Etiket: engin karataş

  • AYM, KHK’li öğretmen Engin Karataş’a kesilen para cezalarını hak ihlali saydı

    AYM, KHK’li öğretmen Engin Karataş’a kesilen para cezalarını hak ihlali saydı

    PİRHA- Anayasa Mahkemesi, Bodrum’da bir okulda sınıf öğretmeniyken KHK ile 2016’da ihraç edilen Engin Karataş’a işine dönmek için yaptığı eylemler nedeniyle kesilen para cezalarının hukuka aykırılığına vurgu yaparak, cezaların hak ihlali olduğuna karar verdi.

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Bodrum’da bir okulda sınıf öğretmenliği yaparken ihraç edilen Engin Karataş, ihraç edilmesinin ardından eylemlere başlamış ve okulunun önünde gerçekleştirdiği eylemlerle yaşadığı hukuksuzluğu protesto etmişti.

    Karataş’a yaptığı eylemlerden dolayı birçok kez soruşturma açılmış ve idari para cezaları verilmişti. Karataş, OHAL Komisyonu’na da başvurmuş ancak son iki yıldaki ‘İşimi istiyorum’ eylemleri gerekçe gösterilerek talebi reddedilmişti.

    Anayasa Mahkemesi (AYM), Karataş’ın işine dönmek için yaptığı eylemler nedeniyle kesilen para cezalarının hukuka aykırılığına vurgu yaparak cezaların hak ihlali olduğuna karar verdi.

    “30 BİN TL’YE YAKIN PARA CEZALARI KESİLDİ”

    Karataş söz konusu Anayasa Mahkemesi kararını ve yaşadığı süreci şöyle anlattı:

    “Eylem yaptığım 4 yıllık süreçte neredeyse her gün para cezaları kesiyorlardı. Başlarda eylemlerimin yasa dışı olduğunu belirtip soruşturmalar açtılar. Ancak ben anayasal haklarım kapsamında bu eylemlerimi gerçekleştiriyordum. Bundan dolayı bir süre sonra bundan sonuç alamayınca para cezaları kesmeye başladılar. Her gün kesiyorlardı. Yaklaşık 30 bin TL’yi buldu bu cezalar. Ben 3 yıl boyunca eylem yaptım. Başta her gün yapıyordum. Daha sonra haftada bir yapmaya başladım. Ardından ise eylemlerimi sonlandırdım. Kiralar çok yüksek olduğu için Bodrum’dan ayrılmak zorunda kaldım. Muğla’nın küçük bir köyüne yerleştim. KHK’li olduğum için iş bulamadım. Eğitim-Sen üyesiyim. Sendika her ay bana belirli bir yardımda bulunuyor. Bununla geçinmeye çalışıyorum.

    “KESİLEN PARA CEZALARI NEDENİYLE İCRAYA VERİLDİM, BANKA HESAPLARIMA EL KONULDU”

    Söz konusu para cezalarını ödemem mümkün değil. Bu cezalar kesildikten sonra banka hesaplarıma el konuldu. Bankada bir miktar param vardı. Ona da el konuldu. Öyle öğrendim bu cezalar sonucunda beni icraya verdiklerini. Bu para cezalarına karşı ilk başta yerel mahkemelere başvuruda bulunduk. Ancak mahkeme ret kararı verdi. Ardından AYM’ye gittik ve orası beni haklı bularak lehime karar verdi. Demokratik haklarımı kullandığımı, yaptığım eylemlerin sonucunun para cezası gibi bir hukuki yaptırım doğurmadığını belirtti. Şimdi bu dava yerel mahkemeye gidecek ve oradan bozulacak. Bana kesilen 5 para cezası için başvuru yapmıştık. Bu kararın nihai sonucuyla birlikte emsal göstererek diğer para cezalarını da iptal ettirebileceğim.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

  • KHK’li öğretmen, OHAL Komisyonu Hakimlerini HSK’ye şikayet etti!

    KHK’li öğretmen, OHAL Komisyonu Hakimlerini HSK’ye şikayet etti!

    PİRHA- KHK ile 2016’da ihraç edilen Engin Karataş, OHAL Komisyonu hakimlerini, Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) şikayet etti. Karataş, “Gerekçeli kararda belirttikleri belgenin olmadığı ortaya çıktı” diyerek hakkında karar veren yetkililer hakkında işlem yapılmasını talep etti.

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde sınıf öğretmeniyken Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 29 Ekim 2016’da ihraç edilen Engin Karataş, Olağanüstü Hal (OHAL) Komisyonu hakimlerini HSK’ye şikayet etti.

    Öğretmen Engin Karataş, hakimlerin, gerekçeli kararda iki maddeye göre ret kararı verdiklerini belirterek şikayet dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:

    “1-Gerekçeli kararda belirttikleri belgenin olmadığı ortaya çıktı.

    OHAL Komisyonu hakimleri, başvurum hakkında verdikleri ret kararının ikinci maddesinde ‘Diğer Tespitler’ bölümünde ‘Kurumunca Komisyonumuza intikal ettirilen başvurucuya ait personel bilgi dosyasında başvurucu hakkında DHKP/C terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu bilgisine yer verildiği tespit edilmiştir.’ (Ek1 Sf.3) şeklinde belirtmişlerdir.

    Bahsedilen belgenin bulunmadığı idare mahkemesi sürecinde anlaşılmıştır.

    Ankara 22. İdare Mahkemesi, 2020/245 nolu dosyanın ara kararında Milli Eğitim Bakanlığın’dan personel bilgi dosyasındaki bilgi, belge, soruşturma evrakı, ihbar dilekçesi gibi tüm delilleri ve özellikle komisyonun dayandığı belgeyi istemiştir.

    Milli Eğitim Bakanlığı 28.07.2021 tarihinde mahkemeye verdiği cevapta Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün emri ile Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 27.07.2021 tarihli E-44976048-641.04-28568333 Sayılı cevabında ‘Başkanlığımızda Komisyon kararı ve ekleri dışında herhangi bir inceleme-soruşturma raporu, tutanak ve belge bulunmamaktadır.’ ( Ek3 Sf.2) Belirtilmiştir.

    Özetle Komisyon hakimlerinin gerekçeli kararda belirttikleri belge yoktur.

    2-İşimi ve öğrencilerimi geri istediğim protestolarda açılan davaları red gerekçesine dayanak gösterdiler.

    KHK ile işime son verildikten sonra anayasal hakkımı kullanıp işimi geri istediğimi belirten protesto gösterileri yaptım. Protestolarım kimseyi rahatsız etmedi. Vatandaşlardan bir şikâyet de olmadı. Ancak bazılarında polis tarafından gözaltına alındım ve dava açıldı. Mahkemelerden beraat kararları verildi. Bir defa da sendikam Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın çağrısıyla yapılan basın açıklamasında gözaltına alındım. Hakkımda DHKP/C örgüt propagandası davası açıldı. Sonunda beraat verildi. Aleyhime kesinleşen karar yoktur. Komisyon hakimlerinin UYAP incelemesinde belirttikleri davalar bunlardır. Hakimler masumiyet karinesini ihlal etmişlerdir. Ayrıca çalışırken henüz protestoya başlamadığım için herhangi bir irtibat kurulacak dava da açılmamıştı. Başka delil olmadığına göre işten çıkarılmamın ve iade talebimin reddini gerektirecek hiçbir somut delil sunulmamıştır.”

    DEFALARCA KEZ GÖZALTINA ALINIP DARP EDİLDİ!

    Engin Karataş, Muğla’nın Bodrum ilçesinde 13 yıl boyunca görev yaptığı ilkokuldan 29 Ekim 2016’da Resmi Gazete’de yayınlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilmişti. O günden beri de Bodrum meydanında “İşimi istiyorum” eylemi yapıyor.

    Öğretmen Karataş, eylem yaptığı yaklaşık 4 yıl içinde yüzlerce kez gözaltına alındı, polis tarafından darp edildi. Engin Karataş’ın OHAL Komisyonu başvurusu uzun bir aradan sonra sonuçlandırıldı. Başvuruyu reddeden komisyon, öğretmen Engin Karataş’ın işine iade edilmemesine gerekçe olarak, ihraç edildikten sonraki ‘işimi geri istiyorum’ diyerek başlattığı eylemleri gerekçe göstermişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • KHK’li öğretmen Karataş hakkında OHAL Komisyonu ve MEB’den farklı karar

    KHK’li öğretmen Karataş hakkında OHAL Komisyonu ve MEB’den farklı karar

    PİRHA- Muğla’nın Bodrum ilçesinde sınıf öğretmeniyken KHK ile 29 Ekim 2016’da ihraç edilen Engin Karataş’ın işine dönme mücadelesinde OHAL Komisyonu ile Milli Eğitim Bakanlığı ters düştü. OHAL Komisyonu, işine geri dönme mücadelesi nedeniyle Karataş’ın örgütle irtibatlı olduğunu öne sürerken, Milli Eğitim Bakanlığı, ‘Herhangi bir inceleme, soruşturma raporu, tutanak ve belge bulunmamaktadır” dedi. 

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde sınıf öğretmeniyken KHK ile 29 Ekim 2016’da ihraç edilen Engin Karataş’ın OHAL Komisyonu başvurusu, 3 yıldır “İşimi istiyorum” eylemleri gerekçe gösterilerek reddedilmişti. Komisyonun red kararına itiraz eden Karataş, Eğitim-Sen’in avukatları aracılığıyla Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine Şubat ayında Ankara İdare Mahkemesi’nde dava açtı.

    Engin Karataş öğretmen, “İşimi istiyorum” eylemleri yaparken defalarca polis tarafından gözaltına alındı ve hakkında davalar açıldı. Öğretmen Karataş, ihraç edildiği işine geri dönmek için yaptığı eylem nedeniyle hakkında Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davadan beraat etmişti.

    MEB: HERHANGİ BİR BELGE BULUNMAMAKTADIR

    Bugün yeni bir gelişme oldu. OHAL Komisyonu red gerekçesinde özlük dosyasında “DHKPC ile irtibatlı” olduğunu belirten belge var” demişti ancak Milli Eğitim Bakanlığı “bir belge yok” dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği yazıda, “Davacı Engin Karataş hakkında Bakanlığımızda bulunan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kararı ve ekleri yazımız eklerinde sunulmuş olup, Bakanlığımızda komisyon kararı ve ekleri dışında herhangi bir inceleme, soruşturma raporu, tutanak ve belge bulunmamaktadır” denildi.

    “20 YILDIR SÜRDÜRDÜĞÜM ÖĞRETMENLİK MESLEĞİM GASP EDİLDİ”

    Engin Karataş öğretmen Milli Eğitim Bakanlığı’nın kararını Facebook hesabından duyurdu. 

    Karataş, 20 yıldır sürdürdüğü mesleğinin gasp edildiğini belirterek şunları ifade etti:

    “2016 yılında 20 yıldır sürdürdüğüm öğretmenlik mesleğim gasp edildi. Gasp diyorum. Çünkü adli ve idari soruşturma açılmadan, savunmam alınmadan, gerekçe belirtilmeden bir gecede Kanun Hükmünde Kararname ile mesleğim elimden alındı. Sebebini resmi dilekçeyle sordum. Bilgi veremeyiz, dediler. Yaklaşık üç yıl okulumun önündeki meydanda türlü yöntemlerle işimi geri istedim. Bu sebeple hakımda Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalafet, Kabahatler Kanunu’na muhalefet, örgüt propagandası ve hükümeti küçük düşürmek suçlarından onlarca soruşturma ve dava açıldı. Örneğin “Nuriye Semih işe geri alınsın” yazınca DHKPC’ye, “Yüz bin emekçiyi hukuksuzca işten attılar” yazınca FETÖ’ye, “Sevgili Öğrencilerim Halkımızı Sevin Hükümete benzemeyin” yazınca Türklüğü aşağılamaktan açılan davaların çoğundan beraat kararı verildi. Bazıları hala sürüyor.

    Bu arada ben de Mili Eğitim Bakanlığı’na sendikamız aracılığıyla dava açtım. Hükümet KHK ile işini gasp ettiği 135 bin emekçinin davalarını OHAL Komisyonu’na sevk eti. Komisyon mahkeme gibi çalışıp kısa sürede davaları sonuçlandıracağını duyurdu. Ancak hala sonuç bekleyen kişiler var.

    “TARİHE GEÇECEK KOMEDİ”

    Komisyon benim davamı reddetti. İki gerekçe sundu. Birincisi işimi geri istediğim için hakkımda iktidar tarafından açılan davalara dayanıp örgütle irtibatlı kabul etti.
    İkincisi Bakanlığın benim için tuttuğu özlük dosyasında DHKPC ile irtibatlı olduğum belirtilmiş.
    Birinci gerekçe tarihe geçecek bir komedi oluşturuyor.
    Şöyleki;
    Komisyona “işten atılmamı neden onaylıyorsunuz?” diye sorunca cevaben “İşini geri istediğin için işten atılman uygundur” cevabını veriyor.
    Özlük dosyamda örgütle irtibatlı olduğumu kim yazmış olabilir diye düşünürken. Beş yıl boyunca okuldaki, ilçedeki ve ildeki idarecileri düşünüp durdum. Bu kötülüğü yapanı bulursam onunla hukuki olarak mücadele etmeyi istiyordum.


    “OHAL KOMİSYONU ‘ÖRGÜTLE İRTİBATLI BELGE VAR’ DEDİ, BAKANLIK ‘YOK’ DEDİ”

    Komisyonun kararına itiraz ettik tabi ki. Ankara 22. İdare Mahkemesi Bakanlıktan DHKPC ile irtibatlı olduğumu belirten bilgi ve belgeleri istedi. Bakanlık belge ve soruşturma olmadığını belirtmiş.
    Yani komisyon ‘belge var’ diyerek reddediyor. Bakanlık ‘yok’ diyor.
    Belge yoksa komisyon niye “var” diyor. Belge varsa Bakanlık niye “yok” diyor.
    Bakanlık soruşturma ve belge olmayınca herhalde “mahkemeye bir cevap vermemek olmaz” düşüncesiyle komisyondaki dosyanın tamamını taratıp araya da üçer sayfa boş koyarak tam 433 sayfalık bir cevap yollamış.
    E komisyon kararına karşı açılmış davada dosya zaten hakimlerin elinde. İsraf değil mi.

    Büyük iş yapıyormuş görüntüsü veren komisyon üyeleri sadece UYAP’a bakıp karar yazıyor. Büyük iş yapıyormuş gibi görünen Bakanlık mahkemenin dosyasını mahkemeye gönderiyor. İktidarın yönettiği tüm kurumlar böyle en alttakiler iyi kötü işi yapıyor, üsttekiler görüntü veriyor.

    ÖĞRETMEN KARATAŞ’TAN GENÇLERE ÖNERİ: HAYAT ONURLU YAŞAYINCA GÜZELDİR”

    Sabahattin Ali “Kürk Mantolu Madonna” kitabında, kahramanının tercüme konusunda ülkenin en başarılı tercümanı olmasına rağmen görüntüsüyle en başarısız algısını yarattığını belirtiyor.
    AKP iktidarında ise en az iş yapıp en çok iş yapmış görüntüsü verenler en yukarılara tırmanıyor.
    İşe girmek isteyen gençlere önerim, ‘Mesleğinizin önemi yok. Hatta hiç anlamadığız bi işe de başvurabilirsiniz. İktidara muhalif olmadığızı ispatlayıp kendinize, kıyafetinize ve konuşmanıza öyle bir eda verin ki sizi görenler “Ooo bu işin erbabı budur” diye düşünsünler. Böylelikle her işi kapabilirsiniz. Yükselmek istiyorsanız uzun konuşun. Örneğin üç dakikada bitecek bir konuşmayı aralara gereksiz sözcükler koyarak on dakika sürdürün. Mesela “Dün eve gelmedim.” cümlesini “Ben dün eve gelmemiş değilim ki” şeklinde.
    Tabiki böyle yapmayınız. İşinizin ustası olunuz. Fakat gerektiğinde onurunuz için dik durun. Hayat mal mülk mevki makam peşinde koşarak değil onurla yaşayınca güzeldir.

    Fotoğraflarda Komisyonun “Belge var yazısı” ve Bakanlığın “belge yok yazısını” paylaştım.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Öğretmen Engin Karataş ‘İşini geri istemek suçu’ndan beraat etti!

    Öğretmen Engin Karataş ‘İşini geri istemek suçu’ndan beraat etti!

    PİRHA- KHK ile ihraç edildiği 29 Ekim 2016 tarihinden bu yana işine geri dönmek için direnen Öğretmen Engin Karataş, yaptığı eylemler nedeniyle hakkında Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davadan beraat etti. OHAL Komisyonu ise işini geri istediği için Öğretmen Karataş’ın başvurusunu reddetmişti. 

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde sınıf öğretmeniyken KHK ile 29 Ekim 2016’da ihraç edilen Engin Karataş’ın OHAL Komisyonu başvurusu, yaklaşık 3 yıldır “İşimi istiyorum” eylemleri gerekçe gösterilerek reddedilmişti. Komisyonun red kararına itiraz eden Karataş, Eğitim-Sen’in avukatları aracılığıyla Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine Şubat ayında Ankara İdare Mahkemesi’nde dava açtı.

    Engin Karataş öğretmen, “İşimi istiyorum” eylemleri yaparken defalarca polis tarafından gözaltına alındı ve hakkında davalar açıldı. Ancak geçen gün sevindirici bir gelişme oldu. Öğretmen Karataş, ihraç edildiği işine geri dönmek için yaptığı eylem nedeniyle hakkında Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davadan beraat etti.

    Engin Karataş, beraat kararını sosyal medya hesabından duyurdu. Karataş, “İşimizi geri istemek suçundan beraat ettik. Öncelikle davayı titizlikle takip edip en iyi şekilde savunan avukatlara, sonrasında masuma masumdur, suçsuza suçsuzdur, diyebilen hakimlere teşekkür ederim” dedi.

    BASIN AÇIKLAMASINA KATILDILAR DİYE TERÖR PROPAGANDASI YAPMAKLA SUÇLANDILAR!

    Karataş, işe geri dönme eylemlerini ve dava sürecini şöyle hatırlattı:

    “2017 yazında Ankara’da Güven Park’ta basın açıklamasına katılmıştık. KESK İstanbul Şubeler Platformu’nun da çağrısıyla Nuriye, Semih ve tüm hukuksuzca ihraç edilenler iade edilsin, konulu açıklama gerçekleştirilemeden polis saldırısıyla engellendi. Polis o gün Ankara’da adeta terör estirdi. Kolu kırılan sokak ortasında darp edilenler oldu. İki otobüs insanı gözaltına aldılar. Benimle birlikte 16 kişiyi 6 gün nezarette tuttular. Sonrasında terör propagandası ve gösteri yürüşleri kanununa muhalefet suçlamasıyla dava açtılar. Hepimize yurt dışı yasağı verip serbest bıraktılar.

    “DAVA 3 YIL SÜRDÜ; EBRU TİMTİK ETKİLİ SAVUNMA YAPMIŞTI”

    Dava 3 yıl sürdü. Aramızda adalet için ölüm orucunda yaşamını yitiren Ebru Timtik de vardı. Yandaki hücreden devrimci türküler söyledi. Tutuklandıktan sonraki duruşmalarda da etkili savunma yapmıştı. Haberi duymasını isterdim. Bugün Türkiye’ de adaletin kırıntısını buluyorsak Onun gibi insanlar sayesindedir.

    “ZALİME KARŞI DİRENMEKTEN HİÇ PİŞMAN DEĞİLİM”

    Beni ve Mehmet hocamı gönüllü avukatlar ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın avukatları savundu. OHAL Komisyonu bu davayı gerekçe göstererek işe iade başvurumu reddetmişti. Olsun be. Zalime karşı direnmekten hiç pişman değilim.”

    OHAL Komisyonu Karataş’ın başvurusunu işine geri dönmek için yaptığı eylemleri “suç” sayarak reddetmişti. Peki, OHAL Komisyonu, mahkemenin beraat kararı karşısında nasıl bir tavır sergileyecek?

    PİRHA/ İSTANBUL

  • KHK’li Özdikmenli ve Karataş’tan bir günlük destek açlık grevi

    KHK’li Özdikmenli ve Karataş’tan bir günlük destek açlık grevi

    PİRHA-KHK ile mesleklerinden ihraç edilen Dr. Gözde Özdikmenli ve Öğretmen Engin Karataş, ölüm orucundaki Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek ve cezaevinde tutuklu bulunan avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal ile dayanışmak için bir günlük açlık grevi yapıyor. 

    Kanun Hükmünde Kararname ile görevlerinden ihraç edilen akademisyen Dr. Gözde Özdikmenli ve sınıf öğretmeni Engin Karataş, ölüm orucundaki Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek ve cezaevinde tutuklu bulunan ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’a bir günlük destek açlık grevi başlattı.

    Akademisyen Gözde Özdikmenli, facebook hesabından “Adalet için, ölüm orucunda olan Grup Yorum ve halkın avukatlarına destek amaçlı bir günlük açlık grevindeyiz” dedi.

    Grup Yorum Üyesi Bass Gitarist İbrahim Gökçek, iktidarın baskılarının ve konser yasaklarının son bulması için 313 gündür ölüm orucunda.

    Grup Yorum üyelerinden Bahar Kurt, İbrahim Gökçek ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) avukatlarının da adalet istemiyle yaptıkları ölüm orucu direnişi devam ediyor.

    (HABER MERKEZİ) 

     

  • KHK’li öğretmen Engin Karataş, MEB’e dava açtı

    KHK’li öğretmen Engin Karataş, MEB’e dava açtı

    PİRHA- Bodrum’da bir okulda sınıf öğretmeniyken KHK ile 2016’da ihraç edilen Engin Karataş, OHAL Komisyonu’nun işe dönme başvurusunu reddetmesi üzerine Milli Eğitim Bakanlığı hakkında Ankara İdare Mahkemesi’nde dava açtı. 

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde sınıf öğretmeniyken KHK ile 29 Ekim 2016’da ihraç edilen Engin Karataş’ın OHAL Komisyonu başvurusu, son iki yıldaki “İşimi istiyorum” eylemleri gerekçe gösterilerek reddedilmişti. Komisyonun red kararına itiraz eden Karataş, Eğitim-Sen’in avukatları aracılığıyla Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine Ankara İdare Mahkemesi’nde dava açtı.

    BAKANLIK AVUKATLARINDAN ÇELİŞKİLİ SAVUNMA

    Bakanlık avukatları ilk savunmasını yaptı. Öğretmen Karataş, Bakanlık avukatlarının çelişkili savunma verdiğini belirterek şunları kaydetti:

    “Benim gibi 10 binlerce kişinin davası olduğu için savunma avukatları da hep aynı türden savunma yapıyorlar. Kes/kopyala/yapıştır şeklinde. Savunmanın alt tarafını değiştirmişler ve ‘Yukarıda açıklanan nedenlerle şahsın “FETÖ-PYD ile iltisaklı olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesini talep ediyorum’ şeklinde istemişler. Oysa yukarıda ‘bu davalardan dolayı kişinin “DHKP-C ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu görülmektedir’ diye yazıyor.”

    Öğretmen Engin Karataş da önümüzdeki süreçte savunmasını yapacak.

    ÖĞRETMEN KARATAŞ İHRAÇ EDİLMEDEN ÖNCE HİÇ GÖZALTINA BİLE ALINMAMIŞ

    Öğretmen Karataş, “İşten atılmadan önce hakkımda hiç dava açılmamış, ömrümde hiç gözaltına bile alınmamıştım” dedi.

    Engin Karataş, Muğla’nın Bodrum ilçesinde 13 yıl boyunca görev yaptığı ilkokuldan 29 Ekim 2016’da Resmi Gazete’de yayınlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilmişti. O günden beri de Bodrum meydanında “İşimi istiyorum” eylemi yapıyor.

    YÜZLERCE KEZ POLİS TARAFINDAN DARP EDİLDİ

    Öğretmen Engin Karataş, eylem yaptığı yaklaşık 4 yıl içinde yüzlerce kez gözaltına alındı, polis tarafından darp edildi.

    İşine dönmek için Engin Karataş’ın OHAL Komisyonu başvurusu uzun bir aradan sonra sonuçlandırıldı. Başvuruyu reddeden komisyon, öğretmen Engin Karataş’ın işine iade edilmemesine gerekçe olarak, ihraç edildikten sonraki ‘işimi geri istiyorum’ diyerek başlattığı eylemleri gerekçe gösterdi. Gerekçede işten atılmadan önce, mesleğine devam ettiği sürece dair herhangi bir suçlamanın bulunmaması dikkat çekiyor.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • KHK’li öğretmen, bu kez su ile yere ‘Adalet’ yazdı

    KHK’li öğretmen, bu kez su ile yere ‘Adalet’ yazdı

    PİRHA-Sınıf öğretmeni Engin Karataş, Kanun Hükmünde Kararname ile mesleğinden ihraç edildiği 2016’dan bu yana işine geri dönmek için eylem yapıyor. Sayısız kez gözaltına alınan Karataş, bugün Bodrum’da meydana çıkarak su ile yere ‘Adalet’ yazdı. 

    Sınıf öğretmeni Engin Karataş, Muğla’nın Bodrum ilçesinde 13 yıl boyunca görev yaptığı ilkokuldan 29 Ekim 2016’da Resmi Gazete’de yayınlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilmişti. O günden beri de Bodrum meydanında yaratıcı eylemler yaparak, “İşimi istiyorum” diyor.

    Öğretmen Engin Karataş, yüzlerce kez gözaltına alındı, polis tarafından kötü muameleye maruz kaldı. Hakkında çok sayıda dava ve soruşturma açılan Karataş da karşı davalar açtı.

    Öğretmen Karataş bugün de alana çıkarak su ile ‘Adalet’ yazdı.

    Karataş, “Adaleti arayan eyleme geldi. Zalimi koruyan engele geldi. Geleceği koruyan sevgiye geldi. Sevgi kazandı” dedi.

    Öğretmen Engin Karataş, yere su ile ‘Adalet’ yazarken bir polisin şaşkınlıkla izlemesi dikkat çekti.

    PİRHA/BODRUM

  • KHK ile ihraç edilen Öğretmen Karataş, İdare Mahkemesi’nde dava açıyor

    KHK ile ihraç edilen Öğretmen Karataş, İdare Mahkemesi’nde dava açıyor

    PİRHA- Muğla’nın Bodrum ilçesinde sınıf öğretmeniyken KHK ile 29 Ekim 2016’da ihraç edilen Engin Karataş’ın OHAL Komisyonu başvurusu, son iki yıldaki “İşimi istiyorum” eylemleri gerekçe gösterilerek reddedildi. Ankara’da İdare Mahkemesi’nde komisyonun red kararına itiraz edeceğini söyleyen Karataş, “İşten atılmadan önce hakkımda hiç dava açılmamış, ömrümde hiç gözaltına bile alınmamıştım” dedi.

    Sınıf öğretmeni Engin Karataş, Muğla’nın Bodrum ilçesinde 13 yıl boyunca görev yaptığı ilkokuldan 29 Ekim 2016’da Resmi Gazete’de yayınlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilmişti. O günden beri de Bodrum meydanında yaratıcı eylemler yaparak, “İşimi istiyorum” diyor.

    Karataş, ihraç edildiği süreçten bu zamana kadar, ‘işimi geri istiyorum’ diyerek eylem yapmaya başlamıştı. Gerçekleştirdiği eylemlerde yaratıcılığını ortaya koyan Karataş, karada, suda ve havada da eylemler yaptı.

    Öğretmen Engin Karataş, yüzlerce kez gözaltına alındı, polis tarafından darp edildi, kötü muameleye maruz kaldı. Hakkında çok sayıda dava ve soruşturma açılan Karataş da karşı davalar açtı.

    İşine dönmek için OHAL Komisyonu’na başvurdu. Engin Karataş’ın OHAL Komisyonu başvurusu uzun bir aradan sonra sonuçlandırıldı. Komisyon, başvuruyu reddetti. Komisyon, öğretmen Engin Karataş’ın işine iade edilmemesine gerekçe olarak, ihraç edildikten sonraki ‘işimi geri istiyorum’ diyerek başlattığı eylemleri gerekçe gösterdi. Gerekçede işten atılmadan önceki, mesleğine devam ettiği sürece dair herhangi bir suçlamanın bulunmaması dikkat çekti.

    Tebliğ edildikten sonra 2 aylık bir sürede İdare Mahkemesi’ne dava açılması gerekiyor. Karataş, bu konuda tek yetkili mahkeme olan Ankara’da İdare Mahkemesi’ne dava açılması için gerekli evrakları Eğitim-Sen’e teslim etti.

    “ÖĞRENCİLERİM TARAFINDAN ÇOK SEVİLEN BİR ÖĞRETMENDİM”

    PİRHA‘ya konuşan Öğretmen Engin Karataş, ihraç edilmesini şöyle anlattı:

    “29 Ekim 2016’da ihraç edildim. Genelde solcu arkadaşlar ihraç edilmişti. Eğitim-Sen’den çok ihraç oldu o dönemde. O gece Eğitim-Sen’den çok ihraçlar oldu. Ben de onların içerisindeydim. Bodrum’dan 8 arkadaştık. Muğla’dan 11 kişiydik. Ben sendikal mücadele içinde varım zaten ama daha önce hiç gözaltına bile alınmamıştım. Hakkımda herhangi bir dava açılmamıştı. Okulumda, işyerimde arkadaşlarım tarafından, özellikle en çok öğrencilerim tarafından çok sevilen bir öğretmenim.”

    “İHRAÇ EDİLDİKTEN SONRA DİRENİŞE BAŞLADIM, DAYANAMIYORDUM”

    Mesleğinden ihraç edildikten sonra 3 gün daha okula gittiğini söyleyen Engin Karataş şöyle devam etti:

    “Bir gecede işten atıldıktan sonra ben dayanamamıştım, 3 gün daha okula devam etmiştim. Öğrencilerimi bırakamam, en azından yerime yeni bir öğretmen verilinceye kadar ben bırakamam çocukları, demiştim. Çünkü öğrencilerim 1. Sınıfa gidiyorlardı. Ben harf eğitimi veriyordum henüz.
    Nuriye ve Acun öğretmenler o zamanlar alana çıkmaya çalışıyorlardı. Ben sosyal medyadan onları takip ediyordum. Onlardan etkilendim ve kendileriyle tanıştım. Ben de direnmek istiyorum, dayanamıyorum, dedim. Onlardan bilgi aldım, sonra ben de meydana çıkmaya başladım. Hem Bodrum’da hem de fırsat bulduğumda İstanbul’da ve Ankara’da onların yanında “İşimi geri istiyorum” eylemlerine katıldım.”

    “İşimi Geri İstiyorum” eylemlerine katıldıktan sonra hakkında yaklaşık 50’ye yakın soruşturma ve dava açıldığını belirten Öğretmen Karataş, “Bu soruşturmaların yaklaşık 30 tanesi, daha soruşturma aşamasındayken savcılar tarafından özellikle Bodrum’daki soruşturmaların hepsi takipsizlikle sonuçlandı. Ankara ve İstanbul’dakilerden de epey bir takipsizlikle sonuçlananlar oldu ama halen süren 6 tane davam var. UYAP’tan bakınca 4 tanesi Ankara’da, 2 tanesi İstanbul Bakırköy’de. Bakırköy’de de Nursel öğretmenlerle birlikte “İşimi Geri İstiyorum” eylemine onlara destek olmak için gidiyorum. O davalar halen sürüyor” diye konuştu.

    OHAL KOMİSYONU 2 GEREKÇEYLE REDDETTİ

    OHAL Komisyonu’nun başvurusunu reddetmesini 2 gerekçeye dayandırdığını ifade eden Karataş, “Gerekçelerden biri UYAP’taki davalar. Bu davalardan da hakkımda terör örgütü (DHKP-C) iddiasında bulunmuşlar. Bir tanesi Ağır Ceza Mahkemesi’nde açıldı. Ben somut işimi geri istiyorum.
    Diğer gerekçe ise kurum kanaati. MİT Raporu yok, Emniyet raporu yok. Peki bu kurum kanaatini kim oluşturdu” diye sordu.

    “ÖĞRETMEN ARKADAŞLARIMIN HABERİ YOK”

    Okuldaki öğretmen arkadaşlarının böyle bir kanaatten haberi olmadığını belirten Engin Karataş, “Peki bu kurum kanaatini kim veriyor. Muhtemelen okul müdürleri. Türkiye’deki okul müdürleri hükümetin sendikasına üyedir. Eğitim-Bir-Sen diye bir sendika var. AKP’nin kendi kurdurduğu sendika. Bu sendika, buradaki yöneticilere ‘gelin bakalım, sen şunun ismini ver, sen bunun ismini ver şeklinde kanaat almışlar” dedi.

    ÖĞRETMEN ARKADAŞALRINDAN DİLEKÇE

    Kurum kanaati denilerek öğretmen arkadaşlarının da suçlandığına dikkat çeken Karataş, arkadaşlarından görev yaptığı dönemde herhangi bir yasa dışı iş yapmadığına dair dilekçe istediğini, onların da verdiğini aktardı ve şunları kaydetti:

    “Ben yarın bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacağım, tazminat davası isteyeceğim. Siz beni hangi somut delille nasıl bir kurum kanaatine vardınız diyeceğim. Eğer kurum kanaati 1-2 kişinin kanaat kullanmasıyla oluşabilecek bir şeyse o halde sizler gibi saygın arkadaşlarım var, buyurun sizler de benim hakkımda çalıştığımız dönemlere dair herhangi bir yasadışı işlem, eylem yapmadığımı, bir söylemim olmadığını söyleyen bir dilekçe yazın. Yazdılar sağ olsunlar. Ben de onları ekledim. İdare Mahkemesine başvururken dilekçede altına koyacağız.

    “DAVANIN DURUŞMALI OLMASINI İSTİYORUZ”

    Davanın duruşmalı olmasını istiyoruz. Özellikle bu kurum kanaatini kim kullandıysa davada hakimin karşısına çıkıyor. Benden önceki bazı kişiler yapmışlar. Bu kişiler hakim karşısında eveleyip geveliyor. Tamam da sen neye göre bu kurum kanaatini kullandın? Hangi somut delile göre… Çünkü ortada hiçbir somut değil yok gördüğünüz gibi. OHAL Komisyonu bile benim hakkımda davalara dayanmış ki bu davaların hepsi işimi geri isteme davaları.”

    PİRHA/İSTANBUL