Etiket: erdal ataş

  • SMF’li Erdal Ataş’tan Dersim Belediyesi için özeleştiri-VİDEO

    SMF’li Erdal Ataş’tan Dersim Belediyesi için özeleştiri-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de, ‘Emek ve Demokrasi Mücadelesinde Yerel Yönetimler ve İttifaklar’ konulu halk toplantısında konuşan SMF MYK üyesi ve HDP eski milletvekili Erdal Ataş, “Başkanımızın, buradaki kolektifimizin yerel diyalogdaki zayıflığı eleştirisi var mesela. Bu doğrudur. İşçi alımıyla ilgili eksiklikler var. Eleştiriyor insanlar. Doğru, biz de görüyoruz” dedi.

    Emek Partisi (EMEP), Emek ve Özgürlük Cephesi (EÖC), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) ve Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Dersim’de birlikte organize ettiği, ‘Emek ve Demokrasi Mücadelesinde Yerel Yönetimler ve İttifaklar’ konulu halk toplantısı Şaroğlu Otelinde yapıldı.

    Toplantıda aynı zamanda Halkların Demokratik Partisi (HDP) 25.ve 26. dönem İstanbul Milletvekili olan SMF MYK üyesi Erdal Ataş ile EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak birer konuşma yaptılar.

    “DERSİM, DEMOKRATİK GÜÇLERİN KAZANABİLECEĞİ BİR YERDİR”

    SMF olarak Dersim’e yönelik önerilerinin, Dersim’in demokrasi güçlerinin kazanabileceği bir yer olduğunu vurgulayan SMF MYK üyesi Erdal Ataş, “Merkez dahil olmak üzere 7 ilçe ve bir beldede sosyalist, sol, demokrat, yurtsever, ilerici güçlerin ortak protokol, ortak yönetim ve ortak programla bunları ortaklaştırabileceğimiz görüşündeyiz. Bunun arkasındayız. Bunu savunmaya devam edeceğiz” dedi.

    Dersim seçimleriyle ilgili, “Siz parçalı durduğunuz için şu kazanacak, bu kazanacak, AKP kazanacak” dendiğini vurgulayan Ataş, şu çağrıyı yaptı: “O zaman kazanabilsek bile bütün bu güçleri bir araya getirerek kazanmamız gerekiyor. Bu genel çağrımızdır. Dersime’de çağrımızdır. Bütün dost güçlerimize de çağrımızdır.”

    “DERSİM BELEDİYESİ YEREL DİYALOGDA ZAYIF KALDI”

    Dersim’de 5 yıldır belediyeyi yürüttüklerini ve yerel yönetimde eksiklikleri olduğunu vurgulayan Ataş, “Hatalarımız var. İyi yaptığımız çalışmalar var. Genel olarak buna da ifademiz şudur. Güzel ve doğru yapılmış bütün çalışmaların tamamı ilerici programın bir kazanımıdır. Dersim halkının kazanımıdır. Sadece SMF’nin ya da halk dayanışmasının bir kazanımı değildir” dedi.

    SMF olarak bu eksiklikleri gördüklerini belirten SMF MYK üyesi Erdal Ataş, şunları kayda geçirdi:

    “Bu meselede bütün eksiklikler SMF’nin eksiklikleridir. Eksikliklerden bir tanesi şudur. Başkanımızın, buradaki kolektifimizin yerel diyalogdaki zayıflığı eleştirisi var mesela. Bu doğrudur. Biz bunu görüyoruz. Bunları muhasebe sonrasında bütün Dersim halkıyla, hepsiyle getirip muhasebe edeceğiz. Anlatacağız, hesabımızı vereceğiz. Bizi en azından burada yanlışlarımızla ilgili uyaran, eleştiren, yapılan bütün önerileri alarak önümüzdeki sürecin daha güçlü örülmesini sağlayacağız.

    “İŞÇİ ALIMIYLA İLGİLİ EKSİKLİKLER VAR”

    Hiçbir demokratik gücün, bizim eksikliklerimizden kaynaklı bir yük taşımasını, önümüzdeki sürecin ilerici biçimde örülmesini bir yük olarak üstüne almasını istemiyoruz. Eksikliklerin tümünü biz SMF olarak taşıyacağız.

    Eksiklerden bir tanesi de diyelim ki işçi alımıyla ilgili, eksiklikler var. Eleştiriyor insanlar. Doğru, biz de görüyoruz. Diyelim ki diyalog meselesinde zayıflıklar var. Bunları görüyoruz. Biz biraz Fatih başkanın dışarıda propaganda yapması, sosyalizm için, bu program için diğer çalışmalar ve kendi kolektifimiz için dışarıda da epey konumlandırarak yormuş olduk. Bu, yerelin bazı noktalarda mağdur edilmesini de beraberinde getirdi. Biz Maoist bir gelenekten gelen anlayışla neyi doğru yaptık? Programımız buydu, ilan ettik. Nelerde eksikliğimiz var? Biz bu programı neden uygulayamadık? Bununla ilgili hesabımızı da kendi halkımıza kendimiz vereceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Anadolu Yakası Dersimliler Derneği gecesinde mücadele mesajı-VİDEO

    Anadolu Yakası Dersimliler Derneği gecesinde mücadele mesajı-VİDEO

    PİRHA-Anadolu Yakası Dersimliler Derneği, dayanışma gecesi düzenledi. Geceye HDP ve CHP Milletvekilleri ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. 

    Anadolu Yakası Dersimliler Derneği, dayanışma gecesi düzenledi. Ümraniye Prenses düğün salonunda yapılan geceye HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, CHP Milletvekili Gamze İlgezdi, çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ve yurttaş katıldı.

    Salona ‘Dersimde doğanın talanına geçit vermeyeceğiz,’ ‘Her ot kendi kökünün üzerinde yeşerir. Her kuş kendi kanatlarıyla uçar’ pankartları asıldı.

    Geceye Domane Dersim folklor ekibi eşlik etti. Gecede halaylar çekildi konuşmalar yapıldı.

    “ÜLKE KAOSA SÜRÜKLENDİ”

    Gecede konuşan Anadolu Yakası Dersimliler Derneği Başkanı Kemal Doğan, her tarafı cennet olan bir ülkede yaşadıklarını ancak kişisel çıkarların ön plana çıkarılması tek adam rejiminin dayatılması ülkeyi kaosa sürüklediğini söyledi.

    İşsizlik sayısının gün be gün arttığını söyleyen Doğan, OHAL’i gerekçe göstererek yargıdan eğitime kadar her alanı kendine göre düzenlemiş, seçilenleri içeri atmış, kayyumlar atamış, toplumun geleceği Diyanet’e teslim edilmiş, kadın katliamına zemin hazırlamış, gençlik bir bilinmeze süreklenmiştir” dedi.

    Doğan, bu süreçte barış ve demokrasiyi savunmaya çalıştıklarını ve çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

    “Dilimiz, kültürümüz, inancımız yok ediliyor” diyen Kemal Doğan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Gelecekte çocuklarımıza bırakacağımız her şey talan ediliyor. Bizim inancımızda her şey kutsaldır. Her canlının farklı değeri ve anlamı vardır. Bizler bir şeyler yapmazsak ağaç katliamlarıyla, barajlarla, tekelleşmiş, dinselleşmiş eğitim sistemiyle, asimilasyonla, inkarla yaşayacak bir memleket kalmayacaktır.”

    “DEMOKRASİ GÜÇLERİ HEDEF HALİNDE”

    İstanbul HDP Milletvekili Erdal Ataş, bu ülkenin en önemli aydın yüzlerinden birinin Dersim olduğunu söyledi. Ataş, özellikle bu süreçte Dersim gibi aydın yüzlerin bu ülkedeki demokrasi temsilinin daha güçlü örgütlenmelerle birarada olması oldukça önemlidir. Bu ülkenin demokratik geleceğine, barışına adaletine katkı sunmada her yer aynı bedeli ödemiyor. Bugün coğrafyamızda belki de yüz yıldır süren sorunlara yönelik en büyük katkıyı sunan ve aynı şeklide bedel ödeyen Dersim ve çevresidir. Anadolu Yakası Dersimliler Derneği’nin sürdürdüğü mücadelede bunun bir parçasıdır” dedi.

    Siyasal olarak zor bir süreçten geçildiğinin altını çizen Ataş, “Ülkemizde herkes içeride. Bütün demokrasi güçlerine yönelik ne kadar kazanım varsa hepsi hedef halinde, bu ülkenin bütün örgütlenmelerinin tümü de bitirilmek isteniyor” ifadelerini kullandı.

    Son olarak Ataş, mücadele çağrısında bulundu.

    “BU KAVGA HÜRRİYET KAVGASI”

    CHP İstanbul Milletvekili Gamze İlgezdi de Dersim topraklarının kıymetli olduğunu söyledi.

    İlgezdi, bir araya gelmenin önemine dikkat çekerek şunları belirtti:

    “Ülkemizde böyle bir süreç yaşanırken gecede gördüğümüz masalar hınca hınç doluyorsa ne kadar dağıtılmak istense de insanların daha çok birleştiğinin simgesi oluyor. Burada bunu görüyoruz. Ülkemizin geldiği noktada ne kadar bizi parçalamak isterlerse istesinler parçalayamayacaklar. Çünkü biz biliyoruz ki bu kavga hürriyet kavgası ve bu hürriyet kavgasında hep beraber olacağız.”

    Ali ŞEKER – İSTANBUL

     

  • Doğaseverler Dersim için yürüdü: Vahşi saldırıları durdurmak için ayaktayız-VİDEO

    Doğaseverler Dersim için yürüdü: Vahşi saldırıları durdurmak için ayaktayız-VİDEO

    PİRHA-Munzur Koruma Kurulu ve Dersim Dernekleri Federasyonu’nun (DEDEF) çağrısıyla İstanbul Kadıköy Süreyya Operası önünde bir araya gelen doğaseverler, alkışlar, halaylar ve sloganlar eşliğinde “Munzur özgür akacak” diye seslendi.

    Munzur Koruma Kurulu ve Dersim dernekleri Federasyonu’nun (DEDEF) çağrısıyla doğaseverler Kadıköy’de bulunan Süreyya Operası önünde toplandı. Burada önce davul zurna eşliğinde halaylar çeken ve sloganlar atan doğaseverler Kadıköy İskelesi’ne doğru yürüdü.

    “Tarih ve doğa bizden hesap soruyor Munzur için zaman tükendi ne duruyoruz?”, “Dost ve düşman bilsin ki dersimde doğa kazanacak”, “Munzur doğa, tarih, kültür ve yaşam demektir Dersim’de barajlara hayır”, “Bir dağ, bir nehir, bir vadi yok edilişe direniyor Munzur darda Dersim isyanda”, “Bırakın Munzur özgür aksın Hasankeyf’ine baksın” pankartlarının açıldığı eylemde sık sık “Munzur özgür akacak”, “Dersim onurdur onuruna sahip çık”, “Baraj yapma boşuna yıkacağız başına” sloganları atıldı.

    “DOĞAMIZA VE YAŞAM ALANLARIMIZA EL KOYMAK İSTİYOR”

    Eylemde basın metnini okuyan Pir Hasan Hayri Şanlı, Dersim’in son yılların en ağır ve yoğun saldırılarıyla karşı karşıya olduğunu ifade ederek şunları belirtti:

    “OHAL koşullarını da kendine güç edinen hükümet ve sermaye, onca yargı kararlarına rağmen Konaktepe Barajı ve HES I-II için aldığı acele kamulaştırma kararı, yaz aylarında olduğu gibi askeri operasyonlardan sonra yakılan  ormanlar, kayyum atanan belediye, halkın uzun yıllardır emekleriyle ördüğü festivali gasp etmesi, birçok alanda maden ve taş ocağı faaliyetleri, yıllardan beridir ıslah ve sulama kanalı bahanesiyle tahrip edilen dereler, inancımıza zerre tahammülü olmadıkları halde düzenlenmek istedikleri gözeler, son olarak da kiralanma bahanesiyle büyük şirketlere peşkeş çekilmek istenen araziler ve bitirilmek istenen küçük aile çiftçiliği… Paranın gücüne tapanlar, doğamıza ve yaşam alanlarımıza el koymak istiyor!”

    “GÖÇE ZORLANARAK YURTSUZLAŞTIRILIYORUZ”

    Toprakların kiralanma bahanesiyle sermaye sahiplerine peşkeş çekildiğini vurgulayan Şanlı, “Dersimin yerel tarımı ve yaşam biçimi ortadan kaldırılmak isteniyor. Atalarımızın, dedelerimizin yüzyıllardır koruyup kolladığı, bizlere emanet ettiği yaşam alanlarımızdan, göçe zorlanarak yurtsuzlaştırılıyoruz. Yaşam alanlarımıza, suyumuza, toprağımıza göz koyanlar durmuyor! Buna rağmen, bütün bu saldırılar, bulunduğu her yerde yerel halkın direnişiyle karşılaşıyor. Mücadelenin gücü bütünleşerek çoğalıyor!” şeklinde konuştu.

    “PROJE SAHİPLERİNİ BİR KEZ DAHA UYARIYORUZ”

    “Bizler, suyuna, toprağına, yaşam alanlarına, tarihi- kültürel ve sosyal değerlerine sahip çıkan Dersim halkı olarak; akıl, bilim ve izandan yoksun projelerin uygulayıcıları ve sahiplerini bir kez daha uyarıyoruz. Sizlerin, yaşam alanlarımızı yok edecek projelerinize Dersimde yaşam hakkı tanımayacağız.” diyen Şanlı konuşmasına şöyle devam etti:

    “Sularımıza, derelerimize, vadilerimize, ovalarımıza, yaşam alanlarımıza yapılan vahşi saldırıları durdurmak için AYAKTAYIZ. Egemenlerin doğamıza karşı yönelttiği hegemonyaya karşı, doğa haklarını anayasal güvenceye kavuşturmak için AYAKTAYIZ. Yaşamın çağrısına kulak verenlerle birlikte “Bütün Temel Haklarımız için,  Barış içinde İnsanca Yaşam için, Eşit, Özgür, Demokratik Bir Ülke için AYAKTAYIZ. İnsanca yaşamı savunmak, emekçilerin, ezilenlerin, mağdurların, yoksulların, işsizlerin, kadınların, gençlerin, çevrecilerin, barış yanlılarının sesine ses katmak için AYAKTAYIZ… ve her zaman da ayakta olacağız.”

    “DERSİM’DE BULUŞMAYA DAVET EDİYORUZ”

    Şanlı’nın ardından söz alan CHP Dersim Milletvekili Gürsel Erol, Dersim’in kutsal değerlerine hiç kimsenin dokunmasına müsaade etmeyeceğini vurgulayarak, “Biz parlamentoda görev yapan tüm Dersim’li milletvekilleri önce bürokratik ilişkilerle sorunun çözümüyle ilgili girişimlerde bulunacağız. Eğer çözümü bürokratik ve siyasi yollarla bulamazsak önce parlamentoda oturma eylemi yapacağız sonra Dersim’e giderek Munzur’un kenarında oturma eylemine devam edeceğiz. Bu direniş hikayesine Türkiye’nin her tarafında yaşayan Dersimlileri çağırıyoruz. Köşe yazarlarını, sanatçıları, edebiyatçıları, doğaseverleri Dersim’de buluşmaya davet ediyoruz.” dedi.

    “MEVCUT İKTİDAR SERMAYENİN İKTİDARI”

    HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş da, mevcut iktidarın sermayenin iktidarı olma yolunda sürdürdüğü politikalarla ülkenin doğasını ve canlı cansız varlıklarını tehdit eden yönelim içinde olduğunu kaydetti. 80 milyonun yaşam alanının çok küçük bir azınlık tahrip edilecek şekilde bakanlar kurulu kararlarıyla ve düzmece ÇED’lerle sermayeye peşkeş çekildiğini belirten Ataş, parlamentoda faaliyet yürüten Çevre Komisyonu’nda yer aldığını söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti:

    “Komisyon üyeleri dahil para için neredeyse HES’lerle, barajlarla, nükleer santrallerle ve doğa tahribatıyla ilgili kararlar çıkarmak istiyorlar. Aslında bir 10 yıl önce Çevre Komisyonu’nda bulunan vekiller hangi siyasal partiden olursa olsun yaklaşımları genelde faaliyet bölümünü yürütme yapar ama onlar genelde gidip o meselelere sahip çıkmaya çalışırdı. Denetleme yapardı. Bakardı orada bir haksızlık ya da müfredat dışı bir uygulama var mı diye. Bugün tam tersi bir durum söz konusu. Yani Çevre Komisyonu neredeyse bütün bu baraj meselelerini savunan bir anlayışa dönüşmüş durumda. Ne toplanıyor, ne işlevli olarak bu meseleyi sürdürüyor ne de bu yaklaşım doğrultusunda bir adım atıyor.” (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Vekil Erdal Ataş: İktidar her alanda kadına saldırı başlattı-VİDEO

    HDP’li Vekil Erdal Ataş: İktidar her alanda kadına saldırı başlattı-VİDEO

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, AKP’nin ve Diyanet’in kadına bakış açısını eleştirerek, “İktidardaki bu zihniyet kendi iktidarını sürdürmek için her alanda bir saldırı başlatmış durumda. Toplumun yarısını oluşturan kadınlar da en büyük hedef pozisyonunda” dedi.  

    Haberin Videosu

    Son dönemlerde gündemde olan Diyanet’in açıklamalarıyla ilgili HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, Pir Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

    İktidardaki zihniyetin kendi iktidarını sürdürmek için her alanda bir saldırı başlattığını söyleyen Ataş, toplumun yarısını oluşturan kadınların da hedef pozisyonunda olduğunu söyledi.

    “KADINLARA YÖNELİK CİDDİ SALDIRILAR VAR”

    Kadınlara yönelik sürdürülen politikanın iki tane temel ayağının olduğunu ifade eden Ataş, o politikaları şöyle anlattı:

    “Bir tanesi erkek zihniyetlerinden kaynaklanan bir durum. Onların anlayışına göre kadınlar tamamen çocuk doğurma, erkeğe hizmet etme, mal olarak alınıp satılma siyaseti üzerinden gelişmiş oluyor. Böyle bir anlayışla kadına rol biçiliyor. Diğeri ise kadınların toplumu özgürleştirme üzerine sürdürdükleri mücadeleyi geriletmek için özel olarak kadınları siyaset ve politika dışında tutmak. Onların aydınlanmasını engelleme, çocuk yaşlarda eğitimden, siyasetten, toplumdan, yaşamdan kopararak onları çocuk yaşta çocukla uğraşan, evle uğraşan bir hapishaneye hapsetmek istiyorlar. Bu saldırılar yeni değil. Özellikle bu son 3 yılda daha çok yoğunlaştı. Çocuk yaşta evlilikler, tecavüzcülerle evlendirilme siyasetleri, kadınlara yönelik kazanılmış olan ne kadar hak ve kurum varsa bunların tümünün kapatılması, eş başkanlıklar ve diğerleri noktasında atılan bütün adımların engellenmesi üzerine getirilen yasaklar bunların hepsi önemli bir saldırı politikası olarak duruyor.”

    MÜCADELE ÇAĞRISI

    Yeni bir sürecin dizayn edildiğini vurgulayan Erdal Ataş, bu süreçte bütün kadınların, demokrasi güçlerinin, aydınlık ve özgürlük için mücadele yürütenlerin mücadeleyi güçlendirmesi gerektiğini belirtti.

    Mücadele çağrısında bulunan Ataş, “Aleviler açısından, diğer inanç kesimleri açısından yeni bir sürece girilmiş durumda. Bizim de temennimiz kadınların bugüne kadar elde etmiş olduğu bütün kazanımların geriye gitmemesi için bu ülkede daha fazla mağduriyet yaşanmaması toplumun gerilememesi ve bu karanlığa teslim olmaması için bütün demokrasi güçlerinin birleşmeye ve bu gerici güçler karşısında mücadele etmeye çağırıyoruz” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Wood Grenn Dergahı açıldı- VİDEO

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Wood Grenn Dergahı açıldı- VİDEO

    PİRHA – İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi yeni binasının açılışı yapıldı. Londra’da gerçekleşen Wood Green Dergahı açılışına Türkiye ve Avrupa’daki Alevi kurum başkanları, CHP ve HDP Milletvekilleri, Londra’daki belediye başkanları ve farklı inançların temsilcileri katıldı.

    Haberin Videosu

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Wood Green Dergahı açılışını yaptı. Açılışa CHP ve HDP Milletvekilleri, İngiltere Parlamentosu’ndan bakan ve milletvekilleri, Türkiye ve Avrupa Alevi Hareketi’nin kurum başkanları, Londra’daki belediye başkanları, Harringey ve Hackney polis şefleri, farklı inançların temsilcileri, Londra’daki belediye encümen üyeleri, Kuzey Amerika Alevi Hareketi’nin temsilcileri, Arnavutluk Bektaşi Dergahı temsilcileri, Britanya’daki cemevi temsilcileri ve çok sayıda Alevi yurttaş katıldı.

    Açılıştan sonra Türkiye ve Avrupa’dan gelen dedelerle beraber birlik cemi bağlandı.

    Elif TABAK/LONDRA

     

     

     

     

  • TV10 emekçileri: Biz direnenlerin geleneğinden geliyoruz-VİDEO

    TV10 emekçileri: Biz direnenlerin geleneğinden geliyoruz-VİDEO

    PİRHA – Ekim ayında eşyaları satılan TV10 çalışanlarının başlatmış olduğu eylem 54. haftada da devam etti. Eylemde mücadele vurgusu yapıldı. 

    HABERİN VİDEOSU

    OHAL’in ardından çıkarılan KHK ile kapatılan TV10 çalışanlarının eylemi devam ediyor. 54 haftadır Galatasaray Lisesi önünde “Alevilerin Sesi TV10 Susturulamaz” pankartı açan TV10 çalışanları bir kez daha adalet çağrısında bulundu. Eyleme her hafta olduğu gibi Cumartesi Anneleri, F oturumu insanları, Sosyalist Meclisler Federasyonu, HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, Munzur Çevre Derneği yöneticileri ve sanatçı Mehmet Tek destek verdi.

    “BİZ DİRENENLERİN GELENEĞİNDEN GELİYORUZ”

    Eylemde konuşan TV10 çalışanı Rohat Emekçi, “Pir Sultan teslim olmadı Hınzır Paşa’ya Şeh Bedrettin bir kez bile el pençe divan durmadı. Yiğitliğin, ser verip sır vermeyişin, ikrarından dönmeyişin simgesidir Hallacı Mansur. Direnmenin adıdır Koçgiri’de Zarife, Dersim’de Bese. Seyit Rıza’nın mahkemede söylediği sözlerdir bize miras kalan. ‘Ben sizin yalan ve hilelelerinizle baş edemedim bu bana dert oldu ama ben de sizin önünüzde diz çökmedik bu da size dert olsun’ diyen Seyit Rızaların direnme geleneğinden geliyoruz. 54 haftadır buradayız ancak bizler bir yıl daha burada olacağız. Sesimiz duyulana ve yükselene kadar” dedi.

    Kadın katliam ve ölümlerinin artığına dikkat çeken Emekçi, “Yine kadın ölümlerinin ve şiddetinin yaşandığı bir dönemdeyiz. Dün daha 17’sinde ömrünün baharında olan Pelin Palandöken okulunun önünde katledildi. Yine kadın ölümlerinin yoğun olduğu bir dönemde Dilek Doğan ve birçok kadın katledilmişti. Tüm katledilen kadınları buradan bir kez daha saygı ile anıyoruz” şeklinde konuştu.

    “BİRÇOK BASIN YAYIN ORGANI KAPATILDI”

    Emekçi’den sonra söz alan HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş ise, “Ülkemizde son bir yıldır tırmandırılan siyaset en çok basın ve yayın organlarımızı hedef almıştır. Demokratlık adına gelişen mücadeleyi engelleme siyaseti bütün muhalif güçlere yönelik operasyonları artırmış durumdadır. 15 Temmuz’da darbeyi engellediğini iddia eden iktidar maalesef 20 Temmuz’da sivil darbe ile onu aratır pozisyonda bir politika ve siyaset uygulayarak birçok basın yayın organını kapattı. Yine dünyada basın yayın çalışanını hapse atarak birinci sırada yer almış durumdayız. Ne zaman demokrasi mücadelesi gelişse, insanlar bu ülkede barışa, kardeşliğe yanaşsa, yaklaşsa hemen devreye giren o tekçi zihniyet bütün operasyonlarını buna göre düzenliyor” dedi.

    “TV10 ALEVİLER’İN İNANÇ VE KÜLTÜRÜNÜ YENİ NESİLE AKTARIYORDU”

    TV10 sadece bir muhalif televizyon olmanın yanında hem işçi ve emekçilerin sorunlarını dile getiren hem de bu ülkede önemli bir kesimi oluşturan Alevilerin inançlarını, kültürlerini yeni kuşaklara yansıtan bir kanal olduğunu vurgulayan HDP Milletvekili Ataş, “İktidar bu durumda da rahatsızdı. Çünkü Aleviler bu ülkede laikliğin gelmesi ve bütün inançların eşit olması bir arada yaşaması için mücadele veriyordu. Ama bu tekçi zihniyet TV1o’u da kapatma listesine almış oldu.

    “TÜM DARBECİLER YENİLMEKTEN KURTULAMADILAR”

    Tüm darbeciler, tüm tekçi zihniyetler ve demokrasi düşmanları yenilmekten kurtulamadıklarını vurgulayan HDP Milletvekil Ataş, “Bugün iktidar bizim coğrafyamızda tekçi, darbeci zihniyeti devreye koymuş durumdadır. Darbeyi engellemek yerine daha beteri ile halkları karşı karşıya bırakmış durumda. Geçmişte nasıl 60, 70 ve 80 darbesi yenildiyse ve nasıl onları uygulayanlar bugün halklar tarafından nefret ile anıldıysa bugün de iktidar hem Alevilerin hem Kürtlerin, hem demokrasi mücadelesi verenlerin hem de basın yayın organlarının hedefleri arasında olmuş, olacak. Biz asla onların bu ayrımcı politikalarını ve tekçi zihniyetini kabul etmeyeceğiz. Mücadeleye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından Sanatçı Mehmet Tek’in söylediği türküler ve atılan sloganlar ile 54. hafta sona erdi. (HABER MERKEZİ)

  • TV10 çalışanlarının eylemi 54. haftasında devam edecek

    TV10 çalışanlarının eylemi 54. haftasında devam edecek

    PİRHA- 2011 yılından beri aralıksız Alevi toplumunun sorunlarını, ihtiyaçlarını, yol erkanını Türkiye’nin her tarafında ekranlarına taşıyıp, Alevilerin sesi olan TV10’un kapatılmasının ardından çalışanlarının başlattığı eylem 54. haftasına girdi. Galatasaray Meydanı’nda gerçekleşecek bu haftaki eyleme Sosyalist Meclisler Federasyonu, HDP Milletvekili Erdal Ataş, Sanatçı Mehmet Tek ile Alevi kurumları ve izleyicilerinin destek verecek. 

    KHK ile kapatılan ve mal varlıkları TMSF tarafından satışa çıkarılan TV10 çalışanlarının eylemi 54. haftasında da devam edecek. Her Cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda saat 14.00’te bir araya gelen TV10 çalışanları, hukuksuzca kapatılan kanallarının tekrar açılması talebini yineleyecek.
    Bu haftaki eyleme Sosyalist Meclisler Federasyonu, HDP Milletvekili Erdal Ataş ve Sanatçı Mehmet Tek destek verecek.

    15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL kapsamında 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile birçok televizyon kanalı ve radyo kapatıldı. Alevilerin sesi TV10 da 4 Ekim 2016’da KHK ile kapatılıp mühürlendi. TV10’un geri alınması için çalışanların başlatmış olduğu eylem Cumartesi günü saat 14.00’te Taksim Galatasaray Lisesi önünde yapılıyor. Eyleme Tv10 emekçilerinin yanısıra, izleyicileri, Alevi kurumları, Alevi inanç önderleri, yöre dernekleri, insan hakları savunucuları, basın özgürlüğü savunucuları katılıyor. (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de Aşure lokmasına katılan Kemalbay: Son sözü hep direnenler söyler

    Dersim’de Aşure lokmasına katılan Kemalbay: Son sözü hep direnenler söyler

    Dersim’de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAK), Demokratik Alevi Derneği ve HDP İnanç Komisyonu, Muharrem ayının bitimi dolayısıyla Sanat Sokağı’nda aşure dağıttı. Aşure lokmasına katılan HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, tarihin zalimlere ve yezitlere karşı direnenlere her zaman tanıklık ettiğini belirtti. Kemalbay, “Tıpkı Kerbela’da İmam Hüseyin’in direndiği gibi bizler de sonuna kadar direneceğiz. Son sözü söyleyen hep direnenler olmuştur” dedi.

    Dersim’de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAK), Demokratik Alevi Derneği ve HDP İnanç Komisyonu, Muharrem ayının bitimi dolayısıyla Sanat Sokağı’nda aşure dağıttı. Aşure dağıtımına, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, milletvekilleri Alican Önlü, Erdoğan Ataş ile HDP Parti Meclis üyeleri ve yüzlerce yurttaş katıldı.
    “ZULÜM ARTARAK DEVAM EDİYOR”  
    PSAKD’nin önceki başkanlarından Kemal Bülbül, hak ve hakikat aşkına yas-ı Kerbela aşkına, Kerbela’da hak için hakka yürüyen şahı şehidan Hüseyin aşkına bir araya geldiklerini söyledi. Bülbül, “Hakkın suretinin candaki tecellisi olanlar, siz hak ve hakikat uğruna tarihte mümkünü olmayan acılar, zulümler, yokluklar, zorluklar yaşadınız. İçinizde erenler, evliyalar, analar çıkardınız. Düzgün babaları, Munzur babaları, Pir Seyid Rızaları, Ali Şerleri, Zarife anaları, Besê anaları, Sakine anaları ve en son Hatun ana gibi bir değerimizi var eden topluluksunuz” dedi.
    DAD Başkanı Dursun Demirtaş da, zulmün sona ermediğini bilakis katlanarak devam ettiğini ifade ederek, bu zulmü durdurmak için birlik olmaları gerektiğini söyledi.
    “TARİH DİRENENLERE HER ZAMAN TANIKLIK ETMİŞTİR”
    Demirtaş’ın ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay ise, tarihin zalimlere ve yezidlere karşı direnenlere her zaman tanıklık ettiğini ifade ederek, “İstediğimiz şey Dersim’de inşa edilen kimliklere saygılı, emeğe saygılı, doğaya saygılı ortak güzel yaşamın, mücadeleci, direngen yaşamın tüm coğrafyamıza yayılmasıdır. Barışın ve birlikte güzel bir geleceğin elbirliği ile yaratılması mücadelesidir. Halkların Demokratik Partisi olarak da biz bu umutlu geleceğin partisiyiz” ifadelerini kullandı.
    “SON SÖZÜ DİRENENLER SÖYLER”
    Bu zor günleri aşarak aydınlık günlere elbirliği ile ulaşacaklarını dile getiren Kemalbay, şöyle devam etti:
    “Buradan sevgili Eş Genel Başkanlarımız Selahattin Demirtaş’ı, Figen Yüksekdağ’ı, bütün belediye eşbaşkanlarımızı ve AKP-Saray zindanlarında olan çok değerli yoldaşlarımızı selamlayarak sözlerime devam etmek istiyorum. 7 Haziran’da barış içinde yaşayabileceğimizin tarafı olduğumuz için Erdoğan rejiminin iktidarını indirdik. Onun bedeli de bugün savaş, kutuplaştırma, ötekileştirme politikaları oldu. Suruç katliamından başlanarak bir çok katliamlar Türkiye politikası olarak şekillendirilerek hem içeride hem dışarıda savaş politikaları ile bu halkı kendilerine mahkûm etmeye çalıştılar. Halkımız 1 Kasım’da da direndi meşru olmayan 16 Nisan referandumunda da direndi ve ‘hayır’ dedi.  Buna rağmen halen ‘tek adam rejimi’ni inşa etmeye çalışıyor. Biz de direnmeye devam ediyoruz. Tıpkı Kerbela’da İmam Hüseyin’in direndiği gibi bizlerde sonuna kadar direneceğiz. Tarihten bugüne halkları ileriye taşıyan bu direnişler olmuştur. Hem yeni yaşamları kuran ve son sözü söyleyen hep direnenler olmuştur. Bizler de son sözü söyleyeceğiz bu karanlıktan birlikte çıkacağız.”
    Son dönemde yine savaş çığırtkanlığı yapıldığını kaydeden Kemalbay, tankların sınırda bir halkın bağımsız yaşama arzusuna darbe vurmak için cirit attığını ancak bundan bir sonuç alınamayacağını ifade etti. Kemalbay, son olarak hak lokması olarak aşure lokmasını paylaşırken bütün dileklerinin halkların demokrasi mücadelesinde bütün herkesin barışın tarafında yer almasını ve tüm kimliklerin bir arada özgürce yaşamasını dilediklerini söyledi.

    Konuşmaların ardından aşure duası okunarak yurttaşlara aşure dağıtıldı.

  • Dersim’de 1. Enerji Çalıştayı gerçekleşti: Dersim’i barajlarla boşaltmak istiyorlar

    Dersim’de 1. Enerji Çalıştayı gerçekleşti: Dersim’i barajlarla boşaltmak istiyorlar

    HDP’nin düzenlediği 1. Enerji Çalıştayı Dersim’de yapıldı. Çalıştayın ilk gününde enerji- politika ilişkisinin yanı sıra ekolojiye etkisi de tartışıldı.

    Dersim’de 1. Enerji Çalıştayı gerçekleşti. HDP’nin Dersim’de düzenlediği 1. Enerji Çalıştayı’na HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, HDP PM Üyesi Cevdet Konak, HDP Parti Meclisi üyesi Prof. Dr. Beyza Üstün,  Mehmet Yusufoğlu ve HDP MYK üyesi Sezai Temelli katıldı.

    HDP’nin 1. Enerji Çalıştayı Dersim’de Demokratik Alevi Derneği toplantı Salonu’nda düzenlendi. Çalıştayın açılışında konuşan HDP İl Eş Başkanı Murat Polat, Dersim’i “acıların coğrafyası” olarak tanımlayarak, “Biz sadece ormanlarımızın yakılmadığı, vadilerimizin barajlarla sular altında bırakılmadığı, dağlarımızın talan edilmediği bir Dersim’de yaşamak istiyoruz” dedi.

    “DERSİM’İ BARAJLAR İLE BOŞALTMAK İSTİYORLAR”

    HDP PM üyesi Cevdet Konak Dersim’i boşaltmaya dönük devlet politikasının geçmişten günümüze sürdüğünü belirterek, buna rağmen Dersim’in direnişin kalesi olduğunu söyledi.

    HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş ise devletin toplumsal muhalefetin güçlü olduğu Dersim’i barajlarla boşaltmak istediğini söylerken, HDP Dersim Milletvekili Ali Can Önlü ise Dersim’deki ekolojik tahribatın sadece doğanın değil toplumun dilinin, kimliğinin, inancının tahribatı olduğunu ifade etti.

    “KAPİTALİZME ÇÖZÜM ÜRETİYORUZ”

    HDP Parti Meclisi üyesi Prof. Dr. Beyza Üstün, ekolojiden bahsedilince tüm canlıların kendi bedenleri içindeki ağdan da bahsedildiğini belirterek başladığı “Enerji perspektifi ile enerji politikalarını irdelenmesi” başlıklı sunumunda ekoloji ve sermaye arasındaki çelişkiyi anlattı. Enerji üretim modellerinin karşısına alternatif modeller önermeye de karşı çıkan Üstün, “Bugün yaşadığımız süreçlerin içinde çözüm ararsak bilelim ki Kapitalizme çözüm üretiyoruz” dedi.

    “BU KADAR ENERJİYE İHTİYAÇ YOK”

    “Enerji politikalarının ekonomi politiği” sunumunda Mehmet Yusufoğlu, enerji üretimi ve tüketimindeki yanlış politikalara ve israfa değindi. “Bu kadar enerjiye ihtiyaç yok” diyen Yusufoğlu, daha Antalya’ya demiryolu yapmamış hükümet ‘size HES yapacağım’ diyemez. Türkiyenin en büyük enerji çıktısı petroldür” dedi.

  • HDP milletvekilleri Dersim’de bombalanan Han Köyü’nü ziyaret etti

    HDP milletvekilleri Dersim’de bombalanan Han Köyü’nü ziyaret etti

    PİRHA – HDP milletvekilleri Alican Önlü ve Erdal Ataş Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı Uzun Tarla (Han) Köyü’nü ziyaret ettiler.

    HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü ve İstanbul Milletvekili Erdal Ataş Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı olan Uzun Tarla (Han) Köyü’nü ziyaret ettiler.

    Uzun Tarla (Han) Köyü bir askeri operasyon kapsamında havadan bombalanmıştı. Bombalama sonucu minibüs şoförü olan Ercan Güneş yaşamını yitirmişti.

     

  • İstanbul’da Vicdan ve Adalet nöbeti bugün

    İstanbul’da Vicdan ve Adalet nöbeti bugün

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından Diyarbakır Ekin Ceren Parkı’nda başlatılan  ‘Vicdan  ve Adalet Nöbeti’ sona erdi, Nöbet İstanbul Kadıköy’de devam edecek. HDP sözcüsü Osman Baydemir, “7 günün özeti nedir diye sorarsanız; faşizm yenildi, baskı yenildi” diye konuştu.

    “Bu coğrafyanın seçilmişleri cezaevinde” diyen Baydemir, bir hafta süren nöbete ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Baydemir, “Bir bariyer çekildi, yetmedi bir bariyer daha, bir bariyer daha çekildi. Halk ile vekiller bir araya gelmesin diye yapıldı. Yüzde 70 oy alan bir parti belediye eş başkanı seçmiş, birileri gelip belediyeyi alıyor. Bizim diyorlar. Bize dün tebligat gönderdiler. Bugün halk ile toplanacaktık. Onlar da katılabilecekti. Ama halkla yapacağımız basın açıklaması yasaklandı. Neden korkuyorsunuz halktan? Bu korku nedendir? Biz her zaman buradayız, burada olacağız. İsteğimiz özgürlüktür, halkın özgürlüğüdür. Her halk kimliğiyle, diliyle özgür yaşamak ister. Faşizm tehditle, korkuyla bir gerçeği ters yüz etmek istiyor. Bugün sadece bu alan ablukaya alınmamış, dört yol kapatılmış, bariyerlerle çevrilmiş. Şehir dışında polisler getirilmiş. 7 günün özeti nedir diye sorarsanız; faşizm yenildi, baskı yenildi.”diye konuştu.

    “DARBECİLER GELSEYDİ DE BUNLARI YAPARDI”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Baydemir ,“Ey Erdoğan, Demirtaş, Yüksekdağ, HDP senin siyasi rakiplerindir. Sen siyasi rakiplerine düşmanlık hukuku uyguluyorsun, bu vesile ile meşruluğunu yitiriyorsun. Darbeciler gelseydi de bunları yapardı. Darbe başarılı olmadı ama şimdi sen aynı şeyleri yapıyorsun. Savaşla kanla sandalye sayısını arttırdın. Ama meşruiyetini yitirdin. Kürt düşmanlığının ülkeyi getirdiği duruma bir bak” ifadelerini kullandı.

    “VİCDAN VE ADALET NÖBETİNİ AMED’DEN İSTANBUL’A DEVREDİYORUZ”

    “Vicdan ve Adalet Nöbeti”nin büyük bir kararlılıkla süreceğini söyleyen Baydemir, şöyle devam etti:

    “Vicdan ve adalet bayrağını Amed’den İstanbul’a devrediyoruz. Meclis adeta iktidar partisinin noteri haline gelmiştir. Son iç tüzükle de vekilin konuşması bile yasaklandı. Ne kadar korktuklarını gösteriyor. İç dünyaları kararmış, bu adalet ve vicdan nöbeti bu karanlığı yırtmak içindir. Diyarbakır’dan çalınan bu maya İstanbul’a ulaşacak. Milyonların vicdanı faşizmi geriletecek. Ya bugün sesimizi ortaklaştırıp gür çıkaracağız, çocuklarımıza iyi bir gelecek bırakacağız ya da çanak tutanlar gibi mahcup olacağız.

    ‘SİYASİ RAKİPLERİNE DÜŞMAN HUKUKU UYGULUYORSUN’

    “Ey Erdoğan, Demirtaş, Yüksekdağ, HDP senin siyasi rakiplerindir. Sen siyasi rakiplerine düşmanlık hukuku uyguluyorsun, bu vesile ile meşruluğunu yitiriyorsun. Darbeciler gelseydi de bunları yapardı. Darbe başarılı olmadı ama şimdi sen aynı şeyleri yapıyorsun. Savaşla kanla sandalye sayısını arttırdın. Ama meşruiyetini yitirdin. Kürt düşmanlığının ülkeyi getirdiği duruma bir bak.

    NURİYE GÜLMEN VE SEMİH ÖZAKÇA

    “Nuriye ve Semih zorla hastaneye kaldırıldı. Doktorların raporları var; ‘Hayati tehlike var tek başına hayatını idame ettiremez diye  ama cezaevindeler vicdan adalet nerede. Nuriye ve Semih tahliye edilip işlerine geri iade edilmelidir.

    İSTANBUL’DA VİCDAN VE ADALET NÖBETİ TUTACAK VEKİLLER BELLİ OLDU

    Öte yandan Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) yarın Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda sürdüreceği “Vicdan ve Adalet Nöbeti”ne katılacak HDP’lilerin isimleri belli oldu. İstanbul’daki nöbete HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay da katılacak.

    Kemalbay’ın yanı sıra nöbete katılacak vekillerin isimleri şöyle: Filiz Kerestecioğlu, Sırrı Süreyya Önder, Nadir Yıldırım, Mithat Sancar, Hişyar Özsoy, Ayşe Acar Başaran, Bedran Öztürk, Erdal Ataş, Leyla Birlik, Sibel Yiğitalp, Erol Dora, İbrahim Ayhan.

    Kemalbay, Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda yarın saat 12.30’da partisinin Meclis grup toplantısı yapacak. Toplantıyla birlikte bir haftalık nöbet de başlamış olacak

  • Alevi kurumlarından yasağa tepki: Munzur Festivali, yakılan köylere dönüş özlemidir-VİDEO

    Alevi kurumlarından yasağa tepki: Munzur Festivali, yakılan köylere dönüş özlemidir-VİDEO

    Dersim’de 17’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin yasaklanması siyasi parti, sivil toplum kuruluşları, Alevi Kurumları ve sanatçılar tarafından protesto edildi.

    Haberin Videosu

    Halkların Demokratik Partisi (HDP), Emek Partisi (EMEP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Demokratik Halklar Federasyonu (DHF), Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Munzur Çevre Derneği, Tunceli Valiliği tarafından yasaklanan 17’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin ilk gününe ilişkin basın açıklaması düzenledi. Seyid Rıza Meydanı’nda düzenlenen açıklamaya yurttaşların yanı sıra sanatçılar Mikail Aslan, Ferhat Tunç, Erdoğan Emir ve Grup Munzur da katılırken, açıklama yapan Ali Rıza Bilir, Dersim insanının 16 yıldır şölen edasında, birbirine, doğasına, kutsalına ve anısına erişmekten sevinç ve mutluluk yaşadığı Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin yasaklanmış olan 17’ncisinin ilk günü vesilesiyle Dersim halkını selamladıklarını söyledi.

    “OHAL ZULMÜ BAŞARIYA ULAŞAMAYACAK”

    Bilir, ülkenin her yerinde yaşamına zehir tadı bulaştırılan ve iktidarın benimsedikleri dışında kalan ötekileştirilmiş milyonların üzerinde çökmüş olan OHAL zulmünün başarıya ulaşamayacağını vurgulayarak, devletin festivale getirmiş olduğu yasağın gerekçesinin, Kürt’ün diline getirdiği yasağın gerekçesiyle aynı olduğunu kaydetti.

    “FESTİVAL YAKILAN KÖYLERE DÖNÜŞ ÖZLEMİDİR”

    Munzur Kültür ve Doğa Festivalinin sosyal biçimi kendisi ve doğasıyla buluşma ve kirlenmeye karşı bir arınma olduğunu söyleyen Ali Rıza Bilir, “Yakılan köylerine dönüş özlemidir, ormanların yakılmasına öfke ve gözyaşı, kutsal benimsediği sularına vurulan baraj kelepçesine karşı yükselttiği itirazdır” diye konuştu. Konuşması sık sık “Festival Halkındır halkın kalacak” sloganları ile kesilen Bilir, son olarak “OHAL’siz kayyumsuz, özgür, demokratik, eşit ve adil festivallerde buluşma ve dayanışmak umuduyla halkımızı saygıyla selamlıyoruz” dedi.

    ÖNLÜ: HER ALANDA TOPYEKÜN DİRENİŞ SERGİLENMELİ

    HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, iktidarın her tarafta başlatmış olduğu topyekûn zulmüne karşı her yerde topyekûn bir direniş sergilemeleri gerektiğini söyledi. İktidarın son demlerini yaşadığını söyleyen HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş ise birlikte verecekleri mücadele ile yasakçı zihniyeti yıkmaları an meselesi olduğunu kaydetti.

    Açıklamanın ardından Grup Munzur üyeleri Seyid Rıza Meydanı’nda müzik dinletisi gerçekleştirdi,  halaylar çekildi.

  • HDP Milletvekili Erdal Ataş: Meclis Başkanlığı işkence sorumuzu beğenmedi

    HDP Milletvekili Erdal Ataş: Meclis Başkanlığı işkence sorumuzu beğenmedi

    PİRHA – HDP Milletvekili Erdal Ataş’ın İstanbul İdil Kültür Merkezine yapılan baskında saçları koparılan Bergül Varan için TBMM’ye verdiği soru önergesi iade edildi. Geçtiğimiz aylarda  İdil Kültür Merkezine yapılan baskında işkence ile gözaltına alınan ve saçları koparılan Bergül Varan için, Haziran ayında Ataş, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması talebiyle bir soru önergesi vermişti.

    HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, geçtiğimiz aylarda İstanbul İdil Kültür Merkezine yapılan baskında işkence ile gözaltına alınan ve saçları koparılan Bergül Varan için, Haziran 2017 tarihinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması talebiyle soru önergesi verdi.

    Soru önergesi içerisinde polisin sistematik işkence yaptığını ifade eden Ataş, sorumlular hakkında soruşturma açılıp açılmadığını sormuştu. TBMM Başkanlığı ise verilen önergeyi işkence ifadeleri nedeniyle “kırıcı” ve “yaralayıcı” bulduğunu belirterek önergeyi iade etti.

    “YAPILAN İÇTÜZÜK İLE HÜKÜMETE SORU SORMAK DAHİ İMKANSIZLAŞACAK”

    Bergül Varan’a yapılan eylemin evrensel insan hakları çerçevesinde işkence olduğunu ve bunu somut bir gerçeklik olduğunu belirten Ataş, “Meclis Başkanlığı soru önergesiyle ülkede işkence olmadığı iddia etmek, işkencenin üzerine örtmektedir. AKP’nin yapmaya çalıştığı içtüzük değişikliği ile hükümete artık soru sormak dahi imkânsız hale gelecektir. Aslında AKP iktidarı bunu çok öncesinde uygulamaya koymuş durumda. Birçok soru önergemiz keyfi gerekçelerle yanıtlanmamakta ya da iade edilmektedir.” dedi.