Etiket: enflasyon artışı

  • Emeklilerden hükümete ‘Zammını al başına çal’ isyanı-VİDEO

    Emeklilerden hükümete ‘Zammını al başına çal’ isyanı-VİDEO

    PİRHA- Tüm Emekliler Sendikası, aldıkları maaş oranının açlık ve yoksulluk sınırı altında kaldığına işaret ederek meydanlara çıktı. Ankara’da yapılan açıklamada “Sefalet yaşamına mahkum edildik. Zammınızı alın başınıza çalın” denildi.

    Tüm Emekliler Sendikası, artan hayat pahalılığı karşısında maaşlarının erimesi nedeniyle ülke genelinde eş zamanlı basın açıklaması yaptı.

    Emeklilerin Ankara’daki adresi Ulus Meydanı oldu. Yapılan eylemde sık sık “Açız, yoksuluz, geçinemiyoruz” sloganı atıldı.

    Basın metnini okuyan Tülay Bağış, öncelikle örgütlenme konusunda emekli sendikalarının önündeki engellere vurgu yaptı. Bağış, iktidarın, emeklilere yönelik politikalarını eleştirerek şunları söyledi:

    “Her kademede her türlü devlet olanaklarını partisi ve kendileri için kullanmaktan çekinmeyen iktidar, şu an sayıları 15 milyonu aşkın emekli, dul ve yetim haklarına sahip bizleri açlık ve yoksulluk sınırı altında maaşlarla sefalet yaşamına mahkum etmekte. Adeta bizleri yok sayan böylesi bir iktidarın devamıyla sonuçlandığı görülen bu süreç sonunda bizler ve bu ülke baş başa bırakılmıştır. Bizler mevcut iktidar eli ve desteğiyle bu soygun düzenin de üçer, beşer maaş ve huzur hakkı alalım diye değil, insanca ve onurumuzla yaşamımızı sürdüreceğimiz bir maaş ve bu haklarımızı koruyup, sürdürebilmek adına oluşturduğumuz Emekli Sendikalarımızın örgütlülüğünün önünde haksız ve hukuksuz şekilde faaliyetlerimizin engellenmesine son verilmesini istiyoruz.”

    “ZAMMINI AL BAŞINA ÇAL”

    Bağış, yürürlüğe konulan yeni asgari ücretin emeklilere olan etkisinin altını çizerek şöyle devam etti:

    “Gerçekçi olmayan, düşük gösterilen enflasyon sonuçlarıyla da olsa memur ve işçi emekli maaşlarının bu aydan itibaren uygulamaya girmesi sonucu, bu iktidar iki seçenekle karşı karşıya kaldığını hissetmiş ve “ya dışarıdan zorlanarak da olsa yüksek faizli kredi bulabilme, ya da şu an olduğu gibi, emeğiyle veya emekliliği ile yaşamını kıt kanaat sürdürmeye çalışan vatandaşlarımızı, yani en geniş halk kesimlerini hedefleyen ‘Deli Dumrul’ hikâyesini hatırlatır şekilde ‘Vergilendirme ve Harçlar’ adı altında olağanüstü ve hukuk dışı ödenti planlarını yine bizlerin sırtına yüklemeyi seçmiş ve uygulamaya sokmuştur.

    “İNSANCA YAŞAM ŞARTLARIMIZIN YERİNE GETİRİLMESİNİ İSTİYORUZ.”

    Sizlerden ayrıcalıklı bir lütuf beklemiyor ve istemiyoruz. Ancak en doğal hakkımız olan insanca yaşam şartlarımızın yerine getirilmesini istiyoruz. En düşük emekli maaşımızın çalışan memurlara dair yürürlüğe sokulan en düşük maaş oranına endekslenmesini, maaşlarımıza süratle seyyanen ek zam ve ülke kalkınmasından ortaya çıkan parasal oranın derhal maaşlarımıza eklenmesi ile geçmişte seçim vaadi olarak verilen 3600 göstergesinin kamuda çalışan tüm personele ve emeklilerine ödenmesini istiyoruz. Emekli maaşlarındaki adaletsiz maaş farklılıklarını giderici ve geniş kapsamlı intibak düzenlemesinin yapılmasını talep ediyoruz. Ayrıca yılda 4 kez olmak üzere birer maaş tutarında ikramiye ödemelerinin yürürlüğe sokulmasını, sağlığımızla ilgili her türlü tedavilerimizin sonucunda maaşlarımızdan kesilen ödemelere son verilmesi istiyoruz. En doğal insan ve anayasa hakkımız olan sendikalı örgütlenme gerçeğiyle yaşam şartlarımızın korunup geliştirilmesinin önünde engel olunmaması ve sendika statümüzün tanınması amacıyla uluslararası antlaşmalar ve Anayasamızın 90. Maddesine uygun hale getirilmesini bekliyor ve istiyoruz.”

    “YAMALI BİR BOHÇA GİBİ EKONOMİ”

    Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da emeklilerin eylemine destek verdi. Gergerlioğlu yaptığı konuşmada “Çalışan tüm insanlar bir gün emekli olacak ve emeklinin yaşadığını yaşayacaktır. Kimse ‘bana ne emeklerin halinden’ demesin. Emekli hayattan emekli olmuyor. Çığırından çıkmış bir ekonomik sistemle karşı karşıyayız. Zembereği boşalmış bir saat gibi, bir yamalı bohça gibi ekonomi. Bizler de bunu görüyor ve Mecliste halkımız adına eleştiriyoruz. Enflasyon almış başını gidiyor ve bunu toparlamak için her şeye zam yapılıyor. Seçim sonrası her şeye zam yapıldı, yetmedi bir de KDV %18’den %20’ye çıkarıldı. Zam üstüne zam yaşandı. Çalışanlar ve emekliler iyice çığırından çıkmış bir hayatı yaşıyor. Açlık sınırının 12.000 TL olduğu yoksulluk sınırının ise 34.000 TL olduğu bir dönemde emekliye biçilen maaş son derece yetersiz ve haksızdır” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Enflasyon %80, işçiye zam %35

    Enflasyon %80, işçiye zam %35

    PİRHA- Resmi rakamlarla enflasyon %80’i bulmuşken, ŞOK market, işçilerine %35 zam verdi. Çalışma koşullarını kabul etmeyen Mağaza Market-Sen üyesi ŞOK işçileri, net 7500 TL maaş istiyor.

    TÜİK verilerine göre TÜFE’deki  değişim 2022 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre %2,37, bir önceki yılın aralık ayına göre %45,72, bir önceki yılın aynı ayına göre %79,60 ve on iki aylık ortalamalara göre %49,65 olarak gerçekleşti. Özet olarak, halkın alım gücü 1 yılda %80 azaldı.

    Alım gücünün bu denli azaldığı ekonomik krizde ŞOK Market zinciri işçilerine %35 zam yaptı. Mağaza Market-Sen’e üye Şok market işçileri, bu zammın karşılığı olmadığını söylüyor.  Mağaza Market-Sen Şok İşçileri Koordinasyonu’ndan yapılan açıklamada, “En düşük net ücret en az 7500 TL, günlük yemek ücreti en az net 55 TL, yol ücreti günlük en az net 25 TL olacak, primde adaletsizliğe son verilecek” denildi. 

    Mağaza Market-Sen Şok İşçileri Koordinasyonu tarafından yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

    “ŞOK market, çalışanlarına 1 Haziran’da %35 zam yapılacağını duyurmuştu. Zammı brüte yaptılar, hiçbir derdimize çare olmadı. Maaşlarımız asgari ücretin bile altında kaldı. Enflasyon %80’i aşıyor. Ücretlerimiz her dakika eriyor. Yapılan zam eksiye düşüyor. Az işçiyle çok iş politikası, zincir market patronlarının cebine milyar dolarları dolduruyor. “Az işçi” düzeni yüzünden günlerce full çekiyoruz. Fazla mesaiyle, 12 saat çalışmayla günler geçiyor. Biz bu çağın ücreti ödenen köleleri miyiz neyiz?

    ŞOK işçisi kol kola giriyor. Hedefimiz net, maaşımız net 7500 lira. Sendikamız Mağaza Market-Sen. Sen de üye değilsen, şimdi e-devlete girip üye olabilirsin.

    Biz üyeler olarak buluştuk değerlendirdik, dedik ki:

    1. Şok marketlerde en düşük NET ücret en az 7500 TL olacak.
    2. Personel, master, müdür konumunda çalışan işçilerin maaşlarına 7500 TL taban sayılarak zam yapılacak.
    3. Günlük 19 TL’lik yemek parası aç kal demektir. Günlük yemek ücreti en az NET 55 TL olacak.
    4. İşe alırken vereceğiz dedikleri, sonra kasa tazminatı adı altında gasp ettikleri yol ücretimizi alacağız. Yol ücretimiz günlük en az NET 25 TL olacak.
    5. Primde adaletsizliğe son verilecek. Mağazada görünen değil çalışan işçi sayısına göre primler ödenecek.

    ŞOK işçileri haydi kol kola, Mağaza Market-Sen’e üye olmaya.

    Önce sendika, sonra net maaş 7500 lira.

    Biz mağazamızı yarım gün açmasak, başımızdakiler tir tir titrer.

    ŞOK market işçisi gücünü göster.”

    (HABER MERKEZİ)

  • KESK Dersim Şubeler Platformu: Borçlar kabarıyor, faturalar şahlanıyor!-VİDEO

    KESK Dersim Şubeler Platformu: Borçlar kabarıyor, faturalar şahlanıyor!-VİDEO

    PİRHA- KESK Dersim Şubeler Platformu, “Geçinemiyoruz” sloganıyla Dersim’de sokağa çıktı. Yapılan basın açıklamasında “Halk için işsizlik büyüyor, pahalılık artıyor, borçlar kabarıyor, faturalar şahlanıyor” denildi.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dersim Şubeler Platformu, TBMM’de görüşmeleri süren 2022 Bütçe Yasa Teklifi görüşmelerine ilişkin açıklama yaptı. “Geçinemiyoruz” sloganı ile sokağa çıkan KESK’liler, “Halktan ve emekten yana bütçe için omuz omuza!” dedi.

    Basın açıklamasını Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dönem Sözcüsü Mazlum Doğan okudu. “Gelirde adalet, vergide adalet istiyoruz” diyen Doğan, şu açıklamayı yaptı:

    “Ülkeyi yönetenler büyüme rekorlarından, şahlanan Türkiye’den bahsediyor. Bir avuç sermayedar için, yandaş şirketler için dedikleri doğru olabilir. Ama emekçiler için, halk için işsizlik büyüyor, pahalılık artıyor, borçlar kabarıyor, faturalar şahlanıyor.

    Alım gücümüzün düştüğünü her gün çarşıda, pazarda, markette yaşadıklarımızla biliyoruz. İşsizliğin arttığını artık hemen her evde olan işsizlerden, özellikle genç ve kadın işsizlerden görüyoruz.

    Her gece ‘yarın nelere zam gelecek’ endişesiyle yatıyoruz. Her sabah paramızın döviz ve zamlar karşısında adeta pula döndüğü, yoksulluğun ve işsizliğin arttığı bir güne uyanıyoruz.

    Bu zorlu süreçte TBMM’de hepimizin geleceğini yakından ilgilendiren, 2022 Bütçe yasa teklifi görüşülüyor. Anayasamızda sosyal-hukuk devleti tanımı yapılmaktadır. Ancak ne yazık ki Türkiye’de yıllardır bütçeler, ülke kaynakları, emekçilerden, halktan alınan vergiler, sermayeye-patronlara, yandaşlara aktarılmasının bir aracı haline dönüşmüştür. Bizim cebimizden alınanlar işverenlere-patronlara, yandaş müteahhitlere teşvik, prim desteği, ‘hazine garantisi’, faiz olarak aktarılmaktadır. Bizim cebimizden alınanlarla milyonlar yoksullaşırken, bir avuç şirket daha da zenginleşmektedir.

    Toplumsal cinsiyete duyarsız, eşitsizlikleri artıran bütçede kadınların ekonomik kaynaklara, kamusal hizmetlere, eğitime, sağlığa ve sosyal koruma haklarına eşitsiz erişimi, bakım ve ev içi emeği ile çifte mesaisi bir kez daha göz ardı edilmektedir. Oysa bütçe işçiler, emekçiler, işsizler, emekliler, küçük esnaf, çiftçiler, dar gelirliler, yani bu halkın ‘geçinemiyoruz’ diyen büyük çoğunluğunun nefes alması için kullanılmalıdır.

    Ücretli kesimlerin omzuna yıkılan vergi yükü hafifletilsin, bütçe gelirleri büyük oranda kar, faiz ve servetin vergilendirilmesine dayansın.

    Asgari ücret ve bütün ücretlerin asgari ücret kadarı için tüm vergi ve kesintiler sıfırlansın ve net ödensin. Böylece tüm ücretler yaklaşık 750 lira artırılsın.

    Elektrik, su, doğalgaz ve internet faturaları vergi ve kesintiden muaf tutulsun.

    Dolaylı vergiler düşürülsün, tüm gıda ürünlerinde KDV sıfırlansın.

    Eğitim, sağlık gibi kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına son verilsin, kamu hizmetlerine ve yatırımlara bütçeden ayrılan pay artırılsın.

    En düşük emekli aylığı en az asgari ücret düzeyine yükseltilsin.

    Herkese temel gelir güvencesi sağlansın.

    Toplumsal Cinsiyete Duyarlı bir bütçe hayata geçirilsin.

    Kısacası bu ülkenin işçileri, emekçileri olarak yarattığımız değerlerin, oluşturduğumuz kaynakların, insanca bir yaşam, insanca çalışma koşulları ve iş güvencesi, parasız kamusal hizmet olarak geri dönmesini istiyoruz.”

    PİRHA/DERSİM