken, Mersin’in Yenişehir İlçesine bağlı Emirler köyünde de ‘gençleştirme’ adı altında ormanlık alanda ara verilen kesime sabah saatlerinde yeniden başlandı.
Nöbette olan köylülerin haber vermesi üzerine onlarca yurttaş ağaçların kesilmesine engel olmaya çalışırken, ormanlık alan jandarma sev edildi.
Ormanlık alanın ‘gençleştirme’ adı altında yok edilmesine başta kadınlar olmak üzere yurttaşlardan yoğun tepki var. Ajansımıza konuşan yurttaşlar yetkililerin bir an önce orman kıyımına son verilmesi çağrısında bulunurken, yurttaşlar, siyasi parti ve kurumlara da ormanların yok edilmesine karşı seslerini yükseltme çağrısında bulundu.
PİRHA- Mersin’in Yenişehir İlçesine bağlı Emirler köyünde de ‘gençleştirme’ adı altında ormanlık alan yok ediliyor. Ormanların yok edilmesine karşı direnişte olan köylüler ve sivil toplum örgütü temsilcileri de, yapılan kesimde bir art niyetin olduğunu ve ormanların ranta kurban edilmek istendiğini belirterek, “Yöneticilerin aklını başına alması lazım. Halk olarak da daha duyarlı olmalıyız, ormana ve doğamıza sahip çıkmalıyız” çağrısında bulundu.
Pandemi sürecinde açıklanan ‘tam kapanma’ kararı ormanları katletme fırsatına dönüştürüldü. Rize İkizdere’den İzmir’e, Dersim’den Akbelen Ormanlarına, Kaz Dağları’ndan Toroslara ormanlar yok edilirken, eko-sistemde onarılmaz tahribatlar yaşanıyor.
İkizdere’de taş ocağı için ağaçlar katledilirken, Mersin’in Yenişehir İlçesine bağlı Emirler köyünde de ‘gençleştirme’ adı altında ormanlık alan yok ediliyor.
Ormanlık alanın ‘gençleştirme’ adı altında yok edilmesine başta kadınlar olmak üzere tepkiler yükseliyor.
Pandemiye karşın ormanını, ağacını koruyan ve oturma eylemi düzenleyen yurttaşlar, oda ve siyasi parti temsilcileri PİRHA’ya konuştu.
“BU NASIL GENÇLEŞTİRME?”
Dağdan denizin görüldüğü yerlerin kesildiğine dikkat çeken yurttaş, “kesilen ormanlara ‘gençleştirme’ adına gidilip bütün ağaçları kesiyorlar. Orman kendi ağacını büyütüyor. Biri 100 yaşında biri 10 yaşında. Ancak müdürlük hepsini kesiyor. Bu nasıl gençleştirme?” diye sorarken, avukat Şerife Arıcı da, ormanların kesilmesinin yaşam hakkının ihlali anlamına geldiğini belirtti.
Ormanın yok edilmek istendiğini vurgulayan bir diğer yurttaş ise “bu kesimde bir art niyet var. Kamu yararı yok. Yöneticilerin aklını başına alması lazım. Halk olarak ta daha duyarlı olmalıyız, ormana ve doğamıza sahip çıkmalıyız” dedi.
“KATLİAMIN AMACI RANT”
Mersin Çevre Derneği Başkanı Sabahat Aslan da, ormanların yaşam kaynağı olduğunun altını çizerek, “Orman demek su ve temiz hava demektir. Türkiye’deki orman katliamlarının amacı ranttır. Mersin’de dünya ortalamalarının on katı kirli havayı soluyoruz. Bunun nedenlerinin başında ormansızlaştırılmaktır. Endüstri ormancılığı böyle yapılmaz. Dönülmez felaketlerin eşiğindeyiz. Durdurmak için ormanlarımıza sahip çıkalım” çağrısında bulundu.
“DURDURMAK İÇİN DİRENİŞİ BÜYÜTELİM”
Mersin Ziraat Odası Başkanı Necmi Birim, kentin akciğerleri konumundaki bir alanın yok edilmeye çalışıldığını vurgularken, bir diğer yurttaş pandemide sığındıkların alanların yok edilmeyle karşı karşı kaldığını ifade edip, “biz ormanları keserek oksijeni yok ediyoruz. Biz buralarda yaşamak istiyoruz. İlla orman illa orman. Bu ormanlar yok olursa nereye gideceğiz. Çölleşeceğiz” diyerek, ağaç katliamının durdurulmasını istedi.
Mersin Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Sinan Can da, Türkiye’de son dönemde ‘endüstri ormanı’ durumunda artış olduğunu söyleyerek, “Yaptım, oldu’ anlayışıyla ormanlar yok edilemez. Türkiye’de ÇED sistemi iflas etmiş durumda. Bölge halkının görüşleri son derece önemlidir. Ormanı, toprağı, suyu korumak için buradayız” diye konuşurken, bir diğer yurttaş ise, “yaşam hakkımızı, ormanlarımızı korumak için buradayız” diyerek, ağaç kesiminin durdurulmasını isteyerek, direnişe katılım çağrısında bulundu.
PİRHA- Mersin’in Yenişehir İlçesine bağlı Emirler bölgesinde bulunan ormanlık alanda ‘gençleştirme’ adı altında sürdürülen ağaç kesimine tepki gösteren köylüler ve STK’ler, “Mesele ormanı seyreltme, gençleştirme değil, rant yaratmadır. Biz buna izin vermeyeceğiz. Ormanlarımıza dokunmayın” dedi.
Pandemi sürecinde açıklanan ‘tam kapanma’ kararı ormanları katletme fırsatına dönüştürüldü. Rize İkizdere’den İzmir’e, Dersim’den Akbelen Ormanlarına, Kaz Dağları’ndan Toroslara ormanlar yok edilirken, eko-sistemde onarılmaz tahribatlar yaşanıyor.
İkizdere’de taş ocağı için ağaçlar katledilirken, Mersin’in Yenişehir İlçesine bağlı Emirler köyünde de ‘gençleştirme’ adı altında ormanlık alan yok ediliyor.
Ormanlık alanın ‘gençleştirme’ adı altında yok edilmesine başta kadınlar olmak üzere tepkiler yükseliyor.
Pandemiye karşın ormanını, ağacını koruyan ve oturma eylemi düzenleyen yurttaşlar, oda ve siyasi parti temsilcileri PİRHA’ya konuştu.
“KÖYLÜ ORMANLARI DEVLETTEN KORUYOR”
Köylülerden biri “Ormanlar giderse biz ne yaparız. Gitmeyecek ormanlar, koruyacağız” derken, Emirler köyünün eski muhtarı da, eskiden devletin ormanları köylüden koruduğunu, şimdi ise köylünün ormanları devletten koruduğuna dikkat çekti.
“BİR TEK ORMANLARIMIZ KALMIŞTI, ONU DA ELİMİZDEN ALMALARINA İZİN VERMEYECEĞİZ”
Ormanların kendi kendine büyüdüğünü ve içinde bulunan ağaçların çoğunun genç olduğunu belirten yurttaşlar, ‘gençleştirme’nin doğru olmadığının altını çiziyor.
Köyümüze”, dağlarımıza, ormanlarımıza, geleceğimize sahip çıkmak için daha fazla dayanışmanın olması gerekiyor” diyen bir başka yurttaş da, çiftçinin elinde tarlanın bile kalmadığını vurgulayarak, “yediğimiz her şey GDO’lu. Kanser almış başını gidiyor. Bir tek ormanlarımız kalmıştı, onu da elimizden almalarına izin vermeyeceğiz” diye konuştu.
Yakın bir zamanda Orman Müdürlüğü’nün bölgede dikim yaptığını dile getiren yurttaş, “Beş yılda beş metre uzayacağını söylediler. Ama iki yıl oldu bir santim ilerlemediğine dikkat çekip” yazıktır, günahtır, artık yeter’ derken, Mersin Büyükşehir Meclis Üyesi Abdurrahman Yıldız ise, Orman İl Müdürlüğü’nün kendilerine ‘seyrekleştirme’, ‘gençleştirme’ yaptıklarını söylediğini ifade ederek, “Müdürlük yetkilileri ormanını koruyanları tehdit etmeye başladı. Mesele ormanı seyreltme, gençleştirme değil, rant yaratmadır. Biz buna izin vermeyeceğiz” diye belirtti.
‘Doların yeşiline değil, doğanın yeşiline sevdalıyız’ diyen çevre aktivisti de, “Çocuklarımız, denizin mavisi, doğanın yeşiliyle büyümeli” çağrısında bulundu.
“EMİRLERİ KÖYÜ SAKİNLERİNİN GÜCÜ VE DİRENCİ BU TALANA DUR DİYECEKTİR”
Oturma eylemi düzenleyen köylüleri ziyaret eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Fatma Köse de Emirler köyündeki ormanlık alanda ağaç kesimlerinin devam etmesine, ormanlarımızın talan edilmesine direnen Emirler Köy halkına destek olmaya devam edeceklerini vurguladı.
Köse, “Gençleştirme adı altında yürütülen bu çalışma köylünün geleceğine bir set vurma çalışmasıdır. İşçi, köylü, esnaf bitti, şimdi sıra ormanlarımıza mı geldi? Çünkü Türkiye’nin birçok yerinde orman talanı var. Emirleri köyü sakinlerinin bu gücü ve direnci bu talana dur diyecektir. Muhtarlarımız, yaşamı savunan güçlü kadınlarımız ile doğayı ve yaşamı savunmaya devam edeceğiz” dedi.
Oturma eylemine katılan Deniz adlı çocuk da “Ormanlarımıza dokunmayın” çağrısında bulundu.
PİRHA- Mersin’in Yenişehir İlçesine bağlı Emirler bölgesinde bulunan ormanlık alanda ‘gençleştirme’ adı altında sürdürülen ağaç kesimine tepki gösteren Milletvekili, STK ve yurttaşlar, ağaç kesiminin durdurulmasını istedi.
Pandemi sürecinde açıklanan ‘tam kapanma’ kararı ormanları katletme fırsatına dönüştürüldü. Rize İkizdere’de taş ocağı için ağaçlar katledilirken, Muğla Akbelen Ormanları’nda da asırlık ağaçlara kıyılıyor.
Mersin’de ise geçen hafta Toroslar İlçesine bağlı Belenkeşlik ve Bekiralanı Mahallesi’nde yaşanan ağaç katliamına Yenişehir’in Emirler bölgesinde bulunan ormanlık alan da dahil edildi.
Ormanlık alanın ‘gençleştirme’ adı altında yok edilemesine tepki de gecikmedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekilleri, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in de aralarında olduğu sivil toplum örgütü temsilcileri ve köylüler, ağaç kesiminin yapıldığı alanda incelemede bulunup açıklama yaptı.
Yapılan açıklamalarda, Mersin’in nefessiz bırakılmak istendiğine dikkat çekilerek, ağaç kıyımıyla bölgenin iklimine, hayvancılığına, tarımına ve yayla turizmine zarar verileceği belirtildi.
Orman İşletme İl Müdürlüğü ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada ağaç katliamını savundu.
PİRHA- Mersin’in Yenişehir İlçesine bağlı Emirler Mahallesi’nde ağaçlar katlediliyor. ‘Seyrekleştirme’ adı altında yapılan kesime tepki gösteren köylüler, ağaç kesiminin bir an önce durdurulmasını istedi.
Pandemi sürecinde açıklanan ‘tam kapanma’ kararı ormanları katletme fırsatına dönüştürüldü. Rize İkizdere’de taş ocağı için ağaçlar katledilirken, Muğla Akbelen Ormanları’nda da asırlık ağaçlara kıyılıyor.
Mersin’de ise geçen hafta Toroslar İlçesine bağlı Belenkeşlik ve Bekiralanı Mahallesi’nde yaşanan ağaç katliamına Yenişehir’in Emirler bölgesinde bulunan ormanlık alan da dahil edildi.
Köylüler, heyelan riski yüksek bir toprak yapısına sahip olduğunu ve genç ağaçların kesildiğini ifade ederek, “Şehre en yakın noktada bir şehrin akciğerleri olan bu ormanların bu kadar rahat ve pervasız kesilmesini yaşlı genç tüm ağaçların talan edilircesine kesilmesini ve canlıların yok edilmesini şiddetle kınıyoruz ve ağaç kesiminin bir an önce durdurulmasını istiyoruz” dedi. Köylüler, ağaç kesiminin durdurulması için Orman Müdürlüğüne başvuruda bulundu.
Ağaçların kesildiği alanda incelemelerde bulunan heyet ise, Emirler Mahallesi ve çevresinde bulunan ormanlık bölgesi Mersin’in akciğerleri olduğuna dikkat çekerek, “Emirlerde Orman gençleştirmesi adı altında yapılan ağaç katliamı ormanın ekosistemine, bölgenin iklimine, hayvancılığına, tarımına ve yayla turizmine çok zarar verecektir. Ayrıca ormanlık alanının eğimli olması ve toprağın killi olması nedeniyle bölgede erozyona neden olacaktır” diyerek, ormanların ranta kurban edilmesine izin vermeyeceklerini dile getirdiler.
Orman İşletme İl Müdürlüğü ise ağaç katliamını ‘seyrekleştirme’ diyerek savunmaya devam ediyor.
PİRHA- Mersin’in Yenişehir İlçesi’ne bağlı Değirmençay Köyü sınırları içerisinde olan ve İnsu, Kocahamzalı, Emirler kırsal mahallerini de etki düzeyine alabilecek Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi İşletmeciliğinin kurulmasına karşı çıkan köy sakinleri, duyarlılık çağrısında bulundu.
Artarak devam eden doğa tahribatına her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Türkiye’nin birçok merkezinde olduğu gibi tüm karşı çıkmalara ve yargı kararlarına karşın siyanürle altın aramadan, maden ocaklarına, JES’lerden HES’lere kadar yapılmaya devam ediliyor.
Mersin’in Yenişehir İlçesi’ne bağlı Değirmençay Köyü sınırları içerisinde olan ve İnsu, Kocahamzalı, Emirler kırsal mahallerini de etki düzeyine alabilecek Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi İşletmeciliği yapılıyor.
Mahalle sakinleri ve muhtarlarının karşı çıktığı ve sağlığa ve yayla turizmine zarar vermesinden endişe edilen, planlama ÇED Başvuru dosyası sürecinde olan Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Çevresel Etki Değerlendirme Toplantısı’na karşı çevre dernekleri ve siyasi partiler katılım sağlayarak tepkilerini dile getirecekleri öğrenildi.
MAHALLELİ OLUŞACAK ÇEVRESEL ZARARLARDAN KORKUYOR
İnsu Mahalle sakinleri projenin vereceği çevresel zarardan korktuklarını söyleyerek oluşabilecek bazı zararları şöyle sıraladı:
“*Tesisin bulunduğu yerde ekosistemindeki bitkiler ve hayvanların o bölgeden tamamen yok edilmesi o bölgedeki mevcut görsel varlığı geriye dönüşü olmaksızın yok edilecektir.
*Tahribata yakın olan tüm çevre köyleri etkisi altına alacaktır.
*Çıkartılan ham maddenin çıkartım esnasında oluşturduğu toz ve zararlı gazların bu çevreleri etkisi altına alacaktır.
*Çevrede bulunan bitkilerin ağaçların olumsuz etkilenmesi ve üreme çoğalma döngüsünün yavaşlaması veya bitmesi gibi durumlar söz konusu olacaktır.
*Çevrede bulunan evler, kamyonların çıkaracağı, toz, eksoz dumanı, aspes balata zararlısı, debriyaj balata zehirli gazı ve tozu, gürültüsü ve daha birçok etkenlerden etkileneceklerdir.
*Tonajlı araçların yollara verdiği tahribat ve yoğun hasar veya oluşturabileceği kazalar muhtemeldir.
*Bu ocaktan çıkartılacak taş ve kırılacak malzeme ki o bölgede yüksek tesirli patlatıcılar kullanılarak yapılmak zorundadır bu dinamit benzeri ara maddelerin de çıkardığı gazlar toz duman ve gürültüler oluşacaktır.
*Mersinimizin incisi İnsu Köyünde evi barkı olan vatandaşların buraların artık yaşanmaz bir bölge olduğuna kanaat getirerek daha başka temiz yer diye adlandırdığımız alternatif arayışına gireceklerdir. Ve yayla turizmini de fazlasıyla olumsuz etkileyecektir.
*Mevcut bölgedeki eko dengenin tahrip edilmesiyle beraber dönüşü olanaksız sonuçlar çıkarması gibi daha bilmediğimiz onlarca zarar ve ziyanı beraberinde getirecektir.
*Çocuklarımıza şu anda gelecek vadedebileceğimiz bir İnsu var, mevcut ve yaşanası bu köyün bu taş ocağı beraberinde, İnsu’nun yaşanmaz bir yer olacağının açık göstergesi ve tamamlayıcı kanıtıdır.”
Konunun sadece İnsu’da, Değirmençay’da, Kocahamzalı ve Emirler’de yeri yurdu olanların değil tüm Mersin’deki insanların hassasiyet göstermesi gerektiğini vurgulayan mahalle sakinleri, herkesi destek olmaya çağırdı.