Etiket: emo

  • Elektrik kesintilerinin sebebi ortaya çıktı!

    Elektrik kesintilerinin sebebi ortaya çıktı!

    PİRHA-Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ülke genelinde devam eden elektrik kesintilerine dair açıklama yaptı. EMO, “Özelleştirmelerin yarattığı pahalılık, kesintileri beraberinde getiriyor” dedi.

    Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi, Türkiye genelinde yaşanan elektrik kesintileriyle ilgili yazılı açıklama yaptı. Özelleştirmelere dikkat çeken EMO yönetimi, “Özelleştirilmiş elektrik dağıtım şirketleri tarafından abonelerine yapılan duyurularda, ulusal elektrik sisteminde yaşanan kesintilerin TEİAŞ kaynaklı olduğu bilgisi verilmektedir” dedi.

    “ARZ AÇIĞI BAHANESİ İLE KESİNTİLERE BAŞVURULMUŞTUR”

    EMO yönetimi, ülke genelinde yapılan kesintilerin, üretim-tüketim dengesinden kaynaklandığını belirterek “Yaklaşık 5.000 MW`lık bir üretim açığından bahisle kesintilerin gezdirildiği bilgisi edinilmiştir” dedi. Açıklamanın devamında ise şu bilgiler paylaşıldı:

    “Ülkemiz elektrik enerjisi kurulu gücü 2021 Haziran ayı sonu itibarıyla 98.162,4 MW`tır. TEİAŞ verilerine göre 30 Temmuz 2021 gününe kadar maksimum anlık talebimiz ise 53.280,9 MW olarak gerçekleşmiştir. Maksimum anlık talebe göre 44.881,5 MW arz fazlasının olduğu bir sistemde arz açığından bahsetmek yönetim beceriksizliği değildir de nedir?

    Hava sıcaklıklarının normalin üzerinde seyretmesi ve yaşanan kuraklık nedeniyle su gelirlerinin düşmesine ve hidroelektrik üretimde kayıp yaşanmasına neden olmaktadır. Hidroelektrik üretimdeki kaybın kurulu güç içindeki diğer kaynaklar ile karşılanması pekala mümkündür. 2014 yılında 21.476 MW olan doğalgaz kaynaklı kurulu güç ile yaklaşık 120,6 Milyar kWh elektrik üretimi elde edilmiştir. Bugün itibarıyla doğal gaz kaynaklı kurulu gücümüz 25.733 MW`tır. 2021 yılı Haziran sonu itibariyle doğal gaz kaynaklı elektrik üretimi 45,1 Milyar kWh olarak gerçekleşmiştir. Kısacası sadece doğal gaz kaynaklı kurulu güçten bile yönetim hataları nedeniyle yeteri kadar faydalanılmamış ve arz açığı bahanesi ile kesintilere başvurulmuştur.

    Arz açığının kapanması için doğalgaz santrallerindeki üretimin artırılması piyasa fiyatlarını da tetikleyecek ve kutsanan serbest piyasa fiyatlarını daha da yükseltecektir. Döviz kurlarına bağımlı olarak ithal edilen doğalgazda kur artışları dolayısıyla artan fiyatlar kaçınılmaz olarak tarifelere yansıtılacak ve zaten ödeme güçlüğü çeken milyonlarca abone için elektrik faturalarının ödenmesi adeta kâbus haline dönecektir.

    Dünya genelinde hızlı bir dönüşüm ile yenilenebilir enerji kaynaklarına geçildiği göz önüne alındığında; bugünler de güneş ışınımının da etkisiyle yaygınlaşan orman yangınları ile mücadele eden ülkemiz, elektrik enerjisi üretiminde ne yazık ki mevcut güneş potansiyelimizin kullanımında yetersiz kalmıştır. Hidroelektrik üretimin düştüğü kurak yaz günlerinde oluşan talep artışlarının, güneş enerjisi kaynaklı üretim ile kapatılması mümkün iken kurulu güç kapasitesinin yetersizliği nedeniyle bu olanaktan yararlanamamaktadır.

    “ELEKTRİK KESİNTİ NEDENLERİNİ GİZLEMEDEN AÇIKLAMA YAPILMASINI TALEP ETMEKTEYİZ”

    Kamusal politikalar ile kamusallığın önemini tekrar vurgulayarak elektrik enerjisinin günümüz koşullarında bir gereklilik olduğunun bilincinde; enerji politikalarının acilen kamusal düzlemde görüşülmesi ve elektrik sisteminde yaşanan kesintilere ilişkin kesinti nedenlerini gizlemeden açıklama yapılmasını talep etmekteyiz. Bir tarafta özel şirketlerin ticari beklentileri söz konusu iken diğer tarafta özel sektör üretimi ile ortaya çıkması muhtemel aşırı pahalılığın vatandaşlara yansıtılacak payı söz konusudur. Özelleştirme adı altında yürütülen enerji politikalarının ortaya çıkardığı acı gerçek işte burada bir kez daha kendini göstermektedir. TEİAŞ`ın özelleştirilmesi kararı iptal edilmeli, bütünlüklü yapısı bozulmamalıdır. Artık özelleştirmelerin değil, toplumsal faydayı gözeten kamusallığın yeniden ve ivedilikle gündeme getirilmesi gerekmektedir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Mühendis Odaları’ndan çağrı: Torba yasa teklifini geri çekin-VİDEO

    Mühendis Odaları’ndan çağrı: Torba yasa teklifini geri çekin-VİDEO

    PİRHA- Elektrik Mühendisleri Odası, Maden Mühendisleri Odası ve Makine Mühendisleri Odası, Meclis gündeminde olan Elektrik Piyasası Kanunu’na ilişkin açıklama yaptı. “Torba yasa teklifini geri çekin” diyen oda temsilcileri, “Sermayenin çıkarları doğrultusunda kamu işletmeciliğinin içi boşaltılmıştır” dedi.

    Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hafta içerisinde TBMM Genel Kurulu’nda ele alınacak. Ancak mühendislik meslek örgütleri, yapılacak düzenlemeler konusunda tepkili.

    Elektrik Mühendisleri Odası, Maden Mühendisleri Odası ve Makine Mühendisleri Odası, konuya ilişkin Ankara’da ortak açıklama yaptı.

    Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Pala, meclis tarafınca ele alınan düzenlemelerin sermayenin talepleri olduğunu söyledi. Pala, kanun teklifinin ülke adına birçok sakıncaya yol açacağına işaret ederek ‘özel sektör yatırımcılarının faaliyetlerini daha sağlıklı ve hızlı şekilde gerçekleştirmeleri’ gerekçesi adı altında kamu adına yürütülen denetim mekanizmaları ortadan kaldırılmaktadır” dedi.

    “ÖZEL SEKTÖR DAHA FAZLA KAR ETSİN DİYE”

    Mühendis meslek örgütlerinin tepki gösterdiği bir diğer konu ise; çöp ve orman ürünü yakılmasının ‘yenilenebilir’ tanımına ekleniyor olması konusuydu. Bu yöntemin kimi çevrelere rant sağlayacağı belirtilen açıklamada şunlar dile getirildi:

    “Türkiye’nin ömrünü tamamlamış lastikler, şehir çöpleri ve orman atıklarının yakılmasıyla üretilecek enerjiye değil; ucuz, sağlıklı ve çevre dostu yenilenebilir enerji kaynaklarına gereksinimi vardır. Kaynak türü ve teknolojisi ne olursa olsun doğaya ve insan sağlığına zarar veren, toplumsal yaşamı olumsuz etkileyen tesisler Yenilebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM( kapsamından çıkartılmalıdır.”

    Söz konusu kanun teklifi ile jeotermal kaynaklara ilişkin yeni düzenlemelerin içeriklerine de itiraz edildi. Bülent Pala, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sulardan elde edilen ve kaynağın beşte dörtlük (4/5) gibi kısmının genel bütçeye aktarılacağının altını çizdi. “Doğal kaynakların gerçek sahibi halkımızdır” diyen Pala, kaynaklardan elde edilen idare payının yöre halkının ihtiyaçları için kullanılması gerektiğini söyledi.

    Pala, “Söz konusu düzenleme yeniden gözden geçirilsin” diyerek “Sermaye taleplerinin, toplum çıkarı, kamu hizmeti ve kamu denetimi anlayışının önüne geçmemeli” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Kiralık diploma’ krizine EMO’dan müdahale

    ‘Kiralık diploma’ krizine EMO’dan müdahale

    PİRHA – Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi, Mühendislik diplomasının kiraya verilmesi durumunun suç olduğunu açıkladı.

    EMO Ankara Şubesi, mühendislik diplomasının kiraya verilmesi konusunda yazılı açıklama yaparak, “Diplomanın kiraya verilmesi suçtur ve etik değildir” dedi.

    Açıklamada bazı internet sitelerinde alenen “mühendislik diploması kiraya verilir” ilânlarının görüldüğüne de vurgu yapılarak “Meslek etiğini ayaklar altına alan ve aleni bir şekilde suç olan girişimlerde bulunulmaktadır. İş o noktaya varmıştır ki ilânlarda açık açık ‘şantiye şefliği imzası atılır’ dahi denilerek mühendislik mesleğinin itibarı zedelenmektedir.” İfadeleri kullanıldı.

    “SUÇ İŞLİYORLAR”

    Mühendislik projelerinin sadece ‘mühendis’ ünvanına sahip kişilerce yetkilendirilmiş bireyler tarafından hazırlanabileceğine dikkat çekilerek şunlar aktarıldı:

    “Başkaları tarafından hazırlanan projelere imza atan mühendisler açıkça suç işlemektedirler. Diplomaların kiraya verilmesi TMMOB Disiplin Yönetmeliği kapsamında suç teşkil etmekte olup; yetkisiz kişilerce üretilen plân, proje ve hizmetlerden birine imza atarak diplomasını kiraya veren üyeler hakkında soruşturma açılıp Onur Kurulu’na sevk edilmektedir.

    “YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”

    Diplomasını kiraya vererek suç işleyip haksız kazanç elde edenler bir yandan da TMMOB tarafından her yıl mühendis, mimar ve şehir plâncılar için belirlenen asgari ücretin altında gelir elde ederek birliğimiz tarafından belirlenen asgari ücret uygulamasına karşı gelmekte, haksız kazanç elde etmektedirler.

    Meslek etiğini yok sayan, mühendislik ilkelerini yerle bir eden diploma kiralama girişimleri odamız tarafından yakından takip edilmekte, üyemiz olduğu tespit edilen kişiler hakkında soruşturma açılarak gerekli disiplin cezası almaları sağlanmaktadır.”

    PİRHA/ANKARA            

  • ‘TRT birilerinin arka bahçesi ya da arpalığı değildir’-VİDEO

    ‘TRT birilerinin arka bahçesi ya da arpalığı değildir’-VİDEO

    PİRHA – Elektrik Mühendisleri Odası ve Haber-Sen, 169 TRT çalışanının “İstihdam Fazlası Personel” olarak başka kurumlara gönderilmesini protesto etti. Yapılan açıklamada şirketler üzerinden yeni işe alımların yapıldığı ve siyasal kadrolaşmanın arttığına dikkat çekildi.

    Aralarında Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) üyelerinin de bulunduğu 169 TRT çalışanının “İstihdam Fazlası Personel” olarak Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilmesine tepkiler sürüyor.

    EMO ve Haber-Sen üyeleri, kararı protesto etmek amacıyla TRT Ankara Radyosu önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. TRT çalışanlarına çok sayıda milletvekili de destek verdi.

    HABER- SEN Genel Sekreteri Burak Ustaoğlu, yapılan son düzenlemelerle çalışanların iş güvencesinin ortadan kaldırıldığına işaret ederek, “Bizler, kamu hizmeti yayıncılığını benimsemiş, üretmekten yana insanlar olarak, halkın olan TRT’nin halkta kalması için buradayız” dedi.

    “KURUMSAL HAFIZA YOK EDİLİYOR”

    Ortak basın açıklamasını okuyan Haber-Sen Genel Başkanı Musa Özdemir, “TRT’de istihdam fazlası personel yoktur” diyerek şunları söyledi:

    “Siyasal iktidarın sınırsızca kadrolaşabilmek için getirdiği ‘İstihdam Fazlası Personel’ uygulaması TRT’de aralarında Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) üyelerinin de bulunduğu deneyimli kadroların tasfiyesine dönüşmüştür. Geçen yıl emekliliğe teşvik adı altında, perde gerisindeyse sürgün tehdidiyle 1774 personelini emekli eden TRT, bu kez 169 emekçiyi ‘İstihdam Fazlası Personel’ olarak listelemiştir. Çoğunluğu TRT’de yetişen, bilgi ve birikimlerini kuruma aktaran çalışanların, uzmanlık alanları dışında görevlendirilerek atıl bırakılmak istenmesi, kamu yönetiminde etik ve liyakat ilkelerine aykırı olduğu gibi, kurumsal hafızanın da yok edilmesine neden olacaktır.

    Resmi Gazete’de 9 Temmuz 2018 tarihinde yayımlanan 703 sayılı KHK ile sözde emekliliğe teşvik ile birlikte getirilen ‘istihdam fazlası personel’ uygulaması kapsamında TRT’de aralarında mühendis, sanatçı, prodüktör, yönetmen, spiker, montajcı, müfettiş, muhabir, kameraman, memur, şef, teknisyen ve teknikerlerin de bulunduğu 169 kişi istihdam fazlası personel olarak belirlenmiştir.”

    “TASFİYESİNDEN DERHAL VAZGEÇMELİDİR”

    Musa Özdemir, TRT yönetimine “hukuksuzluğa son verin” çağrısı yaparak sözlerine şöyle devam etti:

    “Kamu hizmeti yayıncılığından yana, yetişmiş, deneyimli, üretmekten yana olan emekçilerin tasfiyesinden derhal vazgeçmelidir. Devlet Personel Başkanlığına bildirilen 169 İFP (istihdam fazlası personel) listesini geri çekmeli ve bu hukuksuzluğa son vermelidir.

    Bilinmelidir ki bir mühendis, ses sanatçısı, prodüktör, yönetmen, spiker, montajcı ve diğerleri bu ülkede kolay yetişmiyor. Belli bir çabanın, emeğin, birikimin ürünü olan bu çalışanları hangi kuruma göndermeyi düşünüyorsunuz? Tarım ve Orman Bakanlığı’na mı, Çevre Bakanlığı’na mı, Sağlık Bakanlığı’na mı yoksa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın yanına Hazine ve Maliye Bakanlığı’na mı?

    Anayasada ve kendi yasasında özerk ve tarafsız bir kamu hizmeti yayıncısı olarak tanımlanan TRT, 703 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve sonrasında çıkartılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile özerk ve kamu yararına yayın yapan bir kurum olmaktan çıkartılmıştır. Gelirleri, halkın vergileri ve bandrol ücretlerinden oluşan TRT 31 Mart seçimlerinde de görüldüğü üzere ‘Tek Bir Ses’in Sesi’ olmuştur.

    Bir yandan istihdam fazlası denilerek TRT emekçileri havuza atılırken bir yandan da bu kuruma dışarıdan devamlı personel alımı yapılmaktadır. TRT birilerinin ‘arka bahçesi’ değildir, ‘arpalığı’ hiç değildir! Kendi yandaşlarını yine ‘yandaş kurumlardan’  TRT’ye aktaranlar bir yandan da dış yapımlarla kendi destekçilerinin cebini doldurmaktadır.

    Personel kıyımının sadece TRT ile sınırlı kalmayacağı önümüzdeki günlerde başka kurumlarda da benzer uygulamaların başlayacağı iddia edilmektedir. TBMM’yi devre dışı bırakarak ülkeyi Kanun Hükmünde Kararnameler ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile yöneten AKP, yılların birikimi ve alınterini bir çırpıda yok etmek istemektedir. TRT fiilen şirkete dönüştürülürken kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar iş güvencesinden yoksun, özlük hakları bulunmayan, yönetenlerin iki dudağı arasından çıkacak kararlarla çalışır hale getirilmek istenmektedir.

    TRT’yi siyasi kadrolaşma için mekan olarak görenler bilmeliler ki TRT emekçileri sahipsiz değildir. Sadece TRT çalışanlarının haklarının korunması için değil, TRT’nin özerk, demokratik ve kamusal yayın yapacak bir kurumsal yapıya kavuşturulması için tüm kamuoyunu duyarlı olmaya ve mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz.”

    PİRHA /ANKARA