HDP önceki dönem İstanbul İl Eş Başkanı Erdal Avcı, 15 ay sonra tutulduğu Sincan Cezaevi’nden tahliye oldu.
Kobanê eylemlerini “finanse etmek” iddiasıyla açılan davada tutuklu yargılanan siyasetçi Erdal Avcı, 15 ay sonra Sincan Cezaevi’nden tahliye oldu. 18 kişiyle beraber tutuklanan Avcı’ya ayrı bir iddianame hazırlandı. Hazırlanan iddianame kapsamında Ankara 18’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasında, Avcı hakkında tahliye kararı verildi.
Avcı’yla beraber gözaltına alınan ve tutuklanan diğer kişiler için de ayrı ayrı iddianameler hazırlandı.
EV HAPSİ VERİLDİ
Avcı’nın tahliyesini sosyal medya hesabından duyuran Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol, “Bir önceki dönem İstanbul Eş Başkanımız Erdal Avcı, bugün ev hapsi kararıyla tahliye edildi. Zaten hukuksuz olan bir durumdu. Ev hapsi kararını kınıyor Erdal başkana hoş geldin diyorum” dedi.
PİRHA-HDP İstanbul İl Örgütü, birçok ilde Kürtlere yönelik yapılan ırkçı saldırıları İstanbul’da protesto etti. HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç “Devlete hatırlatmak lazım. Avrupa’daki saldırılara sesiniz çıkıyor da burada neden sesiniz çıkmıyor? Almanya’da Naziler faşist oluyor da Kürde saldıranlar, siz ırkçı olmuyor musunuz?” diye konuştu.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü, Sakarya, İzmir, Marmaris, Afyon, Ankara, İstanbul ve en son Konya’da yapılan ırkçı saldırılara karşı basın açıklaması yaptı.
Şişhane Meydanında yapılan basın açıklamasına birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü de katıldı. Irkçılığın protesto edildiği programda “Konya valisi katliamı meşrulaştırma”, “Irkçılığa karşı birlikte yaşam” dövizleri taşındı.
“MESELE YALNIZCA KONYA MESELESİ DEĞİL”
HDP İl Eşbaşkanı Erdal Avcı, ırkçı saldırıların organize yapıldığını belirterek halkların karşı karşıya getirilmek istendiğini söyledi. Avcı, AKP iktidarının “savaşta ısrar ettiğini” söyleyerek şu açıklamayı yaptı:
“Tüm yolsuzluklarını gizlemek ve Kürt halkını hedef haline getirerek kendi uğursuz rollerini kapatmak istiyorlar. Konya’da kendi halinde bir aileye yapılan bu ırkçı saldırıda valiliğin yaptığı açıklama cinayeti meşrulaştıran gayri ciddi bir açıklamadır. Mesele yalnızca Konya meselesi değil.
İzmir’i, Ankara’yı, Suruç’u nasıl açıklayacaksınız? Devlet bürokrasisini ciddi olmaya davet ediyoruz. İnsanlar yaşamını kaybediyor, yurttaşların barınma hakları ellerinden alınıyor, organize ırkçı saldırılar yapılıyor. Bu buz gibi ırkçı, faşist saldırıdır. Bayramı bize zehir ettiniz. Memlekette yapılmadık rezillik kalmadı. Bizler insan olarak utanç duyuyoruz. Savunmasız insanları linç eden bir hukuk tüm dünya nezdinde utanılmalıdır. Ülkeyi içinden çıkılmaz bir hale getirenler bunun faturasını ağır ödeyecek.”
“KÜRTLER DOSTUNU VE DÜŞMANINI İYİ TANIYOR”
HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ ise Kürtlere yapılan saldırıların kirli politikalarla yürütüldüğünün altını çizdi. Katillerin belli olduğunu söyleyen Dağ, şöyle devam etti:
“Deniz Poyraz’ı, Berkin Elvan’ı, Kemal Korkut’u katledenler, katillerin sırtını sıvazlayanlar Hakim Dal’ın da katilleridir. Kürtçeyi her yerden kaldırıyorlar. Bir yandan da Kürt şehirlerinde saldırılarını sürdürüyorlar. Kürtler artık bu oyunlara inanmıyorlar. Kürtler dostunu ve düşmanını iyi tanıyor. Kürtler onları katledenleri biliyorlar. Bugün katil bu hükümet değilse Kürt halkının katillerinin hesabını sorsun. Bir haftada Kürtlere karşı 3 defa saldırı gerçekleşti. Hala bir açıklama yapılmadı.”.
“İÇİŞLERİ BAKANI, IRKÇI OLMADIĞINI MI SANIYORSUN?”
HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç da ırkçı saldırıların arttığına vurgu yaparak “Valiliklere ve devlete hatırlatmak lazım. Avrupa’daki saldırılara sesiniz çıkıyor da burada neden sesiniz çıkmıyor?” diye sordu. Oluç, “Almanya’da Naziler faşist oluyor da Kürde saldıranlar, siz ırkçı olmuyor musunuz?” diyerek şöyle devam etti:
“İçişleri Bakanı, ırkçı olmadığını mı sanıyorsun? Tüm dünya görüyor sizi. Biraz olsun utanmıyor musunuz? Huzur içinde yaşamak isteyen insanlara saldırmaktan utanmıyor musunuz? Irkçılığın sonu soykırımcı bir zihniyettir. Bu saldırılarda nefret suçu, insanlık suçu, insan öldürme, yaralama, öldürmeye teşebbüs, mala zarar verme, çökme anlayışı var. Tüm bu suçlar işlenirken yargı ne yapıyor? Her gün vekillerimize fezleke göndermek için yarışan savcılar neredesiniz? Kürtlere saldıranlara cezasızlık hediyesi veriyorsunuz. Bu yüzden bu saldırılar devam ediyor.
HDP kapatılsın diye Anayasa Mahkemesi’ni (AYM) tehdit edenler, yaptıkları toplantılardaki konuşmalarda her türlü nefret suçunu işleyenler saldırıların azmettiricileridir. Toplumsal barışı bozan kutuplaştırıcı diliniz, Kürt’e düşmanlık anlayışınız zehir saçıyor.
İktidar aklını başına alsın. Yaptıkları politikaların siyasi hesabı ağır olacaktır. Nefret suçu ağır bir suçtur. Bugün HDP ve Kürtler bu saldırılara maruz kalıyor fakat bunlara karşı kararlı bir duruş olmadıkça hepimiz bu ülke sınırları içerisinde her türlü saldırıyı cesaretlendireceğiz.”
PİRHA – HDP İstanbul İl Örgütü, Seyit Rıza ve arkadaşlarını idam edilişlerinin 83. yıldönümünde andı. Taksim Tünel Meydanı’nda gerçekleştirilen anmada “Baş eğmeyen direnişleri mirasımızdır” mesajı verildi.
Haberin videosu;
Seyit Rıza ve arkadaşlarını idam edilişlerinin 83. yıl dönümünde Taksim’de anan HDP İstanbul İl Örgütü, “Baş eğmeyen direnişleri mirasımızdır” mesajını verdi.
HDP İstanbul İl Örgütü, Seyit Rıza ve arkadaşlarını idam edişlerinin 83. yıl dönümünde andı. Taksim Tünel Meydanı’nda gerçekleştirilen anmaya, HDP Milletvekilleri Züleyha Gülüm, Musa Piroğlu, HDP İstanbul İl Eş başkanları Erdal Avcı ve Elif Bulut, HDK Eş sözcüsü İdil Uğurlu’nun yanı sıra çok sayıda demokratik kitle örgütü ve siyasi parti temsilcisi katıldı.
Anmada, Seyit Rıza’nın resimleri taşındı; “1937 İstiklal Mahkemesi’nin Elazığ Tunçeli mahkeme kararları yok hükmünde sayılsın” yazılı pankart açıldı, mumlarla 38 yazıldı.
“DEVLETTEN RESMİ ÖZÜR BEKLİYORUZ”
Anmada ilk konuşmayı yapan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Erdal Avcı, 83 yıl önce idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşlarını anarak sözlerine başladı.
Dersim’in, Türkiye Cumhuriyeti’nin kara bir lekesi olarak devletin özrünü bekleyen bir soykırım olduğunu vurgulayan Avcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Eğer varsa böyle bir kural ben özür dilerim” açıklamasını yaptığını ancak başta Dersimliler, Kürt halkı ve Türkiye halkları olarak böyle bir özrü kabul etmediklerini, özrün resmi olarak devlet adına yapılmasını istediklerini hatırlattı.
Resmi özür ile birlikte, idam edilen atalarının mezar yerlerinin açıklanması ve özel eşyalarının verilmesini de istediklerini vurgulayan Avcı, itibarlarının iade edilmesini ise istemediklerini çünkü idama başları dik, onurlu gittiklerinin altını çizdi.
Seyit Rıza’nın Elazığ Sivrice’de Mustafa Kemal ile yaptığı görüşmeyi anımsatan Avcı, “Atatürk ‘özür dilersen aileni ve seni sürgüne göndeririz’ dedi ve Pir Rıza ‘Özür dileyecek bir şeyim yok’ diye yanıt verdi. Pir Rıza, ‘Ben size baş eğmedim bu da size dert olsun’ diyerek o tarihi konuşmayı yapmıştır” diye konuştu.
“BAŞ EĞMEYEN DİRENİŞ MİRASINI SÜRDÜRECEĞİZ !”
Seyit Rıza ve arkadaşlarına yaşatılan zulüm ve hukuksuzlukları sıralayan Avcı, ittihatçı ve tekçi zihniyetin bu topraklarda gerçekleştirdiği tüm katliamlar için özür dilenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Bütün katliamların araştırılması için hakikat komisyonunun kurulması gerektiğini söyleyen Avcı, Dersim Soykırımı’nda yaşamını yitirenlerin bıraktığı baş eğmeyen direniş mirasını sürdüreceklerini kaydetti.
“SOYKIRIMLARA CESARET VERİLİYOR!”
HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Elif Bulut, soykırımlarla hesaplaşılmadığı müddetçe başka soykırımlara cesaret verileceğini belirterek, “Her katliamın sorgusu yapılmaz, hesap sorulmazsa başka katliamlara sebebiyet verir. Bu topraklarda bu yüzden bu kadar kan dökülür, bu topraklarda bu yüzden bu kadar çok can alınır. Bizler bu katliamlar aydınlanana kadar mücadele edeceğiz” dedi.
“SEYİT RIZA’NIN MESAJINI ALDIK”
HDK Eşsözcüsü İdil Uğurlu da Seyit Rıza’nın idama yürürken sarf ettiği tarihi sözlerini anımsatarak, “Giderken iki tarafa da mesaj verdi; devrimcilere diz çökmeyin, direnin dedi. Biz o mesajı aldık ki buradayız, alanlardayız. Devlete de şu mesajı verdi, siz hak arayanları yok edemezsiniz, öldüremezsiniz. Biz bir gider, bin geliriz” dedi.
“DİRENMENİN TEK YOLU DİZ ÇÖKMEMEKTİR!”
HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu ise, yeni katliamlar yaşanmasın, yeni kanlar akmasın diye bugün 83 yıl sonra hesap sorduklarını dile getirdi.
Devletin dün olduğu gibi bugün de bütün zor aygıtlarıyla, köylünün, işçinin hakkını arayan Kürt’ün, Alevi’nin karşısına dikildiği vurgulayan Piroğlu, “Ama dün olduğu gibi bugün de bu zor aygıtını teşhir etmek için Seyit Rıza’nın peşinden koşuyoruz. Biliyoruz ki, bu katliamlarla yüzleşmek devletin kendi suçlarıyla yüzleşmesi demek aslında bugün bu suçların tekrar işlenmemesi demektir” diye konuştu.
Adaletin devletin bahşettiği bir lütuf olmadığını hatırlatan Piroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Adalet talebi bu zalim iktidarın devrilmesi talebidir. Biz Seyit Rıza’nın peşinden koşuyoruz, çünkü biz onun sözüne, onun kavgasına sahip çıkıyoruz. Biliyoruz ki ondan bugüne diz çökmeyenler kazanır. Biliyoruz ki ondan bugüne zulme karşı direnmenin tek yolu diz çökmemektir. Diz çökmeyerek bugüne geldik, şimdi ayağa kalkacağız, hesap soracağız. Devletin yapmadığını yapacağız, o adaleti bu ülkede inşa edeceğiz.”
Konuşmaların ardından Seyit Rıza ve arkadaşları için üç dakikalık sessiz eylem yapıldı; sanatçı Doğan Çelik, Kürtçenin Kirmancki (Zazakî) lehçesinde ağıt yaktı. Anma, “Dersim’i unutma, unutturma” sloganıyla sona erdi.
PİRHA – HDP’li ve CHP’li 3 milletvekilinin vekilliklerinin düşürülmesine tepki gösteren HDP İstanbul İl Eş Başkanı Erdal Avcı, AKP’nin darbelerle iktidarını koruyan bir siyasi parti konumuna geldiğine dikkat çekerek, tüm demokrasi güçlerinin, AKP -MHP blokuna karşı bir mücadele ağı oluşturması çağrısında bulundu.
HDP İstanbul İl Eş Başkanı Erdal Avcı, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu, HDP Milletvekilleri Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’nın vekilliklerinin düşürülmesini ve yaşanan sürece ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu.
7 Haziran seçimlerinde yüksek bir başarıyla AKP’yi hükümet kuramayacak bir noktaya getirdiklerini belirten Avcı, 7 Haziran seçimlerinden sonra AKP’nin HDP’ye yönelik tutuklama, baskı ve katliam politikası uyguladığını hatırlattı. Avcı, 3 milletvekilininin vekilliğinin düşürülmesinin darbenin devamı olduğunu söyledi.
Avcı, “O dönem AKP’nin aldığı kararlar doğrultusunda MHP ile geliştirdiği faşist politikaların bir tezahürü. Fakat aynı şekilde değerlendirmekte fayda var. Tutuklamaya gerekçe sayılan KCK operasyonları ve mahkemeleri bu cemaatçi mahkemelerin verdiği kararlarla bugün FETÖ’cü dedikleri yargı mensuplarının verdiği kararlarla kutlamalar yapıldı. Kendilerini ilgilendiren alanlarda bu yargı mensuplarının verdiği tüm kararları geçersiz sayan AKP, KCK operasyonları ve beraberinde gelişen operasyonlarda FETÖ’cü diye tabir edilen tanımlanan yargı mensuplarının kararlarının devamını kendi yargıçlarıyla onaylattırdılar ve tutuklama gerekçesi haline getirdiler ve bugün de arkadaşlarımızın milletvekilliğini düşürme gerekçesinin temeli oradan atıldı” diye konuştu.
“AKP YANLIŞLARINA DEVAM EDİYOR”
FETÖ’cü diye tanımlanan savcıların ve hakimlerin yarattığı yargı felaketinde ortaya çıkan bu haksız, hukuksuz soruşturma ve tutuklamaları bugün aynı şekilde AKP’nin yeni atadığı yargıçların devam ettiğini belirten Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“5 Haziran mitinginde cihatçı militanlarla hareket edenler bugün daha öncesinden cemaatle hareket ediyorlardı. Bugün arkadaşlarımızın tutuklanma iddianamesini hazırlayan savcının, mahkeme kararı veren hakimin, operasyon yapan evden arkadaşlarımızı gözaltına alan tutuklayan polislerin tamamı, aynı zamanda cezaevleri müdürleri, gardiyanların tamamı yani o çeteci zincirin bütün halkaları AKP tarafından tutuklanmıştı. Fakat AKP ve o dönem siyasal sorumluluğundan kurtulamamış, bunun bedelini 15 Temmuz kargaşası ile karşılıklı birbirleri ile çatışacak noktaya gelecek biçimde ödemişti. Bugün AKP bir takım kendinin de siyasal sorumluluğu olan girişimlerden kurtulacağını zannediyorsa da o tarihsel ve siyasal olarak doğru değil.
Görüyoruz ki bugün o FETÖ’cü diye tanımlanan savcıların ve hakimlerin yarattığı yargı felaketinde ortaya çıkan bu haksız, hukuksuz soruşturma ve tutuklamaları bugün aynı şekilde AKP’nin yeni atadığı yargıçlar devam ettiriyor. Aynı dosyalarla yani terörist diye tanımlanmış yargıçların kararlarını onaylamış oluyor. Bu terörizme ortak olmaktır terörizmi sürdürmektir. ”
“AKP DARBEYLE İKTİDARINI KORUYOR”
3 milletvekilinin vekilliğinin düşürülmesinin siyasi bir darbe olduğunu belirten Erdal Avcı, yaşanan sürece ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“AKP öteden beri darbelerden ve askeri baskıdan, askeri militarist güçlerden yakınan bir siyasi parti olarak bugün hem asker hem polisliği, hem yargıyı yaşamın bütün alanlarında kuşatmış büyük bir militarist parti olma özelliği sergiliyor ve bunu devam ettiriyor. Bu açıdan darbelere maruz kalacak bir siyasi parti değil, darbelerle iktidarını koruyan bir siyasi parti konumuna gelmiştir. O yönüyle mecliste alınan bu karar siyasi bir darbedir, bu darbede Kürt halkının direnme gücüne Kürt halkının siyasi iradesini ve Türkiye demokrasi güçlerinin mücadele gücüne dönük yapılmış bir demokrasi darbesidir. Kayyımlar da bu sürecin tabii kesintisiz bir parçası. Yerel demokrasi çok önemli. Kürt sorununun çözümünde de yerel yönetimlerin güçlendirilmesi tartışılıyordu, çözüm maddelerinden bir tanesi de buydu. AKP çözüm sürecini bitirdikten sonra ilk gönderdiği kayyımlarla birlikte yerel demokrasiydi.
“GÜÇLÜ BİR MÜCADELE AĞI OLUŞTURULMALI”
Demokrasinin canına okunurken sessiz kalanlar bugün kendi milletvekillerini, kendi belediyelerini işlevsiz hale getirdiler. Bu yönüyle Cumhuriyet Halk Partisi’nin, diğer demokrasi güçlerinin demokrasi konusunda, çok ısrarlı ve büyük bir mücadele sergileyen Halkların Demokratik Partisi’nin bu çağrılarına kulak vermesi gerekir.”
Türkiye’de darbeler döneminin başladığına dikkat çeken HDP İstanbul İl Eş Başkanı Erdal Avcı, demokrasi güçlerinin birleşerek, AKP-MHP blokuna karşı mücadele ağı oluşturması çağrısı yaptı.
PİRHA – HDP İstanbul il binasına kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından silahlı saldırı gerçekleştirildi. HDP İl örgütü tarafından yapılan açıklamada, olayın asıl sorumlusunun hükümet olduğuna dikkat çekildi.
Haberin videosu:
HDP tarafından yapılan açıklamada bugün saat 15.00 dolaylarında il binasına saldırı gerçekleştirildi. Polis olayla ilgili inceleme başlatırken HDP İstanbul İl Örgütü saldırı hakkında şu açıklamayı yaptı: “Söz konusu saldırıda 7 el ateş edilmiştir. Saldırıda şans eseri kimse yararlanmazken olay yeri inceleme ekipleri il binamızda tespitte bulunmaktadır. Çeteler eliyle parti binalarımız bu tür saldırılara daha önce de maruz kaldı. Bu saldırıyla yöneticilerimiz, partililerimiz ve halkımız korkutulmak ve sindirilmek istenmektedir. Bu faşist ve çeteci saldırılar karşısında demokratik tepkimizi sonuna kadar kullanacağız.”
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü, partilerine dönük silahlı saldırıya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.
HDP İstanbul İl binası önünde yapılan açıklamaya İstanbul İl Eş Başkanları Elif Bulut, Erdal Avcı, HDP Milletvekili Musa Piroğlu, partinin il, ilçe üyeleri çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklamada sık sık “Baskılar bizi yıldıramaz” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı.
“ASIL SORUMLU HÜKÜMET YETKİLİLERİDİR”
Açıklamada konuşan HDP İstanbul İl Eş Başkanı Elif Bulut, şunları kaydetti:
“Bugün 15.00 saatlerinde her gün ki günlük faaliyetlerimizi sürdürürken, bir ses duydum. O sırada girişteki bir odada görüşme yapıyorduk. Sese doğru baktığımda bir kişinin partimize dönmüş bir şekilde havaya silahla ateş açtığını gördüm. Ölümlü bir sonuç olabilirdi. Bu kişi iki gün önce il binamıza gelmiş ve oturmuştur. Geldiği gün il binamızda kimi temelsiz konuşmalar yapmış. Arkadaşlarımız temelsiz konuşmalarına rağmen gerekli ikramlarda bulunduktan sonra şahıs il binamızdan ayrılmıştır. Bugün tekrar geliyor. Bu durum bireysel basit bir durum değildir. Sabah akşam basından partimize yönelik tüm kışkırtmaların sonucunu bugün bu olayın yaşanmasına yol açmıştır.
Gündüz çok rahat bir şekilde gelinip il binamıza ateş açılıp ardından ise çok rahat bir şekilde polise teslim olunabiliyor. Cumhurbaşkanından, İçişleri Bakanına dek birçok hükümet yetkilinin HDP’ye dönük kışkırtıcı konuşmaları bu olayın asıl sorumlusudur. En son bir tiyatro olayının onların üzerindeki yıkımını gördük. Tüm partili arkadaşlarımızı daha dikkatli olmaya çağırıyoruz.”
“SALDIRI BİREYSEL DEĞİLDİR”
İl Eş Başkanı Erdal Avcı ise partilerine dönük saldırının bireysel olmadığını söyledi. Avcı, “Biz biliyoruz ki bu olay planlı ve programlıdır. Hem partimize hem de kamuoyu güçlerine bir mesajdır. Son dönemlerde siyasi iktidarın dili, tartışma biçimi, partimizi hedefe alan üslubu bu saldırıları cazip hale getirmiştir. Mafyacı olabilirler ama Türkiye’nin dili bu olayın ana kaynağıdır. Siyasi iktidarın bu dilinden uzak durarak barışçıl, demokratik ve herkesin siyaset yapma zeminini sağlamaya davet ediyoruz. Bu saldırılar Türkiye’nin demokrasisine, barışına hiçbir katkısı olmadığı gibi, Türkiye’yi git gide savaşın, çatışmanın zeminine çekmektedir” diye konuştu.
“DİZ ÇÖKMEDİK ÇÖKMEYECEĞİZ
HDP Milletvekili Musa Piroğlu ise, Hrant Dink’in 19 Ocak’ta katledildiğini anımsatarak, bu saldırının da Dink’in katledildiğine yakın bir tarihte gerçekleşmesine dikkat çekti.
Saldırının yalnızca HDP’ye dönük olmadığını vurgulayan Piroğlu, “Kabul etmek gerekir ki, HDP bu ülkede rahat ve özgür bir şekilde siyaset yapamadığı, Kürt sorunu adil ve demokratik bir şekilde çözülmediği sürece hiç kimse özgür olamayacaktır. Biz bu çeşit saldırıları geçmişte de gördük. İktidar kendi tabanında kaybetmeye başladığında siyaseti farklı alanlara çekmeye çalışıyorlar. Bu saldırıyı gerçekleştirenler bilmelilerdir ki, biz şuana kadar ne diz çöktük ne de bundan sonra diz çökeriz” ifadelerini kullandı.
Açıklama alkışlar ve sloganlar eşliğinde sona erdi.