Etiket: erdal eren

  • Erdal Eren, Dersim’de anıldı-VİDEO

    Erdal Eren, Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA- 12 Eylül cuntası tarafından 13 Aralık 1980’de henüz 17 yaşında iken yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren, idam edilişinin 44. yılında Dersim’de anıldı.

    Emek Partisi Dersim İl Örgütü, 12 Eylül faşist cuntası tarafından idam edilen Erdal Eren’i idamının 44. yılında Seyit Rıza Meydanında yapılan açıklama ile andı.

    EMEK Gençliği adına açıklamayı okuyan Bişeng Aşula, 12 Eylül darbesinin üzerinden geçen 44 yıla rağmen sermaye güçlerinin gençliğine yönelik saldırılarının farklı düzeylerde sürmeye devam ettiğine vurgu yaparak, “12 Eylül faşist darbesi sonrasında TİSK Başkanı Halit Narin’ Şimdiye kadar işçiler güldü şimdi gülme sırası bizde’ derken, Faşist Cuntanın başı Kenan Evren, devrimciler için ‘Asmayalım da besleyelim mi’ diyerek darbenin kime karşı, niçin yapıldığının itiraf etmişti. İşçi sınıfına daha fazla sömürü, sermayedarlara ise daha geniş rant ve kâr alanları sunmak için yapılan darbenin dayattığı 24 Ocak kararları, bugün de halka kemer sıkma politikaları, sermayeye ise teşvik programları olarak uygulanıyor. İşçilerin grevlerinden, gençlerin temel haklar için yürüttüğü mücadelelere kadar her alanda baskı ve saldırılar artıyor.  Daha dün düşük zam dayatmasına karşı grev kararı alan metal işçilerinin mücadelesi, yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yasaklandı” diye hatırlattı.

    “AKP-MHP İKTİDARI 12 EYLÜL DARBECİLERİNİN GELENEĞİ SÜRDÜRÜYOR”

    Aşula, tek adam yönetiminin Kürt halkının ulusal, eşit yurttaşlık talebini baskılar ve sınır dışı operasyonlarla ezmeye çalıştığını kaydetti. “AKP-MHP iktidarı, tam olarak 12 Eylül darbecilerinin geleneğini sürdürüyor” diyen Aşula devamında şunları belirtti:

    “Gençliği eğitim olanaklarından uzaklaştıran, piyasanın karanlık sömürü düzenine hapsetmeye çalışan, gençliği “örgütsüz halk” hedeflerinin parçası olarak birbirinden kopararak yalnızlaştıran saldırılar, 12 Eylül mirasçılarının eliyle yürütülmeye çalışıldı. Üniversitelerde bütçe öğrencilerin lehine kullanılmazken, temsilcilik kurulları işlevsizleştirilerek öğrenciler üniversite yönetiminden soyutlanıyor. Yanı sıra gençliğinin elinde olan birlikte mücadele araçlarına doğrudan veya dolaylı olarak saldırılar yöneltiliyor. Üniversiteleri tek sesle, atanmış rektörlerle yönetenlerin memleketi de hangi temeller üzerinden yöneteceği kayyım örnekleriyle açıkça gösteriyor. Liselerde müfredatı dinci gericileştirmenin alanı olarak kullanan AKP-MHP iktidarı, tam olarak 12 Eylül darbecilerinin geleneğini sürdürüyor. MESEM’li gençliğe iş cinayetlerinde ölmek dayatılıyor.”

    MÜCADELE ÇAĞRISI

    Gençleri mücadeleyi büyütmeye çağıran Aşula, “Egemen sınıf ve onun politik güçleri 12 Eylül darbecilerinin açtığı yoldan yürümeye devam ederken her milliyetten ülke gençliğinin kendi yolunu çizmeye devam edecek. 17 yaşında genç bir komünistin kendi sınıfının mücadelesine nasıl katıldığını, gençlik kitlelerinin nasıl örgütlendiğini, yarınımızı kazanmanın mücadelesinde kavramaya devam edeceğiz. Başta Dersim gençliği olmak üzere bütün gençleri, amfilerden, lise sıralarına, mahallelere kadar gençliğin mücadelesini büyütmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • 12 Eylül Darbesi’nin 43. yıl dönümü

    12 Eylül Darbesi’nin 43. yıl dönümü

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi olan 12 Eylül Askeri Darbesi’nin üzerinden 43 yıl geçti. 650 bin kişi gözaltına alındığı, yüzde 95’nin işkenceye tabi tutuldu, işkencede 171 kişi öldürüldüğü darbenin faillerinden yalnızca Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya yargı önüne çıkarıldı ancak hesap vermeden öldüler. 

    Dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren öncülüğünde yapılan ve Türkiye demokrasi tarihine “kara bir leke” olarak geçen 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 43 yıl geçti.

    Darbenin faillerinden yalnızca Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya yargı önüne çıkarıldı ancak hesap vermeden öldüler. Binlerce kişiyi işkenceden geçiren, onlarca kişiyi katleden diğer darbecilerden ise hesap sorulmadı. 12 Eylül’de yaşanan insan hakkı ihlalleri ve işkenceler hala gündemde.

    Darbe sonrasında 650 bin kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi, 50 kişi idam edildi, 171 kişinin ‘işkenceden öldüğü’ belgelendi. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. 30 bin kişi siyasal sığınmacı olarak yurt dışına kaçmak zorunda kaldı. 388 bin kişiye pasaport verilmedi. Yargılanan gazeteciler toplam 3 bin 315 yıl 6 ay hapse mahkûm oldu. 300 gazeteci saldırıya uğrarken, 3 gazeteci silahla öldürüldü. 12 Eylül 1980-6 Kasım 1983 arasında gözaltında veya cezaevinde ölenlerin sayısı 183, açlık grevinde ölenlerin sayısı 5 olarak kayıtlara yansıdı.

    Askeri darbenin hazırlıkları, Haziran 1980’den itibaren Genelkurmay Karargahı’nda yapılmaya başlandı. Kod adı “Bayrak Harekâtı” olan darbe, ilk olarak bütün ordu komutanlarına gönderilen emirle 11 Temmuz saat 04.00’te hayata geçirilmek istendi ancak 2 Temmuz’da Süleyman Demirel’in başbakanlığındaki hükümetin güvenoyu almasıyla plan ertelendi.

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinin emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirilen son askeri darbesi olarak tarihe geçen 12 Eylül 1980 Darbesi’nin başladığı, cuma günü saat 03.59’da TRT radyosunun İstiklal Marşı ve sonrasında anons yapılmadan, Harbiye Marşı’nın çalınmasıyla anlaşıldı.

    Marşın bitiminde Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzasıyla yayımlanan Milli Güvenlik Konseyi’nin bir numaralı bildirisi okunmaya başlandı. Bu bildiriyi 5 bildiri daha izledi. Milli Güvenlik Konseyi’nin bildirileri aracılığıyla, gözaltı süreleri 90 güne çıkarıldı. Adil yargılanma hakkı tamamen kaldırılarak Sıkıyönetim Komutanlıklarınca Sıkıyönetim Mahkemeleri kuruldu.

    Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, darbenin gerekçesini, “… Kendi kendini kontrol edemeyen demokrasiyi sağlam temeller üzerine oturtmak, kaybolan devlet otoritesini yeniden tesis etmek için yönetime el koymak zorunda kalmıştır” şeklinde açıklamıştı.

    Darbenin Evren dışındaki uygulayıcıları ise Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun‘dan oluşan komuta kademesiydi.

    SİYASİLER SÜRGÜN EDİLDİ

    12 Eylül Darbesi ile Süleyman Demirel’in başbakanı olduğu hükümet görevden alındı, TBMM feshedildi. 1970 sonrasında değiştirilen 1961 Anayasası uygulamadan kaldırıldı ve Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı askeri dönem başladı.

    Cuntacılar, 13 generali ülke genelinde ilan ettikleri 13 sıkıyönetim bölgesine komutan olarak atarken Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki derneklerin faaliyetleri de durduruldu.

    Siyasi partileri de lağveden askeri yönetim, Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit’i Hamzakoy’a,Necmettin Erbakan ile Alparslan Türkeş’i ise Uzunada’ya sürgüne gönderdi. Siyasi yasaklar geldi.

    Darbeye liderlik eden 5 generalin oluşturduğu Milli Güvenlik Konseyi, bütün yetkileri ele aldı. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Bülent Ulusu’ya kurdurulan hükümet, 21 Eylül’de göreve başladı.

    Darbenin ardından geçen 3 yıl içinde önemli kanunların tamamına yakını değiştirildi ve askeri yönetimin belirlediği Danışma Meclisi tarafından hazırlanan Anayasa, yapılan “güdümlü” referandumla yüzde 92’lik “Evet” oyu aldı.

    Halk oylamasında, Kenan Evren cumhurbaşkanı seçilirken askeri yönetim üyelerinin ömür boyu yargılanmasını engelleyen geçici 15. madde, 2010’daki Anayasa değişikliği referandumuna kadar yürürlükte kaldı.

    CUNTACILAR İDAMLARIN KARARINI VERDİ

    Yönetime el koyan cuntacı askerler, idamların kararını da verdi. Darbe sürecinde 650 bin kişi gözaltına alınırken, 517 kişi için idam istendi.

    Darbeden sonra ilk idamlar, 9 Ekim 1980 tarihinde gerçekleşti. İlk olarak sol görüşlü Necdet Adalı, ardından ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi. Darbe öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen 17 yaşındaki Erdal Eren, 19 Mart 1980’ta idama mahkum edildi.

    Referandumdan sonra yapılan anayasa değişikliğiyle “Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin yargılanmayacağını düzenleyen Anayasa’nın geçici 15. maddesi” yürürlükten kaldırıldı. Türkiye genelinde birçok kişi ve örgüt, darbenin sorumluları ile bu kişilerin emir ve talimatlarını uygulayanlar hakkında soruşturma başlatılması için suç duyurusunda bulundu.

    CEZAEVİNE GİRMEDEN ÖLDÜLER

    Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma kapsamında, Evren ile Şahinkaya hakkında hazırladığı iddianameyi, 10 Ocak 2012’de kabul etmesiyle Türkiye tarihinde ilk kez bir darbenin sorumluları yargı önüne çıktı. İddianamede iki komutan, ”Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın tamamını veya bir kısmını değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya ve anayasa ile teşekkül etmiş olan Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engel olmaya cebren teşebbüs etmek” ile suçlandı.

    Cumhuriyet Savcısı Erdinç Hakan Özdabakoğlu, 12 Eylül Davası’nda verdiği esas hakkındaki görüşte, sanıklar Evren ve Şahinkaya’nın, 765 sayılı TCK’nın “Devlet kuvvetleri aleyhine cürümler” başlıklı 146. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmalarını istedi.

    Mahkeme Başkanı Oktay Saday‘ın açıkladığı hükme göre Evren ve Şahinkaya, “21 Aralık 1979’da dönemin Başbakanı’na verdikleri muhtırayla Anayasa’yı ve TBMM’yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçundan, 12 Eylül 1980’de de cebren Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı tağyir, tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül eden TBMM’yi ıskat ve cebren men suçundan eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 146/1. maddesi gereğince” ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Takdiri indirimle bu cezalar, “müebbet hapis cezası”na çevrildi.

    Evren ve Şahinkaya hakkında, Askeri Ceza Kanunu’nun “askeri rütbelerin sökülmesi”ne ilişkin 30. maddesinin de uygulanmasına karar verildi. Kararın ardından Evren ve Şahinkaya’nın avukatı, 24 Haziran 2014’de kararın bozulması istemiyle temyiz dilekçesini Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine verdi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, temyiz incelemesi sürerken Evren, 10 Mayıs 2015’te tedavi gördüğü Gülhane Askeri Tıp Akademisinde 98 yaşında, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Şahinkaya da 9 Temmuz 2015’te 90 yaşında hayatını kaybetti.

    Yargıtay 16. Ceza Dairesi, temyiz incelemesinde, sanıkların ölümleri nedeniyle davanın düşürülmesine karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren hâlâ 17 yaşında!

    Yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren hâlâ 17 yaşında!

    PİRHA- 12 Eylül faşist yönetiminin mahkemeleri tarafından yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980’de idam edilen Erdal Eren, katledilişinin 41’inci yılında anılıyor. Dönemin Genelkurmay Başkanı darbeci Kenan Evren tarafından “Asmayalım da besleyelim mi?” denilerek idam edilen Erdal Eren, sadece 17 yıl 3 ay yaşadı.

    Erdal Eren, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin ardından henüz 17 yaşındayken Milli Güvenlik Konseyi kararıyla yaşı büyütülerek 41 yıl önce bugün katledildi. Erdal Eren, 13 Aralık 1980’de Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde idam edildi.

    Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisi Erdal Eren, Er Zekeriya Önge’yi öldürdüğü suçlamasıyla hüküm giymişti. Hakkında hiçbir delil ortaya konulmamasına rağmen 12 Eylül darbecileri tarafından 13 Aralık 1980 tarihinde idam edilerek katledilen Erdal Eren’e tarih hakkını verdi.

    “Asmayalım da besleyelim mi?” diyen darbeci Kenan Evren lanetle anılırken, 17 yaşında idam sehpasına gönderilen Erdal Eren ise bugün hala onurlu bir devrimci olarak anılıyor.

    ERDAL EREN KİMDİR?

    25 Eylül 1964 Şebinkarahisar doğumlu olan Erdal Eren, 12 Eylül darbesi öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü iddiasıyla hüküm giyen ve 13 Aralık 1980’de asılarak idam edilen Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisidir.

    Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencisi Sinan Suner, 30 Ocak 1980 tarihinde Milliyetçi Hareket Parti’li bakan Cengiz Gökçek’in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vurularak öldürüldü. Erdal Eren, Suner’in öldürülmesini protesto etmek için 2 Şubat 1980 tarihinde gerçekleştirilen gösteride gözaltına alınan 24 kişiden biriydi. Gösteri esnasında çıkan çatışmada ölen er Zekeriya Önge’yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklandı ve yargılanarak 19 Mart 1980 tarihinde idama mahkum edildi. Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan karar, 13 Aralık 1980’de Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde infaz edildi.

    Erdal Eren idam edilmeden 16 saat önce kendisini ziyaret eden gazeteciler Savaş Ay ve Emin Çölaşan’a, “Avukatıyla görüştürülmediğini, 18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18’den küçük olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini, vurduğu söylenen jandarma erine çok uzaktan ateş açtığını ama otopside yakın atışla öldüğünün kanıtlandığını, kendisini ibret olsun diye asacaklarını ve ölümden korkmadığını” söyledi.

    İdam kararı verilen Erdal Eren’in 17 olan yaşı bir gün içinde 18 olarak büyütüldü ve sonrasında hemen idam edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Erdal Eren hâlâ 17 yaşında!

    Erdal Eren hâlâ 17 yaşında!

    PİRHA- 12 Eylül faşist yönetiminin mahkemeleri tarafından yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980’de idam edilen Erdal Eren, katledilişinin 41’inci yılında anılıyor. Dönemin Genelkurmay Başkanı darbeci Kenan Evren tarafından “Asmayalım da besleyelim mi?” denilerek idam edilen Erdal Eren, sadece 17 yıl 3 ay yaşadı.

    Erdal Eren, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin ardından henüz 17 yaşındayken Milli Güvenlik Konseyi kararıyla yaşı büyütülerek 41 yıl önce bugün katledildi. Erdal Eren, 13 Aralık 1980’de Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde idam edildi.

    Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisi Erdal Eren, Er Zekeriya Önge’yi öldürdüğü suçlamasıyla hüküm giymişti.

    Hakkında hiçbir delil ortaya konulmamasına rağmen 12 Eylül darbecileri tarafından 13 Aralık 1980 tarihinde idam edilerek katledilen Erdal Eren’e tarih hakkını verdi.

    “Asmayalım da besleyelim mi?” diyen darbeci Kenan Evren katil olarak lanetle anılırken, 17 yaşında idam sehpasına gönderilen Erdal Eren ise bugün hala onurlu bir devrimci olarak anılıyor.

    ERDAL EREN KİMDİR?

    25 Eylül 1964 Şebinkarahisar doğumlu olan Erdal Eren, 12 Eylül darbesi öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü iddiasıyla hüküm giyen ve 13 Aralık 1980’de asılarak idam edilen Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisidir.

    Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencisi Sinan Suner, 30 Ocak 1980 tarihinde Milliyetçi Hareket Parti’li bakan Cengiz Gökçek’in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vurularak öldürüldü. Erdal Eren, Suner’in öldürülmesini protesto etmek için 2 Şubat 1980 tarihinde gerçekleştirilen gösteride gözaltına alınan 24 kişiden biriydi. Gösteri esnasında çıkan çatışmada ölen er Zekeriya Önge’yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklandı ve yargılanarak 19 Mart 1980 tarihinde idama mahkum edildi. Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan karar, 13 Aralık 1980’de Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde infaz edildi.

    Erdal Eren idam edilmeden 16 saat önce kendisini ziyaret eden gazeteciler Savaş Ay ve Emin Çölaşan’a, “Avukatıyla görüştürülmediğini, 18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18’den küçük olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini, vurduğu söylenen jandarma erine çok uzaktan ateş açtığını ama otopside yakın atışla öldüğünün kanıtlandığını, kendisini ibret olsun diye asacaklarını ve ölümden korkmadığını” söyledi.

    İdam kararı verilen Erdal Eren’in 17 olan yaşı bir gün içinde 18 olarak büyütüldü ve sonrasında hemen idam edildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Erdal Eren, idamının 41. yılında Dersim’de anıldı-VİDEO

    Erdal Eren, idamının 41. yılında Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA-12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası yaşı büyütülerek idam edilen 17 yaşındaki Erdal Eren, idamının 41. yılında Dersim’de anıldı. 12 Eylül askeri darbesinin hedefinin, emekçilerin ve gençliğin artan mücadelesini baskı altında tutarak kapitalist düzeni korumak olduğunu söyleyen Emek Gençliği Dersim İl Yöneticisi Yusuf Akın, “13 Aralık 1980’de Erdal Eren bu koşullarda, emekçilere ve gençlik yığınlarına korku salmak için, hukuk da ayaklar altına alınarak idam edildi” dedi.

    Dersim Emek Gençliği, 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası yaşı büyütülerek idam edilen 17 yaşındaki Erdal Eren, idamının 41. Yılında Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı.

    Erdal’ı Erdal yapan mücadelesine ve partisine olan bağlılığı olduğunu vurgulayan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “12 Eylül’den bugüne 41 yıl geçti, o günden bugüne yasama, yürütme ve yargı tek eldedir. İşçi sınıfının mücadelesini büyütmek Erdal’ı yaşatmak demektir” diye belirtti.

    “ERDOĞAN VE CUMHUT İTTİFAKI FAŞİST BİR REJİM İNŞA ETMEK İSTİYOR”

    12 Eylül askeri darbesinin hedefinin, emekçilerin ve gençliğin artan mücadelesini baskı altında tutarak kapitalist düzeni korumak olduğunu söyleyen Emek Gençliği Dersim İl Yöneticisi Yusuf Akın, ”Türkiyeli burjuvazinin uluslararası burjuvaziyle işbirliği arttı, servetleri kat be kat büyüdü. Darbe egemen sınıf olan burjuvazinin en açık ve saldırgan diktatörlüğünü inşa etmişti. 13 Aralık 1980’de Erdal Eren bu koşullarda, emekçilere ve gençlik yığınlarına korku salmak için, hukuk da ayaklar altına alınarak idam edildi. Erdoğan ve Cumhur İttifakı, tek adam yönetimine dayalı gerici faşist bir rejim inşa etmek için hızla çalışıyor. Uyguladığı tüm politikalar gençliğe açlık, yoksulluk ve geleceksizlik olarak geri dönüyor” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Bülbül:145 yıldır Alevilerden alınan vergiler camilere harcanıyor- VİDEO

    Bülbül:145 yıldır Alevilerden alınan vergiler camilere harcanıyor- VİDEO

    Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine ilişkin konuşan HDP’li Kemal Bülbül, tüm bütçelerde diğer halkların görmezden gelindiğini belirterek, “145 yıldır Alevilerden alınan vergiler camilere, Kürt halkından alınan vergiler Türkçe eğitime harcanıyor” dedi.

    Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine ilişkin Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekilli Kemal Bülbül söz aldı.

    Kemal Bülbül, Maraş Katliamı’nın yıl dönümü dolayısıyla Maraş Yörükselim Mahallesi’ndeki cemevinde yapılacak anmaya katılım çağrısı yaparak, katledilenler için çerağlar uyandırılmasını istedi.

    HDP’li Bülbül, kürsüye 12 Eylül Askeri Darbe döneminde yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren’in fotoğrafıyla çıktı. Bülbül ayrıca “Erdal Er şahsında; Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Arslan, Mahir ve İbo yoldaşları sevgiyle anıyorum. Bugün hepimiz Erdal’ız. Hepimiz 17 yaşındayız. Erdal’ı unutmayacağız” dedi.

    “ALEVİLER ZORUNLU DİN DERSLERİNİN KALDIRILMASINI İSTİYOR”

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a seslenen Bülbül, “Kürtler ve Türkiye halkları anadilde eğitim istiyor. Anadilde eğitimi ihlal etmek bir suçtur. Alevi toplumu zorunlu din dersinin kaldırılmasını, eğitimin tek tipleştirilmesi uygulamasının kaldırılmasını istiyor. Eğitimde kullanılan şiddet ve nefret diline bir an önce son verilmesini istiyor. Bakın sabahtan beri telefonlarımız susmuyor. 60 bin öğretmen atama bekliyor” ifadelerini kullandı.

    Bülbül, konuşmasının devamında “1876’dan bu yana Türkiye Anayasa’yla yönetiliyor. 1876’dan bu yana tüm bütçelerde Alevi toplumundan alınan vergiler camilere, Kürt halkından alınan vergiler Türkçe eğitime harcanmış. Romanlar, Domlar, Çerkezler, Araplar görmezden gelinmiş” diye belirtti.

    “IRKÇI, TEKÇİ SİSTEME SON VERECEĞİZ”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun önceki gün HDP’ye yönelik tehdit söylemlerini hatırlatan Bülbül, “En büyük inkâr ve nefret suçunu dün burada Süleyman soylu işledi” diyerek şöyle devam etti:

    “Süleyman Soylu değil de sanki kürsüde Yeşil vardı, sanki Esat Oktay Yıldıran vardı. Esat Oktay gibi bizim grubumuzu, Kürt halkını, muhalefeti tehdit edene şunu söylüyoruz; sen Esat Oktay Yıldıran isen biz de Kemal Pir’iz. Bunu bilesin ve bunu bir yere yazasın. Bu nefret ve şiddet dilinden vazgeçeceksiniz. Hakkın, adaletin dilini kullanacaksınız. Denizler idama giderken Deniz, Hüseyin’e, ‘Yoksa çekiniyor musun?’ diyor, Hüseyin ise, ‘Denizim biz korkuyu Kerbela’da bıraktık’ diyor. Biz korkuyu Kerbela’da, Pir Sultan Abdal idama giderken, Madımak’ta bıraktık. Hiç umudunuzu kaybetmeyin, çok yakında bu ırkçı, tekçi sisteme son vereceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Devrimci 78’liler Federasyonu: Erdal Eren faşizme karşı mücadelenin savunucusudur

    Devrimci 78’liler Federasyonu: Erdal Eren faşizme karşı mücadelenin savunucusudur

    Erdal Eren’in katledilişinin 40’ıncı yıl dönümü nedeniyle açıklama yapan Devrimci 78’liler Federasyonu, “Eren, devrim ve sosyalizm şiarıyla mücadelemizde yaşayacaktır” dedi.

    Devrimci 78’liler Federasyonu, Erdal Eren’in 12 Eylül darbecileri tarafından henüz 17 yaşındayken yaşı büyütülerek katledilişinin 40’ıncı yıl dönümü nedeniyle yazılı açıklama yaptı.

    “Erdal Eren devrimci inancın, kararlılığın onurlu temsilcisi, emperyalizme ve faşizme karşı mücadelenin yılmaz savunucusudur” denilen açıklamada Eren hakkında idam kararı veren 12 Eylül faşizminin hala devam ettiğinin altı çizildi.

    “ERDAL EREN ONURUMUZDUR”

    Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “Hala ülkemiz hak ve özgürlüklerin yok edildiği, muhalif seslerin kısıldığı, farklılıklarımızın birbirine düşürüldüğü, öğrencilerin, bilim insanlarının, siyasetçilerin içeri atıldığı bir ülke.

    Erdal Eren, devrim ve sosyalizm şiarıyla mücadelemizde yaşayacaktır. Erdal Eren’den devralınan bir görevinde aynı coğrafyada yaşadığımız kardeş halklarımızla kardeşlik bağlarımızı güçlendirmek, kadınlara, çocuklara, gençlere, işçilere, emekçilere, halklarımıza yapılan saldırıları birlikte göğüslemek O’na bağlılığın önemli bir ifadesi olacaktır. Eren’in dostlarına ve yoldaşlarına düşen en önemli görevlerden birisinin de savaşa karşı barışı savunmaktır. Eren onurumuzdur.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Erdal Eren, idam edilişinin 39. yılında Dersim’de anıldı-VİDEO

    Erdal Eren, idam edilişinin 39. yılında Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA – 13 Aralık 1980’de yaşı büyütülerek idam edilen lise öğrencisi Erdal Eren, ölümünün 39. yıl dönümünde Dersim’de anıldı.

    Haberin Videosu

    12 Eylül cuntası tarafından 13 Aralık 1980’de henüz 17 yaşında iken yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren, idam edilişinin 39. Yılında Dersim’de anıldı.

    Emek Partisi ve Emek Gençliği tarafından Belediye Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen anmaya EMEP üye ve yöneticileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Erdal Eren ve yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşuyla başlayan anmada konuşma yapan Emek Partisi Dersim İl Yöneticisi Hıdır Demir, “Geçmişteki azgın saldırılar giderek daha da artmaktadır. Adaletsizlik katlanarak günümüze devredilmiştir. Bunları çözmek, ileriye taşımak için Erdal’ın yoluna bakmak, Erdal’ın inancına bakmak gerekiyor. Bu şekilde yolumuza devam ettiğimizde inanıyoruz ki Türkiye tam bağımsız demokratik bir ülke olarak halk iktidarına ulaşacaktır” diye konuştu.

    Demir, “Dolayısıyla bu mücadeleyi Erdal’ı anmak sadece hatırlatmak anlamında değildir. Onun uğrunda canını verdiği bu meselelerin her an yaşamın her alanında daha ileri düzeyde çalışmaları yürütmek, halk kitlelerini birleştirmek ve bu uğurda mücadeleyi yükseltmekten geçer” diyerek mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

    Anma, sinevizyon gösterimi ile sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Didim Cemevi, 12 Eylül’ün sembol ismi Erdal Eren’i andı

    Didim Cemevi, 12 Eylül’ün sembol ismi Erdal Eren’i andı

    PİRHA-  Didim Cemevi, 12 Eylül darbesinden sonra 17 yaşındayken yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren’i andı.

    Didim Cemevi’nde düzenlenen anma töreninde Erdal Eren’in yaşadığı dönemle ilgili bir panel, slayt gösterisi ve müzik dinletisi yapıldı. Erdal Eren anısına yazılan birçok şiir Didim Cemevi Pir Sultan Abdal korosu tarafından seslendirildi.

    Emeğin Partisi (EMEP) Didim İlçe Yönetim kurulu üyesi Zerrin Alparslan’ın moderatörlüğünde 12 Eylül döneminde Erdal Eren ile birlikte cezaevinde bulunan Fatma Subaşı ve Meral Bekar’da panelist olarak katıldı.

    Mamak cezaevinde aynı döneme birlikte yaşadıklarını anlatan ve yaşadığı olduğunu belirten Fatma Subaşı 13 Aralık 1980 günü yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren’in suçsuz olduğunu, her şeye rağmen yaşananların bu genç yaştaki insanların ülkeye karşı duydukları sorumluluklarım bir bedeli olduğunu ifade etti.

    Panelistlerden Meral Bekar’da hem 12 Eylül sürecindeki gelişmeleri hem de Mamak Cezaevi’nde yaşananları kronolojik bir sıralama ile anlatarak bir kadın ve bir anneolarak kendi hayatından ve yaşanan gelişmelreden örnekler verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren anılıyor

    Yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren anılıyor

    PİRHA – Erdal Eren, 39 yıl önce tam bugün darbeciler tarafından 17 yaşında yaşı büyütülerek idam edildi. Dönemin Genelkurmay Başkanı darbeci Kenan Evren tarafından “Asmayalım da besleyelim mi?” denilerek idam edilen Erdal Eren, sadece 17 yıl 3 ay yaşadı.

    Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisi Erdal Eren, Er Zekeriya Önge’yi öldürdüğü suçlamasıyla hüküm giydi.

    Hakkında hiçbir delil ortaya konulmamasına rağmen 12 Eylül darbecileri tarafından 13 Aralık 1980 tarihinde idam edilerek katledilen Erdal Eren’e tarih hakkını verdi.

    “Asmayalım da besleyelim mi?” diyen darbeci Kenan Evren katil olarak lanetle anılırken, 17 yaşında idam sehpasına gönderilen Erdal Eren bugün hala mücadelesinden vazgeçmemiş, onurlu bir devrimci olarak anılıyor.

    ANMA YAPILACAK

    Ölümünün 39’uncu yılında Ankara’da saat 12.00’de Karşıyaka Mezarlığı’nda anma yapılırken İstanbul’da ise saat: 19.00’da Kadıköy Rıhtım Eminönü iskelesi önünde basın açıklaması gerçekleştirilecek. Anma etkinliği yapılacak bazı iller şöyle:

    İzmir: Alsancak Sevinç Pastanesi önü, saat: 18.30

    Antalya: Attalos Meydanı, saat 18.30

    Diyarbakır: ‘Oğlumuz Erdal’ belgesel gösterimi, 14 Aralık, Eğitim Sen 1 No’lu Şube, saat: 14.00

    Dersim: Anma, 14 Aralık, saat: 14.30, Belediye Konferans Salonu

    (HABER MERKEZİ)

  • 2 Temmuz Katliamı Toplumsal Hafıza Müzesi konserine yoğun ilgi-VİDEO

    2 Temmuz Katliamı Toplumsal Hafıza Müzesi konserine yoğun ilgi-VİDEO

    PİRHA – 2 Temmuz Katliamı Toplumsal Hafıza Müzesi’nin inşası için yapılan konsere ilgi yüksek oldu. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Toplumsal Hafıza Müzesi için her Alevi yurttaşın bir tuğla koyacağını ifade ederek “Sivas’taki Madımak Oteli’nin müze olması için mücadelemizden de geri adım atmayacağız” dedi.

    Haberin videosu yükleniyor

    PSAKD tarafından birçok ilde yapılması planlanan konserlerin ilki Ankara Mamak’taki Eski Kömür Deposunda yapıldı. Halkın yoğun ilgi gösterdiği gecede Grup Mihman, Selçuk Raşa & Semah ekibi, Ali Ekber Eren, Güler Duman ve Selçuk Balcı sahne aldı.

    Konser programında ismi bulunan Nilüfer Sarıtaş, sağlık nedenleri sebebiyle; Duman ise özel bir mazeret nedeniyle gecede yer alamadı.

    “DEVLETİN KAPISINA GİTMEDEN BU MÜZEYİ YAPACAĞIZ”

    Gecede konuşan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, “Pir Sultan örgütlülüğü Alevilerin vicdanıdır” diyerek şunları söyledi:

    “Biz bu yola çıkarken 2 Temmuz Katliamı Toplumsal Hafıza Müzesi için ‘devletin kendisine gitmeyeceğiz’ dedik. Sadece Alevilere gideceğimizi söyledik. Çünkü Aleviler vicdanlıdır. Alevilerin bu projeye destek vereceğini çok iyi biliyoruz. Projenin yakında temelini attığımızda umut ediyorum ki hepiniz oraya bir tuğla koyacaksınız. Konserleri ile bize destek veren sanatçıların isimlerini de müzemizdeki duvara tek tek kazıyacağız. Bizler geçmişimizi çabuk unutan bir halkız. Bugün sokağa çıkıp ‘Erdal Eren kimdir?’ diye sorsak %2 ancak doğru yanıt alabiliriz. Toplumsal Hafıza Müzesi’nden kastımız budur. 1920’lerden günümüze katledilen tüm muhalif kesimlerin önderlerini, yoldaşlarımızın orada birer heykelini göreceksiniz. Sizin de vermiş olduğunuz lokma ve desteklerinizle biz bu müzeyi bitireceğiz. Üzerine basa basa söylüyorum ki devletin hiçbir kapısına bu anlamda gitmeyeceğiz. Ama ‘Madımak Utanç Müzesi Olsun’ talebimizden de asla vazgeçmeyeceğiz. Dernek olarak Madımak Utanç Müzesi oluncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”

    PİRHA / ANKARA

  • Erdal Eren, sergi ve dinletilerle anıldı; adına kütüphane açıldı-VİDEO

    Erdal Eren, sergi ve dinletilerle anıldı; adına kütüphane açıldı-VİDEO

    Erdal Eren’in idam yıl dönümü dolayısıyla anma etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte, belgesel gösterimi ile şiir ve müzik dinletileri yapıldı; Eren’in fotoğraflarının ve son giydiği kıyafetin de yer aldığı sergi ziyaretçilere açıldı. Etkinliğin ardından Erdal Eren Kütüphanesi’nin açılışı yapıldı.

    Darbenin hemen ardından 13 Aralık 1980’de 17 yaşındayken idam edilen Erdal Eren için Ataşehir’deki Erdal Eren Sivil Toplum Merkezi’nde anma etkinliği gerçekleştirildi.

    Etkinlik öncesinde, Eren’in fotoğrafları ile idama giderken mahpus arkadaşından ödünç alıp giydiği elbisenin yer aldığı sergi ziyaretçilere açıldı.

    Etkinliğin başında katılımcılar, bir dakikalık saygı duruşuna davet edildi.

    Saygı duruşunun ardından Eren’in yaşamı ve mücadelesinin anlatıldığı kısa belgeselde gösterimi yapıldı. Belgesel gösteriminde, Eren’in idamından hemen önce ailesine yazdığı mektubun okunduğu sırada etkinlik salonundan alkış sesleri yükseldi.

    Etkinlikte, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Kalender Özdemir ve “Erdal Eren’in yol arkadaşları” adına Ali Doğan birer konuşma yaptı.

    “ERDAL EREN MÜCADELEYLE YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR”

    Doğan konuşmasında, Eren’in şahsında uğrunda mücadele ettiği dünya görüşünün idam edilmeye çalışıldığını vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Erdal Eren’i darağacına gönderenlerin isimleri dahi anılmıyor. Anıldıkları yerler halka, işçilere, emekçilere düşman olunan yerlerdir. Ama Erdal Eren, fabrikalarda, iş yerlerinde, üniversitelerde, liselerde, hizmet alanlarında, hayatın aktığı her yerde, her gün Erdal Eren mücadeleyle yaşamaya devam ediyor.”

    Doğan, “yaşasın devrim, yaşasın sosyalizm,” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

    Eren’in idam edildiği dönemde Mamak Hapishanesinde mahpus olan Aygün Zerger konuşması için sahneye davet edildi. Zerger, Eren’in idamının ardından Mamak Hapishanesinde durumu kısaca anlattı ve “Hayatın kurutulmasına karşı hayatı yeşertmek çabasında biz de varız.” dedi.

    ERDAL EREN ADINA KÜTÜPHANE AÇILDI

    Etkinlikte, yazar Aydın Çubukçu’nun video mesajı gösterildi; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi ile yazarlar Aydın Öztürk ve Muzaffer Oruçoğlu’nun gönderdiği yazılı mesajlar okundu.

    Oruçoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi:

    “Erdal Eren’in benim iç dünyamdaki ilk imajı, dik ve duygu yüklü bir duruş olarak belirdi. 12 Eylül karanlığını en koyu noktasında beliren bu duruş dönemin tüm mahpuslarının ve ezilen aydınlarının direnme cesaretini artırdı. Ölüme yürürken yaşamı en anlamlı yönleriyle yüklenen ve tüm sevecenliğiyle savunan bu güzel devrimci delikanlının adına bir kütüphane açtığınız için tümünüzü sevgiyle kucaklıyorum.”

    Şiir ve müzik dinletileriyle sona eren etkinliğin ardından Erdal Eren Kütüphanesi’nin açılışı yapıldı.

  • Erdal Eren, katledilişinin 38. yılında Dersim’de anıldı

    Erdal Eren, katledilişinin 38. yılında Dersim’de anıldı

    PİRHA – Erdal Eren ölümünün 38. yılında Dersimde  Emek Gençliği tarafından düzenlenen etkinlikle anıldı.

    12 Eylül darbecileri tarafından yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980’de 17 yaşında idam edilen Erdal Eren, ölümünün 38. yıl dönümünde Dersim’de anıldı.

    Emek Partisi Dersim İl Örgütü’nde yapılan anmada müzik ve şiir dinletisi gerçekleşti.

    “HALKA BAĞLILIK ÖRNEK ALINMALI”

    Anmada konuşan Emek Partisi İl yöneticisi Ergin Tekin 68 kuşağının Türkiye’de farklı yanları olduğuna değinerek” En önemli farklardan biri Anti Emperyalist oluşudur. Bu yönü ile hem ABD hemde NATO karşıtlığı üzerinden gelişen ve gençliğin en ön safta yer aldığı mücadeleyi işçi sınıfı ve köylülükle yürüten özgün yanları vardı. 68 kuşağı gençliğinden öğreneceğimiz en önemli şey halka bağlılıkları ve bu uğurda ölüm dahil bir çok şeyi göze alan kararlılıklarıdır. Erdalı anmak Sinan Sümeri ve Ercan Kocayı da anmaktır” diye konuştu.

    “ERDALIN YOLUNDAN İLERLEMELİYİZ”

    Emek Gençliği adına konuşan Sercan İncesu, gençliğin geleceğe yönelik güvencesizliğinin giderek artığına dikkat çekerek” Üniversiteler ihraçlarla birlikte bilimden uzaklaştığı,krizin gençliğe yüklenmek istendiği kaotik bir ortamın içindeyiz. Türkiye’de her 5 gençten 2′ si işsizken bu oran bölge illerinde her 5 gençten 3’ünün işsiz olduğu bir hal almaktadır. Tüm bunlara karşı yapılması gereken Erdalın yolundan ilerlemektir. Erdalı anmak sadece bir gün değil her gün anmak ve onun bıraktığı yerden mücadeleyi sürdürmektir”dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Erdal Eren mezarı başında anıldı

    Erdal Eren mezarı başında anıldı

    12 Eylül darbesinde yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren, Ankara’da mezarı başında anıldı.

    12 Eylül darbecileri tarafından yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980’de 17 yaşında idam edilen Erdal Eren, ölümünün 38. yıl dönümünde Ankara’da mezarı başında anıldı. Karşıyaka Mezarlığı’nda bir araya gelenler, “Faşizme Ölüm, Halka Hürriyet” sloganı atarak, Erdal Eren’in posterleri eşliğinde kabrine kadar yürüdü. Eren’in mezarı başında yaşamını yitiren devrimciler için saygı duruşunda bulunuldu.

    Erdal Eren’in mezarı başında konuşan Emek Gençliği’nden Balaban Boran, “Erdal Eren’den bugüne biz de mücadele etmeye devam ediyoruz” dedi. Eren’in mücadele mirasını devraldıklarını belirten Boran, “Bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm için, eşit ve özgür bir gelecek için, sınıfsız sömürüsüz bir dünya için mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    “DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ KAZANACAK”

    Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan ise “O gün Erdal’ları idam eden zihniyet bugün aynı şekilde gençliği geleceksizleştirmeye mahkum etmek istiyor. Gençlik kitleleri, işçi sınıfı üzerine aynı baskı politikasını devam ettirmek istiyor” dedi.

    Mücadeleye devam edileceğinin altını çizen Gürkan, şunları söyledi:

    “Sosyalizm kazanacak, işçi sınıfı kazanacak, demokrasi ve özgürlük mücadelesi kazanacak. Gençlik öncelerinden aldığı mirasla bu mücadeleye devam edecek.”

  • Erdal Eren katledilişinin 38. yılında anılıyor

    Erdal Eren katledilişinin 38. yılında anılıyor

    PİRHA- 12 Eylül darbecileri tarafından 17 yaşında idam edilen Erdal Eren, katledilişinin 38. yılında Türkiye’nin pek çok kentinde anılıyor.

    12 Eylül döneminde Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği (YDGD) üyesi olan Erdal Eren, bir askeri öldürdüğü iftirasıyla idam edilmişti. ODTÜ öğrencisi Sinan Suner, 30 Ocak 1980 akşamı Ankara’nın Yukarı Ayrancı semtinde, duvara yazı yazarken, dönemin MHP’li Bakanı Cengiz Gökçek’in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vuruldu. Kurşunlamakla yetinmeyen ve yaralı olan Sinan Suner’i arabasına alan Ezendemir, başkent sokaklarında dolaştırıp işkence etti. Kan kaybından öldüğünü anlayınca da Sinan Suner’i bir hastanenin kapısına atıp kaçtı.

    EVREN: ASMAYALIM DA BESLEYELİM Mİ?

    Olayın duyulmasının ardından ODTÜ’lü arkadaşları ve yoldaşları 2 Şubat 1980’de Sinan Suner’in öldürüldüğü Ayrancı Hoşdere Caddesi’nde eylem düzenledi. Yapılan protestoya cunta askerleri müdahale etmiş ve çıkan çatışmada Er Zekeriya Önge yaşamını yitirmişti. Er Önge’yi Erdal Eren’in vurduğu iddia edilerek, Erdal gözaltına alındı daha sonra Mamak Askeri Cezaevine konuldu. Erdal Eren 12 Eylül faşist cuntasının işbaşına gelmesinin ardından, Kenan Evren’in “Asmayalım da besleyelim mi?” talimatı doğrultusunda 13 Aralık 1980’de idam edildi. Erdal’ın idam haberini duyan yoldaşları bunu protesto ettiler. O protestoda gözaltına alınan yine devrimci bir lise öğrencisi olan Ercan Koca da 16 Aralık’ta polislerin işkencesinde öldürüldü.

    MEZARI BAŞINDA ANMA

    Erdal, her yıl Sinan Suner ve Ercan Koca ile birlikte anılıyor. Erdal Eren bugün Ankara’da, bugün mezarı başında anılacak. Ayrıca İzmir, Çanakkale ve Eskişehir’de basın açıklaması yapılacak.

    Yarın Antalya’da Emek Partisi il bürosunda ‘Oğlunuz Erdal’ Belgesel Gösterimi ve söyleşi gerçekleşecek.

    ERDAL EREN SERGİSİ İSTANBUL’DA

    İstanbul’da Ataşehir Belediyesi ve Ataşehir Kent Konseyi’nin işbirliğiyle Erdal Eren’in anısına düzenlenen “Hep On Yedisinde Düşlerim” isimli anma programı yapılacak.

    Eren’in mahkemede giydiği kıyafetlerden, onun için yazılmış şiirlere kadar Erdal Eren’i anlatan pek çok anının sergilendiği sergi 13 Aralık Perşembe günü açılacak ve 19 Aralık’a kadar devam edecek.

    Öte yandan, Erdal Eren anısına 15 Aralık Cumartesi günü Erdal Eren Sivil Toplum Merkezi’nde bir kütüphane açılacak. Kütüphane açılışının ardından düzenlenecek sergi, söyleşi, şiir ve müzik dinletileri içeren anma gecesi 17.00 ile 19.00 saatleri arasında gerçekleşecek. (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Esenler Şubesi idamının 37. yılında Erdal Eren’i andı-VİDEO

    PSAKD Esenler Şubesi idamının 37. yılında Erdal Eren’i andı-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Esenler Şubesi 12 Eylül 1980’de idam edilen Erdal Eren’i andı.

    Haberin Videosu

    12 Eylül 1980 askeri darbesiyle birlikte yaşı büyütülerek 17 yaşında idam edilen Erdal Eren çeşitli demokratik kesimler tarafından anılmaya devam ediyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Esenler Şubesi Cemevi Gençlik Komisyonu da düzenledikleri etkinliklerle Erdal Eren’i andı.

    Sinevizyon gösterimlerinin olduğu etkinlikte Erdal Eren’in son mektubu da okundu. Sunumunu gençlerin yaptığı etkinlikte türküler söylenip, şiirler okundu. (HABER MERKEZİ)

  • Erdal Eren 37. yıldönümünde mezarı başında anıldı

    Erdal Eren 37. yıldönümünde mezarı başında anıldı

    PİRHA- 12 Eylül darbecileri tarafından yaşı büyük gösterilerek 17 yaşında idam edilen Erdal Eren, katledilişinin 37. yılında bugün mezarı başında anıldı. Her yıl olduğu gibi Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anmada, “12 Eylül darbe koşulları, bugün de AKP tarafından devam ettiriliyor” denildi.

    12 Eylül askeri darbe döneminde 17 yaşındaki Erdal Eren’le birlikte idam edilen Sinan Suner ve Ercan Koca,  ölümlerinin 37’nci yıl dönümünde mezarları başında anıldı. Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda gerçekleşen anmaya, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, EMEP üyeleri, Ankara Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı Hüseyin Esentürk ile yüzlerce kişi katıldı.

    Saygı duruşuyla başlayan anmada, konuşan EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, “Erdal Eren, Sinan Suner ile Ercan Koca’yı buluşturan şey, sömürgeci politikalara, halkları, emekçileri soyan düzene karşı birikmiş öfkeleri ve halklarına olan bağlılıklarıydı” dedi.
    “12 EYLÜL SÜRÜYOR”
    Gürkan, Erdal Eren ile mücadele arkadaşları Suner ve Koca’yı öldüren baskıcı rejimin günümüzde de devam ettiğini belirterek şunları söyledi: “12 Eylül darbe koşulları, bugün de AKP tarafından devam ettiriliyor. AKP, faşizme giden yolların taşlarını hızla döşenmektedir.  Ülke sömürü cehennemine dönüşmüş durumdadır. Yine Türkiye, barış isteyenlerin cezaevine dönüşmüştür. AKP’nin artık bu ülkenin sorunlarına getireceği bir çözümü yoktur.”
    Gürkan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’i başkenti olarak tanıması kararına da değinerek, hükümetin politikasını eleştirdi. Gürkan, “Hükümet utanmadan Kudüs’ü politikalarına alet ediyor. Filistin’de İsrail askerlerinin yaptığını Türkiye devleti, Kürt çocuklarına karşı yapıyor” dedi.
    ERDAL’IN MÜCADELE RUHU İLE KUŞANALIM’
    Daha sonra konuşan Ankara Devrimci 78’liler Derneği Başkanı Hüseyin Esentürk ise şunları dile getirdi: “Kardeşler 37 yıl oldu. Ve bugün Erdal’ın başucundayız. 37 yıldır, 12 Eylül devam ediyor. Darbe rejimi devam ediyor her alanda. Hala hastane yapmak yerine, okul yapmak yerine cezaevleri ve camiler yapılıyor. Bizler de Erdal’ın mücadele ruhuyla kuşanarak, darbeye karşı, OHAL’e karşı sokaklarda mücadele edeceğiz. Biz bunu yapacağız.”
    Kitle daha sonra sloganlar eşliğinde alandan ayrıldı.
     “17 YAŞI BİR GÜN İÇİNDE 18 YAPTILAR”

    Erdal Eren idam edilmeden 16 saat önce kendisini ziyaret eden gazeteciler Savaş Ay ve Emin Çölaşan’a, “avukatıyla görüştürülmediğini, 18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18’den küçük olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini,  kendisini ibret olsun diye asacaklarını ve ölümden korkmadığını” söyledi. İdam kararı verilen Erdal Eren’in 17 olan yaşı bir gün içinde 18 olarak büyütüldü ve sonrasında hemen idam edildi.

    “İNFAZI RADYODAN ÖĞRENDİK”

    Ağabeyi Erkan Eren, Erdal’ın Mamak Askeri Cezaevi’nde tutuklu kaldığı dönemde gördüğü ağır işkencenin izlerine tanık olduğunu dile getirdi. Erdal Eren’in idam edildiği tarihte yaşının 18’den küçük olduğunu belirten Erkan Eren, infazı radyodan öğrendiklerini ve Erdal Eren’in kimsesizler mezarına gömülmek istendiğini söyledi.

    ERDAL EREN İÇİN BİRÇOK ŞİİR VE ŞARKI YAZILDI

    Erdal Eren için yıllar içinde birçok şiir yazıldı şarkı yapıldı. Bunlardan bazıları şöyle: Daha sonra Erdal Eren’in akrabası olduğunu açıklayan Teoman “İki Çocuk” ve “On Yedi”.

    Sezen Aksu, Aysel Gürel’in “Son Bakış” adlı şiirini Onno Tunç’un bestesiyle söyledi.

    Diğer şarkılar: Ahmet Kaya “Yaşamadın Sen”, Ali Asker “Şu Metrisin Önü”, Ali Ekber Eren “Ankara Adı Kara”, Duman, “Kolay Değildir”, Mor ve Ötesi “Darbe”, Saian Sakulta Salkım “Suç”, Ümmü Şen “Nenni”.

    ERDAL EREN HAKKINDA

    Erdal Eren 25 Eylül 1964, Giresun Şebinkarahisar, doğumluydu. 13 Aralık 1980’de asılarak idam edildiğinde 16 yaşını henüz bitirmişti.

    Erdal Eren Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisiydi ve Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesiydi. Bu derneğin üyelerinden Sinan Suner, 30 Ocak 1980’de Milliyetçi Hareket Partili (MHP) Bakan Cengiz Gökçek’in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vurularak öldürülmesini protesto eden grubun içindeydi. 2 Şubat 1980’de düzenlenen bu gösteride gözaltına alınan 24 kişinin arasındaydı. Gösteri sırasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge öldürülmüştü. Önge’yi öldürmekle suçlanan Erdal Eren, bu suçlamayı kabul etmedi.

    Eren, 19 Mart 1980’de idama mahkûm edildi. Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan karar, 13 Aralık 1980’de Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde infaz edildi. 12 Eylül Darbe döneminde Kenan Evren’in Erdal Eren için söylediği “Asmayalım da besleyelim mi?” sözü, 12 Eylül davasında Kenan Evren’e sorulduğunu tanımadığını söylemişti. (HABER MERKEZİ)