Etiket: ERDAL AKSÜNGER

  • CHP’li Aksünger: AKP tekçi yaklaşıyor; Alevi köyüne cami yapılması hak ihlalidir

    CHP’li Aksünger: AKP tekçi yaklaşıyor; Alevi köyüne cami yapılması hak ihlalidir

    PİRHA- Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasına bir tepki de CHP 24. Dönem Milletvekili Erdal Aksünger’den geldi. Alevi köylerine zorla cami dayatılamayacağını belirten Aksünger, AKP iktidarının dayatmacı, tekçi bir yaklaşımı olduğuna işaret etti.

    Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’da geçen yıl başlatılan cami inşaatı tamamlandı. Tepkiler ve Alevi heyetin köye giderek müdahale etmesi üzerine cami inşaatı durdurulmuştu ancak yapılan baskılar ve Muhtar Kutlay Emelet‘in işbirliğiyle caminin yapıldığı belirtildi.

    PİRHA‘ya konuşan CHP 24. Dönem Milletvekili Erdal Aksünger, Alevi köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasına tepki gösterdi.

    Alevi köylerine cami yapma politikasının, aslında 80 cuntasının getirdiği baskıcı rejimin toplumu dönüştürme, toplumu tekleştirme uygulamaları olduğunu söyleyen Aksünger, “O dönemde 80 cuntası, 82 Anayasası’ndan sonra köylerin kurumsal kimliklerini ve köy kimliğini kazanması için cami zorunluluğu getirdi neredeyse. Daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde bunların hepsi iptal edildi zaten. Bu kararlar uygulanamaz denildi” diye konuştu.

    “AKP İNANÇLAR ÜZERİNDE BASKI KURUYOR”

    “Millete zorla mezhepsel bir şey dayatamazsın” diyen Aksünger, şöyle devam etti:

    “Köy kimliği kazanma meselesi AİHM’de ceza yedi. Bütün inançlar üzerinde bir baskı kuruluyor. Toplumsal cinnete doğru gidecek neredeyse bazı insanlar üzerindeki bu baskılar. Eğer orada o cami tamamlanmışsa, memleketin parasını oraya yatırmak bile züldür.”

    Alevi köyüne cami yapılmasının bir hak ihlali olduğunu belirten CHP 24. Dönem İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, “Alevi köyüne cami yapılamaz. Türkiye bundan dolayı mahkum edildi. AKP iktidarı toplumu kandırmak, manipüle etmekten başka bir şey yapmıyor. Avrupa Birliği’nin uluslararası normlarda, hukuk normlarında, özgürlük normlarında, demokrasi normlarında koyduğu bütün şerhlerinde Türkiye’nin notu çok kırık zaten. Türkiye ihlal ediyor insan haklarını. Ona rağmen çıkıyor topluma diyor ki ‘zaten bu Avrupa biz ne yapsak bizi almayacak’ diyor. Aslında sen hiçbir şey yapmıyorsun. Özellikle Avrupa’nın sunduğu haklar, özgürlükler konusunda dayatmacı, tekçi bir yaklaşım yapıyorsun” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • CHP’li Aksünger: Hilafet çağrısı ilkel toplumun refleksidir; Savcılar dava açmalı

    CHP’li Aksünger: Hilafet çağrısı ilkel toplumun refleksidir; Savcılar dava açmalı

    PİRHA- CHP 24. Dönem Milletvekili Erdal Aksünger, AKP’nin Ayasofya’yı siyaset malzemesi yaptığını belirterek, hilafet çağrıları yapanlar hakkında Cumhuriyet Savcılarının dava açmaları gerektiğini söyledi. Aksünger, “Hilafet ilkel toplumun refleksidir, muhalefet sessiz kalmamalı” dedi. 

    CHP 24. Dönem Milletvekili Erdal Aksünger, Ayasofya’nın müslümanların ibadetine açılmasını ve hilafet çağrılarını PİRHA‘ya değerlendirdi.

    Ayasofya’nın ibadete açılmasının bir siyaset argümanı olduğunu, inançla alakası olmadığını belirten Aksünger, “Ayasofya’nın İstanbul’un fethinin simgesi olması meselesi bile çok saçma. Çünkü neredeyse İslamiyet’ten önce yapılmış bir eserden bahsetmek lazım” dedi.

    Ayasofya’nın dünya mirası olduğunu vurgulayan Aksünger, sağ iktidarların din üzerinden siyaset yaptıklarını, bunun Adnan Menderes ile başladığını belirterek, şunları söyledi:

    “Bu mabedin tek bir hikayesi var. Biraz da dünya mirası gibi bir şey. Birincisi Cumhuriyetin kuruluşundan sonra 1930’lu yıllarda belki de o dönemin siyasetine uygun olarak Atatürk bunu bir siyaset meselesinden ziyade, diğer topluluklara bir mesaj vermiş ve burayı müze haline getirmişler. Çünkü İstanbul’un fethinde cami de yokmuş oralarda, sonra Sultan Ahmet yapılana kadar bu kullanılmış. Aslında 25 yıldır burada ibadet yapılıyor zaten. Süreç itibariyle bu tür argümanlar üretenlerin 1950’lerden beri özellikle Necip Fazıllar, Saidi Nursiler veya İslam meselesi üzerinden yürüyen bu saçmalığın Adnan Menderes döneminden beri devam ettiğini görüyoruz. Zaten Adnan Menderes de bu tarikatlar cemaatler meselesini gündeme getiren, siyaset malzemesi yapan ilk siyasetçidir. Çünkü herkes bilmeli ki Türkiye’de tarikat, cemaatler veya bu FETÖ örgütlenmesi, Gülen cemaati de dahil olmak üzere çoğu aslında bilinenin aksine doğuda değil, Aydın, Manisa, İzmir’de çöreklenir. Genellikle buralarda türemiştir. Bunun da nedeni o zamanki siyasette Adnan Menderes’in bunu siyasete alet etmesinden kaynaklanıyor. Sağ siyaset ne zaman sıkışırsa dine, milliyetçiliğe sarılır genel itibariyle. Bugün de AKP tamamen pragmatik bir siyaset yaptığı için yani iktidarda kalmak için her türlü argümanı kullanıyor. Bunlardan biri de Ayasofya’dır.”

    “TAMAMEN DİNİ SİYASETE ALET ETTİLER”

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine aykırı çok uygulamalar yapıldığını söyleyen Aksünger, hilafet çağrılarınına da tepki gösterdi.

    CHP’li vekil Erdal Aksünger, “Din argümanı altında veya milliyetçilik argümanı altında bu ülkede bir sürü şeyler yapılıyor. Bu konu laiklikle alakalı zaten. Her çıkanın neredeyse muhafazakâr kesime, muhafazakârlara yaranmak için söylediği şeyler normalde toplumu bir yere götürüyor. Daha ilkel bir hikayeye götürüyor. Tamamen dini siyasete alet etmişler her yönüyle” diye konuştu.

    “SAVCILARIN DAVA AÇMALARI GEREKİR”

    Muhalefetin laiklik karşıtı uygulamalar karşısında çok yetersiz kaldığını ifade eden Aksünger, şöyle devam etti:

    “Burada mesele Ayasofya meselesi, bir inanç, bir din meselesi değil zaten. Hilafeti bu ülkede birileri konuşuyorsa Cumhuriyet savcılarının gereğini yapması lazım. O savcıların otomatik olarak bunlara dava açmaları gerekir. Sonuçta Türkiye’nin değişmez 3 maddesinden bir tanesi de Türkiye’nin laik, hukuk devleti olduğunu söyler ve değişmez maddeden biridir. O yüzden Anayasa’nın bu maddesine aykırı olarak davrananlara gereğini Cumhuriyet savcılarının yapması gerekir.”

    “HİLAFET İLKEL BİR TOPLUMUN REFLEKSİDİR, SESSİZ KALINMAMALI”

    CHP’nin pek çok olayı anayasa Mahkemesi’ne götürdüğünü hatırlattığımızda ise Aksünger, “Anayasa Mahkemesi’ne her şeyi götürmenin bir anlamı yok. Uluslararası bütün kurumların mutabakat sağladığı konular var. Bugünde aslında sıkışmışlık üzerinden gittikleri için, bu hilafet meselesine yumuşak yaklaşmak demek artık kopuş anlamına gelir. İlkel bir toplumun refleksidir bu sonuçta. Toplum ilkelleştiriliyor. Hukuk devletine ve Cumhuriyet’in değerlerine, laikliğe darbe olduğu açık olan bir konuda sessiz kalmak hatta bunlar konuşulurken sadece kongre konuşmak da bence doğru olmuyor” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • CHP’li Aksünger’den Kılıçdaroğlu’na kurultay çağrısı

    CHP’li Aksünger’den Kılıçdaroğlu’na kurultay çağrısı

     CHP’nin kurultay yanlısı PM üyesi Erdal Aksünger, Kılıçdaroğlu’na “Sayın Genel Başkanım, giderek sertleşen bu süreci lütfen bitirin, imzaları beklemek yerine kurultay delegelerinin taleplerine sahip çıkın, olağanüstü kurultayı toplayın” çağrısında bulundu.

    Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) kurultay yanlısı Parti Meclisi üyesi Erdal Aksünger, Parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

    Aksünger, 24 Haziran seçimlerinde sadece seçimin kaybedilmediğini, süreç iyi yürütülemediği için CHP’yi destekleyen milyonlarca insanı hayal kırıklığına uğrattıklarını ifade etti. Aksünger, “Bu gerçekle yüzleşmeden yerel seçimlere gitmenin bizi daha ağır bir yenilgiye taşıyacağını gördüğümüz için değişim istiyoruz” dedi.

    “MERKEZ SAĞA YASLANARAK BAŞARILI OLUNMAZ”

    Aksünger, sözlerine şöyle devam etti: “Bu seçimde bir kez daha merkeze ve sağa yaslanarak başarılı olunmayacağını gördük. Aynı şeyleri yapıp, farklı sonuç alınamayacağını söylemekten bıktık. Genel Başkan şuan yaşadığımız tartışmalara meydan vermeden değişim talebiyle partiyi kurultaya götürseydi, şimdi ne imza tartışması ne de parti içinde istenmeyen kutuplaşmalar yaşanırdı. Partimiz zaman kaybetmez, partide tek adam olmanın yolunu açan tüzüğü demokratikleştirir ve parti içi demokrasiyi işletirdik. Ve biz şimdi siyaset yapma tarzımızı değiştirmeyi ve yerel secimler dahil geleceğimizi planlamayı konuşuyor olurduk!”

    Ancak bunun yapılmadığı gibi CHP’de yapısal, örgütsel ve yapısal sorunların kişilere indirgenmeye çalışıldığını söyleyen Aksünger, “Çok açık ki CHP’de kurultay tartışmaları kişisel değil, örgütsel ve siyasidir. Değişim kişilere makam aramak değildir. Değişim, partimizi iktidara taşımak için gereklidir!” ifadelerini kullandı

    “MİLLET İTTİFAKINA GÖSTERİLEN SEVGİ BİZE GÖSTERİLEDİ”

    PM üyesi Aksünger, Kurultay tartışmalarının ve delegelere yapılan baskının parti içerisindeki yoldaşlık ilişkisine de zarar verdiğini kaydetti.

    Aksünger, “Partimizin merkezinde oturan arkadaşlarımız kendilerini ‘ev sahibi’, kendileri gibi düşünmeyenleri de ‘misafir’ olarak görüyor. Oysa sosyal demokrat bir partide kendisini ev sahibi, başkasını misafir görenler sosyal demokrat olamazlar! Millet İttifakı’nda yer alan partilere gösterilen sevginin, toleransın bin de biri bile olağanüstü kurultay isteyen partililere gösterilmiyor!” dedi.

    KILIÇDAROĞLU’NA ÇAĞRI

    Aksünger, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yeterli imza toplanması beklenmeden kurultaya gitme çağrısında da bulundu.

    Aksünger, bu çağrısını ise “Sayın Genel Başkanım, sizinle uzun süre birlikte çalışan ve size saygı duyan biri olarak giderek sertleşen bu süreci lütfen bitirin, imzaları beklemek yerine kurultay delegelerinin taleplerine sahip çıkın, olağanüstü kurultayı toplayın” sözleriyle yaptı.

    Aksünger, delegelere de imzalarına sahip çıkmaları çağrısında bulundu. (MA)

  • CHP’li Aksünger:  AKP, CHP nasılsa PYD’de öyle bir siyasi partidir

    CHP’li Aksünger:  AKP, CHP nasılsa PYD’de öyle bir siyasi partidir

    PİRHA – Daha önce partisinin kongresinde “AKP ve CHP nasılsa PYD de siyasi bir partidir” diyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, Türkiye’nin operasyonlar ile tehdit ettiği ve yer yer denetimindeki bölgeleri hedef aldığı Suriye’deki PYD’nin Rusya’da temsilcileri olan, Avrupa Birliği ile devamlı görüşen bir parti olduğunu ifade etti. CHP’li Aksünger, “Suriye de PYD’yi tanımanın ötesinde, kantonları yöneten siyasi parti olarak tanımlıyor” dedi. Aksünger, “AKP öyle diyor diye çekinmemeliyiz; ortada bir gerçek var” diye konuştu.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, Kürt sorununda çözüm için 2019’un ‘kırılma noktası’ olacağını söyledi.

    Aksünger, tutuklu siyasetçiler ile Türkiye’nin Suriye’deki Kürtlere karşı tutumunu Artı Gerçek’ten Bahar Kılıçgedik’e değerlendirdi.

    “DEMİRTAŞ’SIZ ÇÖZÜM TARTIŞMALARI BİR YERE VARMAZ”

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş cezaevindeyken yapılacak çözüm tartışmalarının bir yere varmayacağını da savundu. “Selahattin Demirtaş, Türkiye’de aslında etnik kökenli bir partinin ülke üzerinde ne kadar derin bir şekilde izler bırakacağını gösterdi” diyen Aksünger ayrıca Kürtlerin ‘duygusal kopuşuna’ da dikkat çekti:

    “Olağan Üstü Hal’in getirdiği baskılar, seçilmişlerin içeri alınması, tutsak tutulması bir duygusal kopuşa neden oluyor. Bu duygusal kopuş, Türkiye’deki ortak yaşam açısından en büyük sorunlardan bir tanesi… Üstelik, iktidar böyle yaptığı sürece bu sorun sınırları aşıyor. Kürtlerin, sınır ötesindeki akrabalarına karşı yapılmış eziyetler de içeriyi etkiliyor. Bu da duygusal kopuşu hızlandırıyor. Çünkü hükümet bunların hepsini kendi iç iktidar refleksleri üzerinde yapıyor.”

    “PYD’DE SİYASİ BİR PARTİDİR”

    Aksünger, röportajında, Türkiye’nin ‘terör örgütü’ dediği, operasyonlar ile tehdit ettiği ve yer yer denetimindeki bölgeleri hedef aldığı Suriye’deki Demokratik Birlik Partisi’ne (PYD) ilişkin de kimi açıklamalarda bulundu. Parti kongresindeki “AKP, CHP nasılsa PYD de siyasi bir partidir” sözlerine açıklık getiren Aksünger, CHP’nin ve kendisinin PYD’ye nasıl baktığını şöyle açıkladı:

    “Ortada reel bir gerçek var. Ben bunu MYK’da da söyledim, diğer kurumlarda da… AKP bir şey diyor diye onun arkasından bunu söylememiz, efendim Türk toplumu bize tepki duyar diye çekinmemiz bence çok yanlış. Bir ülkeyi yönetmeye talipseniz, muhakemenizle bunu görmek zorundasınız. Ortada bir gerçek var. PYD bir partidir zaten. PYD, Rusya’da temsilcileri olan, hatta Avrupa Birliği ile devamlı görüşen bir partidir.”

    “SURİYE PYD’Yİ SİYASİ BİR PARTİ OLARAK TANIMLIYOR”

    Suriye PYD’yi tanımanın ötesinde, kantonları yöneten siyasi parti olarak tanımlıyor. Keza Amerika için de öyle. Amerika’nın kutsadığı Kürt toplulukları var. Kim ne derse desin bu böyle. Kendi varlığı ile birlikte onların varlığını eşgüdüm halinde götürmeye çalışıyor. Hem Rusya tehdidine hem Suriye’deki başka oluşumlara ve Irak’ın tamamen İran’ın güdüsüne girme meselesine karşı Kürtler, Amerika için denge unsuru. Bunları bir barış sağlanması olasılığı üzerinden söylüyorum. (HABER MERKEZİ)

  • İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yamanlar Cemevi’ne kayyım atadı

    İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yamanlar Cemevi’ne kayyım atadı

    İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi’ne kayyım atadı.  

    Evrensel’in haberine göre: Yamanlar Cemevi Dernek Yönetimi bu kez de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin müdahalesine maruz kaldı. İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi’ne İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kayyım atandı.

    Dernek üyeleri, Cemevini kullananların rızasını almış olan Dernek yönetimi hakkında kayyım kararı alınmasını demokrasiye ve inançlarına karşı müdahale olarak değerlendirdi.  Daha önce Bayraklı Belediyesi yönetiminin müdahalesine maruz kalan derneğin düğün salonu Bayraklı Belediyesi Başkanı Hasan Karabağ tarafından yıktırılmıştı. Dernek daha önce Alevi Kültür Derneği’nin bir şubesi olarak çalışırken, genel merkez tarafından feshedildi. Yaklaşık bir yıl önce meydana gelen bu gelişme üzerine, yeni bir dernek oluşturularak bin dolayında üye kaydedildi.

    “KİMSE TEPEDEN YÖNETME HAKKINA SAHİP DEĞİL”

    Son olarak geçtiğimiz Pazartesi günü İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden gelen görevliler, derneğe bir müdür atandığını bundan sonra yapılacak etkinlikler için izin alınması gerektiğini tebliğ etti.

    Dernek Yönetimi Cumartesi günü bölgedeki mahalle muhtarları, yöre dernekleri ile biraraya gelerek durumu değerlendirmek üzere toplantı düzenledi. Toplantıya CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Erdal Aksünger de katılarak sorunları ve talepleri dinledi. Toplantıda ilk sözü alan Yamanlar Cemevi İzmir Alevi Kültür Derneği Başkanı Mehmet Bozkurt yaşanan süreci özetleyerek, “İnancımızın hiç hak etmediği şekilde bu kuruma kayyım atayacaklarını hiç düşünmemiştik. Kimse bu inancı tepeden, kimsenin rızalığı olmadan yönetme hakkına sahip değil. Onur, Yamanlar, Doğançay, Emek mahallesi muhtarları ve bölgedeki yöre dernekleri bize desteklerini belirtiyorlar. Bir yanlışımız olsa idi bu kurumlar yanlışın tamamlayıcısı olmazlardı” dedi.

    Derneğe yönelik müdahalelerin, Bayraklı Belediye Başkanı’nın seçimlere müdahil olup derneği yönetmeye talip olması ile başladığını ifade eden Bozkurt, “Liste sundu ama halk buraya hizmet vermiş, içeriğini boşaltmayacak kişilere oy verdi. Bunun ardından, düğün salonumuz yıkıldı. Sonra ecri misil gönderdi. Amaçları maddi olarak ayakta kalmamızı engellemekti. Ardından geçen hafta Büyükşehir Belediyesinden geldiler, ‘Buraya müdür atadık, artık müdürün izniyle etkinliklerinizi yapabileceksiniz’ dediler. Alevi inancını yönetmekten ve kayyımdan vazgeçmelerini istiyoruz” diye konuştu.

    “3 BİN ÜYENİN İRADESİ NASIL SİLİNİR?”

    Toplantıda söz alan Çorumlular Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ali Rıza Öksüz de, mevcut yönetimin yanında olduklarını ifade ederken, Hüseyin Ozan da, “Buranın üyeleri, yönetim kurulu var. Bu ısrarlı müdahale bizde endişe ve kuşku yarattı. Derin bir el mi var, bu el her yere uzanabiliyor mu diye düşündük. Bu müdahaleyi kişisel hırslarla açıklamak yetersiz kalıyor” dedi. CHP’ye laik söylemleri nedeniyle oy verdiklerinin belirten Ozan, bir inanç merkezine kayyım atanmasının kendilerinde tepki yarattığını dile getirdi.

    Eskişehirliler Vakfı İkinci Başkanı ve Karşıyaka Belediye Meclis üyesi Avukat Yaşar Özcan da, dernekte iki kere olağanüstü genel kurul yapıldığını, ikisinde de mevcut yönetimin kazandığını dile getirerek, “Ben ikisinde de mevcut yönetime oy vermedim. Şubenin kapatıldığını öğrenince aradım ve ‘yanınızdayım’ dedim. 3 bin üyeyi nasıl silersiniz dedim” diye konuştu.

    Bu son müdahalenin Alevilik inancına yapılmış bir müdahale algısı yaratacağını ifade eden Özcan, “AKD Genel Merkezi’nin oyununa gelmemek gerekir. AKD ve Başkanı Doğan Demir’in AKP’ye yakın olduğunu düşünüyoruz” dedi.

    ENDİŞELİYİZ

    Onur Mahallesi eski muhtarı Bektaş Tuğcu da, derneğin mevcut haliyle hizmetlerinden memnun olduklarını, dokunulmasını istemediklerini dile getirdi.

    Zübeyde Hanım Alevi Bektaşi Kültürünü Yaşatma Derneği Başkanı Zihni Çabuk da, derneğe yapılan uygulamaları başından beri bildiklerini ve üzüntü duyduklarını belirterek, “Bu dernek Alevice dilin kullanıldığı tek yer. Bunu hazmedemeyenler var. Hiçbir caminin anahtarı belediyede değil. Bir inanç kurumu belediye tarafından yönetilebilir mi? Bir etkinlik yapacağız 15 gün önceden dilekçe ile başvuracağız. İzin verilmezse ne olacak? Biz inancımıza müdahale edileceğinden endişeliyiz” dedi.

    Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç da, Yamanlar Cemevi’nin İzmir’de işlevsel, üretken, halkla sıkı bağları olan, örnek çalışmalar yürüten bir cemevi olduğunu belirterek, “Sosyal demokrat bir partiye mensup belediye yönetiminin halkın inancına, iradesine ipotek koyması, kendi seçmeni olarak gördüğü bu kesime yönelik bu uygulamaları reva görmesi düşündürücü” dedi.

    Konuşmaların ardından söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Erdal Aksünger ise, bir inanç merkezine kayyım atamanın doğru olmadığını belirterek, “AKD Genel Merkezi buradaki şubeyi nasıl feshebiliyor? Bu Alevilerin sorunudur ve bunu kendi içlerinde tartışmalılar” dedi.

    Burasının bir inanç merkezi olduğunun, CHP’nin bir kurumu olmadığının altını çizen Aksünger, “Elbette farklı siyasi partilerden üyeleri olacak. Düğün salonunun yıkılması meselesinde de ‘herkes kendi işine baksın inanç kurumları ile uğraşmak kimsenin işi değil’ demiştim. Düğün salonunun yıkılmaması için de direnilmeliydi” dedi.